Ekonomi

Kayseri OSB İhale İle Arsa Satacak, Ekonomi-teknoloji haberleri, büyüme değerlendirmesi, TUİK verileri

CHP’li Aşkın Genç’ten, Tarım Bakanlığına Pınarbaşı çağrısı: Hem suyumuzu koruyun hem çiftçimizi yaşatın… Pınarbaşılı üreticiyi kaderine terk etmeyin
Hububat alım fiyatları açıklandı… CHP’li Aşkın Genç: “Çiftçinin girdi maliyetleri geçen yıla göre yüzde 150 arttı. Bu tablo çiftçiyi tarladan, üretimden, hayattan koparıyor”
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TMO’nun açıkladığı hububat alım fiyatını ve Pınarbaşılı çiftçilerin sorunlarını Meclis gündemine taşıdı. Geçtiğimiz yıla göre hububat fiyatlarında bin lira artış yapılmasını eleştiren Genç, “Üreticinin beklentisi, buğdayda 25 bin lira, arpada ise 20 bin lira. Çiftçinin girdi maliyetleri geçen yıla göre yüzde 150 arttı. Bu tablo, üreticinin emeğini korumuyor; çiftçiyi tarladan, üretimden, hayattan koparıyor” dedi. CHP’li Genç, Pınarbaşı’da çiftçilerin sulama için kullandığı kuyulardaki elektriğin kesilmesinden dolayı tarlaların sulanamadığını belirterek, “Üretici vahşi sulama istemiyor; adil, denetlenebilir, kotalı sulama istiyor. Tarım ve Orman Bakanlığına sesleniyorum: Hem suyumuzu koruyun hem çiftçimizi yaşatın. Pınarbaşılı üreticiyi kaderine terk etmeyin” diye konuştu.

CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, çiftçilerin mağduriyetini gündeme getirdi.
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı 2026 yılı hububat alım fiyatlarını eleştiren Genç, geçen yıla göre bin lira artış yapıldığını belirtti.
Çiftçinin girdi maliyetlerinin yüzde 150 arttığını hatırlatan Genç, “Bu yıl buğday alım fiyatı 16 bin 500 lira, arpa alım fiyatı 12 bin 750 lira olarak açıklandı. Ancak üreticinin beklentisi, buğdayda 25 bin lira, arpada ise 20 bin lira. Çiftçinin girdi maliyetleri geçen yıla göre yüzde 150 arttı. Buna karşılık hububatta çiftçiye reva görülen artış bin lirada kaldı. Bu tablo, üreticinin emeğini korumuyor; çiftçiyi tarladan, üretimden, neredeyse hayattan koparıyor” diye konuştu.
CHP’li Genç, Pınarbaşılı çiftçilerin, tarla sulamasında kullandığı kuyulardaki elektriğin kesilmesinden dolayı ekinlerini sulayamadığını ifade etti.
Konuşmasının sonunda Tarım ve Orman Bakanlığına çağrıda bulunan Genç, şunları kaydetti:
“Pınarbaşı’mızda ciddi bir sulama sorunu var. Zamantı Irmağı’nı korumak elbette hepimizin görevidir; ancak bunun yolu çiftçinin kuyu elektriğini kesmek, ekinini susuz bırakmak değildir. Üretici vahşi sulama istemiyor; adil, denetlenebilir, kotalı sulama istiyor. Tarım ve Orman Bakanlığına hemşehrilerim adına seslenmek istiyorum: Hem suyumuzu koruyun hem çiftçimizi yaşatın. Pınarbaşılı üreticiyi kaderine terk etmeyin.”

Kayseri OSB İhale İle Arsa Satacak 

Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü, ihale ile arsa satışı yapacak. Arsa satışına ilişkin Bölge Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, 7 adet taşınmazın satışa sunulacağı ihaleye başvuru süreçlerinin 1-21 Haziran 2026 tarihleri arasında olduğu belirtildi.

Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü’nden ihale sürecine ilişkin yapılan açıklama şu şekilde; 

“Mülkiyeti Kayseri OSB Müdürlüğü’ne ait olan 7 adet taşınmazın satışı için 01.06.2026-21.06.2026 tarihleri arasında https://meydip.sanayi.gov.tr adresine başvuru yapılması gerekmektedir. Gerekli bilgi ve belgelere Kayseri OSB Müdürlüğü İnternet Sitesinden (https://www.kayseriosb.org) ulaşılabilecektir.” 

Kolay İK’dan biyometrik veri  kullanan şirketlere kritik uyarı 

Resmi Gazete’nin 2 Haziran tarihli sayısında yayımlanan Kişisel Verileri Koruma Kurulu kararına göre mesai takibinin yapılması amacıyla biyometrik verilerin işlenmesi, çalışan rızası olsa bile hukuka aykırı kabul edilecek. Kolay İK CEO’su Çağlar Yalı, biyometrik veri toplamadan, hukuka uygun bir şekilde mesai ve vardiya süreçlerinin yönetimi hakkında bilgi verdi.

İşletmelerin çalışma saatleri, mesai, vardiya takibi için parmak izi, yüz tanıma, iris ve retina taraması gibi biyometrik veriler kullanması hem yargı hem de Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun kararları gereği hak ihlali sayılabiliyordu. Şimdi bu konu, Kurul kararıyla hukuki çerçeve kazandı. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun ‘Mesai Takibi Amacıyla Biyometrik Veri İşlenmesi Hakkında İlke Kararı’, 2 Haziran tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre çalışan rızası olsa bile mesai takibi amacıyla biyometrik veri işlenmesi hukuka aykırı kabul edilecek.  

Çağlar Yalı: “Hem çalışanı hem şirketleri koruyor”

KVKK kapsamında tartışmalı bir konu olan biyometrik veri toplamanın Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile netlik kazandığını ifade eden Kolay İK CEO’su Çağlar Yalı, “Biyometrik verilerin toplanması, ölçülülük ilkesine aykırıydı. Yani kart okuma, QR kod veya şifre gibi alternatif yöntemler mevcutken biyometrik verilerin kullanılması çalışan mahremiyetinin ihlal edilmesi olarak kabul ediliyordu. Resmi Gazete’de yayımlanan karar çalışanları koruduğu gibi şirketlerin olası hukuki problemler yaşamasının da önüne geçecek” dedi.  

“Müdahaleye kapalı, kanunlara tam uyumlu PDKS sunuyoruz”

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile uyumlu Personel Devam Kontrol Sistemi (PDKS) hakkında da bilgi veren Yalı şöyle devam etti; “PDKS süreçleri, biyometrik veri toplamadan hem verimli hem de hukuka uygun şekilde yönetilebilir. Kolay İK olarak, biyometrik veri işleme risklerini tamamen ortadan kaldıran, kanunlara tam uyumlu, evden veya sahadan çalışanların da kullanabildiği PDKS yöntemlerini tek bir platformda sunarak işletmelerin mevzuata kolayca uyum sağlamasına destek oluyoruz. Bulut tabanlı sistemlerde saklanan ve müdahaleye kapalı olan bu PDKS kayıtlar, güvenilir ve denetlenebilir bir mesai takip altyapısı sağlıyor.” 

Buhler Versatile, ATLAS İş Makinaları’nın operasyonel faaliyetlerini devralmayı planlıyor; taraflar devralmaya ilişkin temel konularda önemli ilerlemeler kaydetti.

ATLAS İş Makinaları ile Kanada merkezli Buhler Versatile, ATLAS’ın operasyonel faaliyetlerinin devralınmasına yönelik yürüttüğü görüşmelerde temel ticari konularda önemli bir aşamaya ulaştı. Kuzey Amerika’nın önde gelen tarım makinaları üreticilerinden biri /olan Buhler Versatile, Kanada / Manitoba – Winnipeg’de üretim yapmaktadır.

Planlanan işlem, ATLAS İş Makinaları’nın operasyonel şirketlerine ait varlıkların ve ilgili faaliyetlerin devralınmasını öngörmektedir. Bu adım, ATLAS’ın yeniden yapılandırma sürecinde önemli bir dönüm noktasını temsil etmekte ve şirketin geleceğine yönelik somut bir perspektif ortaya koymaktadır. Planlanan devralma, işletme faaliyetlerinin yanı sıra ATLAS çalışanlarının bir bölümünü de kapsamaktadır.

Buhler Versatile, Türkiye, Kanada ve ABD’de iş ve tarım makinaları alanlarında köklü çalışmaları bulunan, küresel ölçekte faaliyet gösteren ASKO Holding bünyesinde yer almaktadır. İş ve tarım makinaları sektöründe uzmanlaşmış olan ve sektörlerinde stratejik bir yatırımcı olan ASKO Holding açısından planlanan devralma, özellikle ürün portföyü ve pazar erişimi bakımından önemli sinerjiler sunmaktadır.

ATLAS; makina üretimindeki köklü uzmanlığı, tarihsel geçmişi, tanınmış markası, geniş bayi ağı ve müşteri yapısıyla ASKO Holding’in mevcut faaliyetlerini tamamlayıcı niteliktedir. Ayrıca planlanan devralma ile Buhler Versatile’ın Avrupa’daki varlığını güçlendirmesi hedeflenmektedir. Buhler Versatile çatısı altındaki geniş sınai platformun bir parçası haline gelecek ATLAS’ın, gelecekteki pazar fırsatlarından yararlanmak için daha güçlü bir zemine kavuşması beklenmektedir.

Hanehalkı bütçesinden en fazla pay konut ve kira harcamalarına ayrıldı
Hanehalkı Bütçe Araştırması’nın 2025 yılı sonuçlarına göre; Türkiye genelinde hanehalklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalar içinde en yüksek payı %29,3 ile konut ve kira harcamaları alırken, ikinci sırayı %20,5 ile ulaştırma harcamaları, üçüncü sırayı ise %17,3 ile gıda ve alkolsüz içecekler harcamaları aldı.
Toplam tüketim harcamalarında en düşük payı alan harcama türleri ise %0,8 ile sigorta ve finansal hizmetler, %1,8 ile eğitim hizmetleri ve %2,2 ile sağlık harcamaları oldu.
Yüksek gelirli haneler düşük gelirli hanelere göre ulaşıma yaklaşık üç kat daha fazla pay ayırdı
Gelire göre sıralı %20’lik gruplar itibarıyla tüketim harcamalarının 2025 yılındaki dağılımına bakıldığında; en yüksek gelir grubu olan beşinci %20’lik grupta yer alan hanehalkları, ulaştırma harcamalarına (motorlu taşıt alımları, akaryakıt, yolcu taşımacılığı, araç bakım ve onarımı vb.) %25, konut ve kira harcamalarına %25,7 ve gıda ve alkolsüz içecekler harcamalarına %12,4 pay ayırdı.
En düşük gelir grubu olan birinci %20’lik grupta yer alan hanehalkları ise, konut ve kira harcamalarına %38,7, gıda ve alkolsüz içecekler harcamalarına %29,2 ve ulaştırma harcamalarına %8,6 pay ayırdı.
Temel gelir kaynağına göre harcama kalıpları değişti
Temel gelir kaynağı maaş, ücret, yevmiye geliri olan hanehalkları; konut ve kira harcamalarına %26,4, gıda ve alkolsüz içecekler harcamalarına %16 ve ulaştırma harcamalarına %21,9 pay ayırırken, müteşebbis geliri olan hanehalkları; konut ve kira harcamalarına %25,5, gıda ve alkolsüz içecekler harcamalarına %17 ve ulaştırma harcamalarına ise %25,9 pay ayırdı.
Tek kişilik haneler konut ve kiraya kalabalık hanelerden bir buçuk kattan daha fazla pay ayırdı
Hanehalkı büyüklüğüne göre tüketim harcamalarının 2025 yılındaki dağılımına bakıldığında; tek kişilik hanehalkları, konut ve kira harcamalarına %41, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına %14,3 ve ulaştırma harcamalarına %14,4 pay ayırdı.
Hanehalkı büyüklüğü 6 ve daha fazla kişi olan hanehalkları, gıda ve alkolsüz içecekler harcamalarına %23,7, konut ve kira harcamalarına %24,4 ve ulaştırma harcamalarına %18,1 pay ayırdı.
En fazla israf olan gıda grubu taze meyve ve sebzeler oldu
Hanehalkları tarafından en fazla israf edilen gıda grupları incelediğinde; en büyük payı %39,7 ile taze meyve ve sebze alırken, bunu %32,5 ile ekmek, %15,1 ile süt ve süt ürünleri izledi

2026 yılı hububat müdahale alım fiyatları üreticilerimizin beklentilerini karşılamadı” 

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatlarını yaptığı yazılı basın açıklamasıyla değerlendirdi. Bayraktar’ın açıklaması şöyle; 

“Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatları açıklandı. Açıklanan fiyatlara göre, 2025 yılında prim hariç ton başına 13 bin 500 lira olarak belirlenen kırmızı/beyaz sert ekmeklik buğday ile makarnalık buğday alım fiyatı, 2026 yılında yüzde 22,22 oranında artırılarak ton başına 16 bin 500 liraya yükseltildi. 

Arpa alım fiyatı ise 2025 yılında prim hariç ton başına 11 bin lira iken, 2026 yılında yüzde 15,9 oranında artırılarak ton başına 12 bin 750 lira olarak açıklandı. 

Ancak açıklanan alım fiyatlarındaki artış oranları, 2026 yılı Nisan ayında yüzde 32,37 olarak gerçekleşen enflasyon oranının altında kaldı. Bu durum, üreticilerimizin artan girdi maliyetleri karşısında gelir kaybı yaşayacağını ortaya koyuyor. 

Ayrıca Birliğimize ve Ziraat Odalarımıza iletilen taleplerde de açıklanan fiyatın çiftçilerimizin beklentisini karşılamadığı görülüyor. 

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği kapsamında üreticilere toplam dekara 979 lira 60 kuruş destek ödemesi yapılacağı belirtildi. Ortalama verim dikkate alındığında bu desteklerin ton başına yaklaşık 3 bin 14 lira olarak hesaplandığı görülüyor. 

2026 yılında destek kalemleri şu şekilde belirlendi: 

  • Temel destek dekar başına 403 lira 
  • Planlı üretim desteği dekar başına 403 lira 
  • Sertifikalı tohum kullanım desteği dekar başına 173 lira 60 kuruş  

Bununla birlikte, tarla bitkilerinde verim kaybını önlemek amacıyla sertifikalı tohumun en az üç yılda bir yenilenmesi tavsiye ediliyor. Dolayısıyla her üretici her yıl sertifikalı tohum kullanmıyor ve sertifikalı tohum desteğinden düzenli olarak yararlanmıyor. Buğday ve arpa üreticisinin aldığı destek dekar başına temel ve planlı üretim desteği 806 liradır. Bu nedenle, açıklanan toplam destek tutarının tüm üreticiler açısından fiilen elde edilebilen bir gelir unsuru olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. 

Üretimin sürdürülebilirliği, çiftçilerimizinn gelir güvencesinin sağlanması ve ülkemizin gıda arz güvenliğinin korunabilmesi için müdahale alım fiyatlarının üretim maliyetleri, enflasyon oranları ve çiftçilerimizin makul gelir beklentileri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi, kilogram başına 3 lira prim desteğinin verilmesi büyük önem taşıyor. Bu talebimizi de Tarım ve Orman Bakanlığına ilettik. 

Ayrıca, ürün bedellerinin 45 gün içerisinde ödeneceğinin açıklanması kabul edilebilir bir uygulama değildir. Çiftçilerimizin mazot, gübre, ilaç, tohum, işçilik ve kredi borçları hasatla birlikte kapıya dayanırken, üreticilerimizden parasını 45 gün beklemesi isteniyor ve üreticilerimiz emeğinin karşılığını zamanında alamıyor. 

Bu nedenle ürün bedelinin en az yüzde 50’si teslimat anında, kalan kısmı ise en geç 15 gün içerisinde üreticilerimizin hesabına yatırılmalıdır. Aksi halde yüksek enflasyon koşullarında 45 günlük bekleme süresi, açıklanan alım fiyatlarının reel değerini önemli ölçüde aşındıracak ve üreticilerimizin gelir kaybını daha da artıracaktır. Çiftçilerimiz sadece düşük fiyatla değil, geç ödeme nedeniyle de mağdur edilmemelidir.” 

Yükseköğretim mezun oranının artarak OECD ortalamasına yaklaştığı görüldü

OECD ülkelerine ait en güncel veri yılı olan 2024 yılına göre, 25-34 yaş arası nüfusta yükseköğretim mezunlarının oranı incelendiğinde OECD ortalaması %48,7 iken, Türkiye ortalaması %44,9 oldu. OECD ülkeleri arasında yükseköğretim mezunu oranının en yüksek olduğu ülke %70,6 ile Güney Kore, en düşük olduğu ülke %29,1 ile Meksika oldu.

Yükseköğretim mezunlarının oranı 25 yaş ve üzeri nüfusta %26,1 oldu

25 yaş ve üzerindeki ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunlarının söz konusu yaş içindeki oranı 2008 yılında %9,8 iken, 2025 yılında bu oran %26,1 oldu. İlgili yaş grubu için ortaöğretim ve üzeri eğitim seviyelerinden mezun olanların oranı 2008 yılında %26,5 iken, 2025 yılında bu oran %50,5 olarak gerçekleşti.

Yükseköğretim mezunları genç yaş gruplarında yoğunlaştı

25 yaş ve üzeri yükseköğretim mezunlarının genç yaş gruplarında yoğunlaştığı, ileri yaşlara doğru oranların daha düşük düzeylerde gerçekleştiği görülmektedir. Yükseköğretim mezunlarının yaş gruplarına göre dağılım piramidi, 2008 yılında erkekler lehine iken, 2025 yılına gelindiğinde genç yaş gruplarında kadınlar lehine bir görünüm kazanmıştır.

Ortalama eğitim süresi 2025 yılında 9,6 yıl oldu

25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2025 yılında 9,6 yıl oldu. 2025 yılında kadınların ortalama eğitim süresi 8,9 yıl iken, erkeklerin ortalama eğitim süresi 10,3 yıl oldu.

Ortalama eğitim süresinin en yüksek olduğu il Ankara oldu

25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin 2025 yılında en yüksek olduğu il 10,9 yıl ile Ankara olurken, bu ili sırasıyla İstanbul, Eskişehir, Kocaeli ve Yalova takip etti. Ortalama eğitim süresinin en düşük olduğu il ise 7,6 yıl ile Ağrı olurken, bu ili sırasıyla Şanlıurfa, Muş, Kastamonu ve Van izledi.

Ortalama eğitim süresinin en yüksek artış gösterdiği il %48,5 ile Şırnak oldu

25 yaş ve üzeri nüfusun aldığı ortalama eğitim süresinin 2016 ile 2025 yılları arasındaki son on yıllık değişime göre en yüksek artış gösterdiği ilk beş il %48,5 ile Şırnak, %40,4 ile Hakkari, %35,7 ile Muş, %35,5 ile Şanlıurfa ve % 33,1 ile Van oldu. En düşük artış gösteren ilk beş il ise %13,2 ile Ankara, %14,5 ile Eskişehir, %14,6 ile Tekirdağ, %14,8 ile İzmir ve %15,1 ile İstanbul olarak hesaplandı.

Okuma yazma bilen oranı %97,9 oldu

2008 yılında 6 yaş ve üzeri nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı %91,8 iken, 2025 yılında bu oran %97,9 olarak hesaplandı. 2008-2025 yılları arasında kadınlarda okuma yazma bilen oranı %86,9’dan %96,4’e, erkeklerde ise bu oran %96,7’den %99,3’e yükseldi.

annesi yükseköğretim mezunu olan fertlerin %84,2’sinin yükseköğretim, %13,1’inin ortaöğretim ve %2,7’sinin ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamladığı tespit edildi. İlgili nüfusta, babası yükseköğretim mezunu olan fertlerin %80,4’ünün yükseköğretim, %16,2’sinin ortaöğretim ve %3,5’inin ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamladığı belirlendi.

Söz konusu nüfusta, annesi ortaöğretim mezunu olan fertlerin %64,3’ünün, babası ortaöğretim mezunu olan fertlerin %56,0’ının yükseköğretim mezunu olduğu belirlendi. Annesi ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamlayan fertlerin %29,4’ünün, babası ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamlayan fertlerin %28,2’sinin yükseköğretim mezunu olduğu görüldü.

BAŞKAN GÜLSOY İLK ÇEYREK BÜYÜME RAKAMLARINI DEĞERLENDİRDİ “EKONOMİMİZ ÇOKLU ŞOKLARA KARŞI DAYANIKLILIĞINI KANITLADI”

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı birinci çeyrek büyüme verilerini değerlendirdi. Türkiye ekonomisinin küresel belirsizliklere ve bölgesel gerilimlere rağmen büyüme eğilimini sürdürdüğünü belirten Gülsoy, “Ekonomimiz, karşı karşıya kaldığı çoklu şoklara rağmen pozitif büyüme performansını üst üste 23’üncü çeyreğe taşıyarak büyük bir başarıya imza atmıştır.” dedi.

TÜİK verilerine göre, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 oranında bir büyüme kaydettiğini ifade eden Başkan Gülsoy, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:

“Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH’nin bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,1, takvim etkisinden arındırılmış GSYH’nin ise yıllık yüzde 2,6 artması, ekonomimizin dinamizmini koruduğunun açık bir göstergesidir. Cari fiyatlarla GSYH’miz ilk çeyrekte 16 trilyon 999 milyar 977 milyon TL’ye ulaşırken, dolar bazında ise 389 milyar 598 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Yıllıklandırılmış milli gelirimizin 1,6 trilyon doları aşması geleceğe dair umutlarımızı tazelemektedir.”

Sektörel bazda büyüme rakamlarını analiz eden Gülsoy, en hızlı büyümenin teknoloji ve dijitalleşmenin öncülüğünde yaşandığına dikkat çekti:

2026 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yıla göre; bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 9,5, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 5,2, tarım sektörü yüzde 4,6, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 3,7, inşaat sektörü yüzde 3,2, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 3,0 artış göstermiştir.

Hizmet ve tarım sektörlerindeki pozitif seyre rağmen sanayi sektöründeki daralmaya vurgu yapan Gülsoy, “Küresel konjonktür ve takvim etkilerinin de rol oynadığı bu dönemde sanayi sektörü yüzde 0,8 azaldı. Küresel talepteki yavaşlama ve jeopolitik riskler sanayicimizin üzerindeki baskıyı artırıyor.” ifadelerini kullandı.

“Küresel Savaş Atmosferi ve Enerji Maliyetleri Üretimi Zorlaştırıyor”

Özellikle ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan gerilim ve savaş atmosferinin dünya ekonomisini derinden sarstığını belirten Başkan Gülsoy, şöyle devam etti:

“Enerji fiyatlarında yaşanan öngörülemez durum ve tırmanan maliyetler, tüm dünyada korumacı politikaları beraberinde getirmektedir. Bu durum üretim ve ihracat kapasitemizde düşüşlere yol açıyor. Üretim maliyetlerindeki artışlar, işçilik yükleri ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar sanayicimizi ve tüccarımızı zorlamaktadır.

Değişen küresel ekonomik yapıda Türkiye’nin rekabet gücünü koruyabilmesi için acilen reel sektörün yeni destek paketleriyle canlandırılması gerekmektedir.”

“Bütçe Disiplini ve Yapısal Düzenlemeleri Olumlu Buluyoruz”

Ekonomi yönetiminin kararlı duruşunu ve bütçe disiplinini takdirle karşıladıklarını belirten Gülsoy, “Yılın ilk 4 ayında faiz dışı bütçe dengesinin geçen yıla göre fazla vermesi takdire şayandır. Enflasyonla mücadelede geçici yavaşlamalar olsa da fiyat istikrarını kalıcı hale getirme hedefini sonuna kadar destekliyoruz. Türkiye’yi uluslararası firmalar için bir üretim üssü ve bölgesel merkez haline getirecek yeni düzenlemeleri heyecanla bekliyoruz. İş dünyası olarak ülkemizin refah seviyesini artıracak, yüksek katma değerli üretimi teşvik edecek her adımda devletimizin yanındayız.” dedi.

Kayseri OSB Başkanı Yalçın’dan 2026 Yılı İlk Çeyrek Büyüme Rakamı Değerlendirmesi 

Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından kamuoyuyla paylaşılan, 2026 yılı ilk çeyrek büyüme rakamını değerlendirdi.

Başkan Yalçın, “Türkiye ekonomisinin 2026 yılı Gayrisafi Yurt İçi Hasılası (GSYH) birinci çeyrek büyüme rakamı bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 2,5 artış gösterdi. Küresel ekonomik gelişmeler ve bölgesel risklere karşın Türkiye’nin 2026 yılı ilk çeyreğinde elde ettiği büyüme rakamı sevindiricidir. Türkiye ekonomisi üst üste 23 çeyrekte büyüme başarısı göstermiştir. Pozitif yönlü büyümenin, 2026 yılına yansımasını beklemekteyiz” dedi.

ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan savaşın dünya ekonomisi üzerindeki etkilerinin sürdürdüğüne değinen Başkan Yalçın, “Enerjide yaşanan maliyet artışları ve tüm dünyadaki korumacı anlayışlar, üretimde ve ihracat kapasitesinde düşüşlere yol açmaktadır. Değişen ve farklı merkezlerde odaklanmaya başlayan küresel ekonomik yapı karşısında, Türkiye’nin rekabet gücünü koruyabilmesi ve ihracattaki yukarı yönlü hareketlerini devam ettirebilmesi için sanayicilerimizin desteklenmesi önem arz etmektedir” ifadelerini kullandı.

Yalçın, “Hürmüz Boğazının kapalı olması nedeniyle enerji fiyatlarındaki öngörülemez durum ve talepte oluşan yavaşlama sanayicilerimizin üzerinde oluşan baskının sürmesine neden olmaktadır. Üretim maliyetlerindeki artışlar, işçilik yükleri ve finansmana erişimdeki zorluklar sanayicilerimizi etkilemektedir. Yaşanan tüm zorluklara rağmen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki ekonomi yönetimimizin attıkları adımları olumlu buluyoruz. Sanayicilerimizin, sıkıntılara can suyu olacak yeni adımları ivedilikle beklediklerini de vurgulamak istiyoruz” şeklinde konuştu.

Başkan Mehmet Yalçın değerlendirmesinde, 2026 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yıla göre; bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 9,5, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 5,2, tarım sektörü yüzde 4,6,  ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 3,7, inşaat sektörü yüzde 3,2, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 3,0 artış gösterdiğini, sanayi sektörünün ise yüzde 0,8 azaldığını kaydetti.

Yalçın, 2026 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 35,7 artarak 16 trilyon 999 milyar 977 milyon TL oldu. GSYH’nin birinci çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 389 milyar 598 milyon olduğunu da aktardı.

Küresel Deneyim, Köklü Miras: Tarık Bayar Saray Holding’in CEO’su Oldu

Türkiye’nin köklü sanayi gruplarından Saray Holding’de CEO’luk görevini Tarık Bayar yürütecek. Reckitt Türkiye Genel Müdürlüğü başta olmak üzere global şirketlerde üst düzey liderlik deneyimine sahip olan Bayar, Saray Holding’in büyüme ve ilerleme sürecine liderlik edecek.

1961 yılında Karaman’da başlayan üretim yolculuğunu bugün çok sektörlü güçlü bir yapıya dönüştüren Saray Holding; gıda ve enerji başta olmak üzere gıda makineleri ve EPC tesis kurulumları, gıda emtia ticareti, mobilya, enerji depolama ve ısı teknolojileri, ambalaj, modern tarım ve hayvancılık alanlarında faaliyet gösteriyor.

İstanbul, Karaman, Kırklareli, Düzce, Denizli, Kütahya, Ukrayna Kiev, İsviçre Cenevre, Mısır ve Suudi Arabistan Cidde’de faaliyet gösteren iştirakleriyle Saray Holding; 2.000’i aşkın çalışanı ve 110’dan fazla ülkeye ulaşan ihracat ağıyla üretim, yatırım ve ihracat faaliyetlerini sürdürüyor.

TeklifimGelsin’den beşinci yılına özel “BorcumBitsin” kampanyası

TeklifimGelsin, beşinci yılı kapsamında “BorcumBitsin” kampanyasını hayata geçirdi. 1 Haziran–30 Temmuz tarihleri arasında kullanıcılar, arkadaş davetiyle toplamda 555.000 TL’lik ödül kazanacak. Kampanya, finansal okuryazarlığı desteklerken, kullanıcıları finansal yol arkadaşlığı yaklaşımıyla ödüllendirmeyi hedefliyor.

Finansal teknoloji platformu TeklifimGelsin, beşinci yılında 2,2 milyondan fazla kullanıcıya hizmet verirken, toplumsal finansal okuryazarlığı artırma misyonunu yeni bir adım ile büyütüyor. Kullanıcıların kendi çevrelerindeki kişilerin finansal farkındalıklarını ücretsiz olarak artırmalarına destek olmayı amaçlayan TeklifimGelsin, bu hedefle “BorcumBitsin” kampanyasını hayata geçirdi. 1 Haziran–30 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek kampanya kapsamında kullanıcılara toplam 555.000 TL’lik ödül dağıtılacak.

Çevrenizin Finansal Hayatına Ücretsiz Kredi Karnesi ile Dokunun
Bugüne kadar yüz binlerce kişinin finansal okuryazarlığını artırmak üzere ücretsiz Kredi Karnesi sağlayan TeklifimGelsin, bu kampanya ile her kullanıcısına çevresine destek olma fırsatı sunuyor. Kampanya kapsamında, platforma ilk kez üye olacak kişilere Kredi Karnesi tamamen ücretsiz olarak sunularak kişilerin finansal okuryazarlık seviyesine katkı sağlanması hedefleniyor.

Kullanıcılar, çevrelerindeki kişileri davet ederek onların ulaşabilecekleri güncel kredi seçeneklerini net bir şekilde görmelerini sağlıyor. Daha da önemlisi, kredibilitesi yetersiz olan kullanıcılara platform tarafından sunulan özel önerilerle finansal hayatlarını düzeltmelerine ve bütçelerini doğru yönetmelerine doğrudan destek olabiliyorlar.

Hem Çevreniz Kazanıyor Hem Siz
Toplumsal finansal farkındalığı büyütürken kazandıran kampanyanın detayları ise şöyle şekilleniyor:

  • Davet ve Puan Sistemi: Kullanıcılar, kendilerine özel davet kodlarıyla arkadaşlarını ve yakınlarını TeklifimGelsin’e davet ediyor. Davet edilen kişilerin ücretsiz Kredi Karnesi oluşturmasıyla, davet eden kullanıcılar puan kazanarak liderlik tablosunda üst sıralara tırmanıyor. Her kullanıcı, davet ettiği arkadaş başına yalnızca bir kez puan elde edebiliyor.
  • TG Para Bonusu ve Nakit Çekim: İlk 30 davet için, davet edilen her yakın adına 2.000 TG Para bonusu kazanılıyor. Biriken tüm ödüller TG Cüzdan’a tanımlanıyor ve diledikleri an banka hesaplarına nakit olarak aktarılabiliyor.
  • Büyük Ödül Dağılımı: Toplam 555.000 TL değerinde ödül dağıtılacak kampanya kapsamında, liderlik tablosunda birinci olan kullanıcı 55.000 TL kazanırken; 2’nci ila 7’nci sıra arasındakiler 30.000 TL, 8’inci ile 23’üncü sıra arasındakiler 10.000 TL ve 24’üncü ile 55’inci sıra arasındakiler ise 5.000 TL ödülün sahibi olacak.

TeklifimGelsin CEO’su İhsan Cem Zararsız, kampanyayla ilgili şunları söyledi: “Beşinci yılımızda, 2,2 milyonu aşkın kullanıcımızın sadece finansal ürün karşılaştırdığı bir yer değil, sevdiklerinin de finansal yolculuğuna rehberlik edebileceği bir platform olmayı önemsiyoruz. ‘BorcumBitsin’ kampanyasıyla amacımız, kullanıcılarımızın kendi çevrelerindeki kişilere tamamen ücretsiz olarak finansal farkındalık kazandırmalarına destek olmak. Bugüne kadar yüz binlerce kişiye ulaştırdığımız ücretsiz Kredi Karnesi’ni yeni üyelerimizle de buluşturarak, kredibilitesi yetersiz olanların finansal hayatlarını iyileştirmelerine hep birlikte zemin hazırlıyoruz. Finansal okuryazarlığın artmasına katkı sunarken, kullanıcılarımızı daha bilinçli ve sürdürülebilir finansal adımlar atmaya teşvik etmeyi hedefliyoruz.”

İzocam, İSG Haftasında Güvenlik Kültürünü Çalışan Katılımıyla Daha Da Güçlendirdi

İş sağlığı ve güvenliğini tüm operasyonlarının merkezinde konumlandıran İzocam, 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında eğitimlerden sanal gerçeklik simülasyonlarına, forklift yarışmalarından sürdürülebilirlik odaklı atölyelere kadar birçok etkinlik gerçekleştirdi. Şirket, çalışan katılımını merkeze alan uygulamalarıyla güvenli üretim kültürünü güçlendirmeyi sürdürüyor.

Yalıtım sektörünün lider markası İzocam, 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamında çalışan farkındalığını artırmaya yönelik birçok etkinlik ve uygulamayı hayata geçirdi. İş sağlığı ve güvenliğini yalnızca prosedürlerle sınırlı bir yaklaşım olarak değil, kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak ele alan şirket; eğitim, deneyimsel öğrenme ve çalışan katılımı odaklı uygulamalarıyla güvenlik kültürünü tüm operasyonlarında güçlendirmeye devam ediyor.

Bu kapsamda gerçekleştirilen etkinlikler arasında; EHS&S Turnuvası, sanal gerçeklik simülasyon eğitimleri, güvenli sürüş eğitimleri, forklift yarışmaları ve çalışan katılımına yönelik sürdürülebilirlik uygulamaları yer aldı. Tarsus Tesisi’nde düzenlenen forklift yarışması ile güvenli forklift kullanımına dikkat çekilirken, sanal gerçeklik destekli eğitimlerle çalışanların riskleri deneyimleyerek öğrenmesi hedeflendi.

Şirket aracı kullanan çalışanlara yönelik düzenlenen güvenli sürüş eğitimleriyle sürüş güvenliği konusunda farkındalık artırılırken, beyaz yaka çalışanlara özel gerçekleştirilen “İSG Yasal Sorumluluklar Eğitimi” ile iş sağlığı ve güvenliği süreçlerine ilişkin bilinçlendirme çalışmaları da yürütüldü.

İzocam’ın çalışan katılımını merkeze alan uygulamaları sosyal ve sürdürülebilirlik odaklı projelerle de desteklendi. GEBKİM, Eskişehir ve Tarsus tesislerinde gönüllülük esasına dayalı olarak hayata geçirilen Hobi Bahçe Projesi ile çalışanların ortak üretim deneyimi teşvik edildi.

Bu hafta özelinde ve 23 Nisan kapsamında düzenlenen EHS ve sürdürülebilirlik temalı çocuk resim yarışmasıyla çalışanların aileleri de sürece dahil edildi.

Amgen Türkiye’nin Gençlerin Yenilikçi Fikirlerini Ödüllendirdiği IamGenius’ta Kazanan Belli Oldu

Amgen Türkiye’nin geleceğin bilim insanlarını desteklemek amacıyla sürdürdüğü, üniversite öğrencilerine yönelik IamGenius Biyoteknolojik Fikirler Yarışması’nda bu yıl “Biyoteknolojide Yapay Zeka ile Akıllı Sağlık Çözümleri”ne yönelik fikirler ödüllendirildi. Yarışmada birincilik ödülünün sahibi Azra Tuncay oldu.

Amgen Türkiye, üniversite öğrencilerinin yenilikçi fikirlerini ödüllendirdiği IamGenius Biyoteknolojik Fikirler Yarışması’nı bu yıl “Biyoteknolojide Yapay Zeka ile Akıllı Sağlık Çözümleri” temasıyla düzenledi. Yarışmada birincilik ödülünün sahibi Azra Tuncay oldu.

Gençlerin bilim, biyoteknoloji ve sağlık teknolojileri alanındaki yaratıcı fikirlerini görünür kılmayı amaçlayan IamGenius’a bu yıl Türkiye’nin farklı üniversitelerinden 100’ün üzerinde öğrenci başvurdu. Ön eleme sürecinin ardından finale kalan 5 fikir, projelerini 21 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen final etkinliğinde jüri üyelerine sundu. Ege Üniversitesi’nden Azra Tuncay, Üsküdar Üniversitesi’nden Efe Sefa Değirmenci, Gazi Üniversitesi’nde Mehmet Berk İyikesici, Ankara Üniversitesi’nden Mehmet Gezoğlu ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Polat Bakır’ın aralarında bulunduğu finalistler, biyoteknoloji ve yapay zekayı bir araya getiren çözüm önerileriyle yarıştı.

Finale kalan tüm katılımcılar; eğitim seminerleri ve gelişim fırsatlarıyla desteklenirken, yarışmanın kazananı Amgen Türkiye’de 3 aylık staj yapma hakkı elde etti.

“IamGenius gençlerin yenilikçi fikirlerini görünür kılabildikleri değerli bir platform”

Amgen Türkiye Genel Müdürü Oğuz Akandil, IamGenius Biyoteknolojik Fikirler Yarışması’nın her yıl biraz daha büyüdüğünü, gençlerin yarışmaya olan ilgisinin, bilimin geleceği açısından umut verici olduğunu söyledi. Oğuz Akandil şöyle konuştu: “IamGenius ile gençleri, biyoteknolojiye geleceğin perspektifiyle bakmaya teşvik ediyoruz. Gerçek inovasyon, insan hayatında somut fayda yaratabilmektir. Bu nedenle gençlerin bilimsel düşünceye, araştırmaya ve teknoloji geliştirmeye yönelmesini son derece değerli buluyoruz. IamGenius’un, gençlerin yenilikçi fikirlerini görünür kılan ve geleceğin sağlık çözümlerine katkı sunmalarını destekleyen önemli bir platform olduğuna inanıyoruz. Amgen Türkiye olarak bilimin dönüştürücü gücüne ve gençlerin potansiyeline yatırım yapmaya devam edeceğiz.”

Pazarlamanın yeni kuralları: Yapay zeka, duygu ve veri analizi

Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde yapay zeka, gündelik yaşamdan iş dünyasına kadar birçok alanı derinden etkilemeye devam ediyor. Son yıllarda öne çıkan teknolojik yenilikler, pazarlama stratejilerinin de ayrılmaz bir parçası haline gelerek kalıcı bir yer ediniyor. Önümüzdeki dönemde otonom sistemler, üretken yapay zekâ, duygu temelli kampanyalar, yeni nesil veri kaynakları ve sosyal sorumluluk projeleri pazarlama dünyasının belirleyici unsurları arasındaki yerini alacak.

Dijital kanalların hızla çeşitlenmesi ve kullanıcı beklentilerinin anlık değişmesi, markaların daha esnek ve veri temelli stratejiler geliştirmesini zorunlu kılıyor. Dijital pazarlama ekosisteminin dönüşüm evresinden geçtiğini ifade eden Uyumsoft Pazarlama Direktörü Ferhan Örs, yapay zekânın giderek merkezi bir rol üstlendiğine dikkati çekerek; artan veri çeşitliliği ve gelişen deneyim teknolojilerinin etkisiyle pazarlamanın geleceğinin daha dinamik ve tüketici odaklı bir yapıya kavuşacağını açıkladı.

Sürat Kargo, Worldef İstanbul 2026’da yeni hedef ve yatırımlarını paylaşacak

Sürat Kargo, 11-13 Haziran tarihleri arasında İstanbul Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan Worldef İstanbul 2026’da, sektör profesyonelleriyle e-ticaret vizyonunu paylaşacak.

Sürat Kargo, e-ticaret ve lojistik dünyasının geleceğinin ele alınacağı, dünyanın önde gelen e-ticaret profesyonelleri, pazarlamacıları, teknoloji liderleri ve girişimcilerini bir araya getirecek olan Worldef İstanbul 2026 Fuarı’nda, gelecek vizyonunu paylaşmaya hazırlanıyor. 11-13 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek fuarda yer alacak olan, sektörün öncü şirketlerinden Sürat Kargo, fuar süresince ana sahne karşısı E4 nolu stant alanında, Sürat Cafe ise A46-47 nolu stant alanlarında ziyaretçilerini ağırlayacak.

E-TİCARETTEKİ DİJİTAL YOLCULUĞUNU PAYLAŞACAK

e-ticaret hacmindeki artışı karşılayabilecek altyapıyı doğru zamanda kurarak, gerçekleştirdiği dijital dönüşüm yatırımlarıyla dikkat çeken Sürat Kargo, müşteri memnuniyetini odağına alan yaklaşımıyla uluslararası gönderi süreçlerinde de gümrükleme ve operasyon adımlarını tek platformda birleştiren kompakt bir yapı kurmayı hedefliyor. Özellikle sınır ötesi e-ticaret hacmindeki büyümeyi destekleyecek uçtan uca dijital ve entegre bir cross-border operasyon altyapısı oluşturan Sürat Kargo, üç gün boyunca sürecek fuarda yeni hedef ve yatırımlarının yanı sıra dijitalleşme yolculuğunu da ziyaretçilerle paylaşacak.

Vertiv™ CoolChip CDU 2300 ve Vertiv™ CoolChip Fluid Network Row Manifold çözümleri Datacloud Global Congress’te sergilenecek.

Kritik dijital altyapı alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Vertiv (NYSE: VRT), uçtan uca termal yönetim zincirini Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesinde kullanıma sunulan Vertiv™ CoolChip CDU 2300 ve Vertiv™ CoolChip Fluid Network Row Manifolds çözümleriyle genişlettiğini açıkladı. Bu sıvı soğutma teknolojileri, yapay zeka ve yüksek yoğunluklu yeni nesil bilgi işlem altyapılarının artan gereksinimlerini destekleyerek müşterilerin yüksek yoğunluklu altyapıları daha hızlı devreye almasına ve daha verimli şekilde işletmesine yardımcı oluyor.

Vertiv CoolChip ailesi doğrudan çipe sıvı soğutma, daldırmalı soğutma, a rka kapı ısı eşanjörleri, soğutucu dağıtımı, ısı tahliyesi, akıllı kontrol sistemleri ve yaşam döngüsü hizmetlerini tek ve bütünleşik bir termal yönetim sistemi altında bir araya getiren Vertiv termal zincirinin temel yapı taşlarından biri olarak konumlanıyor.

Yeni duyurulan çözümler, Vertiv’in Patron Sponsor olarak katılacağı ve en yeni teknolojilerini 123 numaralı standında sergileyeceği Datacloud Global Congress kapsamında 1-4 Haziran tarihleri arasında Cannes’da tanıtılacak.

Sürat Lojistik, yenilikçi uygulamalarıyla Worldef İstanbul 2026’da

Sürat Lojistik, küresel e-ticaret ekosisteminin önemli buluşmalarından biri olan Worldef İstanbul 2026’da yerini alıyor. Fuarda lojistik sektöründeki dönüşüm, e-ticaretin gelişen dinamikleri ve entegre lojistik çözümlerine yönelik yaklaşımını paylaşacak olan Sürat Lojistik, yenilikçi uygulamalarını ziyaretçilerle buluşturacak.

Dinamik ve yenilikçi yaklaşımıyla müşterilerine entegre lojistik çözümler sunan Sürat Lojistik, 11-13 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek Worldef İstanbul 2026 Fuarı’nda yerini alıyor. Sürat Lojistik, dünyanın önde gelen e-ticaret profesyonellerini, pazarlama uzmanlarını, teknoloji liderlerini ve girişimcileri bir araya getiren organizasyonda, sektör temsilcileri ve iş ortaklarıyla bir araya gelerek lojistik alanındaki dönüşüm dinamiklerini değerlendirecek.

LOJİSTİKTE DÖNÜŞÜM VE E-TİCARET ODAĞI

Fuar süresince lojistik sektöründe hız kazanan dijitalleşme, operasyonel verimlilik ve müşteri odaklı çözümler eksenindeki çalışmalarını aktarmayı hedefleyen Sürat Lojistik, e-ticaretin büyüyen hacmine paralel olarak lojistik süreçlerinde artan hız, esneklik ve entegrasyon ihtiyacına yönelik değerlendirmelerini sektör profesyonelleriyle paylaşacak.

Fuar boyunca A119-120 numaralı standında ziyaretçilerini ağırlayacak olan Sürat Lojistik, dijitalleşen lojistik süreçlerine yönelik çözümlerini ve stratejik vizyonunu katılımcılarla paylaşarak sektörel iş birliklerini güçlendirmeyi hedefliyor.

Türkiye’nin havalimanları ve alışveriş merkezlerinde iç mekân navigasyonu Kurban Bayramı öncesinde yaygınlaşıyor

Yandex Maps’in iç mekân yönlendirme özelliği İzmir, Ankara ve Antalya havalimanlarının yanı sıra Ankara ve İstanbul’daki önde gelen alışveriş merkezlerinde de kullanıma açıldı. Kullanıcılar artık çıkış kapısından bagaj teslim noktasına, mağazadan otopark çıkışına kadar pek çok noktaya en uygun rotayı kolayca oluşturabiliyor. Yandex Maps, ilerleyen dönemde stadyum ve çarşılar başta olmak üzere yoğun ziyaretçi trafiğine sahip mekânları da iç mekân navigasyonu kapsamına almayı planlıyor.

Türkiye, Kurban Bayramı tatil haftasına hazırlanırken, Yandex Maps’in iç mekân yönlendirme özelliği daha fazla havalimanı ve alışveriş merkezinde kullanıma açıldı. Artık havalimanı yolcuları çıkış kapısına, check-in alanına, pasaport kontrolüne, bagaj teslim noktasına, kafeye veya çıkışa ulaşmanın en uygun yolunu kolayca bulabiliyor. Alışveriş merkezi ziyaretçileri ise belirli bir mağazaya, restorana, tuvalete, asansöre, yürüyen merdivene veya otopark çıkışına yönelik rota oluşturabiliyor. Bu özellik ülkenin seyahat, aile ziyaretleri ve bayram alışverişi açısından en yoğun dönemlerinden biri olan bayram haftasında, karmaşık şehir mekânlarında yön bulmayı daha kolay ve öngörülebilir hale getirmek için tasarlandı.

İstanbul Havalimanı’nda halihazırda sunulan iç mekân yönlendirme özelliği; İzmir Adnan Menderes Havalimanı, Ankara Esenboğa Havalimanı ve Antalya Havalimanı’nda da kullanıma açıldı. Özellik ayrıca, iç mekân rotalarının uzun yürüme mesafeleri içerebildiği Ankara ve İstanbul’daki çok sayıda büyük alışveriş merkezini de kapsayacak şekilde genişledi. Bu alışveriş merkezleri arasında Ankara’da Optimum Outlet ve Cepa Alışveriş Merkezi; İstanbul’da ise Olivium Outlet Center, Maltepe Park ve ÖzdilekPark yer alıyor.

İç mekân yönlendirme özelliği, Kurban Bayramı gibi yoğun dönemlerde özellikle büyük kolaylık sağlıyor. Bu dönemde havalimanları ve alışveriş merkezleri; seyahat edenlerin, ailelerin ve bayram alışverişi yapanların ilgisiyle daha da hareketleniyor. Yandex Maps’in dahili verileri de Kurban Bayramı dönemlerinde uygulamanın temel kullanım senaryolarına yönelik talebin her yıl belirgin biçimde arttığını ortaya koyuyor. Geçen yıl; araç navigasyonu, mekân arama ve otoparkla ilgili senaryolar aylık ortalama kullanıma kıyasla yaklaşık yüzde 30 oranında büyürken, toplu taşıma etkileşimleri yüzde 18 oranında arttı. Bu tablo; insanların seyahat ettiği, alışveriş yaptığı, akrabalarını ziyaret ettiği ve yoğun ulaşım merkezleri ile alışveriş merkezleri arasında hareket halinde olduğu bayram haftasında iç mekân navigasyonunu daha da işlevsel kılıyor.

Standart şehir içi navigasyonda olduğu gibi, Yandex Maps kullanıcılara birden fazla rota seçeneği sunabiliyor. Rota oluşturmak için kullanıcıların bulundukları katı seçmesi, haritada konumlarını belirlemesi ve ardından gitmek istedikleri noktayı işaretlemesi yeterli oluyor. Bir havalimanındaki çıkış kapısına doğrudan rota almak içinse kullanıcılar, ilgili kapıyı haritada bulup üzerine uzun basarak “Rota” düğmesine dokunabiliyor. Özellik; hem Android hem de iOS işletim sistemlerindeki Yandex Maps ve Yandex Navi uygulamalarında kullanılabiliyor. Bu özelliğe erişmek için kullanıcıların uygulamaları en güncel sürüme yükseltmesi gerekiyor.

Yandex Maps, Türkiye’deki iç mekân navigasyonu kapsamını ilerleyen dönemde daha da genişletmeyi planlıyor. Bu doğrultuda yoğun ziyaretçi trafiğine sahip büyük mekânların da kademeli olarak sisteme dahil edilmesi öngörülüyor. Havalimanları ve alışveriş merkezlerinin yanı sıra stadyumlar, çarşılar ve diğer popüler kamusal alanlarda da iç mekân rotalarının kullanıma sunulması, kullanıcıların karmaşık mekânlarda gündelik hayatın çok daha fazla anında kolayca yön bulmasına olanak tanıyacak.

Kurban Bayramı yaklaşırken Yandex AI da kullanıcı deneyimini zenginleştirmek için bayrama özel içerikler sunuyor. Türk kullanıcılar; geleneksel Kurban Bayramı et yemeklerine ait adım adım tariflere, aile sofralarına yönelik bayram menü önerilerine, tatil aktivitesi fikirlerine, hazır bayram kutlama mesajlarına, hediye önerilerine ve bayram gelenekleriyle ilgili kültürel bilgilere kolayca ulaşabiliyor. Yandex Arama ise ana sayfada kullanıcıları karşılayan özel bir bayram görseliyle kutlamalara görsel bir dokunuş katıyor.

Yandex Türkiye, bu hizmetleri bir araya getirerek bayram döneminde kullanıcıların yanında olmayı sürdürüyor; onların kutlamalarını planlamasına ve aileleriyle, sevdikleriyle bağlarını sıcak tutmasına tanıdık dijital ortamlar üzerinden destek oluyor.

Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, I. Çeyrek: Ocak-Mart 2026

Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2026 yılı birinci çeyreğinde %2,5 arttı

GSYH 2026 yılı birinci çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %2,5 arttı.

Bilgi ve iletişim faaliyetleri 2026 yılının birinci çeyreğinde %9,5 arttı

GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2026 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; bilgi ve iletişim faaliyetleri toplam katma değeri %9,5, diğer hizmet faaliyetleri %5,2, tarım sektörü %4,6, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri %3,7, finans ve sigorta faaliyetleri %3,5, inşaat sektörü %3,2, gayrimenkul faaliyetleri %3,0, ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar %2,0, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri %1,9 ve kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri %1,8 arttı. Sanayi sektörü ise %0,8 azaldı.

GSYH, iktisadi faaliyet kollarına göre A10(1) düzeyinde büyüme hızları, I. Çeyrek: Ocak-Mart, 2026

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre %0,1 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2026 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %2,6 arttı.

GSYH 2026 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla 16 trilyon 999 milyar 977 milyon TL oldu

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2026 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %35,7 artarak 16 trilyon 999 milyar 977 milyon TL oldu. GSYH’nin birinci çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 389 milyar 598 milyon olarak gerçekleşti.

Hanehalkı nihai tüketim harcamaları 2026 yılının birinci çeyreğinde %4,8 arttı

Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2026 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak %4,8 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları %2,1, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise %3,0 arttı.

Mal ve hizmet ihracatı 2026 yılının birinci çeyreğinde %12,7, ithalatı ise %2,0 azaldı

Mal ve hizmet ihracatı, 2026 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak %12,7, ithalatı ise %2,0 azaldı.

İşgücü ödemeleri 2026 yılının birinci çeyreğinde %35,9 arttı

İşgücü ödemeleri, 2026 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %35,9 arttı. Net işletme artığı/karma gelir %34,4 arttı.

İşgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı %42,7 oldu

İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın birinci çeyreğinde %42,7 iken, bu oran 2026 yılı birinci çeyreğinde de %42,7 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise geçen yılın birinci çeyreğinde %36,3 iken, 2026 yılı birinci çeyreğinde %35,8 oldu.

Amerikalı şefler Türk lezzetlerini yapmak için yarıştı

Türk gıda ürünlerinin Amerika Birleşik Devletleri’nde bilinirliğini ve tüketimini artırmak için Ege İhracatçı Birlikleri tarafından 6 yıldır sürdürülen Turkish Tastes (Türk Lezzetleri) Projesi’nde tadım ve tanıtım etkinliklerine yeni bir halka eklendi.

Ege İhracatçı Birlikleri, Chicago’da National Restaurant Association Show Fuarında Türk gıda ürünleriyle tadım etkinliği yaptı. Turkish Tastes standında Şef yarışmaları düzenledi. Yarışmacı şefler Türk ürünleri kullanarak ziyaretçilere lezzetler sundu. Ziyaretçiler, Türk lezzetlerine hayran kaldı.

National Restaurant Association (NRA) Show Fuarının Amerika’nın gıda sektöründeki en prestijli kurumlarından National Restaurant Association tarafından organize edildiği bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, fuarda gıda ve gıda ekipmanları sektöründe toplam 2 bin 245 firmanın katılımcı olarak boy gösterdiğini vurguladı.

ABD’ye ihracatta yeni hedefimiz 5 milyar dolar

Turkish Tastes Projesine başlarken, Türk gıda ürünlerinin ABD’ye ihracatının 750 milyon dolar seviyesinde olduğunu ifade eden Öztürk, “ABD pazarında ihracatta 2 milyar dolar seviyesine ulaştık. Gıda sektörlerimizin hepsi ABD’ye ihracatta önemli artışlar yakaladı. ABD yıllık 240 milyar doların üzerinde gıda ürünleri ithal ediyor. EİB olarak ABD’ye gıda ihracatında 5 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşmak için çaba gösteriyoruz. (NRA) Show Fuarı’nda Turkish Tastes etkinlikleri kapsamında Şef Greg Matchett ve Şef Kubilay Önder Türk ürünlerinin öne çıktığı menülerini ziyaretçilerin tadımına sundu. Fuar kapsamında Turkish Tastes standında Şef yarışmaları düzenlendi ve yarışmacı şefler Türk ürünleri kullanarak hazırladıkları ürünleri ziyaretçilere sundu. Türk gıda ürünlerinin tanıtımı sonraki süreçte ihracat rakamlarımıza pozitif yansıyor” ifadelerini kullandı.

(NRA) Show Fuarı’nda Turkish Tastes standını Şikago Başkonsolosu Tahir Bora Atatanır, Şikago Ticaret Ataşesi Ahmet Samet Tekoğlu ve Şikago Eğitim Ataşesi Prof. Dr. Fatih Yardımcıoğlu ziyaret etti.

Ege İhracatçı Birlikleri, Türk gıda ürünlerinin ABD pazarındaki konumunu güçlendirmek ve 5 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için Turkish Tastes Projesi yanında New York Fancy Food Fuarı’na ve Kaliforniya’daki Natural Product Expo West Fuarına Türkiye Milli Katılım Organizasyonları düzenliyor, sektörel ticaret heyetleriyle Türk gıda ihracatçılarıyla ABD’li ithalatçıları ikili iş görüşmelerinde bir araya getiriyor.

Türk turşusunu en çok Almanlar, Amerikalılar ve İngilizler sevdi

Türkiye’nin geleneksel lezzetleri arasında yer alan turşu ürünleri, 2025 yılında dünya pazarlarında liderliğini pekiştirdi. Türkiye 2025 yılında 458 milyon dolarlık turşu ihraç ederken, İzmir, 207 milyon dolarlık turşu ihracatıyla dünyanın turşusunu kurma başarısı gösterdi.

Türkiye, 2025 yılında iklim krizinde hammadde sorunu yaşamasına rağmen turşu ihracatında yüzde 2,5’luk artışa imza atarak 447 milyon dolardan 458 milyon dolara ilerledi ve 500 milyon dolar hedefine ulaşmak için büyük bir adım attı. Türkiye’nin turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefine bir adım kaldı.

Türkiye’nin yıllık 58-60 milyon ton meyve sebze ürettiği bilgisini veren Türkiye Meyve Sebze Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, sezonunda tüketilemeyen meyve sebzelerin yıl boyunca tüketilmesi amacıyla kurulan turşuların, Türk sofraları yanında dünyanın dört bir tarafındaki sofralara lezzet ve şifa olduğunu vurguladı.

Turşu ihracatında 2026 yılı hedefi 500 milyon doları geçmek

Turşu ihracatının 2024 yılında 447 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini kaydeden Uçak, “2025 yılında iklim krizi nedeniyle meyve sebze üretiminde düşüşler yaşandı. Bunun etkisiyle turşu ihracatımız miktar bazında 332,1 milyon kilogramdan 311 milyon kilograma geriledi. Miktardaki düşüşe rağmen ihracat gelirimiz yüzde 2,5’luk artışla 458 milyon dolara ulaştı. Bu tablo katma değerli ihracat ve birim fiyat performansındaki yükseliği ortaya koydu. 2026 yılında meyve sebze üretiminde daha verimli bir sezon geçiriyoruz. Turşu ürünlerinin sağlıklı beslenme trendinden dolayı dünya genelinde daha fazla talep görmesiyle birlikte ürün çeşitliliği, markalaşma ve katma değerli üretim yatırımlarıyla 2026 yılında turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefini aşacağımıza inanıyoruz” şeklinde konuştu.

İzmir, Türkiye’nin turşu ihracatının yüzde 45’ini yaptı

Türkiye’nin turşu ihracatında İzmir’in 207 milyon dolarlık tutarla açık ara birinci olduğunun altını çizen Başkan Uçak şöyle devam etti: “İzmir, turşu sektörünün lokomotifi olmayı sürdürüyor. İzmir, turşu ihracatından yüzde 45 pay alıyor. İzmir’i 65 milyon dolarla Bursa, 52 milyon dolarla Manisa takip etti. İstanbul, Aydın, Gaziantep ve Hatay da ihracata güçlü katkı veren iller arasında yer aldı.

Türk turşusunu en çok Almanlar, Amerikalılar ve İngilizler sevdi

Türkiye, 2025 yılında 128 ülkeye turşu ihraç ederken, Türk turşusunu en çok Almanlar sevdi. Almanya, 84,5 milyon dolarlık Türk turşusu talep ederken, ikinci sırada 42,3 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. İngiltere 32,5 milyon dolarlık turşu ithalatıyla zirvenin üçüncü basamağının sahibi olurken, Romanya’ya 19 milyon dolarlık, Hollanda’ya 16,5 milyon dolarlık turşu ihraç edildi.

Lexus, Yeni Nesil ES Modeli ile Lüks Sedan Segmentinde Yeni Bir Dönem Başlatıyor

Premium otomobil üreticisi Lexus, lüks sedan segmentindeki köklü modeli ES’nin sekizinci nesliyle yeni bir dönem başlatıyor. Markanın tasarım ve teknoloji vizyonunu yansıtan yeni nesil ES, 2026’nın son çeyreğinde Türkiye’de satışa sunulacak. Türkiye’de 10. yılına giren Lexus, yeni ES modeliyle birlikte ürün gamını daha da genişleterek premium segmentteki iddiasını güçlendirecek.

İlk kez 2023 Japonya Mobilite Fuarı’nda sergilenen LF-ZC konseptinden ilham alınarak geliştirilen yeni ES, klasik sedan anlayışını daha fazla teknoloji ve günümüz lüks anlayışıyla yeniden yorumluyor. Daha büyük boyutları, ileri teknolojileri ve yüksek konfor seviyesiyle dikkat çeken model, Lexus’un yeni tasarım dilini yansıtıyor.

Yeni ES’nin dış tasarımında akıcı ve zarif çizgiler öne çıkarken, kabinde ise ferah, sade ve lüks bir yaşam alanı sunuluyor. Lexus’un Omotenashi misafirperverlik anlayışı doğrultusunda geliştirilen kabin, daha yüksek konfor seviyesi ve gelişmiş kullanıcı deneyimiyle dikkat çekiyor.

2026 yılının ilk dört ayında şeftali ve nektarin ihracatı yüzde 300 arttı

Türkiye şeftali ve nektarinde bereketli bir sezona hazırlanıyor. Şeftali ve nektarinde sezonun ilk hasat töreni Selçuk’ta gerçekleştirildi. 2026 yılının dört aylık döneminde şeftali ve nektarin ihracatı yüzde 347’lik artışla 90 milyon dolar oldu. Şeftali ve nektarin ihracatında hedef 250 milyon dolar olarak konuldu.

“Şeftali Hasat Töreni”ne İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, Selçuk Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar, Selçuk Tarım ve Orman İlçe Müdürü Mustafa Acargil, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, Türkiye Meyve Sebze Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, İzmir Ziraat Odası Başkanı İbrahim Erdallı, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri Sadık Demircan, Tolga Selim Kağan, Muhammet Elçiboğa, Denetim Kurulu Üyesi Recep Çöpten katıldı.

Türkiye’nin şeftali ve nektarin üretiminde dünya üçüncüsü olduğunu ifade eden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 2002 yılında 455 bin ton olan şeftali ve nektarin üretiminin 22 yılda yüzde 159’luk artışla 1 milyon 180 bin tona ulaştığını vurguladı.

Şeftali ve nektarin ihracatında dünyanın zirvesini hedefliyoruz

Şeftali ve nektarin üretiminin 2025 yılında iklim krizi nedeniyle 642 bin tona gerilediğini paylaşan Balık, “2026 yılında şeftali ve nektarin rekoltesinin 1 milyon tonun üzerine çıkmasını bekliyoruz. 2024 yılında 255 milyon dolar olan şeftali ve nektarin ihracatıyla dünya ikincisi olmuştuk. 2024 yılında rekoltedeki düşüşle uyumlu olarak 160 milyon dolara gerilemiştik. 2026 yılında rekoltedeki artışla birlikte ihracatta tekrar 250 milyon dolar bandına çıkmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Şeftali ve nektarin 2025’te yaş meyveler arasında en çok ihraç edilen ikinci ürün oldu

İzmir’in, Türkiye’nin şeftali ve nektarin üretiminde önde olan illerinden biri olduğunun altını çizen Türkiye Meyve Sebze ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, şeftali ve nektarinin yaş meyve ürünleri arasında nardan sonra en çok ihraç edilen ikinci ürün olduğu bilgisini verdi.

Türkiye’de üretilen şeftali ve nektarinin yüzde 25’inin ihraç edildiğini belirten Uçak, “2025 yılında en çok şeftali ve nektarin ihraç ettiğimiz ülkeler 100 milyon dolarla Rusya Federasyonu, 24 milyon dolarla Irak, 19 milyon dolarla Romanya, 7 milyon dolarla Ukrayna ve 1,5 milyon dolarla Almanya şeklinde sıralandı. 51 ülkeye şeftali ve nektarin ihraç ettik” ifadelerini kullandı.

Dijital Hamallığa Son: PaperWork, Yeni Yapay Zekâ Çözümü Intelivus ile Belge Operasyonlarını Otomatikleştiriyor

Şirketlerin en büyük zaman kayıplarından biri olan manuel belge ayrıştırma ve veri giriş süreçleri, PaperWork’ün geliştirdiği yapay zekâ destekli Akıllı Belge İşleme (IDP) çözümü Intelivus ile tarihe karışıyor. Sadece belgeleri okumakla kalmayan Intelivus, çıkardığı verilerle ilgili iş süreçlerini otomatik olarak başlatarak operasyonel verimlilikte yeni bir dönem açıyor.

Dijital dönüşüm yatırımları hız kesmeden devam ederken, birçok kurumda fatura, sözleşme, İK dokümanları, sigorta ve gümrük evrakları gibi kritik belgeler hâlâ insan gücüyle ayrıştırılıp sistemlere manuel olarak giriliyor. Bu “dijital hamallık” süreci; zaman kaybına, işlem gecikmelerine, yüksek hata oranlarına ve artan operasyonel maliyetlere neden oluyor. Belge odaklı süreç otomasyonunda öncü çözümler sunan PaperWork, yeni yapay zekâ ürünü Intelivus ile bu sorunu kökünden çözüyor.

Yapay zekâ, makine öğrenimi ve doğal dil işleme teknolojilerini kullanan Intelivus; farklı formatlardaki belgeleri otomatik olarak tanıyor, sınıflandırıyor, içindeki kritik verileri (tarih, tutar, vergi numarası, IBAN vb.) çıkarıp doğrulayarak kurumsal sistemlere aktarıyor.

“Belgeyi Okumak Yetmez; Süreci Başlatmak Gerekir”

Intelivus’un pazardaki standart belge işleme çözümlerinden en büyük farkı, PaperWork BPM ile entegre çalışarak belgeyi dijital veriye dönüştürmekle kalmayıp, doğrudan iş sürecini başlatabilmesi.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan PaperWork Satış Direktörü Tolga Eşiz, kurumların asıl ihtiyacının verinin doğru süreci tetiklemesi olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

“Bugün kurumların önündeki temel sorun belgelerin dijital ortamda bulunması değil; belgelerdeki bilginin süreçlere zamanında ve doğru aktarılabilmesidir. Dijital arşivlerde PDF olarak saklanan milyonlarca belge pasif bir yük oluşturuyor. Intelivus ile bu yapıyı değiştiriyor, belgeleri pasif dosyalar olmaktan çıkarıp süreçleri başlatan, ERP ve CRM sistemlerini besleyen ve kararları destekleyen aktif veri kaynaklarına dönüştürüyoruz.”

📢 Haberle İlgili Bildirim

Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Küresel Gazeteciler Konseyi, TSYD, TİMEF, AVKON, ADD üyesi, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği, Tüm Mücadele Sporları Derneği, Kayseri Spor Adamları Derneği, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----

İlgili Haberler

PWA Kurulum Popup
Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Modern GDPR Çerez Popup
Davut Güleç