
Mustafa TEMİZER
10 Ağustos 1920’de imzalanan Sevr anlaşmasına göre ordu terhis edildi. İstanbul da dahil olmak üzere, Anadolu işgal edildi. Sevr’İn maddelerine ”Madde 62 ve 63: Fırat Nehri’nin doğusunda, Suriye, Irak ve Türkiye sınırının kuzeyinde, Kürtlerin sayıca fazla bulunduğu bölgelerin bölgesel özerkliğini, bu Antlaşmanın yürürlüğe konulmasından başlayarak altı ay içerisinde İstanbul’da toplanan İngiliz, Fransız ve İtalyan hükümetlerinin atadığı üç üyeden oluşan bir komisyon hazırlayacaktır.
Madde 64:”Antlaşmanın yürürlüğe konmasından bir yıl sonra, Kürtler, Türkiye’den ayrılma isteklerini kanıtlayarak Milletler Cemiyeti’ne başvururlarsa ve Cemiyet de bağımsızlığı tanımayı Türkiye’ye tavsiye ederse, Türkiye, bu tavsiyeye uymayı ve bu bölgeler üzerinde bütün haklardan ve sıfatlardan vazgeçmeyi şimdiden yükümlenir…“ göre Kürtler için değil kendi menfaatleri için Anadolu’da kendi kontrollerinde Kürt Devleti kurmak istediler.
Türkiye’nin idam fermanı Sevr’i, Ankara’da Mustafa Kemal Paşa’nın başkanı olduğu Yüce Meclis, 1920’nin 19 Ağustos’un da yırtıp çöpe attı. Sevr’i imzalayanları ve onaylayanları da vatan haini ilan etti?
Türk Milleti; Çözüm süreçleri, sözde Terörsüz Türkiye, PKK silah bırakıyor, kendini lağvediyor söylemleriyle uyutulurken Amerika, PKK’yı YPG/SDG ile birlikte Suriye’de altı tümen (seksen beş bin silahlı terörist) ile düzenli bir orduya dönüştürüyor. Irak’tan sonra Suriye’de ikinci bir Kürt Devletine doğru adım adım yürüyor? Amerika’nın hedefi Irak’ta olduğu gibi kendi kontrolünde Suriye Kürdistanı’nı kurmak. Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) gereği Türkiye’nin de içinde olduğu yirmi iki İslam ülkesinin haritasının değişmesi gerekiyor. Dolayısıyla bundan sonraki hedef Türkiye Kürdistanıdır.
Kürt kardeşlerimiz Amerika ve Batı’nın vaat ettiği Kürt devleti için boşuna sevinmesinler. Amerika ve Batının, Kürt ve Kürt devleti aşkı; Kürtlerin kaşına ve gözüne hayran olduklarından değil. Dün bu aşkın sebebi Musul ve Kerkük petrolü idi, bugün de yine petrol. Ve ayrıca su kaynakları. Evet, yarın petrolden daha kıymetli olacak olan su.
Her şey, Kürtleri öne sürüp, Fırat ve Dicle’nin sularına sahip olmak. i20 Şubat 1922’de İstanbul’daki ABD Yüksek Komiseri Amiral Bristol, Washington’a şöyle bir rapor gönderir:
Zengin petrol yataklarına sahip olan Mezopotamya, başlayan entrikalar sebebiyle ciddi sorunlara sebep olacaktır. İngilizler, Kürdistan’ı denetim altına almak için Kürtleri Türklere karşı kullanmak isteyeceklerdir. Zira İngilizler; Doğu’da “Kürt Sorunu” ile uğraşmak zorunda kalacak olan Mustafa Kemal’in Musul’a el koyamayacağını düşünmektedir. İşte bu nedenle Kürtçülük hareketini desteklemektedirler.
Demek ki, Batının Kürt sevdası, Kürdün kara kaşı ve kara gözü için değilmiş. İngilizlerin etkisiyle şimdi adına methiyeler dizilmeye başlanılan Şeyh Sait tarafından 13 Şubat 1925’te bir isyan çıkarılır. Ve bu isyan sonunda Musul ve Kerkük tamamen kaybedilir. İşte Batının Kürt dostluğunun nedenleri ve arka planı budur. Bugün de durum aynı. Dün İngilizlerin oynadığı oyunu, bugün Amerika oynuyor.
Evet, oyunun sahipleri farklı, ama amaç aynı. Bugünkü Kurt Sorunu, dünün Kürt Sorunundan farklı değil. Ama bugün bu sorun, dışarıdan değil, içeriden halledilmeye 2009 ve 2013’te başlatılan çözüm süreci denemeleri, bunun için olduğu gibi, çözüm süreci de bu oyunun birer parçasından başka bir şey değil.
Yıllar öncesinin Sevr paçavrası doğrultusunda hareket ederek milleti “Terörsüz
Türkiye” yalanı ile aldatanların akıbetleri Sevr’i imzalayanların malum akıbetinden farklı mı olacak?.. (Uyanış Dergisi Sayı: 27)
ÇARE; Vatan, millet, bayrak diyen tüm vatanseverlerin birlik olmasıdır. Kim doğruyu ve iyiyi tavsiye ediyorsa onlarla birlikte olan, onları kendilerinden sayan. Doğruları söylemekten ve hesap vermekten korkmayan. Hedefleri Türk İslam medeniyetini yeniden inşa etmek insanlığı ve Müslümanlığı yeniden ayağa kaldırmak için mücadele etmek olan. Gücünü milletten alan. Emir komuta merkezlerinin sadece gazi meclis, TBMM olması gerektiğine inanan. “Milli Mücadelenin hedeflerinden, Cumhuriyetin kazanımlarından vazgeçmeyen, her zaman ADALET, her yerde ADALET, herkes için ADALET hedefimiz; İnsan hak ve hürriyetlerine dayalı HUKUK DEVLETİ
Millî iradenin önündeki engellerin kalktığı DEMOKRASİ
Din düşmanlığı gibi din istismarının da bittiği LAİKLİK
Fakirlik ve çaresizliğin tarihe gömüldüğü herkesin sosyal adalet şemsiyesine alındığı KERİM DEVLET
Bilim, hikmet ve erdemle donatılan, sorun üretmeyen, çözüm üreten BİLGE DEVLET ve BİLİM TOPLUMU
Büyüyen, gelişen, zengin, mutlu, muktedir ve insanlığın yeni barış medeniyeti İSLAM RÖNESANSI’nı yöneten MUHTEŞEM TÜRKİYE diyen Millet Partisi’nin öncülüğünde “MUHTEŞEM TÜRKİYE”i gerçekleşmesidir.
Unutmayalım ki “İştirak etmediğimiz, çilesini çekmediğimiz bir kurtuluş mümkün değildir.” Milletimizin uyanması, basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.



