Ekonomi-teknoloji haberleri (04.08.2021)

SOSYAL MEDYA HESAPLARINIZI DİJİTAL MİRAS OLARAK BIRAKABİLİRSİNİZ

Sosyal medyanın hayatımızın içine girmesiyle birlikte “dijital miras” kavramı da konuşulmaya başladı. Türkiye’de de ilk kez yargı kararında yer alan dijital miras kavramının bilinmeyenlerini Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Hukuk Fakültesi Özel Hukuk Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Yalçın Bostancı anlattı.

Dijital mal varlığı kavramına neler girer?

Genel olarak dijital mal varlıklarının özel olarak ise sosyal medya hesaplarının akıbetinin kullanıcılarının ölümünden sonra ne olacağı, söz konusu hesapların mirasçılara intikalinin mümkün olup olmadığı yani dijital mirasın söz konusu olup olamayacağıyla ilgili olarak mevzuatımızda açık bir düzenleme yoktur. Dijital ortamda depolanmış videolar, fotoğraflar, elektronik postalar, kişisel bloglar veya sosyal medya hesapları gibi her türlü dijital varlıkların tümü dijital mal varlığı olarak kabul edilebilir.

Dijital mal varlığı mirasçılara intikal eder mi?

Yürürlükte olan düzenlemelere göre, miras yoluyla geçecek mal varlığı- tereke unsurları sınırlı olarak sayılmamıştır. Buna göre hukuk sistemimizdeki genel kural çerçevesinde özel bir düzenleme bulunmadıkça kural olarak mal varlığına bağlı haklar miras yoluyla geçebilirken (intifa ve sükna hakkı gibi istisnalar hariç) kişiye bağlı haklar geçmez.
Buna göre dijital mal varlığı ve sosyal medya hesaplarının mirasçılara intikali değerlendirilirken söz konusu hakların intikale elverişli olup olmadığı hususu ve diğer ilgili mevzuatta konu ile ilgili bir engelin olup olmadığı hususu birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmelidir. Ayrıca konu incelenirken sosyal medya hesaplarının kullanım amacına ilişkin olarak bir sınıflandırma yapılması da yerinde olacaktır.

İletişim ve sosyalleşme amacıyla kullanılan sosyal medya hesapları: Ticari amaç taşımayan söz konusu hesapların sahibi dışındaki kişiler tarafından kullanılması, devri konusu, Anayasa m.20 hükmü ile koruma altına özel hayatın gizliliği, m.22 uyarınca haberleşmenin gizliliği, yine TCK m.132 hükmü çerçevesinde haberleşmenin gizliliğinin ihlali, TCK m.134 hükmü çerçevesinde özel hayatın gizliliğinin ihlali gibi hükümlerin tartışılmasına neden olacaktır. Buna göre mevcut durumda ayrıca bir hukuki düzenleme yapılmadığı takdirde ölen kişinin sosyal medya hesaplarının şifresinin mirasçılara geçeceğinin kabulü hukuka aykırı olacaktır. Söz konusu değerlendirme sosyal medya hesabı içerisindeki verilere ilişkin olup, sosyal medya hesabının kullanım hakkı, münhasıran hesap sahibine aittir. Hesabın kullanımı şahsa sıkı sıkıya bağlıdır. Hesap içerisindeki fotoğrafların, mesajlaşmalarının ve diğer paylaşımların mirasla intikal edip edemeyeceği tartışmaya açık olmakla birlikte sosyal medya hesabının kullanımının, hiçbir şekilde mirasçılara intikal etmeyeceğinin kabulü gerekmektedir.

Maddi kazanç elde edilen sosyal medya hesapları: İletişim ve sosyalleşme amacıyla kullanılmayan maddi kazanç elde edilen, reklam alan ve çok yüksek takipçi/tıklanma sayıları olan hesapların kanuni ya da iradi intikalle mirasçılara geçebileceğinin kabulü gerekir. Zira bu hesapların kullanımına devam edilmesi ya da hesapların satılması durumunda ciddi ekonomik kazançlar gündeme geleceğinden buradaki maddi değerin mirasçılara aktarılması gerekecektir.

Karma nitelikli sosyal medya hesapları: Miras bırakanın (murisin) e-posta içeriklerinde maddi değeri olan birtakım elektronik veriler bulunuyorsa yahut yüksek sayıda takipçisi bulunan sosyal medya hesaplarında miras bırakanın tarafı olduğu ticari anlaşmalar mevcutsa mirasçıların söz konusu ticari getirilerin terekeye dâhil edilmesi gerektiği iddiasıyla ve bilirkişi incelemesi sonucunda da söz konusu iddianın ispatlanması şartıyla e-posta içeriği yahut sosyal medya hesabı mirasa konu olabilecektir ya da 3. kişilerle mesajlaşmalar ve kişisel veri sayılacak paylaşımlar yine bilirkişi marifetiyle tespit edilip ayıklandıktan sonra ekonomik değer arz eden durumdayken intikal sağlanmalıdır.

Konu ile ilgili yargı kararları ve diğer ülke uygulamaları nelerdir?
Alman Federal Mahkemesi, telekomünikasyon gizliliği veya kişisel verilerin korunmasına ilişkin ilkelerin terekenin mirasçılara intikalinde sorun oluşturmayacağını söyleyerek sosyal medya hesabına ilişkin sözleşme ilişkisi mirasçılara intikal edeceğini belirtmiştir. Böylelikle Federal Mahkeme, Facebook ile sosyal medya hesabı sahibi muris arasındaki sosyal medya hesabı kullanım sözleşmesi uyarınca meydana gelen sosyal medya hesabına erişim hakkının mirasçılara, külli halefiyet prensibi gereği intikal edeceği yönünde karar vermiştir. Birçok tartışma konusunu da barındıran bu karar miras hukuku açısından emsal bir karar olmuştur. Almanya’da bahse konu Facebook hesabının mirasçılara geçip geçmeyeceği tartışmasından sonra geçen süre içerisinde Facebook ve diğer bazı sosyal medya platformları içeriklerinde bir düzenlemeye giderek, kişilere ayarlar menüsünden ölümleri halinde hesap şifrelerinin paylaşılıp paylaşılamayacağını, paylaşılacaksa kimlerle paylaşılacağını tercih etme imkânı getirmiştir. ABD’de ise 20 yaşındayken Irak savaşına genç bir asker olarak katılan Justin Ellsworth, savaşta ölmüştür. Ancak Irak’ta bulunduğu süre içinde arkadaşlarına ve ailesine savaşta yaşadıklarını e-posta yoluyla ve sosyal medya hesapları üzerinden mesaj göndererek anlatmıştır. Oğlunun ölümünden sonra babası, oğlunun sosyal medya hesaplarına erişerek mesajlarını okumak ve yaşanılanları kamuoyuna duyurmak için Yahoo’dan hesabın adına devredilmesini istemiştir. Yahoo, bu talebi ret gerekçesinde kullanıcılarla akdedilmiş olan sözleşmelerde hesabın devredilemeyeceğinin ve kaydedilmiş olan verilerin silinmesi gerektiğinin kararlaştırıldığını; ayrıca veri politikaları sebebiyle de verilerin devredilemeyeceğini belirtmiştir. Uyuşmazlığı incelen mahkeme, miras hukuku açısından sosyal medya hesaplarının ve bu hesap içeriklerinin de terekede yer aldığına, bu hesapların da mirasçılara intikal etmesi gerektiğine, dolayısıyla Yahoo’nun Ellsworth’un hesabını babasına vermekle yükümlü olduğuna karar vermiştir.Türkiye’de ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi verdiği kararda, dijital mülkiyete dair henüz yasal bir düzenleme yapılmadığını hatırlatarak, yakın zamana kadar elektronik posta hesapları, sosyal medya hesapları gibi dijital uygulamaların maddi bir değer taşımadığı ancak günümüzde bu hesapların reklam gelirleri elde edilen maddi bir karşılığı olan hesaplar halini alabildiği ifade edilmiştir. Dairenin kararında “Sosyal medya hesaplarının ve dijital para cüzdanlarının bağlı olduğu e-posta hesaplarının da artık kişisel kullanımı aşıp ticari değeri olan dijital mal varlığı kapsamına girmeye başladığı anlaşılmaktadır.” ifadeleri yer almıştır. Daire, kararında, dijital miras konusunda yasal bir boşluğun olduğu değerlendirerek, murisin e-posta hesabının, sosyal medya hesaplarının, dijital cüzdanlarının mirasçılarına intikal etmesi zaruri olan bir mal varlığı olarak terekesine dahil olduğu yönünde kanaat getirmiş ve ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur. Böylece dijital miras kavramı Türkiye’de ilk kez yargı kararında yer bulmuştur. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı, dijital varlıkların maddi değer taşımaları halinde külli halefiyet ilkesi gereğince mirasçıya intikal edeceğini doğrular niteliktedir.

BÜYÜKELÇİ MERTCAN NORM HOLDİNG’İN ABD’DEKİ ŞİRKETİNDE İNCELEMELERDE BULUNDU

Ege Bölgesi ve Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer alan İzmir merkezli Norm Holding’in Amerika Birleşik Devletleri’ndeki yatırımı Norm Fasteners Co., Vaşington Büyükelçisi Hasan Murat Mercan tarafından ziyaret edildi. Büyükelçi’ye, Şikago Başkonsolosu Engin Türesin, Şikago Ticaret Ataşesi Uğur Öztürk, Michigan Eyaleti Fahri Eski Konsolosu Nurten Ural ve beraberlerindeki heyet de eşlik etti.

Norm Fasteners.co Genel Müdürü Koray Gürbüz, Büyükelçi ve beraberindeki heyete 2.000 palet kapasiteli, 2.500m2 kapalı alana kurulu depoyu yerinde göstererek somun ve cıvata başta olmak üzere 100’ü Norm markalı, 200’ün üzerindeki farklı ürün hakkında da bilgi verdi.

Ziyaret sırasında Büyükelçi Hasan Murat Mercan’a verilen brifingte; 1973 yılında kurulan Norm Holding’in bugünlere gelmesindeki kilometre taşları ve Türkiye dışında 5 farklı ülkede faaliyet gösteren Norm’un global çalışmaları konusunda bilgiler de aktarıldı. Ayrıca Norm Fasteners Co’nun ABD’deki faaliyetleri, işbirlikleri ve partnerleri hakkında da detaylar sunuldu

Norm Fasteners.co Genel Müdürü Koray Gürbüz, Büyükelçi ve beraberindeki heyete ile birlikte Lansing Belediye Başkanı Andy Schor, Lansing kardeş şehirler proje yöneticileri, Lansing Ekonomik Kalkınma Ajansı yetkilileri, Michigan State Üniversitesi yetkilileri ve Vaşington’da iş yapan diğer Türk iş adamlarının da katıldığı yemekte bir konuşma yaparak şu açıklamalarda bulundu;

“Norm Fasteners Co, olarak 2018 yılından bu yana Michigan’da faaliyetlerini sürdürmekteyiz. Ülkemiz ekonomisi ve dışarıya açılmak için faaliyete aldığımız Norm Fasteners Co, Amerika kıtasında 40’dan farklı firmaya, 80’e yakın lokasyona ürün sağlıyor. Depo ve lojistik hizmetleri ile birlikte pazarlama çalışmaları da yapan Norm Fasteners Co, Michigan dışında ABD’nin birçok eyaletinde, Meksika ve Kanada’da farklı firmalara da ağırlıklı olarak somun, cıvata ve müşteri özel ürünlerinin dağıtımını da gerçekleştiriyor.”

Çekirdeksiz Sultani Üzüm ihracat yolcusu

Türkiye’nin sofralık üzüm ihracatından yüzde 73 pay alan Çekirdeksiz Sofralık Sultani Üzümün bu yılki ihracat yolculuğu 6 Ağustos 2021 Cuma günü başlıyor. Mevlâna (Razaki) Sofralık üzümünün ihraç tarihi ise; 12 Ağustos 2021 Perşembe günü olarak belirlendi.

Türkiye’nin taze üzüm ihracatı 2020 yılında 150 milyon dolar olurken, Osmanlı Sultanlarının tercihi, Anayurdu Anadolu olan Çekirdeksiz Sofralık Sultani Üzüm ihracatı 2020 yılında yüzde 19’luk artışla 110 milyon 734 bin dolar olmuştu. Mevlâna üzümünden elde edilen döviz geliri ise 1,5 milyon dolar olarak kayıtlara geçmişti.

Pandemi döneminde üreticilerin bağlarının bakımlarını ihmal etmediklerini, şifa deposu çekirdeksiz sofralık sultani üzüm üretimini gerçekleştirdiklerini belirten Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Türk ihracatçılarınında, 110,7 milyon dolarlık ihracat yaparak üreticilerin emeklerinin karşılığını almasını sağladığını kaydetti.

İhracat hedefi 125 milyon dolar

Manisa-İzmir-Denizli üçgeninde 55 bin üreticinin 1 milyon dekarı aşan bağlarda çekirdeksiz sultani üzüm üretimi yaptığı bilgisini veren Uçak, “Üzüm bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Pandemi döneminde tüm vatandaşlarımızı sofralık üzüm tüketmeye davet ediyorum. Özellikle okula gidecek çocuklarımızın beslenme çantalarına sezonu bitene kadar taze üzüme, sezonu bittikten sonra ise çekirdeksiz kuru üzüm konulmasını öneriyoruz. İhracatta da 125 milyon dolar döviz getirisi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Sultani Çekirdeksiz Sofralık Üzüm Mevlana (Razaki Tipi) Sofralık Üzüm çeşitlerinin kesim ve ihraç tarihleri Ticaret Bakanlığı Ege Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü başkanlığında oluşturulan “Sultani Çekirdeksiz Sofralık Üzüm Çeşidi ve Mevlana (Razaki Tipi) Sofralık Üzüm Çeşidinin Kesim İhraç Tarihlerinin Belirlenmesi Komisyonu” tarafından Manisa ve Denizli’ye bağlı ilçelerdeki emsal teşkil edecek bağlarda yapılan incelemeler sonucunda belirlendi.

Türkiye, 2020 yılında 110 milyon 734 bin dolarlık çekirdeksiz sultani sofralık üzüm ihracatı yaparken ilk sırada 65 milyon dolarla Rusya Federasyonu yer aldı. İkinci sıranın sahibi 13,4 milyon dolarlık tutarla Ukrayne olurken, Almanya 6,6 milyon dolarlık Türk üzümü tercih etti. Polonya’ya 5 milyon dolarlık ve Beyaz Rusya’ya 3,4 milyon dolarlık çekirdeksiz sultani sofralık üzüm ihraç ettik. Çekirdeksiz sultani sofralık üzüm ihraç ettiğimiz ülke sayısı ise; 57 oldu.

Maden sektörü Çin’i geçerek Avustralya’nın ithalatında birinci ülkeye yükselmeye hazırlanıyor 

Ege Maden İhracatçıları Birliği, Ticaret Bakanlığı’nın koordinasyonu ve desteğiyle 30 Temmuz-6 Ağustos 2021 tarihlerinde doğal taş sektöründe dünyanın en büyük 16’ıncı ithalatçısı konumunda olan Avustralya’ya Sanal Doğal Taş Ticaret Heyeti düzenliyor.

“Avustralya Sanal Doğal Taş Ticaret Heyeti”nin açılış toplantısı 3 Ağustos’ta online olarak, Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı İsmail Gülle, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi ve Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Mevlüt Kaya’nın katılımıyla gerçekleştirildi.

Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, “Türkiye, dünya doğaltaş ihracatında 4’üncü sırada. Ticaretimizde işlenmiş mermerin payı artıyor. Bu da katma değeri yüksek ürünlerin öne çıktığı anlamına geliyor. Doğaltaş ihracatında işlenmişin payı yüzde 57. Dünya doğal taş ihracatı 16-17 milyar dolar. Bizim ihracatımız 1,7 milyar dolar. Avustralya zengin bir pazar. 220 milyon dolar ithalatı var. Bizim 44 milyon dolar ihracatımız var. Ocak-Temmuz döneminde 28 milyon dolarlık ihracata ulaşmış durumdayız. İlk 7 ayda doğal taş ihracatımız 1,2 milyar dolara yükseldi. Geçen sene 12 ayda 1,7 milyar dolardı. Yüzde 11,2 olan payımızı artırmamız lazım.” dedi.

Türk mermeri Vatikan’dan Beyaz Saray’a kadar tüm dünyada

TİM Başkanı İsmail Gülle, Türkiye’nin 5,1 milyar metreküp muhtemel mermer rezerviyle, tahmin edilen dünya rezervinin üçte birine sahip olduğuna değindi.

“Türkiye, dünyada en çok doğal taş ihraç eden dördüncü ülke. Doğal taş sektöründe, dünyanın toplam ihracatından yüzde 11 pay alıyoruz. Bir puandan az farklarla listede önümüzde yer alan İtalya ve Hindistan’ı geçerek sektörde ikinci olmamız ise güçlü rezervlerimiz sayesinde gayet mümkün. Turkish Stone markasını daha da güçlendirmek istiyoruz. Vatikan’da “Sen Pier” kilisesinin girişindeki sütun ve kaplamaları Afyon İscehisar mermeridir, ABD’de Beyaz Saray’da yetkililerin basın açıklamaları yaptıkları alanda kullanılan mermer Elazığ Vişne’dir, Alman Parlamentosu, Fransa Parlamentosu, ABD Temsilciler Meclisi, Disneyland ve sayısız önemli mekân Türk mermerleriyle tezyin ediliyor.”

Çin, ABD, Fransa ilk sırada

Maden sektörünün 2021 yılının ilk 6 ayında, geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 39 artışla 1 milyar doları aştığını anlatan Gülle sözlerine şöyle devam etti:

“1 milyar doları aşan sektörel ihracatın yüzde 35’i sektörün lider birliği olan Ege İhracatçı Birliklerimizin mensupları tarafından beyan edildi. Doğal taş ihracatının lideri Ege Maden İhracatçıları Birliği’mizin, işlenmiş doğal taş ihracatı, yılın ilk altı ayında geçen yıla göre yüzde 43 artışla 357 milyon dolar oldu. 2021’in ilk 6 ayında en çok işlenmiş doğal taş ihracatı gerçekleştirdiğimiz üç ülke sırasıyla, 326 milyon dolar ile Çin, 227 milyon dolar ile ABD ve 53 milyon dolar ihracat ile Fransa oldu. Bu dönemde 113 ülkeye ihracatımız bir önceki senenin aynı dönemine göre artış kaydetti. Mısır’a ihracatımız yüzde 154, Hindistan’a ihracatımız yüzde 141, Libya’ya ihracatımız yüzde 84 arttı.”

Avustralya, doğal taş sektöründe dünyanın en büyük 16’ıncı ithalatçısı

İsmail Gülle, 2020 yılında pandemiye rağmen Avustralya’ya ihracatımız önceki seneye göre yüzde 10 artış kaydederek, 726 milyon dolar olduğunu anlattı.

“Bu yıl ilk 6 ayda ise, 2020’nin aynı döneminde ulaştığımı rakamı yüzde 55 aşarak 448 milyon dolara ulaşmış bulunuyoruz. Bu heyetin Avustralya’ya yönelik yapılması doğal taş sektörü özelinde de ayrı bir önem arz ediyor. Avustralya, doğal taş sektöründe dünyanın en büyük 16’ıncı ithalatçısı konumunda. 2019 yılında 211 milyon dolar ithalat gerçekleştiren Avustralya, Bu sektörde küresel ithalatın yüzde 1,3’ünün alıcısı. Türkiye’nin 2021’in ilk 6 ayında, doğal taş sektöründe Avustralya’ya ihracatı yüzde 33 artarak 24 milyon dolar oldu.”

Ocak-Temmuz döneminde doğal taş ihracatı 1 milyar 170 milyon dolara ulaştı

Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin Türkiye’nin doğal taş ihracatının lideri konumunda olduğunu açıklayan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “2020 yılında 1 milyar 736 milyon dolar olan doğal taş ihracatımızı 2021 yılı sonunda 2 milyar doların üzerine taşımak için çaba gösteriyoruz. 2021 yılının Ocak – Temmuz döneminde doğal taş ihracatımız yüzde 30’luk artışla 1 milyar 170 milyon dolara ulaştı. 2 milyar dolar hedefine emin adımlarla ilerliyoruz. Vietnam ve Ortadoğu Sanal Ticaret Heyetlerinden sonra Avustralya Sanal Ticaret Heyetimizi gerçekleştiriyoruz. 14 firmamız katılıyor. 16 tane de ithalatçı firma yer alıyor.” dedi.

Avustralya’nın doğaltaş ithalatından yüzde 20 pay aldık

Eskinazi, “Ege Maden İhracatçıları Birliğimiz geçtiğimiz yıllarda Avustralya’ya URGE Projesi kapsamında başarılı bir sektörel ticaret heyeti organizasyonu yapmıştı. Avustralya’nın 2020 yılında pandemiye rağmen Türkiye’den işlenmiş doğal taş ithalatı yüzde 13’lük artışla 44,5 milyon dolara ulaşmış durumda. Avustralya’nın doğaltaş ithalatından yüzde 20 pay aldık. 2021 yılının ilk yarısında Avustralya’ya yaptığımız doğal taş ihracatı ise; yüzde 33’lük artışla 18 milyon dolardan 24 milyon dolara çıkmış durumda. Amacımız, 2020 yılında yıllık 222 milyon dolar işlenmiş doğal taş ithal eden Avustralya’ya ihracatımızı daha yukarılara taşımak.” diye konuştu.

İhracatımız 201,5 milyar dolara yükselerek yeni bir Cumhuriyet tarihi rekoruna imza attık

Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Mevlüt Kaya, “Covid-19 virüsü en büyük ihraç pazarımız Çin’de ortaya çıktığı için pandemiden en çok etkilenen sektörlerin başında gelmemize rağmen 2020 yılında, 4,3 milyar dolar döviz kazandırdık. Son 12 aylık ihracatımız da 201,5 milyar dolara yükselerek yeni bir Cumhuriyet tarihi rekoruna imza attık. İlk defa 200 milyar doları geçmiş bulunuyoruz. Türkiye Geneli Maden İhracatımız ise yüzde yüzde 48 artışla 3,3 milyar dolar, doğaltaş ihracatımız ise yüzde 30 artışla, 1,17 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.” dedi.

Maden sektöründe burs projesi devam ediyor

2020 yılında 200 ülke ve serbest bölgeye Türk madenlerinin ihracatını gerçekleştirdiklerini anlatan Kaya, “Sürdürülebilir Madencilik” mottosuyla hareket ettiklerini vurguladı.

“2020 yılında Fiziksel organizasyon yapamadığımız için tüm etkinliklerimizi online platformlar üzerinden gerçekleştirdik. URGE doğaltaş kümelerimizde yer alan firmalarımıza gerçekleştirdiğimiz dijital eğitim yanı sıra, 2020 yılı Kasım ayında Vietnam’a yönelik sanal sektörel doğaltaş ticaret heyetini, Şubat 2021 ‘de ise Ortadoğu ülkelerine yönelik sanal sektör doğaltaş ticaret heyetini organize ettik. Maden Sektör Kurulu (EMİB, İMİB ve BAİB) olarak YÖK ile imzaladığımız protokol çerçevesinde 2020-2021 yılında maden mühendisliği, jeoloji mühendisliği ve cevher hazırlama mühendisliği seçen ve belirli bir sıralamada olan öğrencilere burs vermeye başladık. 2021-2022 dönemin de bu projemize devam edeceğiz.”

Avustralya’nın doğaltaş ithalatında Çin’den sonra ikinci sıradayız

Mevlüt Kaya, doğal taş sektörünün en önemli buluşmalarından MARBLE İZMİR- Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı ile 25-28 Ağustos 2021 tarihleri arasında ülkemiz ve dünya doğaltaş sektöründen birçok firma ve profesyoneli buluşturacaklarından bahsetti.

“Avustralya’nın doğaltaş ithalatında Çin’den sonra ikinci sıradayız. Avustralya’ya doğaltaş ihracatımızın yüzde 92’si işlenmiş katma değerli ürün. Avustralya’da işçilik maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle işlenmiş ürün ihracatımızı daha da arttırabiliriz. Hedefimiz Çin’i geçerek Avustralya’nın doğaltaş ithalatında birinci ülke konumuna yükselmek. Avustralya şu an dışarıdan ziyaretçi kabul etmiyor. Bu kısıtlamanın 2022 yılına kadar devam etmesi bekleniyor.  Ülkede aşılama şu an yüzde 18 seviyelerinde. Aşılama oranı yüzde 70’i geçtikten sonra ziyaretçiler kabul edilecek. Bu sebeple fiziksel ziyaretlerin mümkün olmadığı bu dönemde önemli bir pazarımız olan Avustralya ile yapacağız online etkinlikler büyük önem arz ediyor. Diğer taraftan 30 Temmuz tarihinde Ticaret Müşavirlerimizle gerçekleştirdiğimiz toplantıda Avustralya inşaat sektöründe büyüme beklentisi olduğunu bilgisine ulaştık. Söz konusu beklenti doğaltaş ürünlerine talebi artıracaktır.”

Otomotiv ihracatı temmuzda 2 milyar dolar oldu

 Türkiye ekonomisinin son 15 yıldır sektörel bazda ihracat şampiyonu olan otomotiv endüstrisi, nisan ayından bu yana baz etkisi ile gösterdiği çift haneli artışa temmuzda ara verdi. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, otomotiv endüstrisinin temmuz ayı ihracatı yüzde 9 düşüşle 2 milyar dolar oldu. Türkiye ihracatında ilk sırada yer alan endüstrinin toplam ihracattan aldığı pay ise yüzde 12,2 oldu.

 OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Yarı iletken çip sorunu nedeni ile yaşanan üretim problemleri ve uzun bayram tatili nedeniyle işgünü sayısının az olması, temmuz rakamlarının aylık ortalamaların altında kalmasında etkili oldu” dedi.

 Türkiye ekonomisinin son 15 yıldır sektörel bazda ihracat şampiyonu olan ve doğrudan 300 bin kişiye istihdam sağlayan otomotiv endüstrisi, nisan ayından bu yana baz etkisi ile gösterdiği çift haneli artışa temmuzda ara verdi. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, otomotiv endüstrisinin temmuz ayı ihracatı yüzde 9 düşüşle 2 milyar dolar oldu. Türkiye ihracatında ilk sırada yer alan endüstrinin toplam ihracattan aldığı pay ise yüzde 12,2 oldu. Temmuzda eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatı çift haneli artarken, binek otomobiller ve otobüs-minibüs-midibüs ihracatı ise çift haneli düşüş gösterdi. Geçen ay özellikle Birleşik Krallık ve Rusya’ya yönelik yüzde 63’e varan yüksek oranlı ihracat artışları da dikkat çekti. Yılın ilk yedi ayında ise yüzde 26 artarak 16.4 milyar dolar ihracat yapan otomotiv sektörü, toplam ihracatta yine ilk sırada yer aldı. İlk yedi aydaki ortalama aylık ihracat ise 2,3 milyar dolar oldu.

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “Yarı iletken çip sorunu nedeni ile yaşanan üretim problemleri ve uzun bayram tatili nedeniyle işgünü sayısının az olması, temmuz rakamlarının aylık ortalamaların altında kalmasında etkili oldu” dedi.

Tedarik endüstrisi ihracatı yüzde 1 arttı

Temmuzda Tedarik Endüstrisi ihracatı yüzde 1 artarak 827 milyon dolar olurken, sektör ihracatındaki en büyük ürün grubunu oluşturdu. Binek Otomobil ihracatı ise yüzde 27 azalarak 590 milyon dolar olurken, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 26 artarak 393 milyon dolar, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı da yüzde 33 azalarak 109 milyon dolar oldu.

Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke olan Almanya’ya ihracatta %13 oranında artış görülürken, İtalya’ya %10, Rusya’ya %38, Polonya’ya %12, Hollanda’ya %29 ihracat artışı, Birleşik Krallık’a %13, Romanya’ya %32, İspanya’ya %26, Slovenya’ya %53 ihracat düşüşü görüldü.

Binek otomobillerde önemli pazarlardan Almanya’ya %46, Fransa’ya %74, Slovenya’ya %17, İtalya’ya %46, İsrail’e %37, İsveç’e %19, Belçika’ya %38 ihracat düşüşü, İspanya’ya %57, Mısır’a %38 ihracat artışı yaşandı. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Birleşik Krallık’a %286, Slovenya’ya %48, Meksika’ya %20 ihracat artışı, Fransa’ya %34, Belçika’ya %13 ihracat düşüşü yaşandı.

Otobüs Minibüs Midibüs ürün grubunda ise en fazla ihracat yapılan ülkeler olan Fransa’ya %7 artış, Almanya’ya %41, İtalya’ya %81 düşüş görüldü.

Diğer ürün grupları arasında yer alan Çekiciler ihracatı ise %41 düşerek 42,5 milyon dolar oldu.

Almanya’ya ihracat yüzde 14 düştü

Endüstrinin en büyük pazarı olan Almanya’ya temmuzda yüzde 14 azalışla 273 milyon dolar ihracat yapıldı. İkinci büyük Pazar Birleşik Krallık’a yüzde 63 artışla 233 milyon dolarlık ihracat olurken, Fransa’ya da %45,5 azalışla 154 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi. Yine İtalya’ya %26,5, ABD’ye %13, Belçika’ya %14, Romanya’ya %20, Fas’a %27 ihracat düşüşü yaşanırken, Polonya’ya %15, Rusya’ya %37, Mısır’a %22 ihracat artışı görüldü.

AB’ye ihracat yüzde 16 azaldı

Ülke grubu bazında en büyük Pazar olan Avrupa Birliği Ülkelerine ihracat temmuzda yüzde 16 azalarak 1 milyar 223 milyon dolar oldu. AB ülkelerinin payı ise yüzde 61 olarak gerçekleşti.  Temmuzda Diğer Avrupa Ülkelerine %39, Bağımsız Devletler Topluluğuna %14 ihracat artışı görüldü.

Milyonlarca genci, mobil uygulama geliştirme alanında kariyer fırsatı bekliyor

Hayatımız hızla dijitalleşiyor ve mobile giriyor. İşletmelerdeki iş yapış modelleri de, baş döndürücü bir hızla dönüşüyor. Android ve iOS telefonlar için mobil uygulamalar geliştirme, veri bilimi ve analitiği, mobil pazarlama-satış, mobil eğitim, mobil oyun, mobil alışveriş, mobil sağlık, mobil terapi, mobil vs. uygulamaları hayatımızın her alanının içine giriyor. Günümüzde akıllı telefon sayısı 3,5 milyarı geçti ve milyonlarca genci mobil uygulama geliştirme alanında kariyer fırsatları bekliyor.

Mobil uygulama alanındaki gelişmeleri değerlendiren TTT Global Group Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akın Arslan, şunları anlattı:

Gartner’ın raporlarına göre 2021 itibariyle cep telefonu pazarında %87 Android, %13 iOS ayrımı var. Amerikan, Kanada ve İngiltere’de akıllı telefon pazarında iOS-Android arasında %50’ye yakın bir denge varken, dünya genelindeki akıllı telefonların %87’si Android, %13’ünü iOS işletim sistemine sahiptir. Türkiye’de de akıllı telefon pazarında iOS işletim sistemli telefonların oranı %14,45 civarındadır. Cep telefonu pazarında iOS-Android savaşı ise, devam ediyor. Diğer taraftan, AppleStore ve GooglePlay’den 2020’de 218 milyar uygulama indirilirken, 2021’de bu rakamın 250 milyarı bulması öngörülüyor. Telefonların içindeki dünya katlanarak büyüyor. Her ay yüzbinlerce yeni uygulama “store” adı verilen platformlara yükleniyor. Önceki yıl var olmayan yeni bir uygulamaya bir bakıyorsunuz, 400 milyonun üzerinde indirme sayılarına ulaşmış. Hayatımız hızla cebin içine girerken, on milyonlarca nitelikli mobil yazılım geliştiriciye, veri bilimciye, analiste, tasarımcıya ihtiyaç duyulacaktır. Bu süreçte, gençlerin üniversite mezunu olsun veya olmasın, hangi bölümden mezun olduğu da önemli değildir. Yeter ki, matematik zekasına sahip olsun, algoritma kültürünü anlasın, öğrenmeye istekli ve bir kullanıcı olarak App’lere yatkın olsun. Ve tabi ki okuduğunu iyi anlayacak, açık kaynak kütüphanelerini etkili kullanabilecek yeterlilikte İngilizce bilgisi şart. Kısaca, önümüzdeki 10 yıl içinde insanları işe alırken üniversite diplomalarına, nereden ve hangi bölümden mezun olduklarına bakmayacağız, tercihte pek önemi olmayacak gibi duruyor” dedi.

15-25 yaş grubu gençleri, büyük bir kariyer fırsatı bekliyor

15 ile 25 yaş arasındaki gençleri büyük kariyer fırsatlarının beklediğinin altını çizen TTT Global Group Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akın Arslan, şunları kaydetti:

Kendinizi, mobil developer olmaya odaklayın. Burada iki temel yol ayrımınız olacak: Ya Anroid tabanlı uygulama geliştireceksiniz (Kotlin,Java vs), ya da iOS’ta (Swift) ilerleyeceksiniz. Hibrit modeller, henüz karmaşık uygulama ihtiyaçlarına çözüm üretmekten uzaktır. Bu konularda, internette binlerce eğitime ücretsiz ve cüzi fiyatlarla ulaşabilmek mümkün. Youtube, GitHub, Medium gibi platformlar uygulama örnekleri ve tecrübelerle dolu. Bir yerde çalışmasanız bile, seçeceğiniz hayali-gerçek projelerle uygulama geliştirmeye adım atabilir ve kendi hikayenizi kendiniz yazabilirsiniz. Sıkı çalışan ve sebat eden bir genç, sadece 1-1,5 yıl içinde Türkiye’de de çok iyi bir seviyeye gelebilir. 2,5-3 yıl içinde 8-10 bin TL net aylık gelire ulaşabilir, doğru ekiplerin içinde parlak projelerde kendine yer bulabilirse 5 yıl içinde aylık 12-25 Bin TL arası gelirle tanışabilir. Yurt dışındaki takımların bir parçası olabilir ve dünyaya açılabilir. Örneğin, Türkiye’den her ay 5 binin üzerinde yeni uygulama store’lara yerleştiriliyor. Herkes, nitelikli ve işini emanet edebileceği developer arıyor. Bizler artık projelerimizde developer istihdam ederken, hangi üniversitenin hangi bölümünden mezun olduğu ile hiç ilgilenmiyoruz. Kendisini kullanmayı düşündüğümüz alan ne ise, ( iOS, Android, Backend, Frontend, UX/UI, Yapay Zeka Kodlaması), o alandaki yetkinliği ve donanımı ile ilgileniyoruz. Temel İngilizce yeterliliğine, adanmışlığına ve öğrenme istediğine bakıyoruz. Ayrıca, 3 yıl içinde 2 iş değiştirmiş birisiyle olabildiği kadar yola çıkmamayı tercih ediyoruz. Fakat, kendi startup’ını denemiş, uygulama yazarak store’a yerleştirmiş, ama beklediği sonuçları alamamış gençlerimize öncelikle şans veriyoruz. Onun yaşanmışlarını çok değerli buluyoruz” diye konuştu.  

İKİNCİ EL ARAÇ PİYASASINDA DARALMA DEVAM EDİYOR

Erkoç: ‘’İkinci el otomobil pazarında 2021’in ilk 6 aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25’e yakın bir daralma var’’

Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu (MASFED) Genel Başkanı Aydın Erkoç, ikinci el otomobil sektöründe 2021 yılının ilk yarısını değerlendirdi. Pandeminin olumsuz etkilerinin ikinci el otomotiv sektöründe de ciddi bir şekilde hissedildiğini ifade eden Erkoç, ikinci el otomobil pazarının yılın ilk 6 ayının 5 ayını düşüşle geçirdiğini bildirdi.

2020 yılında tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgınına rağmen pazarın bir önceki seneye kıyasla yüzde 18,9 oranında artış yaşadığını hatırlatarak, 2021 yılının ilk ayından itibaren sektörün durağan bir sürece girdiğini belirten Erkoç, şunları kaydetti:

‘’2020 yılında salgın sebebiyle sıfır araç temininde yaşanan problemler ikinci el araç satışlarının ve fiyatların artmasına sebep olmuştu. Ancak 2021 itibariyle hem satışlarda hem fiyatlarda bir gerileme söz konusu. 2020’nin Haziran ayında 773 bin 260 adet olan pazar yüzde 25,60 kayıpla bu yılın Haziran ayında 575 bin 335 adet olarak gerçekleşti. Geçen yılın ilk yarısında 3 milyon 128 bin 945 adet olarak gerçekleşen pazar, bu yılın aynı dönemini 2 milyon 347 bin 440 adetle kapattı. Yılın ilk 6 ayında geçen yılın ilk 6 ayına kıyasla yüzde 24,98 oranında bir gerileme var.’’

Yıl boyunca sektörün pandemi sürecinde yaşanan ekonomik dalgalanmalar ve sokağa çıkma kısıtlamaları sebebiyle olumsuz etkilendiğini, Mayıs ayında başlayan normalleşme sürecine rağmen pazarda beklenen artışın yaşanmadığını bildiren Erkoç ‘’Yaşanan belirsizlikler sebebiyle vatandaşlar ihtiyaç ve taleplerini ertelemek durumunda kalmıştı. Normalleşmenin başlaması, havaların ısınması, artan seyahat isteği ve bayram hareketliliğiyle piyasanın canlanması bekleniyordu. Ancak piyasadaki durgunluk devam ediyor’’ diye konuştu.

Dünya genelindeki vaka artışları sebebiyle sıfır araç üretiminde ve tadarikinde yaşanabilecek olası sıkıntıların ikinci el araç fiyatlarının da yükselmesine neden olabileceğini ifade eden Erkoç, ‘’Şu an fiyatlar normal seyrine gelmişken vatandaşlarımız bu fırsatı değerlendirebilir’’ diye konuştu.

Piyasanın canlanması için banka kredi faiz oranlarının düşmesinin büyük bir önem arz ettiğinin altını çizen Erkoç ‘’Pandemi sebebiyle yaşanan ekonomik sıkıntılardan ötürü vatandaşlarımızın alım gücü düştü. Ne yazık ki araç maliyetleri de yükselmeye devam ediyor. Kredi faiz oranları düşerse piyasanın hareketleneceğini düşünüyorum’’ dedi. Taşıt satışlarındaki taksit vadelerine de değinen Erkoç, taşıt satışlarında fatura değerine göre 24 ile 60 ay taksit yapıldığını hatırlatarak ‘’Vadelerin düşürülmesi de otomobil ticaretini olumsuz etkiliyor. Faiz oranları yükselirken vadelerin düşürülmesi ticareti aksatıyor’’ diye konuştu.

UİB’DEN TEMMUZ AYINDA 2,1 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT…

Türkiye’nin Genel Sekreterlik bazında en fazla ihracat yapan ikinci birliği olan Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB), temmuz ayında 2 milyar 136 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaştı.

UİB’in Temmuz 2020 ihracat rakamları açıklandı. Temmuz ayındaki ihracatı 2,1 milyar dolar olan  UİB’in, geriye dönük 12 aylık dönemdeki ihracat tutarı ise 30 milyar 475 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Temmuz ayı ihracat rakamlarını değerlendiren UİB Koordinatör Başkanı Baran Çelik, “Uzun bayram tatiline rağmen, ülke genelinde temmuz ayı ihracatında önemli rakamları yakaladık. Son 12 ayda ilk kez 200 milyar dolar ihracatı geçerek, önemli bir sınırı da aşmış olduk. Ülke olarak yaşadığımız orman yangınları hepimizi derinden üzüyor. İhracat rakamlarındaki bu güzel tablo ile bu zor atmosferde bir nebze olsun moral bulmuş olduk. Emeği geçen tüm ihracatçılarımıza teşekkür ederiz.”

OİB’in ihracatı temmuzda 1,7 milyar dolar

Temmuz ayında 1 milyar 710 milyon dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB), geriye dönük 12 aylık performansı ise 25 milyar 369 milyon dolar olarak açıklandı.

UTİB ihracatı temmuzda 97,3 milyon dolar

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği de (UTİB) temmuz ayında, geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 3,5’lik artışla 97 milyon 344 bin dolar ihracata imza attı. UTİB’in geriye dönük 12 aylık dönemdeki ihracatı ise yüzde 19,7 artışla 1,2 milyar dolar seviyelerinde gerçekleşti.

UHKİB’ten temmuzda 84,3 milyon dolarlık ihracat

Temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,5 artışla 84 milyon 318 bin dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (UHKİB), geriye dönük 12 aylık ihracatı ise yüzde 36,5 artışla 893,3 milyon dolar olarak açıklandı.

UMSMİB’in ihracatı temmuz ayında 18,6 milyon dolar

Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,1’lik artışla 18 milyon 677 bin dolar ihracat yapan Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB), geriye dönük 12 aylık dönemde ise yüzde 33 artışla 218,2 milyon dolar ihracat gerçekleştirmiş oldu.

UYMSİB’ten temmuzda 19,9 milyon dolarlık ihracat

Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB), temmuz ayında 19,9 milyon dolarlık ihracata imza attı. UYMSİB’in geriye dönük 12 aylık dönemdeki ihracatı ise 152,3 milyon dolar seviyelerinde gerçekleşti.

Öte yandan, UİB üzerinden ihracat kaydı yapılan ve ‘diğer’ başlığı altında listelenen sektörlerin temmuz ayı ihracatı ise 205,3 milyon dolar olarak açıklandı.

Demir sektörü Temmuz ayında da lider konumunu koruyor

 Ege İhracatçı Birlikleri, Temmuz ayında yüzde 4 artışla 1 milyar 238 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi.

Ocak-Temmuz döneminde ihracatını yüzde 26 yükselterek 8 milyar 884 milyon doları Türkiye’ye kazandıran EİB, son 1 yıllık dönemde yüzde 16 ivmeyle 14 milyar 820 milyon dolara ulaştı.

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, yüzde 54 artışla Temmuz ayının en yüksek ihracat artışına ulaşarak, 16 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

Sektörler arasında her ay en fazla ihracat rakamına ulaşan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, Temmuz ayında da ihracatını yüzde 23 ivmeyle 151 milyon dolara çıkardı.

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği ise 140 milyon dolarla en fazla ihracat yapan ikinci Birlik olarak kayıtlara geçti.

Tarım ve Gıda Birlikleri arasında en fazla ihracat gerçekleştiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, yüzde 25 artışla 110 milyon dolarla Temmuz ayını geride bıraktı.

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği ise Temmuz ayında 90 milyon doları, Ege Maden İhracatçıları Birliği 79 milyon doları Türkiye’ye kazandırdı.

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin ihracatı Temmuz ayında 53 milyon dolara ilerlerken, Ege Tütün İhracatçıları Birliği 49 milyon dolara ulaştı.

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin Temmuz ayı ihracatı yüzde 12 artışla 48 milyon dolara yükseldi.

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin ihracatı 43 milyon dolara, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği’nin ihracatı 22 milyon dolara ulaştı.

Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği ise yüzde 41 artışla 16 milyon dolar ihracat yapma başarısı gösterdi.

Sanayi sektöründen 744 milyon dolarlık, Tarım sektöründen 414 milyon dolarlık ihracat

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Temmuz ayında 5 Birliğin ihracatını artırdığını, 7 Birliğin ise geçtiğimiz dönemki performansının gerisinde kaldığını açıkladı.

“Temmuz ayında Tarım Birliklerimizin ihracatı 414 milyon dolar olarak gerçekleşirken, Sanayi Birliklerimizin ihracatı ise yüzde 10 ilerlemeyle 744 milyon dolara ulaştı. Madencilik sektörümüzün ihracatı ise Temmuz ayında 79 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Kimya sektörü bir ay arayla Temmuz ayında da bölgemizden en fazla ihracat gerçekleştiren sektör oldu. Genel tabloya baktığımızda da demir sektörümüzden sonra totalde ikinci sırada. Sektör yüzde 52 artışla 151 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirirken, son 1 yıllık ihracatı 1,5 milyar doları aşmış durumda. Bu rakamlar Ege İhracatçı Birlikleri’nde Kimya İhracatçıları Birliği’nin kurulması isteğimizin ne kadar doğru olduğunun göstergesi.”

EİB, Temmuz ayında 98 ülke ve bölgeye ihracatını artırdı

Temmuz ayını ülkeler bazında değerlendiren Eskinazi, EİB’nin 172 farklı ihraç pazarına ulaşarak 98 ülke ve bölgeye ihracatını artırmayı başardığını sözlerine ekledi.

“Avrupa Birliği’ne ihracatımız yüzde 11 ivmeyle 606 milyon dolar, diğer Avrupa ülkelerine ihracatımız ise yüzde 9 ivmeyle 91 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylelikle Avrupa kıtasının toplam ihracatımızdaki payı yüzde 56’ya ulaştı. Afrika ülkelerine yüzde 3, Asya ve Okyanusya ülkelerine yüzde 27 artışlar yaşadık. Orta Doğu ülkelerine 130 milyon dolar, Amerika ülkelerine 124 milyon dolarlık, Eski Doğu Bloku ülkelerine 67 milyon dolarlık, Türk Cumhuriyetlerine 13 milyon dolarlık ihracatımız var. Özellikle ihracatımızda ilk sıralardaki Almanya’ya yüzde 5, İtalya’ya yüzde 67, ABD’ye yüzde 2, Birleşik Krallık’a yüzde 10, Rusya’ya yüzde 16, İsrail’e yüzde 11, Belçika’ya yüzde 17, Irak’a yüzde 47, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yüzde 98 ihracat artışları yaşadık.”

Ege Bölgesi illerinin ihracat rakamı Temmuz ayında 2 milyar 38 milyon dolara ulaştı. Türkiye geneli en fazla ihracat yapan iller sıralamasında yer alan İzmir Temmuz ayında 1 milyar 104 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi.

Manisa 350 milyon dolar, Denizli 327 milyon dolar, Muğla 62 milyon dolar, Balıkesir 57 milyon dolar, Aydın 54 milyon dolar, Kütahya 29 milyon dolar, Afyonkarahisar 28 milyon dolar, Uşak 27 milyon dolar ihracat yaptı.

Hakkında Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu Davut Güleç Kimdir ?

Göz Atabilirsiniz.

Ekonomi-teknoloji-magazin-yaşam,kültür haberleri(12.09.2021)

Uluslararası İzmir Kültür Zirvesi sona erdi Roma Şartı Öncüsü Luca Bergamo: Kültür politikalarında devrime ihtiyaç …