
Mustafa TEMİZER
Sayın dindar, vatansever, milliyetçi AKP milletvekilleri, neden yasalarla oynayarak, hırsızların ve hırsızlığın önünü açtınız?
Sayın muhalefet milletvekilleri, hırsızların ve hırsızlığın önünün açılmasına neden karşı çıkmadınız? Adım adım gelen soygunu neden millete açık açık anlatmadınız? Böyle olacağını bilmiyorduk diyemezsiniz. Çünkü göreviniz icabı bilmek zorundasınız.
2011 öncesi Hukuk Usulü Mahkemeleri Kanunu (HUMK) döneminde, bir Yargıcın, Kasıtlı/ Ağır Kusurlu/ Hukuka aykırı karar vermesi durumunda, zarar gören vatandaş doğrudan yargıcın şahsına karşı tazminat davası açıyordu.
2011 yılında değiştirilen Hukuk Usulü Mahkemeleri Kanununun (HUMK) 46’ncı maddesi sistemi kökten değiştirildi. Yargıçların, yargısal faaliyetlerinden dolayı açılacak tazminat davalarının doğrudan devlete açılması hükme bağlandı. Sözde, devlet tazminat öderse yargıca rücu edebilecekti. Bugüne kadar böyle bir olay yaşanmadı. Değişiklik neden yapıldı? …
Bu değişiklikle yargının bağımsızlığından ziyade, siyasi iktidarın güdümünde bir ceza ve ödül mekanizmasına dönüşmesi sağlandı. Akın Gürlek’in hakkındaki yolsuzluk iddialarına yanıt vermemesi bundan değil mi? Böylece Hukuk Devletinden, Yargıçlar Devletine geçilmedi mi? Neden?…
1879’da kurulan Maliye Teftiş Kurulu,1945’de Kurulan Hesap Uzmanları Kurulu, 10 Temmuz 2011’de 646 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatıldı. Neden?..
19.12. 2010 da yürürlüğe giren 6085 Sayılı Sayıştay Kanunu ile sayıştay denetçilerinin tespitlerini doğrudan savcılığa bildirmeleri mümkündü. 2012 ve 2013’de ek torba yasa değişiklikleriyle, Sayıştay Denetçilerinin tespit edip doğrudan savcılığa bildirmeleri engellendi. Neden?..
17/25 2013 Hırsızlık- Rüşvet- Soygun olaylarının ardından 2013’te, Adli Kolluk Yönetmeliğinde köklü değişiklik yapıldı.
Savcılar “Cumhuriyetin Savcısı” olmaktan çıkarılıp, Adalet Bakanlığına ve dolayısıyla iktidara bağlı başsavcıların elemanı haline getirildi. Başsavcıların onay vermediği hiçbir dosya açılmadı. Neden?..
Aralık 2014’te, 6572 sayılı kanun ile CMK 153’ncü maddesi geri getirildi.
“Katalog Suçlar” (terör-anayasal düzene karşı suçlar vb) gerekçe gösterilerek, Sulh Ceza Yargıçlıkları üzerinden her dosyaya otomatik gizlilik kararı verilmeye başlandı. Neden?..
İnsanlar neyle suçlandıklarını bilmeden, avukatları tek evrak okuyamadan aylarca tutuklu kalmaya başladı. Neden?..
15 Temmuz sonrası Olağanüstü Hal döneminde, 6 Ocak 2017 tarihli 680 sayılı KHK ile, CMK’nın 128 ve 248 maddelerinde değişiklik yapıldı.
Kaçak veya Terör iltisaklı şirketlere ve kişilerin mallarına (Kesinleşmiş Yargı Kararı) olmadan bu mallara el konulması, satılmasının yolu açıldı. Neden?..
Neden diyeceğimiz o kadar çok şey var ki…… Bütün bunları neden yaptınız?
Sayın Milletvekilleri,
Anayasa’nın temeli, yürütmenin yetkilerini sınırlamak ve bütçenin halk adına denetlenmesi esasına dayanmıyor mu?
Denetim mekanizmalarını, Hesap Uzmanlarını, Sayıştay’ı, Bağımsız Savcıları ortadan kaldırdığınızda o aygıt, “Kamu yararına çalışan bir devlet” olmaktan çıkmaz mı?
Gücü elinde bulunduran grubun, kendi bekasını korumak, kaynakları yandaşlarına dağıtmak, muhalifleri ezmek için kullandığı muazzam bir baskı aygıtına dönüşmez mi? Bugün yaşadığımız derin ekonomik krizin de toplumsal çürümenin de temel nedeni denetimsiz kalan yürütme çarkı değil mi?..
Kiminiz bilerek, kiminiz bilmeyerek İzlediğiniz yanlış politikalarla, toplumu ayrıştırıp kutuplaştırarak, milletin birliğini, vatanın bütünlüğünü tehlikeye atarak “Benim emir komuta merkezim bana papaz elbisesi giyeceksin derse papaz elbisesini giyer görevimi yaparım.” İfadesinde geçen emir komuta merkezine hep birlikte hizmet etmiş olmuyor musunuz?..
Vatandaşın hoşuna giden, duygularını okşayan, dindarlık, milliyetçilik, demokratlık …. söylemleriniz ile vatandaşların desteğini alarak onları da aynı emir komu merkezine hizmet ettirmiş olmuyor musunuz?..
Ülkede yaşanan olumsuzluklarda bilim adamı, iş veren, işçi, köylü, memur, esnaf, öğretmen, öğrenci …. herkesin vebali yok mu?
Millet Partisi kadrolarının 60 yıldan beri yaptığı “Milletim uyan! Varlığın, birliğin geleceğin tehlikede! her alanda YENİDEN MİLLİ MÜCADELE. Her yerde ADALET, her zaman ADALET, herkes için ADALET. İnsan hak ve hürriyetlerine dayalı HUKUK DEVLETİ. Millî iradenin önündeki engellerin kalktığı DEMOKRASİ. Din düşmanlığı gibi din istismarının da bittiği LAİKLİK. Fakirlik ve çaresizliğin tarihe gömüldüğü herkesin sosyal adalet şemsiyesine alındığı KERİM DEVLET. Bilim, hikmet ve erdemle donatılan, sorun üretmeyen, çözüm üreten BİLGE DEVLET ve BİLİM TOPLUMU. Büyüyen, gelişen, zengin, mutlu, muktedir ve insanlığın yeni barış medeniyeti İSLAM RÖNESANSI’nı yöneten MUHTEŞEM TÜRKİYE’yi birlikte inşa edelim çağrısını neden duymak istemiyorsunuz?
Bu çağrıyı duymak vatan, millet, bayrak, hak, hukuk, adalet diyen asker, sivil; siyasetçi, bürokrat, akademisyen, kanaat önderi, iş adamı, esnaf, memur, öğretmen, öğrenci, işçi, çiftçi….. tüm vatansever millet evlatlarının görevi değil mi?..
Unutmayalım ki “İştirak etmediğimiz, çilesini çekmediğimiz bir kurtuluş mümkün değildir.” Milletimizin uyanması, basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.




