
ERDAL ALTUN: “ÇİFTÇİ KAYBEDERSE TÜRKİYE KAYBEDER”
Saadet Partisi Kayseri İl Başkanlığı’ndan Pınarbaşı ve Bünyan’da Tarım Çıkarması
Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Erdal Altun ve İl Yönetim Kurulu Üyeleri, Pınarbaşı ve Bünyan ilçelerinde gerçekleştirdikleri saha programı kapsamında belediye yöneticileri, ziraat odası temsilcileri ve bölge çiftçileriyle bir araya gelerek tarım ve hayvancılık sektörünün mevcut durumu, üreticilerin yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri üzerine kapsamlı istişarelerde bulundu.
Program kapsamında ilk olarak Pınarbaşı Belediye Başkanı Deniz Yağan ziyaret edildi. Ardından Pınarbaşı Ziraat Odası’nda Meclis Başkanı Rıdvan Yörük, Genel Sekreter Savaş Yavuz ve Yasin Ülger ile görüşüldü. Pınarbaşı programının ardından ise dönüş güzergâhında Bünyan ilçesinde bölge çiftçilerinden Erhan Kerimoğlu ile bir araya gelinerek üreticilerin yaşadığı sorunlar yerinde dinlendi.
“Pınarbaşı, Türkiye’nin Üretim Gücü Olan İlçelerinden Biridir”
Pınarbaşı Belediye Başkanı Deniz Yağan ile gerçekleştirilen görüşmede ilçenin tarım ve hayvancılık potansiyeline ilişkin önemli bilgiler paylaşıldı.
Yaklaşık 3 milyon 300 bin dekar arazi varlığına ve 1 milyon 260 bin dekar ekilebilir tarım alanına sahip olan Pınarbaşı’nın, yüzölçümü bakımından Türkiye’nin en büyük ilçelerinden biri olduğuna dikkat çekilirken; tek ürün alınabilmesine rağmen başta patates ve mısır olmak üzere birçok tarımsal üründe büyük emekle üretim yapıldığı ifade edildi.
Özellikle lezzetiyle ön plana çıkan Pınarbaşı patatesinin hak ettiği ekonomik değeri bulamaması, üreticilerin emeğinin karşılığını alamaması ve kontrolsüz üretimin toprak yapısı üzerinde oluşturabileceği riskler görüşmenin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
Ayrıca Pınarbaşı’nın canlı alabalık üretiminde Türkiye’nin önemli merkezlerinden biri olduğu, buna karşın kuraklıktan zarar gören çiftçilerin destek kapsamı dışında bırakılmasının ciddi mağduriyet oluşturduğu dile getirildi.
Çiftçinin En Büyük Sorunu: Maliyet, Borç ve Pazarlama
Programın ikinci durağı olan Pınarbaşı Ziraat Odası’nda gerçekleştirilen istişarelerde ise üreticilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar bütün yönleriyle ele alındı.
Görüşmelerde; çiftçilerin önemli bir bölümünün borç ve icra baskısı altında üretim yapmaya çalıştığı, 2026 yılında verimin yüksek olmasına rağmen özellikle hububat fiyatlarının artan maliyetleri karşılayamadığı ifade edildi.
Mazot, gübre, tohum, işçilik ve diğer üretim girdilerindeki artışın çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığı belirtilirken, alternatif ürün planlaması konusunda yeterli yönlendirme ve teşvik mekanizmalarının bulunmaması nedeniyle Pınarbaşı’nın önemli üretim potansiyelinin tam anlamıyla değerlendirilemediği vurgulandı.
Toplantıda ayrıca üreticilerin en önemli sorunlarından birinin pazarlama olduğu ifade edilirken, ürününü yetiştiren çiftçinin pazarlama aşamasında yalnız bırakıldığı ve emeğinin karşılığını almakta zorlandığı dile getirildi.
Tarım Kredi Kooperatiflerinin kuruluş amacına uygun olarak üreticiyi destekleyen bir anlayışla faaliyet göstermesi gerektiği, mevcut kredi yükü ve finansmana erişimde yaşanan sorunların ise üretimin sürdürülebilirliğini olumsuz etkilediği değerlendirildi.
Mera kullanımıyla ilgili dile getirilen adaletsizlik iddiaları, yüksek idari cezalar, denetim eksiklikleri ve kontrolsüz tohum kullanımına ilişkin kaygılar da görüşmede öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
“Tarımın Son Temsilcileriyiz” Sözleri Dikkat Çekti
Pınarbaşı Ziraat Odası ziyaretinde üreticiler tarafından dile getirilen şu ifade, heyetin en önemli notlarından biri oldu:
“Bizler tarımın son temsilcileriyiz. Çocuklarımız artık şehir hayatını tercih ediyor. Tarıma, toprağa ve çiftçiye sahip çıkın. Çünkü tarım, ülkenin asıl bekasıdır.”
Bu çağrının yalnızca Pınarbaşı’nın değil, Türkiye tarımının geleceğini ilgilendiren önemli bir uyarı niteliğinde olduğu değerlendirildi.
“Destek Gerçek Üreticiye Ulaşmalı”
Pınarbaşı programının ardından Bünyan ilçesinde gerçekleştirilen ziyaret kapsamında bölge çiftçilerinden Erhan Kerimoğlu ile yapılan görüşmede ise tarımsal destekleme sistemi üzerine önemli değerlendirmeler paylaşıldı.
Üreticiler, artan mazot, gübre, işçilik, nakliye ve diğer üretim maliyetleri karşısında ayakta kalmakta zorlandıklarını ifade ederken, mevcut destekleme sisteminde bazı desteklerden fiilen üretim yapan çiftçiler yerine arazi sahiplerinin faydalandığını dile getirdi.
Toprağı işleyen, risk alan ve üretimi gerçekleştiren çiftçinin desteklenmesi gerektiği vurgulanırken, üretimin sürdürülebilirliği açısından destekleme politikalarının gerçek üreticiyi esas alan adil bir yapıya kavuşturulmasının önemine dikkat çekildi.
Altun: “Çiftçi Kaybederse Türkiye Kaybeder”
Program sonunda değerlendirmelerde bulunan Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Sayın Erdal Altun, tarımın yalnızca ekonomik bir sektör olarak görülmemesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Sahada yaptığımız her görüşmede aynı gerçeği görüyoruz. Çiftçimiz üretmek istiyor; ancak artan maliyetler, düşük alım fiyatları, pazarlama sorunları, finansmana erişimde yaşanan güçlükler ve adaletsiz destekleme uygulamaları üreticimizin yükünü her geçen gün ağırlaştırıyor.
Çiftçimiz yalnızca kendi geçimini sağlamıyor; aynı zamanda milletimizin gıda güvenliğini, üretim gücünü ve ülkemizin geleceğini ayakta tutuyor. Üreten insanımızın desteklenmediği, emeğin karşılığını bulmadığı bir ortamda tarımın sürdürülebilir olması mümkün değildir.
Saadet Partisi olarak tarımı stratejik bir mesele olarak görüyor; toprağı işleyenin, alın teri dökenin ve üretenin hakkını koruyan adil bir tarım düzeninin inşa edilmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Çünkü inanıyoruz ki çiftçi kaybederse Türkiye kaybeder; üretim güçlenirse Türkiye güçlenir.”
Saadet Partisi Kayseri İl Başkanlığı, üreticilerin sorunlarını sahada dinlemeye, çözüm önerilerini ilgili mercilere taşımaya ve çiftçilerin haklı taleplerinin takipçisi olmaya kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.






