Köşe YazılarıMedya-Basın Dünyası

Toprak .. (Köşe yazısı 15.12.2018 Kayseri Star Haber Gazetesi)

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

DAVUT GÜLEÇ

GAZETECİ

davutgulec@hotmail.com

Televizyonlarda ‘kamu spotu’ olarak ‘verimli toprakları koruyun’ diye sürekli görüntüler yayınlanıyor, uyarılar yapılıyor. Ne yazık ki Kayseri gibi ‘kötü’ örnekleri çok. En verimli araziler bir bir betonlaştı. Halende birilerinin ticareti için betonlaşmaya devam ediyor.

Bu konuda mücadele veren Türkiye Ziraat Odaları Birliği başkanı Şemsi Bayraktar son açıklamasında “Ülkemiz topraklarını verimli kullanamıyoruz” dedi ve şu uyarılar da bulundu.

“Arazi toplulaştırma çalışmalarını tamamlamalı, tarım arazilerinin yanlış ve amaç dışı kullanımına engel olmalıyız.

Her yıl binlerce dekar verimli birinci ve ikinci sınıf tarım arazisi konut, sanayi ve turizm yapılaşmaları, karayolu yapımı nedeniyle kaybediliyor.

Erozyon nedeniyle kaybedilen toprak her yıl 1,4 milyar tonu buluyor.

Tarım arazilerimiz bilinçsiz sulama nedeniyle tuzlulaşmakta, çoraklaşmaktadır.

Tahrip edilmiş bir arazinin eski haline dönüşümünün sağlanması, hem pahalı hem de başlangıçtaki üretim düzeyine ulaşması zordur.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, arazi parçalanmasının önüne geçecek 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanununun çıkmasını çok önemsedik, çıkması için her türlü desteği verdik.

Kanun, etkili bir şekilde uygulanırsa, Tarım ve Orman Bakanlığımız da arazi toplulaştırma çalışmalarını tamamlarsa arazilerimizi daha verimli kullanabiliriz.

Toprak Korumu Kurulları, çok etkin ve verimli arazileri koruyacak şekilde çalıştırılmalıdır. Ziraat Odalarımızın temsilcilerinin bu kurullarda görev yapması bir zorunluluk olmalıdır.

Yasal düzenlemeler ödünsüz uygulanmalı.

Ülke topraklarının yüzde 63’ünde şiddetli ve çok şiddetli, yüzde 20’sinde orta ve yüzde 7’sinde ise hafif derecede erozyon görülüyor.  Erozyon nedeniyle kaybedilen toprak her yıl 1,4 milyar tonu buluyor.

İşlenen tarım alanlarının yüzde 59’u, çayır-mera alanlarının yüzde 64’ü, orman-maki alanlarının ise yüzde 54’ü çeşitli derecelerde erozyona maruz kalıyor. Ülkemiz tarım arazilerinin erozyondan, çölleşmeden korunmasına yönelik yasal düzenlemeler yeterince mevcuttur. Ancak önemli olan bu yasal düzenlemelerin ödünsüz uygulanmasıdır.

Diğer taraftan tarım arazilerimiz bilinçsiz sulama nedeniyle tuzlulaşmakta, çoraklaşmaktadır. GAP projesi uygulamaya geçmeden önce yörede 10 bin hektar civarında olan çoraklaşma, uygulamadan sonra 60-70 bin hektara ulaşmıştır. Bunun da nedeni ‘çok su çok ürün verir’ anlayışından kaynaklanan bilinçsiz sulamadır.

Ayrıca yeterli önlemleri almadığımız, arıtma tesisi yatırımlarını tam olarak yapmadığımız, çevreye dikkat etmediğimiz için toprak ve su kaynaklarını sadece ülkemizde değil tüm dünyada kirlettik.

Şunu unutmamak gerekli ki tahrip edilmiş bir arazinin eski haline dönüşümünün sağlanması, hem pahalı hem de başlangıçtaki üretim düzeyine ulaşması zordur. Bu manada çiftçilerimize verilecek olan eğitimler önemlidir.

Hem parselleri hem işletmeleri büyütmekten başka çaremiz yoktur.

Sonuçta, sistem, 81 milyon nüfusun 40 milyondan fazlasının tarla sahibi olduğu, 3,2 milyon işletmenin, 32,5 milyon parselin bulunduğu, ortalama işletme büyüklüğünün 61 dekara indiği, işletmelerin ortalama 10 parselden oluştuğu içinden çıkılmaz bir yapıya dönüşmüştür. Böyle bir yapıda verimli bir üretimden bahsedilemez.

Bugün Türkiye’nin üçte birinden daha küçük İngiltere’de işletme büyüklüğü 538 dekar, Türkiye’nin üçte ikisi kadar olan Fransa’da 521, İspanya’da 240, Türkiye’nin yarısından küçük olan Almanya’da 457 dekardır. Konya büyüklüğünde 17 milyondan fazla nüfusa sahip Hollanda’da işletme büyüklüğünü son 50-60 yılda 100 dekardan 250 dekara çıkarmıştır.

Hal böyleyken, bizim de hem parselleri hem işletmeleri büyütmekten başka çaremiz yoktur. Bundan dolayı, Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, arazi parçalanmasının önüne geçecek 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanununun çıkmasını çok önemsedik, çıkması için her türlü desteği verdik. Kanun, etkili bir şekilde uygulanırsa, Tarım ve Orman Bakanlığımız da arazi toplulaştırma çalışmalarını tamamlarsa arazilerimizi daha verimli kullanabiliriz. Öncelikle, 6,15 milyon hektara ulaştırılan toplulaştırma çalışmalarının hızla bitirilmesi,

14,3 milyon hektara ulaştırılması gerekmektedir.

Verimli ovalar mutlak suretle korunmalıdır.

Tarım arazilerinin korunması konusunda çok hassas hareket etmemiz gerekir. Alternatif marjinal araziler mevcutken verimli tarım arazilerini tarım dışı amaçlarla kullanmak büyük savurganlıktır. Birinci sınıf sulamaya uygun tarım arazilerimizin imara açılmasına asla izin vermemeli, bu araziler üzerine sanayi tesisleri, şehirler kurmamalıyız. Turizm, madencilik, ulaştırma için verimli tarım arazilerimizi kullanmamalıyız. Toprak Korumu Kurulları, çok etkin ve verimli arazileri koruyacak şekilde çalıştırılmalıdır. Ziraat Odalarımızın temsilcilerinin bu kurullarda görev yapması bir zorunluluk olmalı, bu husus valilerin takdirine bırakılmamalıdır. 7 milyon hektar alanı bulunan 258 büyük ovanın SİT alanı olarak ilan edilmesini olumlu buluyoruz. Belediyelerden tarım arazilerinin korunmasında daha dikkatli olmalarını, imar planlarında buna dikkat etmelerini, tarıma kaynak aktarmalarını bekliyoruz.

Bir santimetre kalınlığındaki bir toprağın oluşabilmesi için yüz ile bin yıllık bir süreç gerektiğinden topraklarımızın bilinçli kullanılmasının ne kadar önemli olduğu unutulmamalıdır. Toprağımızın kıymetinin herkesçe çok iyi bilindiği, toprağı yönetenlerden kullanana kadar her kesimin ona saygı duyarak hareket edeceği günler temennisiyle.

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

Toprak .. (Köşe yazısı 15.12.2018 Kayseri Star Haber Gazetesi)

DAVUT GÜLEÇ

GAZETECİ

davutgulec@hotmail.com

Televizyonlarda ‘kamu spotu’ olarak ‘verimli toprakları koruyun’ diye sürekli görüntüler yayınlanıyor, uyarılar yapılıyor. Ne yazık ki Kayseri gibi ‘kötü’ örnekleri çok. En verimli araziler bir bir betonlaştı. Halende birilerinin ticareti için betonlaşmaya devam ediyor.

Bu konuda mücadele veren Türkiye Ziraat Odaları Birliği başkanı Şemsi Bayraktar son açıklamasında “Ülkemiz topraklarını verimli kullanamıyoruz” dedi ve şu uyarılar da bulundu.

“Arazi toplulaştırma çalışmalarını tamamlamalı, tarım arazilerinin yanlış ve amaç dışı kullanımına engel olmalıyız.

Her yıl binlerce dekar verimli birinci ve ikinci sınıf tarım arazisi konut, sanayi ve turizm yapılaşmaları, karayolu yapımı nedeniyle kaybediliyor.

Erozyon nedeniyle kaybedilen toprak her yıl 1,4 milyar tonu buluyor.

Tarım arazilerimiz bilinçsiz sulama nedeniyle tuzlulaşmakta, çoraklaşmaktadır.

Tahrip edilmiş bir arazinin eski haline dönüşümünün sağlanması, hem pahalı hem de başlangıçtaki üretim düzeyine ulaşması zordur.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, arazi parçalanmasının önüne geçecek 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanununun çıkmasını çok önemsedik, çıkması için her türlü desteği verdik.

Kanun, etkili bir şekilde uygulanırsa, Tarım ve Orman Bakanlığımız da arazi toplulaştırma çalışmalarını tamamlarsa arazilerimizi daha verimli kullanabiliriz.

Toprak Korumu Kurulları, çok etkin ve verimli arazileri koruyacak şekilde çalıştırılmalıdır. Ziraat Odalarımızın temsilcilerinin bu kurullarda görev yapması bir zorunluluk olmalıdır.

Yasal düzenlemeler ödünsüz uygulanmalı.

Ülke topraklarının yüzde 63’ünde şiddetli ve çok şiddetli, yüzde 20’sinde orta ve yüzde 7’sinde ise hafif derecede erozyon görülüyor.  Erozyon nedeniyle kaybedilen toprak her yıl 1,4 milyar tonu buluyor.

İşlenen tarım alanlarının yüzde 59’u, çayır-mera alanlarının yüzde 64’ü, orman-maki alanlarının ise yüzde 54’ü çeşitli derecelerde erozyona maruz kalıyor. Ülkemiz tarım arazilerinin erozyondan, çölleşmeden korunmasına yönelik yasal düzenlemeler yeterince mevcuttur. Ancak önemli olan bu yasal düzenlemelerin ödünsüz uygulanmasıdır.

Diğer taraftan tarım arazilerimiz bilinçsiz sulama nedeniyle tuzlulaşmakta, çoraklaşmaktadır. GAP projesi uygulamaya geçmeden önce yörede 10 bin hektar civarında olan çoraklaşma, uygulamadan sonra 60-70 bin hektara ulaşmıştır. Bunun da nedeni ‘çok su çok ürün verir’ anlayışından kaynaklanan bilinçsiz sulamadır.

Ayrıca yeterli önlemleri almadığımız, arıtma tesisi yatırımlarını tam olarak yapmadığımız, çevreye dikkat etmediğimiz için toprak ve su kaynaklarını sadece ülkemizde değil tüm dünyada kirlettik.

Şunu unutmamak gerekli ki tahrip edilmiş bir arazinin eski haline dönüşümünün sağlanması, hem pahalı hem de başlangıçtaki üretim düzeyine ulaşması zordur. Bu manada çiftçilerimize verilecek olan eğitimler önemlidir.

Hem parselleri hem işletmeleri büyütmekten başka çaremiz yoktur.

Sonuçta, sistem, 81 milyon nüfusun 40 milyondan fazlasının tarla sahibi olduğu, 3,2 milyon işletmenin, 32,5 milyon parselin bulunduğu, ortalama işletme büyüklüğünün 61 dekara indiği, işletmelerin ortalama 10 parselden oluştuğu içinden çıkılmaz bir yapıya dönüşmüştür. Böyle bir yapıda verimli bir üretimden bahsedilemez.

Bugün Türkiye’nin üçte birinden daha küçük İngiltere’de işletme büyüklüğü 538 dekar, Türkiye’nin üçte ikisi kadar olan Fransa’da 521, İspanya’da 240, Türkiye’nin yarısından küçük olan Almanya’da 457 dekardır. Konya büyüklüğünde 17 milyondan fazla nüfusa sahip Hollanda’da işletme büyüklüğünü son 50-60 yılda 100 dekardan 250 dekara çıkarmıştır.

Hal böyleyken, bizim de hem parselleri hem işletmeleri büyütmekten başka çaremiz yoktur. Bundan dolayı, Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, arazi parçalanmasının önüne geçecek 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanununun çıkmasını çok önemsedik, çıkması için her türlü desteği verdik. Kanun, etkili bir şekilde uygulanırsa, Tarım ve Orman Bakanlığımız da arazi toplulaştırma çalışmalarını tamamlarsa arazilerimizi daha verimli kullanabiliriz. Öncelikle, 6,15 milyon hektara ulaştırılan toplulaştırma çalışmalarının hızla bitirilmesi,

14,3 milyon hektara ulaştırılması gerekmektedir.

Verimli ovalar mutlak suretle korunmalıdır.

Tarım arazilerinin korunması konusunda çok hassas hareket etmemiz gerekir. Alternatif marjinal araziler mevcutken verimli tarım arazilerini tarım dışı amaçlarla kullanmak büyük savurganlıktır. Birinci sınıf sulamaya uygun tarım arazilerimizin imara açılmasına asla izin vermemeli, bu araziler üzerine sanayi tesisleri, şehirler kurmamalıyız. Turizm, madencilik, ulaştırma için verimli tarım arazilerimizi kullanmamalıyız. Toprak Korumu Kurulları, çok etkin ve verimli arazileri koruyacak şekilde çalıştırılmalıdır. Ziraat Odalarımızın temsilcilerinin bu kurullarda görev yapması bir zorunluluk olmalı, bu husus valilerin takdirine bırakılmamalıdır. 7 milyon hektar alanı bulunan 258 büyük ovanın SİT alanı olarak ilan edilmesini olumlu buluyoruz. Belediyelerden tarım arazilerinin korunmasında daha dikkatli olmalarını, imar planlarında buna dikkat etmelerini, tarıma kaynak aktarmalarını bekliyoruz.

Bir santimetre kalınlığındaki bir toprağın oluşabilmesi için yüz ile bin yıllık bir süreç gerektiğinden topraklarımızın bilinçli kullanılmasının ne kadar önemli olduğu unutulmamalıdır. Toprağımızın kıymetinin herkesçe çok iyi bilindiği, toprağı yönetenlerden kullanana kadar her kesimin ona saygı duyarak hareket edeceği günler temennisiyle.

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın