
KAYSERİ TİCARET ODASI (KTO) 2025 YILI SON MECLİS TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
GÜLSOY : 2025’TE CİDDİ SINAVLAR VERDİK, 2026’DA DİJİTAL VE AKILLI ÜRETİMLE ŞAHLANACAĞIZ
Kayseri Ticaret Odası’nda (KTO) 2025 yılının son meclis toplantısı yapıldı. Yılın genel bir değerlendirmesini yapan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, “2025 yılı küresel fırtınaların ve ekonomik sınavların yılı oldu. Reel sektör olarak ciddi sınavlar verdik ancak enseyi karartmadan; çalışmaya, üretmeye ve ihracat yapmaya devam edeceğiz” dedi. 2026 yılı tahmini gelir ve gider bütçesinin oy birliğiyle kabul edildiği toplantıda Gülsoy, Kayseri Ticaret Odası’nın üyelerine destek olmak amacıyla en asgari şekilde aidat ücreti aldığını, hizmet ücretlerinde de artış yapmadıklarını vurguladı.
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Aralık ayı olağan meclis toplantısı, M. Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan’ın başkanlığındaki toplantıya; Başkan Ömer Gülsoy, Yönetim Kurulu üyeleri, Meclis üyeleri, Kadın Girişimciler Kurulu ve Meslek Komitesi üyeleri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan toplantıda, 2026 yılı tahmini bütçesi oy birliğiyle kabul edilerek karara bağlandı.
“TÜM DÜNYADA ÖNGÖRÜLEBİLİRLİĞİN OLMADIĞI ZORLU BİR YILI GERİDE BIRAKIYORUZ”
Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunmak üzere kürsüye gelen Başkan Ömer Gülsoy, küresel ekonomideki belirsizliklere dikkat çekerek şunları söyledi:
“Jeopolitik risklerin, ticaret savaşlarının ve korumacı politikaların tırmandığı bir dönemden geçiyoruz. Ukrayna’dan Gazze’ye kadar uzanan savaşlar ve Kızıldeniz’deki gerilimler, navlun fiyatlarından enerji maliyetlerine kadar her alanı etkiledi. Artık serbest ticaretin yerini korumacı politikalar aldı. Savaşların gölgesinde, iklim krizinin kapımızı çaldığı, korumacı politikaların ticaretin önüne set çektiği, tüm dünyada öngörülebilirliğin olmadığı zorlu bir 2025 yılını geride bırakıyoruz.”
“REEL SEKTÖR OLARAK 2025 YILINDA CİDDİ SINAVLAR VERDİK”
Türkiye ekonomisindeki gelişmelere değinen Gülsoy, reel sektörün yüksek enflasyon ve finansmana erişimde yaşanan darboğazlar ile mücadele ettiğini belirterek, “Yüksek faiz oranları ve işletme sermayelerindeki erime, artan girdi maliyetleri hepimizin omuzlarındaki yükü artırdı. Üreticimiz de iş dünyamız da bu süreçte büyük direnç gösterdi. Ancak Türkiye ekonomisinin bel kemiği olan KOBİ’lerimiz, adeta bir kahraman gibi üretimi ve istihdamı ayakta tuttu. Enflasyonla mücadelenin tüm yükü fedakâr iş dünyasının omuzlarına bırakılmamalıdır. İhracat desteklerinin önümüzdeki yılda artırılması, emek yoğun sektörlere pozitif ayrımcılık yapılması zorunlu hale gelmiştir. Başta; tekstil, hazır giyim, mobilya ve inşaat olmak üzere rekabet gücü zayıflayan sektörle mutlaka ek destekler sağlanmalıdır. ” ifadelerini kullandı.
GÜLSOY 2026 YILI BEKLENTİLERİNİ DEĞERLENDİRDİ
2026 yılı beklentilerinin, dezenflasyon sürecinin meyvelerini vermesi ve enflasyonun kalıcı olarak tek haneli rakamlara inişe geçmesi olduğunu ifade eden Başkan Gülsoy, şunları söyledi:
“İş dünyası olarak 2026 yılından beklentilerimiz nettir; enflasyonun düştüğü, öngörülebilirliğin arttığı bir piyasa düzeni istiyoruz. Yatırımın önünü açacak makul faiz oranları, finansal kolaylıklar ve işletme sermayelerimizi koruyacak mali düzenlemelerin hayata geçmesini arzuluyoruz. Unutmayalım ki iş dünyasının en büyük düşmanı belirsizliktir. Dünya değişirken, küreselleşme tüm hızıyla devam ederken ve teknoloji baş döndürücü bir şekilde ilerlerken; işletmelerimizin ve işverenlerimizin bu yeni gerçekliğe uyum sağlaması kritik önemdedir. Bu anlamda planlamadan seri üretime, istihdam politikasından ihracat stratejilerine kadar her alanda reel sektörün tüm aktörlerinin yeni şartlara hızla adapte olması, küresel rekabette elimizi güçlendirecek, ekonomimize dinamizm katacak en önemli faktördür. 2026’nın belirsizliklerin azaldığı, üretimin ve ihracatın şahlandığı bir yıl olacağına yürekten inanıyorum.”
“YAPAY ZEKA LÜKS DEĞİL, REKABETÇİLİĞİMİZİN CAN DAMARIDIR”
Teknolojik dönüşümün ekonomik başarının en temel belirleyicisi haline geldiğini vurgulayan Başkan Gülsoy, dijitalleşmenin bir tercih değil zorunluluk olduğunu ifade etti. Gülsoy, konuşmasında şu sözlere yer verdi:
“Bizler sadece yerel değil, tamamen dijitalleşmiş bir dünyanın parçasıyız. Bugün artık yapay zekayı ve robotik süreçleri konuşmadığımız tek bir sektör kalmadı. Yapay zeka artık bir lüks değil, rekabetçiliğimizin can damarıdır. 2025 yılı bizim için sadece bir mücadele yılı değil, ‘verimlilik ve dijitalleşme’ yılı olmuştur. Artık sadece üretmek yetmiyor; ne kadar akıllı ürettiğiniz ve dijital dünyaya ne kadar entegre olduğunuz asıl belirleyici faktördür. Türkiye’de perakende ticaretin yaklaşık beşte biri artık dijital kanallar üzerinden yapılıyor. Dijital dönüşüme ayak uyduramayan işletmelerin rekabette geri kalması kaçınılmazdır. Rekabet gücümüzü korumak istiyorsak, dijitalleşmeyi hızlandırmak zorundayız.”
“KAYSERİ TİCARET ODASI’NIN 2026 VİZYONU”
Kayseri Ticaret Odası olarak 2026 yılı vizyonunu da paylaşan Başkan Gülsoy, teknolojik dönüşümün önemine vurgu yaptı:
“2025 bizim için sadece mücadele değil, verimlilik ve dijitalleşme yılı oldu. 2026 yılında ise teknoloji, inovasyon ve Ar-Ge ekseninde bir büyüme hedefliyoruz. Teknoloji ve İnovasyon Kampüsü Projemizin ilk adımı olan Kayseri TEKMER’i hayata geçiriyoruz. Dünya artık sadece üretmiyor; akıllı üretiyor ve dijital satıyor. Biz de üyelerimizin e-ticaret ve e-ihracat kapasitelerini artıracak projelere bütçemizden aslan payını ayırdık. Üretimde ve ihracatta Dönüşüm programımız, 2026 yılında da çalışmalarımızın merkezinde yer alacak. Çok boyutlu analizler gerçekleştireceğiz. Bu saha çalışmalarının çıktısı olarak Kayseri Üretim ve İhracat Stratejik Eylem Planı’nı hazırlayacak, İl İhracatı Geliştirme Üst ve Alt kurullarımızla birlikte bu planın sahada karşılık bulmasını sağlayacağız. Odamızın liderliğinde Belçika ve Çekya Ticaret Odalarıyla birlikte hayata geçireceğimiz uluslararası dijital iş birliği platformu ile firmalarımızın Avrupa Birliği pazarlarındaki görünürlüğünü artıracağız. Bu platform karşılıklı ticaret işbirliklerinin kurulduğu canlı bir ticaret köprüsü olacaktır. Kayseri Girişimcilik ve Uluslararası Ticaret Merkezimiz ile de ihracat odaklı eğitimlerimizi artırmaya girişimcilerimize ön kuluçka hizmetleri, üyelerimize ise hibe, fon ve devlet desteklerine yönlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.”
“KAYSERİ TİCARET ODASI EN ASGARİ ŞEKİLDE AİDAT ÜCRETİ ALMAKTADIR”
Oda faaliyetlerine dair verileri de paylaşan Gülsoy, 2025 yılında 2 bin 220 yeni kuruluş 738 ise kapanan kuruluş tescil edildiğini belirtti.
Oda Aidat politikasına dair bilgilerde aktaran Gülsoy, “Diğer odalarla kıyaslandığında Kayseri Ticaret Odası, kanunda belirtilen aidat ücretlerine rağmen en asgari şekilde aidat ücreti almaktadır. Hizmet ücretlerimizde de artış yapmadık. Bu, üyelerimize duyduğumuz saygının ve her zaman yanlarında olduğumuzun bir göstergesidir.”
Sözlerini yeni yıl temennileriyle noktalayan Gülsoy, “2026 yılının fiyat istikrarının sağlandığı, belirsizliklerin azaldığı, sağlık ve bereket dolu bir yıl olmasını diliyorum” dedi.
Kayseri OSB Sağlık Merkezi Hizmete Açılıyor
Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’ndeki sağlık hizmeti ihtiyacının karşılanması için projelendirilen, Kayseri OSB Semt Polikliniği, 112 Acil Sağlık İstasyonu ve 2 adet tam teşekküllü ambulans ile eczane işyerlerinin içinde yer aldığı Kayseri OSB Sağlık Merkezi hizmete açılıyor.
Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın ve yönetiminin önemli projelerinden biri olan sağlık merkezi kurulması çalışmalarında sona ulaşıldı. Geçtiğimiz aylarda inşaat faaliyetlerinin bitimi ile tefrişat ve tıbbı cihaz alım işlemleri yapılan Kayseri OSB Sağlık Merkezi resmen hizmete başlayacak.
Kayseri OSB Sağlık Merkezi’nin hizmete girmesine ilişkin açıklamada bulunan Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, “Kayseri Valisi Sayın Gökmen Çiçek beyefendinin himayelerinde, Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü ile beraber gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda mutlu sona ulaştık. Kayseri OSB sanayicimiz ve çalışanlarımız artık bölge sınırları içinde sağlık hizmeti alabilecek. Bu hizmeti bölgemize ve sanayicimize kazandırmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bölgemize ve şehrimize hayırlı olsun” dedi.
Kayseri OSB Sağlık Merkezi’nin hizmete açılmasıyla Bölge’de ihtiyaç duyulan ilk kademe sağlık hizmetinin vakit kaybetmeksizin karşılanabileceğini ifade eden Başkan Yalçın, “Böylesine önemli bir hizmeti sanayicilerimizin ayağına kadar getiriyor olmaktan dolayı Kayseri OSB Yönetimi olarak kendimizi şanslı ve gururlu hissediyoruz. 50 yılı aşkın mazisi olan önemli bir üretim merkezinin sağlık hizmetinin karşılanmasında yeni bir aşamaya gelmesi sevindiricidir. Bu nedenle Kayseri Valimiz Sayın Gökmen Çiçek başta olmak üzere, Kayseri İl Sağlık Müdürümüz Sayın Dr. Mehmet Erşan ve ekibine, Kayseri OSB yönetim ve denetim kurulu üyelerimize ve personelimize şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Başkan Yalçın açıklamasının sonunda, Kayseri OSB Hizmet Binası karşısında yer alan sağlık merkezinin açılış töreninin 26 Aralık Cuma günü saat 14:00’de gerçekleştirileceğini ve tüm sanayicilerin davetli olduğunu belirtti.
Hizmet, Perakende Ticaret ve İnşaat Güven Endeksleri, Aralık 2025
Güven endeksi hizmet sektöründe %0,4 arttı, perakende ticaret sektöründe %1,1 arttı, inşaat sektöründe %0,5 azaldı
Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Aralık ayında bir önceki aya göre; hizmet sektöründe %0,4 oranında artarak 112,3 değerini, perakende ticaret sektöründe %1,1 oranında artarak 115,4 değerini ve inşaat sektöründe %0,5 oranında azalarak 84,5 değerini aldı.
İşgücü Maliyeti İstatistikleri sonuçlarına göre 2024 yılında aylık ortalama işgücü maliyeti 45 bin 777 TL olarak gerçekleşti.
İşgücü maliyetinin en yüksek olduğu sektör finans ve sigorta faaliyetleri oldu
Finans ve sigorta faaliyetleri (K) sektörü, 119 bin 868 TL ile aylık ortalama işgücü maliyetinin en yüksek olduğu sektör oldu. Bu sektörü, 94 bin 96 TL ile bilgi ve iletişim (J) ve 67 bin 397 TL ile eğitim (P) sektörü izledi. İnşaat (F) sektörü ise 26 bin 47 TL ile aylık ortalama işgücü maliyetinin en düşük olduğu sektör oldu. Bu sektörü 29 bin 460 TL ile konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri (I) ve 30 bin 929 TL ile gayrimenkul faaliyetleri (L) sektörleri takip etti.
İşgücü maliyeti bileşenleri içinde brüt kazancın payı %85,7 oldu
İşgücü maliyeti içinde brüt kazancın payı %85,7, sosyal güvenlik ödemelerinin payı %13,9 ve diğer işgücü maliyeti ödemelerinin payı %0,4 olarak gerçekleşti.
Çalışılan süreler için yapılan düzenli ödemelerin kazanç içindeki payı %78,4 oldu
Çalışılan süreler için yapılan düzenli ödemeler %78,4’lük oranla kazanç bileşenleri içinde en büyük paya sahip oldu. Çalışılan süreler için yapılan düzensiz ödemelerin payı %9,9 olarak gerçekleşirken çalışılmayan süreler için yapılan ödemelerin payı %8,6 oldu. Ayni ödemelerin kazanç içindeki payı %2,7 olarak gerçekleşti. Tasarruf sandıklarına yapılan ödemelerin payı ise %0,4 oldu.
Sosyal güvenlik ödemeleri içinde zorunlu ödemelerin payı %84,3 oldu
Sosyal güvenlik ödemeleri içinde en büyük payı %84,3 oranıyla zorunlu sosyal güvenlik ödemeleri alırken, gönüllü sosyal güvenlik ödemelerinin oranı %0,7 olarak gerçekleşti. Kıdem ve ihbar tazminatı ödemelerinin oranı ise %15,0 olarak gerçekleşti.
Sosyal koruma harcaması 2024 yılında bir önceki yıla göre %84,1 artış göstererek 4 trilyon 964 milyar 532 milyon TL oldu. Bu harcamanın %98,2’sini 4 trilyon 875 milyar 751 milyon TL ile sosyal koruma yardımları oluşturdu. Sosyal koruma yardımlarında ise en büyük harcama 2 trilyon 276 milyar 594 milyon TL ile emekli/yaşlılara yapılan harcamalar oldu. Bunu 1 trilyon 528 milyar 756 milyon TL ile hastalık/sağlık bakımı harcamaları takip etti.
GSYH’nin %11,1’ini sosyal koruma harcamaları oluşturdu
Sosyal koruma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) içindeki payı 2024 yılında %11,1 oldu. Sosyal koruma yardımlarının GSYH içindeki payı ise %10,9 olarak gerçekleşti. Risk/ihtiyaç grupları bazında bakıldığında, emekli/yaşlılara yapılan harcamaların %5,1 ile en büyük paya sahip olduğu görüldü. Bunu, %3,4 ile hastalık/sağlık bakımı harcamaları ve %1,1 ile dul/yetim harcamaları takip etti.
Sosyal koruma yardımlarının %11,3’ü şartlı olarak verildi
Şartlı yardımlar içinde en büyük payı %51,2 ile aile/çocuk yardımları oluşturdu. Bunu %19,3 ile engelli/malul yardımları ve %12,3 ile hastalık/sağlık bakımı yardımları takip etti.
Sosyal koruma yardımlarının %62,5’i nakdi olarak verildi
Nakdi yardımlarda en büyük payı %74,2 ile emekli/yaşlılara yapılan yardımlar oluşturdu. Bunu %16,1 ile dul/yetim yardımları ve %4,1 ile aile/çocuk yardımları takip etti.
Sosyal koruma gelirlerinin %41,8’ini devlet katkıları oluşturdu
Sosyal koruma gelirlerinin %41,8’ini devlet katkıları, %29,4’ünü işveren sosyal katkıları ve %21,6’sını koruma kapsamındaki bireyler tarafından yapılan sosyal katkılar oluşturdu.
Sosyal koruma kapsamında maaş alan kişi sayısı 17 milyon 477 bin kişi oldu
Ülkemizde sosyal koruma kapsamında emekli/yaşlı, dul/yetim ve engelli/malul maaşı alan kişi sayısı 2023 yılında 16 milyon 893 bin iken, %3,5 artarak 2024 yılında 17 milyon 477 bin kişiye yükseldi. Sosyal koruma kapsamında maaş yardımı sayısı 2023 yılında 17 milyon 719 bin iken, 2024 yılında 18 milyon 344 bine yükseldi.
Çevre koruma harcamalarının %58,8’i atık yönetimi hizmetlerinden oluştu
Çevre koruma yatırım harcamaları 82 milyar TL olarak gerçekleşti
Çevre koruma harcamalarının gayrisafi yurtiçi hasıla içindeki payı %0,99 oldu
Kasım ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı özel amaçlı taşıtta %200,0, kamyonette %19,8, otomobilde %13,1, kamyonda %4,1, otobüste %0,2 artarken traktörde %35,4, motosiklette %25,4 ve minibüste %25,3 azaldı.
Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Kasım ayı sonu itibarıyla 33 milyon 371 bin 446 oldu
Kasım ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,6’sını otomobil, %21,1’ini motosiklet, %14,7’sini kamyonet, %6,9’unu traktör, %3,1’ini kamyon, %1,6’sını minibüs, %0,7’sini otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
Kasım ayında 897 bin 877 adet taşıtın devri yapıldı
Kasım ayında devri(1) yapılan taşıtların %67,8’ini otomobil, %14,9’unu kamyonet, %9,6’sını motosiklet, %3,5’ini traktör, %1,9’unu kamyon, %1,6’sını minibüs, %0,5’ini otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
Kasım ayında 96 bin 3 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı
Kasım ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %12,0’ı Renault, %9,3’ü Volkswagen, %8,6’sı Toyota, %5,7’si Hyundai, %5,6’sı Fiat, %5,6’sı Skoda, %4,9’u BYD, %4,7’si Peugeot, %4,5’i TOGG, %4,1’i Citroen, %3,9’u Opel, %3,2’si Mercedes-Benz, %2,9’u Nissan, %2,8’i BMW, %2,6’sı Tesla, %2,3’ü Chery, %2,2’si Ford, %2,1’i Audi, %2,0’ı Dacia, %1,9’u Kia ve %9,2’si diğer(2) markalardan oluştu.
Ocak-Kasım döneminde 2 milyon 120 bin 333 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı
Ocak-Kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %10,1 azalarak 2 milyon 120 bin 333 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı %56,3 artarak 48 bin 844 adet oldu. Böylece Ocak-Kasım döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 2 milyon 71 bin 489 adet artış gerçekleşti.
Ocak-Kasım döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %46,2’si benzin yakıtlıdır
Ocak-Kasım döneminde trafiğe kaydı yapılan 973 bin 254 adet otomobilin %46,2’si benzin, %26,9’u hibrit, %17,0’ı elektrikli, %8,8’i dizel ve %1,1’i LPG yakıtlıdır. Kasım ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 218 bin 442 adet otomobilin ise %32,8’i dizel, %30,8’i benzin, %30,3’ü LPG, %3,8’i hibrit ve %2,0’ı elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3) otomobillerin oranı ise %0,2’dir.
Ocak-Kasım döneminde en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı
Ocak-Kasım döneminde trafiğe kaydı yapılan 973 bin 254 adet otomobilin %29,7’si 1300 ve altı, %23,3’ü 1401-1500, %10,8’i 1501-1600, %10,7’si 1301-1400, %8,0’ı 1601-2000, %0,5’i 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir.
Ocak-Kasım döneminde kaydı yapılan otomobillerin 391 bin 698’i gri renklidir
Ocak-Kasım döneminde trafiğe kaydı yapılan 973 bin 254 adet otomobilin %40,2’si gri, %24,9’u beyaz, %13,3’ü siyah, %11,6’sı mavi, %4,5’i yeşil, %3,7’si kırmızı, %0,7’si kahverengi, %0,5’i sarı, %0,4’ü turuncu ve %0,2’si diğer renklidir.
Türkiye genelinde Kasım ayında 141 bin 100 konut satıldı
Türkiye genelinde konut satışları Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %7,8 oranında azalarak 141 bin 100 oldu. Konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 24 bin 234 ile İstanbul, 12 bin 706 ile Ankara ve 8 bin 540 ile İzmir olurken, en az olduğu iller sırasıyla 78 ile Ardahan, 131 ile Bayburt ve 152 ile Artvin olarak gerçekleşti.
Konut satışları Ocak-Kasım döneminde %13,3 arttı
Konut satışları Ocak-Kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %13,3 oranında artarak 1 milyon 434 bin 133 olarak gerçekleşti.
İpotekli konut satışları 21 bin 499 olarak gerçekleşti
Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %1,4 oranında azalarak 21 bin 499 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %15,2 olarak gerçekleşti. Ocak-Kasım döneminde gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %53,5 oranında artarak 207 bin 519 oldu.
Kasım ayında 5 bin 483; Ocak-Kasım döneminde ise 49 bin 973 ipotekli konut satışı, ilk el olarak gerçekleşti.
Diğer satış türleri sonucunda 119 bin 601 konut el değiştirdi
Türkiye genelinde diğer konut satışları Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %8,8 oranında azalarak 119 bin 601 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı %84,8 olarak gerçekleşti. Ocak-Kasım döneminde gerçekleşen diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %8,5 oranında artarak 1 milyon 226 bin 614 oldu.
İlk el konut satış sayısı 46 bin 589 olarak gerçekleşti
Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %5,4 oranında azalarak 46 bin 589 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı %33,0 oldu. İlk el konut satışları Ocak-Kasım döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %8,9 oranında artarak 444 bin 96 olarak gerçekleşti.
İkinci el konut satışlarında 94 bin 511 konut el değiştirdi
Türkiye genelinde ikinci el konut satış sayısı Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %8,9 oranında azalarak 94 bin 511 oldu. Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı %67,0 oldu. İkinci el konut satışları Ocak-Kasım döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %15,4 oranında artarak 990 bin 37 olarak gerçekleşti.
Yabancılara Kasım ayında bin 943 konut satışı gerçekleşti
Yabancılara yapılan konut satışları Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %9,7 oranında azalarak bin 943 oldu. Kasım ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı %1,4 olarak gerçekleşti. Yabancılara yapılan konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 728 ile İstanbul, 662 ile Antalya ve 157 ile Mersin oldu.
Yabancılara yapılan konut satışları Ocak-Kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %11,1 oranında azalarak 18 bin 993 oldu.
Ülke uyruklarına göre en çok konut satışı Rusya Federasyonu vatandaşlarına yapıldı
Kasım ayında ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı sırasıyla 310 ile Rusya Federasyonu, 159 ile Ukrayna ve 151 ile Almanya vatandaşlarına yapıldı.
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.



