Sanayi-Teknoloji

Pandemide teknoloji: e ticaret, global ticaret, lojistik, Bug bounty ödülleri, İnfluencer pazarlaması

Araştırmalara göre ‘bug bounty’ programları kapsamında bir yılda toplam 45 milyon dolar ödül dağıtıldı
Binlerce etik hacker, dünyanın dört bir yanındaki sistemleri test ederek, zayıf yönlerini keşfedip raporlayarak ve korunmalarına yardımcı olarak siber saldırganlara karşı verilen mücadelede önemli bir rol oynuyor.
Şirketlerin güvenlik açıklarını bulma ihtiyacını platforma kayıtlı bağımsız araştırmacı topluluğuyla hızlı ve etkin bir şekilde gideren BugBounter, siber savunmada kitle kaynağı desteğinin önemine ve büyümesine dikkat çekiyor.
Atlas VPN’in gerçekleştirdiği bir araştırmaya göre Mayıs 2019 ve Nisan 2020 ayları arasında 60.000 geçerli açık bildiren etik hackerlar, toplamda yaklaşık 45 milyon dolar ödül kazandı. Başka bir deyişle bulunan her açık için ortalama 980 dolar kazandılar. En çok ödül dağıtan şirketler Amerika’da, Rusya’da ve İngiltere’de yer alıyor.
39 milyon dolar ödül dağıtan Amerika’daki şirketler yüzde 87’lik bir pay oluştururken, Rusya’daki şirketler 887.236 dolarla yüzde 2’lik kısma denk geliyor ve arkalarından da 559.215 dolar ödeme yapan İngiltere’deki şirketler geliyor.
Konuyla ilgili görüşlerini belirten BugBounter Kurucu Ortağı Murat Lostar, şunları söyledi: “Tüm dünyada siber saldırganlara karşı kitle kaynağı yöntemi her geçen gün artarak tercih ediliyor ve bu kapsamda dağıtılan ödüller de hak ettiği yeri buluyor çünkü kritik bir güvenlik açığının şirkete maliyeti milyon dolar seviyesine çıkabiliyor. Türkiye’de de bu alanda büyük bir istihdam potansiyeli var. Gençler kendilerini bu alanda geliştirip sisteme hemen dahil olabilir. Sistemlerdeki açıkları bulabilecek kişiler de BugBounter üzerinden buldukları açıkları bildirebilir ve kendisine gelir imkanı yaratabilir. Siber dünya sürekli gelişiyor ve şirketlerin de siber saldırganlara karşı savunmasını en iyi şekilde tutması gerekiyor. Kitle kaynağı bu noktada en hızlı, en uygun maliyetli ve en etkili çözümü sunuyor.”

INFLUENCER PAZARLAMASI KAMPANYALARI ARTIYOR

İnteraktif Reklamcılık Derneği (IAB), tarafından yapılan Influencer Pazarlaması Anketi kapsamında, influencer pazarlamasının mevcut durumu ve trend tahminleri yer aldı.

İnteraktif Reklamcılık Derneği (IAB) influencer pazarlaması özelinde sektör genelini anlamak amacıyla yaptığı Influencer Pazarlaması Anketi’nin sonuçlarını açıkladı. Ankete; 58 Reklam Ajansı, 16 Influencer Pazarlama Ajansı ve 69 Reklamveren katılım gösterdi. Katılımcılar, 2020 yılında Influencer Pazarlama Stratejisi en beğenilen marka olarak Trendyol’u seçti. Ankete katılan reklamverenlerin yüzde 91’i çalıştıkları markaların 2021 yılında, influencer pazarlama kampanyalarına ayıracağı bütçenin artacağını öngördü.

Bunun yanında reklamverenler, çalıştıkları markaların yüzde 84’ünün 2020 yılında influencer pazarlama kampanyası düzenlediğini belirtti.

Anketi yanıtlayan reklamverenler, hizmet verdikleri markaların büyük bir çoğunluğunun dijital pazarlama bütçelerinin yüzde 0 ile 5’ini influencer pazarlamasına ayırdıklarını ifade etti.

Bütçeler artacak

Anket sonuçlarına göre, ajanslar müşterilerinin yüzde 91’i için influencer pazarlama kampanyası düzenledi. Ajansların 2021 yılı beklentilerine de yer verilen ankette; yüzde 86’sı hizmet verdiği markaların influencer pazarlama kampanyalarına ayıracağı bütçenin artacağını, yüzde 64’ü de yine markalarının influencer pazarlama kampanyalarına ayıracağı bütçenin yüzde 10 ile 30 oranında artacağını ön görüyor.

Hızlı tüketim ürünleri sektörü ilk sırada

Ankete katılan influencer pazarlama ajanslarının verdikleri yanıtlara bakıldığında, bu ajansların en fazla pazarlamasını yaptıkları sektörlerin başında sırasıyla, hızlı tüketim ürünleri, e-ticaret ve tekstil geliyor. 2020 yılında ise bu ajansların yüzde 62’sinin 50’den fazla kampanyaya imza attıkları anket sonuçlarında ortaya çıkan çarpıcı verilerden bir diğerini oluşturdu. Yine anketi yanıtlayan influencer pazarlama ajanslarının yüzde 92’si önümüzdeki yıl, hizmet verdikleri markaların influencer pazarlama bütçelerini arttıracağını düşünüyor.

Pandemi nedeniyle E-ticaret sektörü katlanarak büyüyor…

Pandemi, perakende sektörü başta olmak üzere tüm işletmelere e-ticaret yapmanın ve online bir mağazaya sahip olmanın bir tercih değil, zorunluluk olduğunu gösterdi. Özellikle bu dönemde online alışveriş, başta temel ihtiyaçlar, kişisel bakım ve kozmetik olmak üzere, birçok ürünün temininde tüketicilerin tercihi oldu.

Küresel salgın ile beraber e-ticaret sektörünün çok güçlendiğini ifade eden Uraw Kozmetik Yönetim Kurulu Başkanı Servet Şerifoğlu, konuyla ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Dijital dönüşümün kaçınılmaz olduğunu ve bu değişime ayak uyduramayanların sektörde var olmalarının mümkün olmadığını belirten Servet Şerifoğlu; “Biz kozmetik sektörünün dinamiklerini iyi biliyoruz, tüketicilerin beklentilerini karşılayabilmek için, değişen alışveriş alışkanlıklarını doğru değerlendiriyor, tüm gelişmeleri yakından takip ediyor ve aksiyon alıyoruz. Bunun için de her zaman tüketici memnuniyetini merkeze alan bir yaklaşımla hareket ediyoruz. Yükselen e-ticaret grafiğini değerlendirdiğimizde en önemli aktörlerin, kozmetik ve kişisel bakım sektörleri olduğunu söyleyebiliriz. Bu dönemde tüketiciler, evde kaldıkları süre boyunca ihtiyaçlarını güvendikleri e-ticaret siteleri aracılığıyla aldılar. Dolayısıyla e-ticaret satışlarında ciddi bir artış gözlemlendi. Zaten Türkiye’de e ticaret, yüksek bir büyüme grafiği çiziyordu ancak pandemi bu dinamiği çok farklı bir noktaya taşıyarak, alışveriş alışkanlıklarını tamamen değiştirdi” dedi.

“Sektörün en önemli global oyuncularından biri olma hedefiyle yola çıktık”

AR-GE ve inovasyon odaklı bir çalışma vizyonu geliştirdiklerini dile getiren Servet Şerifoğlu; “Biz ürünlerimizi dünyanın her yerine ulaştırmak ve başarımızı sürdürülebilir kılmak için çalışıyoruz. Bu doğrultuda yeniliklere öncülük etmeye devam edeceğiz. E ticaret hacmimizi doğru kullandığımızda dünya bazında gücümüzü katlayabilir ve ihracatımızı artırabiliriz. Son rakamlara baktığımızda e-ticaret sektörünün, geleneksel yapıyı geride bıraktığını görüyoruz. Türkiye’de e-ticaret pazar büyüklüğü 2019 yılında yüzde 40 büyüme gösterdi, 2020 yılı içinse öngörümüz bu rakamların çok üstünde” dedi.

“Yüzde yüz Türk sermayesi ile başladığımız yolculukta önceliğimiz güven”

Kozmetik sektöründe ve e ticarette güvenin en önemli nokta olduğunu belirten Şerifoğlu; Ürünün içerik ve kalitesinin yanı sıra tüketici üzerinde bırakılan olumlu bir izlenim, markanın güven değerini yükseltmesine yardımcı oluyor. Tüketiciler güvenilir markalardan ve sitelerden alışveriş yapmalılar. Biz Uraw Kozmetik olarak; hayata değer katan işlere imza atmak için çalışıyoruz ve güven birinci önceliğimiz. İşimizi tutkuyla yapıyor ve daha ileri taşımak istiyoruz. Müşterilerimizden memnuniyetlerini bildiren geri dönüşler almak en büyük motivasyonumuz” diyerek sözlerini tamamladı.

Pandemi, lojistik sektörünü hızla dijitalleştiriyor 

Dünyada, önümüzdeki 5 yıl içinde en büyük dijital dönüşüm yaşanacak 3 sektörden birisi “lojistik” olarak dikkat çekiyor. Lojistik olmadan, ticaret döngüsü tamamlanamıyor. Satın alınan malın müşteriye sorunsuz bir şekilde teslim edilebilmesi gerekiyor. Ticaret eşittir, lojistik demek oluyor. Lojistik sektörü ile birlikte, sağlık ve eğitim ön plana çıkan sektörler olarak dikkatleri çekiyor.

Pandemiyle birlikte dünyada e-ticaretin hızla yaygınlaştığını ifade eden TTT Global Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akın Arslan, şunları söyledi:

Yaşamakta olduğumuz pandemi koşulları, cep telefonlarının ve internetin yaygın kullanımı, e-ticaretin yayılım hızını daha da arttırdı. E-Ticarette liderliği kaptırmayan Çin’de, toplam ticaretin içinde e-ticaretin oranı %40’lara koşuyor. ABD ve Avrupa %14’lere ulaştı. Türkiye’de ise %8’lere yaklaştı. Günümüzde ticaret, hızla dijitalleşiyor. Mağazalar, sanal mağazalara dönüşüyor. Ticaret dijitalleşse de, satın alınan malın müşteriye teslim edilmesi gerçeği, değişmez bir metafor olarak karşımızda dimdik duruyor. İşte bu nokta lojistiği, diğerlerinden farklılaştırıyor ve fabrikada üretilen bir malın, müşterinin kapısına fiziksel olarak ulaştırılması gerekiyor. Yüzyılın en büyük salgın tehdidi ile karşı karşıya kalan dünya, bir taraftan Covid-19’a yönelik geliştirilen aşı ve tedavi yöntemleriyle pandemiyi kontrol altına almaya ve hayatı yeniden alışık olduğumuz haline dönüştürmeye çalışırken, diğer taraftan tüm sosyo-ekonomik yaşamı derinden etkileyen bu duruma çözümler üretme gayretiyle çalışıyor. 2020 yılının son ayına girdiğimiz bugünlerde dünya ekonomisindeki daralma %10’lara doğru gidiyor. Kısaca Pandemi dönemi, lojistik sektörünün sağlıklı çalışabilmesinin, hayatın diğer bileşenlerinin idamesi için ne kadar kritik olduğunu ortaya koydu. Pandemiyle birlikte, lojistik yönetimde dijitalleşme ve teknoloji kullanımı hızla arttı. Nitekim, bir ülkede kamyonlar çalışıyorsa, o ülkede yaşam vardır” dedi.

Aşının uygulanmasında öncelik, sağlık personeli ve lojistikçilerde

Pandemiyle lojistik sektörünün öneminin ortaya çıktığının altını çizen TTT Global Başkanı Dr. Akın Arslan, şunları kaydetti:

BioNTech firmasının geliştirdiği aşıların, ABD ve Avrupa’da dağıtımına bu ay başlanıyor. Aşıların üretiminden depolanmasına ve dağıtımına tüm aşamalarında -70 santigrat derecedeki soğuk zincirinin muhafaza edilmesi en önemli lojistik problemlerden birisi haline dönüşecek. ABD’de ilk parti aşıların uygulanmasında, öncelik verilecek gruplar arasında sağlık personelinin yanında, lojistikçilerin ve kamyon şoförlerinin olması da dikkatleri çekti. Lojistik ekosistemin aktörleri, sadece aşının taşınması için değil, günlük hayatın idamesi için çok kritik bir rol üstleniyorlar. Evlerimizden işlerimizi yönetebiliyor, çocuklarımızın eğitimlerini bir şekilde idame ettirebiliyorsak, ihtiyaçlarımız kapımıza gelebildiği içindir” diye konuştu.

Lojistik teknolojisi startupları, lojistik sektörünü yeniden şekillendiriyor

Lojistik sektörünün “lojistik teknolojisi startupları” ile yeniden şekillendiğini anlatan TTT Global Başkanı Dr. Akın Arslan, konuşmasına şöyle devam etti:

Yapay zeka ve artırılmış zeka gibi teknolojilerle güçlenen, akıllı telefonlarla erişilebilirlikte sınır tanımayan “lojistik teknolojisi startupları” hızla yaygınlaşıyor. Unicorn olmayı başaranların sayısı 15’i geçti. Çin’de, 10 milyon kamyoncuyu ve 5 milyon yük vereni platformunun bir parçası haline getiren Manbang firması, geçtiğimiz hafta aldığı 1.7 milyar dolarlık yatırımla, değerlemesini 12 milyar doların üzerine çıkardı. ABD’de Convoy, Project44, Uber Freight, Next Trucking, Coyote, FourKites, Flexport, Güney Amerika’da CargoX, Avrupa’da Senner, Forto, OnTruck, Shippeo, Hindistan’da Rivigo, Blackbuck, Delhivery, Afrika’da Lori Sistem ve Kobo360 startupları varken, Türkiye’de Tırport ve ParkPalet startupları ön plana çıkıyor. Create@Alibaba Finalisti olan Türk startup’ı Tırport, global çapta adını ‘Unicorn olacak 20 Startup’tan birisi olarak finallere yazdırmıştı. Tırport sahip olduğu teknolojiler ile, bir taraftan lojistik firmalarına yürüttükleri operasyonları uçtan uca tüm dijital platformlardan (iOS/Android/iPAD/Web) dashboardlarla yönetme gücü verirken, diğer taraftan; yük sahipleri ile güvenilir kamyoncuları gerçek-zamanlı, konum-tabanlı olarak TIRPORT YükCEPte uygulamasında bir araya getiriyor” şeklinde konuştu. 

E-ticaret pazarı 2022’de 6,5 trilyon dolara ulaşacak

Ege Ekonomik Forumu’nun ikinci gününde Ege İhracatçı Birlikleri ana sponsorluğunda gerçekleşen ‘Küresel Pazarlardaki Payın Artırılması: İnovatif Hamle’ oturumunun açılış konuşmasını Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi gerçekleştirdi.

Habertürk Ekonomi Yazarı Abdurrahman Yıldırım’ın moderatörlüğünü yaptığı oturuma Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Doğan Holding Murahhas Üyesi & CEO Çağlar Göğüş, İnci Holding Yönetim Kurulu Üyesi Perihan İnci, DEİK Asya Pasifik Bölgesi Koordinatör Başkanı Murat Kolbaşı konuşmacı olarak katıldı.

RCEP ile bölgede yeni ihracat pazarları açılabilir

Jak Eskinazi, 2020 yılının başında Davos Zirvesi’nden çıkan ortak çağrıyı hatırlattı: “Toplumun sorunlarını sadece konuşmak yeterli değil, sorunların ciddiye alınması ve çözümlere yatırım yapılması gerekiyor.” ve şöyle devam etti:

“Arkamızda bizi yaşatabilecek tek zenginliğimizin, ürettiğimiz katma değerler olacağını unutmamalıyız. İşte bu yüzden, çağa ayak uydurmalıyız. Küresel tedarik zinciri değişiyor. Ülkeler pandemide tek pazara bağımlılığın sıkıntılarını gördü. Bu yüzden yeni bölgesel hatların oluşturulması için adımlar atılıyor. Çok yakın bir süreçte Çin’in de aralarında olduğu 15 Asya Pasifik ülkesinin imza attığı tarihin en büyük ticaret anlaşması RCEP de (Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık) tedarik zincirleri için alınmış bir önlem. Anlaşma aynı zamanda dünya ticareti için çok önemli mesajlar barındırıyor. RCEP’e imza atan 15 ülkeyle dış ticaretimizi geliştirebilirsek, ülkemize de bölgede yeni ihracat pazarları açılabilir.”

Asya-Pasifik’e ihracatı artırma stratejisi: İzmir serbest şehir olmalı

Eskinazi’ye göre Türkiye’nin en büyük avantajı RCEP’e dahil olan üç ülke Singapur, Malezya ve Güney Kore’yle serbest ticaret anlaşmasının olması.

“Bunun yanı sıra RCEP ülkelerinde yatırım, üretim ve ihracat yapacak Türk firmaları için yeni bir devlet destek mekanizması hızlı bir şekilde hayata geçirilirse çok büyük kazanımlar elde edebiliriz. Ticaret Bakanlığı’nın yeni uygulamaya koyduğu Lojistik Merkezleri desteği, RCEP ülkelerine özel kurgulanmalı. İzmir, “Serbest Şehir” olması halinde RCEP ülkelerinden yatırım çekeceği gibi, İzmir Limanlarının, RCEP ülkelerinin Batı’ya açılma kapısı da olabilir. Dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşmasına daha geniş bir perspektiften bakmalıyız. RCEP, aslında 3 milyarın üzerinde tüketiciye sahip Asya-Pasifik bölgesine ihracatımızı artırma stratejimizin en önemli basamağı. Birçok ülke sürdürülebilir kalkınma stratejileri doğrultusunda tedarik zincirleriyle ilgili somut adımlar atmaya başladı ve bizde bu adımlardan doğacak fırsatları iyi bir şekilde değerlendirmeliyiz.”

Yol haritası “yeşil tedarik zinciri”

“İçinde bulunduğumuz tüketim toplumunu, hep birlikte türetim toplumuna dönüştürmeliyiz.” diyen Eskinazi, inovasyon kelimesini belirleyen alt başlıkları; insan hakları, çocuk işçiliği, iklim ve doğal kaynakları koruma olarak sıralıyor.

“Üstümüze büyük görevler düşüyor. Dünyanın en büyük karbondioksit üreticisi ve küresel karbon salınımının yüzde 28’inden sorumlu olan Çin, 2060’a kadar karbon salınımını sıfıra indirmeyi hedefliyor. Doğal kaynakların hızla tükendiği ve ekonomik sürdürülebilirliğin vazgeçilmez bir unsur olduğu günümüzde yeşil tedarik zincirinin önemi gittikçe artıyor. Atık yönetimini kolaylaştıran, daha az kirleten üretim sistemleri tasarlamalı, çevresel riskleri baz alarak hareket etmeliyiz. Sosyal sorumluluk bilinciyle süreçleri olabildiğince iyileştirmeye odaklanmalıyız. Dijitalleşme bu noktada katalizör olacaktır. Türkiye’nin, rekabet gücünü sürdürebilmesi için mevcut altyapıya yeni teknolojiler ekleyerek verimliliğini artırması ve Endüstri 4.0 tabanlı sistemlerin hızla kurulması, en önemli gündem maddemiz olmalı. Çünkü artık akıllı üretim çağındayız ve akıllı uzmanlaşmalıyız. Teknolojiyi lehimize kullanmak için tüm olasılıkları keşfetmeliyiz.”

Yüksek tasarruf, az maliyet, izlenebilirlik

Jak Eskinazi, dijitalleşmenin yeni hizmetler yaratmak ve var olan sorunları çözmek adına muazzam bir potansiyel sunduğu görüşünde.

“Hem hizmet kalitesini hem verimliliği artıran kapsamlı ve uzun vadede kazandıran bir süreç. Sadece dijitalleşen firmalar uçtan uca entegrasyon ile müşterilerinin taleplerine her an cevap verebiliyor. Üretimden siparişe kadar her şey A’dan Z’ye birbirine bağlı, kontrol altında ve planlı bir şekilde ilerletilebiliyor. Bu sayede firmaların maliyetleri azalıyor ve yüksek oranda tasarruf sağlanıyor. Önümüzdeki dönemde global ticaret yollarının yüzde 90’ı değişecek. Yeni pazarlara açılmak isteyen işletmeler için büyümenin anahtarı “dijitalleşme”. Dünya e-ticaret üzerine kuruluyor. Bunu pandemi döneminde daha net gördük. Koronavirüs, dünyayı çevrim içi bir pazar haline getirdi ve bu dönemde dijitale yatırım yapmayan şirketler kaybetti. Dünyanın en hızlı büyüyen sektörü e-ticarette son dönemde yüzde 100’lere varan büyümeler yaşandı. Ve e-ticaret pazarı şu an 4 trilyon dolara ulaştı.”

E-ticaret pazarı 2022’de 6,5 trilyon dolara ulaşacak

Eskinazi e-ticaret sektörünün ekonominin belkemiği KOBİ’lerle hızlı büyüyebileceğini, KOBİ’lerin e-ticarete geçişiyle e-ihracatın da gelişeceğini söyledi.

“Dünyada e-ticaret pazarının 2022’de 6,5 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu fırsatı kesinlikle değerlendirmeliyiz. Özellikle e-ticarette sosyal ağların kullanılması, satış kanallarının oluşturulmasıyla artık s-ticareti yani sosyal ticareti konuşuyoruz. Sosyal medya, e-ticaret satışını artıran bir güç olarak önümüzdeki yıllarda da büyümeye devam edecek. Mevcut dünya koşullarına uygun içerikleri kullanmalı, tüketicileri marka hikayemize dahil etmeliyiz. Türkiye, küresel virüs salgınına karşı en başından beri aldığı güçlü önlemler sayesinde, süreci yönetme becerisiyle, ticarette geliştirdiği yeni yöntemlerle pandemi krizinin dikkat çeken ülkelerinden birisi oldu. Salgının dünya ekonomisini ağır bir şekilde sarstığı şu süreçte, Türkiye ekonomisi, 2020 yılı üçüncü çeyrekte yüzde 6,7 oranında büyüdü. Her sene teknoloji trendleriyle ilgili ciddi öngörüler veren Hype Cycle 2020 grafiğine göre, sosyal mesafe teknolojileri şu anda dünyanın en zirvesinde.”

EİB’in dijital ajandası yoğun: Sanal dış ticaret heyetleri, dijital firma ziyaretleri, sanal fuarlar

Ege İhracatçı Birlikleri’nin dijital fuarcılıkta Türkiye’de ve dünyada öncü olduğunu anlatan Eskinazi, Hollanda, Birleşik Arap Emirlikleri ve Vietnam’a sanal sektörel ticaret heyetleri düzenlendiğini Avrupa pazarı için çalışmaların devam ettiğini açıkladı.

“Dünyanın en önemli Endüstri 4.0 bölgesi Bavyera’ya dijital firma ziyaretleri etkinliği ve iş forumu organize ettik. Blockchain teknolojisi artık her yerde, dünyadaki bütün endüstrilerde, tedarik zincirlerinde ve lojistikte kullanılıyor. 2020’nin başında Sürdürülebilirlik, Blockchain ve Dijital dönüşüm çalışma gruplarını kurduk. Birliğimizin hizmetlerini, faaliyetlerini dijital ortama aktarmayı ve hızlandırmayı, üyelerimizin dijital ekosistemin önemli oyuncuları olmalarını istiyoruz. Bu yüzden birlik üyelerimiz için bir ticaret platformu oluşturuyoruz ve eğitim programları planlıyoruz. Bu yolda bizim için kadın ihracatçılarımızın emeğinin ve çabasının yeri çok ayrı. İş’te Kadın cephesinde Binyaprak İş’te Kadın dijital deneyim platformunun İzmir Çemberi’nin kuruluşuna destek veriyoruz. Kadın ihracatçılarımızın deneyimlerini paylaşacakları özel bir içerik üretip, ihracata yönelmek isteyenlere rehberlik edecek bir mentorluk programını hayata geçireceğiz.”

“Yenilikçi düşüncenin gücü bizi onlarca adım öteye geçirecektir”

Jak Eskinazi, “Sürdürülebilirliği yurtiçi ve yurtdışı konuşmacılarla ele aldığımız webinar serileri, online eğitim programları yapıyor ve yeni projeler üzerinde çalışıyoruz. Taleplere hızlı bir şekilde çözüm üreterek, tüketicilerimizi iyi dinleyerek, online pazar yerlerinde iyi iletişim kurarak ilerliyoruz. Yeni seçenekleri değerlendirmeye cesaret edenler daha verimli hale gelecek, diğerleri ise rekabetin çok gerisinde kalacaklar. Dijitalleşme hamlelerimiz, yenilikçi düşüncenin gücü bizi onlarca adım öne geçirecektir. Bu yüzden her firma güncel bir pazar stratejisiyle hareket ederek çağı yakalamalı. Türkiye, Avrupa ülkelerine yakınlığı, güçlü ulaşım-lojistik ağı, sağlık sistemi ve ekipmanlarının yeterliliği, kriz durumunda ürün ve hizmetlere hızlı erişebilmesi, nitelikli iş gücüyle küresel üretim gücü olacak potansiyele sahip. Ancak rakip pazarları geride bırakabilmek için katma değerli ürünlere, dijitalleşmeye daha çok ağırlık vermeliyiz.” diye konuştu.

📢 Haberle İlgili Bildirim

Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Küresel Gazeteciler Konseyi, TSYD, TİMEF, AVKON, ADD üyesi, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği, Tüm Mücadele Sporları Derneği, Kayseri Spor Adamları Derneği, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----

İlgili Haberler

PWA Kurulum Popup
Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Modern GDPR Çerez Popup
Davut Güleç