Köşe YazılarıMedya-Basın Dünyası

Gördüklerim, göremediklerim…(3) (Köşe yazısı 03.12.2018 Kayseri Star Haber Gazetesi)

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

DAVUT GÜLEÇ

GAZETECİ

davutgulec@hotmail.com

Şimdi abartılı, şov amaçlı, gösteriş, tepeden bakmalı ‘siyasi cambazlı yalanları’ devam ediyor.

Siz hiç, bugün sizlerden oy isteyenler, adeta yalvaranların sizlerin düğünlerinize, acılarınıza geldiğini gördünüz mü?

Nerede zengin, varlıklı, makam-mevki sahibi varsa onların acı-sevinçlerinde ortaya çıkıyorlar ama oyu sizlerden dileniyorlar.

Yine dar ve fakir gelirli aile çocuklarına ya da talep edenlerden kaçına okumaları için burs imkanı sağladılar, yardımcı oldu. Sigara kağıdına yazıp attılar, sonra ‘daha mezun olmasına çok var’ diyerek birde dalga geçtiler.

Bazı şehirlerde olduğu gibi, düğünlerin salonu için mahalle halkına ücretsiz salon, kuru pasta-çerez ikramını, cenazelerde taziye çadırı sonrası hiç ilk yemeği verdiklerini gördünüz mü?

Ama oy için yapılan toplantılarda harcanan paralara, söylenen sözlere, ikramlara bakın.

‘Çok büyük hizmetler’ olarak gösterilen ‘görsel gezileri’ iyi inceleyin.

Nasıl olsa alkışla tempo tutan, takla atanların çoğu diğer şehirlere neler yapıldığını bilmiyor. O nedenle klasik hizmetleri elbette alkışlar.

Aklıma geldi.

Hafta sonu Kayserispor-Trabzonspor maçı vardı. Sonuç bu yıl ki çoğu sonuçlar gibi yine hüsran ve ligin dibinde.

Bir zamanlar Türkiye’de ilk tesise sahip olan Kayserispor’un ve yöneticilerin o dönemlerde bu şehir ve takımları için nasıl fedakarlık ettiklerini, yargılandıklarını bilmeyen yok. Üstelik o dönemlerde takımların bu kadar geliri ve yabancı futbolcu transferi yoktu. Şimdi neredeyse sınırsız imkan var.

Takımlarımızın hali ortada.

Bir zamanlar destanlar yaşan şampiyonumuz Erciyesspor ligden düştü. Düşmeden önce yaşadıklarını bilmeyen var mı? Terörist görülen Diyarbakır’da gittiği deplasman maçında otobüste aç-susuz yatarak maça hazırlanırken, ev sahibi yöneticilerinin Kayseri’deki o dönemde yöneticilik yapanlara nasıl ‘insanlık dersi’ verdikleri ve Kayseri’nin rezil edildiğini hep birlikte gördük.

Oysa Tunceli’de adı ‘Komünist başkan’a çıkan bir belediye başkanının halkı ve orada yaşayanlar, okuyan öğrenciler için neler yaptığını bilmeyen, konuşmayan kaldı mı? Bizim buralarda ise arazileri, tarlaları, bazı ihtiyaç duyulan hizmetleri kendi dünyalığı için çevirenler, yapanlar mı yoksa ‘isimsiz kahramanlar mı?’ tercih edilmeli.

Kayseri, basketbol da, hentbol da, voleybol da, en övündüğümüz kayakta, halimiz ortada. İçler acısı.

Dünya şampiyonlarımıza verdiğimiz teşvik ödülleri de komedi.

Ferdi başarılarla birileri sürekli ‘destanlar’ yazıyor, ama şehri yönetenler keyfini çıkartıyor.

Yıllardır bende Beyzboll ve softblol ile Herkes İçin Spor Federasyonunun il temsilciliğini yaptım.

Türkiye’de Gençlik Spor Bakanlığına bağlı spor federasyonları belli.

Kaçının Kayseri’de il temsilcisi var?

Aktif olanların kaçının başarısı ortada?

Peki futbol, bazen de basketbol, güreş, okçuluk dışında hangi spor branşına ciddi malzeme yardımı ya da diğer imkanlar sağlandı?

Hiç birine. Ahbap-çavuş ilişkisi, sen-ben-bizim oğlan ya da ‘bizim partiye yakın’ denilerek yapıldı.

Kayseri’den federasyonlara giren kaç başarılı insanımız var. Peki bunların başarısı varsa niye Kayseri diğer şehirlerde yapılan etkinliklere ciddi şekilde ev sahipliği yapmıyor?

Sık yazdım ama yine yazacağım.

‘Dünyanın en yakışıklı dağı’ diye övündüğümüz, yarım milyar Euro gömdüğümüz  Erciyes’te 2020 sonrası için hedefler, olimpiyatlar, Dünya şampiyonaları, ciddi etkinlikler niye hep Erzurum’a kaptırıldı? Kayak yarışmalarında bile Erzurum, Sarıkamış, Bursa, Bolu son dönemlerde diğerleri Kayseri’nin önüne nasıl geçti? Kayserili hakemler bile neden istenmez hale geldi?

İyi de bunların hesabını kim yapacak, kim soracak?

En basitinden Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi iken Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü ve doğa sporları yapanlar olarak Erciyes’in Kayseri’nin, Türkiye’nin adını bu kadar duyuran insanlar niye küstü, küstürüldü, niye sahip çıkılmadı? Şimdi doğa sporları bu kadar öne çıkmışken, belediyelerin etkinlikleri, il temsilcilerinin haberi olmadan nasıl yapılıyor?

Kayseri’de spora verilen değer, önem ‘olumsuzluk’ta Dünyaya iyi bir örnek-model olur.

Ayrıca kültür-sanatta da değişen fazla bir şey yok.

Devlet tiyatrosu, radyosu, konservatuvarının olmadığı, kapatılıp cezalandırıldığı şehir.

Belediyenin kültür-sanat imkanları da dökme su ile yürüyor. Diğer şehirlerde saz ve koro ekiplerinin giyimini kurumlar karşılarken ‘Kayseri modeli’ kravatı, fuları bile kendi cebinden aldırmak. Ama getirdikleri bir çok uyduruk insanlara yapılan harcamalara bakarsanız çok düşünür, halimize güleriz.

Kısaca, Kayseri kültür, sanat, spordan da giderek uzaklaşıyor, diplere, ayaklar altına doğru gidiyor.

Kayseri’nin gelenekleri, görenekleri, tarihi, medeniyeti, bağ, mutfak, misafir yaşamları geçmişte ‘dillere destan’dı, kitaplarda kaldı, birileri yazdıkları dergi köşelerinde yaşatmaya çalışıyor.

Pastırma, sucuğumuz, etimiz, tuzumuz, mantımız, fasulyemiz, patlıcanımız, biberimiz, kedi bacağımızın esamesi bile giderek başka şehirlere kaptırılıyor. Belediyelerin tanıtımı yetersiz kalıyor.

Artık birileri, bizim gördüklerimizi görmeli, yoksa hayallerindeki, rüyalarındaki gördüklerini anlatmamalı. Destanlar, evladiyelik işler yazmamalı. Makam-mevki keyfini, lüksünü yaşamamalı.

Osman Kavuncu, Nuh Mehmet Küçükçalık,  Niyazi Bahçecioğlu, Hüsamettin Çetinbulut son dönemde ‘ucuz-basit hizmet’ olarak değerlendirilen hizmetlerden eleştirilse de Mehmet Özhaseki’nin yaptıkları hep ortada.

Bu şehir, geçmişte olduğu gibi risk alan, cesur, korkmayan, yılmayan, sözleri, yeraltı ve yer üstüne, şehirde yaşayan insanlara  ‘adamına-ortağına’ göre değil, ‘ortak talebe’ göre, insanların  ‘dua’ları, övgüleri ile yaşamalı.

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

Gördüklerim, göremediklerim…(3) (Köşe yazısı 03.12.2018 Kayseri Star Haber Gazetesi)

DAVUT GÜLEÇ

GAZETECİ

davutgulec@hotmail.com

Şimdi abartılı, şov amaçlı, gösteriş, tepeden bakmalı ‘siyasi cambazlı yalanları’ devam ediyor.

Siz hiç, bugün sizlerden oy isteyenler, adeta yalvaranların sizlerin düğünlerinize, acılarınıza geldiğini gördünüz mü?

Nerede zengin, varlıklı, makam-mevki sahibi varsa onların acı-sevinçlerinde ortaya çıkıyorlar ama oyu sizlerden dileniyorlar.

Yine dar ve fakir gelirli aile çocuklarına ya da talep edenlerden kaçına okumaları için burs imkanı sağladılar, yardımcı oldu. Sigara kağıdına yazıp attılar, sonra ‘daha mezun olmasına çok var’ diyerek birde dalga geçtiler.

Bazı şehirlerde olduğu gibi, düğünlerin salonu için mahalle halkına ücretsiz salon, kuru pasta-çerez ikramını, cenazelerde taziye çadırı sonrası hiç ilk yemeği verdiklerini gördünüz mü?

Ama oy için yapılan toplantılarda harcanan paralara, söylenen sözlere, ikramlara bakın.

‘Çok büyük hizmetler’ olarak gösterilen ‘görsel gezileri’ iyi inceleyin.

Nasıl olsa alkışla tempo tutan, takla atanların çoğu diğer şehirlere neler yapıldığını bilmiyor. O nedenle klasik hizmetleri elbette alkışlar.

Aklıma geldi.

Hafta sonu Kayserispor-Trabzonspor maçı vardı. Sonuç bu yıl ki çoğu sonuçlar gibi yine hüsran ve ligin dibinde.

Bir zamanlar Türkiye’de ilk tesise sahip olan Kayserispor’un ve yöneticilerin o dönemlerde bu şehir ve takımları için nasıl fedakarlık ettiklerini, yargılandıklarını bilmeyen yok. Üstelik o dönemlerde takımların bu kadar geliri ve yabancı futbolcu transferi yoktu. Şimdi neredeyse sınırsız imkan var.

Takımlarımızın hali ortada.

Bir zamanlar destanlar yaşan şampiyonumuz Erciyesspor ligden düştü. Düşmeden önce yaşadıklarını bilmeyen var mı? Terörist görülen Diyarbakır’da gittiği deplasman maçında otobüste aç-susuz yatarak maça hazırlanırken, ev sahibi yöneticilerinin Kayseri’deki o dönemde yöneticilik yapanlara nasıl ‘insanlık dersi’ verdikleri ve Kayseri’nin rezil edildiğini hep birlikte gördük.

Oysa Tunceli’de adı ‘Komünist başkan’a çıkan bir belediye başkanının halkı ve orada yaşayanlar, okuyan öğrenciler için neler yaptığını bilmeyen, konuşmayan kaldı mı? Bizim buralarda ise arazileri, tarlaları, bazı ihtiyaç duyulan hizmetleri kendi dünyalığı için çevirenler, yapanlar mı yoksa ‘isimsiz kahramanlar mı?’ tercih edilmeli.

Kayseri, basketbol da, hentbol da, voleybol da, en övündüğümüz kayakta, halimiz ortada. İçler acısı.

Dünya şampiyonlarımıza verdiğimiz teşvik ödülleri de komedi.

Ferdi başarılarla birileri sürekli ‘destanlar’ yazıyor, ama şehri yönetenler keyfini çıkartıyor.

Yıllardır bende Beyzboll ve softblol ile Herkes İçin Spor Federasyonunun il temsilciliğini yaptım.

Türkiye’de Gençlik Spor Bakanlığına bağlı spor federasyonları belli.

Kaçının Kayseri’de il temsilcisi var?

Aktif olanların kaçının başarısı ortada?

Peki futbol, bazen de basketbol, güreş, okçuluk dışında hangi spor branşına ciddi malzeme yardımı ya da diğer imkanlar sağlandı?

Hiç birine. Ahbap-çavuş ilişkisi, sen-ben-bizim oğlan ya da ‘bizim partiye yakın’ denilerek yapıldı.

Kayseri’den federasyonlara giren kaç başarılı insanımız var. Peki bunların başarısı varsa niye Kayseri diğer şehirlerde yapılan etkinliklere ciddi şekilde ev sahipliği yapmıyor?

Sık yazdım ama yine yazacağım.

‘Dünyanın en yakışıklı dağı’ diye övündüğümüz, yarım milyar Euro gömdüğümüz  Erciyes’te 2020 sonrası için hedefler, olimpiyatlar, Dünya şampiyonaları, ciddi etkinlikler niye hep Erzurum’a kaptırıldı? Kayak yarışmalarında bile Erzurum, Sarıkamış, Bursa, Bolu son dönemlerde diğerleri Kayseri’nin önüne nasıl geçti? Kayserili hakemler bile neden istenmez hale geldi?

İyi de bunların hesabını kim yapacak, kim soracak?

En basitinden Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi iken Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü ve doğa sporları yapanlar olarak Erciyes’in Kayseri’nin, Türkiye’nin adını bu kadar duyuran insanlar niye küstü, küstürüldü, niye sahip çıkılmadı? Şimdi doğa sporları bu kadar öne çıkmışken, belediyelerin etkinlikleri, il temsilcilerinin haberi olmadan nasıl yapılıyor?

Kayseri’de spora verilen değer, önem ‘olumsuzluk’ta Dünyaya iyi bir örnek-model olur.

Ayrıca kültür-sanatta da değişen fazla bir şey yok.

Devlet tiyatrosu, radyosu, konservatuvarının olmadığı, kapatılıp cezalandırıldığı şehir.

Belediyenin kültür-sanat imkanları da dökme su ile yürüyor. Diğer şehirlerde saz ve koro ekiplerinin giyimini kurumlar karşılarken ‘Kayseri modeli’ kravatı, fuları bile kendi cebinden aldırmak. Ama getirdikleri bir çok uyduruk insanlara yapılan harcamalara bakarsanız çok düşünür, halimize güleriz.

Kısaca, Kayseri kültür, sanat, spordan da giderek uzaklaşıyor, diplere, ayaklar altına doğru gidiyor.

Kayseri’nin gelenekleri, görenekleri, tarihi, medeniyeti, bağ, mutfak, misafir yaşamları geçmişte ‘dillere destan’dı, kitaplarda kaldı, birileri yazdıkları dergi köşelerinde yaşatmaya çalışıyor.

Pastırma, sucuğumuz, etimiz, tuzumuz, mantımız, fasulyemiz, patlıcanımız, biberimiz, kedi bacağımızın esamesi bile giderek başka şehirlere kaptırılıyor. Belediyelerin tanıtımı yetersiz kalıyor.

Artık birileri, bizim gördüklerimizi görmeli, yoksa hayallerindeki, rüyalarındaki gördüklerini anlatmamalı. Destanlar, evladiyelik işler yazmamalı. Makam-mevki keyfini, lüksünü yaşamamalı.

Osman Kavuncu, Nuh Mehmet Küçükçalık,  Niyazi Bahçecioğlu, Hüsamettin Çetinbulut son dönemde ‘ucuz-basit hizmet’ olarak değerlendirilen hizmetlerden eleştirilse de Mehmet Özhaseki’nin yaptıkları hep ortada.

Bu şehir, geçmişte olduğu gibi risk alan, cesur, korkmayan, yılmayan, sözleri, yeraltı ve yer üstüne, şehirde yaşayan insanlara  ‘adamına-ortağına’ göre değil, ‘ortak talebe’ göre, insanların  ‘dua’ları, övgüleri ile yaşamalı.

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın