
Tüketici Fiyat Endeksi, Haziran 2026
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %32,11 arttı, aylık %0,99 arttı
TÜFE’deki (2025=100) değişim 2026 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre %0,99 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %17,76 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %32,11 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %32,03 artış olarak gerçekleşti.
TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık %35,45 arttı
En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde %35,45 artış, ulaştırmada %31,15 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %45,14 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,61, ulaştırmada 5,19 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 5,92 yüzde puan oldu.
TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık %0,17 arttı
En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde %0,17 artış, ulaştırmada %0,05 azalış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %2,30 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 0,04, ulaştırmada -0,01 ve konutta 0,27 yüzde puan oldu. (Ana harcama gruplarına göre endeksler, ağırlıklar ve değişim oranları Ek Tablo-1’de, ana harcama gruplarının genel endeksteki aylık ve yıllık değişime olan katkıları Ek Tablo-3’tedir).
Endekste kapsanan 174 alt sınıftan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 2018 5’li Düzey) 2026 yılı Haziran ayı itibarıyla, 26 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 10 alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. 138 alt sınıfın endeksinde ise artış gerçekleşti.
Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) yıllık %31,18 arttı, aylık %1,66 arttı
İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2026 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre %1,66 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %16,84 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %31,18 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %31,49 artış olarak gerçekleşti.
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi, Haziran 2026
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık %28,09 arttı, aylık %1,80 arttı
Yİ-ÜFE (2003=100) 2026 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre %1,80 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %16,09 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %28,09 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %27,26 artış gösterdi.
Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık %29,65 arttı
Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %53,50 artış, imalatta %29,65 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında %4,12 artış ve su temininde %29,26 artış olarak gerçekleşti.
Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında %27,89 artış, dayanıklı tüketim mallarında %28,97 artış, dayanıksız tüketim mallarında %31,42 artış, enerjide %24,93 artış ve sermaye mallarında %23,01 artış olarak gerçekleşti.
Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık %1,01 arttı
Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %8,30 artış, imalatta %1,01 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında %7,10 artış ve su temininde %1,97 artış olarak gerçekleşti.
Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında %1,88 artış, dayanıklı tüketim mallarında %0,24 artış, dayanıksız tüketim mallarında %1,41 artış, enerjide %3,04 artış ve sermaye mallarında %1,66 artış olarak gerçekleşti.
CHP’li Aşkın Genç’ten TÜİK tepkisi: “Enflasyon rakamlarla makyajlanabilir, mutfaktaki yangın makyajlanamaz”
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TÜİK’in haziran enflasyonu sonrası açıklanan zam oranlarına tepki gösterdi. En düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya çıkacağını belirten Genç, “Kira artış tavanı yüzde 32,03, emekliye verilen zam yüzde 17,76, asgari ücretliye ise sıfır ara zam. Bu ülkenin emeklisi sadaka değil, insanca yaşamaya yetecek bir aylık istiyor. Emekçisi lütuf değil, alın terinin karşılığını istiyor” dedi.
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TÜİK’in haziran ayı enflasyon verilerinin ardından emekli, memur ve asgari ücretliye yansıyan zam oranlarına tepki gösterdi. Altı aylık resmi enflasyonun yüzde 17,76 olarak açıklandığını hatırlatan Genç, açıklanan oranların milyonlarca yurttaşın yaşadığı gerçek hayat pahalılığını karşılamadığını söyledi.
SSK ve Bağ-Kur emeklisine yüzde 17,76, memur ve memur emeklisine ise yüzde 13,52 zam yapılacağını belirten Genç, en düşük emekli aylığının 20 bin liradan 23 bin 552 liraya çıkacağını ifade etti.
“23 bin 552 lirayla hangi emekli geçinecek?”
İktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Genç, şunları söyledi:
“TÜİK’in açıkladığı haziran verisiyle altı aylık resmi enflasyon yüzde 17,76 oldu. Bunun anlamı şu: SSK ve Bağ-Kur emeklisine yüzde 17,76 zam verilecek. Memur ve memur emeklisinin artışı yüzde 13,52’de kalacak. 20 bin lira olan en düşük emekli aylığı 23 bin 552 liraya çıkacak. Şimdi soruyorum: 23 bin 552 lirayla hangi emekli kirasını ödeyecek, mutfağını dolduracak, ilacını alacak, çocuğuna ve torununa destek olacak?
“Asgari ücretliye ise sıfır ara zam”
Türkiye’de hayat pahalılığı maaşlara gelen zam oranıyla ölçülmüyor. Marketteki fiyatla ölçülüyor. Pazardaki etiketle ölçülüyor. Kirayla, faturayla, mutfak masrafıyla ölçülüyor. Temmuz ayında kira artış tavanı yüzde 32,03. Emekliye verilen zam yüzde 17,76. Asgari ücretliye ise sıfır ara zam.
“Enflasyon rakamını aşağı çekerek, milyonların maaşını da aşağıda tutuyorlar”
Yani kiracı, kirasına gelen zammı karşılayamayacak; emekli, temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak; asgari ücretli ise altı aydır yaşadığı hayat pahalılığına karşı tamamen korumasız. Enflasyon rakamını aşağı çekerek, milyonların maaşını da aşağıda tutuyorlar.
“Emekçi lütuf değil, alın terinin karşılığını istiyor”
Ama şunu herkes bilmeli: Enflasyon rakamlarla makyajlanabilir, mutfaktaki yangın makyajlanamaz. Bu ülkenin emeklisi sadaka değil, insanca yaşamaya yetecek bir aylık istiyor. Emekçisi lütuf değil, alın terinin karşılığını istiyor.”
SP’Li Adnan Kenanoğlu: ” BU SEFALET KABUL EDİLEMEZ “
Tuik verilerine göre SSK / BAĞKUR Emekli maaş artış oranları belli oldu. % 17.76 artış En düşük emekli maaşı ise 23.550 Tl Dul Yetim maaşı alanlar. Engelli maaşı alanlar, Yaşlılık maaşı alanlar, EMEKLEMEYE DEVAM EDECEKLER. Siz Ankara Büyükşehir Belediyesinin 1 yıllık bütçesi kadar rakamı ülkenin 1 aylık faizi olarak ödemeye devam ederken ;Emekli Memur İşçi ve Diğer emeklilere uygun gördüğünüz rakamlar içinize siniyormu ?
Yeniden Refah Partisi Kayseri İl Başkanı Ali Özcan’ın tepkisi
TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamları, vatandaşın yaşadığı ekonomik gerçeklerle ne yazık ki örtüşmemektedir.
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte özellikle sebze ve meyve arzındaki artış gibi mevsimsel etkiler, enflasyon üzerindeki baskıyı geçici olarak hafifletebilir. Ancak bu durum, hayat pahalılığının ortadan kalktığı anlamına gelmemektedir.
Bugün açıklanan rakamlar, kalıcı bir ekonomik iyileşmeden ziyade mevsimsel etkilerin oluşturduğu geçici ve suni bir rahatlamayı yansıtmaktadır. Çünkü vatandaşın cebine, mutfağına ve pazar filesine baktığımızda fiyatların hâlâ yüksek seyrettiğini, alım gücünün ise her geçen gün zayıfladığını görüyoruz.
Enflasyon oranının düşmesi, fiyatların düştüğü anlamına gelmez. Aksine, vatandaş hâlâ kira, elektrik, doğalgaz, eğitim ve temel gıda harcamalarında büyük bir yük taşımaktadır. Yaz mevsiminin geçmesiyle birlikte bu geçici etkinin ortadan kalkması hâlinde, ekonomideki yapısal sorunlar yeniden daha ağır şekilde hissedilecektir.
Ekonomi; masa başında açıklanan istatistiklerle değil, milletin pazardaki alışverişiyle, esnafın kasasıyla, emeklinin maaşıyla ve işçinin alın teriyle ölçülür. Millet rahatlamadığı sürece açıklanan rakamların toplum nezdinde bir karşılığı olmayacaktır.
Türkiye’nin ihtiyacı; günü kurtaran, mevsimsel etkilerle başarı algısı oluşturan politikalar değil; üretimi artıran, israfı önleyen, adil paylaşımı esas alan ve vatandaşın alım gücünü kalıcı olarak yükselten bir ekonomik anlayıştır.
KESK: TÜİK RAKAMLARI YALAN, YOKSULLUK GERÇEK! Maaşlarımız Buharlaştı, Geçinemiyoruz! İnsanca Yaşam İçin ACİL EK ZAM İSTİYORUZ!
Bugün 3 Temmuz 2026. TÜİK haziran ayı enflasyonu bugün itibariyle açıklandı.
Öncelikle bu ülkede artık çocuklar bile TÜİK vasıtası ile açıklanan enflasyon rakamlarının yaşadığımız gerçek enflasyonu yarı yarıya düşük gösteren sahte rakamlar olduğunu biliyor. Dolayısıyla bizler her geçen gün derinleşen yoksulluğumuzda başrolü oynayan TÜİK rakamlarına göre yapılacak maaş artışlarından medet ummuyoruz.
Bunun için KESK olarak iki haftadır ülke çapında “GEÇİNEMİYORUZ! ACİL EK ZAM İSTİYORUZ” başlıklı bir imza kampanyası yürütüyoruz. Bugün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde bir basın açıklaması yapmayı ve kampanyada topladığımız imzaları iletmeyi planlamıştık.
Ancak ne yazık ki NATO Zirvesi yasaklarına takıldık.
7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak olan NATO zirvesi gerekçe gösterilerek ülkede haftalardır adeta sıkıyönetim havası estiriliyor. Ankara tam anlamı ile yasaklar ülkesinin başkentine çevrilmiş durumda.
Basına yansıyan bilgilere göre NATO zirvesi için görünür harcamalara ayrılan kamu kaynağı 12 milyar TL’ye ulaşmıştır.
Asgari ücretliye, emekçiye, emekliye gelince “kaynak yok” diyenler, 427 bin asgari ücreti aşan bir bütçeyi sadece 2 günlük NATO zirvesine harcamayı tercih etmiştir.
25 yıldır ülkeyi yönetenler kendi yarattıkları yoksulluğu NATO zirvesi için yollara diktikleri demirden panolarla, duvarlara gizleyeceklerini sanıyorlar.
Ama ülkemizde bugün yaşanan yoksulluk ve sefalet hiçbir pano ile hiçbir duvar ile kapatılamayacak kadar derinleşmiştir. Asgari ücretlisinden emeklisine, kamu emekçisinden işçisine kadar toplumun ezici çoğunluğu yıllardır sahnelenen bir oyunla yoksullaştırılıyor.
Yıllardır sahnelenen bu oyuna göre:
- Ülkeyi yönetenler her yıl önce yaşanan gerçekle hiçbir ilgisi olmayan toz pembe enflasyon hedefleri belirliyorlar.
- Sonra maaşlarımızı, ücretlerimizi bu toz pembe enflasyon hedeflerine göre hatta bazen bunun da altında belirliyorlar.
- Sonra bu hedefleri tutturmak adına TÜİK’e “enflasyonu düşük açıkla” talimatı veriyorlar.
- TÜİK de bu talimata uygun olarak sahte rakamlar uydurarak çarşıda pazarda mutfakta yaşanan hayat pahalılığını yarı yarıya düşük gösteriyor.
- Ama sonuçta suni TÜİK rakamlarına göre bile birkaç ayda gerçekleşen enflasyon yılın başında açıklanan toz pembe enflasyon hedeflerini aşıyor.
- Yılın sonunda ise TÜİK rakamlarına göre bile bu hedeflerin 3 katına, hatta 5 katına çıkan enflasyonla karşılaşıyoruz.
Üç yıldır “yeni”, “rasyonel” gibi adlarla cilaladıkları bir programı uyguluyorlar. Bu üç yıl boyunca sermayeye, patronlara teşvik üstüne teşvik yağdırdılar. Vergi barışı, vergi indirimi diyerek bir avuç sermayeyi ihya ettiler.
Emekçi maaşları gündeme geldiğinde aynı şeyleri tekrarlayarak; “Asgari ücrette, memur ve emekli maaşlarında artış enflasyonu körüklüyor.” Dediler.
Buna o kadar inanıyorlar ki hem ücretlerimizi dibe çekerek hem de vergi yükümüzü arttırarak yoksulluğumuzu derinleştiriyorlar. Çelişkileri burada açığa çıkıyor yıllardır maaşlarımız dibe çekilmesine rağmen enflasyon gerilemiyor.
Üç yıl boyunca 88 milyonun gözünün içine baka baka söylediklerinin koca bir yalandan ibaret olduğu bugün bir kez daha ispatlandı.
- 2023 Haziran’ında yıllık enflasyon yüzde 38’di. Bugün TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre yıllık enflasyon yüzde 32,11 olmuştur.
Yani emeği ile geçim mücadelesi verenler sefalete mahkûm edilmiş ama enflasyon düşmemiştir.
- İktidar sözcüleri “enflasyon düştü” masalları anlatsa da yüksek enflasyon sırlamasında dünya beşincisi bir ülkede yaşıyoruz.
- Maaşlarımızın %75’i gıda, kira ve ulaşım kalemlerine gidiyor. Gıdadan kiraya enflasyonun her türünde AB ve OECD ülkeleri içinde açık ara birinci sıradayız.
Dolayısıyla maaşlarımız hızla buharlaşıyor. Yaşamımız gittikçe zorlaşıyor.
Barınma, beslenme, sağlık, eğitim gibi en temel ihtiyaçlarımızı dahi karşılamakta zorlanıyoruz.
- Haziran ayı itibari açlık sınırı 40 bin TL’ye yoksulluk sınırı 120 bin TL’ye ulaşmıştır.
- En düşük emekli maaşı bugünden açlık sınırının yarısına inmiş, asgari ücret ise açlık sınırının 12 bin TL altında kalmıştır.
- Asgari ücret nasıl işçiler için ortalama ücret haline geldiyse bugün en düşük kamu emekçisi maaşı da kamu emekçileri için ortalama maaşa dönüşmüştür. Bu iktidarın göreve geldiği 2002 yılında en düşük kamu emekçisi maaşının 1,5 katı olan ortalama maaş bugün en düşük maaşın 1,1 katına gerilemiştir.
- Ortalama maaşla 1 yılda alınan Cumhuriyet altını 20 yılın sonunda 52 adet azalmıştır. Bugün ortalama kamu emekçisi maaşı yoksulluk sınırının yarısı civarındadır.
Öte yandan TÜİK bugün kira artışlarında esas alınan 12 aylık ortalama enflasyonun yüzde 32,03 olduğunu açıkladı. Buna göre 60 bin TL maaş alıp bunun yarısını, yani 30 bin TL’sini kiraya veren bir kamu emekçisinin maaşı Temmuz’da 8 bin 105 TL artacak. Ama kirası 9 bin 610 TL artacaktır.
Yani maaş zammının tamamı kira artışına gidecektir. Hatta kirasını karşılayabilmek için cebinden bin 505 TL daha koymak zorunda kalacaktır. Tüm bunlara rağmen iktidar milyonlarca kamu emekçisine ve emekliye bugün açıklanan TÜİK rakamlarını göstermekte ve “Altı ayda gerçekleşen enflasyonun dört, beş puan altında kalan artışlarla yetinin” demektedir.
Milyonlarca asgari ücretliye “açlık sınırının altında kalmaya devam edeceksiniz” demektedir. Yine milyonlarca emekliye “size açlık sınırının yarısı kadar aylık yeter” demektedir.İktidar son toplu sözleşme sürecinde 2026 enflasyon hedefinin %16, 2027 enflasyon hedefinin ise %9 olduğunu açıklamıştır.Buna göre iktidarın noterliğini yapan Hakem Kurulu da maaşlarımızın altışar aylık dilimler halinde; 2026 için %11+%7, 2027 için ise %5+%4 arttırılmasına karar vermiştir.
Ama sahte TÜİK rakamlarına göre bile 2026 hedefi daha ilk beş ayda aşılmıştır.Şimdi de çıkıp “2026 hedefimizi %24 olarak revize ettik. Ama tahminimiz %26. Ayrıca 2027 hedefimizi de %15’e çektik” diyerek bizimle dalga geçiyorlar.Bir kez daha altını çiziyoruz. Suni TÜİK rakamlarına göre bile mevcut Toplu Sözleşme geçersiz hale gelmiş, kadük olmuştur. Bunun için yıllardır hepimize dayatılan yoksulluk ve sefalete artık yeter diyoruz.
SADECE SON BEŞ YILDA YAŞADIĞIMIZ KAYIPLARIN TELAFİSİ İÇİN- ACİL
- Temmuz ayı maaşlarımızda ek %35 artış yapılmasını,
- İlave seyyanen ödenek başta olmak üzere mevcut tüm ek ödemelerin taban aylığımıza yansıtılmasını,
- 4688 sayılı yasa başta olmak üzere mevcut mevzuatın derhal, Grevli Toplu Pazarlık hakkımızın önündeki engellerin kaldırılmasını temel alan evrensel sendikal normlarla uyumlu hale getirilmesini İSTİYORUZ!
Sözlerimizi önemli bir noktanın altını tekrar çizerek tamamlıyoruz.
Bizler KESK’liler olarak bu ülkede sadece kamu emekçilerinin değil, asgari ücretlisinden emeklisine, kamu işçisinden özel sektör işçisine kadar tüm çalışanların insanca yaşayacak bir ücreti fazlası ile hak ettiğine yürekten inanıyoruz.
Bunun için bugüne kadar, maden işçilerinden özel sektör öğretmenlerine uzanan her mücadelede sınıf dayanışması içinde yan yana olduk. Bundan sonra da yan yana, omuz omuza olmaya devam edeceğiz. Dolayısıyla çağrımız sadece kamu emekçilerine değil, bu garabet düzenin çarkları altında ezilen herkesedir. Hepimizi sefalette eşitlemeyi hedefleyenlere artık yeter demenin vakti çoktan gelmiştir. Gelin, yoksulluğu kader gibi gösterenlere karşı sesimizi, gücümüzü birleştirelim. Taleplerimizi hep beraber savunalım. BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANACAĞIZ! YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ! YAŞASIN KESK!
Yeniden Refah Partisi Kayseri İl Başkanı Ali Özcan: Enflasyonun Sebebi Üretici mi? Esnaf mı? Vatandaş mı? Hükümet Günah Keçisi mi Arıyor?
Ekonomideki daralma devam ederken, sorumluların sessizliğini hayra yormuyoruz. En ufak bir açılışı dahi davul zurna ile duyuran, en küçük bir toplantıyı bile sanki ülkenin bütün sorunlarını çözmüş gibi lanse eden yetkililer, TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarının ardından adeta sus pus oldular.
Yoksa ekonomik darboğazın sorumlusu yine kendileri değil de başkaları mı olacak? Her ekonomik başarısızlık sonrasında sorumluluğu üreticiye, esnafa ve vatandaşa yükleyen hükümet, yine aynı şeyi yapmak için zemin mi oluşturuyor?
İşte tam da burada şu soru aklımıza geliyor:
Hükümet günah keçisi mi arıyor?
Hâlbuki hiçbir üretici, ürettiği ürünü daha pahalıya mal etmek istemez. Hiçbir esnaf, rafındaki ürünün fiyatını her gün değiştirmek, müşterisiyle fiyat tartışması yaşamak istemez. Hiçbir vatandaş da sabah aldığı ürünü akşam daha pahalıya almak istemez.
Bugün yaşanan hayat pahalılığının sorumlusu üretici de değildir, esnaf da değildir, vatandaş hiç değildir. Üretici artan maliyetlerle mücadele ediyor, esnaf ayakta kalmaya çalışıyor, vatandaş ise her geçen gün alım gücünü kaybediyor.
Bu nedenle, ekonomik sıkıntıların sorumluluğunu üreticiye ve satıcıya yüklemek yerine, bu tabloyu ortaya çıkaran ekonomi politikalarını gözden geçirmek gerekmektedir.
Çözüm; suçlu aramak değil, üretimi artıran, maliyetleri düşüren, yerli üretimi destekleyen ve vatandaşın alım gücünü yeniden yükseltecek adımları atmaktır. Çünkü güçlü ekonomi, üreticinin de esnafın da vatandaşın da kazandığı adil bir düzenle mümkündür.
Kayseri EYT emekli ve emekli dernek BAŞKANI İsmail YILMAZTÜRK’ün tepkisi
BU EL KALDIRMA, MİLYONLARCA EMEKLİNİN ALIN TERİNE VE ONURUNA İHANETTİR!
Aziz Milletimiz;Bugün Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en derin, en adaletsiz ve en vicdansız ekonomik uçurumlarından birine şahitlik ediyoruz. Ankara’da, halkın iradesini temsil etmek üzere o koltuklarda oturanlar, ceplerini doldururken asıl velinimetleri olan emeklileri açlığa ve sefalete mahkum etmektedir.”Kendine Yarım Milyon, Emekliye Kırıntı!”Gözümüzün içine baka baka, hiçbir vicdani süzgeçten geçirmeden kendi aylık kazançlarını 512 bin 9 TL’ye yükselten milletvekilleri, sıra bu ülkeyi büyüten, fabrikalarında çarkları döndüren, çocuklarını yemeyip yediren emekliye geldiğinde utanmadan, sıkılmadan 23.552 TL için el kaldıracaklar!Soruyoruz: Aylık yarım milyon liradan fazla kazanan bir vekil, 23 bin lira ile bir ay boyunca nasıl yaşanacağını, nasıl kira ödeneceğini, nasıl mutfak alışverişi yapılacağını bilir mi? Bilmez! Çünkü tok, açın halinden anlamaz!Bu Eller Adalet İçin Değil, Sefalet İçin Kalkmaktadır!Meclis çatısı altında parmak hesabı yaparak emeklinin hakkını gasp edenler iyi bilsin ki;O kaldırdığınız eller, adaletin değil, derinleşen ekonomik şiddetin elleridir.O kaldırdığınız eller, ömrünü bu vatana adamış yaşlılarımızın onurunu zedeleyen elleridir.O kaldırdığınız eller, kul hakkına uzanan, milletin cebinden kepçeyle alıp kendi kasasına kaşıkla koyan elleridir.Milletin aslı çöpten pazar artığı toplarken, milletin vekili lüks ve şatafat içinde yaşayamaz. Bu maaş makası, sadece bir ekonomik tercih değil; ahlaki ve vicdani bir çöküştür. Emekliye reva görülen bu sefalet ücretini reddediyoruz!Son Sözümüzdür: Sandık Günü Vekiller de Emeklinin Önünde El Pençe Duracaktır!Buradan o adaletsiz düzenlemeye el kaldıracak olan tüm milletvekillerine sesleniyoruz: Kendi maaşınıza gelince gösterdiğiniz o cömertliği ve hızı, emeklinin insanca yaşam hakkı için de gösterin! Aksi takdirde, milyonlarca emeklinin, dulun ve yetimin ahı yakanızı bırakmayacaktır. Bugün lüks koltuklarınızda sefalete mahkum ettiğiniz bu halk, günü geldiğinde sizden sandıkta hesap sormasını çok iyi bilecektir.
İşgücü İstatistikleri, Mayıs 2026
Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %8,2 seviyesinde gerçekleşti
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre 9 bin kişi artarak 2 milyon 883 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise aynı seviyede kalarak %8,2 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde %7,0 iken kadınlarda %10,5 olarak tahmin edildi.
Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, Mayıs 2024 – Mayıs 2026
(%)
Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı %48,5 oldu
İstihdam edilenlerin sayısı 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre 285 bin kişi artarak 32 milyon 463 bin kişi, istihdam oranı ise 0,4 puan artarak %48,5 oldu. Bu oran erkeklerde %66,1 iken kadınlarda %31,4 olarak gerçekleşti.
Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı %52,8 olarak gerçekleşti
İşgücü, 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre 293 bin kişi artarak 35 milyon 345 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,4 puan artarak %52,8 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde %71,0 iken kadınlarda %35,0 oldu.
Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %14,8 oldu
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,4 puan artarak %14,8 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde %11,2, kadınlarda ise %21,8 olarak tahmin edildi.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 42,4 saat oldu
İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre 0,2 saat artarak 42,4 saat olarak gerçekleşti.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış atıl işgücü oranı %31,0 oldu
Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre 0,9 puan artarak %31,0 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı %20,2 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı %20,5 olarak tahmin edildi.
Hizmet Üretici Fiyat Endeksi, Mayıs 2026
Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) yıllık %38,37 arttı, aylık %5,23 arttı
H-ÜFE 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %5,23 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %24,34 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %38,37 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %35,52 artış gösterdi.
H-ÜFE ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yıllık %41,27 arttı
Bir önceki yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde %41,27 artış, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde %31,97 artış, bilgi ve iletişim hizmetlerinde %38,63 artış, gayrimenkul hizmetlerinde %32,85 artış, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde %42,60 artış, idari ve destek hizmetlerde %36,18 artış gerçekleşti.
H-ÜFE ulaştırma ve depolama hizmetlerinde aylık %3,38 arttı
Bir önceki aya göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde %3,38 artış, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde %4,27 artış, bilgi ve iletişim hizmetlerinde %7,80 artış, gayrimenkul hizmetlerinde %8,28 artış, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde %7,58 artış, idari ve destek hizmetlerde %6,73 artış gerçekleşti.
Kayseri’de Mayıs ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 302 milyon 918 bin dolar, ithalat 110 milyon 721 bin dolar olarak gerçekleşti.
Dış Ticaret İstatistikleri, Mayıs 2026Mayıs ayında genel ticaret sistemine göre ihracat %9,5, ithalat %10,8 azaldı
Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2026 yılı Mayıs ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %9,5 azalarak 22 milyar 461 milyon dolar, ithalat %10,8 azalarak 28 milyar 71 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ocak-Mayıs döneminde ihracat %0,2, ithalat %1,1 arttı
Genel ticaret sistemine göre ihracat 2026 yılı Ocak-Mayıs döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %0,2 artarak 111 milyar 118 milyon dolar, ithalat %1,1 artarak 153 milyar 834 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Mayıs ayında enerji ürünleri ve altın hariç ihracat %11,5, ithalat %16,2 azaldı
Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2026 Mayıs ayında %11,5 azalarak 23 milyar 169 milyon dolardan, 20 milyar 500 milyon dolara geriledi.
Mayıs ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat %16,2 azalarak 25 milyar 86 milyon dolardan, 21 milyar 25 milyon dolara geriledi.
Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Mayıs ayında 525 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi %13,9 azalarak 41 milyar 525 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı %97,5 oldu.
Dış ticaret açığı Mayıs ayında %15,6 azaldı
Mayıs ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre %15,6 azalarak 6 milyar 643 milyon dolardan, 5 milyar 610 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Mayıs ayında %78,9 iken, 2026 Mayıs ayında %80,0’a yükseldi.
Dış ticaret açığı Ocak-Mayıs döneminde %3,6 arttı
Ocak-Mayıs döneminde dış ticaret açığı %3,6 artarak 41 milyar 242 milyon dolardan, 42 milyar 716 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Ocak-Mayıs döneminde %72,9 iken, 2026 yılının aynı döneminde %72,2’ye geriledi.
Mayıs ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı %94,5 oldu
Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2026 Mayıs ayında imalat sanayinin payı %94,5, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %3,3, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %1,6 oldu.
Ocak-Mayıs döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı %93,8, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %3,8, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %1,7 oldu.
Mayıs ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı %72,7 oldu
Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2026 Mayıs ayında ara mallarının payı %72,7, sermaye mallarının payı %13,4 ve tüketim mallarının payı %13,8 oldu.
İthalatta, 2026 Ocak-Mayıs döneminde ara mallarının payı %71,5, sermaye mallarının payı %13,9 ve tüketim mallarının payı %14,1 oldu.
Mayıs ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu
Mayıs ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 714 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 520 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 380 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 144 milyon dolar ile İtalya, 922 milyon dolar ile İspanya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %29,7’sini oluşturdu.
Ocak-Mayıs döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 9 milyar 276 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 6 milyar 945 milyon dolar ile ABD, 6 milyar 776 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 5 milyar 891 milyon dolar ile İtalya ve 4 milyar 640 milyon dolar ile Fransa takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %30,2’sini oluşturdu.
En fazla ithalat yapılan ülke Rusya Federasyonu oldu
İthalatta Rusya Federasyonu ilk sırayı aldı. Mayıs ayında Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 3 milyar 758 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 431 milyon dolar ile Çin, 2 milyar 40 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 208 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 57 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %40,9’unu oluşturdu.
Ocak-Mayıs döneminde ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 21 milyar 35 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 17 milyar 270 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 11 milyar 20 milyon dolar ile Almanya, 7 milyar 739 milyon dolar ile ABD, 6 milyar 261 milyon dolar ile İsviçre izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %41,2’sini oluşturdu.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat %0,8 azaldı
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2026 Mayıs ayında bir önceki aya göre ihracat %0,8, ithalat %1,9 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat %4,8, ithalat %4,3 arttı.
Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı %3,1 oldu
Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Mayıs ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %94,5’tir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,1’dir. Ocak-Mayıs döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %93,8’dir. Ocak-Mayıs döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,4’tür.
Mayıs ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %77,1’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %11,8’dir. Ocak-Mayıs döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %79,0’dır. Ocak-Mayıs döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %11,9’dur.
Özel ticaret sistemine göre ihracat 2026 yılı Mayıs ayında 20 milyar 634 milyon dolar oldu
Özel ticaret sistemine göre, 2026 yılı Mayıs ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre %8,9 azalarak 20 milyar 634 milyon dolar, ithalat %10,0 azalarak 26 milyar 389 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Mayıs ayında dış ticaret açığı %13,6 azalarak 6 milyar 662 milyon dolardan, 5 milyar 756 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Mayıs ayında %77,3 iken, 2026 Mayıs ayında %78,2’ye yükseldi.
İhracat 2026 yılı Ocak-Mayıs döneminde 101 milyar 934 milyon dolar oldu
Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2026 yılı Ocak-Mayıs döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %1,0 artarak 101 milyar 934 milyon dolar, ithalat %2,1 artarak 145 milyar 583 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ocak-Mayıs döneminde dış ticaret açığı %4,7 artarak 41 milyar 689 milyon dolardan, 43 milyar 649 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Ocak-Mayıs döneminde %70,8 iken, 2026 yılının aynı döneminde %70,0’a geriledi.
Ekonomik Güven Endeksi, Haziran 2026 Ekonomik güven endeksi 98,9 oldu
Ekonomik güven endeksi Mayıs ayında 97,2 iken, Haziran ayında %1,8 oranında artarak 98,9 değerini aldı.
Bir önceki aya göre Haziran ayında tüketici güven endeksi %2,5 oranında artarak 87,9 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi %1,0 oranında artarak 102,0 değerini, hizmet sektörü güven endeksi %1,4 oranında artarak 110,5 değerini, perakende ticaret sektörü güven endeksi %0,3 oranında artarak 112,8 değerini, inşaat sektörü güven endeksi %1,1 oranında artarak 83,0 değerini aldı.
Süreli Yayın İstatistikleri, 2025 Resmi ilan yayımlayan gazetelerin sayısı 659 oldu
Basın İlan Kurumu verilerine göre, resmi ilan yayımlayan gazete sayısı 2024 yılında 753 iken, 2025 yılında %12,5 azalarak 659 oldu. Bu yayınların %95,9’unu yerel, %3,3’ünü yaygın (ulusal) ve %0,8’ini bölgesel yayınlar oluşturdu. Ülkemizde 2025 yılında resmi ilan yayımlayan gazetelerin yıllık toplam tirajı 2024 yılına göre %15,1 azalarak 392 milyon 797 bin 801 olup, tirajın %81,9’unu yaygın (ulusal), %17,7’sini yerel ve %0,4’ünü bölgesel gazeteler oluşturdu.
Resmi ilan yayımlayan internet haber sitelerinin sayısı 357 oldu
Resmi ilan yayımlayan internet haber sitesi sayısı 2024 yılında 349 iken, 2025 yılında %2,3 artarak 357 oldu. Toplam tekil ziyaretçi sayısı 8 milyar 840 milyon 299 bin 804 olarak gerçekleşti. Bu ziyaretçi trafiğinin %66,3’ü genel kategoride bulunan internet haber sitelerinden oluştu. Toplam sayfa görüntüleme sayısı 45 milyar 314 milyon 725 bin 824 olarak gerçekleşti. Bu görüntüleme sayısının %74,2’si genel kategoride bulunan internet haber sitelerinden oldu.
Resmi reklam yayımlayan dergilerin %46,8’i aylık yayımlandı
Resmi reklam yayımlayan dergi sayısı 2024 yılında 474 iken, 2025 yılında %0,8 azalarak 470 oldu. Resmi reklam yayımlayan dergilerin %46,8’i aylık, %15,1’i haftalık, %13,6’sı on beş günlük, %11,1’i iki aylık, %6,8’i günlük ve %6,6’sı üç aylık olarak yayımlandı.
Resmi ilan yayımlayan gazetelerin %57,4’ü günlük yayımlandı
Resmi ilan yayımlayan gazetelerin %57,4’ü günlük, %42,6’sı haftada iki-altı gün arası olarak yayımlandı. Bu yayınların toplam tirajının %98,9’unu günlük, %1,1’ini haftada iki-altı gün arası yayımlanan gazeteler oluşturdu.
Resmi ilan ve reklam yayımlayan toplam süreli yayın sayısı 2 bin 173 oldu
Süreli yayın sayısı 2024 yılında 2 bin 40 iken, 2025 yılında %6,5 artarak 2 bin 173 oldu. Bu yayınların %90,9’u siyasi/haber/güncel, %3,3’ü sektörel/mesleki, %1,6’sı kültür/turizm/tanıtım, %1,3’ü ekonomi/ticaret/finans içerikli yayımlanırken, %2,9’u ise diğer içerik türlerinde yayımlanmıştır.
Resmi ilan yayımlayan gazetelerde çalışanların sayısı 3 bin 714 oldu
Resmi ilan yayımlayan gazetelerde çalışanların sayısı 2024 yılında 4 bin 315 iken, 2025 yılında %13,9 azalarak 3 bin 714 oldu. Çalışanların %37,8’i lise ve dengi okul, %34,9’u lisans, %13,7’si lise altı, %11,2’si ön lisans ve %2,4’ü yüksek lisans/doktora mezunlarından oluştu. Resmi ilan yayımlayan gazetelerde çalışanların kadro unvanlarına göre ise %43,8’i muhabir, %26,7’si sayfa sekreteri, %20,3’ü sorumlu müdür, %7,1’i yazar ve %2,1’i haber müdürü olarak görev yaptı.
Resmi ilan yayımlayan internet haber sitelerinde çalışanların sayısı 3 bin 690 oldu
Resmi ilan yayımlayan internet haber sitelerinde çalışanların sayısı 2024 yılında 3 bin 404 iken, 2025 yılında %8,4 artararak 3 bin 690’a yükselmiştir. Çalışanların %57,7’si lisans, %24,4’ü lise ve dengi okul, %10,2’si ön lisans, %4,8’i lise altı ve %2,9’u yüksek lisans/doktora mezunlarından oluştu. Resmi ilan yayımlayan internet haber sitelerinde çalışanların kadro unvanları incelendiğinde, %39,3’ü muhabir, %37,0’si internet editörü, %10,9’u sorumlu müdür, %9,3’ü yazar ve %3,5’i haber müdürü olarak görev yaptı.
Resmi ilan yayımlayan internet haber sitelerinde kadın yazarların oranı %45,6 oldu
İnternet haber sitelerinde çalışanların kadro unvanı ve cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde, sorumlu müdürlerin %67,2’si erkek, %32,8’i kadın, haber müdürlerinin %78,9’u erkek, %21,1’i kadın, internet editörlerinin %53,2’si erkek, %46,8’i kadın, muhabirlerin %57,4’ü erkek, %42,6’sı kadın, yazarların ise %54,4’ü erkek, %45,6’sı kadındır.
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.






