Köşe Yazıları

KKTC’nin üyeliğine AB İtirazı  (Köşe yazısı)

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

Prof. Dr. (İnş. Müh.), Doç. Dr. (UA. İliş.) Ata ATUN

Dekan, Kıbrıs İlim Üniversitesi

KKTC Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı

Avrupa Birliği denilen Hristiyan ülkeler topluluğu, kuyruğunu Yunanistan’a ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) iyice kaptırmış. KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatına Gözlemci Üyeliğine itiraz eden Rumlar, utanmadan bir de “Kabul edilemez” diye açıklama yapıyor.

AB de onlardan farklı düşüncede değil. 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’na aykırı olarak GKRY’ni üyeliğe alırken, garantör ülke olan Türkiye’nin ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin “Kurucu Ortağı” olan Kıbrıs Türklerinin itirazlarını dikkate almayan Avrupa Birliği, uzaktan yakından hiçbir bağının olmadığı KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatına KKTC’nin gözlemci üye olmasını kabul etmiyor ve itiraz ediyor. Arkasından da aba altından sopa gösteriyor, “Kabul ederseniz her tür yardımı ve desteğimi keserim” diye. İşte AB için insan hakları, eşitlik, adalet böyle bir şey. Kendilerinin yaptığı her şey mübah, Türklerin her yaptığı günah.

Gelelim işin aslına;

Türk Devletleri Teşkilatı’nın kuruluş anlaşmasına göre, TDT’ye üye olabilmek için tanınmış devlet olmak gerekiyor. Yunan’ın, Kıbrıslı Rum’un ve AB’nin işte hazmedemediği de bu ayrıntı.

KKTC’nin TDT’ye gözlemci üye olarak kabul edilmesinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı R. T. Erdoğan’ın “KKTC’yi biz tanıdık. Diplomatik ilişki kurduk. Karşılıklı büyükelçi atadık. Bir Türk Devleti olarak bizim tanımış olmamız TDT’ye üye olması için yeterlidir.”  sözleri ve T.C. Dışişleri Bakanı, KKTC Dışişleri Bakanı ve her iki bakanlığının çalışkan personelinin çalışma, çaba ve girişimleri çok etkili oldu. Bu aşamada, Rusya Federasyonu’nun, komşularına yol vermesinin de bir başka destek ve katalizör olduğunu unutmamak lazım.

İşin özeti şu; Artık KKTC, TDT’ye gözlemci üye olarak kabul edilmesi sonrasında AB’nin, BM’nin, Yunan’ın, Kıbrıslı Rumların ve bunların dostlarının art niyetli nazarındaki “Cemaat veya Toplum” statüsünden çıkmış, “Tanınmış Devlet” statüsüne geçmiştir. İşte sıkıntıları tam da buradadır, feveranları da bu nedenledir.

Avrupa Birliği’nin tek taraflı kararı ve uygulaması ile 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’na aykırı olarak GKRY’ni üyeliğine kabul ederken, GKRY ile imzaladığı “10. Protokol”da ki “Kıbrıs adası bütünü ile AB toprağıdır. Şimdilik Adanın kuzeyinde AB Müktesebatı geçerli değildir” tanımlaması ile Kıbrıs adasının tümüne sahip olmak hevesleri ile planları sekteye uğramış, -bu maddeden dolayı- AB’nin Doğu Akdeniz’deki dolaylı “Münhasır Ekonomik Hakları” tümüyle geçersiz olmuş, Doğu Akdeniz’e sahip olmak, Türkiye’ye “Adalar Denizi’ni ve Akdeniz’i kapatmak” hayalleri suya düşmüştür.

Türkiye Cumhuriyeti’nin KKTC lehine atacağı adımlar sonrasında, Yunanların ve GKRY’nin Türkiye aleyhine retorik geliştirip, kendilerini haklı çıkarmak için kapı kapı gezecekleri günler yakın. AB de bu retoriğin yayılmasına istediği kadar çanak tutsun, Türkiye’yi ve KKTC’yi bu yoldan döndürmek mümkün olmayacak.

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

KKTC’nin üyeliğine AB İtirazı  (Köşe yazısı)

KKTC’nin üyeliğine AB İtirazı  (Köşe yazısı)

Prof. Dr. (İnş. Müh.), Doç. Dr. (UA. İliş.) Ata ATUN

Dekan, Kıbrıs İlim Üniversitesi

KKTC Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı

Avrupa Birliği denilen Hristiyan ülkeler topluluğu, kuyruğunu Yunanistan’a ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) iyice kaptırmış. KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatına Gözlemci Üyeliğine itiraz eden Rumlar, utanmadan bir de “Kabul edilemez” diye açıklama yapıyor.

AB de onlardan farklı düşüncede değil. 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’na aykırı olarak GKRY’ni üyeliğe alırken, garantör ülke olan Türkiye’nin ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin “Kurucu Ortağı” olan Kıbrıs Türklerinin itirazlarını dikkate almayan Avrupa Birliği, uzaktan yakından hiçbir bağının olmadığı KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatına KKTC’nin gözlemci üye olmasını kabul etmiyor ve itiraz ediyor. Arkasından da aba altından sopa gösteriyor, “Kabul ederseniz her tür yardımı ve desteğimi keserim” diye. İşte AB için insan hakları, eşitlik, adalet böyle bir şey. Kendilerinin yaptığı her şey mübah, Türklerin her yaptığı günah.

Gelelim işin aslına;

Türk Devletleri Teşkilatı’nın kuruluş anlaşmasına göre, TDT’ye üye olabilmek için tanınmış devlet olmak gerekiyor. Yunan’ın, Kıbrıslı Rum’un ve AB’nin işte hazmedemediği de bu ayrıntı.

KKTC’nin TDT’ye gözlemci üye olarak kabul edilmesinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı R. T. Erdoğan’ın “KKTC’yi biz tanıdık. Diplomatik ilişki kurduk. Karşılıklı büyükelçi atadık. Bir Türk Devleti olarak bizim tanımış olmamız TDT’ye üye olması için yeterlidir.”  sözleri ve T.C. Dışişleri Bakanı, KKTC Dışişleri Bakanı ve her iki bakanlığının çalışkan personelinin çalışma, çaba ve girişimleri çok etkili oldu. Bu aşamada, Rusya Federasyonu’nun, komşularına yol vermesinin de bir başka destek ve katalizör olduğunu unutmamak lazım.

İşin özeti şu; Artık KKTC, TDT’ye gözlemci üye olarak kabul edilmesi sonrasında AB’nin, BM’nin, Yunan’ın, Kıbrıslı Rumların ve bunların dostlarının art niyetli nazarındaki “Cemaat veya Toplum” statüsünden çıkmış, “Tanınmış Devlet” statüsüne geçmiştir. İşte sıkıntıları tam da buradadır, feveranları da bu nedenledir.

Avrupa Birliği’nin tek taraflı kararı ve uygulaması ile 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’na aykırı olarak GKRY’ni üyeliğine kabul ederken, GKRY ile imzaladığı “10. Protokol”da ki “Kıbrıs adası bütünü ile AB toprağıdır. Şimdilik Adanın kuzeyinde AB Müktesebatı geçerli değildir” tanımlaması ile Kıbrıs adasının tümüne sahip olmak hevesleri ile planları sekteye uğramış, -bu maddeden dolayı- AB’nin Doğu Akdeniz’deki dolaylı “Münhasır Ekonomik Hakları” tümüyle geçersiz olmuş, Doğu Akdeniz’e sahip olmak, Türkiye’ye “Adalar Denizi’ni ve Akdeniz’i kapatmak” hayalleri suya düşmüştür.

Türkiye Cumhuriyeti’nin KKTC lehine atacağı adımlar sonrasında, Yunanların ve GKRY’nin Türkiye aleyhine retorik geliştirip, kendilerini haklı çıkarmak için kapı kapı gezecekleri günler yakın. AB de bu retoriğin yayılmasına istediği kadar çanak tutsun, Türkiye’yi ve KKTC’yi bu yoldan döndürmek mümkün olmayacak.

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Yükleniyor…