
CUMHURİYET HALK PARTİSİ 81 İL BAŞKANI ORTAK AÇIKLAMASI
Cumhuriyet Halk Partisi’nin 81 İl Başkanı olarak; tüm Cumhuriyet Halk Partililerin, 81 il örgütümüzün ve demokrasiden yana tüm yurttaşlarımızın ortak iradesini bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyoruz. Partimizin kurumsal kimliğini, seçilmiş iradeyi ve anayasal düzeni hedef alan bu hukuksuz darbe girişimine karşı tam bir kararlılıkla direneceğimizi ilan ediyoruz.
21 Mayıs 2026, Türkiye demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçmiş ve Cumhuriyetimizin demokratik birikimine gölge düşürülmüştür. Siyasi saiklerle verilen, alınan hukuk dışı butlan kararı ile seçilmiş iradeyi yok sayan ve seçimsiz-muhalefetsiz bir Türkiye yaratmayı hedefleyen bu karar, çok partili demokratik hayat açısından büyük bir tehdit teşkil etmektedir. Bizler, bu hukuksuz kararı tanımıyoruz!
Meşruiyetini millette değil, okyanus ötesinde ve Saray koridorlarında arayanların yürürlüğe koyduğu bu topyekun saldırının nedenini de amacını da çok iyi biliyoruz.
2023 seçimlerinin ardından Cumhuriyet Halk Partisi, milletimizin değişim talebine kulak vermiş; örgütün, üyelerin ve halkın beklentileri doğrultusunda demokrasi tarihimiz açısından örnek bir değişim süreci geçirmiştir. 4-5 Kasım 2023 tarihindeki 38. Olağan Kurultayımızla başlayan bu büyük değişim hamlesi, sadece bir yönetim değişikliği değil, tüm toplumu kucaklayan bir iktidar sözleşmesidir. Bu sürecin ardından partimiz, 31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde tarihi bir başarı elde ederek Türkiye’nin birinci partisi olmuştur.
Bugün karşı karşıya olduğumuz ve 19 Mart darbe süreciyle başlayan bu haysiyet cellatlığı, siyasi yargı operasyonları ve çirkin iftiralar, yerel seçimlerde kendini gösteren ve bir sonraki genel seçimde ortaya çıkacak olan iktidar değişimi iradesini engelleme çabasıdır. Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’na, il başkanlarımıza, belediye başkanlarımıza ve yol arkadaşlarımıza yönelik bu saldırılar, halkımızın değişim umudunun ve partimizin yükselişinin önünü kesme arayışıdır.
Siyasi rekabeti sandıkta değil, yargı eliyle ve sarayın cübbeli cuntacılarıyla şekillendirmeye çalışanlar kaybetmeye mahkumdur.
CHP, kişisel ihtiraslar veya küçük siyasi hesaplarla teslim alınacak bir parti değildir; CHP milletin baba ocağıdır. Anadolu’nun dört bir yanında fedakarca çalışan örgütümüzün duvarı, dış müdahalelere de karanlık dehlizler ardındaki siyaset hesaplarına da tamamen kapalıdır. Parti içi demokrasi mekanizmalarımızın ve kurultay irademizin dışındaki hiçbir zemini meşru kabul etmiyoruz.
Darbecilere, işbirlikçilerine ve butlan ittifakına yanıtımız nettir: Cumhuriyet Halk Partisi’ni kimin yöneteceğine bir avuç darbeci değil, Cumhuriyet Halk Partililer ve milletimiz karar verir. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, örgütümüzün ve kurultayımızın iradesiyle üst üste 4 kez rekor oyla Genel Başkanımız olarak seçilmiştir ve tescil edilmiştir. Bunun haricinde hiçbir kişi veya merci bizim için meşru değildir. Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu ise 15,5 milyon vatandaşımızın oyu ve iradesiyle aday olmuştur.
Kurucumuz ve Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyetimiz ile birlikte iki büyük eserinden biri olarak ifade ettiği partimiz, bir asrı aşan tarihinde birçok saldırı, darbe ve antidemokratik müdahalenin üstesinden gelmeyi başarmıştır. Bir asır önce emperyalist işgale ve saltanat düşkünlerine nasıl boyun eğmediysek, bugün de teslim olmayacağız.
Bizler, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde, onun yoldaşları ve arkadaşları olarak bir bütün halinde kenetlenerek mücadelesini sürdürecek olan çelikten bir iradeyiz. Genel Başkanımızın partimizi Türkiye’nin birinci partisi yapma yolundaki stratejik aklını, vizyonunu ve kararlı mücadelesini amasız, fakatsız destekliyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisi tarihi boyunca vesayet kabul etmemiştir, bundan sonra da etmeyecektir. Bu millet için gerekirse baş vereceğiz ama asla başımızı eğmeyeceğiz! Milletimizle birlikte iktidar yürüyüşümüzü kararlılıkla sürdüreceğimizi tüm kamuoyuna ilan ediyoruz.
ÖZDAĞ “BUGÜN YAŞANANLAR YÜKSEK SEÇİM KURULU’NUN ANAYASAL YETKİLERİNE KARŞI BİR DARBE GİRİŞİMİDİR. ATATÜRK’ÜN KURUCU DEĞERLERİNDEN TAVİZ VERMEDEN DEVLETİ VE DEMOKRASİYİ SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ. BİZ SEÇİME HAZIRIZ, HAYDİ SEÇİME GİDELİM”
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Cumhuriyet Halk Partisi hakkında çıkan mutlak butlan kararına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Türk siyaseti ağır bir demokrasi ve devlet krizinden geçmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili alınmış olan mutlak butlan kararı, siyasete, demokratik siyasete karşı yapılmış bir saldırıdır. Yaşananlar seçimlerde Kuzey Kore seçimler, Rusya seçimleri gibi formalite seçimlerin Türkiye’de de yapılmak istendiğini göstermektedir. Bu yaşananlar, iktidarın Türkiye’yi otoriter, hegemonik bir tek parti rejimine sürükleme kararı içerisinde olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
Bugün yaşananlar, aynı zamanda anayasal bir organ, yargı organı olan Yüksek Seçim Kurulu’nun anayasal yetkilerine karşı da bir darbe girişimidir. Tabii mutlak butlan kararıyla AK Parti’nin, AKP, MHP ve DEM Partilerinden oluşan DAM İttifakı’na Cumhuriyet Halk Partisi’ni de ittifak unsuru olarak dahil etmeyi hedeflediğini görüyoruz. Bu yeni ittifakla amaçlanan, anayasal değişikliklerin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde daha rahat bir şekilde gerçekleştirilmesi. Öcalan ve PKK’yla müzakerelere ‘Terörsüz Türkiye’ adını verdiler. Bu sözde terörsüz ama aslında teröre teslim olan, terörün taleplerini kabul eden, teröristlerin taleplerini kabul eden modelin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden oluşturulacak olan yeni CHP modelinin desteğiyle çıkartılması hedeflenmektedir.
Biz Zafer Partisi olarak Cumhuriyet Halk Partisi’nin içindeki siyasi duruş, tavır ve ekiplerle ilgilenmiyoruz. Zafer Partisi’nin ilgisi, Türkiye’de devlet kültürü, hukuk devletinin muhafazası, demokratik hukuk düzeninin muhafazasıyla ilgilidir. Dün akşam da ifade ettiğimiz gibi, bugün de bundan sonra da kararlılıkla ifade edeceğimiz husus; Atatürk’ün kurucu değerlerinden taviz vermeden devleti ve demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz.
Zafer Partisi’nin yetkili kurulları yaşanan süreçle ilgili hâlen toplantı hâlindedir. Bu toplantılarımız bugün öğleden sonra ve yarın devam edecektir. Bu yaşananların Türkiye’yi bir erken genel seçime götürdüğünü de gayet net bir şekilde görüyoruz. Biz parti olarak genel merkez, il ve ilçe teşkilatlarımızla böyle bir genel seçime de hazırız.
Bu siyasi mühendislik girişimlerini Türk halkı sakin, kızgın, öfkeli bir şekilde izliyor. Sandıkta bu siyasete yapılan müdahalelerin hesabını muhakkak soracaktır. Bugünkü iktidar da iktidara 28 Şubat sürecinde yapılan müdahalelere Türk halkının tepkisiyle gelmişti ve şimdi kendisi benzer müdahaleleri, hem de dozajını çok artırarak yapıyor. Bunu İstanbul 2019 seçimlerinde denediler, sonucu ikinci seçimde gördüler ama bundan ders almamışa benziyorlar. Evet, hadi gelin erken seçime gidelim. Bu yaptıklarınızı Türk halkına soralım. Hodri meydan!
Evet, biz parti olarak zaten sahadayız. Ben bugün Antalya’da olacaktım ve Antalya’da uzun bölgesel bir siyasi çalışma sahada planlamıştık. Ancak çıkan karar üzerine Antalya’ya ulaşmamızın üzerinden, Serik’e ulaşmamızın üzerinden 10 dakika geçtikten sonra geri dönüş yoluna çıktık. Gece sabaha karşı Ankara’ya ulaştık ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ni ziyaret ederek Sayın Özgür Özel ve arkadaşlarına hukuka, devlet kurumuna ve demokrasiye verdiğimiz desteği ifade ettik. Bugün de aynı noktada bulunmaya devam ediyoruz.
Dileğimiz, önümüzdeki sürecin hızla Türkiye’yi seçime götürmesidir. Çünkü yaşanan devlet krizi, yaşanan düşman ceza hukuku uygulamaları göstermektedir ki bu iktidar iktidarda olduğu sürece demokrasinin, hukuk devletinin, devletin taşıyıcı kurumlarının, kolonlarının tasfiyesi ve zayıflatılması devam edecektir. Tek çözüm vardır; o da millete gitmek ve millete sormaktır. Biz buna hazırız. Haydi seçime gidelim.”
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.






