
YÖK 2025 Yılı Üniversite İzleme ve Değerlendirme Raporunda Erciyes Üniversitesi’nin Başarısı
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından 67 farklı gösterge doğrultusunda Türkiye’deki 201 üniversiteye ait analizlerin yer aldığı “Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu-2025” yayımlandı.
Raporda Türkiye’deki 201 üniversite “Eğitim ve Öğretim”, “Araştırma-Geliştirme, Proje ve Yayın”, “Uluslararasılaşma”, “Sürdürülebilirlik” ile “Topluma Hizmet ve Sosyal Sorumluluk” başlıklarına ek olarak “Erişilebilirlik”, “Kapsayıcılık” ve “Bilim İletişimi” gibi kriterler de sürece dahil edildi. Bu kapsamlarda yükseköğretime yaptıkları katkı ve sağladıkları gelişme bakımından Üniversiteler değerlendirildi.
Erciyes Üniversitesi 2 göstergede 1. sırada, 13 göstergede ilk 5’te, 18 göstergede ilk 10’da, 32 göstergede ise ilk 20’de yer alarak büyük bir başarı elde etti.
Rektör Prof. Dr. Altun, Uluslararası Öğrenci Akademisi’nin Açılış Dersini Verdi
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Medeniyetin Burçları Derneği ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından yürütülen Kayseri Uluslararası Öğrenci Akademisi’nin açılış dersini verdi.
Kayseri ve Civarı Elektrik Şirketi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlikte konuşan Rektör Prof. Dr. Fatih Altun, öğrencilere ERÜ hakkında bilgi vererek, ” Üniversitemiz Anadolu’da kendinden çok söz ettiren marka değeri yüksek güçlü bir üniversitedir” dedi.
ERÜ’nün sadece Türkiye’de değil, dünyada da saygın bir üniversite olduğuna dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Altun, “Sizin burada geçirdiğiniz zamanın kaliteli olması ve burada bizlere ait kültürü sizlere aktarabiliyor olmamız bence son derece önemlidir. Çünkü sizler birer kültür elçisi olarak gittiğiniz ülkenizde bizleri anlatacaksınız, bizleri temsil edeceksiniz” şeklinde konuştu.
Öğrencilere tavsiyelerde de bulunan Rektör Prof. Dr. Altun, şunları kaydetti; “En yakın dostunuz olan kitaptan uzak durmayın. Daha çok okumak ve daha çok inceleme yaparak, disiplinlerarası süreçlerde olmalısınız.”
Medeniyetin Burçları Derneği Başkanı Ali Dursun da yaptığı konuşmada ERÜ’nün teknolojiyle aynı zamanda tarih, kültür ve diplomasi gibi alanlarda da önemli adımlar attığını belirtti.
Etkinlik, Rektör Prof. Dr. Fatih Altun’a Uluslararası Öğrenci Akademisi’nde öğrenim gören öğrencilerin kaleme aldığı kitapların takdimi ve hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
ERÜ ile Çelebi Hava Servisi İş Birliği Yapacak
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi ile Çelebi Hava Servisi arasında iş birliği protokolü imzalandı.
Rektörlük Toplantı Salonu’nda düzenlenen imza töreninde konuşan Rektör Prof. Dr. Fatih Altun, teorik bilginin yanında pratik uygulamaların yaygınlaşmasının gençlerin gelişimine büyük katkılar sağladığına dikkat çekerek, iş birliği protokolünün hayırlı olması temennisinde bulundu.
Çelebi Hava Servisi Güney Bölge İnsan Kaynakları Müdürü Gökçe Kulaksızoğlu da konuşmasında Erciyes Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Öğrencileri ile Çelebi olarak uzun yıllardır çalıştıklarına dikkat çekerek, “Bu işbirliğimizle daha da güçlenerek çalışma alanımızın da genişleyeceğini düşünüyoruz” dedi.
Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. Fatih Altun ve Çelebi Hava Servisi İnsan Kaynakları Müdürü Gökçe Kulaksızoğlu iş birliği protokolüne imza attı.
İmzalanan protokol kapsamında; Çelebi ile ERÜ havacılık yönetimi işbirliğinde, sivil havacılık sektörünün ihtiyaç duyduğu yüksek düzeyde teorik ve uygulama bilgisine sahip insan kaynağının yetiştirilmesi, öğrencilerin Çelebi bünyesinde sertifikalı eğitimlerini almaları ve bu eğitimleri başarı ile tamamlamış olan öğrencilerin Çelebi’nin istihdam programları dahilinde işe alımlarda öncelikli olmaları sağlanacak.
Rektör Prof. Dr. Altun, “Birlik Söyleşileri”nin Konuğu Oldu
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Birlik Vakfı Kayseri Şubesi tarafından düzenlenen “Birlik Söyleşileri”nin konuğu oldu.
Vakıf binasında düzenlenen etkinlikte konuşan ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, “Deprem Bilinci Oluşturmanın Önemi” konusunda katılımcılara bilgi verdi.
Konuşmasında deprem hafızasının canlı tutulması gerektiğini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Altun, “İnsanlar en yıkıcı deprem yaşadığı zaman ilk etapta 2 ay içerisinde, sonra 4 ila 5 ay içerisinde depremin sesini dahi unutmaya başlıyorlar. Hayat devam ederken tedbirli olmaya, tedbirlerimizi artırmaya ve her daim depremle ilgili bilinci sıcak tutmak zorundayız” dedi.
6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerinin Kayseri’deki teknik yansımalarını verilerle açıklayan Rektör Prof. Dr. Altun, sözlerine şöyle devam etti:
“Bize en çok sorulan ‘Biz çok büyük bir deprem mi yaşadık?’ sorusuydu. Kayseri için biz teknik olarak büyük bir deprem yaşamadık. İvme kayıtlarından baktığımızda bölgesel olarak değişmekle birlikte 4 ila 4.8 aralığında hissettiğimiz ivmeler gördük; en fazla 4.9’u gördük. Ancak yumuşak zeminli olan bölgelerde binalar sarsıntıyı daha şiddetli hissettirdi.”
Rektör Prof. Dr. Altun, konuşmasının ardından katılımcıların sorularını yanıtladı.
Türkiye’de 0–2 yaş çocuk bakımına erişim %1’in altında: TODAM’dan “iş-yaşam dengesi” için bütüncül reform çağrısı
İLKE Vakfı Toplumsal Düşünce ve Araştırmalar Merkezi (TODAM), “İş-Yaşam Dengesi: Türkiye’de Ebeveyn İzni ve Çocuk Bakım Politikaları” başlıklı seminerde ebeveyn izni düzenlemelerini, çocuk bakım hizmetlerine erişimi ve demografik dönüşümü güncel veriler ışığında ele aldı. Programda, iş ve aile yaşamının uyumlaştırılmasının yalnızca bireysel bir tercih değil; refah, fırsat eşitliği ve bakım politikalarıyla birlikte düşünülmesi gereken yapısal bir sosyal politika alanı olduğuna dikkat çekildi.
Seminerin konuşmacısı Dr. Öğr. Üyesi Nurgün Kul Parlak, TODAM tarafından hazırlanan “İş-Yaşam Dengesi Bağlamında Ebeveyn İzni ve Çocuk Bakım Hizmetleri” başlıklı analiz raporunun bulgularından hareketle Türkiye’deki tabloyu karşılaştırmalı biçimde değerlendirdi.
“Bakım kapasitesi artmadan denge kurulamaz”
Rapor verileri, Türkiye’de en kritik yaş aralığı olan 0–2 yaşta resmî çocuk bakım hizmetlerinden yararlanma oranının %1’in altında seyrettiğine işaret ediyor. Aynı raporda, 0–2 yaş çocuk bakımında kamusal harcamanın OECD ortalamasında GSYH’nin %0,8’i düzeyinde olduğu, Türkiye’de ise %0,5’in altına düştüğü belirtiliyor.
Babalık izni: OECD’de “haftalar”, Türkiye’de “1 hafta”
Karşılaştırmalı bulgular, OECD ve AB ortalamalarında babalık izninin yaklaşık 13 hafta olduğuna, Türkiye’de ise yalnızca 1 hafta ile sınırlı kaldığına dikkat çekiyor.
İstihdamdaki kırılma: Anneler %27, babalar %90
TÜİK verilerine atıfla raporda, 3 yaşın altında çocuğu olan annelerin istihdam oranının %27, babalarda ise %90 olduğu vurgulanıyor. Ayrıca OECD karşılaştırmasına göre Türkiye’de çocuklu hanelerde “baba tam zamanlı çalışıyor, anne çalışmıyor” modeli %60,5 ile öne çıkarken, her iki ebeveynin tam zamanlı çalıştığı hanelerin oranı %18,8’de kalıyor.
Demografik uyarı: Son 10 yılda %30 düşüş
Rapor, Türkiye’nin de içinde bulunduğu bazı ülkelerde doğurganlık oranının son on yılda %30 civarında düştüğünü ve bu eğilimin demografik dönüşümü hızlandırdığını kaydediyor. Doğumların ileri yaşlara kaydığına işaret eden bulgulara göre Türkiye’de doğum yapan annelerin ortalama yaşı 29,3, ilk doğumdaki ortalama anne yaşı 27,3.
Seminere İstanbul Vali Yardımcısı Sayın Okan Leblebicier’in yanı sıra kamu kurumları, akademi ve sivil toplum kuruluşlarından çok sayıda temsilci katıldı. Sunumun ardından yapılan değerlendirme ve soru-cevap bölümünde, Türkiye’de ebeveyn destek politikalarının geleceği ve sosyal politika tasarımına ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu.
KÜN’ün Hazırladığı “Konya Turizm Master Planı 2025-2030”, Kültür ve Turizm Bakanlığına Sunuldu
Kapadokya Üniversitesinin (KÜN), akademik birikim ve deneyimleri ile Türkiye genelinde yürütülen turizm master planı çalışmaları kapsamında hazırlanan Konya Turizm Master Planı 2025–2030, Kültür ve Turizm Bakanlığına sunuldu.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla Mevlâna Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Konya Turizm Master Plan toplantısına; Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Valisi İbrahim Akın, ilçe belediye başkanları ile kamu kurumlarının daire başkanları katıldı.
Toplantıda, Konya’nın kültürel mirası, inanç turizmi potansiyeli, doğal ve tarihi değerleri temel alınarak hazırlanan Konya Turizm Master Planı 2025–2030 kapsamlı biçimde ele alındı. Plan; destinasyon yönetimi, turizm çeşitliliğinin artırılması, altyapı ve tanıtım stratejileri ile sürdürülebilir turizm yaklaşımı çerçevesinde oluşturulan hedefleriyle değerlendirildi.
Sunum ve değerlendirme sürecine Kapadokya Üniversitesini temsilen Prof. Dr. Bilgehan Gülcan, Doç. Dr. Halil Burak Sakal ve Arş. Gör. Fatıma Tüzzehra Albayrak katıldı. KÜN akademisyenleri tarafından yürütülen çalışmalar, Konya’nın turizm vizyonuna uzun vadeli, uygulanabilir ve bütüncül bir perspektif kazandırmayı amaçlıyor.
Konya Turizm Master Planı 2025–2030’un; kamu kurumları, yerel yönetimler ve sektör paydaşları arasında iş birliğini güçlendirerek kentin turizmde sürdürülebilir gelişimine yön vermesi hedefleniyor.
Kapadokya Üniversitesinden 2025 UI GreenMetric’te Büyük Başarı!
Kapadokya Üniversitesi (KÜN), 2025 yılında dünya genelinde 1745 üniversitenin değerlendirildiği UI GreenMetric Dünya Üniversiteler Sıralaması sonuçlarına göre, genel sıralamada geçen seneki konumu olan 399. sıradan 344. sıraya yükselerek sürdürülebilir üniversiteler arasında ilk 500’deki konumunu güçlendirdi.
GreenMetric sürecine ilk katıldığı 2019 yılında yüzde 49,74 olan dünya sıralaması başarı oranını, 2025 itibarıyla yüzde 80,29’a yükselterek, son 7 yılın en yüksek toplam puan ve performans düzeyine ulaşan KÜN, 2025 yılında Türkiye genelinde sıralamaya katılan toplam 142 üniversite arasında 37. sırada yer alırken, 39 vakıf üniversitesi arasında ise 8. sıraya yükseldi.
Bu başarının en somut ve ayırt edici göstergesi, atık kategorisinde elde edilen sonuçlarda ortaya çıktı. Kapadokya Üniversitesi, atık yönetimi alanında dünya genelinde 29. sıraya yerleşirken, Türk üniversiteleri arasında 4. sıraya yükseldi. Aynı zamanda Türkiye’deki vakıf üniversiteleri arasında atık yönetiminde 2. sırada yer alarak önde gelen kurumlardan biri olan KÜN, atık kategorisinde en yüksek puan olan 1800 puanı almayı başardı.
KÜN, 2025 yılı toplam puanı esas alınarak yapılan değerlendirmede; küçük kampüs alanına sahip üniversiteler kapsamında Türkiye’de yer alan 16 üniversite arasında 2. sırada, orta ölçekli kampüs nüfusuna sahip üniversiteler kapsamında ise 38 üniversite içinde 8. sırada yer aldı.
Kapadokya Üniversitesi, ulaşım kategorisinde dünya sıralamasında 177., enerji ve iklim değişikliği kategorisinde 422., eğitim-araştırma kategorisinde 538., su kategorisinde 640. ve kampüs altyapısı kategorisinde 760. sırada yer aldı. Aynı kategoriler Türk vakıf üniversiteleri özelinde değerlendirildiğinde ise Kapadokya Üniversitesi, yapı ve altyapıda 8., enerji ve iklim değişikliğinde 12., ulaşımda 5., su yönetiminde 6. ve eğitim–araştırmada 15. sıraya yerleşerek Türkiye’deki vakıf üniversiteleri arasında güçlü bir konum elde etti.
2025 ‘Yılın Pinokyo Ödülü’nü Milletvekillerine ve Parti Yöneticilerine veriyoruz!
DESAM adına, bugün burada milyonlarca vatandaşımızın yüreğindeki feryadı haykırmak, sessiz çoğunluğun sesi olmak üzere karşınızdayım. Artık yeter! Bu ülke, bu güzel vatan, bu yorgun aziz millet daha fazla yalana, talana, istismara tahammül edemez!
ARTIK YETER! MİLLETİN FERYADI YÜKSELİYOR!
DESAM olarak, 2025 yılı itibarıyla başlattığımız ve her yıl geleneksel olarak sürdürme kararı aldığımız “Yılın Pinokyo Ödülü “nü oy birliğiyle ilan ediyoruz. Bu ödül, masallardaki o yalancı kukla gibi burunları her yalanla uzayanlara, halkımızın alın terini, umudunu, geleceğini çalanlara verilecek. Ve 2025 yılının tartışmasız, ödül kazananı –aslında en büyük kaybedeni– milletvekilleri ve parti yöneticileridir! İktidarıyla muhalefetiyle, sağıyla soluyla, hiçbir ayrım yapmadan hepsine birden bu ödülü layık gördük!
HEPSİ AYNI HARAMİ DÜZENİN PARÇASI! SİSTEMİK YALAN DÖNGÜSÜ!
Ödülün sahibi iktidar-muhalefet fark etmeksizin, tüm milletvekilleri ve parti yöneticileridir! Neden ayrım yapmıyoruz? Çünkü sorun sistemik; iktidar politikaları uygularken muhalefet eleştirmekle yetiniyor, ama ikisi de aynı döngünün, aynı harami düzenin bir parçası. İktidar vaatlerini tutmazken, muhalefet somut alternatifler üretmiyor; birlikte halkı oyalıyor, gerçek reformlardan kaçınıyorlar. Bu kararımız, duygusal bir tepki değil; uluslararası raporlar, anketler ve sosyo-ekonomik verilere dayalı, nesnel bir değerlendirmedir.
Gerçekler ortada, rakamlar yalan söylemez, halkın çarşıdaki pazardaki sofrasındaki acısı yalan söylemez! Enflasyon resmi rakamlarla bile %40’ı aşmışken, bağımsız ekonomistlere göre %100’lerin üzerinde seyrediyor. Vergiler fırlamış, motorine mazota ÖTV zam üstüne zam gelirken, memura, işçiye, emekliye verilen zamlar ancak komik bir şaka gibi kalıyor. Marketten fileyi dolduramayan annenin gözyaşı, çocuğuna harçlık veremeyen babanın çaresizliği, gençlerin “bu ülkede gelecek yok” diye haykırışı… Bunlar mı yalan?
EĞİTİM ÇÖKTÜ! NESİL KAYIP, GENÇLER KAÇIYOR!
Eğitim sistemi çökmüş durumda! PISA sonuçlarında dipteyiz, okullarımız hapishane ve şiddet yuvası olmuş, eğitimde fırsat eşitsizliği fırlamış, eğitimde kalite deseniz yerlerde sürünüyor. Sabah kuşağı programları, diziler, reklamlar halkı uyutmak, aptallaştırmak ve karakterini bozmak için; aile yapısını, ahlakı, değerleri erozyona uğratıyor. Sosyal medya, oyunlar, sanal kumar, erotik tuzak siteler, dijital tuzaklar gençlerimizi uyuşturuyor, manipüle ediyor. Kocaman bir nesil umutsuz, kafası karışık, göç hayaliyle yaşıyor. Araştırmalar gösteriyor ki, gençlerin yarısından fazlası “ilk fırsatta yurt dışına gitmek” istiyor. Gençlerin yarısından fazlasının “yurt dışına gitmek” istemesi bir tercih değil, kendilerine sunulan geleceğe duydukları derin güvensizliğin çığlığıdır.
Bu mu sizin başarı hikâyeniz ey siyasetçiler? Peki siz ne yapıyorsunuz? Koltuğunuz ve cebiniz dışında başka bir şey düşünmüyor, risk almıyor, milletin gerçek vekilliğini yapmıyorsunuz; şahsi menfaatçi, çıkarcı, hamasi politikalarla halkın sırtından geçiniyorsunuz! İhaleler yandaşlara, makamlar akrabalara, kaynaklar talana… Bugünkü siyaset sahnesi de tam bir modern kukla tiyatrosuna dönüşmüş durumda. Siyasetçiler, seçmenlerinin iradesini değil, parti içi dar çıkar gruplarının, yandaşlık ilişkilerinin ve kişisel çıkar ve kariyer kaygılarının peşinden koşuyor.
KUTSALLAR İSTİSMAR EDİLİYOR! AHLAKİ ÇÖKÜŞ ARTIYOR!
Kutsallar istismar ediliyor; vatan, bayrak, din, millet, Atatürk adına ajitasyon, dezenformasyon pompalıyor aradan geminizi yüzdürüyorsunuz. İktidar da muhalefet de aynı bataklıkta! Yolsuzluk iddiaları, hırsızlık skandalları, yalan dolu vaatler… Halkı düşünen yok! Yoksul halk çocuklarının elinden tutan, hakkını arayan yok! Ey siyasetçiler, Halkın size emanet ettiği vekillik görevini, cebinizi veya koltuğunuzu öncelleyerek değil, milletin geleceğine endeksleyerek yapın. Rakamlarla, gerçek politikalarla, şeffaflıkla, liyakatle ve en önemlisi, yemininize sadık kalarak çalışın.
Toplumsal güven sıfırın altında, dayanışma yok olmuş. Yerli sermaye dediğimiz sadece kâr peşinde, paraları yurtdışında; aydın sınıf dediğimiz kesim ideolojik körlükle kendi mahallesinin mağduriyetini görüyor yalnızca. Halk yetim, öksüz, kimsesiz bırakılmış! Halkı düşünen yok!
PINOKYO ÖDÜLÜ BİR İHTARDIR, TOKATTIR!
Ama işte tam burada dur diyoruz! Bu Pinokyo Ödülü bir uyarıdır, bir tokattır, bir isyandır! Ey milletvekilleri, ey parti yöneticileri! Burunlarınız o kadar uzadı ki artık birbirinize çarpıyorsunuz! Halkı daha fazla kandırmayın, daha fazla oyalamayın! Gerçek siyaset yapın, gerçek politikalar üretin, reformlar yapın, adaleti sağlayın, eşitliği sağlayın, ayrıcalıkları torpili adam kayırmayı bitirin, eğitimi ayağa kaldırın, ekonomiyi düzeltin, gençlere umut verin!
Sevgili gençler unutmayın: Bu topraklar nice zulme, nice yalana direnmiş, her seferinde küllerinden doğmuştur! Bir gün gelecek, bu yalan saltanatı bitecek. Temiz, dürüst, halk için çalışan bir siyaset gelecek. Çocuklarımız gururla “Bu vatan benim vatanım, bu devlet bana hizmet ediyor, benim hakkımı koruyor!” diyecek, bu topraklarda mutlu olacak. O gün çok yakın! Hiçbir güç bizi durduramaz! Biz DESAM olarak, sizin yanınızdayız. Gençlerimizin elinden tutacağız, halkımızın sesi olacağız. Birlikte başaracağız! Yaşasın muasır Türkiye mücadelemiz!
KÜN’den Uşak’ın Turizm Vizyonuna Akademik Destek
Kapadokya Üniversitesi (KÜN), Türkiye genelinde yürüttüğü turizm master planı çalışmalarında edindiği akademik birikim ve uygulama deneyimini Uşak’a taşıyarak, Uşak Turizm Master Planı kapsamında düzenlenen Çalıştay / Arama Konferansına katkı sundu.
Uşak Valiliği himayelerinde, Kapadokya Üniversitesi iş birliğinde, Uşak Kültür ve Turizm Müdürlüğü organizasyonlarında ve il protokolünün katılımıyla Uşak Turizm Master Planı 2026–2030 Çalıştayı gerçekleştirildi.
Türkiye genelinde birçok ilde yürütülen master plan çalışmalarında aktif rol üstlenen KÜN, Uşak’ın turizm vizyonunun bilimsel ve sürdürülebilir temeller üzerine inşa edilmesine destek verdi. Ramada By Wyndham Uşak’ta gerçekleştirilen çalıştayda; Uşak’ın mevcut turizm potansiyelinin kapsamlı biçimde değerlendirilmesi, ilin doğal, kültürel ve ekonomik değerlerinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması ve sürdürülebilir turizm politikalarına yön verecek stratejik hedeflerin belirlenmesi amaçlandı. Çalıştaya kamu kurumları, yerel yönetimler ve sektör paydaşları katıldı.
Çalıştay süresince gerçekleştirilen tematik masa çalışmalarında; gastronomi alanında yerel mutfak kültürünün destinasyon kimliğine katkısı ve turizmde katma değer oluşturma potansiyeli ele alındı. Somut olmayan kültürel miras başlığı çerçevesinde, yöresel geleneklerin korunarak turizme kazandırılması ve kültürel sürekliliğin sağlanmasına yönelik değerlendirmeler yapıldı. Kültür ve inanç turizmi kapsamında ise Uşak’ın tarihi ve manevi mekânlarının planlı, dengeli ve sürdürülebilir biçimde turizmle buluşturulmasına ilişkin görüşler paylaşıldı.
Ulaşım ve konaklama teması altında destinasyon erişilebilirliği, altyapı yeterliliği ve hizmet kalitesinin geliştirilmesine yönelik başlıklar ele alınırken; spor ve macera turizmi kapsamında doğa temelli ve alternatif turizm türlerinin ilin turizm çeşitliliğine sağlayacağı katkılar değerlendirildi. Agro ve ekoturizm başlığında kırsal kalkınmayı destekleyen, çevre duyarlılığını önceleyen turizm modelleri üzerinde durulurken; termal ve sağlık turizmi alanında ilin sağlık odaklı turizm potansiyelinin geliştirilmesine yönelik yaklaşımlar ele alındı. Kentsel ve endüstriyel miras teması altında ise kentin üretim geçmişini yansıtan alanların turizmle bütünleşmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
Çalıştaya Kapadokya Üniversitesini temsilen Prof. Dr. Bilgehan Gülcan, Doç. Dr. Halil Burak Sakal, Doç. Dr. Mehmet Bahar ve Arş. Gör. Fatıma Tüzzehra Albayrak katıldı. KÜN akademisyenleri, tematik masa çalışmalarında sundukları akademik katkılarla Uşak Turizm Master Planı’nın uzun vadeli, uygulanabilir ve bütüncül bir çerçevede şekillenmesine katkı sağladı.
Uşak Turizm Master Planı Çalıştayı’nda elde edilen değerlendirme ve çıktıların; kamu kurumları, yerel yönetimler ve sektör paydaşları arasındaki iş birliğini güçlendirerek ilin turizmde planlı ve sürdürülebilir gelişimine yön vermesi hedefleniyor.
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.


