İlk 1000 ihracatçı listesinde 21 Kayseri Firması Yer Aldı, diğer ekonomi-teknoloji haberleri, TUİK verileri

Başkan Yalçın, TİM İlk 1000 İhracatçı Listesine Giren Kayseri Firmalarını Kutladı

Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Mehmet Yalçın,  Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan “Türkiye’nin ilk 1000 ihracatçısı 2023” listesinde yer alan Kayserili firmaları kutladı.

Başkan Yalçın, TİM tarafından açıklanan listede çoğunluğu Kayseri OSB’de yerleşik bulunan Kayseri’den 21 firmanın yer aldığını kaydetti. Yalçın, “TİM tarafından açıklanan listede yer alan tüm firmalarımızın elde ettikleri başarı bizleri sevindirmiş ve gurur duymamıza vesile olmuştur. “Türkiye’nin ilk 1000 ihracatçısı 2023” listesinde” yer alan başta Kayseri firmaları olmak üzere tüm firmalarımızın başarılarının devamını diliyorum.” diye konuştu.

Kayseri’den daha çok firmanın ihracatçılar listesine katılması için sanayi alt yapısının oldukça kuvvetli ve yeterli olduğunu ifade eden Başkan Yalçın, “Kayseri olarak dış ticaret fazlası veren ender illerden birisiyiz. Üreterek ve ihraç ederek büyümeyi sürdürüyoruz. 4 milyar dolara yakın ihracatı ile İlk 10’u zorlayan Kayseri, bundan sonraki yıllarda daha çok ihracatçı firmayı listelere yazdırmaya hazırdır. Şehrimiz ve ülkemizin ekonomisine katkı sunan tüm sanayicilerimize ve ihracatçılarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi.

İlk 1000 ihracatçı listesinde 21 Kayseri Firması Yer Aldı.Başkan Büyüksimitci İlk 1000 İhracatçı Listesine Giren Firmaları Kutladı 

Kayseri Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan “Türkiye’nin ilk 1000 ihracatçısı 2023” listesinde yer alan Kayserili firmaları kutlayarak başarılarının devamını diledi.

Başkan Büyüksimitci, TİM tarafından açıklanan “Türkiye’nin ilk 1000 ihracatçısı 2023” listesinde Kayseri’den 21 firmanın yer aldığını açıklayarak, “TİM tarafından açıklanan listede 17 firmamız görünüyor ancak, İhracatçılar Meclisi listesinde yer almayan ve Kayseri Serbest Bölgemizde faaliyet gösteren dört firmamız daha var. Bunlarla birlikte ilk 1000 ihracatçı listesinde Kayseri’den toplam 21 firmamız yer almış durumda” dedi.

Önümüzdeki yıllarda bu rakamları daha da yukarı taşımak için gayret göstereceklerini dile getiren Başkan Büyüksimitci, “Şehir olarak yatırım, üretim ve ihracat ile büyümemizi sürdürüyoruz. Sanayicilerimiz şartlar ne olursa olsun üretime ve ihracata devam ediyor. Kayseri olarak geçtiğimiz yıl 4 milyar dolara yakın ihracatımız var. Kayseri’den 5 bin 297 firmamızla bu güne kadar dünyanın 190’dan fazla ülkesine ihracat gerçekleştirdik. İnşallah yeni yatırım alanlarımızın da devreye girmesi ile bu rakamları çok daha yukarılara çekeceğimize inanıyorum. Ben bu vesile ile şehrimiz ve ülkemizin ekonomisine katkı sunan tüm sanayicilerimize teşekkür ediyor, listede yer alan firmalarımızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” şeklinde konuştu.

BAŞKAN GÜLSOY, İLK BİN İHRACATÇIYI KUTLADI 2023 İLK 1000 İHRACATÇI LİSTESİNDE KAYSERİ’DEN 21 FİRMAMIZ YER ALDI 

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan “Türkiye’nin ilk 1000 ihracatçısı 2023” raporunda yer alan 21 Kayseri firmasını kutladı. Başkan Gülsoy, “2023 yılında her alanda zorlu bir süreçten geçildi, bugün bu rakamlara ulaşmış olmak kıymetli. TİM ilk 1000 listesine girerek ülkemizin ve şehrimizin yatırımına, üretimine, istihdamına ve ihracatına katkı sunan tüm firmalarımıza teşekkür ediyorum. “ dedi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), 2023 yılı araştırma verilerine göre Türkiye’nin ilk bin ihracatçısını açıkladı.TİM tarafından kamuoyuyla paylaşılan Türkiye’nin ilk 100 İhracatçısı Araştırma Raporu ile ilgili açıklamalarda bulunan Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy,  “Açıklanan listede Kayseri’den 17 firmamız yer alıyor. Ancak, İhracatçılar Meclisi listesinde yer almayan ve Kayseri Serbest Bölgemizde faaliyet gösteren dört firmamız daha var. Bunlarla birlikte ilk 1000 ihracatçı listesinde Kayseri’den toplam 21 firmamız bulunuyor. “ dedi.

2023 yılının her anlamda zor bir yıl olduğunu ifade eden Başkan Gülsoy, “Üretim, satış, karlılık, ihracat gibi kıstaslar ile belirlenen firmalar arasında 21 Kayseri firmamızın yer alması şehrin ekonomisinde ki gelişmenin göstergesidir. Ülke olarak büyümenin ve gelişmenin yolu üretmekten, ürettiğini dünyaya tanıtmak ve pazarlamaktan geçiyor. Ürettikçe daha çok büyüyeceğiz. Elbette bu listede olmayı hak eden daha çok şirketimiz var. Önümüzdeki dönemlerde bu sayıyı daha da artırmak ülke ekonomisine katkı sağlamak; Türkiye’de daha fazla Kayseri, dünyada daha fazla Türkiye için hep birlikte çabalayacağız. Bu kapsamda, listede yer alan ve gurur kaynağımız ihracatçılarımızı tebrik ediyor, işçisinden idarecisine kadar hepsinin emeklerine sağlık diyorum. İlk bin listesine giren 21 firmamızı tekrar tebrik ediyor, şehrimizin ekonomisine, üretim ve ihracatına sağladıkları katkılarından dolayı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Sıra NoFirma Unvanı2023 Genel Sıralama2022 Genel Sıralama2023 İhracatı

($)

1HES HACILAR ELEKTRİK SAN. TİC. A.Ş.101137249.055.798,32
2RE-MA METAL TEKSTİL İNŞ. GIDA SAN. TİC. LTD. ŞTİ.164180166.018.704,71
3ARAŞTIRMAYA KATILMIYOR169138161.478.167,87
4BOYTEKS TEKS. SAN. TİC. A. Ş.34346582.484.965,58
5ADININ AÇIKLANMASINI İSTEMİYOR38132075.310.251,99
6ARAŞTIRMAYA KATILMIYOR44146365.554.596,20
7ABC ULUS. TRANS. TİC VE SAN A. Ş.47868761.510.346,80
8ADININ AÇIKLANMASINI İSTEMİYOR53057755.750.564,63
9KAYSERİ METAL CENTER SANAYİ VE TİCARET A. Ş.60924348.425.250,05
10ARAŞTIRMAYA KATILMIYOR67043944.477.860,39
11ATA KARBON MADEN LOJİSTİK SAN. VE TİC. A. Ş.68343.880.962,10
12CEHA BÜRO MOBİLYALARI A.Ş.71148642.115.886,54
13ARAŞTIRMAYA KATILMIYOR73851840.790.400,21
14FORMAL ALÜMİNYUM SAN. TİC. A.Ş.77753038.879.883,54
15ÇİNKOM METAL VE MAD. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.91444033.258.822,46
16BOYÇELİK METAL SAN. TİC. A.Ş.95075732.186.416,96
17KÜÇÜKLER TEKSTİL SAN. VE TİC. A. Ş.97231.647.543,21

Türkiye’de hâlâ 6 milyon kişi eski kimlik kartını kullanıyor
İçişleri Bakanlığı’nın 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren yeni çipli kimlik kartlarına geçilmesi gerekliliğini duyurmasının ardından bugün yaklaşık 80 milyon kişi yeni kimlik kartını kullanmaya başladı. Ancak 6 milyon kişi hâlâ eski kimlik kartını kullanıyor. Yeni çipli kimlik kartlarını kullanmanın pek çok avantajı olduğunu söyleyen biOnay Kurucu Ortağı Ümit Yaşar Usta ehliyet ve pasaport olarak kullanılabilecek olan bu kartların, çok daha güvenlikli olduğunu belirtiyor.
Temaslı ve temassız olmak üzere birbirinden bağımsız iki adet çip bulunan yeni çipli kimlik kartlarında temaslı, yani kart yüzeyinde kontak kısmı görünen çip, kontak kısmından bir cihaza bağlanarak kullanılabiliyor. Bu çipte; Elektronik Kimlik Uygulaması, Kimlik Doğrulama Uygulaması, Elektronik İmza Uygulaması, Acil Sağlık Bilgisi Uygulaması, Ehliyet uygulaması bulunuyor.  Temassız, yani görünmeyen gömülü çip ise yakın temas özelliği olan cihazlarla kullanılabiliyor. Pasaport buradaki uygulama olarak öne çıkıyor.
Yeni çipli kimlik kartlarının dijital entegrasyonunu sağlayarak, kamu kurumlarında ve özel sektördeki pek çok alanda kimlik doğrulama işlemini gerçekleştirmeye imkan sağlayan Türkiye’nin yüzde 100 yerli ilk mobil kart erişim cihazı biOnay’ın Kurucu Ortağı Ümit Yaşar Usta, “Yeni çipli kimlik kartlarının hayatımızı kolaylaştıracak pek çok özelliği bulunuyor. Temaslı çip çok daha güvenlikli. PIN ve parmak izi doğrulama mevcut. Temaslı çipte kimlik doğrulama ve e-imzayı zaten kullanıyoruz. Çipli kimlik kartı kullanımıyla parmak izi doğrulamasını sağlayarak Türkiye genelinde noterlerde, tapu ve kadastro müdürlüklerinde, belediyelerde, evlendirme dairelerinde, bankalarda, SGK, ÖSYM, kolluk kuvvetleri gibi pek çok kurumda evlendirme dairelerinde olası sahtecilik işlemlerinin önüne geçilmesi mümkün. Bu yıl kart erişim cihazı (KEC) kullanan kurumların sayısında hızlı bir artış yaşandığını söyleyebiliriz. Önümüzdeki süreçte Türkiye’de 1 milyonun üzerinde kimlik doğrulama cihazı ihtiyacının olacağını öngörüyoruz” dedi.
“Çipli kimlik kartları ödeme yapmak için kullanılabilecek”
Ehliyet ve acil sağlık uygulamaları çalışsa da henüz kullanılmadığını belirten Ümit Yaşar Usta, “Temaslı çipte dört ekstra uygulama alanı daha bulunuyor. Bunlardan bir tanesi ödeme olacak. Çipli kimlik kartları, kredi ve banka kartları gibi ödeme yapmak için kullanılabilecek. Elektronik kimlik, bankalar ve ödeme aracı kuruluşları için bir ispat ve kontrol sağlıyor. Bugün pek çok ödeme noktasında, aynı zamanda kimlik tespiti de yapılıyor. Kredi kartından daha güvenli olan çipli kimlik kartları ve parmak izi doğrulamayla hastane bankosu, noterler, oteller gibi pek çok noktada tek işlemle hem kimlik doğrulama ve ödeme yapılabilir” ifadelerini kullandı.

Vaillant Yeni Ürünü “climaVAIR” ile Konfor ve Tasarruf Sunuyor

Vaillant’ın klima ürün ailesine yeni eklenen klima modelleri climaVAIR pro ve climaVAIR multi tüketicilerin beklentilerini üst düzeyde karşılayacak özelliklere sahip. Klima ailesine yeni eklenen ürünler, yüksek verimliliği, çevreci ve bütçe dostu özellikleriyle öne çıkıyor.

İklimlendirme sektörünün öncü markalarından Vaillant, ürün gamını çeşitlendirmeye ve doğa dostu sürdürülebilir ürünlerle pazardaki güçlü kimliğinin altını çizmeye devam ediyor. Vaillant 150 yıllık deneyimiyle sektöründe yeni klima modelleri climaVAIR pro ve climaVAIR multi ile tüketicilerinin beklentilerini üst düzeyde karşılamayı sürdürüyor. Klima ailesine yeni eklenen ürünler, yüksek verimliliğe sahip, çevreci ve bütçe dostu özellikler taşıyor.

climaVAIR pro ile Yüksek Konfor ve Tasarruf Lansmana Özel 5 Yıl Garanti ile

Vaillant, bu kapsamda, Avrupa F-Gaz Regülasyonuna uygun, çevre dostu R32 soğutucu akışkan gazı kullanan climaVAIR pro split klima serisini lansmana özel 5 yıl garanti ile satışa sunuyor. Vaillant climaVAIR pro, 9.000-12.000-18.000-24.000 BTU kapasite seçeneklerine sahip iç ünite modelleri ile geniş bir kullanım alanında çözüm sunarken, yüksek enerji verimliliği ve düşük sarfiyat vadediyor. Ürün, Soğutma Verim Sınıfında (SEER) 8,4’e, Isıtma Verim Sınıfında (SCOP) 4,5’e varan değerleriyle de bir adım öne çıkıyor. Konforu ve verimliliği artırmak amacıyla oda genelinde dengeli sıcaklık ve eşit hava akımı dağıtımı için 3D hava akışına ve 7 kademeli fan hızına sahip olan climaVAIR pro split klima, entegre Wi-Fi modülü sayesinde de kolay, hızlı ve güvenilir bir şekilde uzaktan bağlantı imkanı sunuyor.

Vaillant tüketicilerine sunduğu, gelişmiş fonksiyonlar ile yüksek konfor ve tasarrufun önünü de açıyor. climaVAIR pro modelleri, I FEEL fonksiyonu ile ortam sıcaklığını algılayarak set edilen sıcaklığa göre otomatik olarak ayarlama yapıyor. TIMER fonksiyonu ile istenen zamanda istenen sıcaklık değeri elde ediliyor, SLEEP fonksiyonu ile uykuda bile düşük enerji tüketiminde yüksek konfor sağlıyor. TASARRUF fonksiyonu ile enerji tasarrufunu artıran ürün, TURBO fonksiyonu ile de istenen oda sıcaklığını hızlı şekilde yakalama imkanını sunuyor.

climaVAIR multi ile Çok Amaçlı Kullanım

Vaillant’ın multi split klima alanındaki yeni ürünü climaVAIR multi, yaz aylarına girilen bu günlerde yüksek verimlilikte serinliği konfor ile buluşturacak. Duvar tipi iç ünitenin yanı sıra 4 yön kaset tipi, gizli tavan kanal tipi ve konsol tipi iç üniteler ile ürün gamını genişleten Vaillant, farklı kullanım ihtiyaçları için uygun çözümler sunuyor. Çoklu split teknolojisi sayesinde tek bir dış ünite ile 5 iç üniteye kadar kullanım imkânı sunan climaVAIR multi, kompakt bir kullanım sağlarken ihtiyaç duyulan dış ünite adetinin azalması ve yerden tasarruf edilmesinin yanı sıra maliyetlerin azalmasına da olanak veriyor.

EYDK ilk ‘Etki Yatırımı Forumu’nu TARKEM ile İzmir’de “Yer Odaklı Etki Yatırımı” Temasıyla Düzenledi!
Etki yatırım modelini Türkiye’de yaygın, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir yatırım seçeneği haline getirmeyi hedefleyen EYDK, üye kurumlarıyla işbirliği halinde farklı sektör ve yatırım alanlarında “Etki”nin izdüşümüne odaklanan yeni bir etkinlik serisini ‘Etki Yatırımı Forumu’ adı altında başlatıyor. Bu serinin ilk etkinliği ise İzmir’ de TARKEM ortaklığı ile 7 Haziran 2024 Cuma günü Tarihi Akın Pasajı Kemeraltı’nda gerçekleşti.
“Yer Odaklı Etki Yatırımı” kavramının Türkiye’ye tanıtılması ve uygulama alanı bulması için kuruluşundan bu yana rol alan EYDK, üyesi TARKEM’in ev sahipliğinde Ege Bölgesi’ndeki paydaşlar ile bir araya geldi. Yer Odaklı Etki Yatırımı modelini belirli bir bölgenin ekonomik, sosyal ve çevresel ihtiyaçlarına yönelik stratejik yatırımlar yaparak o bölgenin sürdürülebilir kalkınmasını hedefleyen bir yatırım aracı olarak öneren EYDK, TARKEM ile gerçekleştirdiği ilk Etki Yatırımı Forumu’nda konunun uzmanlarını, akademisyenlerini ve iş dünyasını bir araya getirerek bu modeli tanıttı.
EYDK Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Müderrisgil Etki Yatırımı Forumu ile ilgili olarak “EYDK olarak ‘Etki Yatırımı Forumu’ adıyla ‘etki yatırımı’ kavramını tanıtmak amacıyla gerçekleştireceğimiz etkinlik serisinin ilkini İzmir’de üyemiz TARKEM ile düzenledik. 31.01.2023’de lanse ettiğimiz ” Kentsel İyileşme ve İlerleme Raporu” vesilesiyle Türkiye’ye ilk kez tanıttığımız ‘Yer Odaklı Etki Yatırımı’ modelini TARKEM özelinde iyi uygulama örneği olarak İzmir ekosistemi ile paylaştık. Sonraki adımımız, bu vaka analizini yurtdışında dahil olduğumuz ağlar ile paylaşmak olacaktır” dedi.
Yerel toplulukların özel gereksinimlerini dikkate alarak kaynakların en verimli şekilde kullanılmasını sağlayan, yerel ekonomiyi güçlendirilirken aynı zamanda istihdam olanaklarını artıran ve sosyal eşitsizliklerin azaltılmasını sağlayan Yer Odaklı Etki Yatırımları, toplulukların uzun vadeli refahını ve dayanıklılığını artırarak, daha adil ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmesine katkıda bulunur. Etki Yatırımı ekosisteminin gelişmesinde başrol oynayan EYDK bu amaç doğrultusunda ‘Yer Odaklı Etki Yatırımı Çalışma Grubu’ nu kurmuş ve uluslararası etki yatırımı ağı GSG Impact’in Türkiye’yi temsile yetkili ulusal ortağı olarak, GSG Impact stratejik işbirliği ile “Enformel Yerleşim Krizine Çözüm Bulmak İçin Katalitik Sermaye Dağıtımını Ölçeklendirme Projesini” hayata geçirmişti.
GSG Impact Baş Politika Sorumlusu Sebastian Welisiejko, “Türkiye’de Yer Odaklı Yatırımların artan ivmesini görmekten mutluluk duyuyorum ve EYDK ile TARKEM’in bu alandaki olağanüstü liderliğini takdir ediyorum. Bir ekonomist ve kalkınma alanında uzmanlaşmış bir etki yatırımcısı olarak, bölgeler için stratejik düşünmek çalışmalarımın anahtarıdır. Etki yatırımcıları ve diğer paydaşlar, toplulukları merkeze koyarak finansal performansı ölçülebilir sosyal ve çevresel sonuçlar ve etkilerle birleştiren Yer Odaklı Etki Yatırımı araçlarının gücünden faydalanmalıdır” dedi.
Etkinliğin ev sahipliğini yapacak olan TARKEM ise UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan İzmir Tarihi Kent Merkezi’ni canlandırmak amacıyla kurulan kamu-özel ortaklık modelinin Türkiye’deki en önemli örneklerinden biridir. TARKEM bünyesinde kurulmuş olan ‘İzmir Tarihi Kemeraltı Gayrimenkul Yatırım Fonu’ yapısı, misyonu ve hedefleri açısından ülkemizde önemli bir Yer Odaklı Etki Yatırımı örneği olarak öne çıkıyor. TARKEM ve Re-Pie Portföy iş birliğiyle kurulan bu fon, etki yatırımlarıyla bölgede toplumsal fayda sağlamaya odaklanırken yatırımcılara da getiri sağlamayı amaçlıyor. Türkiye’de etki yatırımı ekosisteminin gelişimine öncülük eden ve sürdürülebilir kalkınmayı “etki” ekseninde teşvik etmek için faaliyetlerini sürdüren EYDK, Yer Odaklı Etki Yatırımı temasını birlikte düzenledikleri ‘Etki Yatırımı Forumu’nda tüm boyutları ile ele aldılar.
Yeni iş birliklerinin kurulması için fırsat yaratmayı, İzmir de etki yatırımı konusunda farkındalığın artmasını amaçladıklarını belirten TARKEM Genel Müdürü Sergenç İneler de şunları söyledi: “Kemeraltı’nı günde 300 bin kişi ziyaret ediyor. 10 bin esnafın bulunduğu alanda 3 bine yakın tarihi yapı var. Biz istiyoruz ki buraya özel sektör de dahil olsun. Yer odaklı etki yatırımının önemli bir örneği olan bu bölgeye yatırımlarını yöneltsin ve Kemeraltı’nın da içinde bulunduğu İzmir Tarihi Liman Kenti dosyamız ICOMOS’a yollanarak bu bölge UNESCO Dünya Mirası olarak tescillensin.”
Etki Yatırımı Forumu’nda Etki Yatırımları, Bir Yer Odaklı Etki Yatırımı olarak TARKEM, Yer Odaklı Etki Yatırımlarına Küresel Bakış, Etki ve Etik, Etki Yatırımı Hikayeleri ve Etki Ölçümü ve Yönetimi konuları düzenlenen panellerde alanında uzman moderatörler ve konuşmacılar tarafından ele alındı.
Etki ekosistemine yön veren ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlardan konuşmacıların, özel sektör ve kamu kuruluşlarından temsilcilerin yer aldığı bu ilk Etki Yatırımı Forumu, Ege Bölgesi’nde ‘Etki Yatırımı’ ve ‘Yer Odaklı Etki Yatırımı’ konusunda farkındalığın artırılması ve yeni iş birliklerin kurulması için fırsatlar sundu.

Yapay Zekâ İK Profilini Değiştirecek! Niteliksiz İşler Yapay Zekânın; Nitelikli İşler İnsanların Olacak

Ülkemizin ulusal güvenliğini tehdit eden konuların masaya yatırıldığı Milli Güvenlik Kurulu’nda, yapay zekâ alanında kaydedilen ilerlemelerin gündeme gelmesi, dikkatleri bir anda yeniden yapay zekâya çevirdi. Yapay zekâ alanında kat edilen yolun, her geçen gün daha arttığına ve yeni bir İK modellemesinin gelişeceğine de vurgu yapan Türkiye’nin önemli teknoloji şirketlerinden 12M Tech’in Genel Müdürü Akgün Yardımcı; “Aynı şeyleri tekrar tekrar denemeyi gerektiren nitelikli iş gücü gerektirmeyen işleri biz yavaş yavaş yapay zekaya devredeceğiz ama bir yazılımın tasarlanması, modellenmesi ve dahası hayalinin kurulması insanlarda kalmaya devam edecek. Bu da zamanla İK tercihlerinde daha nitelikli, daha kreatif insana olan ihtiyacı öne çıkaracak” dedi.

İnsanlık tarihinde yeni bir merhaleye geçilmesini mümkün kılabilecek büyük fırsatlar sunması gerçeğinin yanı sıra “İnsanoğlunu yakın gelecekte işsiz bırakır mı?” gibi sorular yapay zekâyı yeniden gündeme getirdi. 12M Tech Genel Müdürü Akgün Yardımcı, yapay zekânın gelişmesi ve kullanma alanları noktasında insanoğlunun hızlı bir aşama kat ettiğini bu katkıyı da yine biz insanların sağladığını belirtti. Yardımcı; “Bugün hayatımızın her alanında bilişim ögelerini hayatımıza entegre ettik. Bilişim sistemleri hayatımızda bu kadar çok yer edinince ürettiğimiz veriler yapay zekâya da çok şey öğretmeye başladı. Yani yapay zekânın gelişmesinde bizlerin ürettiği verinin bu kadar çok olması büyük etken. Çünkü temelde yapay zekâ, basitçe ifade edecek olursak makinelere öğretmeyi kapsıyor. Makinelere öğretmenin yolu da çok miktarda veriden geçiyor. Çok miktarda veri olunca öğretebilir, işletebilir, konuşturabilir, yazdırabilir hatta taklit edebilir hale getirdik. Bundan 5 sene önce bilişim sektöründe olan kişiler bile yapay zekânın gelecekte hayatımızda bu kadar etken olacağı noktasında şüpheleri vardı ama şimdi hayatımızın pek çok alanında entegre olmaya başladı bile” dedi.

Günümüzde yapay zekânın kullanım alanlarıyla ilgili de çarpıcı örnekler veren Yardımcı; “Çok önemli bir online toplantınız var ama geç kaldınız ya da toplantının ortasında katılabildiniz. Sizin yerinize yapay zekâ katılmış olabilir, toplantının sekreterya işlerini yapıyor olabilir, o ana kadar toplantıda konuşulanları sizin için özetleyebilir veya anahtar bilgileri toparlayabilir. Bu saydığım şeyler artık kullanılıyor yapılıyor. Bunların dışında yapay zekâ günümüzde; ürün karşılaştırma yapabiliyor, bunlara ait tabloları hazırlayabiliyor, rakip tanımlama ya da konu başlığı verip sayfa, kelime sayısını belirleyip sunum hazırlayabiliyor, bunların hepsi bir kontrole muhtaç elbette ama günün sonunda insanın hayatını kolaylaştırdığı, büyük bir iş yükünden kurtardığı da önemli bir gerçek” dedi.

Yapay Zekâ İnsanoğlunun İşini Elinden Alır mı?

Yapay zekâ bir yandan bu kadar hızlı gelişirken bir yanda da pek çok sektördeki çalışanları ‘işinden olma’ kaygısı da sarmadı değil. Bu konuyla ilgili de çok önemli açıklamalarda ve tespitlerde bulunan Yardımcı şunları söyledi: “Özellikle yazılım sektöründe bu soru hep konuşulur, tartışılır. Şimdi pek çok sektöre de bu soru sıçramaya başladı. Yapay zekâyı pek çok alanda kullanacağız, bu bir gerçek ve bu gerçekten kaçamayız. Örneğin yazılım geliştirme süreçlerinin olmazsa olmazlardan biri de geliştirdiğimiz sistemlerin test edilmesidir. İşte yapay zekâ tam burada devreye girecek. Aynı şeyleri tekrar tekrar denemeyi gerektiren işleri biz yavaş yavaş yapay zekâya devredeceğiz. Ama unutmayalım ki; test etme işini yapay zekâ ya devredebiliriz ama hayal kurmayı devredemeyiz. Yani bir yazılımın güvenliğinin testi, kullanıcı deneyimleriyle ilgili testi ya da bu tip kontrol noktalarında yapay zekâ araçlarını aktif bir şeklide kullanacağız hatta kullanmaya da başladık. Ama günün sonunda bir yazılımın tasarlanması, modellenmesi ve hayalinin kurulması insanoğlunda kalmaya devam edecek.”

Monoton işler Yapay Zekânın, Nitelikli İşler İnsanların Olacak…

Yaratıcılığın insanoğlunun en büyük gücü olduğuna dikkat çeken 12M Tech’in Genel Müdürü Akgün Yardımcı, yapay zekânın gelişmesine paralel olarak daha kreatif, daha nitelikli, daha yetkinliği yüksek insan kaynaklarının daha ön plana çıkacağını vurguladı. Yardımcı, “Ancak şu da bir önemli gerçek ki; yapay zekânın gelişmesi ile zamanla biz insanlarımızı daha nitelikli işler yapmaları konusunda eğitmeye ihtiyaç duyacağız çünkü yetkinlik gerektirmeyen ya da daha az yetkinlik gerektiren işleri yapay zekâya zamanla kaptıracağız. Ama bu durum özellikle yazılım geliştiren arkadaşlarımızın daha nitelikli işler yapmaya teşvik edecek ya da işlerini daha nitelikli yapmak zorunda kalacaklar. Özetle tekrarlayan, daha monoton diye tabir ettiğimiz işler insanların yapacağı işler olmaktan çıkacak yavaş yavaş yapay zekâya geçecek. Daha nitelikli daha verimli daha kreatif işler insanlarda kalmaya devam edecek” şeklinde konuştu.

Yapay Zekâya Tamamen Teslim Olmak Doğru Değil

Yapay zekânın insan hayatında her geçen gün artarak yer edineceğine dikkat çeken Akgün Yardımcı, bu durumda bile yapay zekâya tümden teslim olmanın çok doğru ve de mantıklı olamadığını da yaptığı şu önemli tespitlerle dile getiriyor: “Yapay zekânın gelişimi kadar bizim hayatımıza nasıl etki edeceğine yön vermek, belirlemek asıl sorgulanması gereken konu. Bu süreci doğru yönetir ve planlarsak insan hayatını olumlu şekilde ileri taşıması sağlayabilir. Ama maalesef bu pek mümkün olmuyor. Öyle ki; Milli Güvenlik Kurulu’nda ilk defa yapay zekâ, beka meselesi olarak gündem maddesine girdi. Çünkü bu teknoloji insan hayatını net bir şekilde olumlu da olumsuz da etkileyebiliyor. Bugün yapay zekânın ‘karar alma’ noktasında da tartışmalar yaşanıyor dünya genelinde. Tabi ki yapay zekâ sisteminin karar alma süreçlerinde ciddi katkısı olacaktır ama sınırları nasıl çizilir bilmiyoruz. Belki bazı konularda karar da alabilir ama insan hayatını ilgilendiren konularda ya da toplumun önemli şekilde etkileneceği konularda yapay zekânın karar almasını kontrol altına almak lazım. Yani yapay zekânın artan kullanımı ile etik değerlerin önemi daha da ortaya çıkacağını düşünüyorum. Hatta bu ayın ortasında gerçekleşecek G7 Zirvesi’nde Katoliklerin ruhani lideri Papa Franciscus yapay zekâ oturumuna katılacak. Yapay zekâya yönelik düzenleyici, etik ve kültürel çerçevenin tanımlanmasına yönelik bir görüşmeler yapılacak. Tüm bunlar bize gösteriyor ki; ‘Sorumluluğu yapay zekâya bıraktık o karar verecektir’ denmesi bana şu an için hiç doğru gelmiyor.”

Tchibo’dan “cool” lezzetler!

Tchibo, döneme özel yepyeni yaz lezzetleriyle yine karşınızda! Yazın en cool içecekleriyle hem serinleyin hem de bambaşka bir lezzet keşfine çıkın.

Her yudumda yoğun meyve lezzeti

Şeftali ve ananas meyvelerinin öne çıktığı yulaf sütlü Sunrise Peach Smoothie, üzerinde özel kreması ve kurutulmuş şeftali ile servis edilirken Shake Shake Dream, çilek aromasından üzerindeki marshmallow ve kalp süslemelerine tam anlamıyla rüya gibi bir milkshake deneyimi sunuyor. Espresso ve ananasın köpüren lezzeti Pineapple Espresso Fizz ve mandalina ile salep birlikteliğinden doğan Mandarin Cream Chill, alışılagelmiş kış mevsimi lezzetlerine getirdiği farklı yorumla yaza lezzet katmaya hazır. Mango, çarkıfelek meyvesi ve baharat aromalarını her yudumda hissettiren Spicy Go Mango ise Tchibo’nun özel kreması ve üzerindeki yakut süt baharatı süslemesiyle bambaşka bir lezzet yolculuğu.

Yaz sıcaklarının serinleten cool lezzetleri

Yuzu limonu ve beyaz çayın enfes buluşması Yuzu White Tea, ferahlatan aroması ve kolay içimi sayesinde tam anlamıyla yaz aylarını yansıtıyor. Buzlu içecek Yuzu Breeze, özel şurup aroması cloudy lemonade ve üzerinde dondurularak kurutulmuş lime dilimi ile yazı size getiriyor.

Cold Brew ve ötesi

Tchibo’nun klasikleşen lezzeti Cold Brew, yazın favorisi olmaya bu sene de aday! Cold Brew Lemonade, 16 saat demlenen kahvenin eşsiz tat notaları ile limonatanın senfonisini damaklara getirirken Cold Brew Ginger, soğuk kahvenin zencefille eşsiz uyumuyla daha da ferahlatıcı bir tat yakalıyor.

Yaza yakışan farklı deneyimler

Farklı lezzetlerin birbirini zenginleştirdiği Tchibo kahveleri; espressonun dolgun aromasının hibiskusun ekşimsi tadıyla dengelendiği soğuk kahve Iced Hibiscus Latte, yulaf sütünün kremamsı tadı ve hindistan cevizinin tropikal aromasının uyumundan doğan vegan Oat Cocos Latte, çikolata, hindistan cevizi ile espressonun birlikteliğinin hem göze hem damağa hitap ettiği sütlü soğuk kahve Island Coco Wave,serin bir yaz rüzgarı gibi içinizi ferahlatacak.

Tchibo’nun yeni içecekleri ve klasik lezzetleri modern dokunuşlarla harmanladığı yaz menüsü; farklı bir lezzet keşfine çıkmak, güne enfes bir ara vermek ve mevsimlik keşifleri keşfe çıkmak isteyen herkesi Tchibo mağazalarına bekliyor.

EGİAD’dan Yaza Merhaba

EGİAD Sosyal İlişkiler Komisyonu tarafından düzenlenen “EGİAD Yaza Merhaba” etkinliği 7 Haziran’da Dalyan Yengeç Restoran’da 100’ün üzerinde üyenin katılımıyla gerçekleşti. Coşkuyla gerçekleşen organizasyonda yaz mevsimi neşe ve heyecanla karşılandı. Etkinlik, üyeler arasında sosyal bağların güçlendirilmesine ve yeni tanışıklıkların kurulmasına da olanak sağladı. Yemek eşliğinde geçen bu özel gecede, EGİAD üyeleri yazın gelişini coşkuyla kutlayarak, birlik ve beraberliklerini pekiştirdiler. Bu tür etkinlikler sayesinde dernek üyeleri arasında dayanışma ve iletişimin arttırıldığı belirtilerek, iş dünyasında güçlü ilişkilerin kurulmasına katkıda bulunduğu belirtildi.

Anadolu Isuzu, Türkiye’nin En Değerli 125 Markası listesinde 15 sıra birden yükseldi

Anadolu Isuzu, Brand Finance tarafından yayımlanan “Türkiye’nin En Değerli Markaları 2024” araştırmasındaki konumunu geçtiğimiz yıla göre 15 sıra birden yükseltti. 40. yılında “En Değerli Markalar” listesine 2023’te 77. sıradan giren şirket, 2024’te 62. sıraya çıktı. Anadolu Isuzu ayrıca, bu yıl 125 markayla yürütülen araştırmada; yüzde 47 ile değerini en çok arttıran 4. marka oldu.

Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance tarafından “25 marka daha dahil edilerek” bu yıl 18. kez yayımlanan “TURKEY 125 – Türkiye’nin En Değerli Markaları 2024” araştırmasındaki konumunu önceki yıla göre 15 sıra yukarıya taşıyarak 62’nciliğe yükseldi. Anadolu Isuzu, ayrıca %47 ile araştırma kapsamında bu yıl değerini en çok artıran 4. marka oldu.

“40. yılımızda gelen başarı”

Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan markanın başarısıyla ilgili şunları söyledi: “Anadolu Isuzu olarak, istikrarlı büyümemizi yurt içi pazarlarda olduğu gibi ihracat pazarlarında da sürdürüyoruz. Otomotiv endüstrisini dönüştüren, trendleri belirleyen ve öncü markayız. Gücümüzü ticari araçlar alanındaki uzmanlığımızdan, yenilikçi-çevreci karakterimizden ve nitelikli Ar-Ge yeteneğimizden alıyoruz. 40. yılımızda başarımızın yeniden tescillenmesi, ne kadar doğru yolda olduğumuzun yeni bir göstergesi. Brand Finance Turkey 125 gibi seçkin bir araştırmada listeye girerek, her yıl olduğu gibi bu yıl da yükselişimizi sürdürmek ve 15 sıra birden yükselmek son derece gurur verici. Anadolu Isuzu otomotiv endüstrisinde doğru adımları atarak sektörü yukarı taşırken, marka değerini de yükseltiyor. Başarılarımızın marka değerimize de yansıdığını görmek bizi daha da gururlandırıyor.”

RFID’nin perakende sektörünün  dijital dönüşümündeki rolü artıyor

Son yıllarda dünyada ve ülkemizde hızla kendine pazar bulan  RFID (Radyo Frekanslı Tanıma) teknolojisi, tedarik zinciri görünürlüğü ve  envanter doğruluğunun önem kazanmasıyla günümüzün çok kanallı perakendecileri için temel bir yatırım unsuru haline geliyor.

Yoğun rekabetin hızla değişen tüketici tercihleriyle buluştuğu perakende dünyasında, başarının anahtarı yeniliği benimsemekten geçiyor. Müşteri deneyimini geliştirmek, operasyonel verimliliği, yenilikçiliği ve rekabet gücünü artırmak, risk ve uyumluluğu daha iyi yönetmek için perakendede dijital teknolojilerin ve veri odaklı stratejilerin ağırlığı artıyor. Sektör, rekabetçi ve dinamik pazarda hayatta kalabilmek ve gelişebilmek için teknolojiye daha fazla yatırım yapıyor. Mordor Intelligence tarafından hazırlanan bir rapora göre, perakende sektöründe dijital dönüşüme yönelik küresel harcamaların, 2028 yılına kadar yaklaşık beşte bir oranında büyüme kaydederek 1,72 trilyon dolara yükseleceği tahmin ediliyor.

RFID, oyunun kurallarını değiştiriyor

Bu yenilikçi dalganın merkezinde, temel izleme ve tanımlamanın ötesine geçerek modern perakende operasyonlarının odağı haline gelen Radyo Frekansı Tanıma (Radio Frequency Identification-RFID) teknolojisi yer alıyor. Oyunun kurallarını değiştiren bir araç olan RFID, radyo frekansları aracılığıyla nesneleri belirli bir uzaklıktan otomatik olarak tanımlamayı sağlayan teknolojileri ifade ediyor. RFID’i en basit anlamıyla ‘temassız okuma teknolojisi’ diye adlandırmak mümkün.

“RFID patlama yapacak”

Securitas Technology Türkiye Genel Müdürü Pelin Yelkencioğlu, RFID teknolojisinin dünyada ve Türkiye’de daha da yaygınlaşacağını belirterek, “Son yıllarda dünyada bütün gözler e-ticaret üzerindeydi. Buradaki temel amaç, müşteriyle ürünü buluşturmaktı. Bunu sağlamaya çalışırken maliyetlerin arttığı görüldü. Buradan hareketle envanter yönetimini iyileştiren; verimlilikten güvenliğe, tasarruftan minimum hatayla çalışmaya kadar pek çok avantaj sunan RFID teknolojisinin yıldızı parladı. RFID, bu yıldan itibaren Türkiye’de ve globalde bir patlama yapacak. Hayatımızın her yerinde RFID olacak. Securitas Technology olarak bu alanda 20 yıldan fazla deneyimimizle çok güçlüyüz ve çok iyi bir altyapıya sahibiz. Bu güçle RFID teknolojisinin avantajlarını müşterilerimize sunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Envanter kontrolüyle büyüme imkanı

Envanter takibi, perakende sektöründe en yaygın şekilde kullanılan RFID uygulaması. Radyo frekanslı tanımlama sisteminde kullanılan etiketler, ürünlerin üzerine takılıyor. Tedarik zincirinde yer alan her bir nesneyi, gerçek zamanlı ve sürekli olarak takip etmeyi mümkün kılıyor. Bir ürünün tedarik zincirindeki yeri örneğin bir kamyonda veya belirli bir mağazada olduğu, hatta mağazanın neresinde bulunabileceği hakkında son derece doğru bilgiler sağlıyor. Doğru ürün konumu bilgisi ise envanter yönetimini iyileştirirken maliyet ve karışıklığı azaltıyor, müşteri memnuniyetini artırıyor. McKinsey, RFID ile perakendecilerin daha iyi envanter kontrolünden elde edilen gelirlerde yüzde 5’e varan büyüme, envanterle ilgili çalışma saatlerinde ise yüzde 10-15 oranında tasarruf elde edebileceklerini tahmin ediyor.

Üretimden satışa kadar her adımda ürün takibi

Pazar ortalamaları, ürünlerin satış alanındaki bulunurluğunun yüzde 65 ila yüzde 85 arasında olduğunu gösteriyor. RFID teknolojisine sahip çözümlerle bu oran yüzde 95 seviyesine çıkarılıyor. Ürünlere eşsiz birer kimlik kazandıran RFID teknolojisi sayesinde operasyonel süreçler büyük hız kazanıyor. Müşterilerin aradıkları ürüne anında ulaşmalarına olanak tanıyan bu teknoloji verimlilik ve kazanç için önemli ölçüde fayda sağlıyor.

Binlerce ürünü saniyeler içerisinde sayıyor

Süreç, ürünün kaynakta (üreticide) ya da depo ve mağazalarda verilen RFID etiket ile başlıyor. Barkod teknolojisinden farklı olarak radyo dalgaları aracılığıyla okunan RFID etiketleri, okuyucu ile tek tek taramaya gerek kalmıyor. Böylece ürünler askıda, rafta ve hatta koli içindeyken dahi dokunmadan okunabiliyor. Personelin iş yükünü önemli ölçüde azaltan teknoloji ile mağazalarda yılda bir veya iki defa yapılan stok sayımı istenilen sıklıkta yapılabiliyor.

Yüzde 99,5’e varan stok doğruluğu

Mal kabul kontrolü, depo/reyon arası ürün transferleri ve POS satış/iade gibi işlemler gerçek zamanlı takip edilerek reyon doğruluğu korunuyor. Reyonda eksilen ürünlerin hızlı tespit edilmesi sayesinde reyon tamamlama ve yeni sipariş açma işlemleri tam zamanında yapılıyor. Ürün bulunabilirliğinin artışıyla, yok satmada yüzde 30’a, depoda unutulma gibi nedenlerle gereksiz yere indirme giden ürünlerde se yüzde 25’e varan azalma sağlanıyor.

Fiş tutarlarında ortalama yüzde 19 artış sağlıyor

Aradığı ürünü bulamayan müşteriler genellikle alışverişten vazgeçerek mağazayı terk ediyor. Ancak istediği ürünü bulan müşteriler alışverişlerine devam ederek farklı ürünler de satın alabiliyor. RFID uygulamalarının bu alanda sağladığı iyileştirme ile ortalama fiş tutarlarında yüzde 19’a kadar artış yakalanabiliyor.

İlave raporlar alınabiliyor

Reyon doğruluğunu ve ürün bulunabilirliğini en üst düzeye çıkartmak için “reyon tamamlama” listesi ve mağaza stoklarında olmayan ürünlerin tedariği için önerilen “sipariş listesi” raporları, sistem tarafından otomatik olarak hazırlanıyor. Diğer yandan alarmı çıkartılan ürünler ile satılan ürünlerin karşılaştırması, mağazadan çıkan satılmamış (kayıp) ürünlerin takibi, deneme kabininde denenen ürünler ile satışa dönenlerin karşılaştırması, depodan mağazaya ya da mağazadan mağazaya transfer edilen ürünlerin listesi gibi ilave raporlar alınabiliyor.

Ege ile Akdeniz’in fenomen markası“Dönerci Maydanoz Ali” sezona iddialı giriyor

1977 yılından bu yana yeme içme sektöründe hizmet veren Dönerci Maydanoz Ali, dededen babaya, babadan kendisine aktarılan lezzet mirasıyla müşteri memnuniyetini en üst düzeyde tutmaya devam ediyor. Sahil tatilini tercih eden binlerce kişiyi ağırlayan köklü işletme, günlük 150 kilodan fazla et satışıyla kendi coğrafyasında rekora koşuyor. Geleneksel Türk dönerini modern sunumlarla birleştirerek fark yaratan Dönerci Maydanoz Ali, Ege ve Akdeniz’in buluştuğu Datça’da yerleşik lezzete prestij katıyor…

Kaliteli ve katkısız etleri, özgün baharat karışımları ve sıra dışı sunumlarıyla kısa sürede Datça ve çevresinde yoğun ilgi gören Dönerci Maydanoz Ali, geleneksel Türk dönerine benzersiz dokunuşlarla farklı bir boyut kazandırıyor.

Yaklaşık yarım asır önce dönerin en lezzetlisini sunma misyonuyla yola çıktıklarını belirten “Dönerci Maydanoz Ali” markasının kurucusu Ali Sarar, “Mekânımızda geleneksel tariflere sadık kalarak hazırlanan dönerleri, damak ve göz dostluğunda farklı çekim alanları yaratarak müşterilerimizle paylaşıyoruz. Herkesin merak ettiği orijinal dönerimizin reçetesi, kaliteli malzeme ve özgün tekniklerle yazılıyor. Yaklaşık yarım asrın verdiği tecrübeyle sabittir ki, iyi bir dönerin sırrının kaliteli et ve doğru pişirme tekniklerinde saklı olduğunu biliyorum. Dededen babaya; babadan bize geçen pratik deneyimiyle mükemmel döner lezzetini damaklara nakşettik. Tercih olarak Yalova ve Balıkesir’den temin ettiğimiz etlerimizi organik olmayan hiçbir karışımla bir araya getirmiyor ve kesinlikle hazır ürün kullanmıyoruz. Markamızın kırmızı çizgilerini misafirimize eksiksiz taşıyan 20 kişilik çalışma ekibimiz ve ferah feza bir mekanda iki denizin kokusunu birleştirmemiz de tercih nedeni olmamızın çok önemli etkenleri” sözleriyle fenomen haline gelen lezzet hikayesini özetliyor.

Maydanoz Ali, hem yerel hem de uluslar arası tadım deneyimleriyle, giderek kalabalıklaşan misafirlerini kulaktan kulağa çekim merkezi haline gelen mekanında ağırlamaya devam ediyor.

Amgen Türkiye “IamGenius” ile gençlerin biyoteknoloji alanındaki yaratıcı fikirlerini ödüllendirdi

Amgen Türkiye’nin lise ve lisans öğrencilerinin yaratıcı fikirlerini ödüllendirdiği IamGenius Biyoteknolojik Fikirler Yarışması’nda kazananlar belli oldu. Dördüncü kez düzenlenen yarışmada bu yıl gençlerin, “Sağlığın Geleceği: Biyoteknoloji” teması ile geliştirdikleri fikirleri değerlendirildi. 100’den fazla öğrencinin başvuruda bulunduğu yarışmada üniversite kategorisinde; Altınbaş Üniversitesi’nden Zerrin Elçeoğlu birinci, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nden Merve Güven ikinci ve Ankara Üniversitesi’nden Pelin Sarıbaş üçüncü oldu. Lise kategorisinde ise BTSO Kamil Tolon Bilim ve Sanat Merkezi’nden Ezel Cansın Kanbur birinci, BTSO Kamil Tolon Bilim ve Sanat Merkezi’nden Nilüfer Zehra Yılmaz ikinci ve Ankara Fen Lisesi’nden Zeynep Şen üçüncü oldu.

Amgen Türkiye, gençleri bilimsel düşünmeye teşvik etmeye ve bu alandaki yaratıcı fikirlerini ödüllendirmeye devam ediyor. Amgen’ın gelecek nesillere daha fazla bilim insanı kazandırmak amacıyla sürdürdüğü çalışmalardan biri olan IamGenius Biyoteknolojik Fikirler Yarışması bu yıl dördüncü kez gerçekleştirildi. Fen bilimlerine ilgisi ve yaratıcı fikirleri olan lise ve lisans öğrencilerinin katılabildiği yarışma, “Sağlığın Geleceği: Biyoteknoloji” teması ile düzenlendi. Yarışmada bu yıl; Altınbaş Üniversitesi’nden Zerrin Elçeoğlu birinci, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nden Merve Güven ikinci ve Ankara Üniversitesi’nden Pelin Sarıbaş üçüncü oldu. Lise kategorisinde ise BTSO Kamil Tolon Bilim ve Sanat Merkezi’nden Ezel Cansın Kanbur birinci, BTSO Kamil Tolon Bilim ve Sanat Merkezi’nden Nilüfer Zehra Yılmaz ikinci ve Ankara Fen Lisesi’nden Zeynep Şen üçüncü oldu. Kazanan öğrenciler Amgen Türkiye’de staj ve Amgen Vakfı ile eğitim seminerlerine katılım imkanı ile ödüllendiriliyor.

“Bilime olan tutkumuzu yaymak bizler için çok önemli”

Amgen Türkiye Genel Müdürü Güldem Berkman, ilk üç yılda yaklaşık 500 öğrencinin katıldığı ve yaklaşık 4 milyon kişiye ulaşıldığı IamGenius yarışmasına bu yıl da yüzlerce başvurunun geldiğini vurguladı. Berkman, “Bir bilim şirketi olarak, bilime olan tutkumuzu yaymak, bilimin olağanüstü boyutlarını göstermek bizler için çok önemli. Türkiye’nin dört bir yanında, bilime merakı olan ama fikirlerini paylaşacak alan bulamayan birçok gencimiz var. Amgen olarak bu gençlere ulaşmayı, onları motive etmeyi, öne çıkmalarını sağlamayı en önemli görevlerimizden biri olarak görüyoruz” diye konuştu.

“Her yıl pek çok ilham veren fikirle karşılaşıyoruz”

Amgen Türkiye Medikal Direktörü Dr. Mutlu Yeşilboğaz “IamGenius bize gösteriyor ki gençlerimiz bilime tutkulu ve yaratıcı fikirlerini duyurmak istiyor. Yarışmamızda her yıl pek çok ilham veren fikirle karşılaşıyoruz. Amgen olarak geleceğe daha fazla bilim insanı kazandırmak adına çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz” diye konuştu.

Gençlerin yaratıcı fikirleri; Kocaeli Üniversitesi Romatoloji Bilim Dalı’ndan ⁠Prof. Dr. Ayşe Çefle, Kalkınma Atölyesi Eğitim Uzmanı Dr. Elif Adıbelli Şahin, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’nden Prof. Dr. Elif Arı Bakır, Başkent Üniversitesi Adana Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nden Prof. Dr. Fatih Köse, Koç Üniversitesi Translasyonel Tıp Araştırma Merkezi’nden Doç. Dr. Gözde Korkmaz, TC Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Meltem Türkmen, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri, Tıbbi Biyoloji’den Doç. Dr. Ahmet Eken, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Bülent Tokgöz, Cerrahpaşa Üniversitesi Pediatrik Romatoloji Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Romatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Sibel Bakırcı ve Hacettepe Onkoloji Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Zafer Arık’ın yer aldığı jüri tarafından değerlendirildi.

Sanayi Üretim Endeksi, Nisan 2024  Sanayi üretimi yıllık %0,7 azaldı
Sanayinin alt sektörleri (2021=100 referans yıllı) incelendiğinde, 2024 yılı Nisan ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre %12,2 arttı, imalat sanayi sektörü endeksi %1,5 azaldı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi %1,6 arttı.
Sanayi üretimi aylık %4,9 azaldı
Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2024 yılı Nisan ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre %1,3 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi %5,3 azaldı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi %2,7 azaldı.

İşgücü İstatistikleri, Nisan 2024 Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %8,5 seviyesinde gerçekleşti
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre 18 bin kişi azalarak 3 milyon 42 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puan azalarak %8,5 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde %7,2 iken kadınlarda %11,1 olarak tahmin edildi.
Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı %49,5 oldu
İstihdam edilenlerin sayısı 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre bin kişi azalarak 32 milyon 618 bin kişi, istihdam oranı ise 0,1 puan azalarak %49,5 oldu. Bu oran erkeklerde %66,9 iken kadınlarda %32,5 olarak gerçekleşti.

Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı %54,2 olarak gerçekleşti
İşgücü 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre 18 bin kişi azalarak 35 milyon 661 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise aynı seviyede kalarak %54,2 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde %72,1 iken kadınlarda %36,6 oldu.
Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %14,5 oldu
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,1 puan azalarak %14,5 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde %12,2, kadınlarda ise %19,1 olarak tahmin edildi.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 44,3 saat oldu
İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre 0,6 saat artarak 44,3 saat olarak gerçekleşti.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre 3,1 puan artarak %27,2 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı %19,7 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı %17,1 olarak tahmin edildi.

Yazar - Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu -----Davut Güleç Kimdir ? -----

İlginizi Çekebilir

“SANAYİDE YEŞİL DÖNÜŞÜM İÇİN BAKANLIK UZMANLARIMIZ İLE SANAYİCİLERİMİZİ BULUŞTURACAĞIZ” 

ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANI MEHMET ÖZHASEKİ, İSO YEŞİL DÖNÜŞÜM ÖDÜL TÖRENİ’NDE KONUŞTU: “SANAYİDE …


Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (0) in /home/swtdavut/public_html/wp-includes/functions.php on line 5420