Canlı Döviz Bilgileri
Döviz kurları yükleniyor...
Köşe Yazıları

TERÖRİZM VE TERÖR ÖRGÜTLERİ SARMALI VE KAOSUNDA  “SURİYE KÜRDİSTAN” I NASIL KURULMAK İSTENDİ ?

TERÖRİZM VE TERÖR ÖRGÜTLERİ SARMALI VE KAOSUNDA  “SURİYE KÜRDİSTAN” I NASIL KURULMAK İSTENDİ ?ON  BİR MİLYON İNSANIN   SÜRGÜNÜ VE ÖLÜMÜNÜN ANATOMİSİ  
Süleyman KOCABAŞ
Yazımıza Bir Özetlemeden  Olarak Giriş
     “Suriye Devlet Başkanı Beşir Esat’ı devirmek yanında, ikinci olarak da  “Su-riye Kürdistanı” nı kurmak  için 1 milyon ölüm, 10 milyon insan  göç zayiatı ya-şandı. 14 yıllık (2011- 2025) Suriye İç Savaşı’ da,  25 milyonluk Suriye  nüfusu yarıya indi.  Bütün bunlar, “Amerika-Batı- İsrail Şer Ekseni” nin “Büyük Orta-doğu Projesi” nin ( BOP)  uygulanması  tezahürleri  olarak kendisini  gösterdi. Amaç, Suriye’yi 4’e bölmek,  “Vaat Edilmiş Topraklar” a sahip olmak için İsrail’i Suriye üzerinden de büyütmektir.”
“Birleşik Bağımsız Büyük Kürdistan” Hayali
     Aziz dostlar, terörizm ve terör örgütleri  planlamaları üzerinden  küçük dev-letçikler  kurulur mu? Kurulamaz , ama gelin görün ki, yaklaşık bir yüzyıl  sü-reyle uluslar arası ve bölgesel büyük boyutlarda Ortadoğu’da kurulmaya çalışı-lıyor.
    Yazı konumuz olduğu üzere, Ortadoğu’da 4 ülke ve devlet  içinde 4 parçalı halde, hem de çok net bir coğrafyaları olmayan,  dağınık ve yaşadıkları ülkeler içinde  ülkeler toplam nüfuslarına  oranları  % 5-20 sınırları arasında değişken-lik  gösteren    azınlık olarak yaşayan   Kürk  unsularına kurdurulmak istenili-yor.
       Bunun erkenden “Irak ayağı” olarak, “Peşmerge Terör Örgütü” ve siyasi uzantısı olarak “Kürdistan Demokrat Parti” (KDP), “İran ayağı” olarak PJAK, “Türkiye ayağı” olarak PKK, “Suriye ayağı” olarak da  YPG-PYD terör örgüleri kuruldu. Görünüşte, ” Haklarını almak, özerk olmak ve en sonunda da bağımsız  olmak için Kürtler bunları kendiliklerinden kurdular” gibi görünse de hiç de öy-le değildir.
    Günümüzde bu olup bitenler,  tamı tamına Osmanlı Türkiye’sinde Doğu Anadolu’da %20 Ermeni azınlığına “Bağımsız  Büyük Ermenistan”  kurmaktan “ERMENİ SORUNU” na  benziyor. Kurabildiler   mı? Kuramadılar! Neden? Çün-kü her açıdan devlet kuracak karşılıkları ve  alt yapıları  yoktu. Yoktu ama, niye ve kimler tarafından kurdurulmak  isteniliyordu?  Uzatmayalım;  Batının sömür-geci ve yayılmacı Emperyal-Emperyalist büyük  devlet unsurları (İngiltere, Rus-ya, Fransa vb) Ortadoğu’da  bu emellerini  gerçekleştirmek  uğrunda “ERMENİ SORUNU”, anlayacağınız “YARATICI KAOSU”  olarak yaratmak  suretiyle böl-geyi “istikrarsızlaştırma”  ana temasında kullanmayı kurgulamışlar ve planla-mışlardı.
      Tabii ki kullanılan ve hedeflerine ulaşamayan   Ermeniler, “BÜYÜK HAYAL KIRIKLIĞI”  na uğramışlar, Emperyallere  alet  olmaktan pişmanlık duyduklarını,  tarihte ve günümüzde bunu  sürekli  “kendi itirafları” yla  dile getirmişlerdir. Bunu günümüzde en son dile getirenlerden birisi de  Ermeni vatandaşımız, ya-zar ve “Argos” gazetesi  sahibi Hırant  Dink, öldürülmeden 2 ay önce İstan-bul’da verdiği bir konferansında, üstelik de  kendileri “ERMENİ SORUNU” nu “KÜRT SORUNU” yla birlikte  değerlendirirken  şunları söylemişti: “Dünün tari-hinde  Emperyalist Büyük Devletler  İngiltere, Rusya, Fransa, Almanya Ermeni-leri  sömürgecilik  emelleri için kullanmışlardır. Bugün de aynısı, aynı devletler tarafından  Kürtler kullanılarak yapılmaya çalışılıyor. Kürt dostlarımı, buradan uyarıyorum, bizim gibi Emperyalistlerin  oyunlarına gelerek kendilerinizi  de  perişan etmeyiniz. Bizim perişan halimizden  dersler alarak, Müslüman kardeş-lerinizle  iyi geçininiz.”
    Azizi dostlar, bu “itiraflar” dan olarak işin daha da ilginci, 2025 – 26’da “PKK Terörünü Bitirme Planı ve Süreci” ” denilen bu süreçte,  adı geçen örgütün “ku-rucu önderi” denilen Abdullah Öcalan’ın da, son 16  sayfalık “İMRALI TUTA-NAĞI”  ında var” denilerek, kendisinin de Hırant Dink benzeri şu ifadeleri kul-landığı yer  alır: “ Emperyaller Kürtleri kullanıyorlar”  haklı itirafı yanında, ko-numuz da zaten Suriye olduğu için bu cümleden olarak da şunları söylemişti. “İsrail, Suriye’yi istikrarsızlaştırmak için Kürt örgütlerini  kullanıyor.” Zaten bu cümleden olarak da İsrail Genel Kurmay Başkanı Yair Golan, “PKK bize hizmet ediyor” demişti (Yeni Şafak, 13 Eylül 2017)
“Suriye Kürdistan Özerk Devleti” ni Yapılandırmak  İçin  2 İşgal ve 3  Terör  Örgütlenmesinin Kurulması
          Bunlar şunlardır:
             1-2003 – 2006 zaman diliminde sanki kendisi – kendileri  çok  iyi de-mokrasilermiş  gibi “Kendilerine demokrasi  getireceğiz” maskesi  ve yalanı ile önce Afganistan, sonra Irak’ın Amerika-NATO  tarafından 2 işgali,
              2- Erkenden, Irak’ın işgalini müteakip  Suriye’de PKK  benzeri iki terör örgütü YPG-PYD ‘nin  Amerika tarafından kurulması,
              3- Irak’ın işgalinin ardından 3-5 yıl sonra “İslam –Şeriat Devleti” kur-mak   maskeli  IŞİD (DEAŞ) Arap Sünni  Terör örgütünün CIA tarafından Irak’ta kurulması
             4- Yine “CIA yapımlı” denilen  “ARAP BAHARI”  Terörizminin bütün Arap ülkeleri  yanında  Mart 2011’de   Suriye’ye de taşınması, ithal edilmesi,
Amerika-CIA Tarafından IŞİD  Selefi-Vahhabi Terör Örgütünün Çok Boyutlu ve Amaçlı Olarak Kurulması
               Açılımı “Irak – Şam  İslam Devleti” (IŞİD) olan bu terör örgütü “CIA ile irtibatlı” denilen Irak’ın Sünni Teröristi Bağdadi’ye 2010’da  kurdurulduğu riva-yet (söylenti)  edilir. Ama, bunun yalnızca bir “rivayet” değil tam anlamıyla “gerçek” olduğu,  Amerika tarafından kurdurulduğu bizzat, hem de  üst düzey  görevlileri  tarafından  dile getirildiği kendisini göstermiştir ki, işte ilk ağızlar-dan  iki  belgesi:
        Bir PENTAGON (Amerika Genelkurmay Başkanlığı) üst düzey görevli ve sorumlusu şunları söylemişti: “Bizim, Afganistan ve Irak’ı işgalimiz olmasa, idi IŞİD adıyla anılan bir örgüt kurulmazdı.”
     Amerikan Başkanı Trump da  2017’de başkan seçilince şunları söylemişti: “DEAŞ’ı Başkan Obama kurdu.   Dışişleri Bakanı Hıllary Clınton da buna yar-dımcı oldu.” (Milliyet,  12 Ocak 2017)
      Amerika tarafından IŞİD’in kurulmasının “ana amacı ve esas emeli” neydi? Türkiye’ nin en başta gelen “Terör Uzmanları” dan ” Abdullah  Ağar’ın “görgü tanığı” alarak yazdığı kitabında şuydu:
    “IŞİD-DEAŞ, Kürt bölgesine (Kuzey Suriye) saldırmasaydı, kurulacak Kürt devletinin gerekçesi ve alt yapası oluşmazdı.” (Abdullah  Ağar, IŞİD VE IRAK Beled el-nifak ve Şikak, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2015, s. 147)
      Zaten  de bu örgüt Irak’ta kuruduktan sonra  ona  Suriye’ye doğu sınırından sokularak  Kuzey ve Doğu Suriye’de kendisini  YPG-PYD terör örgütleri ile ça-tıştırarak, hem bunlara Suriye Kürdistanı’ na daha büyük alanlar açmak,  hem de bu çatışmalardan bir  zafer kazanabilirlerse    “bunun ödülü” denilerek,    ilk planlamadan  olarak ona  “SURİYE KÜRDİSTAN ÖZERK DEVLETİ” ni kurdur-maktı.
    Bu  ana amacı- emeli dışında Amerika,  IŞİD’’e (2015’de adını DEAŞ olarak değiştirecektir)  “tali” veya “ikincil” olarak ona şu görevleri de vermişti:
               1-“IRAK KÜRDİSTANI” nın coğrafyasını da  büyütmek ve ona yeni alanlar açmak:  Zamanı gelince, onunla Peşmerge’yi de çatıştırarak, “BARZA-NİSTAN” ın yayılma  alanını,  Suriye’nin doğu sınırına kadar ulaştırmaktı. Uzun anlatmamıza gerek yok. Bu da oldu zaten!
        2-İslam Medeniyeti yapısal  mirasının yok edilmesi: IŞİD işgal ettiği Yeşil Hilal’in bütün  İslami mimari  mirası, “SELEFİLİK VAHŞETİ- YIKIMI” tarihi mis-yonundan olarak da  bütün İslami miras yapılarına saldırmak suretiyle bunları   yakarak ve yıkarak yok etti. 4500 yapayı yok ettiği üzerinde duruldu. Bunlardan birisi de Hz. Yunus’un  Suriye’deki türbesi idi. Kazma ve balyozlarla yıkılışı, Tv. kanallarında canlı olarak yayınlardı.
       3-Bütün dünya ülkelerini, Amerikan emelleri uğrunda   “istikrarsızlaştır-mak” için kullanılması:  Birkaç örnek, Paris Metrosu’na  bomba attı. Moskova, Nijerya ve Avustralya da bile terör olayları sergiledi. Bütün bunların, “amacım, emelim” dediği  “İslam-Şeriat Devleti” kurmakla ne ilgisi vardı?
    Bunlarla da  zaten, dünya kamuoyunda kendisini,   “Terör Örgütü IŞİD –DEAŞ” kimlikli olarak kendisi  damgalattı.
         4- Türkiye’yi de istikrarsızlaştırmak için de kullanılması: Amerika – İsrail ekseni Türkiye’yi de “istikrarsızlaştırma” için  DEAŞ’ı da kullandı.
     Bunu birkaç örnek,  Ankara Kızılay Güven Park Otobüs- Dolmuş ana dura-ğına,  “vücuduna patlayıcılar yerleştirilmiş” denilen militanını  sokarak patlat-mak suretiyle 13 kişinin ölümüne sebep oldu.
     23 Temmuz 2015’de Suriye Kilis sınırından Kilis’e bombalı  saldırıda bulun-du. Genelde 100 Suriye’li  göçmenin ölmesine  sebep  oldu.
       Ayrıca bir diğer örnek,  Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı önünde bir resmi servis aracına kurşunlar yağdırdı. Daha neler neler…
     Türkiye, kendisine de   yapılan bu saldırlar sonucu   DEAŞ’ı “Terör Örgütü” ilan edip onunla 2016’da çatışmalara  başladı.
      Tam bu sırada Türkiye’nin Amerika’ya bir teklifi oldu: “Suriye’de DEAŞ’la mücadele işini, PKK-YPG’yi devreden çıkararak   tamamen bize bırakın. Onu birkaç ayda bitirelim”.
      Amerika, Türkiye’nin bu isteğini  kabul etmedi. Edemezdi! Sebebi,  bütün çatışmaların strateji ve taktiklerini  DEAŞ-(YPG-PYD) çatışmaları üzerinden kurgulayarak,  “Suriye Kürdistanı” na “ilaveli” olarak; dahilinde  hiçbir Kürdün yaşamadığı Güney Doğu Suriye bölgesini  de, içinde Rakka ve Deyrizor -Suriye’nin  petrol ve tarım zengini iki ilini de alarak,  en büyük sınırlarında bü-yütmek,  ona yeni alanlar açmak suretiyle, bu alanlarda  kendisine hizmet ede-cek olan “İKİNCİ  İSRAİL” i kurmaktan olarak, öncelikle “SURİYE KÜRDİSTANI ÖZERK YÖNETİMİ” ni   oluşturmak ve sonra da  bunu Barzani’nin   kendi böl-gesi “ÖZERK IRAK KÜRDİSTAN” ında     bağımsızlık ilan ettiği gibi  ona da  ba-ğımsızlık  ilan ettirmek   suretiyle  Suriye’yi tam anlamıyla bölmek istiyordu.  Anlayacağınız, Osmanlı’nın parçalanması benzeri bir “model uygulaması”, günümüzde  de   terör örgütleri  kurulması olaylarıyla  Suriye’de uygulamaya ko-nuluyordu.
Suriye Devlet Başkanı Beşir Esat’ın “SURİYE KÜRDİSTAN ÖZERK DEVLETİ “ Kurmak Vaadi
         “CIA-MOSSAD-M16  istihbarat örgütleri  yaratması” denilen ve  17 Kasım 2010’da  Tunus’ta Muhammet Buazzizi isimli bir gencin kedisini yakmasıyla başlayan ve ardında bir “Domino etkisi” yaparak 14 Arap ülkesine de ithaliyle    “Bütün Arap ülke ve  devletlerine Demokrasi getirmek” yalanı ve maskesiyle “ARAP BAHARI” olarak kurgulanan bunun  esası, “Arap ülkelerinde  terör olay-ları çıkarmak suretiyle,  Amerika’nın Ortadoğu’da  “22 ülkenin sınırlarını deş-tirmek” emeli olan “Büyük Ortadoğu Projesi” ni (BOP) gerçekleştirmekti.
   Bu “Bahar” adı altında, bütün olup bitenlerin yukarıda anlattığımız gibi  oldu-ğunu, Arap vatandaşlarımızdan bilge, akil ve deneyimli yazar, Hüsnü Mahalli  “ORTADOĞU’DA KANLI BAHAR”  (Destek Yayınları, İstanbul, 2012, s. 9 -290) isimli kitabında belgeleriyle anlatır.
    Sayın Mahalli, kitabında geniş olarak, yazımızın konusu “BÜYÜK SURİYE KÜRDİSTAN” ı kurmaya yönelik, “Arap Baharı”nın  Mart 2011’da Suriye de “it-hal” edildiğini  yazdı (s.190). Yazmakla  kalmadı, bunun 14 yıl süreyle (2011-2025) Arap ülkeleri  içinde  en kanlı ve en uzunu  olanının  Suriye’de yaşandığı-nı vurguladı.  Zaten de bütün Arap ülkelerinde “ARAP BAHARI”  “emperyalist-lerin oyunlarından” denilerek  çok kan akarak  yaşandığı için bu adı değiştirip “KANLI  ARAP BAHARI” veya “KIŞI” adını haklı olarak koydu ve kullandı.
        “ARAP KIŞI” çatışmaları, Suriye’de Nasturi (Arap Şia’sı)  Başkan Beşir Esat ile, El-Kaide’nin türevleri olarak kendilerini gösteren Selefi  HTŞ (Heye’etu Tahrini’s Şam) ve El- Nusra Sünni  örgütleri arasında tam 14 yıl sürdü. Bütün bu örgütlerin ortak  lider o zamanlar “Colani” lakabıyla  anılan ve üstelik de Amerika tarafından “terörist başı” olarak ilan edildiği  halde,  bugünkü Suriye Devlet Başkan Ahmet Sara idi.
     Esat, hem kendini daha iyi korumak, hem de  bu çatışmaları kazanmak için, Kuzey ve Doğu Suriye’deki bütün askeri kuvvetlerini genelde başkent  Şam ve etrafında topladı. Bu süreçte üstelik  de,  Kürt terör örgütlerinin kendisine sal-dırmamaları    karşılığı onlara,  “Kürt Özerk  Yönetimi” vereceği vaadinde bu-lundu.
       Bunun sonuçlarından olarak da, ABD tarafından da kurgulandığı üzere, PKK-YPG-PYD terör örgütlerini,  Suriye’ye giriş yapan ve  “Esat’ın yaratığı boş-luk” denilen ortamdan faydalanarak Fırat’ın  doğusunu ta Arap El-Ayn (Kobani) ve Deyrizor’a kadar “salla sırt” işgal eden IŞİD’e karşı, bütün silah,  mühimmat ve finansman  donanımlarını Amerika kendisi  vererek savaşa soktu.
    Yerimiz dar, fazla uzatmayalım, Kürt Terör örgütleri, savaşlarıyla  zaferler kazanıp  DEAŞ’ ı bütün işgal  bölgelerinden uzaklaştırıp, buralara  kendileri yer-leştiler ve ardından da zaferleri gereği bunu kutlamak için nağralar atmaya baş-ladılar. Bunun ismini de  Kürkcede “Batı Suriye Kürdistan” ı demek olan “Roja-va” isminden hareketle “ROJAVA DEVRİMİ”   olarak ilan ettiler. Artık bununla maksat hasıl olmuştu: Kuzey Irak’ta “BARZANİSTAN”  devlet yapılanması ben-zeri  taklitçilikten  olarak, üstelik de, devlet kurmak  için demografik karşılığı ve alt yapısı  olmayan  Suriye’deki % 3-5 azınlık Kürde (Nüfusları yaklaşık 1.5 mil-yon) “ROJAVAİSTAN”  Kürt devletinin kurulması planlanmıştı…
“ROJAVA  DEVRİMİ” ne Alternatif   8 Aralık 2024  “İDLİP  DEVRİMİ” Yapılanması
      Olup bitenler,  makale yerimiz  dar olduğu için  kısa ve özetle anlatmaya devam ediyoruz. “İdlip Arap Devrimi”ne nasıl gelinmişti?
       Amerika’da Donalt Trump, Kasım 2024’de “ikinci başkanlık dönemi” se-çimlerini kazanıp,  yeniden başkan olunca,  “Dünya’daki bütün savaşları bitire-ceğim “ büyük vadinde de bulunmuştu. Bitireceği savaşlardan  birisinin de “Suriye   İç Savaşı” olacağını   vaat etmişti. “Suriye’de ne işimiz var;  petrol derseniz  zaten bunu satın almıyoruz. Suriye bize çok pahalıya mal oluyor;  bu-radan hem çekilmeliyiz” diye de bunu yüksek sesle dile getiriyordu.
     Amerika’da  herkes  ve özellikle de  PENTEGON ve üstelik de bunu ilave “AMERİKAN  DERİN DEVLETİ” Trump gibi mi düşünüyordu? Hayır! Adı geçen ikili, İsrail Lobisi ve İsrail ile el ele vererek, “Büyük İsrail  ve Büyük Kürdistan” ı kurmak  emeliyle Suriye Savaşının bir  “VEKALET SAVAŞI” olarak Amerika’nın her türlü  desteğiyle  devamını istiyordu.
   “Başkan Trump Aklı” denilen akıl,  bunları takmadı ve dinlemedi. Yönetimin  başında olmaya devam eden  Başkan Esat’ı  devirmek  ve de  Kuzey Doğu Suri-ye’deki  “Kürdistan  yapılanması” nı tasfiye için,  HTŞ  lideri  Ahmet Sara ile “ILIMLI  İSLAM MODU” da anlaşarak, kendisini  iktidara  taşımak için onunla anlaştı.
   Bunun sonucu, adına  “Rojava Devrimi” ne nazire veya “alternatif karşılık”,  “İDLİP DEVRİMİ”  denilen devrim, 8 Aralık 2024’de yapıldı.
    Neden bu devrim ismi idi? Çünkü, Başkan Esat’la savaşan bütün  Selefi sa-vaş örgütleri en son olarak  İdlip’e sığınmak zorunda kalmışlar ve üstelik de başta Türkiye olmak üzere, “Esat için yasak bölge” ilan edilen burada Başkan Putin  Rusya’sı  tarafından da  “koruma” altına alınmışlardı.
     Rusya, önceden koruması altına   aldığı Esat’ı neden yalnız  bırakıp, kaçarak Suriye’yi terk  etmişti? “Ukrayna Savaşı” ile başı iyice “belaya” ya girmişti  de ondan.
   Ya, Arap Şiası Esat’ı korumak için gelen Şia İran’ın da Suriye’yi terk etmesine ne  demeli? Buna sebep de, 2024 yılı boyunca, “Iran – (Amerika –İsrail) Savaşı” nın yaşanmasıydı.  Bu savaşta, İran’ın kolu – kanadı kırılmış, mecali kalmamış-tı…
     Bütün bu olup bitenler sonucu,  Devrimini yapmak için İdlip’te hazır bekle-yen Ahmet Sara’ya gün doğmuştu. Ayrıca ve üstelik de,  “Suriye’de  kendisini  de  Amerika’nın garnizon  terör devleti ve yayılmacılık unsuru devlet” olarak  “yeni tehdit unsuru” bu yapılanmayı önlemek için Türkiye’nin  de  Sara’ya aktif destek vermesi, onun işini iyiden iyiye kolaylaştırmıştı.
    Bunu yönelik olarak, zaten de Başkan Trump,  25 Eylül 2025’de  Oval Ofis toplantısında  Sn. Erdoğan’a hitaben:   “Bu devrim sizin  zaferinizdir” demişti.
     “Beklenen Devrim” denilen “İDLİP SÜNNİ ARAP DEVRİMİ” 8 Aralık 2024’de yapıldı.   Başkan Esat Rusya’ya kaçtı. Sara, Şam’a gelip yönetimin başına otur-du. Bununla, kendileri ırk olarak Çerkez  ve mezhepleri de Nasturilik  (İran Şiası benzeri)  olan Baba – Oğul, Hafız Esat ve oğlu Beşir Esat’ın  61 yıllık (1963 – 2024) Arap Sosyalisti Suriye Baas Partisinin de “Diktatör ve baskıcı” yönetimi sona eriyor, Suriye’nin  çoğunluk nüfusu Sünni Araplar  yeniden iktidara geli-yorlardı.  Zaten bu Baas Yönetiminden  Türkiye’nin de “çekmediği ıstırap”  kalmamış, özellikle de “en büyük tehdit unsuru olarak” denilerek PKK’nın ön-deri  Apo, 1984 – 1999 zaman diliminde   Başkan  Hafız Esat’ın himayesinde PKK’yı buradan yönetebilmişti.
“Birleşik Büyük Kürdistan Hayali”nin Suriye’de Toprağa Gömülmesi
      Esat kaçmış, PKK- SDG Kürt örgütlerinin  savaşıyla   DEAŞ’ın da   Suri-ye’den çıkarılması sonucu, Başkan Sara,  Kürt terör örgütleri ad değiştirerek “Suriye Demokratik Güçleri” (SDG) adını aldığı halde, yalnız bununla  baş başa, göz göze kalmıştı.
    SDG, “zaferler  bizim de  zaferimizdir” gerekçesini ileri sürerek,   Sara’dan “Özerk Kürdistan” yapılanmasını isteye başlamıştı. Türkiye’nin isteğiyle de    bu mümkün değildi. Onun buna gerekçesi,  “900 km. lik Güney Sınırımızın tam dibinde, kendisini kuracak olan  Emperyalist devletlerin himayesinde,  onlara hizmet için “Garnizon ve yayılmacı devlet  olacak  ikinci bir İsrail Devleti  iste-miyoruz” haklı gerekçeleri olmuştu.
        Sara, “kesin çözümü” için,  kendisini Türkiye’nin de aktif olarak destekle-diği halde, SDG’ye “Ya Suriye’nin toprak bütünlüğü ve güvenliğini korumak   için  Merkezi yönetime  tam entegrasyon, ya da tasfiye” teklifini   yaptı.
     Durumu “çok sıkışık olan” denilen SDG “kendisini rahatlatmak” için başka-nı olduğu Mazlum Apti,   Ahmet Sara ile anlaşma yapmak zorunda kaldı.  Sa-ra’nın “Ordu içinde ordu,  devlet içinde devlet olmaz” ı gerekçe göstererek, Apti ile   “10 Mart 2025 Entegrasyon Mutabakat Anlaşması” imzandı. Apti’ye, anlaş-ma şartlarını  yerine getirmesi  için   31 Aralık 2024’e kadar süre verdi.
      Ama, entegrasyon yapılanmasının  son verilen tarihe  kadar yapılmadığı görüldü. Buna sebep,”Aslında anlaşmayı gönülsüz imzalamışlardı” gösterildi.  Sanki entegrasyonu “kendi varlılarının sonu” olarak görüyorlardı. Bütün amaç-ları, ilk aşamada  “özerk” olup, keyiflerince yaşamaktı.
    Devlet Başkanı Ahmet Sara, baktı ki iş olmayacak; Suriye Milli Ordusuna  (SMO)  6 Ocak 2026’de SDG askeri mevzileri üzerine yürüme emri verdi. Ha-lep’te iki mahallenin SDG’nin elinden  alınmasının ardından,   Fırat Batı sahiler boyunca burası kurtarıldı. “Sıra Fırat’ın doğusunun  kurtarılmasına  geldi” de-nildi. Bunun için SMO, işgaldeki “petrol şehri” denilen ve işlemesini “devlet içinde devlet” gibi  SDG’nin yapıp petrolünü sattığı    Rakka kurtarıldıktan  son-ra, Diynazor üzerine  yürüyüş başladı. Bölgede hiç Kürt nüfusu yoktu.  Bütün Arap aşiretleri  SDG ordusuyla   savaşmak için SMO ordusu  saflarına katıldılar.  17 Ocak 2026’da Diynazor alındı. Buradaki  SDG milisleri kaçmadan önce ha-pishanelerinde tuttukları   9 bin DEAŞ’lı mahkumu serbest bırakarak,  yoğun olarak nüfusun %35 ini Kürtlerin oluşturduğu Haseki-Kamışlı  istikametine doğ-ru kaçtılar.
     Kurtarılmayan şehir olarak üç şehir, Haseki, Kamışlı ve Kobani ( El – Ayn Arap) kalmıştı. SMO, 2- 6 şubatta zırhlı  birlikleri ile bu şehirlere girerek buraları da kurtardı. Artık, SDG’nin elinde hiçbir yer kalmamış, çoğu militanları  Ameri-ka’nın  verdiği ağır silahları geride bırakarak, Irak batı sınırına  doğru kaçmaya başlamışlar, burasını geçerek Kuzey Irak Kürt bölgesine  gitmişlerdi.
     SDG ordusu geri çekilirken  her  yeri yakıp yıkarak çekilmiş, kendisini  sa-vunmak  için sivil halkı “kalkan” olarak  kullanmıştı. SMO’nun kurtardığı  her yerde “kurtuluş şenlikleri” yapıldı. Kurtarılan  halkın dinde hep şu vardı:    “9 yıldır (2O16-2025) üzerimizde hep  SDG belası, baskısı  ve zulmü vardı. Çok şü-kür kurtulduk.”
    Görülüyor ki, yaklaşık 1 ay süren SDG-SMO savaşı, SMO’nun zaferiyle bit-miş, genelde neredeyse  “tarihi” olarak yaklaşık  100 yıllık “BİRLEŞİK BÜYÜK KÜRDÜSTAN HAYALİ”  Suriye’de  toprağa gömülmüştü.
     Suriye Devlet Başkanı Beşir Esat’ı devirmek yanında, ikinci olarak da  “Su-riye Kürdistanı” nı kurmak  için 1 milyon ölüm,10 milyon insan göç zayiatı ya-şandı. 14 yıllık (2011- 2025) Suriye İç Savaşı’ da  25 milyonluk Suriye  nüfusu yarıya indi.  Bütün bunlar, “Amerika-Batı-İsrail Şer Ekseni nin “Büyük Ortadoğu Projesi” nin (BOP) uygulanmasının  tezahürleri  olarak kendisini  gösterdi. Amacı, Suriye’yi 4’ e bölmek, “Vaat Edilmiş Topraklar” a sahip  için de  İsrail’i Suriye üzeriden büyütmekti.
“Kullanıldık, Aldatıldık, Yüz Üstü Bırakıldık, İhanete Uğradık ” İtiraf-ları
    “Son olarak, Amerika, Batı  ve aktif destekçisi İsrail bile (Çünkü, Gazze’de soykırımcı  İsrail Başbakanı Netanyahu  Kürt Terör Örgütleri için sık sık ”Onlar bize, İsrail’e  hizmet ediyorlar” derdi) SDG-YPG’ye  sahip çıkmadı” denildi.
    Bu gelişmeler ve yapılanmalar üzerinden,   Kürt terörist  örgütleri  ve liderleri kendilerin “yarı yolda” bırakanlara  “ateş püskürmek” ten olarak, “Önce bizi  tahrik edip desteklediler, kullandılar, sonra da bizi  yüz üstü bırakıp gittiler. Bizi ihanet ettiler” diye yakınmaya başladılar.
    Zaten de “tarihin kaidesi” dir denilir. Sömürgeci ve  yayılmacı  Emperyalist Büyük Devletler, emellerini gerçekleştirmek için gözlerine  kestirdikleri kullanı-labileceklerini,   kullanabildikleri   kadar kullanırlar,  sonra da onlara,”ihanet” edercesine “sigara izmariti” gibi kaldırıp atarlar.
      Bütün bu olup bitenler sonucu, “100  Yıllık  Birleşik Büyük Bağımsız Kür-distan Hayali Suriye’de çöktü, tam çökertilmesi  için sıra  Kuzey Irak’ta Özerk Kürt Yapılanmasının tasfiyesine geldi” denilerek,  “yeni hedef” belirlendi.  Olur mu olmaz mı hep birlikte yaşayarak izleyeceğiz.

📢 Haberle İlgili Bildirim

Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Küresel Gazeteciler Konseyi, TSYD, TİMEF, AVKON, ADD üyesi, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği, Tüm Mücadele Sporları Derneği, Kayseri Spor Adamları Derneği, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----

İlgili Haberler

Android Uygulama Popup
Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Android cihazınızdan kolayca haberleri takip edin!

📥 Uygulamayı İndir
Davut Güleç Panel İletişim Davut Güleç – Sağ Menü Yukarı Çık Butonu - Siyah Halka
Modern GDPR Çerez Popup