Hollandalı Türklerden ‘Gurbette’ sergisi (Köşe yazısı)

İlhan KARAÇAY

Hollanda’ya göç eden Türklerin yaşadıklarını konu alan ‘Gurbette’ isimli sergi, İstanbul ve Ankara’dan sonra şimdide Bursa Nilüfer’de açıldı. Göç kavramını sorgulayan sergi, 30 Eylüle kadar Konak Kültürevi’nde açık kalacak.

Hollanda’ya göç hikayesi, ilk önce ‘Türkiye Gurbette’ adı altında, Marmara Üniversitesi ile birlikte İstanbul’da açılmıştı.

Aynı sergi, Hollanda ile sözleşme yapıldığı zamanın Çalışma Bakanı Ali Naili Erdem ve proje sorumlusu Şahin Yıldırım’ın eşlik ettikleri ilk sergi, Hollanda Büyükelçisi Marjanne de Kwaasteniet’in katılımıyla ilk kez Ankara’da açılmıştı.

57 yıl önce Hollanda ile Türkiye arasında imzalanan Türk İşgücü Anlaşması’yla ülkelerini ve akrabalarını geride bırakıp Hollanda’ya giden Türklerin yaşadıklarını konu olan “Gurbette” isimli sergi Bursalılarla buluştu. Konak Kültürevi’ndeki serginin açılışına Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Hollanda’nın İstanbul Başkonsolosu Arjen Uijterlinde, Hollanda Kültür Ateşesi David Naves, proje koordinatörlüğünü üstlenen yazar Şahin Yıldırım ve sanatseverler katıldı.

Serginin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, göç kavramının çok yönlü ve sancılı bir durum olduğunu belirterek, “Bizim toplumumuzda daha çok ekonomik sebeplerle insanlarımız yurtdışına göç etmişlerdir. Gurbet, bizim için çok tanıdık bir duygudur. İşte bu sergi de Hollanda’ya göç eden Türklerin karşı karşıya kaldıkları meseleleri fotoğraflarla, farklı disiplinlerden eserlerle, hikayeler ve değerli eşyalarla anlatıyor. Hollanda’ya giden ilk Türk işçilerin tecrübelerini; yaşadıkları dil sorunları, kültür farklığı gibi konuları yansıtan bu sergi, aynı zamanda Hollanda’da yaşayan Türklerin kolektif tarihini de kayıt altına alıyor” diye konuştu.

Hollanda’nın İstanbul Başkonsolosu Arjen Uijterlinde de sergiye ev sahipliği yapan Nilüfer Belediyesi’ne teşekkür etti. Başkonsolos Arjen Uijterlinde, Türkiye’den Hollanda’ya gelenlerin iki ülke arasında önemli bir bağ oluşturduğunu belirterek, “Hollanda’daki Türkler bizim ülkemizi yemekleriyle, müzikleriyle güzelleştirdiler. Ülkemizde birçok Türk işveren bulunuyor. Okullarda, siyaset dünyasında Türkler de var” dedi.

Serginin koordinatörü Şahin Yıldırım kendisinin de Hollanda’ya göç eden bir ailenin çocuğu olduğunu belirterek, küçük yaşta gittiği Hollanda’ya göç edenlerin hikayelerini gelecek kuşaklara anlatmak için böyle bir sergiyi gerçekleştirdiklerini belirtti. Yıldırım, “Sergide hem Türkler, hem de Hollandalılar yer aldı. “Gurbette” sergisi ile maksadımız Hollanda’daki kolektif tarihimizi kayıt altına almak ve yeni nesillere aktarmaktır” dedi.

Başkonsolostan Başkan Erdem’e ziyaret

Hollanda’nın İstanbul Başkonsolosu Arjen Uijterlinde, Hollanda İstanbul Başkonsolosluğu Kültür Ateşesi David Naves ile birlikte sergi öncesi Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’i Halk Evi’ndeki makamında da ziyaret etti. Samimi bir ortamda gerçekleşen ziyarette Başkonsolos Arjen Uijterlinde, göreve yeni başladığını ve İstanbul dışındaki ilk ziyaretini Nilüfer’e gerçekleştirdiğini dile getirdi. Nilüfer Belediyesi’nin ev sahipliği yaptığı serginin, iki ülke arasındaki işbirliğini temsil ettiğini belirten Arjen Uijterlinde, “Kültürel faaliyetle ilişkilerimize başlamak oldukça etkileyici. Bu vesileyle biz de önümüzdeki yıllarda neler yapabileceğimizi görmek istiyoruz. Önemli projelerinizi duymak, işbirliği yapmak isteriz. Diğer alanlar olduğu gibi tarım da Hollanda için önemli. Sizin tarıma yönelik çalışmalarınız var. Bu konuda da iş birliğine hazırız” diye konuştu.

Türkiye’nin misafirperverliğiyle ünlü bir ülke olduğunu ifade eden Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem de, “Sizleri misafir etmek büyük mutluluk” dedi.

Nilüfer Belediyesi’nin hayata geçirdiği projeler hakkında bilgiler de veren Başkan Turgay Erdem, “Birçok ülke ile ortaklaşa yürüttüğümüz projelerimiz var. Hollanda’nın hem tarım, hem yenilenebilir enerji politikaları üzerindeki çalışmalarını takip ediyoruz. Nilüfer Belediyesi olarak bizim de bu yönde önemli çalışmalarımız var. Bu alanlarda ortak projeler yapmak isteriz” dedi.

Serginin ana konusunun içeriği:

”Gurbette” kelimesinin ne Hollandacada ne de İngilizcede tam bir karşılığı yok. Anlaşıldığı kadarıyla, ‘Abroad’, yani ‘yurtdışında’ ve ‘Emotion” duygusu anlamı taşıyor. ‘Emotion’ duygu anlamlarina geliyor. Biliyorsunuz 19 augustos 1964’te “işçi anlaşması” yapıldı. Bu anlaşma çerçevesinde isçiler kısa bir dönem Hollanda’da kalacaklardı. Ama bir çoğu için bu geçici kalış, uzun süre kalış haline geldi. 50 yıl sonra 2014 yılında, Atlas Kültür Merkezi ve Şahin Yıldırım’ın girişimiyle, birinci nesile vefa borcunu ödemek için Hollanda’da bir çok etkinlik düzenlendi. Etkinliklerden biri olan bu sergi, bugün de “Gurbette” olarak Bursa’ya getirildi.

Elbette Türkiye’den Hollanda’ya giden birinci nesilin yaşamları sanıldığı kadar kolay olmadı. Türkler, ilk yıllarda özellikle ağır işlerde çalıştılar. Bir çoğu bir odayı onlarca kişi ile paylaştılar. Dil sorunu çektilerinden, el kol hareketleri ile iletişim kurmaya çalışıyorlardı. Tabii bir de bunların yanında aile özlemleri vardı. Bu yüzden 1970’li yıllardan sonra da ailelerini Hollanda’ya getirmeye başladılar. Rahatlıkla söylenebilir ki, Türkler ve Hollandalılar, 57 yıl içinde çok güzel ilişkiler kurdular. Aradan geçen 57 yıl sonra Türkler, Hollanda’nın önemli bir parçası haline geldiler. Ayrıca, Türkler’in Hollanda ekonomisine katkıları da çok büyük oldu. Hollanda’da şu anda üçüncü ve dördüncü nesil Türkler’den söz ediyoruz. Bunlar toplumun her alanında temsil ediliyorlar. Hollanda’da şimdilerde Türk kökenli önemli siyasetçilerimiz, işadamlarımız, eğitimde çalışanlar ve diplomatlarımız var. Yeni nesilin eğitim şansı çok daha yüksek ve imkanları ise daha fazla. Şu anda Türkiye’deki Hollanda Büyükelçiliği ve konsolosluklarında, Hollanda’dan gelme ikinci ve üçüncü nesil Türkler’den çalışanlar var.

Organizasyonun sorumlusu Şahin Yıldırım şu açıklamayı yaptı:

”Bilindiği gibi, Hollanda-Türk İşgücü Anlaşması bundan tam 55 yıl önce Lahey’de imzalandı. 19 Ağustos 1964’te hayata geçirilen anlaşma ile, ilk dönemde Hollanda’ya yaklaşık 5 bin kişi göç etti. O dönemde memleketlerini arkalarında bırakıp çalışmaya giden Türkler, yıllar içinde burada yeni hayatlar kurdular.

Zamanın’da “Gastarbeider” yani ‘misafir işçi’ olarak adlandırılan birinci nesil için, süre zarfında ‘göçmen’ , ‘etnik azınlık’ ve ‘yabancı’ gibi terimler kullanıldıysa da, yarım asır sonra bu terimler yerini ‘Nederlandse Turken’, yani ‘Hollandalı Türkler’ kavramına bıraktı. Kısacası zorlukları ve güzellikleri, inişleri ve çıkışları ile Hollanda’da ‘kollektif’ bir tarihimiz oluştu.

Şimdiki nüfusu 500 bini geçen Hollanda’daki Türkler, ülkedeki en büyük azınlık gurubu oluşturduğu gibi, siyasetten kültüre, araştırmadan işverenine kadar her sektörde temsil ediliyorlar.
Peki ama yarım asırda bu süreç nasıl bu aşamaya geldi?
İşçi göçü anlaşması neden yapıldı?
Birinci nesil Türkler Hollanda’da nereler’de çalıştılar?
Birinci nesil ne tür şartlar içinde yaşamlarını idare ediyorlardı?
Pansiyon hayatları nasıldı?
Birinci nesilin Hollandalı komşuları ile geçimleri nasıldı?

Hollandalı’lar 1960 yıllarında Türkler için neler düşünüyorlardı?

Bunun yanında dil sorunları, aile birleşimi, kültür, spor, siyaset ve inanç ile alakalı benzeri konuların hepsini “GURBETTE” fotoğraf sergisinde derledik. ‘Gurbette’ fotoğraf sergisinde ziyaretciler, fotoğraflar ve hikayeler eşliğinde bu yarım asırlık ‘kollektif’ tarihimizi görme ve okuma fırsatı bulacaklar.

Hollanda’daki kollektif tarihimize sahip çıkmak ve birinci nesile vefa borcumuzu ödemek için, 2009 yılında çalışmalara başladım. Çok uzun soluklu olan bu maraton, 2012 yılında şekil almaya başladı. Kitap, belgesel ve sergi fikri hamlaştıkça güzelleşiyordu. Konuştuğum herkes bu projeyi merak ediyordu. Çünkü, göçün 50’nci yılı çerçevesinde, daha önce hiç böyle bir çalışma yapılmamıştı.

Hollanda’ya göç hikayemizi ’50 jaar, 50 verhalen’ yani ’50 yilda, 50 hikaeye’ kitabi olarak yayınladım. Birinci nesil Türk ve Hollandalı ile bire bir röportajlar yaptım. Bunlardan en öne çıkan ve geçmiş 50 yıla ışık tutacak hikâyeleri seçtim ve kitap haline getirdim.

Sergimiz, 2014 yılında işçi göçünün 50’nci yılı çerçevesinde 50 adet fotoğraftan oluşmaktadır. Bu fotoğrafların 25’i Türkiye’nin farklı illerinden gelerek Hollanda’ya yerleşen birinci nesilden, diğer 25’i ise Hollandalılar’ın (işverenler, komşu, öğretmen, tercüman, iş arkadaşları vs.) fotoğraflarından oluşmaktadır. Sergide bu fotoğrafların yanı sıra, kişilere ait hikayelere, geçmiş döneme ait fotoğraflara ve pasaport, mektup gibi kişisel eşyalara yer verilmektedir.

Tarih boyunca hem ekonomik hem de kültürel bir çok alanda ortak paydası olan iki milletin, 19 ağustos 1964 yılında ilişkileri işçi anlaşmasıyla daha bir ivme kazandığını görüyoruz. NItekim şu anda Hollandalı Türkler’in nüfusu 500 bini aşmış durumda ve siyasetten, işadamına, egitimden, memuruna kadar her alanda temsil edilmektedirler. Bizim de ‘GURBETTE’ fotoğraf sergisi ile amacımız, Hollanda’daki kollektif tarihimizi kayıt altına almak ve yeni nesillere aktarmaktır. Nitekim, tarihi unutan bir millet yok olmaya mahkumdur. Bugün bu serginin bu kadar ilgi görmesi, iki ülkenin bir birine verdiği değerden kaynaklanıyor.

Gurbette fotoğraf sergimiz 30 Eylül gününe kadar sergilenecektir. Tüm tarih, sanat ve kültür sevenleri “GURBETTE” fotoğraf sergesini görmeye davet ediyoruz.

İlgi duyanlar, Hollanda- Türkiye ilişkilerinin geçmiş 57 yılına dair tüm konuları, 3 dilde (Ingilizce, Hollandaca ve Türkçe) 30 Eylül’e kadar Nilüfer’de ziyaret edebilirler.”

Hakkında Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu Davut Güleç Kimdir ?

Göz Atabilirsiniz.

Türkiye’den garip manzaralar (Köşe yazısı)

Mustafa TEMİZER Bir kimsenin çıkıp emir veremeyeceği, politikalarını şöyle belirle, faizleri şöyle sıfırla, karşılığı altın …