Kültür-Turizm

“DADALOĞLU AVŞAR KÜLTÜR VE SANAT ŞENLİĞİ”, 01-02 AĞUSTOS 2026 TARİHİNDE KÜLTÜR DOSTLARINI AVŞAR KÜLTÜRÜNDE BULUŞTURUYOR

DADALOĞLU EĞİTİM, KÜLTÜR SOSYAL YARDIMLAŞMA DERNEĞİ BAŞKANI  GALİP BİTİGEN  “DADALOĞLU AVŞAR KÜLTÜR VE SANAT ŞENLİKLERİ”NİN 01-02 AĞUSTOS 2026 TARİHİNDE KÜLTÜR DOSTLARINI AVŞAR KÜLTÜRÜ İLE  BULUŞTURACAĞINI AÇIKLADI, ŞU BİLGİLERİ VERDİ

Bilindiği üzere büyük Türk Halk Ozanımız Dadaloğlu, tahminen 18. asrın son çeyreğinde doğmuş 19. asrın ortalarına kadar yaşamını sürdürmüş, hem ulusal kültürümüz hem de  Kayseri ve çevre yörelerimizdeki sayıları milyonlara varan Avşar Türkmenleri için çok büyük bir yeri ve değeri olan tarihimizdeki sembol bir karakter olarak değerlendirilmektedir. Nitekim, bu büyük ozanımız, 1984 yılında dönemin Bakanlar Kurulu kararıyla “Ulusal Şair” olarak ilan edilmiştir.

Anadolu’nun yetiştirdiği en önemli aşıklardan ve Türk halk edebiyatının ölümsüz ozanlarından biri olan Dadaloğlu’nun düşünce dünyasını, Avşar kültürünü ve Anadolu’nun köklü değerlerini yaşatmak amacıyla Dadaloğlu Derneğimizce düzenlenen “Dadaloğlu AVŞAR Kültür ve Sanat Şenliği,” 01-02 Ağustos 2026 tarihlerinde geniş kapsamlı etkinliklerle gerçekleştirilecektir.

Gerçekleştireceğimiz Panel ve Şenlik, yalnızca bir kültür buluşması olmanın ötesinde; tarih, edebiyat, müzik ve geleneksel yaşam kültürünün yanı sıra davetlilere ikramda bulunacağımız geleneksel Avşar Pilavı ve Avşar Kömbesini aynı çatı altında buluşturan önemli bir organizasyon olarak gönül dostlarımızı bir araya getirecektir.

Etkinliklerin ilk gününde düzenlenecek “Dadaloğlu ve Avşar Kültürü” adındaki bilimsel panelimiz, alanında uzman akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirilecektir. Panelde, Dadaloğlu’nun halk edebiyatındaki yeri, Avşarların tarihsel geçmişi, sözlü kültür geleneği, kadim Türk kimliği ve bu köklü ve zengin mirasın gelecek kuşaklara aktarılması ele alınacaktır. Ayrıca, onur konuğu olarak davet ettiğimiz KKTC 5. Cumhurbaşkanı Sayın Ersin TATAR Beyefendi, “BAĞIMSIZ KKTC, MAVİ VATAN VE EGEMEN DEVLET GERÇEĞİ” başlıklı bir konuşma yapacaktır.

İki gün boyunca devam edecek şenlik kapsamında;

  • Türk Halk müziği konserleri,
  • Âşık ve ozan dinletileri, selamlamaları,
  • Halk oyunları gösterileri, Avşar halayları,
  • Yöresel ürün ve el sanatları stantları,
  • Yerel sanatçıların sahne programları,
  • Geleneksel Avşar kültürünü tanıtan çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecektir.

Yüzyıllardır dilden dile aktarılan Dadaloğlu’nun eserleri, yalnızca edebî bir miras değil; özgürlüğün, vatan sevgisinin, cesaretin ve Avşarların ortak hafızasının güçlü bir ifadesidir.

Dadaloğlu AVŞAR Kültür ve Sanat Şenliği; kültürel değerlerin korunmasına katkı sağlamayı, Avşar kimliğinin tarihsel ve kadim mirasını tanıtmayı, yerel kültürü ulusal ölçekte görünür kılmayı ve farklı kuşakları ortak bir kültür dairesinde buluşturmayı amaçlamaktadır.

Bu sene 2.’sini gerçekleştireceğimiz Dadaloğlu AVŞAR Kültür ve Sanat Şenliğimizin, gelecek yıllarda Ankara, İstanbul, Adana, Kahramanmaraş’ta; kısacası genelde Türk’ün ve özelde Avşar’ın yaşadığı başta vatanımız olmak üzere tüm Türk Dünyası’na yayılarak gerçekleştirilecek birçok şenliğe öncülük etmesini can u gönülden diliyoruz.

Kültürümüzü yaşatmak, ortak mirasımızı geleceğe taşımak ve Dadaloğlu’nun güçlü sesini yeni nesillerle buluşturmak amacıyla düzenlenen bu anlamlı etkinliğe tüm halkımız davetlidir.

DADALOĞLU AVŞAR KÜLTÜR VE SANAT ŞENLİĞİ PANELİ AÇILIŞ KONUŞMASI

Adını gururla taşıdığımız Dadaloğlu, sadece bir halk ozanı değildir. O, haksızlık karşısında susmayan bir vicdanın, özgürlüğü her şeyin üstünde tutan bir iradenin ve Anadolu insanının güçlü sesidir. Onun dizelerinde yalnızca Avşarların değil, bütün Anadolu’nun yaşanmışlıkları, sevinçleri, mücadeleleri ve umutları vardır.

Bugün bizlere düşen görev, bu büyük mirası sadece anmak değil; anlamak, anlatmak ve yaşatmaktır.

Kültür, bir milletin hafızasıdır. Hafızasını kaybeden toplumlar, geleceğe sağlam adımlarla yürüyemezler. Bu nedenle Dadaloğlu Avşar Kültür ve Sanat Şenliği’ni yalnızca bir eğlence programı olarak değil, kültürel sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz.

Şenliğimiz kapsamında düzenlediğimiz bu panel de bu anlayışın en önemli halkalarından biridir. Alanında değerli akademisyenlerimiz ve araştırmacılarımız, Dadaloğlu’nu, Avşar kültürünü, Türkmen geleneğini ve halk edebiyatımızın zenginliğini farklı yönleriyle değerlendireceklerdir. İnanıyorum ki burada yapılacak her konuşma, kültürel mirasımızın daha iyi anlaşılmasına önemli katkılar sağlayacaktır.

Bugün dünyanın pek çok yerinde toplumlar, kendi kültürel değerlerini koruyabilmek için büyük çaba harcıyor. Bizler de kendi tarihimize, dilimize, türkülerimize, geleneklerimize ve ozanlarımıza sahip çıktığımız ölçüde güçlü kalacağız. Çünkü bizi millet yapan yalnızca üzerinde yaşadığımız topraklar değil; ortak kültürümüz, ortak hafızamız ve ortak değerlerimizdir.

Dadaloğlu’nun “Ferman padişahın, dağlar bizimdir.” sözü, yalnızca tarihî bir dönemin ifadesi değildir. Aynı zamanda özgürlüğün, bağımsızlığın ve insan onurunun unutulmaz bir sembolüdür. Bu sözler, yüzyıllardır dilden dile aktarılmış ve milletimizin hafızasında yer edinmiştir.

Bu amaçla Dadaloğlu Derneği olarak kültürümüzü yaşatacak her türlü bilimsel, sanatsal ve sosyal çalışmanın içinde olmaya devam edeceğiz. Çünkü inanıyoruz ki kültürüne sahip çıkan toplumlar, geleceğini de güvenle inşa eder.

Bu anlamlı organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen tüm kurumlarımıza, yerel yönetimlerimize, kamu kuruluşlarımıza, sponsorlarımıza, akademisyenlerimize, sanatçılarımıza, gönüllülerimize ve katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyorum.

Panelimize katılarak bizleri onurlandıran siz değerli misafirlerimize de ayrıca şükranlarımı sunuyorum.

Temennim odur ki bu şenlik, sadece bugünleri güzelleştiren bir etkinlik olarak kalmasın; her yıl büyüyerek devam eden, gençlerimizi kültürümüzle buluşturan ve Dadaloğlu’nun ve Avşar’ın adını ulusal ve uluslararası düzeyde daha güçlü şekilde yaşatan bir kültür hareketine dönüşsün.

Sözlerime büyük halk  ozanımız Dadaloğlu’nun ruhuna saygıyla son verirken, panelimizin verimli geçmesini, şenliğimizin birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi daha da güçlendirmesini diliyorum.

Bu güzel coğrafyada yankılanan türkülerin, bozlakların ve yiğitlik destanlarının sesi bugün yeniden aramızda yükseliyor. Çünkü Dadaloğlu yalnızca geçmişte yaşamış bir halk ozanı değildir; o, özgürlüğün, cesaretin, adaletin ve onurlu duruşun simgesidir.

Onun sözleri, asırlardır dilden dile dolaşmış; Anadolu’nun dağlarında, obalarında ve gönüllerinde yaşamaya devam etmiştir. Bizler de bu mirası gelecek nesillere taşımayı bir görev ve sorumluluk olarak görüyoruz.

Bugün burada çocuklarımızla, gençlerimizle, büyüklerimizle aynı çatı altında buluşuyor olmamızın en büyük anlamı budur. Kültür, ancak yaşanırsa geleceğe aktarılır. Türküler söylenirse yaşar, gelenekler uygulanırsa yaşar, büyüklerimizin anlattıkları dinlenirse yaşar.

Bizler Dadaloğlu Derneği olarak, yalnızca bir etkinlik düzenlemiyoruz. Aynı zamanda kültürümüzü, tarihimizi ve kimliğimizi yaşatacak bir gönül hareketini büyütmeye çalışıyoruz.

Şenliğimiz boyunca birbirinden değerli sanatçılarımız sahne alacak, halk oyunlarımız sergilenecek, ozanlarımız söz söyleyecek ve akademisyenlerimiz Dadaloğlu’nun mirasını bilimsel yönleriyle değerlendirecek. Böylece hem eğlenecek hem de kültürel zenginliğimizi birlikte paylaşacağız.

Bu şenliğin gerçekleşmesinde katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara, destek veren belediyelerimize, kamu kurumlarımıza, sponsorlarımıza, gönüllülerimize ve gece gündüz emek veren çalışma arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum.

Bugün bizleri yalnız bırakmayan siz değerli misafirlerimize de en içten şükranlarımı sunuyorum. Sizlerin katılımı, bu şenliğin en büyük gücü ve en kıymetli desteğidir.

Dileğimiz; Dadaloğlu’nun adı sadece şiirlerde değil, çocuklarımızın hafızasında, gençlerimizin yüreğinde ve geleceğimizin kültür anlayışında yaşamaya devam etsin.

Birlik ve beraberliğimiz daim olsun. Aramıza hiçbir ayrılık girmesin. Bu toprakların mayasında bulunan kardeşlik, dayanışma ve paylaşma ruhu her zaman yolumuzu aydınlatsın.

Bugün dünyanın en güçlü toplumları, geçmişine sahip çıkan toplumlardır. Biz de çocuklarımızın kendi tarihini bilen, kendi ozanını tanıyan, kendi türküsünü söyleyen bireyler olarak yetişmesini istiyoruz.

Çünkü kökünü unutan bir ağacın ayakta kalması mümkün değildir.

Biz, Dadaloğlu Derneği olarak bu anlayışla çalışıyoruz. Amacımız sadece yılda bir kez şenlik düzenlemek değil; Dadaloğlu’nun adını yaşatmak, Avşar kültürünü tanıtmak ve bu zengin mirası gelecek nesillere aktarmaktır.

Bu anlamlı organizasyona katkı sunan Valiliğimize, Kaymakamlığımıza, belediyelerimize, kamu kurumlarımıza, sponsorlarımıza, sanatçılarımıza, akademisyenlerimize ve emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum.

En büyük teşekkürü ise kilometrelerce yol gelerek bu meydana kültürüne sahip çıkmak için gelen siz değerli misafirlerimize ediyorum.

Sizler burada olduğunuz sürece Dadaloğlu yaşayacaktır.

Sizler çocuklarınıza bu türküleri öğrettikçe Avşar kültürü yaşayacaktır.

Sizler birlik oldukça bu toprakların sesi hiç susmayacaktır.

Bugün burada bir kez daha görüyoruz ki kültür, bizi bir arada tutan en güçlü bağdır.

Bu vesileyle başta Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatanımız uğruna can veren bütün şehitlerimizi, gazilerimizi ve kültürümüze emek veren tüm büyüklerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.

Sözlerimi Dadaloğlu’nun umut veren ruhunu yansıtan bir temenniyle tamamlamak istiyorum:

Birliğimiz daim olsun.

Kardeşliğimiz daim olsun.

Türkülerimiz hiç susmasın.

Dadaloğlu’nun adı, Avşar kültürüyle birlikte nesilden nesile yaşamaya devam etsin.

Dadaloğlu’nun yaşadığı çağ kolay bir çağ değildi.

Göç vardı…

Mücadele vardı…

Ayrılık vardı…

Ama hepsinden önemlisi haysiyet vardı.

İşte bu yüzden onun şiirleri bugün hâlâ yaşıyor.

Çünkü hakikatin yaşı olmaz.

Ne güzel söylemiş büyük ozan:

Kalktı göç eyledi Avşar elleri
Ağır ağır giden eller bizimdir.
Arap atlar yakın eyler ırağı,
Yüce dağdan aşan yollar bizimdir.

Bu dörtlükte yalnızca bir göç yoktur.

Bu dörtlükte, yurduyla yaşayan bir millet vardır.

Göç eder ama kültürünü bırakmaz.

Yeri değişir ama kimliği değişmez.

İşte Avşar budur.

Ve işte Dadaloğlu bunun sesidir.

Bir halk ozanı yalnızca şiir yazmaz.

Toplumun hafızasını kaydeder.

Bugün tarih kitaplarında birkaç satırla anlatılan nice olay, halk ozanlarının diliyle yüzyıllardır yaşamaktadır.

Dadaloğlu da bunlardan biridir.

Milletin şairi oldu.

Onun için söylediği her söz halkın vicdanında yer buldu.

Bugün dillerden düşmeyen şu dörtlük bunun en güzel örneğidir:

Hakkımızda devlet etmiş fermanı,
Ferman padişahın, dağlar bizimdir.
Hakkımızda söylenmiş bu sözlerin,
Çağlar geçse de vicdan bizimdir.

Bu söz, başkaldırının değil…

Haysiyetin ifadesidir.

İnsan onurunun ifadesidir.

Kendi kimliğine sahip çıkmanın ifadesidir.

İşte bu yüzden iki asırdır unutulmamıştır.

Bugün bizlere düşen görev;

Dadaloğlu’nu ezberlemek değil…

Anlamaktır.

Avşar olmayı anlatmak değil…

Yaşamaktır.

Türkü söylemek değil…

Türkünün doğduğu kültürü yaşatmaktır.

İşte bu sebeple Dadaloğlu Derneği olarak yıllardır yalnızca şenlik düzenlemiyoruz.

Konferanslar yapıyoruz.

Paneller düzenliyoruz.

Gençlerimizi kültürümüzle buluşturuyoruz.

Çünkü biliyoruz ki…

Bir millet geleceğini üniversitelerinde kurar.

Kültürünü ise gençlerine emanet ederek yaşatır.

Bugün burada bulunan genç kardeşlerime özellikle seslenmek istiyorum.

Dadaloğlu’nu sadece bir sınav sorusu olarak öğrenmeyin.

Onu okuyun.

Onu hissedin.

Onun yaşadığı coğrafyayı görün.

Çünkü o coğrafyada yalnızca dağlar değil…

Bir milletin karakteri yükselir.

Yarın ise aynı ruhu Kayseri Millet Bahçesi’nde hep birlikte yaşayacağız.

Türküler söyleyeceğiz.

Bozlaklar dinleyeceğiz.

Halk oyunlarımızı izleyeceğiz.

Çocuklarımız gülecek.

Büyüklerimiz hatırlayacak.

Ve kültürümüz yeniden nefes alacak.

İşte o zaman ilimle başlayan yolculuğumuz, milletin gönlünde tamamlanmış olacak.

Bu anlamlı organizasyona destek veren Sayın Valimize, Büyükşehir Belediyemize, Erciyes Üniversitemize, katkı sunan tüm kurumlarımıza, akademisyenlerimize, sanatçılarımıza, gönüllülerimize ve emeği geçen herkese Dadaloğlu Derneği adına gönülden teşekkür ediyorum.

Sözlerimi, Dadaloğlu’nun yüzyılları aşan duası gibi gördüğüm şu dörtlükle tamamlamak istiyorum:

Yiğit yiğide mihnet etmez,
Er olan erden yüz çevirmez.
Dostluk ile kurulan oba,
Zaman geçse de hiç devrilmez.

Bu yüzden onun dizeleri yalnızca Avşar’ın değil, bütün Anadolu insanının gönlünde yer bulmuştur.

Ne güzel anlatır büyük ozan:

“Kalktı göç eyledi Avşar elleri
Ağır ağır giden eller bizimdir
Arap atlar yakın eyler ırağı
Yüce dağdan aşan yollar bizimdir”

Bu dörtlükte bir milletin hikâyesi vardır.

Bu dörtlükte göç eden ama değerlerinden kopmayan insanların hikâyesi vardır.

Çünkü insanın gerçek yurdu sadece yaşadığı yer değildir.

İnsanın gerçek yurdu; kültürü, dili, türküsü ve hatıralarıdır.

Bugün bizler burada o hatıraları yaşatmak için bulunuyoruz.

Değerli kardeşlerim,

Avşar kültürü sadece geçmişten kalan bir miras değildir.

Avşar kültürü bugün yaşayan bir değerdir.

Misafirperverliğiyle…

Yiğitliğiyle…

Sözüne sadakatiyle…

Türküsüne sahip çıkmasıyla…

Büyüklerine saygısı, küçüklerine sevgisiyle…

Bu toprakların en güzel renklerinden biridir.

Bizler bu şenliği düzenlerken sadece bir program hazırlamadık.

Bir gönül köprüsü kurduk.

Bugün burada gençlerimiz büyükleriyle buluşacak.

Çocuklarımız kendi kültürünü tanıyacak.

Ozanlarımız söz söyleyecek.

Sanatçılarımız gönüllerimize dokunacak.

Ve hep birlikte göreceğiz ki;

Kültür yaşayan bir hazinedir.

Sahip çıkarsak büyür.

Unutursak kaybolur.

Bugün bu meydanda halk ozanlarımız var.

Onlar, bu toprakların yaşayan hafızalarıdır.

Onların söylediği her türkü, geçmişten geleceğe uzanan bir köprüdür.

Bugün burada yerel sanatçılarımız var.

Onlar kendi yöresinin sesini büyük sahnelere taşıyan gönül elçileridir.

Bugün burada ülkemizin değerli sanatçısı Kıraç var.

O da Anadolu’nun sesini, türkülerini ve memleket sevgisini müziğiyle milyonlara ulaştıran kıymetli sanatçılarımızdan biridir.

Çünkü sanatın dili birdir.

Türkünün dili birdir.

Gönüllerin dili birdir.

Bizim sevincimiz de bir, hüznümüz de birdir.

Bizim en büyük zenginliğimiz, birbirimize olan gönül bağımızdır.

Farklı şehirlerden geldik.

Farklı hayatlar yaşadık.

Ama aynı türkülerde buluştuk.

Aynı geçmişe sahip çıktık.

Aynı geleceğe umutla baktık.

Çünkü bizi bir arada tutan, sadece aynı topraklarda yaşamak değildir.

Bizi bir arada tutan;

aynı bayrağa duyduğumuz sevgi,

aynı vatana duyduğumuz bağlılık,

aynı kültüre gösterdiğimiz saygıdır.

İşte bugün bu meydanda bunun en güzel örneğini görüyoruz.

Kıymetli misafirler,

Dadaloğlu’nun bize bıraktığı en büyük miraslardan biri de cesarettir.

Ama onun cesareti kırıp döken bir cesaret değildir.

Onun cesareti;

hakkın yanında durmaktır,

doğru bildiğini söylemektir,

emanete sahip çıkmaktır.

Çünkü büyük ozanımız şöyle seslenmiştir:

“Belimizde kılıcımız kirmani
Taşı deler mızrağımın temreni
Hakkımızda devlet etmiş fermanı
Ferman padişahın, dağlar bizimdir”

Bu dizeler, asırlar öncesinden bugünlere gelen güçlü bir sestir.

Bu ses bize şunu anlatır:

İnsanın en büyük gücü, inandığı değerlere sahip çıkmasıdır.

Onurunu korumasıdır.

Kültürünü yaşatmasıdır.

Sevgili gençler,

Bugün bu meydanda özellikle sizlere seslenmek istiyorum.

Sizler bu kültürün yarınlarısınız.

Sizler Dadaloğlu’nun sözünü geleceğe taşıyacak nesilsiniz.

Sizlerden istediğimiz sadece geçmişimizi bilmeniz değildir.

Geçmişimizle gurur duyarken geleceğe de güçlü adımlarla yürümenizdir.

Dilinizi koruyun.

Türkünüze sahip çıkın.

Büyüklerin anlattığı hatıraları dinleyin.

Çünkü bir milletin hafızası, gençlerinin gönlünde yaşar.

Unutmayın;

Kökü sağlam olan ağaç, fırtınalardan korkmaz.

Kültürüne sahip çıkan milletler de geleceğe güvenle yürür.

Değerli dostlar,

Bugün burada Dadaloğlu’nun adını taşıyan bir şenlik düzenliyoruz.

Ama aslında daha büyük bir şeyi kutluyoruz.

Biz bugün;

birliğimizi kutluyoruz.

Kardeşliğimizi kutluyoruz.

Aynı türkülerde buluşmamızı kutluyoruz.

Bu meydanda bugün;

annelerimizin duası var,

babalarımızın emeği var,

çocuklarımızın umudu var.

Bu meydanda Anadolu’nun bütün renkleri var.

Bu güzel organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum.

Başta devlet büyüklerimize,

yerel yönetimlerimize,

kamu kurumlarımıza,

sivil toplum kuruluşlarımıza,

değerli sponsorlarımıza,

akademisyenlerimize,

halk ozanlarımıza,

sanatçılarımıza,

gece gündüz emek veren çalışma arkadaşlarımıza,

ve bugün burayı dolduran siz kıymetli vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.

Çünkü sizler sahip çıktığınız için bu kültür yaşıyor.

Sizler geldiğiniz için bu meydan anlam kazanıyor.

Kıymetli misafirler,

Şimdi birazdan bu meydanda türküler söylenecek.

Sazlar çalacak.

Gönüller coşacak.

Halk ozanlarımız söz söyleyecek.

Sanatçılarımız bizlere unutulmaz anlar yaşatacak.

Ama bilmenizi isterim ki;

bugün burada duyacağımız her türküde geçmişimizin sesi vardır.

Her ezgide büyüklerimizin hatırası vardır.

Her alkışta birlik ve beraberliğimiz vardır.

Sözlerimi büyük ozanımız Dadaloğlu’nun şu dizeleriyle tamamlamak istiyorum:

“Benden selam olsun Bolu Beyi’ne
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
Ok gıcırtısından kalkan sesinden
Dağlar seda verip seslenmelidir”

Çünkü dağlar yalnızca taş değildir.

Dağlar hafızadır.

Dağlar hatıradır.

Dağlar bu milletin susmayan sesidir.

Ve bugün görüyoruz ki;

Dadaloğlu’nun sesi hâlâ yaşıyor.

Toroslardan Kayseri’ye,

Anadolu’nun her köşesine ulaşmaya devam ediyor.

Bugün buradan bir kez daha ilan ediyoruz:

Kültürümüze sahip çıkacağız.

Türkülerimizi yaşatacağız.

Büyüklerimizin emanetini geleceğe taşıyacağız.

Birliğimizi, kardeşliğimizi ve beraberliğimizi her zaman koruyacağız.

Çünkü biz;

türküsüyle,

sözüyle,

geleneğiyle,

inancıyla,

vatan sevgisiyle büyük bir milletiz.

Dadaloğlu’nun sözüyle başladığımız bu güzel günü yine onun ruhuna yakışır bir şekilde tamamlayalım.

Gönüllerimiz bir olsun.

Sofralarımız bereketli olsun.

Türkülerimiz daim olsun.

Bayrağımız sonsuza kadar dalgalansın.

Rabbim birliğimizi, dirliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin.

Bu duygu ve düşüncelerle;

Dadaloğlu Avşar Kültür ve Sanat Şenliğimize hoş geldiniz diyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum. Sağ olun, var olun.

📢 Haberle İlgili Bildirim

Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Küresel Gazeteciler Konseyi, TSYD, TİMEF, AVKON, ADD üyesi, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği, Tüm Mücadele Sporları Derneği, Kayseri Spor Adamları Derneği, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----

İlgili Haberler

PWA Kurulum Popup
Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Modern GDPR Çerez Popup
Davut Güleç