Köşe Yazıları

Delik büyüyor, yama küçülüyor..

DAVUT GÜLEÇ

GAZETECİ

davutgulec@hotmail.com

Yokluklar, zor şartlar altında kurulmuş bir spor kulübü.

Kurulduğu günden bu güne ‘isimsiz kahramanları’ var.

Kimisi risk alıp, bedel ödeyerek takıma tam destek vermiş, kimisi hakka uğurlanmış kimiside bugün vefasızlara, unutanlara inat  yaşamaya devam ediyor.

***

1974’ten, yani ortaokul son sınıftan beri tıfıl gazeteci olarak  amatör ve lig maçlarını, kar-yağmur, sıcak-soğuk, çamur demeden takip eden biriyim.

Sümer stadında o dondurucu günlerde,  sahanın nasıl küreklerle temizlendiğinide, çizgilerin kömür tozları ile çizildiğinide, sağlık ve güvenliğin yetersizliğinide, taraftarlarıda, futbolcuların o maçlara nerede, nasıl hazırlanıp geldiklerinide gördüm.

En önemlisi, teknik adamların disiplinini, futbolcuların  ‘mutlak galibiyet’ parolası ile sahaya stresli çıktıklarını, hata yaptıklarında  ‘formayı kaybetme’ korkularınıda.

***

En önemlisi 1966’da kurulan sarı-kırmızılı Kayserispor’un yöneticilerini yarım asırdır biliyorum.

Trabzonspor’dan sonra Türkiye’de ilk kulüp tesisine  1978’de kavuşturulan takım Kayserispor oldu.

Rahmetli Belediye başkanı Niyazi Bahçecioğlu, Osman Erköse, Üveyis Molu, Rifat Gönen, Hilmi Özdoğan (Kebabçı Hilmi),  Rauf Işıldar,  sonrası dönemde Yılmaz Büyüknalbant, Mehmet Haymanalı, Adem Kaya, Bekir Yıldız,  Şükrü Karatepe,  Mehmet Özhaseki, Ali İhsan Alçı, Ahmet Demircioğlu, Yaşar Öz, Mete Eke… ..sayarak Ali Çamlı’ya,  bugünlere geldik.

Ama asıl bugün ki tesisin temellerini atanlardan her nedense hiç bir zaman ‘siyaseten mi, utandıklarından mı bilinmez!’ hiç söz edilmiyor.

Bunlardan kimler bedel ödedi, kimler ödemedi, kimler Kayserispor üzerinden, mahkemelere intikal eden, muhasebe bölümü yangını ile davalık oldu, kimler aklandı, o konu yargının işi ve vicdanlarının konusu.

***

Kayseri öyle ya da böyle ‘Spor ve kültür başkenti’ ilan edildi.

Tam bu dönemde  Kayserispor küme düştü,

Kayseri Erciyes38 FK lige çıkamadı,

Melikgazi Kayseri Basketbol bu yıl lige parasızlıktan veda etti.

Önceki yıllarda  TFF 3. lige çıkmayı başaran Talasgücü Belediyespor’da maddi imkansızlıklardan  ligden çekilmişti.

Zaten çeşitli isimler alan, birleşen Erciyesspor’un bir dönem Diyarbakır’da yaşadıkları bu şehrin ayıbı idi.

***

Halil Severcan ve Alim Gerçel, Melikgazi Belediyesi Kültür yayını olarak , eksiği-fazlası ile Kayseri spor adamları  kitabını çıkardı. Ellerine sağlık.

Kayseri Spor Adamları Derneği ile gerçekten zor olan ‘vefa geceleri’nde duygulandırdı.

Sonrasında Galip Bitigen ve ekibi  Kayseri’de spora emeği geçenlere plaket verirken, hatırlanması gerekenleri değilde , duayenleri  unutup birilerinin etkisinde kaldı.

Zaten bu şehrin en önemli özelliklerinden biri,  kendi tarihlerini yazan ‘isimsiz kahramanlar’ yerine  ‘sen-ben-bizim oğlan’ oyuncularını, tribün ve koltuk sevdalılarını  her alanda ödüllendirmek.

***

Bu konuya biraz uzatarak niye geldim dersiniz?

Kayserispor ve spor üzerine konuşmalarda her nedense, bu şehirde gerçekten spora ‘risk alıp,. bedel ödeyenler’in isimleri  hiç mi hiç alınmıyor., anılmıyor.

Tempolu alkışlar birkaç kişiye gidiyor.

Kurulduktan sonraki dönemde  Anadolu’da  ilk yabancı teknik direktöre sahip olan takım İngiliz Richard Beresford ile Kayserispor’du. Ve o yıl şampiyon olmuştu.

Bugünlerden daha fazla ekonomik sıkıntılı geçen dönemlerde bile bu şehirde  Kayseri Yolspor gibi kadın futbol takımı ve gol kralı Kadriyesi vardı.

Meysuspor gibi sürekli adından söz ettiren birde basketbol takımı. Sümerspor’u, Yenimahallespor’u, Sağlıkspor’u, Emniyetspor’u ve diğerlerini saymak istemiyorum.

Birde Beden Terbiyesi’ndeki  Aydemir Doğan, Mehmet Aydoğdu, Garip Erkuyumcu gibi fedakar insanları..

Tabi ister Atatürk stadını isterse Atatürk Spor salonunu futbolda, basketbolda, Sümer stadında dolduran aileler, gerçek taraftarlar vardı. 

***

Ve ben 1984’te başladığım Milliyet Haberler Ajansı Ortaanadolu Bürosunda  sık sık takımlarımızın haberlerini yapıyor, birde yılın en’leri seçiminde jüri oluyorduk.

Ya şimdi, kimlerin nasıl jüri üyesi olduğu, olmadığı, yeterliliği, yetersizliği tartışılır.

***

Bu şehirde spor, kültür-sanatla ilgili delik büyüyor, deliği kapatacak yama sürekli küçülüyor.

Vefasızlık, unutulmuşluk, tek taraflı siyaset, bence bu şehre zarar veriyor.

Vefa konusunda ‘el öpmekle ağız kirlenmez’ ya da’El öpmekten utanıyorsan, elin hergün kıçını öpüyor’ atasözünü ya da Kayseri tarihine geçen ‘mevkiler, makamlar, ömür bittikten sonra ne ile anılmak istersin, anıların, eserlerinle mi yoksa an….’ lamı sözünü hatırlatmakta yarar var.

***

Nasıl?

Son olarak Kayserispor’un 60. yıl kutlaması ve  forma tanıtımı yapıldı.

Kurulduğu günden bu güne Kayserispor’un yaşama veda etmeyen ‘risk alıp bedel ödeyen’ efsaneleri, teknik adamları, yöneticileri, futbolcuları, emektarları, gazetecileri var.

Bence bu 60. yılda ‘takım düşmüş olsa bile’ yaşama veda edenlerin eş yada çocuklarına,  isimlerini burada  atlamamak için yaşayanların kendilerine  ‘bir vefa örneği’ gösterilmeli idi.

Son dönem futbolcu ve yöneticileri ile videolu sunum-kutlama bile , ‘bedel ödeyenler’ varken gerçekten ayıptı.

***

Her sezon  bu şehire ilk yarıda üst sıralarda, ikinci yarıda ‘düştü-düşecek’ stresi yaşatan Kayserispor, bu şehrin en iyi spor markalarından, kültür-turizm elçilerinden biri.

O gün ‘takımın Süper lige yeniden çıkması’ için yapılan konuşmalarda verilen sözlerde  ‘herkes elini taşın altına koysun’ çağrısı oldu.

Vefasızlığın, unutulmuşluğun, her dönem katlanan borcun  olduğu  bir takımda  şehrin spordaki ‘kara deliği’ büyüyor, yaması giderek küçülüyor.

Altyapının bugüne kadar unutulduğu, takımın sürekli yabancılaştığı Kayserispor’un yeniden ayağa kalkması, Süper ligdeki yerini alabilmesi, düştüğü ligde benzer sorunları yaşamaması için, yaşayan çoğu işadamı olan eski yöneticilerinden ‘yeniden planlama’ önerilerini hayata geçirmeli.

Yoksa iki adamla bu şehirde  futbolda da, diğer spor branşlarındada başarı olmaz.

‘Risk alan, bedel ödeyen’ gençlerimiz,  bürokratlarımız, seçilen-atananlarımız bu şehirde Kayserispor’u  yeniden ayağa kaldırmalı.

Siyasette olduğu gibi spordada  unutulan, köşeye atılan ‘önemli değil’ denilerek küstürülen gerçek spor adamlarının sayısı hergün birer birer azalıyor.

Yaşarken bu takıma ve spora, yönetici, teknik adam, futbolcu,  gazeteci, çalışan, amigo, taraftar, kim biliniyor, bulunuyorsa 60. kuruluş yılında ‘vefa örneği’ gösterip bir ‘teşekkür belgesi’ verin yeter.

***

Burada sayın Valimiz Gökmen Çiçek’in  Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin 20. dönem mezuniyet töreninde yaptığı, ilk üçe girenlerin diploma ve hediyelerini, alkışlattığı anne-babalarına, kardeşleri ile vermesi, hayırsever Kayserili işadamı Süleyman Çetinsaya’nın ise ‘kırmızı çizgim, taviz vermem’ dediği ‘Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti, Türk bayrağı’ konuları gibi yürekli, tribünden uzak işler yapılmalı.

Bu şehrin önceki ayıbı ‘Kayserili işini bilir’ idi.

Sonrasında ‘hayırsever, herkese iş, aş var’ denilmesi, şehrin hızla yabancılaşması.

Şimdi şehrin neredeyse tüm yükünün bir kaç kişinin sırtına yüklenmek istenmesi.

Haksız mıyım?

 

📢 Haberle İlgili Bildirim

Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Küresel Gazeteciler Konseyi, TSYD, TİMEF, AVKON, ADD üyesi, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği, Tüm Mücadele Sporları Derneği, Kayseri Spor Adamları Derneği, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----

İlgili Haberler

PWA Kurulum Popup
Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Modern GDPR Çerez Popup
Davut Güleç