
Saadet Partisi Genel başkanı Mahmut Arıkan, memleketi Kayseri’de esnaf ve vatandaşı dinledi, Kayseri Gazeteciler Cemiyeti’nde açıklamalar yaptı, soruları yanıtladı. İktidarı ekonomi üzerinden eleştiren Arıkan ‘Birçoğumuz hatırlarız. 3 Y ile geldiler. Bugün 13 Y ile gitmek üzereler. Nedir bu 13 Y? Yasaklar, yoksulluklar, yolsuzluklar, yargıdaki adaletsizlikler, yandaşlık, yanılgı, yalan, yüksek enflasyon, yüksek faiz, yüksek vergiler, yıpranmışlık, yönetememe” dedi.
Cumhuriyet tarihinin yüzde 25’ini kapsayan bir AK Parti iktidarlarıyla ülkenin yönetildiğine dikkat çeken Mahmut Arıkan, iktidara geldiklerinde neleri yapmayacaklarını tek tek sıralarken sözlerinden bazıları şöyle.
“24 yıldır bizi idare eden bir iktidar var. Az bir zaman değil. Cumhuriyet tarihinin yüzde 25’ini neredeyse çeyreğinde AK Parti iktidarıyla karşı karşıyayız. Birçoğumuz hatırlarız. 3 Y ile geldiler. Bugün 13 Y ile gitmek üzereler. Nedir bu 13 Y? Yasaklar, yoksulluklar, yolsuzluklar, yargıdaki adaletsizlikler, yandaşlık, yanılgı, yalan, yüksek enflasyon, yüksek faiz, yüksek vergiler, yıpranmışlık, yönetememe, insanları yok saydılar. Böyle bir tablo var karşımızda.
Ülkenin bugünkü durumundan ayağa çıkabilmesi için, ayağa kalkabilmesi için bizim yapmayacağımız şeyler. Birincisi, adaleti güçlüye başka, güçsüzü başka uygulamayacağız. İkincisi, suçu işleyenin kimliğine bakmayacağız. Makamına bakmayacağız. Servetine, çevresine bakmayacağız. Üçüncüsü, insanların haklı olmak için güçlü, hakkını almak için nüfuzlu olmak zorunda bırakmayacağız. Adalet koridorlarında torpil aramak zorunda, meclis koridorlarında torpil aramak zorunda hakkını almak için insanları bu zorunluluğa mahkum etmeyeceğiz. Adaleti de yalnızca mahkeme salonlarında aramayacağız. Gelirde, vergide, eğitimde, sağlıkta satışının sağlayacağız. Oralarda da, adaletin bozulmasına izin vermeyeceğiz.
Yine hukuku siyasi hesapların, kişisel çıkarların, dönemsel ihtiyaçların aracı haline getirmeyeceğiz. Bu sene bu operasyonu yapmak için neyi beklediniz? Biz buna iktidarımızda müsaade etmeyeceğiz. Yine yapmayacağımız şeylerden biri, bir telefonla değişen, bir talimatla yön değiştiren adalet düzenine asla izin vermeyeceğiz. Yine vatandaşın hakkını yıllarca mahkeme koridorlarında aramasına da müsaade etmeyeceğiz. Ekonomide neler yapmayacağız? Yapacaklarımı söylemiyorum. Buraya dikkat buyurun. Neler yapmayacağız onu anlatmaya çalışıyorum.
Milletin alın terini faizlere yedirmeyeceğiz arkadaşlar. 2026 bütçesinde 2.75 trilyon faiz ödemesi yapıldı. Bu ne demek biliyor musunuz? Cumhuriyetin ilk 80 yılında yapılan yatırımlar özelleştirildi. 2.75 trilyon para alındı. 80 yıllık yatırımı biz bir yıllık faize heba ettik. Kur korumalı mevduat diye bir şey çıktı hatırlarsınız. Gözlerindeki ışıltıya bakın dendi. 60 milyar dolar orada heba edildi. 60 milyar dolar. Biz buna asla müsaade etmeyeceğiz.
Yine vergiyi tabana, imtiyazı tavana yaymayacağız. Vergi kimden alıyor? Bizlerden alıyor. İmtiyazı kime sağlıyor? Koca koca holdinglerden sağlıyor. Yine bu senenin bütçesinde 3 milyardan fazla vergi silindi. Bu silinen vergi sizin bizim vergiler değil. Devasa tavanda milyar dolar para kazanan insanların vergisi bu senenin bütçesine maalesef, yok sayıldı.
Emekliye ve asgari ücretliye sabır tavsiye edip ayrıcalıklı kesimlerin imkanlarına dokunulmazlık yapmayacağız. 23 bin lira nedir Allah aşkına? Bugün açlık sınırı diyorsunuz. 38 bin lira, yoksulluk sınırı 138 bin lira. Emekli maaşı 23 bin lira. Asgari ücret 28 bin lira. Şimdi işverene gidiyorsun. “Bu iş çok pahalı.” diyor. “28 bin lira yüksek.” diyor. Çalışana gidiyorsun. “28 bin lirayla ben nasıl geçineceğim?” diyor.
Hem üretici hem çalışanın memnun kalmadığı bir düzene de müsaade etmeyeceğiz inşallah. Yine çiftçiye “Üret.” deyip mazota, gübreye, tohuma, elektrik konusunda onu yalnız bırakmayacağız. Eğer “Üret.” diyorsak girdi maliyetlerine destekte sağlayacağız. Milletin yolunu, köprüsünü, hastanesini döviz garantili kazanç kapısı haline getirmeyeceğiz. Bugün hastanelerdeki doluluk oranına göre para ödeniyor. Köprüden geçen araç sayısına göre para ödeniyor.
Geçmezse ne yapıyoruz? Hepimiz beraber toplanıyoruz. Vergilerimizle o açığın kapatıldığını şahit ediyoruz. Biz buna da müsaade etmeyeceğiz. Milletin maaşını kağıt üzerinde kocaman kocaman zamlar yapıp da daha o maaş cebine girmeden enflasyon karşısında o maaşları eritmeyeceğiz. Spekülasyonun, fırsatçılığın, denetimsizliğin bedelini kiracıya ve dar gelirlilere ödetmeyeceğiz. Kira üzerinden fırsatçılık yapılmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Konut sahibi olma noktasında fırsatçılık yapılmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Vatandaşın parasıyla vatandaşa reklam yapmayacağız biz. Koca koca reklamları görüyorsunuz.
İktidar tarafından yapılan reklamları görüyorsunuz. Billboardlarda, ekranlarda. Bu kimin parasıyla? Hepimizin verdiği vergilerle bu reklamların yapılmasına da müsaade etmeyeceğiz. İtibarı makam aracında aramayacağız. Konvoyda, sarayda, sarayda, binada, gösterişte itibar aramamaya da dikkat göstereceğiz. Millete hizmet için verilen makamı milletin sırtından saltanat sürme aracına dönüştürmeyeceğiz biz.
Millete tasarruf deyip kamuda şatafat üretmeyeceğiz. Devasa ışıltılı salonlarda lansman toplantıları yapmayacağız. Bir kişinin yapacağı işi üç makama, üç maaşa, üç mevkiye de teslim etmeyeceğiz. Hesabını açıklayamadığımız tek kuruşu devlet harcaması diyerek üstünü kapatmayacağız. Bir de böyle bir şey çıktı. “Bu harcama nedir” diyorsunuz. “Devlet harcaması” diyorlar. Kapatıyorlar. Böyle bir şeffaflıktan uzak bir yönetimle karşı karşıyayız. Tarım ve hayvancılıkta yerli üreticiyi koruyan ve üretimi esas alan bir model şart. Vatandaş umutsuz ama ben ümitsiz olmayın, Türkiye’yi yönetecek programımız da var, kadrolarımız da.”
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.






