Köşe Yazıları

YÜZ YILLIK HALİMİZİN HİKÂYESi (KÖŞE YAZISI)

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

Mustafa TEMİZER

Cumhuriyetin yüzüncü yılında yüz yıllık halimizin hikâyesi. “Meşrutiyet Meclisinde Ahmed Ağa adında bir Malatya mebusu varmış. O zat İttihat ve Terakki Partisinden milletvekili seçildiği halde Meclis’te yemin merasimi dışında hiçbir söz söylemiş değilmiş.

Talat Paşa, O’nun gizli bir muhalif olabileceğini düşüncesiyle hasbihalde bulunmak üzere meclisin kafeteryasında O’nunla bir görüşme teklifinde bulunmuş.

Burada kendisine:“Ahmed Ağa,” demiş. “Senin ağzını açıp bir şey söylediğin yoktur. Memleket meseleleri hakkında elbet senin de düşüncelerin vardır. Bunları öğrenmek isterim.”

Ahmed Ağa, itiraz yollu olarak; -”Paşa!..” demiş. “ Ben çobanım. Memlekette çift çubuk, sürü sahibi bir ağayım. *Memleket meselelerinden bir şey anlamam.”

Talat Paşa itirazla: “Hayır! Sen memleket meseleleri hakkında fikir sahibi olmasaydın bizim arkadaşlarımız oradan seni namzed gösterip seçtirmezlerdi. Bak görüyorsun biz devlette suiistimalleri önleyemiyoruz. -En güvendiğimiz adamların iş başına gelince şahsi menfaat peşinde koştuklarını görüyoruz. -Bunu önlemenin çaresi nedir?”

Ahmed Ağa bir şey söylemek mecburiyetinde olduğunu anlayarak: – “Bak paşa hazretleri. Bunu önlemenin bir çaresi vardır. Ama sana söylesem, bunu yapamazsın” demiş.

Talat Paşa’nın ısrarı üzerine de: -“O zaman ben yaşadığım hadiselerden elde ettiğim bir tecrübeyi size nakledeyim. *Takdir sizindir” diyerek, şunları söylemiş:

“-Ben hayata çoban olarak başladım. Yıllarca çalışıp çırpınarak büyük bir koyun sürüsü meydana getirdim. Nihayet, gördüğünüz gibi yaşlandım. *Bütün işleri çocuklarıma devrederek işten çekildim. Aradan iki üç ay geçti. Çocuklarım yanıma gelerek: “Baba, sen hiç kurda koyun kaptırır mıydın?” diye sordular. -“Hayır” dedim. Zira bizim sürü dağın yamacında mahfuz bir yerde gecelerdi.

Onlar her gece kurda bir iki koyun kaptırdıklarını söylediler. Kendilerine: -“Sürüde değişiklik yaptınız mı?” diye sordum. Dediler ki; -“Sen tecrübeli bir insansın. Bu sürüyü dört zağarla(çoban köpeği) koruyordun. Biz bunu kafi görmeyerek dört yeni zağar daha aldık. Buna rağmen her akşam bir veya iki  koyunu kurda kaptırıyoruz.”

Onlara dedim ki; -“Bu aldığınız yeni zağarları gece boyunca gözetleyin. Bakalım ne göreceksiniz.” Ertesi gün gelip anlattılar; Gece yarısına doğru vadiye bir kurt gelip ulumaya başlamış. -Yeni zağarlardan biri sürüdeki yerini terk ederek vadiye inmiş. O dişi bir kurtmuş. Bizim zağar onunla oynaşmaya başlamış. Kurtlar iki taneymiş. Erkeği, o zağarın boş bıraktığı kısımdan sürüye saldırarak bir koyun yakalayıp vadiye götürmüş. Dişi kurtla işini bitiren bizim zağar yerine dönmüş.

Bu durumu öğrenince onlara dedim ki; -“Bu zağarla kurt, daha evvel bulundukları bir sürüde bu işi yapmakta olmalıdırlar. Onun *kafasına sıkıp öldürün.*”

Böyle de yaptılar. Fakat ertesi gün yeni zağarlardan bir diğerinin aynı işi yaptığını görmüşler. Bunu öğrenince dedim ki: -“ Yeni* aldığınız zağarların hepsinin kafasına sıkın* ve gözetlemeye devam edin.”

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

YÜZ YILLIK HALİMİZİN HİKÂYESi (KÖŞE YAZISI)

Mustafa TEMİZER

Cumhuriyetin yüzüncü yılında yüz yıllık halimizin hikâyesi. “Meşrutiyet Meclisinde Ahmed Ağa adında bir Malatya mebusu varmış. O zat İttihat ve Terakki Partisinden milletvekili seçildiği halde Meclis’te yemin merasimi dışında hiçbir söz söylemiş değilmiş.

Talat Paşa, O’nun gizli bir muhalif olabileceğini düşüncesiyle hasbihalde bulunmak üzere meclisin kafeteryasında O’nunla bir görüşme teklifinde bulunmuş.

Burada kendisine:“Ahmed Ağa,” demiş. “Senin ağzını açıp bir şey söylediğin yoktur. Memleket meseleleri hakkında elbet senin de düşüncelerin vardır. Bunları öğrenmek isterim.”

Ahmed Ağa, itiraz yollu olarak; -”Paşa!..” demiş. “ Ben çobanım. Memlekette çift çubuk, sürü sahibi bir ağayım. *Memleket meselelerinden bir şey anlamam.”

Talat Paşa itirazla: “Hayır! Sen memleket meseleleri hakkında fikir sahibi olmasaydın bizim arkadaşlarımız oradan seni namzed gösterip seçtirmezlerdi. Bak görüyorsun biz devlette suiistimalleri önleyemiyoruz. -En güvendiğimiz adamların iş başına gelince şahsi menfaat peşinde koştuklarını görüyoruz. -Bunu önlemenin çaresi nedir?”

Ahmed Ağa bir şey söylemek mecburiyetinde olduğunu anlayarak: – “Bak paşa hazretleri. Bunu önlemenin bir çaresi vardır. Ama sana söylesem, bunu yapamazsın” demiş.

Talat Paşa’nın ısrarı üzerine de: -“O zaman ben yaşadığım hadiselerden elde ettiğim bir tecrübeyi size nakledeyim. *Takdir sizindir” diyerek, şunları söylemiş:

“-Ben hayata çoban olarak başladım. Yıllarca çalışıp çırpınarak büyük bir koyun sürüsü meydana getirdim. Nihayet, gördüğünüz gibi yaşlandım. *Bütün işleri çocuklarıma devrederek işten çekildim. Aradan iki üç ay geçti. Çocuklarım yanıma gelerek: “Baba, sen hiç kurda koyun kaptırır mıydın?” diye sordular. -“Hayır” dedim. Zira bizim sürü dağın yamacında mahfuz bir yerde gecelerdi.

Onlar her gece kurda bir iki koyun kaptırdıklarını söylediler. Kendilerine: -“Sürüde değişiklik yaptınız mı?” diye sordum. Dediler ki; -“Sen tecrübeli bir insansın. Bu sürüyü dört zağarla(çoban köpeği) koruyordun. Biz bunu kafi görmeyerek dört yeni zağar daha aldık. Buna rağmen her akşam bir veya iki  koyunu kurda kaptırıyoruz.”

Onlara dedim ki; -“Bu aldığınız yeni zağarları gece boyunca gözetleyin. Bakalım ne göreceksiniz.” Ertesi gün gelip anlattılar; Gece yarısına doğru vadiye bir kurt gelip ulumaya başlamış. -Yeni zağarlardan biri sürüdeki yerini terk ederek vadiye inmiş. O dişi bir kurtmuş. Bizim zağar onunla oynaşmaya başlamış. Kurtlar iki taneymiş. Erkeği, o zağarın boş bıraktığı kısımdan sürüye saldırarak bir koyun yakalayıp vadiye götürmüş. Dişi kurtla işini bitiren bizim zağar yerine dönmüş.

Bu durumu öğrenince onlara dedim ki; -“Bu zağarla kurt, daha evvel bulundukları bir sürüde bu işi yapmakta olmalıdırlar. Onun *kafasına sıkıp öldürün.*”

Böyle de yaptılar. Fakat ertesi gün yeni zağarlardan bir diğerinin aynı işi yaptığını görmüşler. Bunu öğrenince dedim ki: -“ Yeni* aldığınız zağarların hepsinin kafasına sıkın* ve gözetlemeye devam edin.”

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın