Ekonomi-teknoloji haberleri, TUİK verileri (26.05.2023)

Ulusal Eğitim İstatistikleri, 2022

KAYSERİ TİCARET ODASI’NDAN DUBAİ’YE ÇIKARMA!

 Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, Yönetim Kurulu Üyeleri ve mobilya sektörü firma temsilcilerinden oluşan heyet, Dubai’ye çıkarma yaptı.

 Kayseri Ticaret Odası heyeti, Dubai INDEX 2023 Mobilya ve Dizayn Fuarı Yurt dışı iş gezisi programı kapsamında T.C. Dubai Başkonsolosumuz Onur Şaylan ile Ticaret Ataşeleri Hacı Hasan Kaygısız, Ersoy Erbay ve Muhammed Emin Erkal’ı ziyaret etti.

Ziyarette, Dubai Ticaret Ataşeliği tarafından yapılan sunumda, Birleşik Arap Emirlikleri ile alakalı kapsamlı bir bilgilendirme yapılarak, ihracat odaklı büyüme hedeflerimiz kapsamında ticari ilişkilerimizi geliştirebilmek adına Dubai’deki yatırım olanakları ve ticari faaliyetler hakkında karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu.

Kayseri Ticaret Odası heyetinde, Başkan Ömer Gülsoy, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Köksal, Yönetim Kurulu Üyeleri Erol Sırıklı, Ahmet Emre Sönmez ile Kayseri’den mobilya sektöründen Dubai INDEX 2023 Mobilya ve Dizayn Fuarı’na katılan firma yetkilileri yer aldı.

Ziyaret sonunda Başkan Ömer Gülsoy, T.C. Dubai Başkonsolosumuz Onur Şaylan ile Ticaret Ataşeleri Hacı Hasan Kaygısız, Ersoy Erbay ve Muhammed Emin Erkal’a Kayserispor forması ile plaket takdim etti. Ziyaret günün anısına İş Hayatında ve Sosyal Yaşamda Zarafet Eğitimi ProgramıTürkiye’nin alanındaki ilk ve tek eğitim programı…21. yüzyıl, hem kişisel gelişimde hem yönetimde ve liderlikte hem de kurum kültüründe farklı dinamikleri kabullenme ve kendi değerlerimiz ile birlikte uygulama ve geliştirme gibi denge değişimlerinin yaşanmasına vesile oldu. Artık bilgiye sahip olmak değil, sahip olduğumuz bilgiyi nasıl sunduğumuz önem kazandı. Bilginin nasıl sunulduğu noktasında da iletişim kaynaklarının inceliklerini bilmek en önemli unsur haline geldi. Şu an tüm dünya bu gücü kullanmakta ve hem iş hayatında hem de sosyal yaşamda başarıyı yakalamak isteyenler, rekabet dünyasında bir adım öne çıkmak isteyenler ve kalabalıklar içerisinde fark edilir olmak isteyenler zarafet kurallarını öncelikler listesinde üst sıralara taşımaktadırlar.hatıra fotoğrafı çekimiyle son buldu.

Teknik hizmetler, satın alma karar süreçlerinde en ön sıralarda…  

Lidya Grup Genel Müdür Yardımcısı Aykut Savbol, “Dünya standartlarının üzerinde teknik servis hizmeti veriyoruz ve bunu Türk iş aşkı ile harmanlayarak sağlıyoruz”

Dijital baskı sektörünün lideri Lidya Grup, temsil ettiği Xerox, Epson, Efi, Kongsberg, Sutec global markaları, bilgi birikimi, tecrübesi, organizasyon yapısı ve finansal gücü ile Türkiye’de liderliğe otururken, EMEA (Avrupa, Ortadoğu, Afrika) bölgesinin sayılı birkaç firmasından birisi olarak konumlanıyor. Dünya standartlarının üzerinde teknik servis hizmeti veren Lidya Grup’un başarısı, ülkemizin en ücra köşelerinde bile aynı standart ve kalitede ve kesintisiz hizmet vermesiyle farklı bir düzeye erişmiş durumda.

Lidya Grup’un ülkemizin ve bulunduğumuz coğrafyanın en yetkin teknik servislerinden birisi olduğunu ifade eden Lidya Grup Genel Müdür Yardımcısı Aykut Savbol, şunları söyledi:

“Teknoloji çağındayız ve teknolojilerin ilerlemesiyle artık ekipmanlar arasındaki yetkinlikler ve özellikler birbirine çok yaklaştı. Beğenilen bir marka olmaktan tercih edilen olmaya doğru gerçekleşen yolculukta, teknik hizmetlerin önemi en ön plana çıktı ve satın alma tercihlerini direk etkiler oldu. Artık şöyle diyoruz; Ürün kalitesi dikkati çeker, servis kalitesi ise değer katar. Dünyada pek çok iş standartlaşmış, belirli kurallar ve prosedürler çerçevesinde icra edilirken, ülkemiz insanı önyargılar, tarihsel bilinçaltı engeller, jeopolitiğimizin neden olduğu krizler nedeniyle bu standartların dışındaki şartlarda iş yapmak zorunda. Bu durum bizleri daha mücadeleci olmaya, daha yaratıcı düşünmeye mecbur bırakıyor. Sonuç; biz her şeyi daha iyi, daha kaliteli ve de daha ekonomik yapmak zorundayız.” dedi.

Türk insanı bir şekilde tüm olumsuzluklara karşı özgün çareler üretiyor

Türk insanın bir şekilde tüm olumsuzluklara karşı özgün çareler üretmeye çalıştığına vurgu yapan Aykut Savbol, şunları kaydetti:

“Avrupa’da ve Amerika’da işlerin kuralları ve prosedürleri bellidir ve süreçte görev alan herkes bu kapsamda işlerini yaparlar.  Bu durum bazen avantaj gibi gözükse de, işin içine müşteri ihtiyaçlarının çeşitliliği ve zaman baskısı girdiğinde standart kurallar ve işleyişler eksik kalıyor. Bizler işte burada Türk iş mantığına uygun çözümler ekleyerek açık ara öne geçiyoruz. Örneğin, yurtdışında bir teknisyen mesaisi bitince veya gereken yedek parça yoksa makineye müdahalesi ertelenir. Türkiye’de ise bizler gerekirse sabaha kadar çalışarak, yedek parça gelene kadar makineyi nasıl çalıştırabilirim kafası ile yoğun emek ve mesai harcayarak, bir şekilde imkansızlıklara karşı çaresini buluruz. Lidya Grup olarak, dünya standartlarının üzerinde teknik servis hizmeti veriyoruz ve bunu Türk iş aşkı ile harmanlayarak sağlıyoruz. Bizde “Şu Çılgın Türkler” bitmez. Lidya olarak, kendi sektörümüzde “Şu Çılgın Türkler” arasındayız. Ve bununla gurur duyuyoruz” diye konuştu.

Satın alma maliyetini unutun, toplam sahip olma maliyetine bakın…

Günümüz dünyasında, alternatiflerin ve teknolojilerin yarıştığı yerde müşterilerin çok bilinçli olması gerekiyor. Alacağı ürün ile ilgili bilinç düzeyi eksik müşteri yüksek bedeller ödeyerek ihtiyacı dışında ya da ihtiyacının altında ürün seçebilir. Sadece ürün fiyatına bakıp tercih yapıldığında aslında ucuz değil, çok pahalı bir tercih de yapılmış olabilirler.

“Özellikle bizim sektörümüzde her hangi bir ürünü satın alırken, ürünün sadece satın alma maliyetine değil, toplam sahip olma maliyetine bakılması gerekiyor” diyerek sözlerini sürdüren Aykut Savbol, şunları anlattı:

“Bir ürünün satış fiyatı, başlangıçta daha ekonomik olabilir. Ancak bir ürünü alırken, satın alma maliyetinden öte, toplam sahip olma maliyetine bakılmalıdır ve bu konu masaya yatırılmalıdır.

Satın alınan ürünün fiyatının yanında, satış sonrası hizmet kalitesi ve yaygınlığı, ürünün ömrü, çalıştırma maliyetleri, enerji tüketimi hatta sağlığa etkisi gibi faktörler değerlendirilmez ise uzun vadede kar değil zararın ortaya çıktığı görülür. Nitekim, dijital bir baskı makinesinin sürdürülebilir şekilde çalışması, sunulacak teknik servis hizmetinin uzman ekipler tarafından kesintisiz ve kaliteli bir şekilde alınması, makinelerin uzun ömürlü olması, işletmelere değer ve kar sağlar. Müşteriler ve iş insanları bu konuda ciddi bir farkındalığa sahiptir ve yaşadıkları tecrübelerin paralelinde, özellikle de bir dijital baskı makinesi satın almadan önce, kendilerine sunulacak teknik servis hizmetinin kalitesini değerlendirmektedirler. Eğer, teknik servis hizmetlerin yetersiz ve organize olmadığı durumlarda;  işlerini kesintisiz yapamayacaklarını, makinelerinin ömrünün kısalacağını ve makinenin ikinci el değerinin çok düşeceğini bilmektedirler.” dedi.

Deneyimli teknik kadrosu ve güçlü organizasyon yapısı bulunuyor

Lidya Grup’un deneyimli teknik kadrosu ve güçlü organizasyon yapısıyla, cihazlarda olası bir arıza oluşmadan müdahale eden proaktif bir servis standartlarının bulunduğuna dikkatleri çeken Aykut Savbol, konuşmasına şöyle devam etti:

“Dijitalleşen dünyada artık baskı makineleri de internet dünyasına bağlanmış durumdadır. Bu bağlantı onların daha hızlı servis almasını, arıza ve ihtiyaçlarını insana gerek duymaksızın bildirmesi, yaptığı faaliyetleri raporlaması, uzaktan servis alma imkanına kavuşmaları anlamına geliyor. Lidya Grup, bir pc gibi çalışan cihazları için deneyimli analist ekipleri ile bu bağlantının sürekli olmasını sağlıyor. Lidya olarak tecrübelerimizden yola çıkararak, dünya standartlarının üzerindeki teknik servis hizmetimize ek olarak, cihaz kullanıcılarının eğitimini birinci planda tutan, cihazları arızalı olmadığı zamanlarda da izleyerek henüz olası bir arıza oluşmadan müdahale eden ve arıza sıklığını azalan proaktif bir servis standardını sunuyoruz. Uzun yıllar grubumuzda çalışan tecrübeli ve deneyimli teknik servis ekiplerimiz ile ülkemiz geneline hizmeti sanata dönüştürme mottosuyla hizmet vermeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

YILIN OTOMOBİLİ YARIŞMASI İÇİN TEST SÜRÜŞLERİ TAMAMLANDI

Otomotiv Gazetecileri Derneği (OGD) tarafından kesintisiz olarak 8’inci kez düzenlenen “Türkiye’de Yılın Otomobili 2023” yarışmasının sondan bir önceki etabı olan test sürüşleri gerçekleştirildi.

OGD üyeleri haziran ayındaki ikinci oylama öncesinde gerçekleştirecekleri test sürüşü için Intercity İstanbul Park’ta bir araya geldi. Üyeler 7 finalist otomobil olan BMW X1, Dacia Jogger, Hyundai IONIQ 5, Nissan X-Trail, Opel Astra, Peugeot 408 ve Toyota Corolla Cross’u test ettiler. Düzenlenen test sürüşü etkinliğinde otomobillerin yol tutuş, ergonomi, yakıt tüketimi, emisyon oranları, güvenlik, donanım seviyesi ve fiyat-performans özellikleri değerlendirildi.

Test sürüşünün ardından final oylaması sonucunda en fazla puan alarak kazanan aday, 13 Haziran 2023 Salı günü düzenlenecek ödül töreninde açıklanacak.

Bosch Car Service, Bridgestone, Intercity, Shell Helix Motor Yağları ve TÜVTÜRK sponsorluğunda gerçekleşen “Türkiye’de Yılın Otomobili 2023” yarışmasında ayrıca, “Yılın Tasarımı”, “Yılın Basın Lansmanı” ve “Yılın İnovatif Projesi” dallarında da ödül verilecek.

Depo krizi kapıda!

Eğer çok acil planlı ve kurumsal tedbirler alınmazsa, Türkiye’yi ciddi bir depo darboğazı bekliyor.  Hızla artan ve globalleşen e-ticaret, uzaktan konsolide ve yakında depolama alanı ihtiyacını artırıyor.

Göçmenlerle birlikte yaklaşık 95 milyonu aşkın insanın yaşadığı Türkiye’de, kayıt altındaki depolama alanı 20 milyon metrekare (m2) bile değildir. Bunun da 12 milyon m2’si Kocaeli-İstanbul-Çatalca hattında yer alıyor. Türkiye’de kişi başına 0,5 m2 depolama alanı düşmüyor. Gelecek 5 yıl içinde, 25 milyon m2 ilave depolama alanına ihtiyaç duyulacaktır.

ABD ve Avrupa’da kişi başı depolama alanı ülkemizden fazla

Dünyanın sayılı lojistik teknolojilerinden birisi haline gelen Tırport’un kurucusu Akın Arslan’ın tecrübesi ve iş zekası liderliği, Türkiye’de depoculuğun önde gelen uzmanlarından Oruç Kaya’nın ortak akıl ve güç birliğiyle Mart ayında canlıya geçen dijital akıllı depolama platformu DepOrtak, sahip olduğu teknolojilerle sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da da farkını gösterecek oldukça iddialı çözümler getiriyor.

DepOrtak’ın tahminlerine göre Türkiye genelinde toplam depolama alanı, OSB’leri, fabrikaları, toptancıları, perakendecileri, ithalatçıları ve lojistik firmalarını kapsayacak şekilde “bugün itibariyle yaklaşık 20-25 milyon m2 civarındadır. İngiltere, Almanya, ABD ve Avrupa geneli “kişi başı depolama alanı (m2/kişi)” verileri örnek alınırsa, bugün itibariyle Türkiye’de 40-60 milyon m2 depolama alanı ve GCCA Global Cold Storage Capacity Raporu referans alınırsa 35-40 milyon m3 “sıcaklık kontrollü” depolama alanı olmalıdır. Nüfusun gelişimine paralel olarak Türkiye geneli için her yıl 500.000 m2 ve 1.000.000 m2 ve örneğin İstanbul için her yıl 105.000 m2 – 400.000 m2 depolama alanı eklenmesi gerekmektedir.

Avrupa’nın tedarik zinciri olabilecek Türkiye’de, depolama alanı ihtiyacı artacak

Pandemi ve sonrası yaşanan tedarik zinciri sorunlarının, tedarik için sıklet merkezinin tüketime daha yakın olması gerektiğini ortaya koyduğunun altını çizen DepOrtak Kurucu Ortağı Oruç Kaya, şunları söyledi:

“Türkiye, özellikle Avrupa’nın tedarik zinciri ülkesi olmak için en doğru ülkedir. Bu durumda depolama alanı ihtiyacı, Türkiye’de çok daha fazla olacaktır. Türkiye Avrupa için bir yakında üretim (NearShore) ülkesi konumundadır. Depolama alanı ihtiyacını artıracak bir diğer unsur ise e-ticaretin, beklenenden daha hızlı gelişmesi ve büyümesidir. E-ticaret hacmi ile birlikte hem kullanıcı sayısı, hem de e-ticaret üzerinden satış yapan firma/işletme sayısı artmaktadır. Örneğin, e-Ticaret Bilgi Platformu verilerine göre; 2019 yılında 136 Milyar TL olan e-ticaret hacmi, 1,3 Milyar adet olan sipariş sayısı ve 68.457 adet olan işletme sayısı, 2022 yılında 800 Milyar TL hacme, 4,8 milyar adet siparişe, 548.688 işletmeye çıkmıştır.  Siparişlerde dönen ürünlerin yaklaşık %50’si depolama alanı ihtiyacı olan ürünlerden oluşmaktadır. Evlere/ofislere her gün milyonlarca kargo teslim edilir hale gelmiştir.” dedi.

e-Ticaret, artık tüketiciye yakın olmak ve kısa zamanda teslimat için çözümler arıyor

e-Ticaretin %90’nın lojistik ve özellikle depolarda yapılan “fulfillment” işlemleri olduğunu anlatan Oruç Kaya, konuşmasına şöyle devam etti:

“e-Ticaret, artık tüketiciye çok daha yakın olmak ve çok daha kısa sürede teslimat yapmak için çözümler arıyor. Müşterilerinin çok daha kısa sürede teslimat isteği giderek güçleniyor. Peki, mevcut lojistik yapılanma ile örneğin “2 saatte” teslimat yapılabilir mi? Hem yeterli organize “depo yok”, hem de “depolama alanı” ihtiyacı hızla artıyor. Peki depolama alanları, yeterli değil mi ki bu sorun yaşanıyor ve ayrıca depolama alanın ihtiyacının, kısa sürede karşılanması mümkün mü? Yeterli değilse “kısa sürede” çözüm nedir?  Günümüzde, klasik depolar konvansiyonel kontrat yönetimi ile %85-90 seviyelerinde doluluğa ulaştıklarında aslında gizli “tam dolu” statüsüne geçerler. Oysaki talepler, gerçek-zamanlı, konum-tabanlı yönetilebilir ve yönlendirilebilirse bu boşluk alanlardan yüzbinlerce m2 ilave depolama alanı yaratılabilir. DepOrtak’ın “Gri Depolama” olarak adlandırdığımız çözümü ile lojistik firmalarının depoları haricinde kalan uygun alanların, depolama amaçlı olarak kullanılması mümkün hale geliyor. Tıpkı uçaklarda artık boş koltukların yönetilmesi gibi. İşte AirBnb’nin depolama modeli gibi geçtiğimiz aylarda canlıya geçen teknoloji girişimimiz DepOrtak, tam da bu derde derman oluyor. Yüzlerce depoyu dijital olarak birbirine bağlıyor ve onların boşluklarının canlı ve gerçek zamanlı olarak tek merkezden yönetilmesini sağlıyor.” şeklinde konuştu.

“Yakın Gelecekte Dünya ve Türkiye” panelinin konukları Daron Acemoğu ve Steve Hanke

Cumhuriyetimizin 100. Yılında dünyanın en önemli üç iktisatçısı “Yakın Gelecekte Dünya ve Türkiye” paneline buluşuyor

Maliye Hesap Uzmanları Vakfı (HUV), Cumhuriyetimizin 100. Yılında dünyanın en önemli üç iktisatçısını “Yakın Gelecekte Dünya ve Türkiye” konulu panelde bir araya getiriyor.

Sabacı Üniversitesi Finans Kürsüsü Başkanı Prof. Dr. Özgür Demirtaş’ın moderatörlüğünü üstlendiği panelin konuşmacıları Johns Hopkins Üniversitesi’nden

Prof. Dr. Steve Hanke ile Massachusettes Üniversitesi’nden Prof. Dr. Daron Acemoğlu olacak.

Açılış konuşmasını Maliye Hesap Uzmanları Vakfı (HUV) Başkanı ve Eren Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Eren’in yapacağı panel 3 Haziran 2023 Cumartesi günü, 10:00-13:00 saatleri arasında Conrad Bosphorus Hotel’de düzenlenecek.

Maliye Hesap Uzmanları Vakfı (HUV) uzun zamandır ekonomi alanında çeşitli etkinliklerin yanı sıra seçkin konuşmacıların katıldığı paneller düzenlemekte ve iş, akademi, medya dünyasından birçok seçkin ismi bir araya getirmektedir.

29 Mayıs 1945 tarihinde kurulan ve 2011 yılında hukuki varlığı kaldırılan Hesap Uzmanlığının ilke ve değerlerini yaşatan ve 1993 yılında kurulan Maliye Hesap Uzmanları Vakfının (HUV), en önemli misyonunu, 78 yıllık Hesap Uzmanlığının yeniden hayata geçirilmesi olarak belirlemiştir.

Maliye Hesap Uzmanları Vakfı (HUV), üniversitelerle işbirliği içerisinde bugüne kadar 5 kitap yayımlamıştır ve TÜSİAD ile birlikte hazırladığı 6’ıncı kitap ise yakında yayımlanacaktır.

Suudi Arabistan ve Fas’tan İzmir mobilyasına yoğun ilgi 

10 milyar dolar ihracat ile dünyanın ilk 5 ihracatçısı içinde yer almayı hedefleyen Türk mobilya sektörü Uluslararası Mobilya Fuarı MODEKO’da ithalatçılara yeni nesil mobilyalarını tanıttı.

Türkiye’de katma değeri yüksek projeleriyle sektörün bölgedeki merkezi konumunda olan Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, fuar ile eş zamanlı Ticaret Bakanlığı kanalıyla Suudi Arabistan ve Fas’tan Alım Heyeti Organizasyonu düzenledi.

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, “2023’ün ilk 4 ayında Türkiye geneli mobilya ihracatımız 1,4 milyar dolara ulaştı. 2022 yılında Fas’a yüzde 16 artışla 92 milyon dolar, Suudi Arabistan’a yüzde 720 artışla 41 milyon dolarlık ihracat yaptık. Suudi Arabistan ile ülkemiz arasında başlayan yeni dönem ihracatımıza da olumlu olarak yansıyor. 17 Mayıs’ta (fuarın ilk günü) Suudi Arabistan ve Fas’tan 7 yabancı firma ile 40’a yakın Türk mobilya ihracatçısı firmamız 200’den fazla ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi. Yoğun ilgi ve aldığımız geribildirimler doğrultusunda iki ülkeye toplam ihracatımızı kısa vadede 250 milyon dolara çıkaracağımızı öngörüyoruz. Diğer günlerde ise fuar ziyareti ve firma/tesis ziyaretleri gerçekleştirildi. Fuar süresi boyunca EİB info standında Birliğimiz ve faaliyetlerimiz hakkında bilgilendirmeler yapıldı.” dedi.

Başkan Gürle, “Mobilya sektöründe Türkiye geneli 2,8 dolar olan ortalama ihraç fiyatını 6 dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Bu yüzden Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliğimiz MODEKO’da “Alım Heyeti Organizasyonu” yanında, “Tasarım Buluşma Noktası” programını gerçekleştirdi. MODEKO Fuarı’nda bu sene 3’üncüsü düzenlenecek Ezber Bozan Tasarım Yarışması tanıtımı yapıldı, geçmiş senenin dereceye giren tasarımları sergilendi. Birliğimiz Türkiye’de sektörümüzdeki bütün projelerin yürütüldüğü bir merkez konumunda. Biz Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği olarak hem ihracata yönelik uluslararası hem de yurtiçindeki sorunları çözmek için yoğun emek harcıyoruz. Projelerimizle, etkinliklerimizle, alım heyetleri, sektörel ticaret heyetleri, ulusal/uluslararası fuar katılımlarıyla bütün koordinasyonu sağlıyoruz. Ayrıca, MODEKO Fuarı bölgemizin en önemli fuarları arasında, fuarımızın önümüzdeki yıllarda başarılarının ve katılımcılarının memnuniyetinin artması için çalışmaya devam ediyoruz.” diye konuştu.

Fuara Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, TİM Başkan Vekili Ahmet Güleç, milletvekilleri, odalar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

Mimaki dijital baskıda sürdürülebilirlik çıtasını ITMA 2023’te yukarıya çıkaracak

Mimaki en son yenilikleri ve gelişmiş baskı çözümleriyle ITMA 2023’te küresel tekstil endüstrisine döngüselliğe ve sürdürülebilirliğe adanmışlığını gösterecek.

Geniş format inkjet baskı makineleri, kesim plotterları ve 3D baskı makinelerinin lider küresel markası Mimaki, 8-14 Haziran tarihleri arasında Milano’da düzenlenecek ITMA 2023 fuarında, tekstil endüstrisine, döngüsellik ve sürdürülebilirlik sağlayan baskı çözümlerini ve yeniliklerini sunacak. Mimaki Europe’un H7-C304 numaralı stadını ziyaret edenler, Mimaki’nin en yeni teknolojilerini deneyimlerken, aynı zamanda uluslararası tasarımcılarla yapılan iş birliğiyle yaratılan göz alıcı uygulama örneklerinin yer aldığı sergiyi gezebilecek.

Dijitalleşme ve sürdürülebilirlik konusunda büyük bir dönüşüm yaşayan tekstil endüstrisinde, üreticiler pazar taleplerine hiç olmadığı kadar duyarlı hale geldi. Mimaki’nin dijital baskı çözümleri nihai tüketicilerin artan beklentileri ve çeşitlenen taleplerine yanıt vermek konusunda öncü bir misyona sahip. Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SDG’ler) ile uyumlu çalışan Mimaki, ITMA 2023’te bu konudaki adanmışlığını gözler önüne serecek. Mimaki baskı endüstrisinde sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayan doğrudan filme baskı (DTF) ve süblimasyon baskı dahil olmak üzere, susuz dijital tekstil baskı çözümlerini ITMA 2023’te öne çıkaracak.

Mimaki için bir ilk, sektör için büyük bir avantaj: TxF150-75

Mimaki’nin kısa bir süre önce giyim ve promosyon segmenti için duyurduğu ilk doğrudan filme baskı modeli TxF150-75 inkjet baskı makinesi ITMA ziyaretçilerinin ilgisine sunulacak. Saatte 3,3 m2’ye varan baskı hızına ve 1440 dpi’a kadar baskı çözünürlüğüne sahip olan bu yeni çözüm, 80 cm genişliğe kadar DTF tabakaları üretebiliyor.

Isıya dayalı bir transfer yöntemi kullanan TxF150-75, kişiselleştirilmiş tişört, spor giyim ve çeşitli tekstil promosyon uygulamaları için ideal bir seçenek oluşturuyor. Mimaki Çekirdek Teknolojileri ile donatılan ilk DTF modeli, pazarda sık sık görülen boya püskürtme ve nozül arızalarının yanı sıra beyaz boya çökmesi sorunlarına da son veriyor. Kolay, konforlu ve güvenli bir baskı işlemi sağlayan TxF150-75, özel geliştirilen PHT50 transfer pigment boyaları ile sorunsuz çalışmayı mümkün kılarken, OEKO-TEX ECO PASSPORT sertifikası ile çevre dostu olduğunu kanıtlıyor. Mimaki kullanıcıları için TxF150-75’te canlı renklerde kişiselleştirilmiş tişörtler ve bez çanta üretimi hiç olmadığı kadar kolay ve avantajlı hale geliyor.

Artan iş hacmi için gelişmiş bir Mimaki çözümü; TS330-1600

ITMA 2023 ziyaretçileri, TxF150-75’in yanı sıra Mimaki standında, TS330-1600 süblimasyon transfer baskı makinesini de yakından inceleme fırsatı yakalayacak. Geçen yıl pazarla buluşan 330 Serisi içinde yer alan model, verimlilik, baskı kalitesi ve iş akışı yönetimi konularında kullanıcılara yeni avantajlar sunuyor. Yüksek hacimli süblimasyon transfer baskı işleri için saatte 135 m2’ye varan hızlar sunan TS330-1600, kesintisiz baskı süresini uzatmak için opsiyonel olarak sunulan 10 kg’lık boya besleme ünitesi ve mini jumbo rulo ünitesiyle verimliliği daha da geliştiriyor. Mimaki Çekirdek Teknolojileri ile güçlendirilen bu model, süblimasyon transfer baskı işinde kullanıcılara kolay, güvenli ve sorunsuz bir prosesi garanti ediyor.

Küresel tekstil endüstrisinin büyük bir heyecan ve merakla beklediği ITMA 2023 fuarı, hem yeni trendlerin belirlenmesi hem de yeni çözümlerin sergilenmesi bağlamında önemli bir platform olarak kabul ediliyor. Mimaki bu fuarda yepyeni bir tekstil baskı makinesinin de arasında yer aldığı gelişmiş modelleriyle, sektörün özellikle sürdürülebilirlik taleplerine güçlü bir şekilde yanıt verdiğini gözler önüne serecek. Doğrudan ve transfer baskı teknolojilerinde üstün baskı hız ve kalitesi sunan Mimaki, fuar boyunca, yüksek karlılık performansına sahip bu gelişmiş çözümlerin kullanıcı dostu ve güvenilir olduğunu gösterecek.

Mimaki standı sadece sürdürülebilir baskı teknolojileri ile değil uygulama örnekleriyle de görkemli bir sergi alanına dönüşecek. Şirket vizyonunun bir parçası olarak tasarımcılarla ve sanatçılarla iş birliklerini güçlendiren Mimaki, fuarda bu çalışmalara standında yer verecek. Sanatçılar ve tasarımcılarla yürütülen çalışmalardan örnekler, Mimaki standını adeta açık bir sergi alanına dönüştürürken, kullanıcılara ve fuar ziyaretçilerine ilham verecek ve pazara yeni bir bakış açısı sağlayacak.

Türk tekstil endüstrisinin de yakından takip ettiği ITMA 2023 fuarında, Mimaki yetkilileri Türk tekstilcilere en son yenilikleri göstermek ve diyaloğu güçlendirmek için hazır olacak.

Wi-Fi 6 AX1800 Fark Yaratan Kablosuz Hız, Gelişmiş VDSL/ADSL özellikleri ve bulut temelli KeeneticOS Keenetic Hopper DSL’de birleşti!

Gelişmiş VDSL/ADSL özelliklerinin bulut temelli KeeneticOS ile birlikte uyum içinde çalıştığı Keenetic Hopper DSL en güncel Wi-Fi teknolojilerinden birisi olan Wi-Fi 6 ile akıllı ev ve işletmelerde kesintisiz ve yedekli bir bağlantı sunuyor.

Çift çekirdek işlemci ile güçlü donanım ve bulut temelli KeeneticOS yazılımı bir arada

Keenetic Hopper DSL modeli özellikle yüksek donanım gerektiren ağ ortamları için güçlü donanım özelliklerine sahip. 900MHz çift çekirdek işlemcisi ve 256MB DDR3 hafızası (RAM) ile VPN, asimetrik hız sınırlama, torrent istemci gibi zorlu ağ görevlerinin kolaylıkla üstesinden gelebiliyor. USB3.0 portu ve KeeneticOS yazılımının sunduğu WebDAV ve KeenDNS gibi özellikler, cihazınıza istediğiniz yerden erişmenize ve hatta Keenetic cihazınızı kişisel bir bulut depolama gibi kullanmanıza imkan tanıyor.

AX1800 Wi-Fi 6 ile fark yaratan kablosuz hız

Keenetic Hopper DSL ile 1800Mbps’ye kadar Wi-Fi hızlarına ulaşmak mümkün. MU-MIMO, OFDMA, Beamforming ve Airtime Fairness gibi özellikleri ile de Keenetic Hopper DSL modeli çok kullanıcılı, yüksek yoğunluklu Wi-Fi gerektiren ortamlarda gecikmelerin azalmasını ve daha fazla verinin daha kısa sürelerde iletilmesini sağlıyor. Cihazda 4 adet yönlenebilir harici anten bulunuyor. İstemcilerin yoğun olduğu bölgelere doğru anten yönlerini ayarlaya bilmenize ve daha verimli bir kablosuz ağ kurulmasına imkan tanıyor.

Türkiye’deki VDSL/ADSL hatlarla uyumlu çalışma ve gelişmiş DSL özellikleri

DSL ayarlarını optimize edebilme ve SNR margin gibi gelişmiş özellikleri yapabilme esnekliği sayesinde, VDSL/ADSL hattınızda kararsızlık ya da hız problemleri varsa SNR margin ayarlarını istediğiniz gibi değiştirerek hattınızın kararlılığı ve hızı arasında ayarlar yapabilmek mümkün. DSL bağlantınızda problemler yaşamanız durumunda ise bağlantı istatistiklerini derleyip Keenetic Destek ekibiyle paylaşabilirsiniz.

Fiber internetler için yönetilebilir gigabit ethernet portlar

Temel VDSL/ADSL bağlantının yanında istenirse fiber internetler ethernet portu üzerinden yedekleme veya eş zamanlı kullanım için kullanılabilir. Hopper DSL ve diğer Keenetic modellerinde ethernet portlarının yönetilebiliyor. Bu sayede ethernet portlarını genişbant fiber internetinizi (WAN) sonlandırmak için kullanabileceğiniz gibi dilerseniz oyun bilgisayarı, konsol veya Smart TV gibi kablolu ağ cihazlarınızın internet bağlantısı (LAN) için kullanabilirsiniz. Yük dengeleme ve failover özellikleri sayesinde temel DSL bağlantısının yanında iki farklı fiber ethernet bağlantıyı yedeklilik ya da dengeleme için kullanabilirsiniz.

VPN Bağlantıları ile gizlilik ve güvenlik sağlayın

Keenetic Hopper DSL modeli ve diğer tüm Keenetic modelleri birden çok VPN protokolünü destekliyor. SSTP VPN, IPSec VPN, PPTP VPN, L2TP VPN, Open VPN ve Wiregurad VPN gibi VPN seçeneklerinden size uygun olanı seçerek istediğiniz VPN bağlantısını istemci ya da sunucu olarak kurabilirsiniz.

Mesh Wi-Fi sistemi ile kesintisiz kablosuz bağlantı

Konu Wi-Fi olduğunda çekim problemleri ya da kablosuz mesafe yayını ile ilgili problemler olabilir. Evinizde ya da işletmenizde fark yaratan, dört dörtlük bir Wi-Fi deneyimi için Keenetic Hopper DSL, Mesh Wi-Fi sistemine uyumlu olarak 802.11k/v/r protokolleri desteğine sahiptir. Seamless roaming ve Band Steering özellikleri sayesinde geniş veya çok katlı evlerde Keenetic Mesh Wi-Fi sistemi sıradan menzil genişleticilere oranla daha pürüzsüz bir geçiş deneyimi sunuyor. Sıradan menzil genişleticilerde teorik olarak bir erişim noktasından diğerine geçişte kesintiler olurken Keenetic Mesh Wi-Fi sistemi, istemci cihazların ve menzil genişleticilerin konumlarını hesaplayarak bu geçişleri otomatik ve çok daha hızlı gerçekleştiriyor.

Keenetic Hopper DSL, bir Mesh Wi-Fi sistemine ihtiyacınız varsa, sunduğu AX1800 Wi-Fi hızı ve gigabit ethernet portları sayesinde Keenetic Sprinter ile uyumlu şekilde bir Mesh Wi-Fi sistemi kurmanıza olanak tanıyor.

Hibrit çalışma ve uzaktan eğitimde performansı katlayın

Akıllı evlerimiz, sahip olduğu internete bağlanabilen cihazların sayısı, günümüzdeki çalışma ve eğitim hayatındaki değişiklikler dikkate alındığında artık birer ofis ve eğitim alanı olarak tasarlanıyor. Evimize gelen internet bağlantısının hızı ve kalitesi gibi faktörlerin yanı sıra gelen internet bağlantısının tüm internete bağlanabilen cihazlara en verimli şekilde yönlendirile bilmesi, hız ve bant genişliğinin en optimum şekilde kullanılabilmesi de oldukça önemli. Bu gibi durumlarda özellikle asimetrik olarak gelen DSL bağlantınızı en iyi şekilde kullanıp, evden ofise bağlantınızı yapmanıza, online toplantılarınızı kesintisiz gerçekleştirmenize ve çevrimiçi eğitimlere en sorunsuz şekilde bağlanmanızı sağlayacak fark yaratan özellikler Keenetic Hopper DSL AX1800 Wi-Fi 6 VDSL/ADSL modem router da sunuluyor.

Keenetic Hopper DSL de sunulan Uygulama Trafik Analyser ve Ağ Trafiği İzleme özellikleri ile ağda hangi cihazların ne kadar veri tükettiğini, en çok hangi uygulamaları kullandığını gözlemleyebilirsiniz. Intel QoS, Trafik Sınıflandırma Motoru, Asimetrik hız sınırlandırma gibi özelliklerle ağınızdaki her bir cihaz için ayrı hız tanımlamaları yapabilir, bağlı tüm cihazları istediğiniz şekilde yönetebilirsiniz. Bu sayede internet bağlantınızı en verimli şekilde kullanabilirsiniz.

Ebeveyn kontrolleri, reklam engelleme ve DNS profilleri

Bulut temelli ve özelleştirilebilir Keenetic OS yazılımı, Keenetic Hopper DSL cihazını dilediğiniz gibi kullanmanıza imkan tanır. SafeDNS, Cloudflare, Cleanbrowsing, Yandex.DNS, Neustar, OpenDNS ve Quad9 gibi DNS profillerinden istediğinizi seçebilir; çocuklarınızı ve sevdiklerinizi internetteki zararlı/görmesini istemediğiniz içeriklerden koruyabilirsiniz. Adguard reklam engelleme özelliği ile sıkıcı internet reklamlarını görmek zorunda kalmadan daha pürüzsüz ve temiz bir internet deneyimi yaşarsınız. İnternette gizlilik sizin için önemliyse, Keenetic Hopper DSL ile DoH (DNS-over-HTTPS) ve DoT (DNS-over-TLS) özelliklerini keşfedebilirsiniz.

Oyuncuların yeni gözdesi

Çevrimiçi ve rekabetçi oyuncular için internet bağlantısı çok kritiktir. Sahip olduğu çift çekirdekli güçlü donanım ve donanımla ahenk içinde çalışan KeeneticOS sayesinde Keenetic Hopper DSL, çevrimiçi oyunlarda yeni yardımcınız olacak! Daha iyi bufferbloat ve daha düşük gecikme (düşük ping) değerleri yakalamanıza olanak sağlayacak özelleştirilebilir ayarları sayesinde oyunlarda rakiplerinizin önüne geçebilirsiniz. Oyun bilgisayarı veya konsol gibi internete bağlı cihazlarınızı gigabit ethernet portları, VLAN etiketleri ile ağdan ayrıştırabilirsiniz. Öncelik vermek istediğiniz cihazlara KeeneticOS’te sunulan IntelliQoS, Trafik Sınıflandırma Motoru ve Asimetrik hız gibi özelliklerle bant genişliğini daha iyi kullanarak daha iyi bir oyun performansı kazandırabilirsiniz. Keenetic Hopper DSL ile ağın tüm yönetimi sizde olur!

Birden fazla ağı mobil uygulama ile her yerden yönetin

Keenetic Hopper DSL, Android ve Apple cihazlar için Keenetic mobil uygulaması ile güvenli şekilde yönetilebilir. Mobil uygulama üzerinden ağdaki trafiği gözleyebilir, yazılımı güncelleyebilir, Keenetic bileşenlerini ekleyip çıkarabilir veya aile profilleri oluşturabilirsiniz. Hatta mobil uygulama üzerinden Keenetic Destek ekibine ulaşabilir ve tamamı Türkçe makalelere de erişebilirsiniz.

EKOLOJİK TEKSTİL ÜRÜNLERİ YABANCI ALICILARDAN YOĞUN İLGİ GÖRDÜ

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB), Ekolojik Tekstiller Ur-Ge projesi kapsamında alım heyeti faaliyetinin 4’üncüsünü gerçekleştirdi. Yerli-yabancı firmaların yoğun katılım gösterdiği B2B görüşmelerinde, yeni iş birlikleri masaya yatırıldı.

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nin (UTİB), 5973 Sayılı İhracat Destekleri Hakkında Karar çerçevesinde Ticaret Bakanlığı desteği ile yürüttüğü ‘Ekolojik Tekstiller UR-GE Projesi’ kapsamındaki 4. alım heyeti buluşması, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Küme üyesi firmalar, yabancı alım heyetleri ile ikili iş görüşmeleri kapsamında önemli iş birliklerine kapı araladı.

ULUSLARASI YENİ SATIŞ KANALLARI İMKÂNI

Birlik olarak tekstil sektörünün dinamizmini ve katma değerli üretimi artırmak hedefiyle projeler geliştirdiklerini belirten UTİB Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, “Bu kapsamda firmalarımızın ihracatına büyük katkı sağlayan B2B görüşmelerini de çok önemsiyoruz. Ticaret Bakanlığı desteği ile yürüttüğümüz ‘Ekolojik Tekstiller UR-GE Projesi’; firmalarımıza hem iç ticarette hem de dış ticarette rakipleri daha kolay şekilde izleme olanağı sağladığı gibi uluslararası boyutta yeni satış kanallarına ulaşma imkanı sağlıyor. Özellikle tüm taraflar için herhangi bir aracıya gerek duyulmadan direkt alıcıya ulaşılabilme fırsatı önemli bir avantajdır. Rekabetçiliğimizi artırmak ve yenilikçi ürünlerimizi yeni pazarlarla buluşturmak için faaliyetlerimize hız kesmeden devam edeceğiz” dedi.

“YAŞANABİLİR BİR DÜNYA İÇİN EKOLOJİK ÜRETİM ŞART”

Küresel rekabet şartlarında tekstil işletmelerinin rekabetçi konuma ulaşmak ve bu konumlarını sürdürmek için kullanabilecekleri en önemli araçlardan birinin inovasyon olduğunu belirten Taşdelen Engin, “Günümüzde tekstil işletmelerinin, üretim süreçlerini geliştirerek, işletmeleri katma değer sağlayan yeni ürün üreterek rekabet edebilir hale dönüşmesini sağlayacak en önemli faktör inovasyondur. Yeni bir ürün, ancak değer oluşturduğu takdirde rekabet üstünlüğüne katkı sağlayabilir. Gelecek nesillere sağlıklı, yaşanabilir bir ortam bırakmak için herkes üzerine düşen görevi yapmak zorunda. Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede firmalar, şirket politikalarında çevre konusuna daha fazla yer vermeye başladı. Her alanda olduğu gibi tekstil ve hazır giyim ürünlerinde de ekolojik ürünlere yönelim artıyor. UTİB olarak ülkemizde bu bilincin oluşmasına katkı sağlamayı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

TOLKAR, ozon teknolojisiyle ITMA 2023’ün havasını değiştirecek

Tekstil boyama, yıkama ve terbiye işlemleri için sürdürülebilir teknolojiler geliştiren TOLKAR, ITMA 2023 fuarında küresel endüstriye yeni bir vizyon sunacak.

Teknolojik, ekonomik ve çevre dostu özellikleriyle öne çıkan çamaşırhane ve tekstil terbiye makineleri ile global pazarda yer alan TOLKAR, tekstil boyama, taş yıkama, denim yıkama ve jean yıkama ürünleri ile 8-14 Haziran tarihleri arasında Milano’da gerçekleştirilecek ITMA 2023 fuarında ziyaretçileriyle buluşacak. Ürünlerini 40’tan fazla ülkeye ihraç eden ve aynı zamanda COLMAC, SPEED QUEEN, BIKO, RENZACCI gibi kendi alanında dünyanın lider markalarının da distribütörlüğünü yapan firma, Salon 9’daki E205-E206 numaralı stantlarında sürdürülebilir tekstil boyama ve ozon teknolojili sürdürülebilir yıkama ve terbiye çözümlerinin sergileyecek. TOLKAR, Full Smartex yıkama modelleri ve kendi markasına ait makinelerin yer alacağı 300 m2’lik standında, ayrıca müşterilere performans ölçümü için veri işleme, görselleştirme ve yöneticilere performans raporlama sistemini lanse edecek.

ITMA 2023 fuarına ilişkin beklentilerini anlatan TOLKAR Yönetim Kurulu Üyesi Ata Karace, güçlü tekstil pazarlarında yer almalarına rağmen, bu bölgelerde pandemi sonrasında düşen siparişler nedeniyle üretim hacimlerinin de belli ölçüde azaldığını belirtti. Bununla birlikte turizmdeki canlanmaya bağlı olarak otellerde ve konaklama tesislerinde talep artışı yaşandığını ve bu nedenle, değişen koşullara kolaylıkla uyum sağlayabildiklerini söyleyen Karace sözlerini şöyle sürdürdü: “ITMA fuarında mevcut müşterilerimizin yanı sıra yeni müşterilerimizle bir araya gelmek için sabırsızlanıyoruz. Sürdürülebilir üretim çözümleri arayan tüm ziyaretçileri, doğal kaynak tüketim oranlarını yarı yarıya düşüren Smartex yıkama ve boyama makinelerimizi ve çevreci ozon teknolojili ürünlerimizi görmek üzere standımıza bekliyoruz.”

Ozon teknolojisiyle tekstil yıkama işlemi daha sürdürülebilir hale geliyor

Günümüzde tekstil üretiminin çevresel ayak izinin çok fazla olduğunu hatırlatan Ata Karace, bu noktada su kaynaklarını korumada büyük önem taşıyan ozon teknolojisinin önemini vurguladı. Giysi boyama ve yıkama yerine ozon ile sürdürülebilir bir üretim sağlandığında çok daha az karbon ayak izi olan ürünlerin üretilebileceğini belirten Karace; “TOLKAR, tekstil terbiye sektöründe 2013 yılından itibaren dünyanın en değerli kaynağı olan suyun çok daha az tüketilmesi ve doğaya bırakılan ağır kimyasal atıkların ortadan kaldırılması amacıyla başlatılan ozon gazı ile yıkama sistemlerini geliştirmeye başladı. Günümüzde ise ozon gazını su içerisinde çözmeyi sağlayarak tekstil yıkama adımlarında çok daha az su ile hem işlem süresini kısalttık hem de işlem sonunda temiz su elde etmeyi başardık. Bu yöntem sayesinde ayrıca, terbiye işlemlerinde kullanılan birçok ağır kimyasala olan ihtiyacı da ortadan kaldırdık” dedi.

Karace, 2008 yılında patentli teknolojileri ile birlikte bünyesine kattığı SMARTEX ve onun ‘Smart Balans Sistemi’ sayesinde her kapasitede 400 G sıkmalı makine üretimi yapabilen dünyadaki tek şirket konumuna geldiklerini dile getirerek; “SMARTEX PolyRib ECO Drum sistemi sayesinde ise tüm dünyada bir ilk olan MIRACLE ile su, kimyasal ve enerji tüketimlerini yarı yarıya azaltmayı başardık ve Gaz Isıtmalı Yıkama makinesi üreterek teknolojik gelişmelerimize yenisini ekleyerek bu alanda bir devrim yarattık” diye konuştu.

Sanayi tipi konvansiyonel makinelere oranla su ve diğer tüm tüketim değerleri yarı yarıya olan Smartex’in, çevreci üreticiler için doğru çözüm olduğunu söyleyen Karace; “Smartex yıkama modelleri sayesinde tekstilciler düşük karbon ayak izine sahip ürünler üretebilir. Örneğin Smart Flow Nano Baloncuk sistemi sayesinde neredeyse su kullanmadan bazı kimyasal yıkamalar yapılabiliyor ve sıfır atık sağlanıyor” dedi. Bu bağlamda Ar-Ge merkezlerinde yürüttükleri projeler ile teknolojik, ekolojik ve ekonomik anlamda fark yaratacak ürünler ortaya koymayı hedeflediklerini aktaran Karace, en son üretim tekniklerinin, üretim makinelerinin ve lazer kaynak sistemli, robotik araçların kullanıldığı üretim tesislerinde pazar taleplerine yanıt vermek üzere çalışmalarını sürdürdüklerini ve hedeflerinin daha güzel bir gelecek için kimyasal tüketimini ozon ile olabildiğince azaltmak olduğunu söyledi.

TOLKAR ihracatta güçleniyor

1969 yılında kurulan TOLKAR’ın bugün, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan ve son teknoloji ile üretim yapan üç fabrikası ve 300’den fazla çalışanı ile sektöre hizmet verdiğini anlatan Ata Karace, Türkiye’nin en büyük üreticisi unvanını alarak pazar lideri konumuna geldiklerini söyledi. Çeşitli modellerden yılda ortalama olarak 3500 makine ürettiklerini aktaran Karace sözlerini şöyle sürdürdü: “Şirketimiz, bu ürünlerini 40’ın üzerinde ülkeye ihraç ederek, dünyaca tanınan bir marka konumunda bulunuyor. Yurt içinde yer alan 19 bölge satış ve servis müdürlüklerimiz, yurt dışında yer alan 30’dan fazla distribütör ve servis noktamız ile müşterilerimize zamanında satış ve servis hizmetini profesyonel olarak vermekteyiz. Son 3 yıldır ihracat satışlarımız yurt içi satış rakamlarımızın önüne geçmiş durumda.”

Ayrıca otomasyon ve Endüstri 4.0 uygulamaları kapsamında da önemli adımlar attıklarını anlatan Karace, 2019 yılında TOLKAR Future ile insansız çamaşırhane ve tekstil yıkama tesislerinin kurulumunu gerçekleştirdiklerini söyledi. Tüm yıkama, kurutma, kimyasal transferi, reçete hazırlama ve raporlamaları tek bir merkezden kontrol ederek, yükleme ve tekstil transferlerini otomatik konveyörler ile sağlayarak neredeyse tamamen insansız bir işletme kurmayı başardıklarını dile getiren Karace; “Dünyada değişmeyen tek şeyin değişim olduğu bilinci ile TOLKAR, günümüzde sürdürdüğü misyonu doğrultusunda gelecekte de yeni nesillere örnek bir marka olmaya devam edecektir. Tekstil terbiye sektöründe yeniliği ve dönüşümü deneyimlemek için tüm ziyaretçilerimizi standımıza bekliyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

TOLKAR, ITMA 2023 fuarında Salon 9’daki E205-E206’deki standında ziyaretçilerini en iyi şekilde ağırlamak için güçlü ve deneyimli kadrosu ile hazır olacak.

Toyota’da Avantajlı Servis Kampanyası Başladı 

Toyota, başlattığı Servis Kampanyası’yla birlikte yazı erken getirdi. Tüm Toyota kullanıcılarının araçlarını yaza hazırlamaları için birçok avantajı içeren servis kampanyası, 27 Haziran’a kadar devam edecek.

Türkiye’nin her bölgesinde yer alan 61 adet Toyota Yetkili Servis’inde sunulan bu avantajlı kampanya kapsamında tüm modellerde fren disk ve balataları, amortisörler, silecekler ve debriyaj setlerinde yüzde 25 indirim fırsatı yer alıyor. Bununla birlikte pratikliği artıran taşıma aksesuarlarına ise yüzde 15 indirimle ulaşmak mümkün.

3 yaş ve üzeri modellerde de, Toyota Orijinal Motor Yağı ve Yağ Filtresi yüzde 20 indirimli ve bakım işçiliği yüzde 15 indirimli olacak. Ücretsiz check-up hizmetiyle ise aracın kapsamlı bir şekilde kontrolü yapılarak Toyota’ların yaza eksiksiz bir şekilde hazırlanması sağlanıyor.

Toyota kullanıcıları bu avantajlardan yararlanmak için servis randevularını online olarak da alabiliyorlar.

Bu avantajların yanı sıra Toyota’da periyodik bakımını yaptıranlar, 10 yaş / 160.000 km’ye kadar olan ve gerekli şartları sağlayan araçları için ücretsiz 1 yıl / 15.000 km ya da 1 yıl / 10.000 km garanti sisteminden yararlanabiliyorlar. Kullanıcıların Servis Kampanyası’ndan ve Toyota Garanti ON’dan yararlanmak için tek yapmaları gereken Toyota Plazalara gitmek olacak.

Ogemar’ın ürettiği yelkenler Durak Tekstil iplikleriyle denizlere açılıyor

Türkiye merkezli yelken üreticisi Ogemar’ın ürettiği farklı tip ve ebatlardaki ürünler deniz tutkunlarının ve profesyonellerin teknelerini denizlerle buluşturuyor. Ogemar güven ve kalite odaklı yelken üretiminde %100 Durak Tekstil dikiş ipliklerini tercih ediyor.

QSails markası ile denizcilik dünyasında öne çıkan Ogemar Yelkencilik ve Yatçılık firması, ürettiği tüm yelkenlerde uzun yıllardır Durak Tekstil ipliklerini güvenle kullanıyor. Özellikle dayanıklılığı, uzun ömrü ve kolay işlenebilirliği nedeniyle Durak Tekstil Durabond ipliklerini tercih eden marka, küresel çaptaki müşterileri için yüksek kaliteli yelkenler üretiyor.

Ogemar’ın kurucusu Tahsin Öge, 35 yıl önce İzmir’de ilk çalışmalara başladıklarını söyleyerek, faaliyette bulundukları denizcilik sektörünün ve yelkenciliğin ülkemizde çok kısıtlı kaldığını dile getirdi. Öge; “Hobi veya sportif faaliyet olarak görülen bir alan için ürün üretiyoruz. Olimpik sınıftaki teknelerden yarış teknelerine kadar oldukça büyük bir alandan söz ediyoruz. Denizcilik ve özelde yelkenli endüstrisi Türkiye nüfusunda çok kısıtlı bir alana ulaşmakla birlikte, küresel pazarda ciddi bir büyüklüğe sahip. 35 yıl gibi uzun bir sürede yüksek kalitemiz ve güvenilirliğimiz ile endüstride kendimizi kabul ettirdik. Geldiğimiz son noktada bütün dünyanın çeşitli ülkelerinde ihtiyaca göre, değişik tiplerde yelken üretiyoruz. Kısacası dünyanın masmavi sularında yüzen yüzbinlerce yelkenli Ogemar sayesinde rüzgarla dolup ilerliyor” dedi.

2012 yılından bu yana Genel Müdür Emrah Öge yönetimindeki bir Türk şirketi olarak uluslararası pazarda rekabet ettiklerinin altını çizen Öge, hem kendi QSails markaları için hem de sektördeki başka üreticiler için yelken ürettiklerini açıkladı. QSails markası ile dünyanın en üst düzey yelken taleplerini karşıladıklarını belirten Öge, yıllık 2700 m2 civarında yelken üretme kapasitesine sahip olduklarını ifade etti. Öne çıkan İsveç, Finlandiya ve Hollanda pazarlarının yanı sıra Yeni Zelanda’da da yelkenli tekne firmaları için üretim yaptıklarını anlatan Öge, Amerika ve Kanada pazarlarına da yakın dönemde girdiklerini ifade etti. Öge bu pazarların yanı sıra dünyanın neresinde olursa olsun yat sahibi tekil müşterilerden de özel siparişler aldıklarını sözlerine ekledi.

Yelkenler için asıl tehlike güneşin UV ışınları ve esneme

‘Denizin şakası yoktur, hata kabul etmez’ diyen Tahsin Öge, yelken üretiminde kendilerine duyulan güvenin vazgeçemeyecekleri tek unsur olduğunu söyledi. Bu nedenle üretimin bütün aşamalarında gerekli kalite ve güvenlik kriterlerine özen gösterdiklerinin altını çizen Öge, yelken kumaşı ve dikiş ipliğinin iki temel malzeme olduğunu belirtti. Öge sözlerini şöyle sürdürdü; “Yelkenlerin en büyük sorunu herkesin düşündüğü gibi tuzlu deniz suyu değil, güneştir. UV ışınlar yelkenlerin çok hızla deforme olmasına yol açar. Ayrıca yelkenin yırtılması değil esnemesi ölmesine yani kullanılamaz hale gelmesine yol açar. Bu kriterleri karşılamak ve dayanıklı yelken üretimi için özel bir kaplama uygulanan polyester kumaş kullanılır. Bu kumaş kesilerek yelken formunda dikilirken de aynı özelliklerde ipliğe ihtiyaç vardır. Güneşten gelen UV ışınlara karşı dayanıklı polyester bazlı iplikler kullanılmalıdır. Dikişten kaynaklı herhangi bir riskin yaşanmaması için kumaştaki bütün standartlar dikiş ipliğinde de talep ediliyor. Durak Tekstil’den aldığımız iplikler kesinlikle bu kriterleri karşılıyor.”

Talep ettikleri iplikler için Durak Tekstil’in kendileriyle ilk günden itibaren yakın bir çalışma yürüttüğünü açıklayan Öge, bugün itibariyle dikişte yüksek teknik özelliklere sahip Durabond P 20 – 30 F UV WR ipliğini kullandıklarını, ayrıca Polysoft 30 UV ve Vardola 1,2 mm W dikiş ipliklerini de aldıklarını söyledi. Öge; “Yelken için ipliklerin özel terbiye işlemlerinden ve belli bir oranda mumlamadan (waxed) geçerek üretilmesi gerekiyor. Çünkü yelken üretiminde kullandığımız dikiş makineleri ve onun mekanik aksamı ipliğin kaymasını gerektiriyor. Aksi takdirde iplik yanıyor ve bunu o aşamada fark etmezseniz dikilmiş üründe başarısız bir sonuçla karşılaşabiliyorsunuz. Dikişinden yırtılan veya açılan yelken size duyulan güveni yok eder ve sonuç olarak müşteri kaybedersiniz. Daha önce yabancı iplik üreticilerinden tedarik ettiğimiz ürünlerin artık yerli olarak üretilebildiğini gördük ve tam bir güven duyduk. Bu nedenle üretimimizin tamamında sadece Durak Tekstil iplikleri kullanmaya başladık” diye konuştu.

Müşterilerine ürünlerinin güvenirliğini ispat etmek için hem kumaş üreticisi firmadan hem de iplikleri tedarik ettikleri Durak Tekstil’den gerekli sertifika ve belgeleri aldıklarını açıklayan Öge, müşterileri talep ettiğinde bu ürünlere dönük uluslararası test sonuçlarını da sunabildiklerini belirtti. Durak Tekstil’den polyester bazlı iplikler aldıklarını yineleyen Öge, bu ipliklerin talep ettikleri dayanıklılık ve kalite standartlarını tam olarak karşıladığını vurguladı.

UV yıkıma karşı Durabond ipliği üstün performans sağlıyor

Durak Tekstil’in %100 sonsuz elyaf polyesterden ürettiği Durabond P UV dikiş ipliği, UV ışınlarının sebep olduğu iplik mukavemetindeki azalma, aşınma direncinde azalma, rengi solması gibi etkilere karşı üstün bir performans gösteriyor. UV yıkımı olarak isimlendirilen bu etkiyi minimuma indiren Durabond P UV, işlenmesi zor tekstil yüzeylerde mükemmel dikiş uygulamalarına imkan tanıyor. Durabond kullanıcıları UV dayanıklılığının yanı sıra, sürtünme ve aşınmaya karşı dayanıklılık, yüksek hızlarda çalışma olanağı, doğru dikiş gerginliğinde su geçirmezlik, maksimum çalışma performansı ve verimliliği, özel yağlaması sayesinde iğneden kolay geçme ve dikiş makinesinde rahat çalışma gibi avantajları da elde ediyor. Bu iplikler teknik üstünlükleri sayesinde yelken ve gemi endüstrisinin yanı sıra, dış mekan tekstillerinde, çadır ve brandalarda, otomotiv ve mobilya dikişlerinde de büyük bir güvenle kullanılabiliyor.

Durabond’un özel formüllü su önleyici kaplamalı versiyonu Durabond P WR, dikişlerde suyun iğne deliğinden taşınmasına karşı dayanıklılık gösteriyor. Bu iplik özellikle deri ürünler, koruyucu ayakkabılar, yürüyüş ayakkabıları, emniyet ayakkabıları, mobilya, yağmurluk ve mont gibi koruyucu giysilerde tercih ediliyor.

Firmanın yelken üretiminde kullandığı bir başka dikiş ipliği Durak Vardola ise normal dikiş ipliklerinin aksine büküm değil örgü yöntemi ile üretiliyor. Bu nedenle etkileyici görünümler sağlayan Vardola, genel olarak dekoratif efektler yaratmak için kullanılıyor.

Ogemar yelken üretimindeki nakış uygulamaları için Durak Polysoft 30 UV nakış ipliğini kullanıyor. Üstün performanslı bu iplik, klor gibi kimyasal etkilere ve güneş ışığı gibi dış hava koşullarına karşı da gelişmiş bir mukavemete sahiptir. Polysoft UV ipliği özellikle açık alan uygulamalarında; çadır, branda, tente, yelken vb. alanlara hitap ediyor.

Durak Tekstil ile ortak sinerji güç yaratıyor

Durak Tekstil ile yürüttükleri iş birliğinden çok memnun olduklarını söyleyen Tahsin Öge, her iki firmanın da müşteri memnuniyeti odaklı olarak çalışmasının ortak bir sinerji yarattığını belirtti. Firmanın, taleplerine oldukça duyarlı bir yaklaşım sergilediğini anlatan Öge, aldıkları servisin hızından da memnun kaldıklarını belirtti. Önümüzdeki dönemde pazarda ciddi bir canlanma beklediklerini söyleyen Öge, bu süreçte Durak Tekstil ipliklerinin kendilerine güç ve güven vermeye devam edeceğini ifade etti.

Akıllı sayaç teknolojileriyle enerji yönetiminde yeni boyut

Artan popülasyona bağlı olarak giderek yükselen enerji ihtiyacı ve elektrik kullanımı hem konut ve iş yeri sahipleri hem de dünya için çok önemli bir konu haline dönüştü. Enerji maliyetlerinin arttığı ve kaynakların giderek azaldığı günümüzde doğru teknolojilerle bu doğal kaynakların tüketimini optimize edebilmek ise her zamankinden daha önemli hale geldi. Bu aşamada devreye giren Infinidium Technologies, enerji yönetimini akıllı hale getirerek ileri teknolojik cihazlarla sistemleri yapılandırıyor. Bireysel ve kurumsal kullanıma uygun olarak sunduğu akıllı sayaç ürünleri sayesinde şirket, kullanılan enerjiyi izleyip raporlayarak süreçleri optimize etme fırsatı sağlıyor. Bu rapor aynı zamanda kullanıcılara, enerji ve elektrik kullanımlarını iyileştirecek önemli çıktılar da sunuyor. Akıllı enerji yönetim sistemleri konusunda dünya standartlarında ürünler sağlayan şirket, sadece enerjiyi yönetmekle kalmıyor aynı zamanda sürdürülebilir ve verimli bir enerji kullanımı için de rehberlik ediyor.

Geleceğin ihtiyaçlarını bugünden karşılama hedefiyle ileri enerji çözümleri geliştiren Infinidium Technologies, özellikle şehirlerde artan kaynak kullanımına yönelik etkin teknolojiler sunuyor. Yarının akıllı şehir çözümleri ile müşterilerine en hızlı ve en iyi kalitede hizmet sağlamak için teknolojiyi yakından takip ettiklerini ifade eden Infinidium Technologies CEO’su Berk Ündeğer, küresel standartlardaki akıllı sayaçları ile enerji tüketimi alışkanlıklarının değişmesini hedeflediklerinin altını çizdi.

Akıllı sayaç teknolojileriyle enerji yönetimini optimize ediyor

Enerji yönetim sistemlerinin başında gelen akıllı sayaçların, maliyetleri düşürmede ve sürdürülebilir olmadaki rolüne değinen Berk Ündeğer; “Akıllı sayaçlar, farklı zaman aralıklarında enerji kullanımını ölçüyor ve ölçülen verileri iletişim teknolojisi ağları aracılığıyla hizmet kuruluşuna iletiyor. Bu alt yapı, tüketicilere verimli ve güvenli bir enerji kaynağı sağlayarak enerji maliyetlerini düşürmek için destek oluyor. Bu açıdan bakıldığında akıllı sayaçların enerji yönetiminde belirleyici bir rol üstlendiği aşikâr. Infinidium Technologies olarak akıllı sayaç teknolojilerine sahip ürünlerle farklı sektörlerdeki partnerlerimize çözüm ortaklığı yapıyoruz. Portföyümüzde bulunan akıllı sayaç ürünleri ile farklı zaman aralıklarında enerji kullanımını ölçüp elde edilen verileri düşük band iletişim teknolojisi ağları aracılığıyla hizmet kuruluşuna iletiyoruz. Bu altyapı, tüketicilerin mobil uygulama gibi platformlardan verileri dinamik izlemesine ve acil durum müdahalelerine imkân veriyor. Gelişmiş ölçüm altyapımız ile enerji kullanımını ölçme, toplama ve analiz etmenin yanı sıra elektrik, gaz, ısı, su sayaçları gibi veri üreten son nokta ürünlerden de bilgi topluyoruz” şeklinde konuştu.

Farklı iletişim teknolojileri ile uyumlu

Bilişim altyapısı ile donatılan yeni nesil akıllı sayaçların, enerji verimliliğini ve abone faydasını maksimize etme amacı taşıdığını belirten Berk Ündeğer; “Şirket olarak akıllı sayaçlardaki başarımızı ileri boyuttaki teknolojik özellikleri bir araya getirerek ortaya koyuyoruz. Infinidium Technologies çatısı altında satışa sunulan EDMI GR-6BU, ultrasonik akış ölçüm teknolojisini kullanan G4 boyutlu konut tipi akıllı gaz sayacı birçok iletişim teknolojisini destekliyor. Bu akıllı sayaç aynı zamanda uzaktan kapatma fonksiyonu ile olası tehlikelerin önüne geçiyor. EDMI GR-6BU ayrıca güvenli DLMS standartlarını da destekliyor. Akıllı işlevselliğe ve kablosuz iletişime sahip olan bu teknoloji, pille çalışan bir ultrasonik gaz sayacı olarak da görev alıyor. Gaz akış hızı, sesin tek bir sıçrama hızı patentli bir ultrasonik ölçüm tekniği kullanılarak hesaplanıyor. Bu verilerden gaz hacmi akışı belirleniyor, elde edilen debi verileri sayacın LCD ekranında görüntüleniyor ve kalıcı hafızada saklanıyor. Storm HES, devreye alma, günlük veri aktarımı, sayaç konfigürasyonu, FW güncellemeleri ve sorun giderme için rahatlıkla kullanılabiliyor” dedi.

Çok seviyeli güvenlik ve yüksek performans ile standartları en üste çıkarıyor

Yüksek güvenliği ile dikkat çeken enerji çözümlerinin başında gelen EDMI EM10AH akıllı elektrik sayaç ürünü hakkında da bilgi veren Berk Ündeğer, şunları söyledi: “Konut tipi için tasarlanan EDMI EM10AH, tek fazlı sayaç olarak görev alıyor. STS uyumlu ön ödemeli modda veya faturalı modda çalışabilme özelliğiyle büyük kolaylık sağlıyor. Müşteri arayüzü birimi ile kablosuz olarak bir split metre olarak çalışabiliyor. Tüm bunlara ek olarak EDMI ağ geçidi- GW40 ve EDMI Head End Sistem ile birlikte de çalışabilme özelliği bulunuyor. Anlık enerji okuma fonksiyonuyla fark yaratan bu teknoloji, 5 yıla kadar sınırlı dahili pil gücü olmadan kullanılabiliyor. Bu akıllı elektrik sayacı; SRE tespiti, hat ve nötr akım dengesizliği algılama, ana güç olmadan sayaç kapağı ve terminal kapağı algılama, aşırı yük algılama, manyetik müdahale tespiti ve olay günlüklerinde kayıtlı alarmlar için rahatlıkla tercih edilebiliyor. Üstelik bu ürünün güvenlik kriterleri de çok yüksek, sadece çok seviyeli güvenlik aşamalarından sonra açılıyor.”

Lexus Tamamen Yeni Modeli LBX’i Tanıtacak

Premium otomobil üreticisi Lexus, tamamen yeni modelinin örtüsünü kaldırmaya hazırlanıyor. Lexus markası adına yeni bir deneyimi temsil edecek olan model, LBX ismini aldı.

Lexus, 5 Haziran’da tanıtılacak olan yeni modelden bazı detay görselleri de paylaştı. Lexus’un yeni SUV modellerinde bir imza haline gelen şerit ışıklandırma LBX modelinde de kullanılacak ve ilk bakışta özel bir model olduğunu belli edecek.

Aynı şekilde tamamen yeni LBX’in önünden de bir kesit paylaşan Lexus, aracın yeni tasarımından ipuçları verdi. LBX, kendine özgü L motifli ön farı, akıcı kaput çizgisi ve yeni ön panjur tasarımıyla dikkat çekiyor.

Nisan ayında 179 bin 504 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı

Türkiye genelinde Nisanda 179 bin 504 adet araç kayıt yaptırdı, Kayseri’de Nisan ayı itibariyle toplam taşıt sayısı 430 bin 829 oldu

Nisan ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %45,2’sini motosiklet, %37,7’sini otomobil, %9,8’ini kamyonet, %4,2’sini traktör, %2,1’ini kamyon, %0,5’ini minibüs, %0,4’ünü otobüs ve %0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %6,4 azaldı

Nisan ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre motosiklette %5,1 artarken, özel amaçlı taşıtta %48,4, minibüste %27,2, kamyonette %21,7, traktörde %16,7, kamyonda %14,8, otomobilde %11,3 ve otobüste %6,7 azaldı.

Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre %50,9 arttı

Nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı minibüste %119,5, motosiklette %85,7, kamyonda %37,0, kamyonette %31,1, otomobilde %30,4, traktörde %25,9, otobüste %17,8 artarken özel amaçlı taşıtta ise %14,6 azaldı.

Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Nisan ayı sonu itibarıyla 27 milyon 114 bin 311 oldu

Nisan ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %53,6’sını otomobil, %16,1’ini motosiklet, %16,1’ini kamyonet, %7,8’ini traktör, %3,5’ini kamyon, %1,8’ini minibüs, %0,8’ini otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Nisan ayında 1 milyon 25 bin 170 adet taşıtın devri yapıldı

Nisan ayında devri(1) yapılan taşıtların %69,7’sini otomobil, %15,8’ini kamyonet, %8,3’ünü motosiklet, %2,5’ini traktör, %1,7’sini kamyon, %1,5’ini minibüs, %0,4’ünü otobüs ve %0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Nisan ayında 67 bin 712 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı

Nisan ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %17,5’i Fiat, %10,0’ı Renault, %8,2’si Peugeot, %6,5’i Opel, %5,7’si Volkswagen, %5,5’i Hyundai, %5,5’i Dacia, %5,0’ı Toyota, %4,6’sı Mercedes-Benz, %4,4’ü Skoda, %4,1’i Citroen, %3,5’i Ford, %3,1’i BMW, %3,0’ı Audi, %2,3’ü Honda, %1,8’i Kia, %1,5’i Seat, %1,4’ü Chery, %1,1’i Volvo, %1,0’ı Nissan ve %4,2’si diğer markalardan oluştu.

Ocak-Nisan döneminde 640 bin 414 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı

Ocak-Nisan döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %78,2 artarak 640 bin 414 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı %35,3 azalarak 8 bin 701 adet oldu. Böylece Ocak-Nisan döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 631 bin 713 adet artış gerçekleşti.

Ocak-Nisan döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %66,0’ı benzin yakıtlıdır

Ocak-Nisan döneminde trafiğe kaydı yapılan 272 bin 378 adet otomobilin %66,0’ı benzinli, %20,8’i dizel, %9,0’ı hibrit, %2,4’ü elektrikli ve %1,8’i LPG’lidir. Nisan ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 14 milyon 542 bin 904 adet otomobilin ise %36,6’sı dizel, %34,6’sı LPG’li, %27,4’ü benzinli, %1,1’i hibrit ve %0,1’i elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(2) otomobillerin oranı ise %0,2’dir.

Ocak-Nisan döneminde en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı

Ocak-Nisan döneminde trafiğe kaydı yapılan 272 bin 378 adet otomobilin %35,7’si 1300 ve altı, %24,0’ı 1401-1500, %21,1’i 1301-1400, %9,0’ı 1501-1600, %7,0’ı 1601-2000, %0,8’i 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir.

Ocak-Nisan döneminde kaydı yapılan otomobillerin 92 bin 339’u beyaz renklidir

Ocak-Nisan döneminde trafiğe kaydı yapılan 272 bin 378 adet otomobilin %33,9’u beyaz, %31,3’ü gri, %11,9’u mavi, %8,9’u siyah, %7,2’si kırmızı, %3,1’i yeşil, %2,3’ü turuncu, %0,7’si kahverengi ve %0,5’i sarı renklidir.

Yapı ruhsatı verilen yapıların yüzölçümü %2,1 azaldı

Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, 2023 yılı I. çeyreğinde belediyeler tarafından yapı ruhsatı verilen yapıların daire sayısı %0,7 artarken, bina sayısı %9,2 ve yüzölçümü %2,1 azaldı.

Toplam yüzölçümün %53,0’ü konut alanı olarak gerçekleşti

Belediyeler tarafından 2023 yılı I. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen yapıların toplam yüzölçümü 26,7 milyon m² iken; bunun 14,2 milyon m²’si konut, 7,1 milyon m²’si konut dışı ve 5,4 milyon m²’si ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

En yüksek yüzölçüm payı %63,3 ile iki ve daha fazla daireli binaların oldu

Belediyeler tarafından 2023 yılı I. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen yapıların kullanma amacına göre en yüksek yüzölçüm payına 16,9 milyon m² ile iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar sahip oldu. Bunu 2,5 milyon m² ile bir daireli binalar izledi.

Yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların yüzölçümü %17,2 azaldı

Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, 2023 yılı I. çeyreğinde belediyeler tarafından yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların bina sayısı %10,5, daire sayısı %19,0 ve yüzölçümü %17,2 azaldı.

Yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların daire sayısı ve yüzölçümü, I. Çeyrek 2023

Yapı kullanma izin belgesi istatistikleri, 2021-2023

Toplam yüzölçümün %57,0’si konut alanı olarak gerçekleşti

Belediyeler tarafından 2023 yılı I. çeyreğinde yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların toplam yüzölçümü 25,2 milyon m² iken; bunun 14,4 milyon m²’si konut, 5,2 milyon m²’si konut dışı ve 5,7 milyon m²’si ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.

Yapı kullanma izin belgesine göre konut, konut dışı ve ortak alanların yüzölçümü payları, I. Çeyrek, 2021-2023

En yüksek yüzölçüm payı %74,1 ile iki ve daha fazla daireli binaların oldu

Belediyeler tarafından 2023 yılı I. çeyreğinde yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların kullanma amacına göre en yüksek yüzölçüm payına 18,7 milyon m² ile iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar sahip oldu. Bunu 1,6 milyon m² ile sanayi binaları ve depolar izledi.

İstihdam endeksi yıllık %7,0 arttı

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında istihdam endeksi, 2023 yılı l. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %7,0 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %4,2, inşaat sektöründe %16,7 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %7,1 arttı.

Çalışılan saat endeksi yıllık %5,9 arttı

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında çalışılan saat endeksi, 2023 yılı l. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %5,9 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %3,4, inşaat sektöründe %15,1 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %5,9 arttı.

Brüt ücret-maaş endeksi yıllık %119,4 arttı

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında brüt ücret-maaş endeksi, 2023 yılı l. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %119,4 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %114,4, inşaat sektöründe %136,6 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %120,9 arttı.

İstihdam endeksi çeyreklik %1,2 arttı

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında istihdam endeksi, 2023 yılı l. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,2 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %0,3, inşaat sektöründe %5,5 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %1,0 arttı.

Çalışılan saat endeksi çeyreklik %0,9 arttı

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında çalışılan saat endeksi, 2023 yılı l. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %0,9 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe değişmedi, inşaat sektöründe %5,0 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %0,6 arttı.

Brüt ücret-maaş endeksi çeyreklik %23,4 arttı

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında brüt ücret-maaş endeksi, 2023 yılı l. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %23,4 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %21,8, inşaat sektöründe %25,9 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %24,2 arttı.

Saatlik işgücü maliyeti endeksi yıllık %125,2 arttı

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik işgücü maliyeti endeksi, 2023 yılı l. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %125,2 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %136,4, inşaat sektöründe %111,9 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %120,5 arttı.

Saatlik kazanç endeksi yıllık %107,1 arttı

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç endeksi, 2023 yılı l. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %107,1 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %107,4, inşaat sektöründe %105,6 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %108,5 arttı.

Saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi yıllık %227,0 arttı

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi, 2023 yılı I. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %227,0 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %302,3, inşaat sektöründe %143,0, ticaret-hizmet sektörlerinde %188,8 arttı.

Saatlik işgücü maliyeti endeksi çeyreklik %29,1 arttı

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik işgücü maliyeti endeksi, 2023 yılı l. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %29,1 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %31,8, inşaat sektöründe %22,4 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %28,5 arttı.

Saatlik kazanç endeksi çeyreklik %22,3 arttı

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç endeksi, 2023 yılı l. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %22,3 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %21,7, inşaat sektöründe %19,9 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %23,4 arttı.

Saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi çeyreklik %64,7 arttı

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi, 2023 yılı l. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %64,7 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %81,8, inşaat sektöründe %34,3 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %56,7 arttı.

Türkiye-Azerbaycan arasında dış ticaret 5 milyar dolara koşuyor

Kendilerini; “Bir Devlet İki Millet” olarak tanımlayan Türkiye ve Azerbaycan arasındaki güçlü bağlara yeni bir halka eklendi. İzmir, 40 gün arayla Azerbaycan Milli Meclisinden iki parlementer grubunu ağırladı.

Azeri heyeti, ilk olarak Ak Parti Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım’ı sonrasında İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger’i ziyaret etti. Azeri heyetin üçücü durağı Yeşilova Ehlibeyt Cami Derneği oldu. Azerbaycan Milletvekilleri, öğleden sonraki programında Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ ile bir araya gelirken, İzmir Ak Parti Dış İşleri Komisyonu Üyesi İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı’nın katılımıyla düzenlenen Türkiye’nin 100. Yılı ve Azerbaycan’ın 105. Kuruluş yıldönümü etkinliklerine katılım gösterdi.

Azeri Parlamenterler Grubu’na İzmir programı boyunca mihmandarlık yapan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, Azerbaycan ve Türkiye arasındaki yoğun ilişkilerin iki ülke arasındaki dış ticaret rakamlarına olumlu yansımalarını gördüklerini dile getirdi.

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki dış ticaret hacminin 2022 yılında 3 milyar doları aştığı bilgisini veren Başkan Uçak, “2023 yılına da güzel bir giriş yaptık. 2023 yılının ilk çeyreğinde dış ticaretimiz yüzde 10’luk artışla 811 milyon dolardan, 892 milyon dolara yükseldi. İki kardeş ülke arasındaki dış ticaret hacmindeki artış bizleri sevindiriyor. Birbirimizin eksiklerini gideriyoruz, yerli ve milli üretime katkı sunuyoruz. 40 gün arayla ikinci Azeri parlamenterler grubunu İzmir’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Türkiye’deki seçim sürecinin tamamlanması sonrasında Türk parlamenterlerden oluşan bir heyetin Azerbaycan’a iade-i ziyaret yapması için çaba göstereceğiz”şeklinde konuştu.

Yeni Azerbaycan Partisi’nin parlamento heyetine Milletvekili Hikmet Mammadov Başkanlık yaparken milletvekilleri Fatma Yıldırım, Mahir Abbaszade, Elman Nasirov, Sahib Alıyev heyette yer aldı.

14 Mayıs 2023 Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili seçimleriyle ilgili görüşlerini paylaşan Heyet Başkanı ve Milletvekili Hikmet Mammadov, Türkiye’nin seçim sürecinden geçtiğini ve Türk halkının seçimlere gösterdiği yüksek katılımdan dolayı tüm dünyaya demokrasi dersi verdiğini ifade etti. Mammadov, “Türkiye’nin kurucusu Ulu Önder Atatürk ¨Azerbaycan’ın sevinci sevincimiz kederi kederimiz’ demiştir. Birkaç gün önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da ‘Tek millet tek yumruk’ sözleriyle düşüncelerini paylaşmıştır. Tarihin milletimize verdiği misyonu birlikte yerine getiriyoruz” dedi.

Türkiye ve Azerbaycan’ın kuruluş yıldönümleri kutlandı

Heyet daha sonrasında Karşıyaka Haydar Aliyev Parkı’ndaki Haydar Aliyev büstüne çiçek bırakarak saygı duruşunda bulundu. Azeri vekiller akşam programında ise Türkiye’nin 100. Yılı ve Azerbaycan’ın kuruluşunun 105. Yılı sebebiyle düzenlenen etkinliğe katıldılar. Etkinlikte konuşan Azerbaycan Heyeti Başkanı Hikmet Mammadov, Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev’in selamlarını İzmir’e getirdiklerini, Azerbaycan’ın 105., Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Kuruluş yıldönümünü birlikte kutlamaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi.

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak ise; yaptığı konuşmada, Azerbaycan heyetini İzmir’de görmekten mutluluk duyduklarını kaydetti. Azerbaycan milletvekillerinin İzmir’e gösterdikleri ilginin çok değerli olduğunu ifade eden Uçak, “Azerbaycan’ı hem diplomatik olarak hem de iki ülke liderlerinin birliği açısından tek millet olarak görüyoruz. İlham Aliyev’in de dediği gibi biz tek yumruğuz” diye konuştu.

Bitkisel Üretim 1.Tahmini, 2023

 

 

Yazar - Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu -----Davut Güleç Kimdir ? -----

İlginizi Çekebilir

Ekonomi-teknoloji, kültür-turizm, magazin-yaşam haberleri (04.02.2024)

OTOYOLLARDA GİŞESİZ, BARİYERSİZ ULAŞIMA GEÇİLİYOR Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bakanlığa bağlı Karayolları Genel …