Diyanet’in bütçesine ve trafik cezaların tepki gösteren CHP’li Aşkın Genç ‘Kırkısrak’ta yol, su, altyapı yok’
Davut Güleç22 Nisan 2026Son Güncelleme: 28 Nisan 2026
0 5 dakika okuma süresi
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulu’nda Sarız’ın Kırkısrak Mahallesi’nin yıllardır çözülmeyen yol, su ve altyapı sorunlarını gündeme taşıdı. 13 sokaktan oluşan mahallede tüm yolların toprak olduğunu, cemevi ve türbelere ulaşımın özellikle kış aylarında zorlaştığını belirten Genç, Afşin’e uzanan bağlantı yollarının yapılması hâlinde 100 kilometrelik mesafenin 40 kilometreye düşeceğini ve en az 14 mahallenin bundan faydalanacağını vurguladı. Yaz aylarında artan nüfusa rağmen suyun yetersiz kaldığını ve altyapının işlemediğini ifade eden Genç, “Bu tablo 2026 Türkiye’sine yakışmıyor” dedi.
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Sarız ilçesine bağlı Kırkısrak Mahallesi’nin altyapı sorunlarını gündeme getirdi. Genç, ulaşım, su ve altyapı eksikliklerinin bölge halkının yaşamını doğrudan etkilediğini ifade etti. CHP’li Genç, konuşmasında şunları ifade etti: “Seçim bölgem Kayseri’nin Sarız ilçesinin Kırkısrak mahallesi muhtarı Sayın Mehmet Babür ile bizi aradı görüştük. Mahallenin yıllardır çözüm bekleyen sorunlarını iletti bizlere. Kırkısrak, Binboğa Dağları’nın eteklerinde, 13 sokaktan oluşuyor. Ancak sokakların tamamı toprak yol. Mahallede 4 cemevi ve 1 türbe bulunmakta. Bu yerlere giden yollar da toprak olduğu için kışın ulaşım zorlaşmakta. Kırkısrak’ın Afşin’e iki bağlantı yolu vardır ancak bunlar da toprak yol. Yol planlaması yapılsa, 100 kilometrelik mesafe 40 kilometreye inecek ve en az 14 mahalle faydalanacak. Bir diğer önemli sorun su ve altyapı. Su var ama yaz aylarında artan nüfusa yetmiyor. Altyapı çalışmıyor. İnsanlar mahalleyi terk etmek zorunda kalıyor. Bu tablo 2026 Türkiye’sine yakışmıyor. Yetkilileri Kırkısrak’ın yol, su ve altyapı sorunlarını çözmeye davet ediyorum.
CHP’li Aşkın Genç: “Diyanet’in 1 dakikalık harcaması 90 emeklinin bayram ikramiyesine denk geliyor”
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin yılın ilk iki ayında dış borçlar için 4,4 milyar dolar faiz ödediğini belirtti. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın harcamaları ile emekliye verilen bayram ikramiyesi arasındaki farka dikkat çeken Genç, “Diyanet’in sadece bir dakikalık harcaması yaklaşık 90 emeklinin bayram ikramiyesine denk geliyor” dedi.
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada ekonomi politikaları ile kamu harcamaları ve emeklilere yönelik ödemeler arasındaki farkı gündeme getirdi.
Türkiye’nin dış borç faiz yüküne ve bütçe önceliklerine değinen Genç, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde emeklilere verilen bayram ikramiyesinin düzeyine dikkati çekti. Genç, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın harcama büyüklüğü ile emekli ikramiyesi arasındaki karşılaştırmanın, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdığını ifade etti.
CHP’li Genç konuşmasında şunları ifade etti:
“Türkiye ekonomisinin en net göstergesi artık üretim, yatırım, istihdam değil. Faiz yüküdür. Sadece yılın ilk iki ayında bu ülke, dış borçları için 4,4 milyar dolar faiz ödedi. Altını çiziyorum: Ana para değil, yatırım değil, sadece faiz. Üstelik bu yükün nasıl paylaşıldığına baktığınızda tablo daha da çarpıcı hale geliyor. Bu ödemenin 1,8 milyar doları kamu ve Merkez Bankası tarafından, 2,6 milyar doları ise bankalar ve reel sektör tarafından karşılanıyor. Yani bu maliyet sadece bütçede duran bir kalem değil; üretenin, yatırım yapanın, kredi kullananın maliyetidir. Sonuçta dönüp dolaşıp vatandaşın cebine yansıyan bir yük haline gelmektedir. Bugün sanayici yatırım kararını alırken bu maliyeti düşünüyor. Esnaf krediye ulaşırken bu maliyetle karşılaşıyor. Çiftçi üretim yaparken bu yükün altında eziliyor. Türkiye ekonomisi üretimle değil, faiz ödeyerek dengede tutulmaya çalışılan bir yapıya sürüklenmiştir. Bu tablo sürdürülebilir değildir. Bu tablo, büyümenin değil, günü kurtarmanın tablosudur.
“Emekli artık bayram ikramiyesiyle kurban kesmeyi bırakın, 4 kilo kıymayı zor alıyor”
Kurban Bayramı yaklaşıyor. Bu ülkede 17 milyonun üzerinde emekli bayram ikramiyesi alacak. Ne kadar alacak? 4 bin lira. 4 bin lira, bugünün gerçeklerinden uzak bir rakamdır. Aynı dönemde Diyanet İşleri Başkanlığı 2026 yılı için vekaletle kurban kesim bedelini açıkladı. Yurt içinde 18 bin lira, yurt dışında 7 bin lira. Bu iki rakamı yan yana koyduğunuzda tabloyu herkes net bir şekilde görüyor. 2018 yılında emekliye bayram ikramiyesi verilmeye başlandığında tutar bin liraydı. Aynı yıl vekaletle kurban kesim bedeli 850 liraydı. Yani emekli, aldığı ikramiyeyle kurban kesebilecek durumdaydı. Bugün gelinen noktada emekli 4 bin lira alıyor, kurban bedeli ise 18 bin liraya çıkmış durumda. Başka bir ifadeyle; yıllar içinde kurban bedeli katlanarak artarken, emeklinin bayram ikramiyesi aynı hızla artmamış, aralarındaki mesafe her geçen yıl daha fazla açılmıştır. Emekli artık bayram ikramiyesiyle kurban kesmeyi bırakın, 4 kilo kıymayı zor alıyor. Bugün emekli bayramı bayram gibi yaşayabilmek için değil, ‘nasıl idare ederim’ diye düşünerek karşılamaktadır.
“Diyanet yılın ilk üç ayında 46 milyar 436 milyon lira harcadı”
Diyanet İşleri Başkanlığı 2026’nın sadece ilk üç ayında 46 milyar 436 milyon lira harcadı. Emekliye bir bayramda verilen ikramiye 4 bin lira. Diyanet’in sadece bir dakikalık harcaması, yaklaşık 90 emeklinin bayram ikramiyesine denk geliyor. Tabloyu sadece bir sayı olarak görmeyin. Bu, kamunun harcama önceliklerinin nasıl şekillendiğinin açık bir göstergesidir. Sonra da çıkıp emekliye 4 bin lirayı reva görüyorlar. Ortaya çıkan mesele çok açık; sorun para yokluğu değil, paranın nereye harcandığıdır.
“Sosyal devlet, zor zamanlarda vatandaşının yanında duran devlettir”
Bir tarafta milyarlarca doları faize ödeyen bir ekonomi, diğer tarafta bayramda 4 bin liraya mahkum edilen milyonlarca emekli var. Bir tarafta kaynakların faize yönlendirildiği bir düzen, diğer tarafta bayram sevincini bile yaşayamaz hale getirilen insanlar var. Bir tarafta bütçenin önemli bir kısmı borç maliyetlerine giderken, diğer tarafta toplumun en kırılgan kesimleri ayakta kalmaya çalışıyor. Bu tabloyu ekonomi yönetimiyle açıklamak mümkün değildir. Faize milyarlar bulan, emekliye geldiğinde ise 4 bin lirayı reva gören bir anlayış, sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmaz. Sosyal devlet, zor zamanlarda vatandaşının yanında duran devlettir. Sosyal devlet, bayramda insanına bayramı yaşatabilen devlettir. Bayram dediğimiz şey sadece takvimde yazan bir gün değildir. Paylaşmaktır, dayanışmadır, insanca yaşamaktır. Bugün milyonlarca emekli için bayram, ne yazık ki bayramı ifade etmemektedir. Türkiye’nin ihtiyacı olan şey; faize giden kaynakları azaltan, üretimi destekleyen ve en önemlisi vatandaşına adil davranan bir ekonomik anlayış. Bu anlayış olmadığı sürece ne emekli rahat eder ne üretici nefes alır ne de toplum huzur bulur. Aksi halde bu tabloyu konuşmaya devam ederiz ama sadece konuşmakla kalır, değiştiremeyiz.”
CHP’li Aşkın Genç: “55 milyar hedeflenen trafik cezası 111 milyarı aştı; 2026’da ilk 2 ayda 90 milyar TL kesildi” CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, trafik cezalarındaki artışı Meclis gündemine taşıdı. 2025’te bütçe hedefinin iki katına çıkan ceza gelirlerine dikkati çeken Genç, 2026’da ise daha yılın başında 90 milyar TL’ye ulaşan kesintilerin “güvenlik değil, gelir politikası” olduğunu söyledi.
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada trafik cezalarının geldiği noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cezaların artık trafik güvenliğini sağlamaktan uzaklaştığını savunan Genç, artan tutarların ve tahsilat oranlarının bütçe hedefleriyle örtüşmesine dikkati çekti. Ceza politikalarının amacının sorgulanması gerektiğini vurgulayan Genç, şunları kaydetti: “Türkiye’de trafik cezaları artık bir trafik güvenliği aracı olmaktan çıkmış bütçe kalemine dönüşmüştür. 2025 yılında hedeflenen yaklaşık 55 milyar lira trafik cezası yıl sonunda 2 katını aşarak 111 milyar liraya ulaşmıştır. 2026 yılına geldiğimizde tablo daha da çarpıcıdır. Bütçede trafik cezalarından 140 milyar lira gelir hedeflenirken daha yılın ilk iki ayında kesilen ceza 90 milyar lirayı bulmuştur. “Trafik cezaları güvenlik politikası değil, gelir politikası haline geldi” Yani daha yıl bitmeden hedefin büyük bölümü vatandaşa kesilen cezalarla toplanmaktadır. Elbette kurallar olmalı, denetim olmalı ama soruyoruz: Bu artış gerçekten trafik güvenliği için mi yoksa bütçe açığını kapatmak için mi? Bugün geldiğimiz noktada trafik cezaları bir güvenlik politikası değil, vatandaşın cebine uzanan bir gelir politikası haline gelmiştir.”
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.
Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Küresel Gazeteciler Konseyi, TSYD, TİMEF, AVKON, ADD üyesi, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği, Tüm Mücadele Sporları Derneği, Kayseri Spor Adamları Derneği, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----