Köşe Yazıları

Hayaller ve Balon Siyaseti

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

Prof. Dr. Ata Atun

 (İnş. Müh.), Doç. Dr. (UA. İliş.) 

Akademisyen, Girne Amerikan Üniversitesi

Diplomasi ciddi bir iştir ama kimi zaman insana tebessüm ettirir. Yunanistan’ın Güney Kıbrıs Büyükelçisi Konstantinos Kollias’ın son açıklamaları gönül rahatlığıyla ikinci kategoriye giriyor. Çünkü ortaya konulan tablo, biraz stratejiden çok “iyi dilekler temennisi”, biraz da “hayal gücü jimnastiği” gibi duruyor.

Sayın Kollias diyor ki: “Türk askeri gitsin, garantiler kalksın, Kıbrıs birleşsin.”
Rumların ve Yunanların kulaklarına hoş gelen, bizi gülümseten bu sözler temenniden çıkıp Helen manifestosuna döndüğünde işler değişiyor.

Şimdi soralım: Garantilerin olmadığı bir Kıbrıs’ta güvenliği kim sağlayacak?

Onların cevabı: “Uluslararası toplum.”

Yani herkesin bildiği ama kriz anında kimsenin ortalıkta görünmediği o meşhur kalabalık…

Bu noktada tablo biraz karikatürize olmaya başlıyor. Çünkü sahada fiilen bulunan askeri güçler, üsler ve dengeler ortadayken “her şey gönlümüzce olacak” demek, biraz balona umut yüklemek gibi. Uçabilir mi? Belki. Ama nereye kadar?

Daha ilginç olan ise “gerekirse Rumları tek başımıza savunuruz” açıklaması. Şunu açıkça ve tereddütsüz iddia ederim ki modern dünyada hiçbir ülke, özellikle de bu ölçekte bir kriz senaryosunda, yalnız hareket etmez. Hele ki karşısında Türkiye gibi bölgesel bir güç varken…

Bir de şu unutkanlık meselesi var. Dillere pelesenk “tarih tekerrürden ibarettir” çıkarımı, “aynı yoldan gidenler farklı sonuç bekleyemezler”in eş anlamlısıdır. Yani ders alınmasına rağmen öğrenilmemesi gibi. Kıbrıs meselesi de bunun en canlı örneklerinden biri olmaya devam ediyor. Her nesil aynı hayali biraz farklı cümlelerle kuruyor, ama sonuç genelde aynı noktaya varıyor: Gerçekler, hayallerden daha dayanıklı ve kullanışlıdır.

Bir de işin psikolojik boyutu var. “Başkaları gelir bizi kurtarır” düşüncesi, uluslararası ilişkilerde en pahalı yanılgılardan biridir. Çünkü o “başkaları” genellikle kendi çıkarlarına göre hareket eder, sizin beklentinize göre değil.

Bugün Avrupa Birliği ya da Amerika Birleşik Devletleri, Yunanistan’a destek verir mi?

Diplomatik olarak, evet.

Ekonomik olarak, bir olasılıkla…Ama askerlerini sahaya sürer mi? İşte orası, büyük bir soru işareti.

Sonuçta uluslararası politika bir dostluk kulübü değil, çıkarlar sahnesidir.

Bu nedenle Kıbrıs meselesinde gerçekçi olmak gerekiyor. Duygularla değil, dengelerle hareket etmek, hayallerle değil, sahadaki güç dağılımıyla konuşmak…

Yoksa ortaya çıkan şey çözüm değil, sadece bağdaşmayan hayali bir senaryo olur.

Kısacası: Garantisiz bir Kıbrıs fikri bazılarının iştahını kabartır, bazılarının kulağına romantik gelebilir ancak Doğu Akdeniz’de bu romantizmin ömrü, genelde bir manşet kadar kısa olur.

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

Hayaller ve Balon Siyaseti

Hayaller ve Balon Siyaseti

Prof. Dr. Ata Atun

 (İnş. Müh.), Doç. Dr. (UA. İliş.) 

Akademisyen, Girne Amerikan Üniversitesi

Diplomasi ciddi bir iştir ama kimi zaman insana tebessüm ettirir. Yunanistan’ın Güney Kıbrıs Büyükelçisi Konstantinos Kollias’ın son açıklamaları gönül rahatlığıyla ikinci kategoriye giriyor. Çünkü ortaya konulan tablo, biraz stratejiden çok “iyi dilekler temennisi”, biraz da “hayal gücü jimnastiği” gibi duruyor.

Sayın Kollias diyor ki: “Türk askeri gitsin, garantiler kalksın, Kıbrıs birleşsin.”
Rumların ve Yunanların kulaklarına hoş gelen, bizi gülümseten bu sözler temenniden çıkıp Helen manifestosuna döndüğünde işler değişiyor.

Şimdi soralım: Garantilerin olmadığı bir Kıbrıs’ta güvenliği kim sağlayacak?

Onların cevabı: “Uluslararası toplum.”

Yani herkesin bildiği ama kriz anında kimsenin ortalıkta görünmediği o meşhur kalabalık…

Bu noktada tablo biraz karikatürize olmaya başlıyor. Çünkü sahada fiilen bulunan askeri güçler, üsler ve dengeler ortadayken “her şey gönlümüzce olacak” demek, biraz balona umut yüklemek gibi. Uçabilir mi? Belki. Ama nereye kadar?

Daha ilginç olan ise “gerekirse Rumları tek başımıza savunuruz” açıklaması. Şunu açıkça ve tereddütsüz iddia ederim ki modern dünyada hiçbir ülke, özellikle de bu ölçekte bir kriz senaryosunda, yalnız hareket etmez. Hele ki karşısında Türkiye gibi bölgesel bir güç varken…

Bir de şu unutkanlık meselesi var. Dillere pelesenk “tarih tekerrürden ibarettir” çıkarımı, “aynı yoldan gidenler farklı sonuç bekleyemezler”in eş anlamlısıdır. Yani ders alınmasına rağmen öğrenilmemesi gibi. Kıbrıs meselesi de bunun en canlı örneklerinden biri olmaya devam ediyor. Her nesil aynı hayali biraz farklı cümlelerle kuruyor, ama sonuç genelde aynı noktaya varıyor: Gerçekler, hayallerden daha dayanıklı ve kullanışlıdır.

Bir de işin psikolojik boyutu var. “Başkaları gelir bizi kurtarır” düşüncesi, uluslararası ilişkilerde en pahalı yanılgılardan biridir. Çünkü o “başkaları” genellikle kendi çıkarlarına göre hareket eder, sizin beklentinize göre değil.

Bugün Avrupa Birliği ya da Amerika Birleşik Devletleri, Yunanistan’a destek verir mi?

Diplomatik olarak, evet.

Ekonomik olarak, bir olasılıkla…Ama askerlerini sahaya sürer mi? İşte orası, büyük bir soru işareti.

Sonuçta uluslararası politika bir dostluk kulübü değil, çıkarlar sahnesidir.

Bu nedenle Kıbrıs meselesinde gerçekçi olmak gerekiyor. Duygularla değil, dengelerle hareket etmek, hayallerle değil, sahadaki güç dağılımıyla konuşmak…

Yoksa ortaya çıkan şey çözüm değil, sadece bağdaşmayan hayali bir senaryo olur.

Kısacası: Garantisiz bir Kıbrıs fikri bazılarının iştahını kabartır, bazılarının kulağına romantik gelebilir ancak Doğu Akdeniz’de bu romantizmin ömrü, genelde bir manşet kadar kısa olur.

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın