Avrupa Konseyi’ne üye ülkeler tarafından yapılan açıklama

Avrupa Konseyi’ne üye ülkeler, 25 Mart 2021 tarihinde düzenlenen gayriresmi video konferansın ardından COVİD-19, ortak pazar, sanayi politikası, dijital ve ekonomi ile Doğu Akdeniz ve Rusya konusunda bir açıklama yayımladılar.

Aşağıda, açıklamanın Doğu Akdeniz ve Türkiye ile ilişkilere odaklanan bölümlerini bulabilirsiniz:

III. DOĞU AKDENİZ

Doğu Akdeniz’deki durum ve Avrupa Birliği’nin Türkiye ile ilişkileri konusunda bir görüşme gerçekleştirdik ve Aralık 2020’de AB Konseyi’nin talebi doğrultusunda Yüksek Temsilci ve Komisyon tarafından  hazırlanan ‘AB-Türkiye arasındaki siyasi, ekonomik ve ticari ilişkilerin durumu’ başlıklı Ortak Tebliği memnuniyetle karşıladık.

Doğu Akdeniz’de istikrarlı ve güvenli bir ortam olmasının ve Türkiye’yle işbirliğine ve karşılıklı faydaya dayalı ilişkilerin geliştirilmesinin AB’nin stratejik menfaatine olduğunu hatırlatırız. Yasadışı sondaj faaliyetlerinin durdurulması, Yunanistan ile Türkiye arasında ikili görüşmelerin yeniden başlatılması ve Kıbrıs meselesi hakkında Birleşmiş Milletler himayesinde yakında gerçekleştirilecek görüşmeler yoluyla son dönemde Doğu Akdeniz’de gerginliğin azaltılmasını memnuniyetle karşılıyoruz.

Gerginliğin azaltıldığı mevcut durumun sürdürülmesi ve Türkiye’nin yapıcı bir tutum sergilemesi kaydıyla, ve önceki AB Konseyi kararlarında belirlenmiş olan koşullara tabi olmak şartıyla, son dönemdeki daha olumlu dinamiğin güçlendirilmesi için Avrupa Birliği, ortak çıkarların olduğu bir takım alanlarda işbirliğini geliştirmek üzere Türkiye ile kademeli, orantılı ve geri çevrilebilir bir şekilde çalışmaya ve Haziran’daki AB Konseyi toplantısında ilave kararlar almaya hazırdır:

a)    ekonomik işbirliği konusunda, Gümrük Birliğinin tüm Üye Devletlere etkili bir şekilde uygulanmasını teminen, Komisyon’u, Gümrük Birliği’nin uygulanmasındaki mevcut zorlukları ele almak üzere Türkiye ile görüşmeleri yoğunlaştırmaya davet ediyor ve buna paralel olarak Konseyi, Gümrük Birliği’nin modernleştirilmesine yönelik yetki konusunda çalışmaya davet ediyoruz. Bu türden bir yetki, AB Konseyi tarafından sağlanacak ilave yönlendirmeye tabi olarak, Konsey tarafından kabul edilebilir.

b)    kamu sağlığı, iklim, terörle mücadele ve bölgesel konular gibi ortak endişe yaratan konularda Türkiye ile üst düzey diyaloglar başlatmaya hazırız;

c)    insanlar arası irtibat ve hareketlilik konusunda Türkiye ile olan işbirliğinin nasıl güçlendirilebileceği konusunda eğilmesi için Komisyon’a çağrıda bulunuyoruz.

Türkiye’yi provokasyonların tekrarından veya uluslararası hukuka aykırı tek taraflı eylemlerden kaçınmaya çağırıyoruz. Ortak Bildiriyi dikkate alarak bu tür adımların atılması halinde, Birliğin ve üye devletlerin menfaatlerini savunmak ve bölgedeki istikrarı desteklemek adına tasarrufundaki tüm araçları ve seçenekleri kullanma konusunda Avrupa Birliği’nin taşıdığı kararlılığı bir defa daha teyit ediyoruz.

Türkiye’nin 4 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapmasını takdirle karşılıyoruz ve Avrupa Birliği’nin mültecilere ve ev sahibi toplumlara yönelik yardımlarının devam etmesi konusunda mutabıkız. Türkiye’nin yanı sıra Ürdün, Lübnan ve bölgedeki diğer yerlerdeki Suriyeli mültecilere dönük finansmanın devam ettirilmesi doğrultusunda Konsey’e teklif sunması için Komisyon’a çağrıda bulunuyoruz.

Göç yönetimi konusunda, tüm göç güzergâhlarını kapsayan daha geniş AB stratejisi kapsamında, Türkiye ile olan işbirliği AB-Türkiye Bildirisi’ne uygun bir şekilde ayrımcılık yapılmaksızın, özellikle sınır koruma ve yasadışı göçle mücadele ile düzensiz göçmenlerin ve reddedilen ilticacıların Türkiye’ye geri gönderilmesi gibi alanlarda güçlendirilmelidir.

Önceki AB Konsey kararlarını hatırlatır ve Kıbrıs sorununun ilgili BM Güvenlik Konseyi kararları (550, 789, 1251) uyarınca kapsamlı bir çözümü konusundaki tam kararlılığımızı koruduğumuzu ifade ederiz.  BM himayesinde müzakerelerin yeniden başlatılmasını bekliyoruz. AB müzakerelere gözlemci olarak katılacak ve BM İyi Niyet Misyonuna bir temsilci atamak suretiyle müzakerelerin desteklenmesinde aktif rol oynayacaktır.

Hukukun üstünlüğü ve temel haklar önemli bir endişe kaynağı olmaya devam etmektedir. Siyasi partiler ve medyanın hedef alınması ve yakın zamanda alınan diğer kararlar insan hakları önünde ciddi birer engel, ve Türkiye’nin demokrasi, hukukun üstünlüğü ve kadın haklarına saygı duyulması yükümlülüklerine aykırılık teşkil etmektedir. Bu meselelere ilişkin diyalog kurulması AB-Türkiye ilişkilerinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Kendi çevrelerinde barış ve istikrarın korunmasında AB ve Türkiye’nin ortak menfaatleriyle uyumlu şekilde, Türkiye’nin ve tüm aktörlerin Libya, Suriye, Güney Kafkasya gibi bölgesel krizlerin çözümüne pozitif katkıda bulunmasını bekliyoruz ve bu hususta ihtiyatlı olmayı sürdüreceğiz.

Yüksek Temsilciyi, Doğu Akdeniz konusunda Çok taraflı bir Konferans düzenlenmesine dönük çalışmaları ilerletmeye davet ediyoruz. 19. Gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdürecek ve ortaklarımızla koordineli bir yaklaşım benimseyeceğiz. AB Konseyi bu meseleye Haziran toplantısında yeniden dönecektir.

Hakkında Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu Davut Güleç Kimdir ?

Göz Atabilirsiniz.

Çek Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisinden KAYSO’da

Çek Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Pavel Vacek ve Çek Cumhuriyeti Antalya Fahri Konsolosu Ufuk Bozkaya, Yönetim …