Sağlık

İmplant Tedavisinden Sonra bunlara Dikkat, Yaz Tatilinde Çocuklarda İshal Alarmı, ve Serinlemek İçin Yapılan Beslenme enerjiyi düşürebilir

İmplant Tedavisinden Sonra Dikkat Edilmesi Gerekenler

Diş kaybı yaşayan bireylere estetik ve fonksiyonel açıdan avantajlı bir çözüm sunan diş implantları son yıllarda oldukça yaygın kullanılan tedavi yöntemlerinden biri. Çene kemiğine yerleştirilen ve eksik dişin kökü yerine geçen titanyumdan üretilen bu yapı, üzerine konumlandırılan restorasyonla birlikte hem estetik bir görünüm sağlıyor hem de çiğneme fonksiyonu geri kazandırıyor. Eksik dişin yerine konması için komşu dişlerin küçültülerek kaplanmasına gerek olmadığı gibi, tam dişsiz ağızlarda da sabit protezli tedavi seçenekleri sunulabiliyor. 

Dental implant tedavisi ilk olarak diş hekiminin ağız ve çene yapısını detaylıca incelediği muayene ve planlama süreci ile başlar. Bu süreçte röntgen ve gerekirse tomografi ile çene kemiğinin tedaviye uygun olup olmadığı değerlendirilerek buna göre kişiye özel tedavi programı hazırlanır. Bir sonraki aşamada implantlar yerleştirilir. Bu işlem ise çoğunlukla lokal anestezi ile yapılır. 

İyileşme süreci (kaynama dönemi) diye adlandırılan aşamada ise implant yerleştirildikten sonra, bu yapının çene kemiği ile kaynaşması beklenir. İmplantın kemikle bütünleştiği bu süreç genellikle 2-3 ay sürer. Ancak kemik ilavesi ya da düzenlemesi gibi ilave yöntemler gerektiğinde bu süreler biraz daha uzayabilir. İyileşme süreci tamamlandıktan sonra hastaya uygun ölçülerde üretilen diş protezinin implant üzerine sabitlenmesiyle üst yapının yerleştirilmesiyle tedavi tamamlanır. 

Biyolojimize Uyumlu Olsalar da Bakım Önemli

İmplantlar biyouyumlu materyaller olsalar da, vücuda dışarıdan yerleştirildikleri için; ağız bakımı (diş fırçalama, diş ipi ve ara yüz fırçası kullanımı vb.) ve düzenli hekim kontrolleriyle, bu implantların uzun süre ve sağlıkla kullanılmaları sağlanır. Dt. Deniz Gürsoy, iyi bir ağız bakımı yapılmadığında, implantların çevresindeki diş etinin iltihaplanması sonucu doğal dişe benzer şekilde diş eti hastalıklarının oluşabileceğine ve implant kayıplarına kadar giden sorunların ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor.

İmplant Sonrasındaki Şikayetler Nasıl Giderilir?

İmplant tedavisinin ardından cerrahi işlemin yapıldığı alanda şişlik olması normaldir. Bu şişliği azaltmak için diş hekimlerince, dışarıdan 3-5 dakikalık buz kompresi uygulanması önerilir. İmplant tedavisi boyunca çok sıcak ve çok soğuk gıdalardan ve sert besinlerden kaçınmak önemli. Ayrıca implantın çene kemiğine uygulandığı sürecin hemen sonrasında sigara ve alkol tüketiminin iyileşme sürecini olumsuz etkilediği de unutulmamalıdır. 

Yazın Serinlemek İçin Yaptığınız Beslenme Tercihleri Enerjinizi Düşürüyor Olabilir

Yaz aylarında sıcaklığın artmasıyla birlikte beslenme alışkanlıkları da değişiyor. Daha hafif öğünler tercih edilirken, soğuk kahveler, meyveli içecekler, dondurmalar ve hazır smoothieler günlük rutinin bir parçası haline gelebiliyor. Ancak uzmanlara göre serinlemek amacıyla yapılan bazı beslenme tercihleri, fark edilmeden fazla şeker tüketimine, sıvı-elektrolit dengesinin bozulmasına ve gün içinde enerji düşüklüğüne neden olabilir. 

Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, yaz aylarında yalnızca az yemek değil, doğru besinleri doğru şekilde tüketmenin de önem taşıdığını belirterek, sıcak havalarda vücudun ihtiyaçlarının değiştiğine dikkat çekiyor.

Masum Görünen Yaz İçecekleri Fazla Şeker Kaynağı Olabilir

Yaz mevsiminde tercih edilen buzlu kahveler, aromalı içecekler, hazır limonatalar, frozen ürünler ve paketli smoothieler serinletici görünse de, önemli miktarda ilave şeker içerebilir. Gün içerisinde fark edilmeden tüketilen bu ürünler kan şekerinde ani yükselme ve düşüşlere neden olarak kısa süre sonra yeniden açlık hissi oluşturabilir.

Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, susuzluğu gidermek için ilk tercihin su olması gerektiğini, bunun yanında şekersiz ayran, sade maden suyu veya evde hazırlanan şekersiz soğuk bitki çaylarının uygun seçenekler arasında değerlendirilebileceğini belirtiyor.

Yaz Meyvelerini Doğru Kombinlemek: Glisemik İndeks Yönetimi

Karpuz, kavun, incir, şeftali ve kiraz gibi yaz meyveleri antioksidanlar, vitaminler ve polifenoller açısından eşsiz birer hazinedir. Ancak bu besinlerin fruktoz içeriği yüksek olduğu için porsiyon kontrolü önem taşır. 

Meyveleri tek başına ve yüksek miktarda tüketmek yerine; yanına çiğ kuruyemişler (badem, ceviz), kabak çekirdeği veya şekersiz ev yapımı yoğurt alternatifleri eklemek, öğünün glisemik yanıtını dengeler, kan şekerinin kontrollü yükselmesini sağlar ve daha uzun süre tokluk hissi verebilir.

Ağır Öğünler Yerine Hafif ve Dengeli Tabaklar Tercih Edilmeli

Sıcak havalarda sindirim sistemi de farklı çalışabilir. Yağ oranı yüksek, kızartılmış ve ağır yemekler sindirimi zorlaştırabilirken, gün içerisinde yorgunluk hissini artırabiliyor. 

Bu nedenle yaz aylarında;

  • Mevsim sebzeleri,
  • Zeytinyağlı yemekler,
  • Yoğurt ve kefir gibi fermente süt ürünleri,
  • Izgara balık veya tavuk,
  • Baklagiller,
  • Tam tahıllar

ile hazırlanan dengeli öğünler hem tokluk süresinin korunmasına hem de günlük besin öğesi ihtiyacının karşılanmasına destek olabilir.

Antioksidan İçeren Besinler Yaz Döneminde Tercih Edilmeli

Domates, kırmızı biber, yaban mersini, böğürtlen, vişne, kiraz, yeşil yapraklı sebzeler ve renkli mevsim ürünlerinin düzenli olarak tüketilmesi; vitamin, mineral ve fitokimyasal alımına katkı sağlayabilir.

Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, yaz beslenmesinin yalnızca kilo kontrolü açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şu bilgileri paylaşıyor:

“Yaz aylarında beslenmenin temel amacı yalnızca hafif yemek yemek değildir. Yeterli sıvı alımı, dengeli öğün planlaması, mevsim sebzeleri ve meyvelerinin uygun porsiyonlarda tüketilmesi ile aşırı şekerli ve ultra işlenmiş ürünlerin sınırlandırılması; genel sağlık açısından önem taşır. Her bireyin enerji ve sıvı ihtiyacı yaşına, sağlık durumuna ve fiziksel aktivitesine göre farklılık gösterebilir.”

Yaz Aylarında En Sık Yapılan Beslenme Hataları

Yaz döneminde sık karşılaşılan bazı alışkanlıklar fark edilmeden günlük beslenme dengesini bozabilir. Uzmanlar özellikle şu noktalara dikkat edilmesini öneriyor: 

  • Öğün yerine yalnızca meyve tüketmek,
  • Su yerine şekerli ve aromalı içecekleri tercih etmek,
  • Gün boyu hiç yemek yemeyip akşam tek öğünde fazla miktarda besin tüketmek,
  • Dondurma, frozen ve soğuk kahveleri sık tüketmek,
  • Uzun süre güneş altında kalınmasına rağmen yeterli su içmemek,
  • Tatilde sebze tüketimini azaltıp fast-food ağırlıklı beslenmek.

Bu alışkanlıklar kısa vadede halsizlik, sindirim sorunları ve enerji dalgalanmalarına yol açabilirken, uzun dönemde sağlıklı beslenme düzeninin bozulmasına da neden olabilir.

Amaç Yasaklamak Değil, Dengeyi Korumak

Yaz ayları; açık havada daha fazla vakit geçirilen, sosyal etkinliklerin arttığı ve beslenme düzeninin değişebildiği bir dönemdir. Bu süreçte tüm sevilen yiyeceklerden tamamen uzak durmak yerine porsiyon kontrolü yapmak, yeterli sıvı tüketmek ve öğünlerde dengeyi korumak daha sürdürülebilir bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır.

Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir sözlerini şu ifadelerle tamamlıyor:

“Sağlıklı yaz beslenmesi; yasaklardan oluşan katı bir liste değil, vücudun artan ihtiyaçlarını doğru karşılayan dengeli bir planlamadır. Günlük yaşamın temposuna uygun, sürdürülebilir ve kişiye özel beslenme alışkanlıkları oluşturmak hem yaz döneminin daha konforlu geçirilmesine hem de genel sağlığın desteklenmesine katkı sağlayabilir.”

Yaz Tatilinde Çocuklarda İshal Alarmı: Hangi Belirtiler Ciddiye Alınmalı?

Yaz ayları çocuklar için deniz, havuz ve açık havada geçirilen keyifli günleri beraberinde getirirken, sıcak havanın etkisiyle mide-bağırsak enfeksiyonlarının görülme sıklığı da artabiliyor. Besinlerin uygun koşullarda saklanmaması, hijyen kurallarına yeterince dikkat edilmemesi ve ortak kullanım alanları, çocuklarda ishal vakalarının yaz döneminde daha sık görülmesine neden olabiliyor.

Batıgöz Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Fikret İşbilir, ishalin çoğu zaman kendiliğinden düzelebilen bir tablo olsa da özellikle küçük çocuklarda gelişebilecek sıvı kaybının dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirterek ailelere önemli uyarılarda bulundu.

Yazın İshal Neden Daha Sık Görülüyor?

Yüksek hava sıcaklıkları, mikroorganizmaların gıdalarda daha hızlı çoğalmasına zemin hazırlayabilir. Açıkta bekleyen yiyecekler, yeterince temizlenmemiş sebze ve meyveler, güvenilir olmayan içme suları ve hijyenik olmayan havuzlar çocuklarda bağırsak enfeksiyonlarına neden olabiliyor.

Uzm. Dr. Fikret İşbilir, yaz aylarında yalnızca virüslerin değil, bazı bakterilerin de ishal vakalarında önemli rol oynadığını belirterek şu bilgileri paylaştı:

“Bazı bakteriler bağırsaklara yerleşerek toksin adı verilen maddeler salgılar. Bu toksinler bağırsakların normal çalışma düzenini bozabilir ve bağırsakların vücuttaki su ile mineralleri dışarı atmasına neden olabilir. Bunun sonucunda çocuklarda kısa sürede yoğun sıvı kaybı gelişebilir. Özellikle Enterotoksijenik Escherichia coli (ETEC) adı verilen bakteri, çocuklarda görülen bakteriyel ishallerin önemli etkenlerinden biridir.”

Her Belirti Aynı Hastalığı İşaret Etmez

İshal çoğu zaman birkaç gün içinde düzelebilse de bazı belirtiler daha yakından değerlendirilmelidir.

Uzm. Dr. Fikret İşbilir, “Ebeveynlerin yalnızca ishalin sayısına değil, çocuğun genel durumuna da dikkat etmesi gerekir. Çocuk oyun oynamak istemiyor, halsiz görünüyorsa veya sıvı tüketemiyorsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.” dedi.

Ebeveynler Evde Nelere Dikkat Etmeli?

İshal döneminde en önemli amaç, çocuğun kaybettiği sıvının yerine konulmasıdır.

“Çocuk kusmuyorsa sık aralıklarla su ve yaşına uygun sıvılar verilmelidir. Kusma varsa sıvılar azar azar ancak sık aralıklarla sunulmalıdır. Anne sütü alan bebeklerde emzirmeye mutlaka devam edilmelidir. Gazlı içecekler, şeker oranı yüksek meyve suları ve rastgele hazırlanmış karışımlar ise uygun değildir.”

Beslenmenin tamamen kesilmesinin de doğru bir yaklaşım olmadığını belirten Uzm. Dr. Fikret İşbilir, çocuğun tolere edebildiği ölçüde yaşına uygun beslenmenin sürdürülmesinin iyileşme sürecine katkı sağlayacağını ifade etti.

Bu Belirtiler Varsa Beklemeyin

Yaz aylarında görülen ishal vakalarının büyük bölümü destek tedavisiyle düzelirken, bazı belirtiler acil değerlendirme gerektirebilir.

Dışkıda kan görülmesi, yüksek ateş, sürekli kusma, ağızdan sıvı alamama, idrar miktarında belirgin azalma, ağız kuruluğu, gözlerde çöküklük, ağlarken gözyaşı olmaması, aşırı uyku hali veya belirgin halsizlik ciddi sıvı kaybının işareti olabilir.

Tatilde Basit Önlemler Büyük Fark Yaratıyor

Yaz tatilinde alınacak birkaç basit önlem, çocukları bağırsak enfeksiyonlarından korumaya yardımcı olabilir.

Çocuklara yemek öncesi ve tuvalet sonrası el yıkama alışkanlığı kazandırılması, içme suyu güvenilir olmayan yerlerde ambalajlı su tercih edilmesi, açıkta beklemiş yiyeceklerin tüketilmemesi, sebze ve meyvelerin iyi yıkanması, soğuk zincirin korunması ve havuz hijyenine dikkat edilmesi enfeksiyon riskini azaltabilir.

Rastgele İlaç Kullanımı Doğru Değil

İshal görüldüğünde ailelerin en sık yaptığı hatalardan birinin hekime danışmadan ilaç kullanmak olduğunu belirten Uzm. Dr. Fikret İşbilir, sözlerini şöyle tamamladı:

“Her ishal antibiyotik gerektirmez. Aynı şekilde ishali durdurmaya yönelik ilaçlar da özellikle çocuklarda hekim önerisi olmadan kullanılmamalıdır. Tedavi, çocuğun yaşı, genel durumu ve enfeksiyonun nedenine göre planlanmalıdır. Erken dönemde doğru sıvı desteği ve uygun tıbbi değerlendirme, olası komplikasyonların önlenmesinde büyük önem taşır.”

📢 Haberle İlgili Bildirim

Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Küresel Gazeteciler Konseyi, TSYD, TİMEF, AVKON, ADD üyesi, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği, Tüm Mücadele Sporları Derneği, Kayseri Spor Adamları Derneği, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----

İlgili Haberler

PWA Kurulum Popup
Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Modern GDPR Çerez Popup
Davut Güleç