Köşe Yazıları

GENİŞLETİLMİŞ BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİNİN (GBOP) DOĞUŞU

GENİŞLETİLMİŞ BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİNİN (GBOP) DOĞUŞU   VE AFGANİSTAN’IN İŞGALİYLE  IRAK’IN İŞGALİNE GİDEN YOL 2001 – 2003

İkinci Bölüm

Süleyman KOCABAŞ

“Amerika – Batı ve İsrail Şer Ekseni”

Dizi   yazımızın birinci bölümünde, 1990’lı yılların başında SSCB’nin dağılması ve Komünizmin Dünyada çöküşüyle   birlikte, 1945 – 1990 zaman  dilimine damgasını vuran  “Soğuk Savaş Dönemi” mi Komünist ve Kapitalist Bloklardan Komünist Blok’un  çökmesiyle, Dünyamızın  “tek kutuplu” dünyaya dönüştüğü ve  bunu müteakip  meydanı boş bulan  Kapitalist Blok’un lideri Amerika’nın, kendi tabiriyle “II. Yeni Dünya Düzeni” ni oluşturmaya soyunduğundan bahisle giriş yapmıştık.

     Adı geçen düzen oluşturulmaya başlanırken, bunda “dünyanın tek süper gücü ” denilen Amerika yalnız değildi.  Onun “ideolojik ve stratejik müttefikleri ” denilen unsurları da vardı ki,  bunlar, genelde  NATO ülkelerini içine alan  Batı’nın Büyük Devletleri ve Ortadoğu’da ise 1948’de “Emperyalist Büyük Devletlerin Ortadoğu’da jandarması – polis devleti” olarak kurulan “Küçük İsrail” idi. Anlayacağınız, öncülüğünü  Amerika’nın yapacağı “II. Yeni Dünya Düzeni”, “Amerika-Batı – İsrail Şer Ekseni” nde kurulacaktı.

        “II. Yeni Dünya Düzeni” nin İlk Ortadoğu Misyonu: BOP

      1990’lı yılların başında, Komünist Sovyet  Rusya Bloğu çöktüğünde, Amerika’nın Devlet Başkanı “Baba Bush” denilen ve 1989 – 1993 zaman diliminde başkanlık yapan, George H. W. Bush idi. Neden “Baba Bush” idi? Çünkü, oğlu George W, Bush, Başkan Clinton’dan sonra 200I- 2009 zaman  diliminde  Amerika’nın iki dönem başkanı olacak ve onun bütün yaptıkları babasının yaptıklarına benzediği ve “hatta onları aştığı için” denildiği halde O, “Oğul Bush” magazinimsi esprisiyle anılacaktı.

        “Baba Bush” un, “II. Yeni Dünya Düzeni” ni kurmak dahilinde   Ortadoğu’ yu yeniden dizayn  etmeye yönelik misyonu kendisini, “Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)” şeklinde göstermişti.

   “Erken dönemde” denilerek icatcısı “Baba Bush” olan BOP’un birçok “tali” emellerinin   bulunmasına rağmen iki “ana”  emeli  şunlardı:

        1-İsrail Devleti’nin güvenliğini sağlamak ve bunun için de koşu devletlerini etnik (ırki) – mezhepsel (dini)- sınıfsal (Komünist düzen anlayışı)   bölünme esasları dahilinde  bölmek;

        2-“Birleşik Bağısız Büyük Kürdistan” ın kurulmasına başlanılarak,  Ortadoğu’da İsrail’den sonra kendisine “İkinci Bir İsrail” yapılanmasında  “Jandarma-Polis Devleti” olarak “Birleşik Büyük Kürdistan” ı kurmak.

      Başkan Bush tarafından bu emellerin gerçekleştirilmesi kendisini, “Körfez Krizi” adıyla anılan 2  Ağustos 1990’da  Irak Devlet  Başkanı  Saddam Hüseyin’in Kuveyt’i işgaliyle  gösterdi. İşin esasına bakılırsa,  “Amerikan tarafından yaratıcı kaos olarak kurgulanan” denilen, bu işgalin ardından, Amerika’nın bu sefer de “bu işgali  sona erdirmek” denilerek ordusunu Irak ve Kuveyt’e sokup bunu sonlandırması oldu. Bush, bunu sonlandırmakla  kalmadı, bu ”yaratıcı kaos” dan kaynaklanarak, Kuzey Irak’ta  “Birleşik Büyük Bağımsız Kürdistan” ın ilk yapılanmasından  olan, Saddam’a “yasak bölge” olarak ilan edilen 32- 36 paralelleri  sınır tayinle  “Özerk Barzanistan” ın kurulması sağlandı. Bunun nasıl kurulduğunu  dizi yazımızın birinci bölümünde anlatmıştık.

      Yukarıda  adı geçen “şer ekseni” nin, “Irak  diktatörü” diye üzerine yüklendiği Saddam Hüseyin’i, bu eksen tarafından “Körfez Krizi” günlerinde iktidardan  düşürebilir  miydi? Bence düşürebilirdi.  Ama niye düşürmedi? Buna sebep, onu  “Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesi (GBOP)” günlerinde (2001 – 2009 zaman dilimi)  yeniden kullanmak planları  olduğu için düşürülmesi  sonraya  ertelenmişti.

“II. Yeni Dünya Düzeni” nin İkinci Büyük  Misyonu ve Versiyonu: “ Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesi (GBOP)”

      GBOP’un Amerika’daki mimarı, “Baba Bush” yerine 2001’de Amerika Başkanı olarak seçilen “Oğul Bush” (George  W. Bush) oldu.

       Başkan Babası’nın  1990’lı yıllarda  başlattığı BOP’u  kendisi daha büyük boyutlara taşımaktan  olarak, bunun adına bir de “Genişletilmiş” i ekleyerek, “Genişletilmiş Büyük   Ortadoğu Projesi” adıyla,    “Yeni Projesi”  veya “II. Bush Doktrini” ni  yapılandırmak oldu.  Bu da tam anlamıyla bir “CIA-MOSSAD- M 16 Projesi” idi. ”  “Genişletilmiş” olması, Kuzey Afrika Arap ülkeleri ile, buna Afganistan, Pakistan, Sudan ve Somali de dahil edildiği halde, buradaki ülkelerin  “İsrail-Amerika’nın güvenliğinin korunması”   denilerek, 2-3-4 ve 5’e bölünmesinden kaynaklanıyordu.  Bu bir bakıma da İsrail’in 1948’de kurulurken oluşturduğu  “Çevre Doktrini” ve bunun  “yeniden yapılandırılması” denilen İsrailli stratejist   Odet Yinon’un  1982’de  yaptığı adına “Yinon Planı-Doktrini” veya “İsrail İçin Starteji” denilen yapılanma idi. Esası, “Biz, İsrail Devleti,  Yahudiler olarak  bölgemizde  ‘azınlık bir millet olduğumuz’ için güvenliğimiz tehlikededir. Bu sebepten.  İsrail’e yakın ve uzak  düşmanım  ülkelerdeki  azınlıklar bizim  dostlarımızdır. Onları  tahrikle, bu ülkeleri bölerek  güvenliğimizi sağlayacağız” idi.

       İsrail’in 1948’den 1982’yi kendisini gösteren  bu “Böl –Yönet Doktrini” Amerika ve Batı’nın da doktrini olmuştu. Amerika’nın  da doktrini oluşu kendisini,  Başkan  Oğul Bush’un Dışişleri Bakanı  Condolezza  Rice’nin  7 Ağustos 2003’de Washington Post’ta çıkan  “Transforming the Middle  East” başlıklı makalesinde göstermiş,  yeni proje olarak  GBOP  amaçları şöyle dillendirilmişti: “Fas’tan Çin’e kadar  22 ülkenin siyasi ve ekonomik coğrafyası değiştirilecektir” (Erol Bilbilik, Genişletilmiş Ortadoğu Projesi,  Asya Şafak Yayınları, İstanbul, 2008, s. 8)

GBOP’nin Yeni Bir “Yaratıcı Kaos”la Yürürlüğe Konulması

       BOP’un  “Yaratıcı Kaoslar” la  yürürlüğe konulduğunu yazımızın birinci bölümünde anlatmıştık. Durup dururken GBOP  da yürürlüğe konulamazdı. Bunun içinde bir yeni   “Yaratıcı Kaos” oluşturulması  gerekiyordu. Bu da, New York’ta  “Küresel Kapitalizmin Finans Beyni” denilen  yan yana  gökdelen “İkiz Kuleler’ in  iki yolcu uçağı  kullanılarak    “11 Eylül 2001 Havaya Uçurulması” ile kendisini gösterdi. Tahribat ve ölü sayısı çok büyüktü. Artık bununla istenilen bütün dünyanın dikkati bu olay üzerine çevrilmiş, Başkan Bush, olay karşısında küplere  binerek, yaptığı ilk konuşmasında, “Artık  Amerika’nın da güvenliği  tehlikededir. Yapacağımız mücadele  yeni bir Haçlı Seferidir”  diyerek, özellikle  de “İslam dünyasına  karşı” olarak  topyekun büyük bir mücadelesinde  bu “Yaratıcı Kaos” u kullanacaktı.

   “Yaratıcı Kaos” oluşu, şuradan belli idi: Başkan Bush, olayın faillerini ararken El – Kaide Terör Örgütü’nü işaret etti. “Suikastı  Başkanı Üsame Bin  Ladin ve adamları  yaptı”  dedi. Yalan söylüyordu! Yalan oluşu şunlardan ileri geliyordu: Bir kere, adı geçen terör örgütü iki uçakla aynı anda  bu büyük suikastı yapacak bilgi ve teknik  donatımından yoksundu. Sonra, Bin Ladin, Katar’ın  El  Cezire  televizyonuna yaptığı açıklamada,  “bunu biz yapmadık” diyordu. Bush, Pentagon ve CIA elbirliğiyle,  “Üsame Bin Ladin yaptı” propagandasıyla dünya kamuoyunu askeri müdahalesi için ikna ve hazırlamaya çalışıyordu.

       Daha sonraki yıllarda bu propagandanın yalan olduğu ayan beyan ortaya çıktı.  Üstelik de bunu, en başta sağduyulu Amerikalı  yazarlar olmak  üzere birçok  yazar, yazdıkları onlarca kitapta dile getirdiler. Ortak birleştikleri ana teşhis;    “CIA – MOSSAD yaptı” olmuştu. İşin içinde  MOSSAD’ın da olduğu şuradan belli idi ki, İkiz Kulelerde  çalışan  30 bin kişiden 6 bininin Yahudi olması ve bunlardan olay sırasında hiç kimsenin ölmemesi idi.  Çünkü, olay olacağı bunlara önceden bildirilmiş,  11 Eylül günü Kulelere gelmemeleri istenmiş,  10 bin cıvarındaki ölüler içinde hiçbir Yahudi’ye rastlanmamıştı.

      Bush’un  “Yeni Haçlı Seferi” nin hedefi  “Şeytanı”  ilan ettiği  Bin Ladin idi. O, yakalanarak öldürülmeli,  zaten de  önceden bu terör örgütü,   ABD tarafından  Komünist  Rusya’yı  işgal ettiği Afganistan’dan çıkarmak için kurulduğu ve bu da sağlandığı için, ona artık gerek kalmamış, tasfiyesine  karar verilmişti.

GBOP  İçin İlk Defa 13 Ekim 2001’de Afganistan’ın İşgali

    CIA tarafından öldürülecek Bin Ladin’in nerede olduğu araştırılırken, “Saddam’ın memleketi  Irak’ ta” denildi. Bu sebepten GBOP ilk defa yürürlüğe  konulacağı ülke Irak olacaktı. Ama, giderek Bin Ladin’in burada olmadığı anlaşılmaya başlandı. Saddam da zaten “Bin Ladin  benim ülkemde değildir” açıklaması yapmıştı. Gerçekten de burada değildi.

      Bütün bu olup bitenlerin ardından bu sefer de CIA, “Irak’ta değilse Afganistan’dadır” yalan propagandasına sarıldı. Bu propagandayı allanıp  pullandırmak suretiyle,  “Bin Ladin Afganistan’ın sarp dağlarında saklanıyor” u gerekçe  gösterilerek, onu burada yakalamak için Amerika  13 Ekim 2001’de Afganistan’a askeri operasyon başlatıldı. 13 Kasım 2001’de  başkent Kabil düştü. Böylece, GBOP’un ilk askeri operasyonu Irak’ta başlatılacağı yerde Afganistan’da başlatılmış olunuyordu.  Bu operasyonun bir amacı da “Bin Ladin’i yakalamak” yanında,  CIA tarafından Komünist Rusya’yı Afganistan’dan  çıkarmak için genelde “Üniversite  ve lise öğrencilerinden” denilerek  (Türkiye’ye de zaten, 1960 – 1980 zaman diliminde  Amerikancı  darbelere terör olaylarıyla  zemin hazırlamak için üniversite  öğrencilerine Dev- Genç Terör Örgütü vb.  kurdurulmuştu) kurdurulan  “Taliban Terör Örgütü” denilen  örgütü de “artık miadı doldu” denilerek tasfiye etmekti.

     El- Kaide ve “öğrenci hareketi” adıyla da anılan Taliban, Komünist Rusya’yı Amerikan silahlarıyla Afganistan’dan kovduktan sonra, bu örgütler tarafından “mademki terör olaylarıyla  işler başarılabiliyor” denilerek,  bu sefer de “İslami cihat” gerekçe gösterilmek suretiyle  terör silahlarını  Kapitalist   Amerika Bloğu üzerine çevirmeyi planlamaya başlamışlardı.  Daha ileri gitmeden başı ezilmeli idi. Görülüyor ki,  terör örgütleri “Yaratıcı Kaos” olarak hem kuruluyor, bunlarla istenilen hedeflere  varılınca bu sefer de “tasfiyeleri” yapılıyordu.

       Afganistan’a Amerika askeri müdahalesi, haksız yere NATO  müttefiklerini de  yanına  alarak (Haksızdı;  bu ülkede olup bitenler,  bu ittifakın buraya müdahalesini  gerekli kılmıyordu. Çünkü, Afganistan ABD’ye saldırmamış, ABD ona saldırmıştı. Buna NATO ülkesi olarak Türkiye’nin de  alet edilip buraya asker sevkiyatı onun  için iyiye yorumlanmadı) olmuştu ama, Bin Ladin Afganistan’da bir türlü  bulunamıyordu.  ABD askeri operasyonlarıyla,  “bir terörist başını yakalamak ” için denilerek 1 milyon kişinin öldürüldüğü ve bir o kadarının da mülteci olarak Afganistan’ı terk ettikleri görüldü. “Taliban Terör Örgütü” de “sarp dağlara çekildiği” için   yok edilememişti.

     Giderek, bu sefer de yine CIA tarafından “Bin  Ladin   Pakistan’da”  açıklaması yapılmaya başlandı. Bunun ardından, zaten kendisi de “böl – yönet” ten olarak “hedef” olduğu için  “GBOP’nin yeni askeri hedefi Pakistan  mıdır?” gündeme geldi. Pakistan, “usta dış politikası” ile Amerikan emperyalizminin  oyununa gelmedi. “Bin Ladin, ülkemin neresindeyse bana  bildirim yakalayıp size teslim edeyim” deyince, onun yakalanıp öldürüldüğü  yine CIA tarafından açıklandı.  Açıklandı ama, nerede yakalanıp,  nerede öldürüldüğü ve ölüsünün resimleri yayınlanmadı. Bütün bu olup bitenler sonucu, “Bin Ladin, yakalanarak öldürülmedi,  vadesiyle  öldü” değerlendirmeleri  ve yorumları yapıldı.

     Afganistan, BGOP gereği tam 21 yıl Amerika – NATO  işgalinde kaldı.  Başkan Barak Obama’dan (2008 – 2017 arası iki dönem) sonra Amerika’nın başına başkan olarak Donalt Trump seçilip  21 Ocak 2017’de Başkanlık koltuğuna oturunca,  devletinin Afganistan’da  “tam başarısızlığa” uğradığını algılayarak,  “buradan kaçarcasına” denilerek bütün işgalci  askerlerini çekerek  terk ettiği görüldü. Bin Latin burada yakalanamamış, Taliban örgütü yok edilememiş, iddia ettiği üzere buraya  “demokrasi” getirilememiş ve burasını “Peçtunistan (nüfusu 28 milyon)  ve Bulücistan (nüfusu 13 milyon) ” diye de ikiye  bölememişti.  Amerika  kaçınca, Taliban yönetime yeniden hakim oldu. Hatta onunla, “Amerikan çıkarları”  için denilerek “sulhcu”” olarak  yeniden anlaştığı görüldü.

     Zaten de tarihte 1839-1919 zaman diliminde  İngiltere  emperyalist emelleriyle Afganistan’ı üç defa işgal girişiminde  bulunmuş, her defasında mağlup olmuş,  1978- 1989 zaman diliminde  ise,  Komünist Rusya, burasını  yine aynı emellerle  işgal etmiş, tutunamamıştı.  Bu iki emperyalist  işgale “üçüncü ilave” olarak,  Amerika da 2001 – 2021 zaman diliminde  20 yıl süreyle Afganistan’ı  işgal etmiş, takip ettiği emperyalist emellerinde başarılı olamamıştı.

   Afganistan’a tarihte, bu üç büyük emperyalist saldırıların  başarısızlık sebepleri araştırılırken, buna “oldukça sarp, yol ve geçit vermez  dağları” ana sebep olarak gösterilmiştir. Yani anlayacağınız, Emperyalizm Afganistan’da coğrafya ve jeopolitiğe yenik düşmüştür.  Her defasında,  “Afganistan Milli Bağımsızlık Direnişleri ” bu sarp dağlara çekilerek varlığını korumuş, kısa süreli işgaller olsa  bile zaferler hep kendisinin olmuştur. 10 Ocak 2026

GBOP Gereği ABD’nin  20 Mart 2003’de Irak’ı İşgaliyle Üçe Bölmesi ve “Büyük Kürdistan” İçin “Barzanistan” ın Bağımsızlığını İlanı

                                           İkinci Bölümün Sonu

📢 Haberle İlgili Bildirim

Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Küresel Gazeteciler Konseyi, TSYD, TİMEF, AVKON, ADD üyesi, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği, Tüm Mücadele Sporları Derneği, Kayseri Spor Adamları Derneği, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----

İlgili Haberler

Android Uygulama Popup
Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Android cihazınızdan kolayca haberleri takip edin!

📥 Uygulamayı İndir
Davut Güleç Panel İletişim Davut Güleç – Sağ Menü Yukarı Çık Butonu - Siyah Halka
Modern GDPR Çerez Popup