Ekonomi-teknoloji haberleri, TUİK verileri (26.01.2024)

Türkiye ve Avrupa Birliği Arasında Bilgi ve İletişim Teknolojileri Alanında İşbirliklerini Artırma raporunun tanıtım toplantısı AB Başkanlığında gerçekleştirildiTBV, TÜBİSAD, TESİD işbirliğinden oluşan Dijital Türkiye Platformu ve KPMG Türkiye tarafından hazırlanan “Türkiye ile Avrupa Birliği Arasında Bilgi ve İletişim Teknolojileri Alanında İşbirliklerini Artırma” raporu, Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı’nın ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda kamu kurumları ve ilgili sivil toplum kuruluşlarına tanıtıldı.  Etkinliğe TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak ve TESİD Yönetim Kurulu Başkanı Yaman Tunaoğlu’nun yanı sıra iş dünyasından önemli isimler katıldı.Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Dijital Türkiye Platformu Başkanı Faruk Eczacıbaşı ve KPMG Türkiye Başkanı Murat Alsan’ın açılış konuşmalarını yaptığı toplantıda, Dijital Türkiye Platformu tarafından raporun temel bulguları kamuoyu ile paylaşılarak, kamu kurum ve kuruluşları ile bilgi ve iletişim alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının görüşleri alındı.Açılış konuşmasında rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Bozay, çağımızda dijital dönüşümün en önemli olgulardan biri haline geldiğini, bu alanda ülkemiz ve AB’nin ortak çıkarlara sahip olduğunu belirterek, ülkemizin dijitalleşme alanındaki öncelikleri, hedefleri ve ihtiyaçları doğrultusunda AB’yle işbirliğinin geliştirilmesi çağrısında bulundu. Büyükelçi Bozay, raporun ülkemizde ve AB’de dijitalleşme alanındaki mevcut durumu ve potansiyel işbirliği alanlarına yönelik tavsiyeleri ortaya koyarak, önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek çalışmalarla ilgili önemli bir referans kaynağı olacağını belirtti. Öte yandan, Türkiye ile AB arasında dijitalleşme konusundaki en önemli işbirliği araçlarının başında AB Programlarının geldiğine değinen Büyükelçi Bozay, programların genel koordinasyonundan ve ülkemiz performansının artırılmasından sorumlu AB Başkanlığının dijitalleşme alanındaki fırsatlardan azami seviyede faydalanılması için çalışmalarına kararlılıkla devam edeceğini ifade etti.  Kamu, özel sektör ve sivil toplum işbirliği önemliDijital Türkiye Platformu adına konuşan Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı, Dijital Türkiye Platformu’nun Türkiye’nin uluslararası işbirliklerini artırma isteği ve gereksinimini göz önüne alarak bu raporu tamamladığını belirtti. Raporun sadece öneri değil, uygulama modeli de sunduğunu ifade eden Eczacıbaşı, dijitalleşme alanında kamu, özel sektör ve sivil toplum işbirliğinin önemini vurguladı. KPMG Türkiye Başkanı Murat Alsan ise yaptığı konuşmada, raporun bilgi ve iletişim sinerjisini nasıl artırabileceğine dair önemli bilgiler ortaya koyduğunu ve raporda yer alan aksiyon önerilerinin hayata geçirilmesi ile AB-Türkiye işbirliğinin daha iyi noktalara geleceğine inandığını ifade etti.
NOVARTİS TÜRKİYE BASIN AÇIKLAMASI

Novartis Türkiye olarak ülkemizde 60 yılı aşkın süredir 1000’i aşkın çalışanımız ve Kurtköy fabrikamız ile hastaların yaşamına değer katma misyonumuzla çalışmakta; yenilikçi ürün ve tedavilerin geliştirilmesi, üretimi ve hastalara erişimi için faaliyetlerimizi aralıksız olarak sürdürmekteyiz. Çeşitli ürünlerimiz ile ilgili ilaç depolarına ilettiğimiz bir bilgilendirme mektubunun kamu oyuna yansıması, paydaşlarımızın doğal bilgi taleplerine yol açmıştır. Bu taleplere karşılık vermek adına yapmış olduğumuz ve doğrudan muhataplarına iletilen bilgilendirmeler, basında çeşitli haberlere konu olmuştur. Söz konusu haberlerin bir kısmında ülke operasyonumuz ve faaliyetlerimiz ile ilgili spekülatif yorumların yer almasından ötürü şirketimiz tarafından bu açıklamanın yapılması zorunluluğu hasıl olmuştur.    Novartis’in ülkemizden çekildiğine yönelik bilgi ve yorumların tamamı asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır.  Novartis olarak hasta ve hasta yakınlarının mağduriyet yaşamaması birincil önceliğimizdir. Bu doğrultuda, 1955’ten beri faaliyet gösterdiğimiz ülkemizde sağlık hizmetlerini iyileştirmeye, hastaların yaşamlarında fark yaratmaya ve paydaşlarımızla birlikte ülkemizin büyümesine ve gelişmesine katkıda bulunmaya devam edeceğimizi kamu oyunun bilgisine saygıyla sunarız.

KPMG Perspektifinden Birleşme ve Satın Alma Trendleri 2023” raporu

Türkiye’de birleşme ve satın alma işlem adedi 2023 yılında rekor kırdıKPMG Türkiye tarafından hazırlanan “KPMG Perspektifinden Birleşme ve Satın Alma Trendleri 2023” raporuna göre 2023 yılında küresel birleşme ve satın alma işlem hacmi 2022 yılına kıyasla yaklaşık yüzde 23 düşüşle 2,7 trilyon dolar seviyesine geriledi. 2023 yılında Türkiye’de açıklanan işlem hacmi 2,8 milyar dolar gerçekleşse da açıklanmayan işlemler üzerine yapılan değerlendirmeler sonucunda işlem hacmi 7,5 milyar dolar seviyesine ulaştı. Ülkemizde 2022 yılında 219 olan işlem adedi ise 2023 yılında 547 işlem adedi ile rekor seviyeye yükseldi.KPMG Türkiye, beşincisini hazırladığı yıllık “KPMG Perspektifinden Birleşme ve Satın Alma Trendleri 2023” raporunu açıkladı. Rapora göre, 2023 yılında yatırımcının risk alma iştahı azalırken parasal sıkılaşma politikaları neticesinde finansal kaynaklara erişimin zorlaşması ve yaşanan bölgesel jeopolitik gerginlikler ile birlikte 2023 yılında küresel birleşme ve satın alma işlem hacmi 2022 yılına kıyasla yaklaşık yüzde 23 düşüşle 2,7 trilyon dolar seviyesine geriledi. 2021 yılında rekor seviyelere ulaşan işlem hacmi, böylelikle 2023 yılında son beş yılın en düşük seviyesinde gerçekleşti. Buna paralel olarak toplam işlem adedi ise geçen yıla kıyasla yaklaşık 5 bin adet azalırken, 55 bin 862 adet olarak gerçekleşti. Yüksek faiz oranları, süregelen enflasyon, devam eden Rusya – Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’da yükselen jeopolitik gerginlikler dolayısıyla azalan yatırımcı iştahı dünyada birleşme ve satın alma işlem hacminde yaşanan bu düşüşün temel nedenleri olarak gösterildi.Toplam işlem hacmi büyüklüğünde yaşanan düşüşe paralel olarak 2022 yılında küresel ölçekteki mega işlem (değeri on milyar dolar üzerindeki işlemler) sayısı 37 olarak gerçekleşirken 2023 yılında bu sayı 26 ile sınırlı kaldı. Küresel çapta en yüksek işlem hacmine sahip bölge toplam 1,3 trilyon dolar birleşme ve satın alma işlem hacmiyle Kuzey Amerika oldu. Bölge, dünyada gerçekleşen toplam işlem hacminin yüzde 50,4’ünü oluşturdu. Rapora göre dünyada ortalama işlem hacmi büyüklüğü 47,5 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ortalama işlem hacmi büyüklüğünde 2023 yılı itibarıyla ilk sırada işlem başına 76,6 milyon dolar ile Kuzey Amerika bölgesi yer alırken Avrupa 30,8 milyon dolar ile son sırada yer aldı. Rapora göre enerji sektörü, en büyük 10 birleşme ve satın alma işlemi içerisinde 4 adet işlem ile 2023 yılında ön plana çıkan sektör oldu ve bu işlemlerin toplam işlem hacmi 150,1 milyar dolara olarak gerçekleşti.Türkiye’de işlem adedi 547 ile rekor seviyeye ulaştıTürkiye’de ise, global ölçekteki gelişmelerin yanı sıra geride bıraktığımız genel seçimler ve Orta Doğu’da devam eden jeopolitik gerginlikler birleşme ve satın alma aktiviteleri üzerinde önemli bir rol oynadı. Bu gelişmeler etkisinde 2023 yılında ülkemizde açıklanan işlem hacmi 2,8 milyar dolar ile geçen yılın altında kalsa da değeri açıklanmayan işlemler üzerine yapılan değerlendirmeler sonucunda işlem hacmi 7,5 milyar dolar seviyesine ulaştı. Küresel trendlere paralel olarak Türkiye’de yüksek faiz ve enflasyon ortamının yarattığı belirsizlikler 2023 yılında yatırımcıların risk alma iştahını baskılamaya devam ederken yatırımcıların görece düşük hacimli işlemlere yönelmesiyle açıklanan işlem hacmi geçen seneye göre azalırken 2022 yılında 219 olan satın alma işlem adedi 2023 yılında 547 işlem adedi ile rekor seviyeye ulaştı.Rapora göre açıklanan toplam işlem hacminin GSYİH oranı yüzde 0,3’e düşerek 2022 yılına kıyasla azaldı ve global ortalamaların önemli ölçüde altında kaldı. Ancak değeri açıklanmayan işlemler üzerine yapılan değerlendirmeler dikkate alındığında bu oranın yüzde 0,8 seviyesinde hesaplandı. 2023 yılında ülkemizde milyar dolar seviyesinin üzerinde bir mega işlemin gerçekleşmemiş olması dikkat çeken önemli konulardan biri oldu Türkiye’de en büyük 10 satın alma ve birleşme işlemiÜlkemizde en büyük 10 satın alma ve birleşme işleminin toplam işlemler içerisindeki payı yüzde 68 olurken en büyük işlemin değeri TOFAŞ’ın Stellantis Otomotiv Pazarlama’yı 439,1 milyon dolar bedel ile satın alması oldu. Raporda Türkiye’de en büyük 10 satın alma ve birleşme işlemi şu şekilde sıralandı.

2023 yılında öne çıkan değeri açıklanmayan işlemlerBirleşik Arap Emirlikleri kökenli Mubadala Capital öncülüğünde Getir’in eylül ayında aldığı yatırım, MNG Kargo’nun Deutsche Post (DHL) tarafından satın alınması ve dünya devi Multi-Color Corporation’ın Korsini Ambalaj’ı satın alması, işlem değerleri açıklanmasa da 2023 yılının öne çıkan işlemlerinden oldu. Insider’ın Katar Yatırım Otoritesi ve Esas Holding’in Girişim Sermayesi önderliğinde almış olduğu 105 milyon dolarlık yatırım işleminin paya dönüştürülebilir borç (convertible note) şeklinde olması ve raporun metodolojisi gereği bu tür yatırım işlemlerinin dâhil edilmemesi sebebiyle Insider işlemi rapor içerisinde yer almasa da 2023 yılında öne çıkan işlemler arasında dikkat çekti.Değeri açıklanmayan işlemler arasında enerji sektörü incelendiğinde, Vitol Group iştiraki olan Petrol Ofisi’nin BP’nin Türkiye’deki akaryakıt operasyonlarını satın alması büyük işlemlerden biri olarak ön plana çıktı. İlaveten, Rönesans Enerji’nin yüzde 50 hissesinin Total Energies tarafından satın alınması ve Alpet’in hisselerinin tamamının Zeren Grup’a satılması işlem değerleri açıklanmasa da 2023 yılında enerji sektöründe gerçekleşen önemli işlemler arasında yer aldı.Öne çıkan sektörler ve yatırımcı dağılımıTürkiye’de birleşme ve satın işlemlerinde adet bazında öne çıkan sektörlere bakıldığında ise 268 adet işlem ile bireysel yatırımcılar, kitle fonlaması işlemleri, risk sermayesi ve girişim sermayelerinin gerçekleştirdiği startup işlemlerinin de etkisiyle teknoloji, medya ve telekomünikasyon sektörü oldu. Hacim bazında ise endüstriyel üretim ve otomotiv 1,1 milyar dolarlık işlem hacmi ile ilk sıralarda yer aldı ve onu 1 milyar dolarlık işlem hacmi ile enerji sektörü takip etti.Türkiye’deki işlemlerin yatırımcı dağılımına bakıldığında ise 2023 yılında, ABD (18 işlem) ve Birleşik Krallık (15 işlem) 2022’deki lider konumlarını sürdürdü. 2023 yılında Almanya 10 işlemle yatırımcılar nezdinde en çok yatırım yapan 3. ülke oldu. Açıklanan işlem büyüklüklerine göre ise ABD, Rusya ve Birleşik Krallık öne çıkan ülkeler oldu.Yabancı yatırımcılar stratejik ve büyük ölçekli satın alımlarda yer aldıYabancı yatırımcıların gerçekleştirdiği birleşme ve satın alma işlem adetleri, 2023 yılında 107 işlemle toplam işlem adedinden yüzde 20 pay alarak geçen yıla kıyasla düşüş gösterdi. Buna karşın yabancı yatırımcıların toplam açıklanan işlem hacminden aldığı pay yüzde 44 ile dikkat çekti. Bu oran da yabancı yatırımcıların daha çok stratejik ve büyük ölçekli satın alımlarda yer aldığını gösteriyor Yabancı yatırımlar, toplam açıklanan işlem hacminin 1,2 milyar dolarını oluşturdu. Değeri açıklanmayan işlemler üzerine değerlendirmeler ve tahminler sonucunda ise yabancı yatırımcıların 2023 yılı içerisinde gerçekleştirdiği satın alma işlemlerinin hacminin yaklaşık 4 milyar dolar seviyesinde olduğu öngörülüyor. Bu bağlamda yabancı yatırımcı işlemlerinin değeri açıklanmayan işlemlerin de tahmini değerlerinin dâhil edilmesiyle toplam işlem hacminin yüzde 52’si olarak hesaplandı.Finansal yatırımcı işlemlerinin adet bazındaki artışı dikkat çekti2023 yılı işlem adedi bazında incelendiğinde finansal yatırımcı işlemleri 286 işlem ile toplam işlemlerin yüzde 52’sini oluştururken işlem hacmi baz alındığında stratejik yatırımcı işlemleri 2,4 milyar dolar ile toplam açıklanan işlem hacminin yüzde 86’sını oluşturdu. Finansal yatırımcıların gerçekleştirdiği işlemlerin toplam açıklanan işlem hacmindeki payı 2022 yılına kıyasla düşüş gösterirken işlem adedi bazında ise artış gözlemlendi. 2023 yılında değeri açıklanan 219 işlem adediyle finansal yatırımcı işlemlerinin ortalama işlem büyüklüğü 1,8 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bunda kitle fonlama platformlarının etkisinin artması ve risk sermayesi ile girişim sermayesi işlemlerinin daha çok erken aşama yatırımlara gerçekleşmesi etkili oldu.2023 yılında ön plana çıkan finansal yatırımcı işlemleri2023 yılı içerisinde değeri açıklanan en büyük işlemler arasında Doğan Holding’in grup şirketi Öncü Girişim’in geri dönüşüm ve sürdürülebilir teknolojiler alanında faaliyet gösteren Gama Recycle’ın yüzde 70 hissesini 83 milyon dolar işlem bedeli ile satın alması yer aldı. Bu işleme ek olarak Defacto’nun azınlık hisselerinin 59 milyon dolar karşılığında EBRD tarafından satın alınması ile Re-Pie’ın perakende sektöründe faaliyet gösteren Milpa’nın yüzde 82,3 oranındaki hissesini 54,7 milyon dolar bedel ile satın alması ile Taze Kuru Gıda’nın yüzde 55,7 hissesini 30,6 milyon dolar bedel ile satın alması da öne çıkan finansal yatırımcı işlemleri arasında yer aldı.Türkiye’de girişimcilik ekosistemine olan ilgi devam ettiTürkiye’de girişim ekosistemine yatırımcıların ilgisi son yıllardaki trende paralel olarak devam etti. Albaraka Portföy Yönetimi, 2023 yılında yaptığı 22 yatırım ile Türkiye’de girişim ekosistemine en fazla sayıda yatırım yapan finansal yatırımcı oldu. Ekosistemin önemli oyuncularından biri olan Re-Pie ise 10 adet işlemle öne çıktı. 212 ve Esor Investments liderliğinde gerçekleşen yatırım turunda Fazla, 6 milyon dolar yatırım alarak girişim sermayesi işlemleri arasında dikkat çekti.Özel girişim sermayesi tarafında önemli çıkış işlemleri gözlemlendi2023 yılının değeri açıklanmasa da en önemli finansal yatırımcı çıkış işlemlerinin başında Turkven’in MNG Kargo’daki hisselerini Alman devi DHL’e satışı oldu. Buna ek olarak, Turkven’in Mikro Yazılım’daki hisselerini İtalyan TeamSystem şirketine satışı ve Actera’nın portföy şirketi Korozo’nun alt şirketi olan Korsini Ambalaj’ın yüzde 100’ünün nisan ayında ABD kökenli Multi-Color Corporation’a satışı da öne çıkan özel girişim sermayesi çıkış işlemlerinden oldu. Öte yandan Mediterra’nın (MPEQ) Paycore’daki hisselerini Param’a, LuckyFish’teki (Uğurlu Balık) hisselerini ise BAE kökenli finansal yatırımcı E20 Investment’a satarak çıkış yapması diğer önemli çıkış işlemleri arasında yer aldı.“2024’te yabancı sermaye girişi ve yatırımcı ilgisini arttırma hedefleri ön planda”Konuyla ilgili açıklama yapan KPMG Türkiye Strateji ve Kurumsal Finansman Hizmetleri Bölüm Başkanı Hande Şenova, “Beşincisini bu yıl hazırladığımız raporumuzda 2023 yılında dünyadaki ve Türkiye’deki birleşme ve satın alma işlemlerinin görünümünü ortaya koyduk. 2023’ün ana gündemi, küresel ölçekte gelişmiş ülke merkez bankalarının faiz artışları, devam eden Rusya – Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’da yükselen jeopolitik gerginlik olurken Türkiye özelinde ise ülkemizi derinden sarsan merkez üssü Kahramanmaraş olan 6 Şubat depremleri ve yılın 2. çeyreğinde gerçekleşen genel seçimler oldu. Genel seçimlerin geride kalması, ekonomi yönetimindeki kritik pozisyonlara yapılan güçlü atamalar sonucunda oluşan güven ortamının sürdürülmesi ile birlikte 2024 yılında yabancı sermaye girişi ve yatırımcı ilgisini arttırma hedefleri ön plana çıkıyor. 2024 yılı genel beklentimiz maliye ve para politikalarının istikrarlı bir şekilde devam etmesi ve yatırımcı dostu politikalar ve yapısal reformlarla desteklenmesi olurken 2024 yılında stratejik yatırımcıların yanı sıra finansal yatırımcıların da Türkiye’de işlem hacmi ve işlem sayısında artışa katkıda bulunacağını öngörüyoruz.” dedi.“2024’te enerji, endüstriyel üretim ve otomotiv ile teknoloji, medya ve telekomünikasyon sektörlerinin öne çıkması bekleniyor”KPMG Türkiye Birleşme ve Satın Alma Hizmetleri Lideri Özge İlhanise açıklamasında 2024 yılına yönelik beklentileri şöyle sıraladı: “Son yıllarda rekor işlem adediyle öne çıkan TMT (teknoloji, medya, telekomünikasyon) sektörünün 2024 yılında da bu trendi sürdürmesini bekliyoruz. Ayrıca, AB yeşil mutabakatı kapsamında uygulanması beklenen sınırda karbon vergisi nedeniyle başta ihracatçı şirketler olmak üzere genel bir yeşil enerji dönüşümü ile yenilenebilir ve temiz enerji alanında yatırım aktivitesinin artmasını bekliyoruz. Türkiye’nin avantajlı jeopolitik konumu ve gelişmiş sanayi bilgi birikimi nedeniyle endüstriyel üretim sektörü de her zaman olduğu gibi 2024 yılında da yatırımcılar nezdinde öne çıkan sektörlerden olmaya devam edecektir.” dedi.

Virgosol Türkiye’nin En Hızlı Büyüyen Teknoloji Şirketleri Arasında 6. Sırada!

Virgosol % 1,922 büyüme oranıyla 2023 Deloitte Technology Fast 50 Listesi’nde 6. sırada yer alarak Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketleri arasında adını bir kez daha duyurdu. Yenilikçi projeleri, müşteri odaklı çözümleri ve sektördeki başarılı konumuyla Virgosol, teknoloji dünyasında fark yaratmaya devam ediyor.

Yazılım ve uygulamalar için performans testi, test otomasyonu, uyumluluk testi, web servis ve API testi, UX/UI testi, manuel test ve kod analizi gibi uçtan uca çözümler sunan Virgosol, düzenlediği eğitimler ve etkinlikler ile de bilişim sektörüne değer katıyor. Sektörüne yenilikçi teknoloji çözümleri sunan Virgosol, Türkiye’nin önde gelen profesyonel danışmanlık ve denetim şirketlerinden Deloitte tarafından her yıl düzenlenen Technology Fast 50 programında büyük bir başarı elde etti. 2023 yılı itibariyle Virgosol, Türkiye’nin en hızlı büyüyen 50 teknoloji şirketi arasında 6. sıraya yerleşti.

Virgosol’un İnovasyon Tutkusu ve Hizmet Anlayışı Teknoloji Fast 50 ile Taçlandı

Virgosol bundan 4 yıl önce fark yaratan yazılım testi hizmetleri sunma hedefiyle Türk yazılım ve bilişim sektörüne adım atmıştı. Yakın geçmişte hizmetlerini ülke sınırlarının dışına taşımaya başlayan ve Almanya’da 2. Şubesini açmaya hazırlanan Virgosol; sektöre getirdiği yenilikçi yaklaşımı, teknolojiye olan güçlü tutkusu, uçtan uca çözüm mimarisi ve kaliteli hizmet anlayışı ile 4 yıl önce çıktığı kurumsal yolculuğunda başarı merdivenlerini tırmanmaya devam ediyor. Kuruluşundan bu yana müşteri odaklı çözümleri, inovatif projeleri ve sektördeki başarılı konumuyla dikkat çeken şirket, Technology Fast 50 Listesi’nde Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketleri arasında 6. sıraya yerleşti. Virgosol’un “Fark Yaratmak” mottosu ile bilişim sektörü için geliştirdiği yazılım testi hizmetleri ve çalışma anlayışı Teknoloji Fast 50 listesi ile taçlandırıldı.

Deloitte’in dünya genelindeki etkisi ve sektördeki saygınlığı, Virgosol’un liderlik hedeflerine ulaşma konusundaki azmini desteklerken yazılım ve bilişim dünyasındaki farkını da bir kez daha kanıtladı. Teknoloji Fast 50 listesinde 6. sıraya ulaşmak Virgosol’un geçmişte elde ettiği başarılarının yanı sıra gelecekteki potansiyelinin de bir yansıması olarak kayıtlara geçti.

“Yepyeni Bir Başarıya Daha İmza Atmanın Gururunu Yaşıyoruz!”

Şirket için önemli bir kilometre taşı olan bu anlamlı başarıyla ilgili Virgosol Kurucu CEO’su Özgür Arzu Er “Deloitte Teknoloji Fast 50 listesinde 6. sırada yer alarak yepyeni bir başarıya imza atmanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz! 4 yıl önce Türk yazılım ve bilişim sektöründe fark yaratmak hayaliyle çıktığımız bu yolculukta bugün Türkiye’nin en hızlı büyüyen şirketlerinden biriyiz. Bu büyük başarıda emeği geçen tüm değerli çalışma arkadaşlarıma, birlikte değer yarattığımız ve bize inanan iş ortaklarımıza ve müşterilerimize sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Birlikte daha nice büyük başarıları kutlayacağız.” açıklamalarında bulundu.

“Bu Başarıyı Virgosol’un Temellerini Atarken Hedefledik!”

Technology Fast 50 listesine girmenin Virgosol’un henüz kuruluş aşamasındaki hedeflerinden biri olduğunu belirten Virgosol CTO’su Miraç Emektar konuyla ilgili “Deloitte tarafından belirlenen Technology Fast 50 listesinde 6. sırada yer aldığımızı öğrenmek bizi çok mutlu etti. 4 yıl önce değerli ortağım Arzu ile beraber çıktığımız bu yolculukta böyle güzel haberler almak, enerji depoladığımız keyifli molalar oluyor bizim için. Tüm iş ortaklarımızla, bugüne kadar yolu bizimle kesişmiş tüm takım arkadaşlarımızla, güvendiği bir partner olarak bizi seçen tüm müşterilerimizle birlikte en hızlı büyüyen şirketlerden biri olmayı başardıkBu başarıda emeği olan herkese çok teşekkür ederiz.” açıklamalarında bulundu ve çalışmalarına aynı hızla devam edeceklerini açıkladı.

Timberland’de yüzde 30’a varan sezon indirimi dönemi başladıTimberland’in web sitesinde (www.timberland.com.tr) yer alan seçili ürünlerde, beklenen sezon indirimi fırsatları başladı. Timberland’in sezon ürünlerinde yapılan alışverişlerde ilk fiyat üzerinden yüzde 30’a varan indirim uygulanıyor. İndirimler, yalnızca ikonik modellerle sınırlı kalmayıp, sezona özel stilleri ve iş birliği kapsamında sınırlı sayıda üretilen koleksiyonları da içeriyor. Kış mevsiminin vazgeçilmez markası Timberland, www.timberland.com.tr adresindeki kampanya ile seçili sezon ürünlerinde ilk fiyatlar üzerinden yüzde 30’a varan indirimler sunuyor.

Hizmet, Perakende Ticaret ve İnşaat Güven Endeksleri, Ocak 2024
Güven endeksi hizmet sektöründe %4,0 arttı, perakende ticaret sektöründe %1,0 azaldı, inşaat sektöründe %3,3 arttı
Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Ocak ayında bir önceki aya göre; hizmet sektöründe %4,0 oranında artarak 116,8 değerini, perakende ticaret sektöründe %1,0 oranında azalarak 115,6 değerini ve inşaat sektöründe %3,3 oranında artarak 90,9 değerini aldı.

Ege Bölgesi’nden meyve sebze mamulleri ihracatı yıllık 1 milyar doları aştı

Türkiye’nin meyve sebze mamulleri ihracatının lider konumda olan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, son 1 yıllık dönemde meyve sebze mamulleri ihracatında 1 milyar doları aşmanın mutluluğunu yaşıyor. Sektör günümüzde 2,5 milyar dolar seviyesinde olan ihracatını 2028 yılı sonunda 5 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor.

Cumhuriyetimizin 100. Yılı olan 2023 yılını ihracat rekorlarıyla geride bırakan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2024 yılına da parlak bir giriş yaptı. 2024 yılının ilk 23 günlük döneminde meyve sebze mamulleri ihracatını yüzde 37’lik artışla 50 milyon dolardan 68,6 milyon dolara çıkaran EYMSİB geride kalan 1 yılda 1 milyar 168 bin dolarlık meyve sebze mamulleri ihracatına imza attı.

Balık ihracatından sonra meyve sebze mamulleri sektörü de 1 milyar doları aştı

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, su ürünlerinde 2023 yılında gerçekleştirdiği 1 milyar 127 milyon dolarlık ihracatla Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde 1 milyar dolar barajını aşan tek gıda sektörü olmuştu. Meyve sebze mamulleri sektörü EİB çatısı altında 1 milyar dolar barajını geçen ikinci gıda sektörü olmayı başardı.

Türkiye’nin meyve sebze mamulleri ihracatının yüzde 43’ü Ege’den

Meyve sebze mamulleri sektöründe Türkiye’nin ihracatının yüzde 43’üne imza attıklarını belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesinde yetişen birbirinden lezzetli meyve ve sebzeleri işleyerek katma değerli hale dönüştüren, dünya standartlarında modern çok sayıda meyve sebze mamulleri tesisine sahip olduğumuzu, Türkiye’nin meyve sebze mamulleri sektöründe ihracatının hızlı bir şekilde artacağı ekosistemin var olduğunun altını çizdi.

Taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerinin toplamda ihracatının 6 milyar dolar seviyesine ulaştığı bilgisini veren Başkan Uçak, “Taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerimiz çok geniş bir ürün yelpazesiyle dünyanın dört bir tarafındaki sofraları donatıyoruz. Meyve suları, domates salçası, turşular, kurutulmuş domates, meyve konserveleri, soslar, alkollü içecekler, sağlıklı atıştırmalıklar, hazır yiyecekler, dondurulmuş meyve sebzeler meyve sebze mamulleri sektöründe öne çıkan ihraç ürünlerimiz. Meyve sebze mamulleri sektörümüz, ürünlerimize katma değer kazandırarak ihracat gelirimizi artıran bir misyonu üstleniyor” diye konuştu.

TURQUALITY Projesi meyve sebze mamulleri ihracatını ikiye katlayacak

Meyve sebze mamulleri sektörünün 2024 yılında Ticaret Bakanlığı öncülüğünde İngiltere pazarını önceliklendiren yeni bir Turquality Projesini başlatacağını aktaran Uçak, “Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki gdıa sektörleri olarak ABD pazarında Türk gıda ürünlerinin bilinirliğini ve ihracatını artırmak için 5 yıldır sürdürdüğümüz ‘Turkish Tastes’ isimli TURQUALITY Projesi sayesinde ABD’ye gıda ihracatımız 5 ylda yüzde 151’lik artışla 138 milyon dolardan 346 milyon dolara yükselttik. Meyve sebze mamulleri sektörümüzün Yeni TURQUALITY Projesi, Dikili Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin hayata geçecek olması, Ticaret Bakanlığımız öncülüğünde yapacağımız pazarlama faaliyetleriyle meyve sebze mamulleri ihracatımızın katlanarak 2028 yılında 5 milyar doları aşacağına inanıyoruz” diye konuştu.

Dünya’nın turşusunu Egeli ihracatçılar kurdu

Ege Yaş Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği üyelerinin geride kalan 1 yıllık dönemde yaptığı 1 milyar 168 bin dolarlık meyve sebze mamulleri ihracatında biber turşuları grubunun 144 milyon dolarlık tutarla zirvede yer aldığını paylaşan Başkan Uçak diğer ürün gruplarının ihracat rakamlarını şöyle özetledi; “Kurutulmuş domates ihracatı 115 milyon dolar, kornişon turşu ihracatı 111,5 milyon dolar, elma suyu ve konsantreleri ihracatı 91 milyon dolar, dondurulmuş domates ihracatı 49 milyon dolar, közlenmiş sebzeler 42,5 milyon dolar, domates salçası 42 milyon dolar, dondurulmuş çilek 27,5 milyon dolar ihraç edildi.”

Türk meyve sebze mamullerini en çok Almanya, ABD ve İngiltere tercih etti

Ege Yaş Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği’nden yapılan meyve sebze mamulleri ihracatında liderliği fotofiniş belirledi. Almanya 176,5 milyon dolarlık taleple zirvede yer alırken, Ege İhracatçı Birlikleri’nin TURQUALITY Projesiyle ihracatta gaza basan ABD 176,2 milyon dolarlık tutarla zirve ortağı oldu. İngiltere ise; 86 milyon dolarlık taleple listeye üçüncü sıradan girdi. Hollanda, İtalya, Kanada, Fransa, Polonya, Avustralya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti meyve sebze mamulleri ihracatında ilk 10’daki ülkeler oldu. Son 1 yıllık süreçte EYMSİB’ten 124 ülkeye meyve sebze mamulleri ihraç edildi.

“Mevcut döviz kurları nedeniyle var olan taleplere bile cevap veremiyoruz”

Türkiye, Orta Vadeli Programa göre 2026 yılı sonu için 302,2 milyar dolar ihracat hedefi ortaya koydu. 120 bin ihracatçı bu hedefe ulaşmak için 7 gün 24 saat çalışırken, Maliye ve Hazine Bakanı Mehmet Şimşek’ten gelen döviz kuru açıklaması ihracatçılarda moralleri bozdu.

Maliye ve Hazine Bakanı Mehmet Şimşek’in “İhracatın ana belirleyicisi yurt dışı talep olup kurun önemli bir etkisi yoktur” şeklindeki sosyal medya paylaşımını değerlendiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “İhracatta yurt dışı talep elbette önemlidir. Ancak günümüzde yurt dışından talep olmasına rağmen pek çok ihracatçımız döviz kurlarının mevcut seviyesi nedeniyle fiyat tutturamaz halde. İhracatçılarımız fiyat veremez noktaya geldi. Türkiye ihracata dayalı bir büyüme hedefliyorsa bugünkü döviz kurları bu büyümeye zemin hazırlamıyor” tespitinde bulundu.

TÜİK tarafından açıklanan yüzde 129’luk hissedilen enflasyon oranına vurgu yapan Eskinazi sözlerini şöyle sürdürdü; “Türkiye’de yaşanan durumu TÜİK özetledi. Girdi maliyetlerimiz yüzde 129 civarında artarken döviz kurundaki artış yüzde 60 seviyesinde kaldı. 2024 yılında yerel seçimler olduğu için döviz kuru üzerindeki baskı devam ediyor. İhracat pazarlaması akşamdan sabaha değişen bir olgu değil. Bir pazara girmek için yıllarda mücadele etmeniz gerekir. Döviz kurlarının mevcut seviyesi nedeniyle ihraç pazarlarımızı kısa sürede değiştiremeyiz. Bizim rekabetçiliğimizi koruyan döviz kuruna ihtiyaç var. Bugün emek yoğun sektörlerde rekabetçiliğimiz diplerde. Bu durumu anlamak için ihracat rakamlarına bakmak yeterli. İhracat rakamlarındaki kara tablo 2024 yılının ilk yarısında da sürecek gibi görünüyor. İhracatçı firmalarımız maliyetleri sürekli artarken, döviz kuru öngörüsünde bulunamadıkları için bütçe yapamaz konuma düştüler. Orta Vadeli Programda ortaya koyduğumuz ihracat hedeflerinin tutturulması için döviz kurunun üzerindeki baskıya son verilmesi gerekiyor.”

“KENTLERİMİZ İÇİN 16,3 MİLYON AVRO HİZMET ALIM SÖZLEŞMESİ İMZALADIK”

 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Trabzon’un geleceğini şekillendirmek, daha sürdürülebilir ve yaşanabilir kent inşa etmek için projenin hayata geçirildiğini ve Türkiye’nin gelecek vizyonunu, dünyanın nabzını tutarak, teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek ve daima entegrasyonu merkeze koyarak şekillendirdiklerini söyledi.

Bakan Uraloğlu, bir dizi ziyaretler gerçekleştirmek için gittiği memleketi Trabzon’da Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planı Projesi açılış törenine katıldı. Burada yaptığı konuşmada, Trabzon’a ilk kez geldiğini öğrendiği Avrupa Birliği Delegasyonu Mali İşler Bölüm Başkanı Odoardo Como’ya, ‘Dünya’daki cennete hoş geldiniz’ dedi.

Uraloğlu, Türkiye Yüzyılı’nda, insan ve çevre odaklı, akıllı ve güvenli entegre ulaştırma sistemleri ve hızlı iletişim ağlarıyla, dünyada öncü olmak vizyonuyla çalışmalarını sürdürdüklerine de işaret etti.

Ulaşım ve iletişim yatırımlarını, kesintisiz kalkınmanın, rekabetçi bir ekonominin, sosyal etkileşimin, sürdürülebilir şehirciliğin ve refahın temeli olarak gördüklerine dikkati çeken Uraloğlu, “Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde son 22 yılda 100 yıllık işler yaptık. Ülkemizin ulaşım ve haberleşme altyapısına yaklaşık 250 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. Bundan sonra da yaklaşık 195 milyar dolarlık yatırım yapmayı 2053 yılında kadar öngörüyoruz. Bunu da planladık.” diye konuştu.

Marmaray, Avrasya Tüneli, İstanbul Havalimanı, Yavuz Sultan Selim, Osmangazi, 1915 Çanakkale Köprüleri, İzmir-İstanbul otoyolu, Ankara-Niğde ve Kuzey Marmara otoyolları gibi dev projeleri birbiri ardına hayata geçirdiklerini belirten Uraloğlu, şöyle devam etti:

“Yüksek standartlı, bölünmüş yollarla ülkemizin her noktasını hızlı, güvenli ve konforlu bir şekilde erişim sağlar hale getirdik. 6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğumuzu 29 bin 500 kilometreye, 1714 kilometre olan otoyol uzunluğumuzu ise yaklaşık 3 bin 700 kilometreye yükselttik. 10 bin 948 kilometre olan demiryolu ağımızı 14 bin 165 km’ye yükselttik. Mevcut olan demiryolu ağımızı da neredeyse sil baştan yeniledik. Gerek elektrifikasyon gerekse sinyalizasyon alt yapısını tesis ettik. Yine ülkemizde sıfırdan yüksek hızlı tren yokken 2 bin 251 kilometrelik hızlı tren ağı inşa ettik. 2002’den bu yana aktif havalimanı sayımızı 26’dan 57’ye ve terminal kapasitemizi 55 milyon yolcudan yaklaşık 338 milyona yükselttik. Dış hatlarda 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken uçuş ağımıza 283 yeni nokta ekleyerek 343 noktaya dünyada uçmaya başladık.”

Uraloğlu, denizcilik alanında 152 olan uluslararası liman sayısını 190’a, 37 olan tersane sayısını 85’e, 8 bin 500 olan yat bağlama kapasitesini de 25 binin üzerine çıkardıklarını vurguladı.

Karadeniz ve Trabzon’da ulaşımın ana damarı olan Karadeniz Sahil Yolu’nu yine bu dönemde bitirdiklerini aktaran Uraloğlu, ” Zigana tünelini, Maçka tünellerini, Tanjant yolunu bitirdik. Kanuni Bulvarı’nın en önemli bölümlerini bitirerek yine trafiğe açtık. Şimdi Boztepe-Değirmedenre bağlantısında çalışıyoruz. Aynı şekilde Maçka Yolu’nu doğrudan sahile bağlamak için tünel çalışmalarını hızlıca yürütüyoruz. Kışın geçit vermez KOP’ta tünel çalışmalarımızı hızlandırmış bulunuyoruz.” şeklinde konuştu.

TRABZON’A YENİ BİR HAVALİMANI KAZANDIRMAK İÇİN ÇALIŞMALARA BAŞLADIK

Mevcut Trabzon Havalimanı’nda öncelikli olarak yapılması gereken yapılan inşaatına başladıklarını bildiren Uraloğlu, şunları kaydetti:

 “Trabzon’umuza yeni bir havalimanı kazandırmak için çalışmalarımıza başladık. Mevcut iç hatlar terminal binasına iki adet sabit yolcu köprüsü ve körük ekleyeceğiz. Özellikle yeni dış hatlar gelen yolcu terminali ve CIP binasının aciliyeti vardı. Yıl sonuna kadar 3 bin 240 metre uzunluğundaki yeni pisti ve 10 milyon yolcu kapasiteli 110 bin metrekare büyüklüğündeki yeni terminal binasının fizibilite çalışmalarını tamamlayıp ihale sürecini başlatalım istiyoruz. . Sonrasında Trabzon Havalimanı’nın yapım sürecini başlatmış olacağız. Tamamlandığında Trabzon’a uzun yıllar hizmet edecek çok kıymetli bir eseri inşallah önümüzdeki yıllarda hayata geçirmiş olacağız.”

TRABZON RAYLI SİSTEM HATTI İÇİN ÇALIŞMALAR BAŞLADI

Bakan Uraloğlu, Akçaabat ilçesi, Meydan bölgesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Trabzon Otogarı ve Trabzon Havalimanı arasındaki yolculuk talebine cevap verecek olan Trabzon Raylı Sistem Hattı için de çalışmalara başladıklarını vurguladı.

Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile güzel bir işbirliği yaptıklarını ifade eden Uraloğlu, “Sayın Cumhurbaşkanımızın onayı ile bu projeyi de inşallah bir tarafından tuttuk ve bundan sonra inşallah belediyemiz ile beraber şehrimize kazandıracağız. Bu da gerçekten ilimiz ve şehrimiz için gerçekten elzem projelerden bir tanesi. 31,9 kilometre uzunluğunda, 56 istasyonlu olacak şekilde olacak projemizi konuşuyoruz. İlimizin batısından doğuna kadar nüfusun en yoğun olduğu bölgeyi raylı sistem hatlarıyla buluşturarak trafiği rahatlatmış olacağız. Etüt-proje hizmetleri ihale hazırlık çalışmalarını tamamladık. Şimdiye kadar büyükşehir belediyemizin yaptığı çalışmaları ete kemiğe büründürmeye bu sene içerisinde inşallah başlıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Sadece konut yapmakla işin bitmediğini, bu değişimin yanında ulaşım ve lojistik hizmetleri, sağlık, eğitim gibi konularda da ihtilaçların ortaya çıktığını vurgulayan Uraloğlu, şöyle devam etti:

“Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da güçlü, modern, sağlam altyapı ve üstyapı temelinde Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte inşa edecek, milletimizin hayat kalitesini devamlı yükselteceğiz. Artan nüfus oranları da artık geleneksel yaklaşımların dışında, sürdürülebilir politika ve projelerle, ileri teknolojileri içeren çözüm arayışlarını zorunlu kılıyor. Bugün hem ülkemizde hem de dünyada birçok şehrin dijital dönüşüm sürecinden geçtiğini ve bu değişeme adapte olmayı çalıştığını görüyoruz. Bu noktada Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak uluslararası ve ulusal ulaşım sistemimizdeki yatırımlarımızın yanında kent içi ulaşım sistemlerinin inşa edilmesi ve geliştirilmesi amacıyla da şehirlerimize birçok destek sağladık, sağlamaya da devam ediyoruz.”

Uraloğlu, İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Düzce ve Trabzon başta olmak üzere birçok şehirde Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım Planları hazırlamaya ve ulusal ulaşım sistemlerine entegre etmeye başladıklarına dikkati çekerek, “Ulaşım planlarının hazırlanmasına çok önem veriyoruz. Bu programlar dâhilinde olmayan şehirlerimizi de içine alacak yeni projeleri hayata geçirmek için Avrupa Birliği ile çalışmalar yürütüyor, büyük ve güçlü Türkiye’nin her noktasında ulaşım ve haberleşme alanlarında dünya ölçeğinde projeleri hayata geçiriyoruz. Türkiye, ulaştırma alanında Avrupa Birliği müktesebatıyla uyumlu yüksek standart ve kuralları uygulama çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir.” şeklinde konuştu.

KENTLERİMİZ İÇİN 16,3 MİLYON AVRO HİZMET ALIM SÖZLEŞMESİ İMZALADIK

2002 yılından bu yana devam eden Türkiye-Avrupa Birliği Mali İşbirliği ile bu çalışmaların, ulaştırmanın her sektöründe desteklemekte ve hızlandırmakta olduğunu aktaran Uraloğlu, şöyle devam etti:

“Bu kapsamda Halkalı-Kapıkule Demiryolu hattı, Ankara-İstanbul Hızlı Tren Hattı Köseköy-Gebze kesimi, Irmak-Karabük-Zonguldak ve Samsun-Kalın Demiryolu hatları projelerinde olduğu gibi kamu kaynaklarına AB hibelerini ekliyoruz. Bu büyüklükteki projelerin yanında milletimizin yaşam kalitesini yükselten, güvenli, ekonomik, konforlu, hızlı, çevreye duyarlı, akılcı hizmetlerin sunulduğu, sürdürülebilir projelerin öneminin bilincindeyiz. Avrupa Birliği’nin Sürdürülebilir ve Akıllı Hareketlilik Stratejisine paralel olarak, Bakanlığımız IPA Fonları aracılığıyla sürdürülebilir kentsel ulaşım planlarının hazırlanması için belediyelere destek oluyoruz. Bu kapsamda, Trabzon Belediyesinden başka, Kocaeli, Ankara, Düzce, İstanbul ve İzmir Belediyeleri ile Sürdürülebilir Kentsel Ulaşım projeleri yapıyoruz ve bu kentlerimiz için 16,3 milyon Avro hizmet alım sözleşmesi imzaladık.”

Yazar - Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu -----Davut Güleç Kimdir ? -----

İlginizi Çekebilir

Depremin doğasını anlayan sismik teknolojilere ihtiyaç var, Bankacılıkta sadece dijital olmak yetmiyor

Depremin doğasını anlayan sismik teknolojilere ihtiyaç var Büyük ölçekli depremlerle defalarca ağır yıkımlar yaşayan Türkiye’de …