Köşe Yazıları

YÜREĞİMİZ KAN AĞLIYOR! ŞEHİTLERİMİZİN VEBALİ KİMİN ÜZERİNE?

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

Mustafa TEMİZER        

Peş peşe galen şehit haberleriyle sarsılıyoruz. Yüreğimiz kan ağlıyor. Tüm şehitlerimize rahmet ailelerine ve milletimize baş sağlığı diliyoruz.

Yıllardan beri şehit haberlerinin ardı arkası kesilmiyor. Terörle mücadelede çaresizliğimizin ıstırabını yaşıyoruz. Terörü neden bitiremediğimizi, şehitlerimizin vebalinin boynumuza olup olmadığını sorguluyoruz.

Yusuf Has Hacip Kutadgu Bilig’de “Dostunu bil, düşmanını bil yenilmez olursun”  diyor.  Yıllarca mücadele ettiğimiz, binlerce şehit verdiğimiz, halen vermeye devam ettiğimiz PKK’nın ne olduğunu, arkasında kimlerin olduğunu biliyor muyuz? Biliyorsak gereğini yapıyor muyuz?

Yıllarca bitiremediğimiz terör olaylarını PKK’yı bitirmek dostumuzu, düşmanımızı bilmekle mümkündür. Piyon ve maşalarla değil arkasındaki güçlerle mücadele etmekle mümkündür. Terör örgütlerinin ve PKK’nın arkasındaki güçleri hesap etmeden, terörün bitirilmesi için onları ikna etmeden terör bitmez. Sadece PKK’nın yok edilmesiyle terör bitmeyeceği PKK bitirilse de yerine yenilerinin geleceği bilinmeli.

Her saldırı ardından lanet ve kınama, şehitlerin kanı yerde kalmayacak mesajları ile terör sorunu çözülmez. PKK’nın silahlı unsurlarını yok etmekle terör sorunu çözülmez. Terörün silahlı unsurlarıyla mücadele, mücadelenin ikici aşamasıdır. Önce asıl düşmanı tanımak onlarla mücadele etmek gerekir.

Bunlar bilindiği halde terörle mücadeleyi PKK’nın silahlı unsurları ile mücadeleden ibaret görmek; sadece terörle mücadele ediyor gözükmek değil mi? Terör himayecileri ve destekçileri ile işbirliği yapmak projelerine ortak olmak düşmanla işbirliği yapmak anlamına gelmez mi?..

Şehitlerimizin vebali kimin üzerine? Şehitlerimizin vebali bunları bilmeyen, bildikleri halde gereğini yapmayanların üzerine değil mi? PKK’nın, emperyalizmin koçbaşı olduğunu bilmeyen, bildiği halde gereğini yapmayanların üzerine değil mi? Terörü koruyanın, finansörünün, eline silah verenin, teröristi eğitmek için kamp kuranın, buraların güvenliğini sağlayanın, teröre küresel medya katkısı sunanın, terör örgütüne “sivil toplum kuruluşu” algısıyla tüm lojistik imkânları sağlayanın, PKK’ya “devletçik” kurdurmak isteyenin kim olduğunu bilmeyen, bildiği halde gereğini yapmayan, aksine onlarla birlikte hareket eden, onların projelere ortak olup destek veren sorumluların üzerine değil mi?

TBMM’de 1991’den başlayarak her üç ayda bir “Çekiç Güç’e onay verenlerin üzerine değil mi? TBMM, 1997’den itibaren her altı ayda bir “Keşif Gücü’nün” sınırımız içinde olmasına izin verenlerin üzerine değil mi?

Muhalefetteyken bu emperyalist güçlere karşı çıktıkları halde, iktidar olunca var güçleriyle onların planlarını desteklemeye başlayanların üzerine değil mi?

Irak’ın kuzeyinde Barzani’nin uydu “devlet” kurmasına, Suriye’nin kuzeyinde de PKK’ya uydu “devlet” kurdurulmasına zemin hazırlayanların üzerine değil mi?

Asıl düşman belli olduğu halde Türkiye’nin ulusal çıkarlarına bütünüyle aykırı olan bu kanlı süreci engelleme yönünde hiçbir ciddi girişimde bulunmayanların üzerine değil mi? İçerde ve dışarda ekonomik, siyasi, askeri olarak katkı sağlayanların üzerine değil mi?

Sınanmadıkları zamanlarda en güvenilir, en adil, en mazlum insanlar olduğu halde sınandıkları zamanlarda en güvensiz, en adaletsiz, en mağrur insan olan muhafazakârların üzerine değil mi?

Şehitlerimizin vebali; En iyi anladığı şey ne sanat, ne hukuk, ne demokrasi, ne siyaset; sadece para ve ticaret olan muhafazakârların üzerine değil mi?  Hiçbir zaman bilime de, hukuka da, sanata da, demokrasiye de inanmayan, bunlara inanmadığı halde hepsine hükmetmek isteyen, bunları mağdur oldukları dönemlerde kullanışlı birer siper olarak gören muhafazakârların üzerine değil mi? Muhafaza edeceği hiçbir değeri kalmayan muhafazakârların üzerine değil mi? Dünyevî otoriteden korktuğu kadar uhrevi otoriteden korkmayan muhafazakârların üzerine değil mi? En iyi anladıkları şey zenginlik, konfor, rahatlık, adam kayırma, çıkarcılık, işgüzarlık… olan muhafazakârların üzerine değil mi? Her devirde güçten yana, gücü seven, gücü kutsayan, güce saygı duyan, güçlünün arkasında hizalanan muhafazakarların üzerine değil mi? Zora gelmeyen, zorluğu görünce bütün kutsalları terk etmekte tereddüt etmeyen muhafazakârların üzerine değil mi? Vebal sahiplerine bilerek veya bilmeyerek destek veren herkesin üzerine değil mi?

Bunlar ayrışmaya, kavgaya vesile olsun diye değil gerçekler bilinsin, millet uyansın diye sorulan sorulardır. Zaman birbirimizle uğraşma, mesajlarla yetinme zamanı değil uyanma zamanıdır. “Milli Mücadele” ruhunu canlandırma zamanıdır. Zaman; “Yeniden Milli Mücadele” ruhuyla tek yumruk olma zamanıdır.

Zaman; Millet Partisi kadrolarının yarım asırdan fazla zamandır Milletim Uyan! Varlığın birliğin, geleceğin tehlikede! uyarısını duyulma; dürüst, samimi tüm vatanseverlerin, muhafazakarların, milliyetçilerin, sosyal demokratların “Her zaman ADALET, Her yerde ADALET, Herkes için ADALET” parolasıyla yola çıkan Millet Partisinin çift başlı kartalı altında toplanma zamanıdır.

Milletimizin ve yöneticilerimizin uyanması, iştirak edilmeyen çilesine katlanılmayan bir kurtuluşun mümkün olmayacağı anlayışı ile basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

YÜREĞİMİZ KAN AĞLIYOR! ŞEHİTLERİMİZİN VEBALİ KİMİN ÜZERİNE?

YÜREĞİMİZ KAN AĞLIYOR!  ŞEHİTLERİMİZİN VEBALİ KİMİN ÜZERİNE?

Mustafa TEMİZER        

Peş peşe galen şehit haberleriyle sarsılıyoruz. Yüreğimiz kan ağlıyor. Tüm şehitlerimize rahmet ailelerine ve milletimize baş sağlığı diliyoruz.

Yıllardan beri şehit haberlerinin ardı arkası kesilmiyor. Terörle mücadelede çaresizliğimizin ıstırabını yaşıyoruz. Terörü neden bitiremediğimizi, şehitlerimizin vebalinin boynumuza olup olmadığını sorguluyoruz.

Yusuf Has Hacip Kutadgu Bilig’de “Dostunu bil, düşmanını bil yenilmez olursun”  diyor.  Yıllarca mücadele ettiğimiz, binlerce şehit verdiğimiz, halen vermeye devam ettiğimiz PKK’nın ne olduğunu, arkasında kimlerin olduğunu biliyor muyuz? Biliyorsak gereğini yapıyor muyuz?

Yıllarca bitiremediğimiz terör olaylarını PKK’yı bitirmek dostumuzu, düşmanımızı bilmekle mümkündür. Piyon ve maşalarla değil arkasındaki güçlerle mücadele etmekle mümkündür. Terör örgütlerinin ve PKK’nın arkasındaki güçleri hesap etmeden, terörün bitirilmesi için onları ikna etmeden terör bitmez. Sadece PKK’nın yok edilmesiyle terör bitmeyeceği PKK bitirilse de yerine yenilerinin geleceği bilinmeli.

Her saldırı ardından lanet ve kınama, şehitlerin kanı yerde kalmayacak mesajları ile terör sorunu çözülmez. PKK’nın silahlı unsurlarını yok etmekle terör sorunu çözülmez. Terörün silahlı unsurlarıyla mücadele, mücadelenin ikici aşamasıdır. Önce asıl düşmanı tanımak onlarla mücadele etmek gerekir.

Bunlar bilindiği halde terörle mücadeleyi PKK’nın silahlı unsurları ile mücadeleden ibaret görmek; sadece terörle mücadele ediyor gözükmek değil mi? Terör himayecileri ve destekçileri ile işbirliği yapmak projelerine ortak olmak düşmanla işbirliği yapmak anlamına gelmez mi?..

Şehitlerimizin vebali kimin üzerine? Şehitlerimizin vebali bunları bilmeyen, bildikleri halde gereğini yapmayanların üzerine değil mi? PKK’nın, emperyalizmin koçbaşı olduğunu bilmeyen, bildiği halde gereğini yapmayanların üzerine değil mi? Terörü koruyanın, finansörünün, eline silah verenin, teröristi eğitmek için kamp kuranın, buraların güvenliğini sağlayanın, teröre küresel medya katkısı sunanın, terör örgütüne “sivil toplum kuruluşu” algısıyla tüm lojistik imkânları sağlayanın, PKK’ya “devletçik” kurdurmak isteyenin kim olduğunu bilmeyen, bildiği halde gereğini yapmayan, aksine onlarla birlikte hareket eden, onların projelere ortak olup destek veren sorumluların üzerine değil mi?

TBMM’de 1991’den başlayarak her üç ayda bir “Çekiç Güç’e onay verenlerin üzerine değil mi? TBMM, 1997’den itibaren her altı ayda bir “Keşif Gücü’nün” sınırımız içinde olmasına izin verenlerin üzerine değil mi?

Muhalefetteyken bu emperyalist güçlere karşı çıktıkları halde, iktidar olunca var güçleriyle onların planlarını desteklemeye başlayanların üzerine değil mi?

Irak’ın kuzeyinde Barzani’nin uydu “devlet” kurmasına, Suriye’nin kuzeyinde de PKK’ya uydu “devlet” kurdurulmasına zemin hazırlayanların üzerine değil mi?

Asıl düşman belli olduğu halde Türkiye’nin ulusal çıkarlarına bütünüyle aykırı olan bu kanlı süreci engelleme yönünde hiçbir ciddi girişimde bulunmayanların üzerine değil mi? İçerde ve dışarda ekonomik, siyasi, askeri olarak katkı sağlayanların üzerine değil mi?

Sınanmadıkları zamanlarda en güvenilir, en adil, en mazlum insanlar olduğu halde sınandıkları zamanlarda en güvensiz, en adaletsiz, en mağrur insan olan muhafazakârların üzerine değil mi?

Şehitlerimizin vebali; En iyi anladığı şey ne sanat, ne hukuk, ne demokrasi, ne siyaset; sadece para ve ticaret olan muhafazakârların üzerine değil mi?  Hiçbir zaman bilime de, hukuka da, sanata da, demokrasiye de inanmayan, bunlara inanmadığı halde hepsine hükmetmek isteyen, bunları mağdur oldukları dönemlerde kullanışlı birer siper olarak gören muhafazakârların üzerine değil mi? Muhafaza edeceği hiçbir değeri kalmayan muhafazakârların üzerine değil mi? Dünyevî otoriteden korktuğu kadar uhrevi otoriteden korkmayan muhafazakârların üzerine değil mi? En iyi anladıkları şey zenginlik, konfor, rahatlık, adam kayırma, çıkarcılık, işgüzarlık… olan muhafazakârların üzerine değil mi? Her devirde güçten yana, gücü seven, gücü kutsayan, güce saygı duyan, güçlünün arkasında hizalanan muhafazakarların üzerine değil mi? Zora gelmeyen, zorluğu görünce bütün kutsalları terk etmekte tereddüt etmeyen muhafazakârların üzerine değil mi? Vebal sahiplerine bilerek veya bilmeyerek destek veren herkesin üzerine değil mi?

Bunlar ayrışmaya, kavgaya vesile olsun diye değil gerçekler bilinsin, millet uyansın diye sorulan sorulardır. Zaman birbirimizle uğraşma, mesajlarla yetinme zamanı değil uyanma zamanıdır. “Milli Mücadele” ruhunu canlandırma zamanıdır. Zaman; “Yeniden Milli Mücadele” ruhuyla tek yumruk olma zamanıdır.

Zaman; Millet Partisi kadrolarının yarım asırdan fazla zamandır Milletim Uyan! Varlığın birliğin, geleceğin tehlikede! uyarısını duyulma; dürüst, samimi tüm vatanseverlerin, muhafazakarların, milliyetçilerin, sosyal demokratların “Her zaman ADALET, Her yerde ADALET, Herkes için ADALET” parolasıyla yola çıkan Millet Partisinin çift başlı kartalı altında toplanma zamanıdır.

Milletimizin ve yöneticilerimizin uyanması, iştirak edilmeyen çilesine katlanılmayan bir kurtuluşun mümkün olmayacağı anlayışı ile basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın