
BAŞKANLIK SİSTEMİ VE GÖRÜLMEYEN HAYDUTLUK
Mustafa TEMİZER
ABD Başkanlık siteminde devlet politikasından muhtemel sapmalara karşı başkanın azledilmesi dahil ciddi tedbirler alınmış olmasına rağmen İsrail başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Epstein dosyası şantajlarına boyun eğen Trump, ABD devlet politikasına aykırı olarak keyfi politikalar izlemekte, ABD’nin dünya kamuoyunda itibar kaybetmesine neden olmaktadır.
Türkiye devlet politikasından sapmalara, keyfi uygulamalara karşı hiçbir tedbir almadığı halde başkanlık sistemine neden ve nasıl geçti?
Türkiye, CIA Eski Türkiye şefi, Paul Bernard Henze’nin 2006’da Beyaz Saray’a sunduğu;.”Türkiye’nin bu şekliyle, Amerikan politikalarının yanında olacağından emin olamayız.
Ülkeyi kuranlar, denetim mekanizmasını çok sıkı tutmuşlar. Hükümeti ikna ettiğimizde Meclis; Meclis’i ikna ettiğimizde, ordu; orduyu ikna ettiğimizde yargı karşımıza geçebiliyor.
Eğer Amerika’nın çıkarı Türkiye’de bir federal devlet kurulması ise mutlaka ve öncelikle yargı, ordu, Meclis ve hükümeti tek elde toplayan başkanlık rejimine geçilmelidir.
Bir kişiyi ikna etmek, birbirini denetleyen yapıyı ikna etmekten çok daha kolay olacaktır. Eğer o bir kişi Amerikan çıkarlarını yardım etmek konusunda tereddüt ederse, bir kişi üzerine kurulmuş yapıyı yıkmak Amerika için sorun olmaz.” raporu doğrultusunda, şaibeli bir oylama ile parlamenter sistemden yasama, yürütme ve yargıyı kontrol eden, ülkenin kaderinin; denetlenemeyen tek adamın iradesine bırakıldığı sözde Türk tipi başkanlık sistemine geçti.
Trump örneğinden hareketle başkanlık sisteminde çeşitli nedenlerle devlet politikasından sapmaların ülkeye vereceği zararları düşünmek bile istemiyor insan.
Netanyahu’nun ABD Başkanı Trump’a Epstein dosyası ile yaptığı şantajlar gibi Türkiye Cumhurbaşkanına da Halkbank davası, seçim hileleri, rüşvet ve yolsuzluk, mal varlığı, “Türk Epsteinleri” gibi dosyalarla şantaj mı yapılıyor?.
ABD’nin, Türkiye’nin de içinde olduğu 22 İslam ülkesinin haritasını değiştirmeye yönelik Büyük Ortadoğu Projesinin eş başkanlığı, ABD-Irak savaşında ABD lehine sergilenen tutum, sınırlarımızdaki mayınların temizlenmesi, Suriye’nin rejim değişikliğinde ABD ile ortak hareket edilmesi, yapılan şantajın sonucu mu?
Ajan olduğu, ülkemiz aleyhine faaliyetlerde bulunduğu, PKK terör örgütüyle iş birliği yaptığı belgelerle tespit edilip tutuklanan, 35 yıl hapis istemiyle yargılanan rahip Andrew Craig Brunson için ABD başkanı Trump, Brunson’un derhal serbest bırakılsın demesine karşılık Cumhurbaşkanın “Ben bu görevde olduğum sürece Brunson’u kimse alamaz. Fetö elebaşı için “Ver papazı, al papazı” demesine rağmen; Trump’ın cumhurbaşkanımıza küstahça “Akıllı ol, aptal olma.” dedikten sonra Brunson’un serbest bırakılmasının, Trump’ın Cumhurbaşkanına “Seçim hilelerini bu çok iyi bilir.” demesinin manası nedir?..
Bugün İsrail-ABD, İran savaşı ile ilgili batılı ülkelerden İsrail ve ABD’ye tepkiler yükselirken Türkiye’nin sadece İsrail’e sözde tepki göstermesinin, İran’ı dolaylı yollarla eleştirmesinin, okyanus ötesinden galip coğrafyamızda haydutluk yapan attığı füzelerle İranlı 168 kız çocuğunu katleden ABD’nin zalimliğine haydutluğuna tek bir kelime etmemesinin manası nedir?
Tüm uyarılara rağmen Türk milletini vatansız ve devletsiz bırakma teşebbüsü olan sözde Terörsüz Türkiye Projesini ısrarla sürdürmesi, ABD Ankara büyükelçisi ve Ortadoğu temsilcisi Tom Baraack’ın milletin egemenliğini yok sayan, tüm bölge ülkelerini müstemleke olarak gören açıklamalarına hiçbir tepki verilmemesinin manası nedir?..
ABD başkanı Trump cumhurbaşkanına neden övgüler diziyor?…
Türkiye’nin devlet politikası; haydutluk yapsa da güçlünün yanında yer almak zulmüne sesiz kalmak mı?.. Türk milletinin davası: Allah’ın dininin ve tevhid inancının yüceltilip yaygınlaştırılması yolunda gösterilen gayret ve faaliyetler anlamına gelen i‘lâ-yi kelimetullah değil miydi?
Türk milletinin davası; Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutun, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Herhangi bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adaletsiz davranmaya itmesin. Adaletli olun; bu, takvâya daha uygundur. Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır. (Mâide:8) Uyarısı doğrultusunda dünyada barış ve adaleti hakim kılmak değil miydi?..
İsrail- ABD, İran savaşı, birçok gerçeğin gün yüzüne çıkmasına ve anlaşılmasına neden olmuştur. Başkanlık siteminde devlet politikasından sapmaların olacağı, şahsi çıkarların öne çıkacağı, devletin zarara uğrayacağı gerçeğini ortaya çıkarmıştır.
Dünyadaki ve bölgemizdeki gelişmeler Türkiye’nin, ABD projesi olan başkanlık sisteminden derhal vazgeçmesi, parlamenter sisteme dönmesi, tarihi misyonuna sahip çıkmasını zorunlu kılıyor.
Kişilerle, kavramlarla savaşmayan ve kavgalı olmayan. Kim doğruyu ve iyiyi tavsiye ediyorsa onlarla birlikte olan, onları kendilerinden sayan. Doğruları söylemekten ve hesap vermekten korkmayan. “Milli Mücadelenin hedeflerinden, Cumhuriyetin kazanımlarından vazgeçmeyen, her zaman ADALET, her yerde ADALET, herkes için ADALET hedefimiz; İnsan hak ve hürriyetlerine dayalı HUKUK DEVLETİ. Millî iradenin önündeki engellerin kalktığı DEMOKRASİ. Din düşmanlığı gibi din istismarının da bittiği LAİKLİK. Fakirlik ve çaresizliğin tarihe gömüldüğü, herkesin sosyal adalet şemsiyesine alındığı KERİM DEVLET. Bilim, hikmet ve erdemle donatılan, sorun üretmeyen, çözüm üreten BİLGE DEVLET ve BİLİM TOPLUMU. Büyüyen, gelişen, zengin, mutlu, muktedir ve insanlığın yeni barış medeniyeti İSLAM RÖNESANSI’nı yöneten MUHTEŞEM TÜRKİYE diyen Millet Partisi’nin öncülüğünde ülkeyi “MUHTEŞEM TÜRKİYE” yapmak vatan, millet, bayrak, hak, hukuk, adalet diyen tüm vatanseverlerin görevidir.
Unutmayalım ki “İştirak etmediğimiz, çilesini çekmediğimiz bir kurtuluş mümkün değildir.” Milletimizin uyanması, basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…
***
TÜRKİYE BİR HUKUK DEVLETİ Mİ? BU ÇAĞRI NEDEN ENGELLENİYOR?
Soruyu çeşitli yönlerden ele alarak cevaplamak mümkündür. Ancak son zamanlarda yaşanan bazı gelişmeler sorunun cevabı için yeterli olacaktır.
Ajan olduğu, ülkemiz aleyhine faaliyetlerde bulunduğu, PKK terör örgütüyle iş birliği yaptığı belgelerle tespit edilip tutuklanan, 35 yıl hapis istemiyle yargılanan rahip Andrew Craig Brunson’u ABD başkanı Trump’ın bir telefonuyla serbest bırakıp ülkesine gönderen Türkiye bir hukuk devleti mi?
Elli binden fazla vatandaşını katleden bebek katili terörist başını meclise davet eden umut hakkından yararlandırıp af etmeyi düşünen, terörist başına ve örgütüne meşruiyet kazdırmayı, yani yaptığı eylemleri, yasal hak olarak görmeyi düşünen meclisin yönettiği Türkiye bir hukuk devleti mi?
Üniversite öğrencisi bir kızın öldürülmesi olayını altı yıl aydınlatamayan, aydınlanması bir ilin valisi, diğer kamu görevlileri ve verilen araştırma önergeleri meclisi tarafından reddedilerek engellenen bir ülke hukuk devleti mi?
Yolsuzluk ve rüşvet olduğu tespit edilip mahkemeye sunulan iktidar partisinin belediye başkanlarının dosyalarını incelemeyen, aynı iddialarla suçlanan muhalefet belediye başkanlarının iktidar partisine geçtiğinde yolsuzluk ve rüşvet davalarının üstünü örten bir ülke hukuk devleti mi?
İktidarı, işine gelmeyen mahkeme kararlarına uymayan, mahkemeleri yok sayan Türkiye hukuk devleti mi?
Hukukun üstünlüğü sıralamasında 143 ülke arasında 118. olan Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğundan bahsetmek ne derece inandırıcı olur?…
Hukuk geç gelirse suç erken gelmez mi? Caydırıcılığın olmadığı yerde suç cesaret bulmaz mı? Adalet geciktiğinde toplum kendi adaletini üretmeye başlamaz mı? Hukuk değil güç konuşmaya başlamaz mı? Gücün konuştuğu yerde hak susmaz mı? Hakkın sustuğu yerde medeniyet çökmez mi?…
BU ÇAĞRI NEDEN ENGELLENİYOR?
Kişilerle, kavramlarla savaşmayan ve kavgalı olmayan, kim doğruyu ve iyiyi tavsiye ediyorsa onlarla birlikte olan, onları kendilerinden sayan, doğruları söylemekten ve hesap vermekten korkmayan, Milli Mücadelenin hedeflerinden, Cumhuriyetin kazanımlarından vazgeçmeyen “Milletim Uyan! Varlığın, birliğin, geleceğin tehlikede! Her alanda “Yeniden Milli Mücadele” çağrısında bulunan Millet Partisi kadrolarının; her zaman ADALET, her yerde ADALET, herkes için ADALET çağrısı neden duyulmuyor?..
Millet Partisi kadrolarının yılmadan, usanmadan göz yaşartıcı fedakarlıklarla atmış yıldan beri yaptıkları milleti uyandırma faaliyetleri iktidar ve sözde muhalefet yanlısı basın yayın organları tarafından birlikte engelleniyor? Neden?..
Millet Partisi’nin projesi ve hedefi; İnsan hak ve hürriyetlerine dayalı HUKUK DEVLETİ. Millî iradenin önündeki engellerin kalktığı DEMOKRASİ. Din düşmanlığı gibi din istismarının da bittiği LAİKLİK. Fakirlik ve çaresizliğin tarihe gömüldüğü herkesin sosyal adalet şemsiyesine alındığı KERİM DEVLET Bilim, hikmet ve erdemle donatılan, sorun üretmeyen, çözüm üreten BİLGE DEVLET ve BİLİM TOPLUMU. Büyüyen, gelişen, zengin, mutlu, muktedir ve insanlığın yeni barış medeniyeti İSLAM RÖNESANSI’nı yöneten MUHTEŞEM TÜRKİYE. Gelin Muhteşem Türkiye’yi hep birlikte gerçekleştirelim çağrısına iktidar ve muhalefet neden kulaklarını tıkıyor? Bu çağrıdan neden rahatsız oluyorlar?..
Bugün sözde demokratik ancak gizlice köleleştirilmiş politikacılar eliyle milletimiz üzerinde ekonomik ve kültürel diktatörlükler kuruyor devletimiz işgal ediliyor. .
Uluslararası emperyalizm ekonomimizi tam bir sömürge ekonomisine dönüştürüyor. Bütün kültür vasıtaları üzerinde kurduğu hakimiyetle dehşet verici ve örneği görülmemiş bir yıkımı sürdürüyor. Milletimiz kanlı bir ölüm çukuruna itilmek isteniyor.
Millet Partisinin hedefi; Türkiye Cumhuriyeti devletini kurtarmak, korumak ve millileştirmek, gelişmenin önündeki engelleri kaldırmak, ülkeyi Muhteşem Türkiye yapmak, İslam Rönesansını gerçekleştirmek, İslam Barış Medeniyetini yeniden inşa etmektir. Bu hedefi tüm vatanseverlerin kesin ve ortak hedefi haline getirmektir.
Bu görev sadece Millet Partisi kadrolarının değil tüm vatanseverin görevidir. Ortak hedeflerde birleşen milli kadrolarla aşılamayacak hiçbir engel yoktur.
Ancak; önce hukuk devleti olmak gerekir. Millet Partisi’nin ilk maddesi hukuk devleti olan Muhteşem Türkiye Projesine destek ve ortak olmak vatan, millet, bayarak, din devlet, barış ve adalet diyen tüm dürüst, samimi vatandaşlarımızın görevidir.
Unutmayalım “İştirak etmediğimiz, çilesini çekmediğimiz bir kurtuluş mümkün değildir.” Milletimizin uyanması, basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.


