
ERÜ’den Tarihi Başarı: UI Greenmetric 2025’te Türkiye 1.’si
Sürdürülebilirlik konularına dikkat çekmeyi ve küresel çevre bilincini artırmayı hedefleyen UI GreenMetric Dünya Üniversiteleri Sıralaması’nın 2025 sonuçları açıklandı. Çevresel duyarlılık, enerji ve iklim değişikliği yönetimi, atık politikaları, ulaşım planlaması ve genel sürdürülebilirlik uygulamaları gibi kapsamlı ölçütlerle yapılan değerlendirme sonucunda Erciyes Üniversitesi (ERÜ), Genç Üniversiteler ve Büyük Ölçekli Kampüsler Kategorilerinde Türkiye’de 1. olurken, Dünyanın en çevreci üniversiteleri arasında ise 66. sırada yer alarak önemli bir uluslararası başarıya imza attı.
Uluslararası ve Ulusal Ölçekte Elde Edilen Büyük Başarı
Dünya genelinde 1745 üniversitenin değerlendirildiği uluslararası sıralamada ERÜ, geçen yıla göre on dört basamaklık etkileyici bir yükseliş sergileyerek dünyada 66. sırada konumlanarak,uluslararası alanda dikkat çekici bir başarı ortaya koydu. Ayrıca, Türkiye’de sıralamaya dahil edilen 142 üniversite arasında 3. sırada yer alan ERÜ, ulusal ölçekte de öne çıkan bir başarı elde etti.
Büyük Ölçekli Kampüsler Arasında Küresel Zirvede
Sıralama sisteminin, kampüs büyüklüğüne göre yaptığı değerlendirmede ERÜ, Dünyada 32. sırada ve Türkiye Üniversiteleri arasında ise 1. sırada yer aldı.
Genç Üniversiteler Arasında Üstün Başarı
ERÜ, sıralama sistemi tarafından oluşturulan ve 50 yaşın altındaki üniversitelerin değerlendirildiği ‘İlk 50 Genç Üniversite’ listesine girerek önemli bir başarı daha kaydetti. Bu sıralamada ERÜ, Dünyada 25. sırada ve Türkiye Üniversiteleri arasında 1. sırada yer aldı.
Tüm Alt Kategorilerde Yükselen Performans
Sıralamalardaki bu önemli başarıların yanı sıra, ERÜ puan bazında da dikkate değer bir yükseliş gösterdi. UI GreenMetric 2025 değerlendirmesinde toplam puan 8585’ten 8775’e çıkarılarak genel performansını belirgin şekilde güçlendirdi. Yapı ve Altyapı kategorisinde 1350’den 1400’e, Enerji ve İklim Değişikliği kategorisinde 1735’ten 1800’e, Atık kategorisinde 1425’ten 1450’ye, Su kategorisinde 800’den 837.5’e ve Ulaşım kategorisinde 1600’den 1625’e yükselen puanlar; ERÜ’nün çevre odaklı uygulamalarda sistemli, kararlı ve çok yönlü gelişimini açıkça ortaya koymakta.
UI GreenMetric’te KAYÜ’den Büyük Başarı
Sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarıyla adından sıkça söz ettiren Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) bu alandaki başarılarına bir yenisini daha ekledi. Kayseri Üniversitesi, doğa ve çevre dostu projeleriyle, Türkiye’den 142 üniversitenin katıldığı UI GreenMetric 2025 sıralamasında önemli bir başarıya imza atarak 64. oldu.
Dünya üniversitelerini çevreye duyarlılık, enerji ve iklim değişikliği, atık, ulaşım yönetimi ve sürdürülebilirlik alanlarında değerlendiren UI GreenMetric Dünya Üniversiteleri Sıralaması’nın 2025 yılı sonuçları açıklandı. Kayseri Üniversitesi, dünya genelinde değerlendirilen 1745 üniversite arasında 619. sırada yer alırken; Türkiye’den katılan üniversiteler arasında 64., sıralamaya dâhil olan 111 devlet üniversitesi arasında ise 49. sırada konumlandı.
Başarı İstikrarlı Şekilde Devam Ediyor
UI GreenMetric’in 2024 sıralamasına 95 farklı ülkeden 1477 üniversite arasından 663. olan KAYÜ, UI GreenMetric 2025’de ise 105 farklı ülkeden katılan 1745 üniversite arasından 619. oldu. Her yıl kendi sıralama rekorunu kıran Kayseri Üniversitesi, toplamda 6462,5 puan alarak puan skorunu geçen yıla oranla 330,5 puan arttırarak önemli bir başarıya imza attı.
“Çevre ve Doğa Dostu Üniversite Olarak Başarı Çıtamızı Yükselttik”
Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, üniversitenin sürdürülebilirlik alanındaki başarısında emeği geçen tüm personele teşekkür ederek: “Çevreye duyarlı bir akademik kurum olarak Kayseri Üniversitemiz, her alanda olduğu gibi sürdürülebilirlik alanında da başarı düzeyini her geçen gün daha ileri taşımayı sürdürmektedir.” Geçen yıl UI Greenmetric 2024’te dünya genelinde 95 ülkeden 1477 üniversite arasında 663. sıradayken, bu sene UI Greenmetric 2025’te 105 ülkeden 1745 üniversite arasında 619. sıraya yükselmiş, Türkiye genelinde de devlet üniversiteleri arasında da geçen yılki sırası 53’den 49. sıraya yükselmiştir. Gayretli ve özverili çalışmaları ile üniversitemizi her geçen gün daha da ileriye taşıyan tüm ekibimizi yürekten tebrik ediyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.
Erciyes Üniversitesi Araştırma Üniversiteleri Değerlendirmesinde Puanını Önemli Ölçüde Artırdı
Araştırma Üniversiteleri Yıllık Değerlendirme Toplantısı, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın başkanlığında Yıldız Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Toplantıda Araştırma Üniversitelerinin 2024 yılı performans sonuçları açıklandı.
2024 değerlendirmelerinde Erciyes Üniversitesi toplam puanını 53’ten 58.72’ye yükselterek, önemli bir gelişme kaydetti. Özellikle Kapasite, Kalite ve İş Birliği bileşenlerinde dikkat çekici artışlar gösteren Erciyes Üniversitesi, Kapasite Puanını 22’den 24.03’e, Kalite Puanını 21’den 23.15’e, İş Birliği Puanını ise 10’dan 11.54’e yükseltti.
Bu kapsamda Erciyes Üniversitesi, 23 Araştırma Üniversitesi arasında 14. sırada, Devlet Üniversiteleri arasında ise 11. sırada yer aldı. Kapasite, kalite ve iş birliği alanlarında kaydedilen puan artışları, Erciyes Üniversitesi’nin araştırma ekosisteminde yükselen başarısını açık biçimde ortaya koydu.
Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Erciyes Üniversitesi’nin her yıl daha yüksek performans göstermekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bu başarıda pay sahibi olan tüm akademik ve idari personel ile öğrencilere teşekkür etti.
Rektör Prof. Dr. Altun, araştırma odaklı büyümeyi sürdüreceklerini ve Erciyes Üniversitesi’nin ulusal ve uluslararası arenadaki konumunu daha da güçlendirmek için çalışmaların kararlılıkla devam edeceklerini belirtti.
Türk mühendislerden ağ güvenliğinde yetkisiz erişime karşı Dijital Kalkan
Türk mühendisleri, kritik tesislere sabotaj ve ağ güvenliğine yönelik saldırıları engelleyen global ölçekte bir çözüme imzasını attı. Veri merkezleri ve uçtan uca fiber optik altyapı üretiminde dünyanın 8 global şirketinden birisi olan Canovate Group firması, ağ güvenliği ve yönetiminde yeni bir dönemi başlatan “Fiziksel Katmanda Akıllı Ağ Güvenliği ve Yönetimi Çözümünü” duyurdu.
Canovate Group bünyesindeki Türk mühendislerinin hayata geçirdiği çözüm, ağ güvenliğinde yetkisiz erişimlere son verecektir. Bu yeni çözüm; yurtiçi ve yurtdışında özellikle kritik tesisler, savunma sanayi kuruluşları, emniyet ve istihbarat birimleri, bakanlıklar, bankalar, Hyperscale veri merkezleri, bulut (cloud) hizmet veren firmalar ve Telekom operatörleri gibi yüksek güvenlikli altyapılara sahip kurumların ihtiyaçlarına yönelik olarak tasarlanmıştır.
Bu yenilikçi sistem, ağ altyapısının fiziksel katmanında %100 güvenli bağlantı yönetimi, akıllı adresleme ve gerçek zamanlı izleme özellikleriyle öne çıkmaktadır. Sistem, adres tabanlı doğrulama yöntemi sayesinde yanlış bağlantıların ve hatalı patchleme işlemlerinin önüne geçerken, veri merkezlerindeki haberleşme arayüzlerine yönelik sabotaj ve siber suikast girişimlerini fiziksel seviyede engellemektedir. Böylece ağ yapısı, hem operasyonel, hem de güvenlik açısından tam koruma altına alınmaktadır.
Stratejik tesislerinin iletişim altyapılarını yetkisiz erişimlere karşı koruma altına alıyor
Canovate’in geliştirdiği çözüm hakkında bilgiler veren Canovate Group Teknoloji ve Mühendislik Direktörü Tolga Sugetiren, şunları söyledi:
“Fiziksel katmanda akıllı ağ güvenliği çözümümüz, bağlantı noktasından itibaren uçtan uca koruma sağlayan yerli bir inovasyondur. Bu sistemle birlikte, yalnızca veri merkezleri değil, bankalar, kamu kurumları, savunma sanayi kuruluşları, telekom altyapıları vb en yüksek güvenlik seviyesine ulaşacaktır. Amacımız, ülkemizin ve dünyanın stratejik tesislerinin iletişim altyapılarını geleceğin tehditlerine karşı bugünden koruma altına almaktır. Geliştirdiğimiz bu yeni çözümümüz, mevcut veri merkezi ve telekom altyapıları ile tam uyumlu şekilde çalışıyor. AI destekli yönetim yazılımı sayesinde, kurumlara daha yüksek operasyonel verimlilik, daha düşük hata oranı, kesintisiz güvenlik kontrolü sağlanıyor. Akıllı Patch panel inovasyonu, kurumların siber güvenlik kapsamında dijital ataklara karşı almış oldukları önlemleri bütünleşik hale getirmektedir.” dedi.
Fiziksel katmanda akıllı ağ yönetiminin 5 adımda yeni tanımı nedir?
Canovate’in geliştirdiği yeni çözüm; sensör tabanlı donanım, yazılım tabanlı izleme platformu ve akıllı bağlantı doğrulama teknolojilerini bir araya getirmektedir. Bu sayede, fiziksel katmanda akıllı ağ yönetiminin 5 adımda yeni tanımı aşağıdadır.
1-Tüm bağlantı noktaları adreslenebilir, izlenebilir ve kontrol edilebilir hale gelmektedir.
2-Her bağlantı işlemi, anlık olarak doğrulanmaktadır.
3-Ağ yöneticileri, sistemin tam görünürlüğüne ve otomatik raporlamaya sahip olmaktadır.
4-Fiziksel katmanda “Zero Trust” (Sıfır Güven) prensipleri uygulanarak, yetkisiz erişimler tamamen engellenmektedir.
5-İçeriğinde OTDR gibi davranan akıllı kart teknolojisi ile kablolaması karmaşık ve kompleks tesislerde bile, kurulum, bakım ve idame aşamasında fiber optik bağlantılardaki olası hasarları tespit etmektedir ve veri kayıplarını kullanıcıya alarm olarak raporlamaktadır.
Anabilim Eğitim Kurumları’ndan “A Card” Mobil Uygulaması: Ayrıcalıklı Avantajlar Tek Platformda!
Anabilim Eğitim Kurumları, öğrencilerinin, velilerinin, mezunlarının ve çalışanlarının ihtiyaçlarına ekonomik çözümler sunmak ve kurum topluluğu arasındaki güçlü bağı pekiştirmek amacıyla A Card mobil uygulamasını hayata geçirdi.
Kırtasiyeden sağlığa, giyimden gıdaya, eğitimden spora birçok sektörde yapılan ve genişletilmeye devam eden kurumsal iş birlikleri sayesinde A Card kullanıcıları, mobil uygulama üzerinden özel indirimlere ve avantajlı kampanyalara kolayca erişebilecek.
Çeşitli sektörlerden ayrıcalıklı fırsatlar A Card uygulamasında
A Card kullanıcılarını bekleyen ayrıcalıklar ise; çeşitli sektörlerde özel indirimler ve kampanyalar, genişleyen iş birliği ağı ile sürekli güncellenen fırsatlar, tek bir mobil uygulama üzerinden kolay erişim ve kullanım.
Anabilim Eğitim Kurumları İcra Kurulu Üyesi Seda Zeynep Aytaçlı proje ile ilgili şu açıklamada bulundu:
“Anabilim olarak 40 yılı aşkın süredir sadece eğitim alanında değil, topluluk olma kültüründe de öncü olmayı önemsiyoruz. A Card mobil uygulaması ile öğrencilerimize, velilerimize, mezunlarımıza ve çalışanlarımıza günlük yaşamlarında değer katacak avantajlar sunuyoruz. Böylece Anabilim ailesinin parçası olmanın ayrıcalığını hissettirmeyi hedefliyoruz. Anabilim, güçlü eğitim yaklaşımının yanı sıra topluluk bilincini pekiştiren yenilikçi projeleriyle de fark yaratmayı sürdürüyor. A Card, sadece bir avantaj uygulaması değil; Anabilim’in birlik ve aidiyet kültürünü dijital dünyaya taşıyan stratejik bir adım. Bu platform sayesinde tüm paydaşlarımızın yaşamına değer katarken, kurum kültürümüzü daha geniş bir etki alanına taşımayı amaçlıyoruz.”
NÖRONAL ENERJİ DİNAMİKLERİ KONGRESİ BİLİM DÜNYASINI ANKARA’DA BULUŞTURDU
Gazi Üniversitesi Nörobilim ve Nöroteknoloji Mükemmeliyet Merkezi (NÖROM) ile Türkiye Beyin Araştırmaları ve Sinir Bilimleri Derneği (TÜBAS) iş birliğinde düzenlenen “1. Uluslararası Nöronal Enerji Dinamikleri Kongresi” bilim dünyasını bir araya getirdi.
NÖROM ev sahipliğinde gerçekleştirilen kongrede nörobilim, nöroenerjetik, metabolizma ve ilişkili alanlarda çalışan 100’ü aşkın bilim insanı, araştırmacı ve öğrenci yer aldı. Nöronal enerji metabolizması ve dinamikleri alanındaki güncel araştırmaların ele alındığı etkinlik, disiplinlerarası etkileşime önemli katkı sundu.
ZEISS’tan ileri görüntüleme teknolojilerine katkı
Kongrenin ana sponsorluğunu üstlenen ZEISS, yaşam bilimleri alanındaki ileri mikroskopi çözümleriyle NÖROM’da yürütülen bilimsel araştırmalara destek sağlıyor.
Üç gün süren etkinlik boyunca ileri mikroskopi çözümlerini 100’ü aşkın katılımcıyla buluşturan ZEISS, kongrenin ikinci gününde düzenlenen “Superresolution Microscopy” başlıklı atölye kapsamında ZEISS Elyra 7’nin yüksek görüntüleme yetenekleri üzerine uygulamalı eğitim verdi.
Kongrede; nöronların enerji üretim süreçleri, enerji dengesizliğinin Alzheimer, Parkinson ve epilepsi gibi nörolojik hastalıklarla ilişkisi ve enerji metabolizmasının bilişsel fonksiyonlardaki rolü kapsamlı şekilde tartışıldı.
Cajal’ın Vizyonu Sergisi Yoğun İlgi Gördü
Nöron kavramının temellerini atan Santiago Ramón y Cajal’ın orijinal çizimlerinden oluşan “Cajal’ın Vizyonu: Zihnin Mimarı” başlıklı özel serginin açılışı, katılımcılardan yoğun ilgi gördü.
“Uluslararası bilimsel iş birliğini güçlendirdik”
NÖROM yöneticileri ve ZEISS, 1. Uluslararası Nöronal Enerji Dinamikleri Kongresi’nin bilimsel çıktıları ve etkinlik kapsamı hakkında görüşlerini paylaştı:
Kongrenin nöronal enerji dinamikleri alanındaki güncel bilimsel yaklaşımları aynı çatı altında buluşturarak Türkiye’de nörobilim araştırmalarına katkı sağladığını ifade eden ZEISS Araştırma Mikroskopları Bölge Yöneticisi Can Samim, “NÖROM’un ileri teknolojiyle donatılmış araştırma altyapısı, bilim insanları için gerçek bir keşif ortamı sunuyor. ZEISS olarak, merkezde kullanılan yüksek çözünürlüklü görüntüleme teknolojilerimizle bu bilimsel ekosisteme katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. NÖROM merkezi ve araştırmacıların tutkusunun, yeni keşifler için güçlü bir zemin hazırladığına inanıyoruz.” dedi.
Gazi Üniversitesi NÖROM Merkez Müdürü Prof. Dr. Hayrunnisa Bolay Belen: “Kongrede İtalya, İspanya, Almanya, İsveç ve Çin’den bilim insanlarıyla birlikteydik; klinik alandan temel bilimlere, felsefi bakış açılarından ileri teknoloji kullanımına kadar geniş bir yelpazede konuşmacılarımız vardı. 22 üniversiteden genç araştırmacının katıldığı kongrede, uygulamalı eğitimlerde katılımcılar nörobilim alanındaki teknikleri NÖROM’un altyapısı üzerinden öğrenme fırsatı buldu. Ayrıca, nöronu ilk kez tanımlayıp çizimlerle görselleştiren Cajal’ın orijinal çizimlerinden oluşan “Cajal’s Vision” sergisine ev sahipliği yaptık. Görüntü çekilemeyen dönemlerde kendi çizimleri çok önemli ve nöron hipotezini de ortaya koyuyor.”
ODTÜ Enformatik Enstitüsü Sağlık Bilişimi Ana Bilim Dalı Başkanı ve NÖROM Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yeşim Aydın Son: “Enerji dengesi, migren ve sinaptik yapılanma gibi kritik başlıklarda sunulan araştırmaların, ileri görüntüleme teknolojileriyle nasıl derinleştiğini görmek son derece ilham vericiydi. MRI ve EEG’nin yanı sıra tek molekül düzeyinde nano görüntüleme sağlayan ZEISS Elyra 7 gibi NÖROM’un araştırmacılara açık yüksek teknoloji destekli altyapısı, bilimsel projelerin daha güçlü bir zeminde gelişmesine olanak tanıyor.”
Prof. Dr. Mehmet Yıldırım Sara: “Kongrede, özellikle mitokondrinin hastalıklarla ilişkisi ve yeni ilaç hedeflerine odaklanan çarpıcı çalışmalar dikkat çekti. NÖROM, altyapısıyla araştırmacılar için bir cazibe merkezi yaratıyor. Merkezdeki ileri görüntüleme sistemleri, hedeflediğimiz proteinleri nano düzeyde takip etme imkanı sunuyor. Mikroskopların yüksek çözünürlüğün yanında kaliteli görüntü de vermesi, fonksiyonel bozuklukların mekanizmalarını anlamakta kritik rol oynuyor.”
Prof. Dr. Güvem Gümüş Akay: “Kongrede, kök hücre tabanlı mitokondriyal hastalık modelleri, enerji dinamikleri ve mitokondri nakli gibi ileri hücresel görüntüleme teknikleriyle desteklenen, geleceğe umut veren bulguları ele aldık. NÖROM; Ankara Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve ODTÜ’nün birikimini birleştiren, moleküler düzeyden insan beyninin bütünsel görüntülenmesine uzanan altyapısıyla, Türkiye’deki tüm araştırmacılara açık ulusal bir mükemmeliyet merkezi konumunda ve çok disiplinli projelere zemin hazırlıyor. Ayrıca merkezde yer alan Cajal sergisindeki çizimlere bakmak, Nöron Doktrini’nin ortaya çıktığı anı yaşamak gibi çok değerli bir deneyim.”
Michelin yıldızları artık Kapadokya’da!
2026 Michelin Rehberi, Kapadokya’da heyecan yarattı. Bu yıl ilk kez bölgedeki restoranlar da listeye dahil olurken, seçkiye giren restoranlarda görevli Kapadokya Üniversitesi (KÜN) gastronomi ve mutfak sanatları ile aşçılık programı öğrencilerinin başarıları dikkat çekti.
Kapadokya Üniversitesi gastronomi alanında da bölgeye değer katmaya devam ediyor.
2026 seçkisine Kapadokya’dan 18 yeni restoran katıldı. Kapadokya Üniversitesi aşçılık programından 2010 yılında mezun olan ve şu an Kapadokya Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümünde öğretim görevlisi olan Cem Aydoğdu’nun şefliğini yaptığı Gorgoli Lounge & Eatery ve 2019 yılı KÜN aşçılık programı mezunu Mustafa Türkten’in executive şefliğini üstlendiği Taşkonaklar Otel Moniq Restaurant, Michelin Rehberi’nde yer alarak Kapadokya’nın gastronomi sahnesine görkemli bir giriş yaptılar.
Bu yılki listede yer alan Lil’a Restaurant’ta görev yapan KÜN 4. sınıf öğrencisi Mustafa Can Özlü ile rehbere giren Seki Restaurant’ın mutfağında çalışan KÜN 4. sınıf öğrencisi Mehmet Eren Memiş’in de bu önemli başarının bir parçası hâline gelmesi, Kapadokya Üniversitesinin öğrencilerine daha mezun olmadan uluslararası standartlarda deneyim kazanma fırsatı sunduğunu gösteriyor. Öğrencilerin Michelin Rehberi’nde yer alan restoranlarda çalışma imkânı bulması KÜN’ün hem uygulamalı eğitim anlayışının gücünü hem de Kapadokya’nın gastronomi ekosistemine sağladığı katkının somut bir yansımasını oluşturuyor.
Michelin Rehberi’nin dünya gastronomi sahnesindeki değeri göz önüne alındığında, bu başarılar Kapadokya Üniversitesi için yalnızca bireysel bir gurur değil; aynı zamanda kurumun eğitim kalitesini, akademik birikimini ve Kapadokya bölgesine kazandırdığı gastronomi vizyonunu tescilleyen önemli bir göstergedir. Öğrencilik yıllarında temellerini KÜN’de atan ve bugün gerek akademisyen gerekse sektör profesyoneli olarak şeflik görevini sürdüren mezunların uluslararası arenada bu düzeyde takdir görmesi, Kapadokya Üniversitesinin gastronomi alanındaki stratejik yaklaşımının ne kadar güçlü ve sürdürülebilir olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Bu gelişmeyle birlikte Kapadokya sadece turizmiyle değil, özgün mutfak kültürü, yerel ürün çeşitliliği ve akademik altyapısıyla dünyanın da dikkatini çeken bir gastronomi merkezi hâline geliyor. Kapadokya Üniversitesi ise yetiştirdiği nitelikli şeflerle, yürüttüğü projelerle ve bölgeye kattığı akademik değerle bu yükselişin en önemli aktörleri arasında yer almayı sürdürüyor.
20 Yıllık Emek ve Vizyonun Bir Yansıması
Kapadokya Üniversitesi, uzun yıllardır yürüttüğü sistematik çalışmalarla Kapadokya’nın gastronomi alanındaki potansiyelinin ulusal ve uluslararası ölçekte görünür hâle gelmesine katkı sağlıyor. Kapadokya Üniversitesi tarafından oluşturulan Kapadokya Gastronomi Envanteri, bölge mutfağının özgün ürün ve tekniklerinin akademik düzeyde belgelenmesini sağlarken; 2022’den itibaren düzenlenen Kapadokya Gastronomi Festivali ise akademisyenleri, sektör profesyonellerini, yerel üreticileri ve gastronomi tutkunlarını bir araya getirerek Kapadokya mutfağının tanıtımında etkili bir platform sunuyor.
Kapadokya’da ilk kez hayata geçirilen Yeryüzü Pazarı Kapadokya–Uçhisar (Earth Market), sürdürülebilir üretim ve yerel gastronomi anlayışının güçlenmesine katkı sunarken; Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle gerçekleştirilen “Türk Mutfağı Haftası” etkinlikleri sayesinde Kapadokya, geleneksel Türk mutfağının tanıtımında öne çıkan merkezlerden biri hâline geldi.
2025 yılında düzenlenen Kapadokya Gastronomi, Gıda ve Turizm Araştırmaları Kongresi ve yayın hayatına başlayan Kapadokya Gastronomi, Gıda ve Turizm Çalışmaları Dergisi, gastronomi alanındaki akademik üretimin sürdürülebilir şekilde güçlenmesine hizmet ediyor.
Gastronominin akademik, kültürel ve uygulamalı tüm yönlerini kapsayan bu çalışmalar; “Gastronomi Mirası: Kapadokya Yemekleri” kitabı, “Mutfağın Genç Uzmanları Yetişiyor” projesi, aşçılık atölyeleri, panel ve tadım etkinlikleri gibi pek çok faaliyetle desteklenerek gelişmiştir. Şefliğini KÜN mezunlarının yaptığı iki restoranın Michelin Rehberi 2026 seçkisinde elde ettikleri bu başarı da Kapadokya Üniversitesinin bölgede gastronomi kültürünü güçlendiren bütüncül çalışmalarının uluslararası arenada karşılık bulduğunu göstermektedir.
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.


