Gülsoy, bakan Bolat’a sektör sorunlarını anlattı, Enerji Alanında Düzenlemeler, Durak Tekstil geniş ve zengin ürünleri, Otomotiv yıla rekorla başladı, Türkiye kuru meyve ihracatı

BAŞKAN GÜLSOY, TİCARET BAKANI BOLAT’A SEKTÖR SORUNLARINI AKTARDI!

Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın teşrifi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde TOBB Binası’nda gerçekleşen “TOBB Ticaret ve Sanayi Odaları ile Ticaret Odaları Müşterek Konsey Toplantısı”na katılarak, reel sektörün beklenti, sorun ve çözüm önerilerini aktardı.

Toplantının açılışında konuşan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye-Pakistan ikili ortak odasının Türk tarafı başkanlığını üstlendiğini hatırlatarak, “Birlikte pek çok verimli çalışma gerçekleştirdik. Kendisinin liderliğinde, dünyadaki durgunluğa rağmen ihracat hacminde rekorlara imza attık. Dünya pazarlarında aldığımız pay ilk defa yüzde 1’in üzerine çıktı.” dedi.

Hisarcıklıoğlu, Bakan Bolat’ın iç piyasanın etkin ve sağlıklı işlemesine yönelik düzenlemelerin hazırlanmasına ve hayata geçirilmesine öncülük ettiğini aktararak, “Bu sayede mesela otomotivde sıfır ve 2. el piyasalara düzen ve nizam geldi. Kendisinin diyaloğa ve istişareye verdiği öneme de yıllardır hep şahit olduk. Şimdi bakanlık görevinde de aynı vizyoner ve kararlı yaklaşımı görüyoruz. Sektörlerimizin yaşadığı sıkıntıları çözmek anlamında bakanımızın bu yaklaşımını çok değerli buluyoruz” diye konuştu.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat ise 2023 yılı çalışmalarına ilişkin geniş bir sunum ile müşterek konseyi bilgilendirdi. Bolat, bazı ülkelerin dampingli ve menşei saptırmalı ihracat yaptıklarını belirterek, “ Bizim ürünlerimizi almamak için uğraşanlar, gümrük engelleri, tarife dışı engeller çıkaran ülkeler var. Biz bu noktada uysal koyun konumunda değiliz. Yerli ve milli üretimimize zarar veren, Dünya Ticaret Örgütü kurallarına aykırı işler yapan ülkeler ve onların ürünleri noktasında bizde aktif bir ticaret politikası uyguluyoruz ve uygulamaya da devam edeceğiz. “ dedi.

KTO Başkanı Ömer Gülsoy’da müşterek konsey toplantısında yaptığı konuşmada, İsrail’in Gazze’deki zulmüne dikkat çekerek İslam dünyasının huzur içinde Ramazan ayını karşılaması için kalıcı ateşkesin sağlanması gerektiğine dikkat çeki.

Gülsoy, iklim değişikliği ve diğer gelişmelerle birlikte küresel ekonomide rekabet şartlarının çetinleştiğine vurgu yaptı. Türkiye’de enflasyonla mücadeleye odaklanıldığını kaydeden Gülsoy, “Ekonomi yönetimimizin enflasyonu düşürme hedefiyle uygulamaya koyduğu parasal sıkılaştırma politikalarının, belirgin bir yavaşlamaya yol açacağını görüyoruz. Bu süreci, ülke olarak ekonomide iyi günler görebilmek için yaşamamız gereken geçici bir zorluk olarak değerlendiriyor. Hep birlikte atlatacağımıza inanıyoruz” diye konuştu.

Gülsoy, nitelikli işgücü talebinin her geçen gün arttığına dikkat çekerek “Tekstilden ayakkabıya, nakliyeden inşaata kadar tüm sektörlerin nitelikli iş gücüne ihtiyacımız var. Çocuklarımızı reel sektörün ihtiyaç duyduğu alanlarda eğitim almaya yönlendirmek için mesleki eğitimi bazı avantajlarla desteklememiz gerekiyor. Bunlardan biri meslek lisesi mezunlarının, ücretsiz bir şekilde bedelli askerlik yapması veya askerlikten muaf tutulmasının sağlanmasıdır” dedi.

KTO Başkanı Gülsoy’un, ticaret kesimi temsilen dile getirdiği konular arasında şunlar yer aldı:

-Finansal yönetim ve harcama kontrolü konularında işletmelere büyük avantaj sağlayan ticari kredi kartlarının limitleri ile uygulanan taksit sayısının artırılması,

-Ticari kredi kartı ile kartın ödeme gücüne göre, komisyon olmaksızın vergi ve SGK primi ödeme imkânı sağlanması,

-Yerli ve milli üretimin desteklenmesi,

-Katma değerli üretimin desteklenmesi,

-Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’da değişiklik yapılarak, tütün mamulü, mobilya, cep telefonu, elektronik eşya, beyaz eşya, konfeksiyon, triko, hazır giyim, hırdavat malzemesi, akü, oto lastiği ve oyuncakların zincir mağazalarda satılmasının engellenmesi,

-Zincir mağazaların Pazar günleri, dini ve milli bayramlarda kapalı olması, diğer günlerde de 10.00 ile 20.00 saatleri arasında açık olması, bu mağazalarda indirimlerin belirli sürelerde ve sadece belli şubelerde yapılması,

-Zincir mağazalarda indirimli veya promosyonlu satış kampanyalarının süresi ve sıklığı konusunun ayrıca düzenlemeye tabi tutulması,

-Katma Değer Vergisi uygulamasında bazı sektörlerde ürünlerin alım ve satımında uygulanan farklı oranların işletmeler açısından işlem yükü oluşturması, karışıklığa yol açması ve kayıt dışını artırması nedeniyle alım ve satımlarda farklı oranların uygulanmasından vazgeçilip, tek oranlı KDV uygulanması,

-KDV iadelerinde yaşanılan sıkıntıların giderilmesi,

-Hem iş insanların hem de nakliye işi yapan işletmelerin vize konusunda yaşadığı sorunların çözümü, vize alım işlemlerinin kolaylaştırılması,

-Reel sektöre yönelik uygulamalarda esnaf ve tacir arasında ayırım yapılmaması, iş dünyasının bir bütün olarak değerlendirilmesi,

-Tasarrufla ilgili konularda kamu spotları hazırlanması,

-Akaryakıt sektöründe firmaları zarara sürükleyen çok düşük karlılık oranları

– Kamu ihalelerinde kanun maddesinin yeniden düzenlenerek mağduriyetlerin önlenmesi

-Firmaların adres değişikliği konusunda harç muafiyetinin uygulanması.

“Enerji Alanında Düzenlemeler İçeren Kanun Teklifi Güneş Enerjisinden Elektrik Üretiminin Önünü Açıyor”

250’ye yakın üyesi ile güneş enerjisi sektöründe en yaygın üye profiline sahip dernek olan Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED) Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu’nda kabul edilen ve enerji alanında yeni düzenlemeler içeren kanun teklifi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Düzenlemenin güneş enerjisinden elektrik üretiminin önünü açtığına ve bir çok yenilik getirdiğine vurgu yapan Özdemir, temkinli yaklaştıkları bazı düzenlemelerin yeniden değerlendirilmesi için girişimlerde bulunacaklarını belirtti .

GENSED olarak güneş enerjisinden elektrik üretiminin artması ve tabana yayılması için çalışmalarını tüm hızıyla sürdürdüklerini kaydeden GENSED Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir, “ Yenilenebilir enerjiye geçiş süreci ile ilgili yeni düzenlemeler içeren ve ilgili komisyonca kabul edilen kanun teklifi, güneş enerjisinden elektrik üretiminin önünü açıyor. Bu anlamda olumlu bulduğumuz pek çok yönü var. Örneğin, Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanlarının (YEKA) imar düzenlemelerinde kolaylık sağlıyor. Bu da santrallerin bir an evvel devreye girmesini sağlayacağı için kanunu teklifini destekliyoruz.” dedi.

“Yüzer GES’ler su kaybını azaltırken, elektrik üretimi performansını da arttıracak.”

Kanun teklifi, içme suyu temin edilen rezervuarlar ve sulak alanlar ile Kıyı Kanunu kapsamında kalan kıyı ve sahil şeritleri haricinde kalan; deniz, göl, baraj gölü, suni ve tabii göllerde yüzer GES ve RES gibi güneş ile rüzgar enerji santralleri kurulmasına izin veriyor. Durgun su birikintilerinin üzerine güneş enerjisi santrali kurmanın yoğuşmayı engellediği ve panellerin soğumasını daha fazla desteklediği için hem su kaybını azalttığını hem de güneş enerjisinden elektrik üretiminin performansını yükselttiğini ifade eden Özdemir, “Kanun teklifi biyolojik hayatı ve ekosistemi olumsuz yönde etkilemeden, atıl durumdaki su üzerini değerlendirmemizi sağlayacak. Bu anlamda çok olumlu bulduğumuz bir madde” dedi. Konuyla ilgili herhangi bir imar düzenlemesinin gerekmediğini netleştiren ve yetkili kurumun DSİ olduğunu belirten bir madde getirildiğini de kaydeden Özdemir, çıkacak olan alt yönetmeliklerle kanun teklifinde belirtilen şartlara uygun durgun sularda güneş enerjisi santrali kurmanın mümkün olacağını ifade etti.

“Yatırımcı açısından YEKDEM düzenlemesi yeniden değerlendirilmeli.”

Kanun teklifi ile getirilen düzenlemenin bazı maddelerine ise temkinli yaklaştıklarını kaydeden Özdemir, “Yeni kanun teklifinde, 2019’a kadar devreye girmiş olan lisanssız santrallerin lisanslı olarak devam etmeleri halinde eski kanun maddesine göre daha da geriye götüren bir ifade yer almakta. Buna göre piyasa takas fiyatıyla, Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM) güncel fiyatları arasındaki farkın YEKDEM’e gelir olarak kaydedilmesini destekleyen yeni bir düzenlemeyle birlikte lisans bedeli istenmesi söz konusu. Bu durumu 7 bin Megawat kurulu güce ulaşmış lisanssız GES yatırımcılarını Lisanslı olarak devam etmeleri halinde eski kanuna göre gelirlerini düşürücü nitelikte bir düzenleme olarak değerlendiriyor ve temkinli yaklaşıyoruz. Bu düzenlemenin yeniden değerlendirilmesi için gerekli girişimlerde bulunacağız. Daha evvel yatırımları eski kanuna göre yapmış olanlar planladıkları geliri elde edemeyecekleri için, bu son değişikliğin yatırımcıları olumsuz yönde etkileyebileceği düşüncesindeyiz.” ifadelerini kullandı.

“Sanayici lisansız santraller için hangi bölgelerin belirlendiğinin açıklanmasını bekliyor”

Lisanssız GES’lerle ilgili yeni kapasite konusunda sektörün heyecanlı bir bekleyiş içinde olduğunu belirten Özdemir, “İki hafta önce Sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Alparslan Bayraktar bir açıklama yaptı ve 7 bin 500 Megawat lık yeni bir trafo kapasitesinin lisanssız santraller için devreye alınacağını söyledi. Sektör olarak hangi bölgelerde, ne kadar kapasitenin açılacağını dört gözle bekliyoruz. Sanayicimiz kapasite açıklamalarına göre proje geliştirsin ve kendi tüketimi için santral yapmaya başlasın. Çünkü 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren Avrupa’ya ihracat yapacak firmalara uygulanacak sınırda karbon düzenlemeleri için zamanımız kalmadı.” dedi.

“İmar, Ruhsat ve ÇED Süreçleri Kısaltılmalı”

Sektörün sorunlarına da dikkat çeken Özdemir, “GES’ler çoğunlukla imar düzenlemelerinin neredeyse hiç olmadığı bölgelerde yapılıyor. Yatırımcılar 1/25.000, 1/100.000 ölçekli haritaları sıfırdan yapmak zorunda kalıyor. Bu da imar, ruhsat ve ÇED süreçlerini çok uzatıyor. Bu süreçlerin kısaltılması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü tüketim ihtiyacımızı karşılayacak olan elektrik enerjisinin fosil yakıtlardan elde etme zamanı geçti. Elektrikli araçlar hayatımıza girdi. 2023’ün sonunda 67 bin tane elektrikli aracımız oldu. 2022 sonunda 6 bin adetti, bu süreçte 10 kat arttı. 2024’ün sonunda 200 bin elektrikli aracın Türkiye’de yollarda olması bekleniyor. Elektrikli araçların şarj edilebilmesi için enerjiye ihtiyacımız var. Bu elektriği fosil yakıtlardan elde ettiğimiz takdirde dönüşüme faydası yok şarj ağı elektriğinin mutlaka yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanması ve bunun için gerekli teşvik düzenlemelerinin yapılması gerekmekte. İmar kanunda Kentsel dönüşüme sağlanan ayrıcalıklar ve izin süreçlerini kısaltıcı düzenlemeler sektörümüz için de sağlanmalı.” dedi.

“Güneş ve elektrikli araç sektörü 7-9 Kasım’da Tüyap’ta aynı çatı altında buluşuyor”

Özdemir, güneş sektörü ve elektrikli araç sektörleri arasındaki sinerjiyi geliştirmek adına GENSED olarak Solis Fuarcılık ile birlikte güneş enerjisi ve enerji depolama ile elektrikli araçlar ve ilgili sektörleri buluşturan Solar+Storage NX Fuarı ve NextGen E-Mobility + Charge Expo & Summit Fuarı ve Zirvesi’ni düzenlediklerini belirtti ve bu yıl fuarların 7-9 Kasım 2024 tarihleri arasında İstanbul’da Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenleneceğini duyurdu.

Durak Tekstil geniş ve zengin ürün gamıyla Azerbaycan tekstil endüstrisinde gücünü artırıyor

İhracat pazarlarına dönük çalışmalarını hızlandıran Durak Tekstil, Azerbaycan’da gerçekleştirdiği Müşteri Buluşması’nda hem geniş ve gelişmiş ürün gamını tanıttı hem de üreticiler için güvenilir bir partner olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin lider endüstriyel dikiş ve nakış iplikleri üreticisi Durak Tekstil, küresel pazardaki büyüme stratejisini güçlü ve emin adımlarla sürdürüyor. Firmanın Azerbaycan distribütörü Aydınlar Makine ile organize ettiği Müşteri Buluşması’na bölgenin önde gelen 60’tan fazla tekstil üreticisi katıldı. Etkinlikte hem Durak Tekstil ürün portföyündeki dikiş ve nakış ipliklerine ilişkin sunumlar yapıldı hem de uygulamalara dönük ilham verici görüşmeler gerçekleştirildi. 3 saati aşkın süren buluşmada Aydınlar Makine firma sahibi Aydın Abbasov, Durak Tekstil adına Durak Tekstil Yurt Dışı Satış DirektörüEfe Oran ve Durak Tekstil Pazarlama Direktörü Yiğit Durak sunum yaparak, endüstri profesyonellerinin sorularını yanıtladılar.

10 Ocak’ta düzenlenen Durak Tekstil Azerbaycan Müşteri Buluşması’nın ilk bölümünde Aydın Abbasov, Aydınlar Makine’yi tanıtan bir sunum yaptı. Bu konuşmayı takiben Efe Oran katılımcıları Durak Tekstil’in tarihçesi, günümüzdeki üretim ve pazarlama gücü ile gelecek vizyonu hakkında bilgilendirdi. Katılımcılar Yiğit Durak’ın firmanın fark yaratan AR-GE çalışmaları ve pazardaki yenilikleri hakkındaki konuşmasını büyük bir merak ve dikkatle dinlediler. Azerbaycan’da ilk kez bir müşteri buluşması etkinliği düzenlediklerini söyleyen Durak, gördükleri ilgiden dolayı çok memnun olduklarını ve büyük bir gelişme gösteren Azerbaycan tekstil endüstrisi ile doğrudan görüşmenin çok yararlı sonuçlar yarattığını söyledi.

Azerbaycan ile Türkiye’nin hem tarihi hem de kültürel olarak çok yakın ilişkilere sahip olduğuna değinen Durak, ‘tek millet iki devlet’ şeklinde belirtilen bu yakınlığın ticari bağlamda da büyük bir potansiyel taşıdığını ifade etti. Kendilerini yabancı bir ülkede değil, evlerinde gibi hissettiklerini dile getiren Durak; “Azerbaycanlı üreticiler ve Azerbaycan pazarı Türkiye’ye ve Türk ürünlerine dönük büyük bir sempati taşıyor. Birçok insanın Türkiye Türkçesi’ni konuşuyor olması da iş yapma sürecimizi hızlandırıyor. Dolayısıyla kültürel benzerliklerimiz bize daha fazlası için ortak bir zemin yaratıyor” dedi.

Durak Tekstil, iplikleriyle birçok farklı sektörün çözüm ortağı

Durak Tekstil Azerbaycan Müşteri Buluşması’nda denim, spor giyim, nakış ve ayakkabı endüstrilerinden önde gelen üreticilerin temsilcileri hazır bulundu. Azerbaycan iç pazarının yanı sıra Rusya ve Türk Cumhuriyetlerine ihracata yönelik çalışan firmaların kalite odaklı çözüm arayışlarına yanıt veren Durak Tekstil, halihazırda bu pazarda konumunu güçlendirmeye devam ediyor. “Bölgede müşterilerimizle gerçekleştirdiğimiz bu ilk buluşma çok yararlı oldu. Etkinliğimize katılan profesyonellere kendimizi ve ürünlerimizi anlatmanın yanı sıra, onların beklentilerini de öğrenerek yapılabilecek iş birlikleri üzerine yararlı görüşmeler gerçekleştirdik” diyen Yiğit Durak, sözlerini şöyle sürdürdü; “Dikiş ve nakış ipliklerimizin kalitesi kadar teknik özelliklerine ve uygulama olanaklarına ilişkin merak edilen neredeyse bütün noktalara değinme fırsatı bulduk. Kaliteyi temel alma noktasında Azerbaycan tekstil endüstrisi ile aynı değerleri paylaşıyoruz ve stratejik partnerlik için bunun vazgeçilmez olduğunu biliyoruz. Müşteri buluşmamızda birçok farklı uygulamaya dönük AR-GE ürünü ipliklerimizi tanıttık, beklentimizin üzerinde gerçekleşen ilgi bize pazar için güçlü bir projeksiyon sağladı.”

Türkiye’nin ilk iletken ipliği Durak SilverPro Azerbaycan’da takdir edildi

Birçok sektöre hitap eden zengin bir ürün portföyüne sahip bulunan Durak Tekstil’in Azerbaycanlı üreticilerle buluştuğu etkinlikte öne çıkan ürünlerden biri, Türkiye’nin ilk yerli ve milli iletken dikiş ipliği Durak SilverPro oldu. Yiğit Durak, 2020 yılında başlayan yoğun AR-GE çalışmaları ile geliştirilen ve kısa bir süre önce pazara lanse edilen bu iletken ipliğin teknik uygulama alanlarında çığır açacağını söyledi. Durak; “Otomotivden modaya, ev tekstillerinden iş ve güvenlik kıyafetlerine, sportif ürünlerden medikal tekstillere kadar onlarca farklı akıllı tekstil uygulaması için başarısını ispatlayan bu son inovasyon ürünümüz Azerbaycanlı kullanıcılarımızın dikkatini çekmeyi başardı. Belirli düzeyde elektriksel iletkenlik sağlayan bu dikiş ipliklerimiz ile tekstil yüzeyler (kumaş, deri, kompozit, vb.) fonksiyonel hale geliyor. Endüstri 4.0, akıllı tekstiller ve giyilebilir teknolojiler ile yapay zekanın konuşulduğu günümüzde Durak SilverPro birçok yeni farklı kullanım için neredeyse sınırsız fırsatlar sunuyor” diye konuştu.

Azerbaycan yönetimi yatırımları destekliyor

Başta Cumhurbaşkanı İlham Aliyev olmak üzere, Azerbaycan yönetiminin üretimin geliştirilmesi kapsamında yatırımları desteklediğine dikkat çeken Yiğit Durak, özellikle tekrar Azerbaycan’ın bağımsız toprakları arasına katılan Karabağ bölgesinin kalkındırılmasına dönük çalışmalara odaklanıldığını söyledi. Durak Tekstil’in geniş ve gelişmiş ürün gamının yanı sıra güvenilir bir partner olarak Azerbaycan pazarında kendini konumlandırdığını belirten Durak; “Yatırım demek elbette bütçe anlamına geliyor ve fiyat bazlı bir rekabet kaçınılmaz oluyor. Ancak, buradaki profesyonellerin ‘Durak iplikleri bir yana, diğerleri bir yana’ demesi bizim için çok anlamlı. Kalite ve marka algısı ile pazarda ayrıştığımızı hissettik. Önümüzdeki dönemde burada yapacağımız pazar çalışmalarıyla bu marka algısını daha da güçlendireceğiz” diye konuştu.

Etkinliğe Azerbaycan’ın seçkin moda markalarından ve Durak Tekstil ipliklerini kullanan Taylor’s Home firmasının direktörü Aynur Abbasova ve tasarımcısı Fakhriyak Halafova da katıldı. Moda sektöründe güçlü konumda bulunan bu iki isim yaptıkları konuşmalarda, 14 yıldır memnuniyetle Durak Tekstil ipliklerini kullandıklarını dile getirerek, markaya duydukları güvenin altını çizdi.

Otomotiv yıla rekorla başladı,en yüksek ocak ayı ihracatına imza attı

OİB verilerine göre Türkiye otomotiv endüstrisi ocakta yüzde 2,5 artışla 2,8 milyar dolar ihracata imza attı. Ülke ihracatında ilk sırada yer alan sektörün payı ise yüzde 16,2 oldu.  

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik: “Yılın başında sektör tarihindeki en yüksek ocak ayı ihracatına ulaştık. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ve Otobüs Minibüs Midibüs ihracatı çift haneli arttı. İtalya, Slovenya ve Romanya’ya yüksek oranlı artışlar kaydettik.”

 

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, Türkiye otomotiv endüstrisinin ocak ayı ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre %2,5 artışla 2,8 milyar dolar oldu. Toplam ihracattan %16,2 pay alan sektör yine ilk sırada yer aldı. 

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Bu yılın ilk ayında otomotiv endüstrisi tarihindeki en yüksek ocak ayına ulaştık” dedi. Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ve Otobüs minibüs midibüs ihracatı çift haneli arttı. İtalya, Slovenya ve Romanya’ya yüksek oranlı artışlar kaydettik” dedi.  

Tedarik endüstrisinde yüzde 3 artış 

En büyük ürün grubu Tedarik Endüstrisi ihracatı ocakta %3 artarak 1 milyar 171 milyon USD oldu. Binek Otomobil ihracatı %13 azalarak 773 milyon USD, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı %27 artarak 505 milyon USD, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı %61 artarak 161 milyon USD olurken, Çekiciler ihracatı da %10 azaldı. 

Tedarik endüstrisinde en büyük pazar olan Almanya’ya ihracatta %2 oranında düşüş görülürken, önemli pazarlardan ABD’ye %21, Birleşik Krallık’a %15, Romanya’ya %49, Fas’a %31, Çekya’ya %23 ihracat artışı, İspanya’ya ise %16 ihracat düşüşü yaşandı. 

Binek otomobillerde önemli pazarlar olan Birleşik Krallık’a %24, Fransa’ya %11, İspanya’ya %42, Polonya’ya %43, Slovenya’ya %38, Belçika’ya %21 ihracat düşüşü görülürken, İtalya’ya %85, Almanya’ya %20, Hollanda’ya %47, Cezayir’e %100 ihracat artışı oldu. 

Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda en fazla ihracat yapılan ülke olan Birleşik Krallık’a %60, önemli pazarlardan Slovenya’ya %72, İtalya’ya %35, Fransa’ya %45, Belçika’ya %55 ihracat artışı yaşanırken, İspanya’ya %68, ABD’ye %100 ihracat düşüşü görüldü. 

Otobüs-Minibüs-Midibüs ürün grubunda ise en fazla ihracat yapılan ülke olan İspanya’ya %132, Almanya’ya %29, Birleşik Krallık’a % 270 ihracat artışı yaşandı.  

Almanya en büyük pazar

En büyük pazar olan Almanya’ya 417 milyon USD’lik ihracat yapılırken, Birleşik Krallık 333 milyon USD’lik ihracat rakamı ile ikinci büyük pazar oldu. Bu ülkeye yönelik otomotiv ihracatı geçen yıla göre %11 arttı. Üçüncü büyük pazar olan Fransa’ya ise %4 azalarak 272 milyon USD ihracat oldu. Geçen ay İtalya’ya %31, Slovenya’ya %19, Romanya’ya %19, Fas’a %39, Portekiz’e %41, Cezayir’e %424 ihracat artışı görülürken, İspanya’ya %22, ABD’ye %21, İsrail’e %14, İsveç’e %48 ihracat düşüşü yaşandı.  

AB Ülkelerine ocakta yüzde 1 artış 

Geçen ay Avrupa Birliği ülkeleri %67,5 pay ve 1 milyar 877 milyon USD ile ülke grubu bazında ihracatta yine ilk sırada yer aldı. AB ülkelerine yönelik ihracat %1 arttı. Diğer Avrupa Ülkelerine %12, Afrika Ülkelerine de %35 ihracat artışı yaşandı. 

Dünyanın kuru meyve ambarı Türkiye kuru meyve ihracatını Ocak ayında yüzde 26 artırdı

Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023 yılını başarıyla geride bırakan Türk kuru meyve sektörü 2024 yılı Ocak ayında yüzde 26 artışla 160 milyon dolarlık ihracata imza attı. Sektör, 2024 yılı sonu için belirlediği 1,8 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için büyük bir adım atmış oldu.

Türkiye’nin kuru meyve ihracatının yüzde 60’ına imza atan Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ise Ocak ayında daha başarılı bir grafik ortaya koydu. İhracatını yüzde 38’lik artışla 67 milyon dolardan 92,5 milyon dolara taşıyan EKMİB, EİB bünyesindeki 12 ihracatçı birliği arasında ihracat artış rekortmeni oldu.

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Işık, “Türkiye’nin kuru meyve ihracatı Ocak ayında miktar bazında yüzde 2 arttı, değer bazında yüzde 26’lık artış gösterdi. Ege’de ise daha başarılı bir grafik ortaya koyduk. Türkiye genelinin üstünde bir performans sergiledik.  Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz yüzde 38’lik artışla 67 milyon dolardan 92,5 milyon dolara taşırken EİB bünyesinde ihracat artış rekortmeni olduk. Yıllık ortalama 500 bin ton kuru meyve ihraç ediyoruz. Dünyanın kuru meyve ambarıyız. Kuru meyve sektörü olarak, 2024 yılında Türkiye genelinde 1,8 milyar dolara, Ege Bölgesi’nde 1,1 milyar dolara ulaşmayı hedefliyoruz.” dedi.

Başkan Işık, Türk kuru meyve sektörü olarak 2024 yılının ilk ayında 103 ülkeye ihracat yaptıklarını anlatarak sözlerine şöyle devam etti:

“Türkiye geneli en çok ihracat yaptığımız ülkeler arasında bulunan Almanya’ya yüzde 23 artışla 20 milyon dolar, ABD’ye yüzde 58 artışla 16 milyon dolar, Birleşik Krallık’a yüzde 26 artışla 13 milyon dolar, İtalya’ya yüzde 40 artışla 8 milyon dolar, Hollanda’ya 7 milyon dolar, Avustralya’ya yüzde 85 artışla 6 milyon dolar, Japonya’ya yüzde 104 artışla 5,5 milyon dolarlık ihracat yaptık.”

Mehmet Ali Işık, “Ocak ayında ihracatımızın yüzde 37 artışla 41 milyon dolarını kuru üzüm, 37 milyon dolarını kuru kayısı, yüzde 58 artışla 33 milyon dolarını incir, yüzde 198 artışla 21 milyon dolarını antep fıstığı, 7 milyon dolarını diğer meyve kuruları, yüzde 25 artışla 5 milyon dolarını diğer kavrulmuş meyveler, 5 milyon dolarını bademler, yüzde 141 artışla 2,6 milyon dolarını çamfıstığı, yüzde 25 artışla 2,4 milyon dolarını leblebi,  2,3 milyon dolarını ceviz, 860 bin dolarını kayısı ve zerdali çekirdeği, yüzde 16 artışla 684 bin dolarını elma kurusu, 298 bin dolarını erik kurusu oluşturdu. dedi.

Başkan Işık, “Uzakdoğu ve Asya-Okyanusya ülkelerine ihracatımız 19 milyon dolara yükseldi. Çin’e yüzde 97, Güney Kore’ye yüzde 153, Hong Kong’a yüzde 70, Endonezya’ya yüzde 448 ihracat artışı kaydettik. Tayan da astronomik ihracat artışı yaşadığımız bir diğer ülke oldu. Türk kuru meyve sektörü olarak 2024 yılı için 1,8 milyar dolar ihracat hedefi belirledik. Üretim ve ihracatta dünya liderliğimizi 2024 yılında da koruyacağız.” diyerek sözlerini noktaladı.

 

Yazar - Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu -----Davut Güleç Kimdir ? -----

İlginizi Çekebilir

Ekonomi-teknoloji haberleri, TUİK verileri (29.01.2024)

Gelir Dağılımı İstatistikleri, 2023 Gelir Dağılımı İstatistiklerinin hesaplandığı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması 2023 yılı …