Köşe Yazıları

“FARE ÇUVALI TEORİSİ”  VE MÜSLÜMANLAR

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

Mustafa TEMİZER

Müslümanların ülkelerinde ve çevrelerinde yaşanan olaylara batı eksenli bakışı, karşılaşılan problemlere tepkisi veya tepkisizliği, aynı dine inanan insanların gerek kendi ülkelerinde gerekse komşu ülkelerle silahlı mücadele içinde bulunmaları İslam dünyasının içinde bulunduğu perişan halini özetlemektedir.

İslam dünyasının perişanlığı mensubu bulunduğumuz dinden değil mensuplarının yanlış İslam anlayışından kaynaklanmaktadır. Vahiyden uzak, nebevi metottan farklı yaklaşımlarla beşeri ilişkilerimize yön verirsek, yönetimde bulunanlar şatafatlı hayatlarına devam etmeleri için emperyalist güçlere ülkelerini peşkeş çekerlerse, İslam’ın kardeşlik hukukunu hiçe sayarak kendi aralarında çekişirlerse devletlerini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalacaklarını Rabbimiz Enfal Suresi 45- 46. ayetleri ile uyararak şöyle buyuruyor:

“Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz. Allah’a ve Resul’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.”

Müslümanlar arasında ferdi ve ülkeler bazında kin ve nefret tohumlarının ekilmesi, birlik beraberlik içerisinde kardeşçe yaşamalarının engellenmesi planlı bir çalışmanın sonucudur. Sosyal medyada dolaşan “Fare Çuvalı Teorisi” sanki İslam dünyasında da birilerinin yaptıkları sallantıları göstermektedir.

“Fare Çuvalı Teorisi” “Mısır’ın bir köyünde tarım mühendisi olarak çalışan bir adam, Kahire’ye gitmek üzere trene bindi. Yanına, köyün yaşlı çiftçilerinden biri oturdu. Mühendis, çiftçinin ayakları arasında bir çuval olduğunu fark etti ve yol boyunca çiftçi, her çeyrek saatte bir çuvalı çevirip içindekileri yolculuk boyunca devam etti.

Mühendis çiftçinin bu hareketini garipseyerek çuvalın hikayesini sordu. Çiftçi, “Fareleri ve sıçanları yakalayıp bunları Kahire’deki Ulusal Araştırma Merkezi’ne satıyorum; orada laboratuvar deneylerinde kullanılıyorlar” dedi.

Mühendis, “Peki bu çuvalı neden sürekli çevirip sallıyorsun?” diye sordu. Çiftçi, “Bu çuval fareler ve sıçanlarla dolu, eğer çuvalı çeyrek saatten fazla sallamaz ve çevirmezsem fareler ve sıçanlar rahatlayacak ve yerleşecekler. Bu durumda, onların gerginlikleri azalacak ve çuvalı kemirip delmeye başlayacaklar. Bu yüzden onların korku ve gerginliklerini artırmak için her çeyrek saatte bir çuvalı sallıyorum. Böylece birbirleriyle çatışırlar, içgüdülerine kapılırlar ve çuvalı unuturlar, ta ki Araştırma Merkezi’ne varana kadar” dedi.

Mühendis, çiftçinin düşünce şekli ve (Fare Çuvalı Teorisi) karşısında şaşkınlığa uğradı ve Batı’nın ülkelerimize karşı uyguladığı siyasi tuzakları iyi anlayarak, ne zaman ülkemiz , huzur ve istikrar hissetmeye başladığında, içerden ve dışarıdan çuvalı sallıyorlar ve fitneler başlatarak, terör azıyor !..

Doğal olarak halklarımız içgüdülerini manipüle edenlerin ardına düşüyor ve herkes “çuvalı kemirip delme” gerekliliğini unutuyor !… “

Ne kadar tanıdık ve manidar değil mi? Emperyalistlerin kirli emellerini gerçekleştirmek için salladıkları çuvallardan kurtulmak, barış medeniyetini yeniden tesis etmek için uyanmak, uyarmak ve uyandırmak için vakit geç olmadan harekete geçme zamanıdır.

Milletimizin ve yöneticilerimizin uyanması, iştirak edilmeyen çilesine katlanılmayan bir kurtuluşun mümkün olmayacağı anlayışı ile basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…

UYANIŞ Sayı: 9   https://drive.google.com/file/ d/1aB7iD9t3dsdhgNELS_cSwuWsprqdE8L/view usp=sharing

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

“FARE ÇUVALI TEORİSİ”  VE MÜSLÜMANLAR

Mustafa TEMİZER

Müslümanların ülkelerinde ve çevrelerinde yaşanan olaylara batı eksenli bakışı, karşılaşılan problemlere tepkisi veya tepkisizliği, aynı dine inanan insanların gerek kendi ülkelerinde gerekse komşu ülkelerle silahlı mücadele içinde bulunmaları İslam dünyasının içinde bulunduğu perişan halini özetlemektedir.

İslam dünyasının perişanlığı mensubu bulunduğumuz dinden değil mensuplarının yanlış İslam anlayışından kaynaklanmaktadır. Vahiyden uzak, nebevi metottan farklı yaklaşımlarla beşeri ilişkilerimize yön verirsek, yönetimde bulunanlar şatafatlı hayatlarına devam etmeleri için emperyalist güçlere ülkelerini peşkeş çekerlerse, İslam’ın kardeşlik hukukunu hiçe sayarak kendi aralarında çekişirlerse devletlerini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalacaklarını Rabbimiz Enfal Suresi 45- 46. ayetleri ile uyararak şöyle buyuruyor:

“Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz. Allah’a ve Resul’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.”

Müslümanlar arasında ferdi ve ülkeler bazında kin ve nefret tohumlarının ekilmesi, birlik beraberlik içerisinde kardeşçe yaşamalarının engellenmesi planlı bir çalışmanın sonucudur. Sosyal medyada dolaşan “Fare Çuvalı Teorisi” sanki İslam dünyasında da birilerinin yaptıkları sallantıları göstermektedir.

“Fare Çuvalı Teorisi” “Mısır’ın bir köyünde tarım mühendisi olarak çalışan bir adam, Kahire’ye gitmek üzere trene bindi. Yanına, köyün yaşlı çiftçilerinden biri oturdu. Mühendis, çiftçinin ayakları arasında bir çuval olduğunu fark etti ve yol boyunca çiftçi, her çeyrek saatte bir çuvalı çevirip içindekileri yolculuk boyunca devam etti.

Mühendis çiftçinin bu hareketini garipseyerek çuvalın hikayesini sordu. Çiftçi, “Fareleri ve sıçanları yakalayıp bunları Kahire’deki Ulusal Araştırma Merkezi’ne satıyorum; orada laboratuvar deneylerinde kullanılıyorlar” dedi.

Mühendis, “Peki bu çuvalı neden sürekli çevirip sallıyorsun?” diye sordu. Çiftçi, “Bu çuval fareler ve sıçanlarla dolu, eğer çuvalı çeyrek saatten fazla sallamaz ve çevirmezsem fareler ve sıçanlar rahatlayacak ve yerleşecekler. Bu durumda, onların gerginlikleri azalacak ve çuvalı kemirip delmeye başlayacaklar. Bu yüzden onların korku ve gerginliklerini artırmak için her çeyrek saatte bir çuvalı sallıyorum. Böylece birbirleriyle çatışırlar, içgüdülerine kapılırlar ve çuvalı unuturlar, ta ki Araştırma Merkezi’ne varana kadar” dedi.

Mühendis, çiftçinin düşünce şekli ve (Fare Çuvalı Teorisi) karşısında şaşkınlığa uğradı ve Batı’nın ülkelerimize karşı uyguladığı siyasi tuzakları iyi anlayarak, ne zaman ülkemiz , huzur ve istikrar hissetmeye başladığında, içerden ve dışarıdan çuvalı sallıyorlar ve fitneler başlatarak, terör azıyor !..

Doğal olarak halklarımız içgüdülerini manipüle edenlerin ardına düşüyor ve herkes “çuvalı kemirip delme” gerekliliğini unutuyor !… “

Ne kadar tanıdık ve manidar değil mi? Emperyalistlerin kirli emellerini gerçekleştirmek için salladıkları çuvallardan kurtulmak, barış medeniyetini yeniden tesis etmek için uyanmak, uyarmak ve uyandırmak için vakit geç olmadan harekete geçme zamanıdır.

Milletimizin ve yöneticilerimizin uyanması, iştirak edilmeyen çilesine katlanılmayan bir kurtuluşun mümkün olmayacağı anlayışı ile basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…

UYANIŞ Sayı: 9   https://drive.google.com/file/ d/1aB7iD9t3dsdhgNELS_cSwuWsprqdE8L/view usp=sharing

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın