Kültür-Turizm

Türkiye Kültür Yolu Festivali, Başkent Turizmi İçin Ortak Akıl Platformu, MAG 25. kuruluş yılı, Güneş koruyucu uyarısı, Kas değil kilo kaybedin, Kuzey Kıbrıs havalımanı yeni yaşam alanı, Lenovo, eğlence, Vampyr oyunu, Yaz Ayları, Red Bull Tahtada Kal’da Kazananı, Esbaş çevreci yatırım, Picnic Marin Festivali, Pera Müzesi’nden Yeni Atölye, İstifaların Sessiz Dönemi, Fişekhane’de ‘Summer Market’, Kozmetik sektöründe yeni rekabet, Yaz Tatilinde Lens Kullananlar Dikkat!,

TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ

MİLLİ MÜCADELE’NİN ŞEHRİ SAMSUN TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİNE ÜÇÜNCÜ KEZ EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali, üçüncü kez Samsun’da başladı. Milli Mücadele’nin şehri Samsun, dokuz gün boyunca 18 farklı noktada gerçekleştirilecek 225 etkinlikle kültür, sanat ve gastronominin buluşma noktası olacak. Festival kapsamında belirlenen 44 Lezzet Noktası da şehrin köklü mutfak kültürünü ziyaretçilerle buluşturacak.

Samsun Kültür Yolu Festivali, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan’ın katılımıyla Samsun Müzesi’nde gerçekleştirilen açılış programıyla başladı. Açılışa Samsun Valisi Orhan Tavlı, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı.

SAMSUN’DA KÜLTÜR, SANAT VE GASTRONOMİ YOLCULUĞU BAŞLADI

Açılışta konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Türkiye Kültür Yolu Festivallerinin yalnızca bir etkinlikler dizisi olmadığını belirterek, “Kültürün, sanatın, tarihin ve turizmin bir araya gelerek şehirlerimize değer kattığı büyük bir kalkınma modelini hayata geçiriyoruz. Kültür Yolu Festivalleri ile şehirlerimizin marka değerini artırıyor, kültürel mirasımızı görünür kılıyor ve kültürü ekonomik değere dönüştürüyoruz.” dedi.

Samsun’un tarihi derinliği, kültürel birikimi ve sanatsal potansiyeliyle bu vizyonun en güçlü temsilcilerinden biri olduğunu vurgulayan Alpaslan, Bakanlığın son yıllarda gerçekleştirdiği yatırımlarla şehrin kültür ve turizm alanında önemli bir ivme yakaladığını söyledi.

Alpaslan, başta Samsun Müzesi olmak üzere arkeolojik kazı alanları, opera ve bale sahneleri ile kültürel mekanların yoğun ilgi gördüğünü belirterek, “Gece müzeciliği ve yaşayan miras uygulamalarımızla ziyaretçi deneyimini zenginleştiriyor, kültürü günün her saatine yayıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kültürün bir milletin en güçlü hafızası olduğunu vurgulayan Alpaslan, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda kültürü daha görünür kılmaya, sanatçıları desteklemeye ve şehirleri kültürle büyütmeye devam edeceklerini kaydetti.

Festival kapsamında Batı Park’tan Saathane Meydanı’na, Tütün İskelesi’nden kütüphanelere kadar uzanan 18 farklı noktada her yaş grubuna hitap eden toplam 225 etkinlik gerçekleştirileceğini belirten Alpaslan, “Samsun, dokuz gün boyunca tam anlamıyla bir sanat şöleni yaşayacak.” dedi.

SAMSUN’DA SERGİ VE ATÖLYELER GEÇMİŞİN İZLERİNİ BARINDIRIYOR

Açılış programının ardından Bakan Yardımcısı Alpaslan ve beraberindeki heyet, Samsun Müzesi Fuaye Alanı’nda ziyaretçilerin beğenisine sunulan “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” sergisini gezdi. İslam kültür ve medeniyetinin manevi mirasını yansıtan 36 seçkin eserin yer aldığı sergi, ziyaretçilerine tarih ve maneviyatla iç içe bir deneyim sunuyor.

Heyet daha sonra “Yaşayan Miras: Samsun Sergisi”ni ziyaret etti. Sergide hüsn-i hat, ebru, tezhip, çini, kazaziye, Susuz Bezi, Çarşamba Ayakkabısı ve bitki örücülüğü gibi geleneksel el sanatlarının seçkin örnekleri yer alıyor.

Festival kapsamında düzenlenen atölyelerde ise ziyaretçiler Samsun’un kültürel mirasını deneyimleme fırsatı buluyor. Vezirköprü’nün geleneksel dokuma ürünü Susuz Bezi ile bitkisel örücülük sanatının incelikleri uygulamalı olarak tanıtılıyor.

44 LEZZET NOKTASINDA SAMSUN MUTFAĞI

Samsun Kültür Yolu Festivali kapsamında belirlenen 44 Lezzet Noktası da şehrin gastronomi zenginliğini ön plana çıkarıyor. Ziyaretçiler, Samsun’un köklü mutfak kültürünü yansıtan yöresel lezzetleri deneyimleme fırsatı bulurken, festival kültür ve sanatın yanı sıra gastronomi alanında da kapsamlı bir deneyim sunacak.

MİLLİ MÜCADELE’NİN ŞEHRİ SAMSUN’DA 9 GÜN KÜLTÜR VE SANAT

Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında Samsun’da gerçekleştirilecek etkinlikler; operadan baleye, tiyatrodan sergiye, konserlerden çeşitli atölyelere ve çocuk etkinliklerine kadar 7’den 70’e her yaş grubuna hitap eden zengin içeriğiyle dokuz gün boyunca şehrin dört bir yanında sanat meraklılarıyla buluşacak. Milli mücadelenin şehri geçmişin izlerini barındıran sokaklarında, müzelerinde, meydanlarında ve kültür duraklarında hayat bulan festival; kültür, sanat ve yaratıcılıkla örülü kapsamlı bir deneyim sunacak.

KUZEY KIBRIS’TA HAVALİMANI ETRAFINDA YENİ BİR YAŞAM EKOSİSTEMİ 

Kuzey Kıbrıs’ta değişen yaşam ve yatırım dinamikleri, özellikle havalimanı çevresinde gelişen yeni nesil konut projeleriyle birlikte farklı bir boyut kazanıyor. Artan uluslararası hareketlilik, üniversite yoğunluğu ve yıl boyu devam eden kiralama ihtiyacı, bölgeyi sadece bir yaşam alanı değil aynı zamanda güçlü bir yatırım merkezi haline getiriyor. Bu kapsamda hayata geçirilen proje, Lefkoşa’nın gelişen aksında konumlanarak konut anlayışını yeniden tanımlamayı hedefliyor. Ercan Havalimanı’na yalnızca 5 dakika mesafede yer alan proje; stratejik lokasyonu, sosyal donatıları ve yatırım odaklı yapısıyla hem kullanıcılar hem de yatırımcılar için dikkat çekici bir alternatif oluşturuyor…

Toplam 69.094 metrekarelik bir alan üzerine inşa edilen ve 1.948 bağımsız bölümden oluşan proje, klasik konut yaklaşımının ötesine geçerek kendi içinde yaşam, çalışma, ulaşım ve sosyal ihtiyaçları karşılayabilen bir “mikro-kent” modeli olarak öne çıkıyor. 1+1 ve 2+1 daire seçenekleriyle farklı kullanıcı profillerine hitap eden proje, modern yaşamın gerekliliklerine uygun şekilde tasarlanmış entegre bir yaşam alanı sunuyor.

ESBAŞ, ÇEVRECİ YATIRIMLARLA 2025 YILINDA 8 BİN AĞAÇ KURTARDI

ESBAŞ, 2025 yılında kaynak kullanımından atık yönetimine, çalışan güvenliğinden bölgesel kalkınmaya kadar doğal kaynakların korunmasını merkeze alan çevreci yaklaşımıyla 8 bin ağacı kurtarırken, atmosferi 6150 kg sera gazı emisyonundan korumuş ve 212 ton karbondioksit gazı emilimi sağlamış oldu.

Küresel ölçekte hız kazanan sürdürülebilirlik dönüşümü, sanayi şirketlerinin çevresel ve sosyal performanslarını da yeniden şekillendiriyor. Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat hedefleri doğrultusunda işletmeler kaynak kullanımından atık yönetimine, çalışan güvenliğinden bölgesel kalkınmaya kadar geniş bir alanda yeni uygulamaları hayata geçirirken, ESBAŞ 2025 yılında gerçekleştirdiği yatırımlarıyla bu alanda dikkat çeken firmaların başında geliyor.

Doğal kaynakların korunmasını merkeze alan yaklaşımıyla atıkları yeniden ekonomiye kazandıran ve suyu döngüsel kullanım modeliyle değerlendiren bir sanayi ekosistemi oluşturmaya yönelik hedefinde önemli mesafe kaydeden ESBAŞ, bu kapsamda yağmur suyu hasadından, gri suyun arıtılarak yeniden kullanılmasına, kurakçıl peyzaj uygulamalarından, sulama otomasyon sistemleri ve geri kazanım projeleriyle birlikte peyzaj alanlarındaki su tüketimini yüzde 34 oranında azaltmayı başardı.

MANTRA’DAN FESTİVAL SAHNESİNDE UNUTULMAZ PERFORMANS

“Red Flag” İlk Kez HUPALUPA GO x Picnic Marin Festivali Sahnesinde Seslendirildi

Yeni nesil pop müziğin yükselen gruplarından MANTRA, henüz yayınlanmayan yeni şarkısı “Red Flag”i ilk kez HUPALUPA GO x Picnic Marin Festivali sahnesinde dinleyicileriyle buluşturdu. Kalamış Marina’da gerçekleşen festival; müzik, eğlence ve interaktif deneyimleri bir araya getirerek ziyaretçilere unutulmaz anlar yaşattı.

HUPALUPA GO x Picnic Marin Festivali’nde çocuklar, gençler ve aileler; eğlence, keşif ve müziği bir araya getiren dopdolu bir festival deneyimi yaşadı. Dev oyun parkurları, interaktif aktiviteler, sahne gösterileri ve yaratıcı atölyelerle iki gün boyunca renkli anlara sahne olan festival, MANTRA’nın enerjik performansıyla müzik ve eğlencenin buluştuğu unutulmaz anlara ev sahipliği yaptı.

GÜNEŞ KORUYUCU KULLANIMINDA 10 KRİTİK KURAL! 

Yaz aylarında güneş ışınlarına maruz kalma süresinin artmasıyla birlikte ciltte güneş yanıkları, lekelenmeler, erken yaşlanma belirtileri ve bazı alerjik reaksiyonlar daha sık görülüyor. Özellikle ultraviyole (UV) ışınları cilt hücrelerinin DNA yapısında hasara yol açarak, uzun vadede cilt kanseri riskini artırabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın (IARC) 2022 yılı verilerine göre, dünya genelinde 1,5 milyondan fazla yeni cilt kanserleri teşhis edildi.  Üstelik, eskiden daha ileri yaşlarda görülen cilt kanserleri artık 30’lu ve 20’li yaşlardaki bireylerde de daha sık karşımıza çıkıyor. Bu artışta kontrolsüz güneşlenme alışkanlıkları ve çocukluk dönemindeki yoğun ultraviyole ışınlarına maruz kalma önemli rol oynuyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, güneşin zararlı etkilerinden korunmamızda güneş   koruyucu ürünlerin kilit bir rol üstlendiğini belirterek, “Koruyucu ürünler ultraviyole ışınlarının cilt üzerindeki zararlı etkilerini azaltarak hem erken yaşlanma sorunlarına hem de cilt kanseri riskine karşı önemli bir koruma sağlar. Ancak etkin koruma için doğru ürün seçimi ve doğru kullanım büyük önem taşır. En sık yapılan üç hata; güneş koruyucuyu yetersiz miktarda sürmek, gün içinde yenilememek ve koruyucuya güvenerek uzun süre güneş altında kalmaktır” diyor.  Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, güneş koruyucularda dikkat etmemiz gereken en önemli 10 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

MANTRA’dan İlk Kez “Red Flag” Performansı 

Henüz dijital platformlarda yer almayan “Red Flag”, festivalin dikkat çeken sürprizlerinden biri oldu. Şarkının ilk performansına tanıklık eden dinleyiciler parçaya konser boyunca eşlik ederken, sosyal medyada paylaşılan görüntüler de kısa sürede ilgi gördü.

Red Bull Tahtada Kal’da Kazanan Belli Oldu 

Su üzerinde denge ve takım ruhunu bir araya getiren Red Bull Tahtada Kal, Antalya Konyaaltı Beachpark’ta gerçekleştirildi. 14 takımın mücadele ettiği organizasyonda, finalde Paddle Team takımını 4-1’lik skorla geçen Aus Team takımı kupayı aldı. Yüzlerce kişinin canlı takip ettiği müsabakalar, renkli görüntülere sahne oldu

Red Bull’un eğlence ve rekabeti bir araya getiren sıra dışı etkinliklerinden Red Bull Tahtada Kal, Antalya Konyaaltı Beachpark’ta gerçekleştirildi. Su üzerinde yapılan organizasyonda yarışmacılar, Stand Up Paddle (SUP) tahtaları üzerinde dengelerini korurken rakip şamandıralardan oluşan hedeflere isabetli vuruşlar yapmak için mücadele verdi. Toplamda 14 takımın mücadele ettiği Red Bull Tahtada Kal’ı finalde Paddle Team takımını 4-1’lik skorla geçen Aus Team takımı kazandı. Üçüncülük maçının kazananı ise rakibini 5-1 yenen Wiva Sup takımı oldu.

Fişekhane’de ‘Summer Market’ Zamanı

Kültür, sanat, gastronomi ve şehir yaşamını bir araya getiren Fişekhane, yazın enerjisini rengarenk bir festivalle artırıyor. 13 – 30 Haziran tarihleri arasında Fişekhane Taş Meydan’da gerçekleşecek festival, çiçek stantlarından yaratıcı atölyelere, deneyim alanlarından farklı kategorilerden marka stantlarına kadar uzanan programıyla Haziran ayına ayrı bir renk katacak.

Şehrin ritminin eşsiz bir ambiyansta yaşandığı Fişekhane, Haziran ayında yaz coşkusuna yakışan, enerji dolu, eğlenceli ve ilham verici bir buluşma alanına dönüşüyor. Summer Market’te 13-17 Haziran tarihlerinde festival alanı çiçeklerle dolarken  farklı çiçek türleri, aranjmanlar ve dekoratif seçkilerle ziyaretçilere deneyimsel bir keşif alanı sunuluyor. 18–30 Haziran tarihleri arasında ise farklı kategorilerden markalar festival alanında ziyaretçilerle buluşuyor.

Belgesel anlatının sınırları,  İstanbul’da yeniden çizildi: Kundura DocLab 4. Edisyonunu Tamamladı

Belgesel sinema ve tiyatronun kesişiminde konumlanan uluslararası kapasite geliştirme programı Kundura DocLab, 8–12 Haziran 2026 tarihleri arasında Beykoz Kundura’da dördüncü kez gerçekleştirildi. Farklı coğrafyalardan yönetmenleri ortak bir düşünme, araştırma ve üretim alanında bir araya getiren program, yoğun geçen beş günün ardından düzenlenen kapanış buluşmasıyla sona erdi.

İlk kez 2023 yılında hayata geçirilen ve her edisyonunda farklı yaratıcı pratikleri ve metodolojileri buluşturarak kurmaca dışı hikâye anlatımını yeniden düşünmeye alan açan Kundura DocLab, bu yıl Ermenistan, Yunanistan, Ukrayna, Türkiye, Azerbaycan ve İran’dan gelen katılımcıları ağırladı. Hem belgesel film hem de belgesel tiyatro alanındaki projeleriyle programa dahil olan katılımcılar üretim biçimlerini, bakış açılarını ve yaratıcı yöntemlerini derinleştiren kolektif bir düşünme pratiğine odaklanma imkanı yakaladı.

Yaz Ayları, İstifaların Sessiz Dönemi

Yaz ayları, artık şirketler için yalnızca tatil planları ve izin takvimleriyle yönetilen bir dönem olmaktan oldukça uzakta.  ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun verilerini değerlendiren Work Institute analizine ve 2025 verilerine göre, istifa oranı sene başında %1,6 civarında seyrederken, Haziran-Ağustos döneminde yaklaşık %2,5’e kadar yükseliyor. Bu artış, işten ayrılmaların yılın ilk aylarında daha düşük seyrettiğini, ilkbaharla birlikte yükseldiğini ve orta-geç yaz döneminde zirveye ulaştığını gösteriyor.

Work Institute raporuna göre, birçok çalışan kurumunda çalışmaya devam ederken geleceğini sessizce değerlendiriyor. Kariyer gelişimi, ilerleme fırsatları ve geleceğe dair net bir yol haritası sunulmaması, çalışan kaybının önemli nedenleri arasında yer alıyor. Yaz ayları  bu sorgulamanın hızlandığı, çalışanların yeni fırsatlara daha açık hale geldiği ve iş değişikliği eğiliminin güçlendiği bir dönem olarak öne çıkıyor.

Yaz Aylarında Kurumla Bağ Yeniden Sorgulanıyor
Yaz döneminde şirketlerin öncelikleri genelde izin takvimleri düzenlemek, ekip devamlılığını sağlamak ve operasyonu aksatmadan sürdürmek oluyor. Ancak bu dönemde çalışan hareketliliği açısından sessiz bir risk alanı oluşabiliyor. Yöneticilerin izinli olması ve ekip içi koordinasyonun azalması, kurumların çalışan davranışındaki değişimleri fark etmesini zorlaştırabiliyor.

Bu süreç, çalışanların kurumla bağını kırılgan halegetiriyor. . İş yükü devam ederken yönetsel temasın azalması, çalışanların kendini daha az görünür ve daha az desteklenmiş hissetmesine yol açabiliyor. Biriken memnuniyetsizlikler, gelişim fırsatı eksikliği ve belirsiz kariyer beklentileri  üst üste gelince iş arama eğilimi güçlenebiliyor.

GSK Türkiye Ülke Medikal DirektörüUzm. Dr. Devrim Emel Alıcı Oldu

GSK Türkiye Onkoloji Grup Medikal Müdürü olarak görev yapan  Uzm. Dr. Devrim Emel Alıcı, GSK Türkiye Ülke Medikal Direktörü olarak atandı.

Dünyada 300 yılı, Türkiye’de ise 65 yılı aşkın deneyimiyle sağlık sektörünün lider firmaları arasında yer alan global biyofarma şirketi GSK Türkiye’de Ülke Medikal Direktörlüğü görevine, halihazırda Onkoloji Grup Medikal Müdürü olarak görev yapan Uzm. Dr. Devrim Emel Alıcı geldi. 

HUPALUPA GO x PICNIC MARIN FESTİVALİ EĞLENCEYİ KALAMIŞ MARİNA’YA TAŞIDI

Müzik, Oyun ve Açık Hava Deneyimi Aynı Festivalde Buluştu

Yaz sezonunun enerjisini Kalamış Marina’ya taşıyan HUPALUPA GO x Picnic Marin Festivali; çocukları, gençleri ve aileleri eğlence dolu bir açık hava deneyiminde bir araya getirdi. Müzikten dansa, dev oyun alanlarından yaratıcı atölyelere, sahne gösterilerinden interaktif aktivitelere uzanan zengin programıyla festival, ziyaretçilerine unutulmaz anlar yaşattı.

İki gün boyunca devam eden festivalde ziyaretçiler; oyun, hareket, keşif ve eğlenceyi bir arada deneyimleme fırsatı buldu. Çocuklara özel hazırlanan oyun ve aktivite alanları büyük ilgi görürken, sahne performansları, sevilen karakter buluşmaları, yarışmalar ve sürpriz etkinlikler festival atmosferini renklendirdi.

Yarı insan, yarı hayvan, yarı toprak: Manuela Infante’nin çok konuşulan oyunu “Vampyr” İstanbul prömiyeri için gün sayıyor

Şilili yazar ve yönetmen Manuela Infante’nin uluslararası sahnelerde yankı uyandıran oyunu “Vampyr”, 27-28 Haziran’da Beykoz Kundura’da Türkiye prömiyerini gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Sahte belgesel estetiği, kara mizahı ve tekinsiz karakterleriyle dikkat çeken yapım; yarasalar, rüzgâr türbinleri ve vampir mitleri arasında dolaşarak çalışma, tükenmişlik ve enerji üretimine farklı bir gözle bakıyor. Beykoz Kundura’nın ortak yapımcıları arasında yer aldığı ve Şili başta olmak üzere farklı ülkelerden gelen yaratıcı ekibiyle İstanbul’a konuk olmak için gün sayan “Vampyr” oyunun biletlerine PassoBiletinial ve Biletix üzerinden ulaşabilirsiniz.

Şilili yazar ve yönetmen Manuela Infante’nin son dönem üretimleri arasında öne çıkan “Vampyr”, İstanbul’daki ilk gösterimlerini gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Beykoz Kundura’nın ortak yapımcılığında hayata geçirilen uluslararası yapım, 27 ve 28 Haziran tarihlerinde Kundura Sahne’de seyirciyle buluşacak.

K-POP PERFORMANSLARI VE SAHNE ŞOVLARI FESTİVAL ATMOSFERİNE ENERJİ KATTI

Festival programının öne çıkan bölümlerinden biri K-pop performansları ve sahne etkinlikleri oldu. Dans gösterileri, Just Dance etkinlikleri ve K-pop temalı sahne içerikleri özellikle genç ziyaretçiler tarafından ilgiyle takip edildi. Festival alanına dinamizm kazandıran performanslar, müzik ve dans tutkunlarını aynı sahnede buluşturdu. Program kapsamında gerçekleştirilen Bilim Show ve Sihirbaz Gösterileri ise hem çocukların hem de ailelerin ilgi gösterdiği etkinlikler arasında yer aldı. Eğlence ve deneyimi bir araya getiren sahne programları, festival boyunca renkli görüntülere sahne oldu.

Lenovo, eğlence deneyimini Tab Plus Gen 2 ile yeniden tanımlıyor

Dünyanın lider teknoloji şirketlerinden Lenovo, üstün ses deneyimi, gelişmiş ekran teknolojileri ve yapay zeka destekli özellikleriyle öne çıkan yeni nesil tableti Lenovo Tab Plus Gen 2’yi duyurdu. JBL tarafından geliştirilen dokuz hoparlörlü ses sistemi, 12,1 inçlik 2.5K ekranı ve 360 derece dönebilen yenilikçi stand tasarımıyla Tab Plus Gen 2, içerik tüketiminden üretkenliğe kadar farklı kullanımlara hitap ediyor.

“Herkes için Daha Akıllı Teknoloji” vizyonuyla hareket eden ve dünyanın en büyük PC üreticisi olan Lenovo, yeni nesil tabletini kullanıcıların değişen yaşam tarzlarına uyum sağlayacak şekilde tasarladı. İş, eğitim, seyahat ve eğlence arasında kesintisiz geçiş yapan kullanıcılar için geliştirilen Lenovo Tab Plus Gen 2; güçlü donanımı, yapay zeka destekli yazılım özellikleri ve esnek kullanım seçenekleriyle dikkat çekiyor.

Pera Müzesi’nden Yeni Atölye Programı

“Akışa Bırakmak: Yetişkinler için Atölyeler”

Pera Müzesi Öğrenme Programları, Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı sergisi kapsamında hazırladığı “Akışa Bırakmak: Yetişkinler için Atölyeler” programını 26 Haziran – 31 Temmuz arasında izleyiciyle buluşturuyor. Program, Halil Paşa’nın görsel dünyasından hareketle yetişkinleri dans, yazı, kolaj, görsel okuryazarlık ve el yapımı defter üretimi gibi farklı disiplinler üzerinden yaratıcı bir keşif sürecine davet ediyor.

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi Öğrenme Programları, ziyaretçilerini ağırlamaya devam eden Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı sergisi kapsamında hazırlanan “Akışa Bırakmak: Yetişkinler için Atölyeler” başlıklı yeni programıyla yetişkinleri sanat, hareket, yazı ve tasarımın kesişiminde yaratıcı bir keşif yolculuğuna davet ediyor. 26 Haziran – 31 Temmuz 2026 arasında gerçekleşecek program, Halil Paşa’nın manzaralarını, ışık ve renk kullanımını, gözlem pratiğini ve gündelik yaşamdan beslenen üretimlerini odağına alarak katılımcıları sergiyi farklı disiplinler üzerinden deneyimlemeye çağırıyor.

Serginin görsel dünyasından beslenen program, katılımcıları Halil Paşa’nın eserleriyle kurdukları ilişkiyi yalnızca izleyerek değil; dans, beden-hareket çalışmaları, görsel okuryazarlık, yaratıcı yazarlık, kolaj ve el yapımı defter üretimi gibi yöntemlerle derinleştirmeye davet ediyor. Böylece her atölye, sergideki imgelerden yola çıkan özgün bir gözlem, ifade ve üretim alanına dönüşüyor.

Işığın izinde beden ve hareketle başlayan bir buluşma

Programın ilk atölyesi, 26 Haziran Cuma, 19.00’da, Özge Dağ yürütücülüğünde düzenlenecek “Akışta Hareket: Işığın İzinde Bir Dans Buluşması”. Atölyede katılımcılar, suyun akışkan ve dönüşen doğasından hareketle bedenlerini ve hareket olanaklarını keşfediyor. Doğaçlama ve otantik hareket pratikleri aracılığıyla bireysel ve kolektif deneyimler yaşayan katılımcılar; ritim, denge, karşılaşma ve etkileşim kavramları üzerine düşünerek bedenleriyle, mekânla ve birbirleriyle yeni ilişkiler kuruyor.

GLP-1 İlaçlarını Kullanırken Dikkat! KAS DEĞİL KİLO KAYBEDİN!
Günümüzde yaşamsal tedavi yöntemleriyle birçok insan; sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam ve stres yönetiminde zorluk nedeniyle birçok sağlık problemiyle boğuştuğunu belirten Pharmetic Girişimci Eczacılar Derneği (PGED) Yönetim Kurulu Başkanı Ecz. Şule Dilek Yağcı Tüysüz; diyabet, metabolik sendrom, hiperlipidemi ve obezitenin çağımızın en sık rastlanan sağlık problemlerinin başında yer aldığını ifade etti.

Yeni tedavi yöntemleriyle bu hastalıkların çoğunun çok iyi tedavi edildiğini ve kişilerin sağlıklarına çok kısa sürede kavuştuğunu vurgulayan Ecz. Şule Dilek Yağcı Tüysüz, yeni nesil tedavi yöntemlerinin başında GLP-1 analoglarının geldiğini söyledi. Hastaların GLP-1 analoglarıyla çok hızlı bir şekilde hem diyabetlerini hem de metabolik sendromlarını kontrol altına aldığını dile getiren Tüysüz, tedavinin çok başarılı sonuçlar verdiğini ancak tedavi başarısını sürdürülebilir hale getirmek için dikkat edilmesi gereken hususlar bulunduğunu kaydetti.

Bu tedavi yönteminin en büyük risklerinden birinin de kas kaybı (sarkopeni) olduğuna dikkat çeken Tüysüz, hızlı kilo verirken sadece vücut yağı değil, kas dokusundan da yıkım eğiliminde olunduğunu, iştahımızı ciddi oranda azaltan bu tedavi yöntemi ile daha az kalori ve protein alıyor olunabileceğini belirterek, “Yağ yerine kas kaybetmek, tartıda hafiflerken aslında bedeninizi yaşlandırmaktır; eriyen kas dokusunu geri kazanmak, vermeye çalıştığınız kilolardan çok daha zordur.” dedi.

25. YILA ÖZEL GÖRKEMLİ DAVET

MAG, 25. kuruluş yıl dönümünü “Under the Stars” adıyla Bilkent Otel’in büyüleyici havuz başında düzenlediği özel bir davetle kutladı. Yıldızların altında gerçekleşen görkemli gece diplomasi, iş, sanat ve cemiyet dünyasından çok sayıda seçkin ismin katılımıyla unutulmaz bir buluşmaya sahne oldu.

MAG’ın kurucusu başarılı iş insanı Can Çavuşoğlu, Seda Çavuşoğlu ve Beril Çavuşoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen kutlama, ünlü radyo programcısı Serkan Kızılbayır’ın sunumuyla başladı. Sponsorlara plaket takdimi ile devam eden gece, video mapping gösterimleriyle de büyüledi.

Yunanistan Büyükelçisi Theodore Bizakis, El Salvador Büyükelçisi Héctor Enrique Jaime Calderón, Panama Büyükelçisi Karina Arias ve Nikaragua Büyükelçisi Tatiana García başta olmak üzere çok sayıda ülkenin diplomatik misyon temsilcilerinin katılım sağladığı davete; üst düzey yöneticiler, iş insanları ile sanat ve cemiyet hayatının önde gelen isimleri yoğun ilgi gösterirken, Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Faruk Köylüoğlu da etkinlikte yer aldı.

Can Çavuşoğlu ve Beril Çavuşoğlu, gecede yaptıkları konuşmada MAG’ın 25 yıllık yolculuğunun yalnızca bir yayıncılık başarısı değil, aynı zamanda dostluk, emek ve güven üzerine kurulu güçlü bir aile yapısı olduğunu vurguladı. “Under the Stars” davetinin bu uzun yolculuğun bir kutlaması olmanın ötesinde yeni bir başlangıç niteliği taşıdığını da ifade eden Can ve Beril Çavuşoğlu, MAG’ın, gelecek dönemde de aynı ekip ruhu ve kararlılıkla üretmeye, büyümeye ve değer katmaya devam edeceğini belirtti.

ANKARA TURİZMİNİN GELECEĞİNE YÖN VERECEK KOMİSYONLAR OLUŞTURULDU

Başkent Turizmi İçin Ortak Akıl Platformu

Ankara Turizm Derneği (ATD), başkentin turizm potansiyelini daha etkin değerlendirmek, sektörler arası iş birliğini güçlendirmek ve Ankara’nın ulusal ve uluslararası ölçekte rekabet gücünü artırmak amacıyla oluşturduğu komisyonları açıkladı. Konaklamadan gastronomiye, sağlık turizminden kültür ve müzelere kadar farklı alanlarda faaliyet gösterecek komisyonlar, Ankara turizminin gelişimine katkı sağlayacak projeler üretmek üzere çalışmalarına başladı.

Ankara’nın sahip olduğu tarihsel miras, kültürel zenginlik, sağlık altyapısı, kongre kapasitesi ve gastronomi değerlerinin daha görünür hale getirilmesini hedefleyen Ankara Turizm Derneği, sektörün farklı paydaşlarını ortak bir çalışma zemini altında buluşturdu. Oluşturulan komisyonlar aracılığıyla sektörün ihtiyaçlarının belirlenmesi, çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve Ankara’nın turizmdeki konumunu güçlendirecek çalışmaların hayata geçirilmesi amaçlanıyor.

TÜM PAYDAŞLAR AYNI ÇATI ALTINDA BULUŞTU

ATD bünyesinde oluşturulan komisyonlarda otelcilik, gastronomi, ulaşım, medya ve iletişim, alışveriş merkezleri, sağlık turizmi, akademi, kongre ve fuarcılık ile kültür-sanat alanlarından temsilciler görev alıyor. Komisyon yapısı sayesinde Ankara turizmini ilgilendiren farklı başlıkların bütüncül bir yaklaşımla ele alınması ve sektörler arası koordinasyonun güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda; Oteller ve Konaklama Tesisleri Komisyonu, Restoran ve Gastronomi Komisyonu, Ulaşım ve Araç Kiralama Komisyonu, Medya Tanıtım ve İletişim Komisyonu, AVM ve Alışveriş Komisyonu, Sağlık Turizmi Komisyonu, Akademik İş Birlikleri Komisyonu, Acenta, Kongre ve Fuar Komisyonu ile Kültür ve Müzeler Komisyonu oluşturuldu.

TURİZM POTANSİYELİNE KATKI SAĞLAYACAK PROJELER GELİŞTİRİLECEK

Komisyonlar; Ankara’nın turizm çeşitliliğinin artırılması, yeni destinasyon ve deneyim alanlarının geliştirilmesi, ulusal ve uluslararası tanıtım faaliyetlerinin desteklenmesi, sektör temsilcileri arasındaki iş birliklerinin artırılması ve başkentin ziyaretçi deneyiminin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütecek. Ayrıca komisyonlar tarafından hazırlanacak öneriler ve projelerle Ankara’nın kültür, sanat, gastronomi, sağlık ve kongre turizmi alanlarındaki potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi ve şehrin turizm gelirlerinin artırılmasına katkı sağlanması hedefleniyor.

ANKARA’NIN GELECEĞİ İÇİN BİRLİKTE ÇALIŞACAĞIZ

ATD Kurucu Başkanı Berker Bülbüloğlu, Ankara’nın sahip olduğu potansiyelin ancak güçlü iş birlikleriyle daha görünür hale gelebileceğini belirterek, “Ankara çok güçlü bir turizm çeşitliliğine sahip. Tarihi mirası, kültürel değerleri, gastronomisi, sağlık altyapısı, üniversiteleri ve kongre kapasitesiyle Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri konumunda bulunuyor. Bu potansiyelin daha etkin değerlendirilmesi için sektörün tüm paydaşlarını aynı masa etrafında buluşturmayı önemsiyoruz. Oluşturduğumuz komisyonlar yalnızca çalışma grupları değil; Ankara’nın turizm geleceğine yön verecek ortak akıl platformları olacak. Amacımız Ankara’nın sahip olduğu değerleri daha görünür hale getirmek, yeni projeler geliştirmek ve başkentimizi ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir turizm destinasyonu haline getirmek” dedi.

Bülbüloğlu, komisyonlar aracılığıyla ortaya çıkacak projelerin Ankara’nın turizm ekosistemine uzun vadeli katkılar sağlayacağını belirterek, “Turizmin tüm bileşenlerinin aktif katılımıyla oluşturduğumuz bu yapı sayesinde daha güçlü iş birlikleri geliştirmeyi, sektörün ihtiyaçlarını daha yakından takip etmeyi ve Ankara’nın turizm vizyonuna katkı sağlayacak somut çalışmalar üretmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

ANKARA TURİZM DERNEĞİ KOMİSYONLARI

Oteller ve Konaklama Tesisleri Komisyonu

Başkan: Uğur BÜR (Crowne Plaza Ankara)

Başkan Yardımcısı: B. Emre ERSOY (Holiday Inn Çukurambar)

Restoran ve Gastronomi Komisyonu

Başkan: Aybige ERİŞEN (Ayone Çiftliği)

Başkan Yardımcısı: Gökhan AKSOY (Göksu Lokantaları)

Ulaşım ve Araç Kiralama Komisyonu

Başkan: Çağrı TUNÇDORUK (Avis-Budget / Otokoç)

Medya Tanıtım ve İletişim Komisyonu

Başkan: M. Pınar SİPAHİ (Addu Design)

Başkan Yardımcısı: Nesrin GÜNDÜZ (Niş PR Media Event)

AVM ve Alışveriş Komisyonu

Başkan: Anıl Yücel (Nata Vega)

Başkan Yardımcısı: Gülçin AYDINER (Kuzu Effect)

Sağlık Turizmi Komisyonu

Başkan: Onur TÜRKCAN (Medicana International Ankara)

Akademik İş Birlikleri Komisyonu

Başkan: N. Gonca GÜZEL ŞAHİN (Atılım Üniversitesi)

Başkan Yardımcısı: Jamel CHAFRA (Bilkent Üniversitesi)

Acenta, Kongre ve Fuar Komisyonu

Başkan: Mehmet SEZGİN (Ultra Turizm)

Başkan Yardımcısı: Bilgin AYGÜL (Atis Fuarcılık)

Kültür ve Müzeler Komisyonu

Başkan: Nilay AYAZ (Mustafa Ayaz Müzesi)

Başkan Yardımcısı: Nazan GEZER (Erimtan Müzesi)

Denize ve Havuza Lensle Girmek Göz Sağlığını Tehlikeye Atabilir

Yaz aylarında deniz ve havuz sezonunun açılmasıyla birlikte kontakt lens kullanıcılarının en sık merak ettiği konuların başında lenslerle suya girmenin güvenli olup olmadığı geliyor. Uzmanlar; deniz, havuz ve hatta duş sırasında kontakt lens kullanımının göz enfeksiyonları açısından önemli riskler oluşturabileceğine dikkat çekiyor. 

Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ahmet Taşar, özellikle yaz aylarında artan su teması nedeniyle kontakt lens kullanıcılarının daha dikkatli olması gerektiğini belirtiyor.

Su ve Kontakt Lens Bir Araya Geldiğinde Risk Artabiliyor

Kontakt lensler kornea yüzeyine doğrudan temas eden tıbbi ürünlerdir. Bu nedenle kullanım kurallarına uyulmaması durumunda enfeksiyon gelişme riski artabilmektedir. Deniz, havuz veya duş suyunda bulunabilen bazı mikroorganizmalar lens yüzeyine tutunarak göz dokusuna ulaşabilir.

Op. Dr. Ahmet Taşar konu hakkında şu açıklamalarda bulunuyor:

“Kontakt lensler mutlaka önerilen sürelerde kullanılmalı, gece uyumadan önce çıkarılmalı ve uygun solüsyonlarla saklanmalıdır. Lenslerle denize veya havuza girildiğinde su içerisindeki mikroorganizmalar lens ile kornea arasında kalabilir ve enfeksiyon gelişmesi için uygun bir ortam oluşabilir.”

Basit Bir Rahatsızlık Gibi Başlayıp Ciddi Sonuçlara Yol Açabilir

Lens kullanımına bağlı gelişen enfeksiyonlar başlangıçta hafif belirtilerle kendini gösterebilir. Ancak gerekli değerlendirme ve tedavi süreci geciktiğinde daha ciddi tablolar ortaya çıkabilmektedir.

Gözde kızarıklık, batma, sulanma, bulanık görme ve ışığa karşı hassasiyet gibi şikâyetler enfeksiyonun ilk belirtileri arasında yer alabilir. İlerleyen süreçte kornea dokusunu etkileyen keratit gibi daha ciddi enfeksiyonlar gelişebilir. Bu nedenle özellikle deniz veya havuz sonrasında ortaya çıkan göz şikâyetlerinin ihmal edilmemesi önem taşımaktadır.

KOZMETİK SEKTÖRÜ GELECEĞİN ÜRETİM VE TÜKETİM KODLARINI KONUŞTU

Veri odaklı karar alma süreçleri, yapay zekâ uygulamaları, sürdürülebilirlik yaklaşımları ve değişen tüketici beklentileri kozmetik sektöründe yeni rekabet dinamikleri oluşturuyor. Sektörün geleceğini şekillendiren bu başlıklar, KÜAD’ın düzenlediği 4. Kozmetikte Gelecek: Ne Üretmeliyiz Zirvesi’nde masaya yatırıldı. 500’ü aşkın sektör profesyonelini bir araya getiren zirvede; veri odaklı karar alma süreçlerinden yapay zekâ uygulamalarına, yeni nesil satış kanallarından markalaşma stratejilerine kadar sektörün geleceğini şekillendirecek dinamikler değerlendirildi.

Zirvenin açılış konuşmaları KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan, KÜAD Kurucu Başkanı Levent Kahrıman ve KÜAD Zirve Başkanı Ü. Belgin Sile tarafından gerçekleştirildi. Açılışta sektörün dönüşen dinamikleri, küresel rekabet koşulları ve kozmetik sektörünün geleceğine ilişkin öngörüler paylaşıldı. Açılış konuşmalarında ortaya konulan vizyon ve değerlendirmeler, gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda sektörün geleceğine yön verecek başlıkların kapsamlı şekilde ele alınmasıyla devam etti.

TÜRK KIRMIZISI’NIN HİKÂYESİ BUGÜN DE YOL GÖSTERİYOR

Türk kozmetik sektörünün küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşabilmesi için markalaşma ve katma değerli üretimin önemine dikkat çeken KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Arslan, “2030’ları ve 2035’leri planlarken Türk kozmetik sektörü olarak kendimize öncelikle şu soruyu sormamız gerekiyor: Biz hangi rekabetin içindeyiz? Üretim kapasitesinin mi, fiyat avantajının mı, yoksa güvenin, inovasyonun ve marka gücünün mü? Kozmetikte küresel başarı yakalayan ülkelere baktığımızda, bu başarının yalnızca güçlü laboratuvarlardan, yalnızca tasarım kabiliyetinden ya da yalnızca teknolojik altyapıdan beslenmediğini görüyoruz. Bu ülkeler sahip oldukları bilgi birikimini güçlü markalara ve küresel hikâyelere dönüştürmeyi başardı. Türkiye’nin de artık fiyat odaklı rekab_etten uzaklaşarak katma değerli üretime ve markalaşmaya odaklanması gerekiyor. Bir dönem Avrupa’nın peşinden koştuğu Türk Kırmızısı, Anadolu’nun bilgi birikiminin ve üretim kültürünün dünyadaki karşılığıydı. Avrupa yalnızca bir rengin değil, o rengin arkasındaki değerin peşindeydi. Bugün bizim de hedefimiz yeni Türk Kırmızıları yaratmak olmalı. TRBEAUTY vizyonunu bu nedenle çok önemsiyoruz. Artık sadece ürün ihraç etmeye değil; güven ihraç etmeye, kalite ihraç etmeye, kültür ihraç etmeye ve dünyada karşılığı olan yeni değerler üretmeye odaklanmalıyız” dedi.

📢 Haberle İlgili Bildirim

Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Küresel Gazeteciler Konseyi, TSYD, TİMEF, AVKON, ADD üyesi, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği, Tüm Mücadele Sporları Derneği, Kayseri Spor Adamları Derneği, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----

İlgili Haberler

PWA Kurulum Popup
Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Modern GDPR Çerez Popup
Davut Güleç