
Şehrin fuarı38
DAVUT GÜLEÇ
Uluslararası Basın Konfederasyonu Kayseri il temsilcisi
davutgulec@hotmail.com
Gazetecilik mesleğinde yarım asrı devirmiş biri olarak bu başlığı attım.
1960 yılında Kocasinan ilçesi Yenimahalle meydanı ile Alpaslan ilkokulu arasındaki iki katlı bir evde beş kardeşin ortancısı olarak dünyaya gelmişim.
Babam Sümerbank Bez Fabrikasında Su tesisat ustası olarak çalıştığı için önce Yeni Emniyet Müdürlüğünün yerinde bulunan 4 bloktan oluşan sarı binaların ikincisinin bodrumunda, sonrasında taş evlerin birinci sıra birinci ve Mevlana mahallesine göçmeden öncede dördüncü sıra altıncı apartmanda çocukluk ve gençliğimizi geçirdim.
O dönemde unutamadığım olaylardan biri; Kayserispor-Sivasspor arasındaki o kanlı maç, Kıbrıs’taki olaylardan evlerde yapılan karartma, kışın okula tüneller açılarak gitmemiz, Sümer cami imamı Salim hocanın benim gibi Sümer ilkokuluna giden çocuklara ayakkabı hediye etmesi, Sarımsaklı suyunda mahalleler arasındaki gençlerle ‘sen-ben yüzeceğim’ kavgalarımız, annemin bizleri komşuya emanet ederek hastaneye yatması, son iki kardeşimin evde dünyaya gelmesi, okul çıkışı , fabrika vardiya dağılımında, trenlerde çekirdek, bardakla su satmamız, boya sandığını kendimizin yaptığı ayakkabı boyacılığı yapmamız, Orduevinin karşısındaki halin kenarında kurulan karpuz pazarından karpuz boşaltmaya gitmemiz, yazlık sinemalar, Sümer’in havuzunda toplu sünnetimiz, kendi oyuncağımızı tellerden yapmak, kemiklerden misket ve deynek ile met oynamak, Dokuma Karakolunun yanında yaz aylarında gelen turistleri seyretmek, onlarla futbol oynamak, Sümer stadında kışın küreklerle sahayı açıp, kömür tozu ile alan çizgilerini çizmek, en önemliside ‘yazıyor-yazıyor’ diyerek yerel gazeteyi satmak gibi daha pek çoğu bizim için en iyi nostaljiler arasında.
***
Çocukluğumuz-gençliğimiz dönemindeki nostaljiler arasında, lahana ve ayçiçek tarlaları arasından, su arklarının üzerinden eski hipodrum olarak kullanılan, sonrasında Anadolu Fuarına dönüştürülen alan hiç aklımızdan çıkmadı. Bu alandaki ağaçlık ve dere kenarında zaman zaman cinayetler, intiharlarda dikkatimizi çekerdi. O dönemde şimdiki Merkez Komutanlığıda Doğumevi Hastanesi idi. Sonradan yanına yıkılan Doğumevi yapılmıştı.
***
Nisan-Mayıs aylarında eski stadın batı tarafından geçen Erciyes deresi ilkbahardaki harman zamanı taşar, Sümer’in evlerinin bodrumlarını bu sular doldurur, ama sel gelmeye başladığında bodrumdaki komşuların eşyaları bir üst katlara çıkartılır, komşularda misafir edilirdi. Sular çekildikten sonra Yenimahalle çayır durağı-Sarımsaklı deresi arasına harmanlar gelir, çadırlar kurulurdu. Bizde düver sürer, atlara biner, samanların üzerinde oynardık. Çocukluğumuz-gençliğimiz döneminde komşuluk ilişkileri çok güçlüydü. Evlerin kapıları kitlenmez, hırsızlık yok denecek kadar azdı. karnı acıkan annesinin ya da komşuların yaptıklarını evlerine giderek ister., ekmek-peynir, yağlama, bazlama, şebit, kete, yufka dürüm ile doyurabilirdi.
***
Böyle çocukluk-gençlik döneminde, 10 Temmuz-10 Ağustos’ta Kayseri Anadolu Fuarının açılmasını herkes iple çekerdi. Bazen fuarın kapatılması uzatılırdı. Bizim Fuar Ortaanadolu ve çevresindeki en büyük ikinci fuardı.
Birincisi 9 Eylül’de açılan İzmir Enternasyonu fuardı. Bu iki fuara ziyaretçi akını olurdu.
Kayseri Anadolu Fuarının girişi biletli ve ücretliydi.
Bugün fuarın 24. gününde ücretsiz gelen ziyaretçi sayısı 2 milyona yaklaşmış.
Ulaşımı dolmuşlarla meydandan yapılırdı. Dolmuşlar daha çok yolcu taşımak için birbiri ile yarışır fazla yolcu alır ama dolmuşlara binmek için sıralar oluşurdu.
Bizler Yenimahalle, Sümerevleri ve Mevlana’dan fuara neredeyse günlük gider gelirdik.
Fuarın girişinde bir cinayet ve sapığın linç edilmesi çok konuşuldu. Birde patat birinin ‘sirk’ diyemediği için dayak yemesini.
Sümer’in evlerinde ve Yenimahalle ile çevre mahallelerde oturanlar, fuara gelen sirk ile ip cambazına hayrandık.
Fuarın dışında Sümerin evlerinde oturanlar kendi yaptıkları balonları, şekerlemeleri, köfte-çemen ekmekleri, çekirdek, su, oyuncak satarak aile bütçelerine katkıda bulunur, birbiri ile yarışırdı.
Kapatılan Türkiye Zirai Donatım Kurumu’nun dönen büyük ve küçük traktörü, çevresindeki çay bahçeleri, ortadaki sonradan renkli lambalarla ışıklandırma, su balesi, onun yanındaki dönemin büyük sanatçılarının çıktığı gazinolar-sahneler, yürüyüş yolları, lunapark, çarpışan otolar, kasnakçılar, boks şampiyonluğu, gol krallığı, dönen salıncak ve kabinler, pamuk-elma şekerleri fuarın güzellikleri, renkleriydi.
Bende gençlik döneminde haber amaçlı çok gidiyordum. O dönemde gazete sayfamızda sosyal yaşamda vardı.
Birde Fuar Müdürü rahmetli Şaban Cambazoğlu’nun açıklamaları,, yönetimin hemen arkasında Kadir Yılmaz’ın müdürlük yaptığı Belediye Ekmek Fabrikası, fırıncıların grevi nedeniyle buradan Ankara’ya, Adana’ya kamyonlarla ekmek götürülmesi de tarihe geçen olaylardan, haberlerimizden..
1977’de artan siyasi olaylardan sonra, meydanda yasaklanan mitingler, gösteri ve yürüyüşler Fuar bölgesine alındı. Liderlerburada konuştu, bizde haber takibi yaptık. Bugünde Fuar-Mimarsinan parkı arası devam ediyor.
Ama her güzelliğin bir sonu vardır, anısı kalır misali Kayseri Anadolu fuarı’da 1980 sonrası tamamen kapatıldı.
***
2026 yılının Kayseri için en güzelliklerinden biri bana göre Fuar38 oldu desem yalan olmaz.
38 gün sürecek olan fuarın açılışı öncesi Kocasinan Belediye başkanı Ahmet Çolakbayrakdar basın toplantısı yaparak, fuar ve etkinlikler hakkında bilgiler verdi.
Orada anılarımızı tazelerken ‘şu da vardı, bu da vardı, o da olacak mı?’ gibi pek çok soru sorduk. Yerel sanatçılara ağırlık verilmesini, yaşarken ödüllendirilmesini söyledim. Türkiye’ye ‘Geceler ve Hunat mahallesi’ ile adını duyuran THM sanatçısı Recep Alemdar, hatta Kayserispor’un eski futbolcularından ‘Köfteci Recep’ yani Recep Mavili’yide göstererek bu efsanelere destek olunması, seslendirdikleri Türk Halk Müziği ve Kayseri üzerine yazdıkları şiirler, türkülerin tanıtılmasını istedim.
Başkan Çoyakbayrakdar’da bu ilk olan Fuar38’in sonraki yıllarda eski fuar nostaljisini yaşatılması için çeşitlendirilebileceğini söylerken ‘Bende Kayseri’nin en büyük beklenti ve sosyal yaşam merkezi böyle Anadolu fuarı nostaljisi olduğunu, halkın gereksinimi olduğunu tekrarladım.
***
Kocasinan Belediye başkanı ve ekibi basın mensuplarına fuarın 24. gününde sürpriz yaptı. Cumhuriyet meydanından tarihe karışan dolmuşları ile nostalji yaptı. Meslektaşlarımızla dolmuşlara binerek, o günün arabesklerini, müziklerini dinleyerek şehir turu yaptık. Fuar38’e gittik. O gün ki gibi akşam yemeği yedik, çay içtik, sigara paketlerine kasnak atarak torunlar-çocuklar için oyuncak-başkanın imzasını taşıyan Kayserispor forması kazandık.
O kalabalıkta vatandaşlarla, eski komşularımız, arkadaşlarımızla karşılaşıp ayaküstü konuştuk.
Alınan önlemler, temizlik, fuar disiplini, görevlilerin vatandaşa yardımcı olması, stantlardaki esnafın daha çok satmak için tanıtım ve çabalarıda eskiyi yaşattı.
***
Başkan Çolakbayrakdar’a fuarın belediyeye maliyetini sorduk.
‘Belediyeden beş kuruş çıkmıyor. Sponsorlar, stant kiralayanlardan elde ettiğimiz gelir ile bu devranı döndürüyoruz’ dedi.
Başkan Çolakbayrakdar’a, yerel dışında Kayseri dışından getirilen sanatçılara ve ekiplerine ödenek rakamların söylendiği gibi yüksek mi olduğunu sorduk.
‘Belki inanmayacaksınız ama, sanatçılara menejerdsiz, aracısız olarak ulaştık. Birebir konuştuk. diğer şehirler için istedikleri rakamların çok altında rakamla fuara gelip konser verdiler. Fuarla ilgili bu rakamlarıda fuarın sonunda tek tek açıklayacağım’ diye söyledi.
Hatta ‘Ünlü sanatçılara çok büyük paralar ödendi, zarar ettiler’ gibi dedikodulara başkan Çolakbayrakdar ‘Kim söylüyor?’ diye sordu ‘Bize gelip sorsunlar,. öğrensinler. Biraz takdir bekliyoruz. Belediyenin kasasından çıkan tek kuruş yok’ diyerek söylediklerini onayladı.
Ayrıca konser öncesi, Kumsmall AVM’nin sponsorluğunda dağıtılan 20 bisiklet çekilişini gördük. O gün çekilişe katılan 4 bine yakın çocuk ve ailelerin o heyecanına eskisi gibi tanıklık ettik.
***
Bugün bizim yaşımızdaki ve önceki nesil anılarını anlatırken, özlemlerini dile getiriyor.
Fuar38 o özlemlerimizden, anılarımızdan biri.
Fuarın açılmasından sonra Kayseri dışından gelenlerle trafik ışıklarında karşılaştık. ‘Fuar38 varmış nasıl gideriz?’ diye sordular. Araçları doluydu. Bende tarif ettim. Çarşıda gezerken ‘Fuar38’i övüyorlar. Birgün gitsek mi?’ ya da ‘Gerçekten güzel olmuş’ diyenleri çok duyuyorum.
Sonuçta Kayseri Fuar38 gerçekten Şehrin fuarı oldu. Bu fuar geleneği yeniden yaşatılmalı, çeşitlendirilmeli ve günü kısaltılmadan uzatılmalı, olanak varsa yılda aynı yerde iki kez yapılmalı.
***
Kayseri’nin Fuar38’ine emeği geçen başta Kocasinan Belediye başkanı Ahmet Çolakbayrakdar olmak üzere, evlerini bile ihmal ederken burada görev yapan personeli, Kumsmall AVM gibi bu tür güzel etkinliklere her zaman destek veren sponsorları, satıcıları, nostalji dolmuşçuları yürekten kutluyorum.
Kayseri Fuar38 Kayseri’ye gerçekten yakıştı, sosyal yaşamı canlandırdı.
Artık yeni görev bu Fuar38’i çeşitlendirerek yaşatmaya kaldı.
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.




