Ekonomi

Ekonomi-teknoloji haberleri, TUİK verileri

Motorlu Kara Taşıtları, Eylül 2025 Kayseri’de trafiğe kayıtlı araç sayısı Eylül ayı sonu itibarıyla 510 bin 943 oldu., Eylül ayında 196 bin 338 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı
Eylül ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %45,3’ünü motosiklet, %40,9’unu otomobil, %8,8’ini kamyonet, %1,8’ini traktör, %1,5’ini kamyon, %1,2’sini minibüs, %0,4’ünü otobüs ve %0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %8,7 azaldı
Eylül ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre minibüste %67,6, otobüste %29,3, özel amaçlı taşıtta %24,6, traktörde %13,6 artarken otomobilde %15,4, motosiklette %5,9, kamyonette %0,9 ve kamyonda %0,2 azaldı.
Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre %7,6 azaldı
Eylül ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı özel amaçlı taşıtta %77,5, minibüste %28,9, otomobilde %28,3, otobüste %16,7, kamyonette %2,2 artarken traktörde %43,1, motosiklette %26,4 ve kamyonda %10,1 azaldı.
Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Eylül ayı sonu itibarıyla 33 milyon 20 bin 263 oldu
Eylül ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,6’sını otomobil, %21,0’ını motosiklet, %14,7’sini kamyonet, %7,0’ını traktör, %3,1’ini kamyon, %1,6’sını minibüs, %0,7’sini otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
Eylül ayında 1 milyon 19 bin 994 adet taşıtın devri yapıldı
Eylül ayında devri(1) yapılan taşıtların %66,7’sini otomobil, %14,3’ünü kamyonet, %11,7’sini motosiklet, %2,9’unu traktör, %1,9’unu minibüs, %1,8’ini kamyon, %0,5’ini otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
Eylül ayında 80 bin 390 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı
Eylül ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %13,4’ü Renault, %8,8’i Fiat, %7,3’ü Volkswagen, %6,2’si Toyota, %5,8’i Hyundai, %5,5’i Opel, %4,9’u Citroen, %4,1’i Skoda, %3,9’u Peugeot, %3,7’si Nissan, %3,7’si Mercedes-Benz, %3,4’ü Dacia, %2,7’si Chery, %2,7’si BYD, %2,4’ü BMW,  %2,3’ü Cupra , %2,3’ü Ford, %2,2’si TOGG, %2,1’i Audi, %2,1’i Kia ve %10,5’i diğer(2) markalardan oluştu.
Ocak-Eylül döneminde 1 milyon 758 bin 680 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı
Ocak-Eylül döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %10,3 azalarak 1 milyon 758 bin 680 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı %68,8 artarak 38 bin 769 adet oldu. Böylece Ocak-Eylül döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 1 milyon 719 bin 911 adet artış gerçekleşti.
Ocak-Eylül döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %45,7’si benzin yakıtlıdır
Ocak-Eylül döneminde trafiğe kaydı yapılan 789 bin 627 adet otomobilin %45,7’si benzin, %26,8’i hibrit, %17,2’si elektrikli, %9,2’si dizel ve %1,1’i LPG yakıtlıdır. Eylül ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 27 bin 89 adet otomobilin ise %33,0’ı dizel, %30,7’si benzin, %30,6’sı LPG, %3,5’i hibrit ve %1,9’u elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3) otomobillerin oranı ise %0,2’dir.
Ocak-Eylül döneminde en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı
Ocak-Eylül döneminde trafiğe kaydı yapılan 789 bin 627 adet otomobilin %29,6’sı 1300 ve altı, %23,3’ü 1401-1500, %10,9’u 1501-1600, %10,5’i 1301-1400, %8,0’ı 1601-2000, %0,5’i 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir.
Ocak-Eylül döneminde kaydı yapılan otomobillerin 316 bin 611’i gri renklidir
Ocak-Eylül döneminde trafiğe kaydı yapılan 789 bin 627 adet otomobilin %40,1’i gri, %24,6’sı beyaz, %13,6’sı siyah, %11,8’i mavi, %4,4’ü yeşil, %3,8’i kırmızı, %0,6’sı kahverengi, %0,6’sı sarı, %0,4’ü turuncu ve %0,1’i diğer renklidir.
Hanehalkı Tüketim Harcaması (Bölgesel), 2024
Araştırma-Geliştirme Faaliyetleri Araştırması, 2024
Hanehalkı Yurt İçi Turizm, Yurt içinde ikamet eden 13 milyon 938 bin kişi seyahate çıktı
Nisan, Mayıs ve Haziran aylarından oluşan II. çeyrekte, yurt içinde ikamet eden 13 milyon 938 bin kişi seyahate çıktı. Seyahate çıkanların bir ve daha fazla geceleme kaydı ile ülke içinde yaptıkları toplam seyahat sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %13,9 azalarak 17 milyon 76 bin seyahat olarak gerçekleşti. Bu çeyrekte seyahate çıkanlar 99 milyon 214 bin geceleme yaptı. Ortalama geceleme sayısı 5,8 gece oldu.Seyahate çıkanlar, 116 milyar 933 milyon 487 bin TL harcadı
Yerli turistlerin, yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları 2025 yılının II. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %13,4 artarak 116 milyar 933 milyon 487 bin TL olarak gerçekleşti. Bu harcamaların %85,2’sini 99 milyar 655 milyon 181 bin TL ile kişisel harcamalar, %14,8’ini ise 17 milyar 278 milyon 306 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına yapılan ortalama harcama ise 6 bin 848 TL oldu.Seyahate çıkan kişilerin seyahat harcamaları, II. Çeyrek: Nisan-Haziran, 2025
Bu çeyrekte harcama türlerinin toplam seyahat harcamaları içinde dağılım oranları incelendiğinde en fazla paya %30,1 ile yeme ve içme harcamaları, %25,8 ile ulaştırma harcamaları ve %15,7 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yılın aynı dönemine göre değişim oranları incelendiğinde ise yeme ve içme harcamalarında %3,1, ulaştırma harcamalarında %7,1 ve konaklama harcamalarında ise %26,2’lik artış görüldü.
Yakınları ziyaret amacı ile yapılan seyahatler %60,3 ile ilk sırada yer aldı Seyahate çıkış amaçlarında ikinci sırada %32,2 ile “gezi, eğlence, tatil”, üçüncü sırada ise %3 ile “sağlık” yer aldı.
Seyahate çıkanlar en çok arkadaş veya akraba evinde kaldı
Bu çeyrekte seyahate çıkanlar 68 milyon 739 bin geceleme sayısı ile en çok “arkadaş veya akraba evinde” kaldı. Konaklama türlerine göre geceleme sayısında ikinci sırada 13 milyon 886 bin geceleme ile “kendi evi” yer alırken, “otel” 9 milyon 727 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı.
Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi, Eylül 2025
YD-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık %27,72 arttı
Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %27,06 artış, imalatta %27,72 artış olarak gerçekleşti.
Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında %24,54 artış, dayanıklı tüketim mallarında %33,50 artış, dayanıksız tüketim mallarında %33,45 artış, enerjide %22,76 artış, sermaye mallarında %26,91 artış olarak gerçekleşti.
YD-ÜFE imalat ürünlerinde aylık %2,01 arttı
Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %2,49 artış, imalatta %2,01 artış olarak gerçekleşti.
Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında %1,84 artış, dayanıklı tüketim mallarında %2,41 artış, dayanıksız tüketim mallarında %2,75 artış, enerjide %3,39 artış, sermaye mallarında %1,26 artış olarak gerçekleşti.
Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi, Ağustos 2025
Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) yıllık %34,09 arttı, aylık %1,30 arttı
Tarım-GFE’de (2020=100), 2025 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre %1,30 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %23,81 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %34,09 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %31,94 artış gerçekleşti.
Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde %1,55 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde %0,18 azalış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde %35,07 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde %28,51 artış gerçekleşti.
Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup %59,79 artış ile veteriner harcamaları, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup %3,94 artış ile gübre ve toprak geliştiriciler oldu.

16 Ekim 2025 Dünya Gıda Günü“733 milyon insan açlıkla mücadele ediyor”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nü yaptığı yazılı açıklamayla kutladı.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) kurulduğu 16 Ekim’in Dünya Gıda Günü olarak tüm dünyada kutlanan günlerden biri olduğunu kaydeden Bayraktar, bu yıl FAO’nun 80’inci kuruluş yıldönümü olduğunu anımsattı.

Gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim ve adil dağıtımın önemine değinen ve bu yıl Dünya Gıda Günü’nün ‘daha iyi gıdalar ve daha iyi bir gelecek için el ele’ teması ile kutlandığını belirten Bayraktar, açıklamasına şöyle devam etti: 

“Daha güçlü ve adil bir gıda sistemi oluşturmalı”

“İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde ‘yeterli gıdaya ulaşabilme hakkı’ şeklinde ifade edilen gıda hakkı en temel ihtiyaçtır. Ancak açlığın yaşandığı bir dünyadayız.

FAO verilerine göre yaklaşık 733 milyon insan açlıkla mücadele ediyor. 2,8 milyardan fazla insan sağlıklı beslenemiyor. Beş yaş altı çocukların yaklaşık yüzde 22’si yaşına göre çok kısa boylu, yüzde 7’sinin de boyuna göre kilosu çok düşük durumdadır. Bu veriler tüm bireylerin sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişim hakkına sahip olmadığını, küresel boyutta gıda sistemlerinin kırılgan bir yapıda olduğunu ve dayanışmaya ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor.

Küresel boyutta yaşanan açlık sorununu çözebilmemiz için el ele, hep birlikte, dayanışma ve işbirliği yapmamız gerekiyor. Kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör el ele vererek daha güçlü ve adil bir gıda sistemi oluşturmalıdır.” 

“Tüketicilere sunulan tüm gıdanın yüzde 19’u israf ediliyor”

“Açlıkla mücadele için gıda sistemlerinin dönüştürülmesi ve güçlendirilmesi, eşitsizliklerin ele alınması ve herkes için uygun fiyatlı ve erişilebilir sağlıklı beslenmenin sağlanması gibi çok yönlü bir yaklaşımın benimsenmesi gerekiyor. Dünyada gıda güvenliği ancak devletlerin, uluslararası kuruluşların, sivil toplum kuruluşlarının ve tüm diğer aktörlerin de aktif katılım ve diyaloğuyla mümkün olabilir. Üretilen gıdanın dengeli dağıtılması, gıda kayıp ve israfın en aza indirilmesi de büyük önem taşıyor.

Dünya çapında tüketicilere sunulan tüm gıdanın yüzde 19’u israf ediliyor. Gıdaların yüzde 13’ü hasat ve lojistik aşamasında kaybediliyor. Çöpe atılan gıda aynı zamanda su kaynaklarının da kaybıdır. Gıda israfının önlenmesi sürdürülebilir bir gelecek için kritik önem taşıyor. Ülkemizde günde 12 milyon ekmeğin çöpe gitmesinin ve dünyada üretilen gıdanın yüzde 30’unun henüz rafa çıkmadan kaybolması büyük bir sorundur. Gıdayı israf edecek lüksümüz yoktur.”

“Her yıl kontamine gıdalar nedeniyle 420 bin kişi hayatını kaybediyor”

“Sağlıksız beslenme, gıda dağıtımındaki adaletsizlik, aşırı ve dengesiz gıda tüketimi nedeniyle 2,5 milyar yetişkin ve 37 milyon 5 yaş altı çocuk aşırı kilolu durumdadır. Her yıl 600 milyon kişi kontamine gıdalar nedeniyle hastalanıyor, 420 bin kişi hayatını kaybediyor.

Beslenme konusunda yaşanan bu çelişki, dünyada yeterli gıda maddesi bulunmasına rağmen gıdaya ulaşılabilirlikteki güçlüğü açıkça ortaya koyuyor. Sağlıklı ve yeterli beslenmeyi sağlamak için yeterli ve sürdürülebilir tarım sektörüne ihtiyaç vardır.

Çiftçisi üretmeyen ülkelerin açlık ve yetersiz beslenme sorunu yaşaması kaçınılmazdır. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği, üreticinin emeğinin karşılığını almasıyla mümkündür.”

“Genç nüfusun tarıma teşviki sektörün geleceği için hayati öneme sahip”

“Çiftçilerimiz, gıda zincirinin ilk halkasını oluşturan en kritik aktörlerdir. Üreticilerin emeğinin karşılığını alması, üretim maliyetlerinin düşürülmesi, destekleme politikalarının güçlendirilmesi ve genç nüfusun tarıma teşviki, sektörün geleceği açısından hayati öneme sahiptir.

Tarımsal gelirlerin istikrara kavuşması, hem kırsal yaşamın sürdürülebilirliğini hem de ülke ekonomisinin direncini artıracaktır.

Tarımsal üretim üstü açık bir fabrika gibi iklim şartlarıyla doğrudan bağlantılıdır. Bu sene yaşanan doğal afetler birçok ürünü büyük ölçüde etkiledi ve sektördeki koşulları ağırlaştırdı.

2025 yılı, ülke tarımı açısından tam anlamıyla bir doğal afet yılı oldu. Çiftçilerimiz verilecek desteklerle ayakta kalacak, gelecek yılki üretimini planlayabilecektir.

Tarım sektörü, bir ülkenin ekonomik bağımsızlığının ve gıda güvencesinin temel dayanağıdır. Üretimin sürekliliği, doğal kaynakların korunması ve kırsal kalkınmanın güçlendirilmesiyle mümkündür.

Tarımsal üretim sadece ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda ulusal güvenlik ve toplumsal istikrar meselesidir.

Üreticilerimizin alın teri dökerek elde ettikleri ürünlerinin değerini bulduğu, refah seviyesinin yükseldiği, gıda güvencesinin sağlandığı, açlık sorunun olmadığı bir Türkiye ve Dünya dileğiyle, Dünya Gıda Günü’nü kutluyorum.”

Ediz Ün: “Bir tarafta açlık, bir tarafta israf… Bu düzen sürmez”

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, milyonlarca insanın gıda güvencesinden yoksun olduğunu belirterek, “Bir yanda açlık çeken milyonlar, diğer yanda sofralardan taşan israf… Bu tablo hem dünyada hem de ülkemizde derin bir adaletsizliğin göstergesidir” dedi.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre dünyada 783 milyon insan açlıkla mücadele ederken, her yıl 1 milyar tonun üzerinde gıda çöpe gidiyor. Ün, bu çelişkinin insanlık adına utanç verici olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Bir tarafta açlıktan kırılan insanlar, diğer tarafta tonlarca gıdayı çöpe atan ülkeler var. Gelir ve gıda eşitsizliği, tarihin en yüksek seviyesine ulaşmış durumda. Aynı tabloyu Türkiye’de de görüyoruz. Milyonlarca yurttaş asgari ücretle, düşük emekli maaşlarıyla yaşam mücadelesi veriyor. Açlık sınırı Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi’nin ekim verisine göre 37 bin 287 liraya yükseldi. İnsanlar karnını doyuracak maaşa bile sahip değil. Bu iktidar, yurttaşlarını açlığa ve yoksulluğa mahkûm etti. Yandaşlar bir eli yağda bir eli balda yaşarken, halk varlık içinde yokluk çekiyor.”

Ün, Türkiye’nin büyük bir gıda güvensizliği sorunu yaşadığını belirterek, “Cennet vatanımız, tek adam yönetimi altında vatandaşları için adeta cehenneme çevrildi. İnsanlar geçim sıkıntısıyla boğuşurken her yıl 18 milyon ton gıda çöpe gidiyor. Bir yanda pazar artıklarını toplayan yurttaşlar, diğer yanda israf sofraları kuran yandaşlar… Bu adaletsizlik sürdürülemez. 86 milyon vatandaş bu ülkenin nimetlerinden eşit ve hakça pay almalıdır” ifadelerini kullandı.

Gıda enflasyonundaki artışın halkın alım gücünü erittiğine dikkat çeken Ün, ekonomik verilerle tabloyu şöyle özetledi: “Tarım ÜFE yüzde 47, gıda enflasyonu yüzde 36 seviyesinde. Aylık bazda yüzde 5’e varan artışlar yaşanıyor. Birçok ülkenin yıllık bazda gördüğü fiyat artışlarını biz her ay yaşıyoruz. Kış yaklaşıyor; maliyetler artıyor, üretim azalıyor, paramız değer kaybediyor. Milyonlarca yurttaş yeni bir açlık sınavına zorlanıyor. Faizcilere para ödeyeceğinize, vatandaşın gelirini artıracak maaş düzenlemeleri yapılmalı ve çiftçiye üretimi güçlendirecek destekler verilmelidir. 86 milyon vatandaşın vebali bu cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin üzerindedir.”

Dünya Gıda Gününde her gün milyonlarca insanın aç yattığını hatırlatan Ün, çocukların da bu durumdan en çok etkilenen kesim olduğunu söyledi: “Türkiye’de ve dünyada milyonlarca insan günde yalnızca bir öğünle günü kapatıyor. Çocuklar yeterli proteine ulaşamıyor. Ne okul sütü var ne de ücretsiz öğle yemeği… Sağlıklı beslenemeyen toplumların sağlıklı bireyler yetiştirmesi mümkün değildir. Bu tabloyu yaratan AKP iktidarıdır. ‘Ekmek yiyorsa karnı doyuyordur’ anlayışı değişmedikçe bu ülke düzlüğe çıkmaz.”

Goodyear’dan kış mevsiminde sürüş güvenliği için ipuçları
Lastik teknolojisi değişen mevsimlerde sizi nasıl güvende tutar?
Kış mevsimi yaklaşırken lastik teknolojisi, zorlu yol koşullarında seyreden sürücülerin güvenliği ve kontrolü sağlamalarında kilit öneme sahip. Sıcaklıklar düştüğünde lastiklerin yol tutuşu özellikle hayati önem taşıyor ve Goodyear’ın titiz testler de dahil olmak üzere kapsamlı geliştirme süreci, kış lastiklerini soğuk havalarda sürüş için üstün kılan özellikleri ortaya çıkarıyor.
Farklı mevsimlerde lastik yol tutuşunu anlama
Goodyear’ın lastik uzmanları, yol tutuşunun temelde lastiğin malzeme bileşimi ve sırt tasarımı tarafından belirlendiğini vurguluyor. Kış lastikleri, düşük sıcaklıklarda esnek kalan ve 7°C’nin altında bile yolla teması en üst düzeye çıkaran daha yumuşak bileşenlerden üretiliyor. Bu durum, hava soğudukça kauçuk sertleşmesi yaşayan ve yol tutuşu azalan yaz lastiklerinden farklı. Bu esneklik, kış lastiklerinin soğuk, nemli veya buzlu yüzeylerde hem frenleme hem de viraj alma için çok önemli olan üstün çekiş gücü sağlamasına olanak tanıyor. Bunun aksine, yaz lastikleri sıcak koşullar için optimize ediliyor; burada daha sert bir bileşik performansı uzun ömürlülüğü artırıyor ancak hava soğudukça gerekli esneklik kayboluyor. Mevsime uygun doğru lastiği kullanmak, aracınızın “en iyi ayak izini öne çıkarmasını” sağlayarak daha kısa fren mesafesi ve daha yüksek araç kontrolü ile sürüşü daha güvenli hale getirir.
Goodyear’ın güvenlik ve yeniliğe olan bağlılığı
Goodyear, Lüksemburg’daki İnovasyon Merkezi’nde sektörün en geniş teknisyen, bilim adamı ve test sürücüsü ekiplerinden birini istihdam ediyor. Her kış lastiği, kar, buz, ıslak ve kuru zeminlerde yüzlerce gerçek yol ve laboratuvar testini kapsayan iki yıllık bir geliştirme sürecinden geçiyor. Testler, Kuzey Kutup Dairesi ve Alp kayak merkezleri de dahil olmak üzere sürücülerin karşılaşabileceği en zorlu koşulları simüle ediyor. Tüm bunlar, lastikler müşterilere ulaşmadan önce gerçek dünyadaki güvenliği doğrulamak için yapılıyor.
Goodyear’ın 3 Peak Mountain Snowflake (3PMSF) sembolü taşıyan UltraGrip lastik serisi, en zorlu kış şartlarında bile yüksek performans sunarak en zorlu kar tutuş standartlarını karşılamak üzere tasarlandı. Bu lastikler aynı zamanda suda kızaklamaya karşı direnç açısından da test edilerek, sürücülerin şiddetli yağmur ve durgun su bulunan yüzeylerde yolda ilerlemelerine yardımcı olur. Bu seri aynı zamanda optimize edilmiş kuru yol tutuşu ve soğuk koşullarda kavrama performansına sahip.
Kış sürüşü için temel güvenlik ipuçları
İster ilk kez kış sürücüsü olun ister sezonun profesyoneli, zorlu yollarda nasıl ilerleyeceğinizi bilmek çok önemli. Direksiyon başında güvende kalmak sadece dikkatli olmaktan fazlasını gerektiriyor ve her şey hazırlık ile başlıyor. Doğru lastiklerin kullanılmasından sürüş alışkanlıklarınızın ayarlanmasına kadar dört önemli ipucu aşağıda yer alıyor:

  • Kış lastiklerini erkenden takın: Optimum yol tutuşu ve kontrol sağlamak için sıcaklıklar 7°C’nin altına düştüğünde kış lastiklerine geçin.
  • Diş derinliğini ve basıncını kontrol edin: Hem az hem de fazla şişirme yol tutuşunu ve güvenliği azaltabileceğinden, özellikle soğuk hava lastik basıncını düşürebileceğinden, dişleri düzenli olarak kontrol edin ve doğru basınçları koruyun. Elinizde bir Lastik Basınç Göstergesi yoksa, sizin için hızlı bir ölçüm yapabilecek en yakın lastik bayisine uğrayın. Doğru lastik basınçları genellikle ya sürücü kapısının iç tarafında ya da yakıt kapağınızın iç tarafında bulunabilir.
  • Güvenilir işaretler arayın: Lastiklerin 3PMSF sembollerine sahip olduğundan emin olun, bu semboller uygunluklarını ve ağır kış koşullarında test edilmiş performanslarını onaylar.
  • Sürüşünüzü ayarlayın: Dikkatli sürün ve daha uzun fren mesafeleri öngörün. En iyi lastikler bile optimum güvenlik için daha düşük hızlara ve nazik manevralara ihtiyaç duyar, özellikle de 3°C’nin altındaki sıcaklıklarda, buz veya kar ile şiddetlenirse.

Goodyear Tüketici EMEA Kıdemli Teknoloji Direktörü Ben Glesener konuyla ilgili şunları söyledi: “Goodyear, yalnızca olağanüstü kış performansı sağlamakla kalmayıp aynı zamanda kilometre ve yakıt verimliliği gibi diğer müşteri önceliklerini de karşılayan dengeli lastikler geliştirmeye kendini adamıştır. Titiz test programlarımız sayesinde sürücüler, koşullar ne kadar zorlu olursa olsun Goodyear kış lastiklerinin en iyi performansı göstereceğine güvenebilirler” dedi.

Konut Satış İstatistikleri, Eylül 2025. Kayseri’de Eylül ayında 3 bin 407 konut satıldı

Türkiye genelinde Eylül ayında 150 bin 657 konut satıldı

Türkiye genelinde konut satışları Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %6,9 oranında artarak 150 bin 657 oldu. Konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 24 bin 119 ile İstanbul, 13 bin 417 ile Ankara ve 8 bin 544 ile İzmir olurken, en az olduğu iller sırasıyla 70 ile Ardahan, 117 ile Bayburt ve 142 ile Tunceli olarak gerçekleşti.

İpotekli konut satışları 21 bin 266 olarak gerçekleşti

Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %34,4 oranında artarak 21 bin 266 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %14,1 olarak gerçekleşti. Ocak-Eylül döneminde gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %76,0 oranında artarak 162 bin 493 oldu.

Eylül ayında 4 bin 978; Ocak-Eylül döneminde ise 38 bin 571 ipotekli konut satışı, ilk el olarak gerçekleşti.

Diğer satış türleri sonucunda 129 bin 391 konut el değiştirdi

Türkiye genelinde diğer konut satışları Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,4 oranında artarak 129 bin 391 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı %85,9 olarak gerçekleşti. Ocak-Eylül döneminde gerçekleşen diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %13,0 oranında artarak 966 bin 234 oldu.

İlk el konut satış sayısı 47 bin 117 olarak gerçekleşti

Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %5,0 oranında artarak 47 bin 117 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı %31,3 oldu. İlk el konut satışları Ocak-Eylül döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %13,9 oranında artarak 342 bin 641 olarak gerçekleşti.

İkinci el konut satışlarında 103 bin 540 konut el değiştirdi

Türkiye genelinde ikinci el konut satış sayısı Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %7,8 oranında artarak 103 bin 540 oldu. Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı %68,7 oldu. İkinci el konut satışları Ocak-Eylül döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %21,6 oranında artarak 786 bin 86 olarak gerçekleşti.

Yabancılara Eylül ayında bin 867 konut satışı gerçekleşti

Yabancılara yapılan konut satışları Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %7,7 oranında azalarak bin 867 oldu. Eylül ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı %1,2 olarak gerçekleşti. Yabancılara yapılan konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 744 ile İstanbul, 557 ile Antalya ve 124 ile Mersin oldu.

Yabancılara yapılan konut satışları Ocak-Eylül döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %12,6 oranında azalarak 14 bin 944 oldu.

Ülke uyruklarına göre en çok konut satışı Rusya Federasyonu vatandaşlarına yapıldı

Eylül ayında ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı sırasıyla 267 ile Rusya Federasyonu, 202 ile İran ve 146 ile Irak vatandaşlarına yapıldı.

YAŞ MEYVE SEBZEDE EYLÜL AYINDA MİKTAR AZALDI, DEĞER ARTTI, 240,3 MİLYON DOLAR İHRACATA ULAŞILDI

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ferhat Gürüz, Türkiye’nin eylül ayında 240,3 milyon dolar yaş meyve sebze ihraç ettiğini açıkladı. Toplam ihracat miktarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 55 azaldığını, ihracat gelirindeki düşüşün ise yüzde 10 düzeyinde sınırlı kaldığını belirten Başkan Ferhat Gürüz, “Bu tablo, sektörün hacim kaybına rağmen birim fiyatlarda artış sağladığını ve katma değerli ürün ihracatına yöneldiğini gösteriyor.” dedi.

“Türk yaş meyve sebze sektörü dünya vitrininde güçlü duruşunu sürdürüyor”
Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatının lideri olarak eylül ayında Asia Fruit Logistica, World Food Moscow ve Fruit Attraction fuarlarına milli katılım organizasyonunu başarıyla gerçekleştirdiklerini kaydeden Başkan Ferhat Gürüz, Yaş Meyve Sebze ve Narenciye Kümelenmesi Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Projesi kapsamında Polonya’da pazarlama faaliyeti yürüttüklerini bildirdi.

Uluslararası prestijli fuarlara katılmanın Türk üreticisinin kalitesini ve rekabet gücünü dünyaya tanıtmak açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Başkan Gürüz, “Hong Kong’dan Varşova’ya, Moskova’dan Madrid’e uzanan bu tanıtım zinciri, Asya’dan Avrupa’ya kadar geniş bir coğrafyada Türk yaş meyve sebze ürünlerine olan ilgiyi artırdı. Her fuarda Türk pavilyonumuzun modern tasarımı, dijital tanıtım araçlarımız ve güçlü organizasyon kabiliyetimizle fark yaratıyoruz.” diye konuştu.
Başkan Gürüz, Türkiye’nin küresel yaş meyve sebze ticaretindeki payını artırmak için stratejik pazar çeşitliliğine ve sürdürülebilir ihracat altyapısına odaklandıklarını vurgulayarak şunları söyledi: “Rusya ve Avrupa Birliği ülkeleri kadar Asya pazarlarında da Türk ürünlerine yoğun talep var. Özellikle elma, narenciye, üzüm ve incir ihracatında elde ettiğimiz sonuçlar, markalaşma ve kaliteye dayalı stratejimizin doğruluğunu ortaya koyuyor. İhracatçılarımız, dünyanın farklı noktalarında gerçekleştirdiğimiz bu organizasyonlarla yeni ticaret bağlantıları kuruyor, Türk tarımının gücünü, sürekliliğini ve güvenilirliğini temsil ediyor.”

“Narenciye sezonuna hazırlıklı ve birlik içinde giriyoruz”
Başkan Gürüz, 2 Ekim’de başlayan yeni narenciye sezonu öncesinde Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nde ihracatçılarla bir araya gelerek sektörün genel durumunu değerlendirdiklerini belirtti. Başkan Gürüz, “Sezona girerken üretimden ihracata uzanan tüm süreçleri ele aldık. Üyelerimizle birlikte yaşanan sorunları, beklentileri ve çözüm önerilerini detaylı şekilde değerlendirdik. Ortak akıl ve güçlü iletişimle sektörümüzün yeni döneme daha hazırlıklı girmesini hedefliyoruz.” dedi.

Narenciye sektörünün Türkiye’nin tarımsal ihracatında stratejik bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Başkan Gürüz sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sezonun bereketli geçmesi için hem üretim kalitesinin artırılması hem de dış pazarlarda rekabet gücümüzün korunması adına koordinasyonun büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Toplantımız, ihracatçılarımızla bilgi paylaşımı yaparak ortak stratejiler geliştirmemize ve sezonun güçlü bir başlangıç yapmasına katkı sağladı.”

“İncir, armut ve karpuz ihracatında güçlü seyir belirleyici oldu”
Sektörün eylül ayı ihracatını ürün grupları ve ülkelere göre değerlendiren Başkan Gürüz, taze meyve ihracatının yüzde 8 değer artışıyla 162,4 milyon dolara ulaştığını, bu performansta incir, armut ve karpuz ihracatındaki güçlü seyrin belirleyici olduğunu ifade etti. Başkan Gürüz, “İncirde yüzde 16, armutta yüzde 152 ve karpuzda yüzde 1.124 oranında değer artışı kaydettik. Bu ürünler, toplam meyve ihracat gelirlerimizin üçte birinden fazlasını oluşturdu.” dedi.

Taze sebze ihracatında yüzde 54’lük miktar kaybına rağmen biber, havuç-turp ve hıyar-kornişon ürünlerinde dikkat çekici artışlar yaşandığını belirten Gürüz, “Havuç ihracatında yüzde 211, kornişonda yüzde 157 değer artışı yakaladık. Bu tablo, üreticimizin çeşitliliğe ve pazar talebine hızla adapte olduğunu gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Narenciye ihracatında yüzde 45’lik değer kaybı yaşandığını, ancak özellikle Irak ve Azerbaycan pazarlarında limon ihracatının ivmelendiğini vurgulayan Başkan Gürüz, sezonun ilerleyen aylarında toparlanma beklediklerini dile getirdi.

“Irak, Rusya ve Almanya en önemli pazarlarımız”
Eylül ayında Irak’ın 91,3 milyon dolarlık alımla en büyük pazar olduğunu belirten Gürüz, “Irak’a yapılan ihracat yüzde 168 artarken, toplam gelirin yüzde 38’ini oluşturdu. Rusya Federasyonu ve Almanya da önemli pazarlar olmaya devam etti. Rusya pazarında 30,6 milyon dolar, Almanya pazarında ise 30,4 milyon dolar döviz geliri elde ettik.” diye konuştu.

Akdeniz Bölgesi’nin üretim, tedarik ve lojistik kapasitesiyle stratejik önemini koruduğunu belirten Gürüz, eylül ayında Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin 55,2 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatıyla Türkiye genelinin yüzde 23’lük payını oluşturduğunu söyledi. Sektörün zorluklara rağmen adaptasyon kabiliyeti yüksek bir üretim altyapısına sahip olduğunu belirten Gürüz, “Eylül verileri bize, üretim hacmi azalsa da markalı, kaliteli ve sürdürülebilir üretimle ihracat gelirlerinin korunabileceğini gösterdi. Üreticimiz de ihracatçımız da piyasa dengelerini doğru okuyor. Yılın son çeyreğinde hem miktar hem gelir bazında toparlanma bekliyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Lexus Lüks Deneyimini Tüm Duyulara Hitap Ederek Yeniden Şekillendiriyor

Premium otomobil markası Lexus, her detayında olduğu gibi lüks kavramına da farklı bir yaklaşım getiriyor. Dünyanın en iyi otomobilini üretme hedefiyle 1989’da kurulan Lexus, her modelinde eşsiz lüksünü ve kalitesini sunmaya devam ediyor.

Lexus, lüks yaklaşımını tek bir unsurla tanımlamıyor ve sürücü ya da yolcu olarak otomobilin içinde geçirilen her anı bir bütün olarak ele alıyor. Gözle görülen, elle hissedilen, kulağa gelen ve hatta kokuyla tamamlanan tüm detaylar bir uyum içinde birleşerek kusursuz bir “çok duyulu ortam” yaratıyor.

Lexus araçlarında bu unsurlar, sürücünün ruh haline ya da yolculuğun türüne göre kişiselleştirilebiliyor. Sakinleştirici ışıklandırma ve yumuşak tınılarla huzurlu bir atmosfer oluşturulabiliyor. Enerjik ritimler ve ferahlatıcı kokularla da dinamik bir sürüş deneyimi elde etmek mümkün.

Bu detaycılık, el işçiliği ustalığını, insan duyularına dair derin bir sezgiyi ve hassas teknoloji uygulamalarını gerektiriyor. Lexus tasarımcıları ve alanında uzman iş ortakları, çok duyulu deneyimlerin sınırlarını zorlamak için birlikte çalışıyor. Marka, sürdürülebilir çözümler geliştirirken otomobil içi lüks deneyimini daha da ileriye taşıyor.

vivo, yeni nesil mobil dönem için akıcı deneyimin standartlarını belirleyen OriginOS’un dünya lansmanını yaptı!
vivo, Şanghay’da düzenlediği lansmanda yapay zekâ çağının gereksinimlerine göre tasarlanan yeni işletim sistemi OriginOS 6’yı tanıttı. Şirketin 30. yılına özel olarak geliştirilen sistem; akıcılık, sezgisel tasarım ve yapay zekâ entegrasyonu üzerine kurulu.
vivo, şirketin bugüne kadarki en gelişmiş işletim sistemi olan OriginOS’un dünya çapında tanıtımını yaptı. OriginOS, yapay zekâ çağında insan ve bilgisayar arasındaki etkileşimi yeniden şekillendiriyor.
vivo Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Teknoloji Direktörü SHI Yujian açıklamasında, “vivo, uzun yıllardır ‘Daha Yerel, Daha Global’ ilkesiyle dünyadaki konumunu güçlendiriyor ve kullanıcıların gerçek ihtiyaçlarına uygun ürünler ve deneyimler sunmaya devam ediyor. 30. yılımızı kutladığımız bu dönemde, OriginOS’un global lansmanıyla yeni bir adım atıyoruz. ‘Orijin Tasarım’ felsefemizden ilham alarak ve akıcı deneyim, tasarım ve yapay zekâdan oluşan üç temel sütun üzerine inşa edilen yepyeni OriginOS 6, insanların dijital dünyayla bağlantı kurma biçimini yeniden şekillendiriyor.” dedi.
Akıcılığın ustası: Akıcı görün, akıcı hisset, akıcı kal
OriginOS 6’nın temelinde akıcılık yer alıyor. Bu yalnızca bir özellik değil, aynı zamanda ustalığın yeni bir standardı anlamına geliyor. Yeni Orijin Akıcılık Motoru, sistemin ana modülleri, işlem gücü, depolama ve ekran arasında sorunsuz bir iş birliği sağlıyor; böylece her açıdan akıcı görünen, akıcı hissettiren ve zamanla da akıcılığını koruyan bir deneyim sunuyor.
8+1 Ultra-Çekirdekli İşlemci, kritik görevlerin öncelikli olarak çalışmasını sağlayarak uygulamaların soğuk başlama hızını yüzde 18,5, kare hızı stabilitesini ise yüzde 10,5 artırıyor. Bellek Birleştirme, veri yükleme hızını yüzde 106 oranında artırırken; Çift İşleme, animasyon performansını yüzde 35 yükseltiyor ve yoğun yük altında kare hızlarını yüzde 11 daha kararlı tutuyor.[1]
Akıcılık, ilk olarak ekranda Orijin Animasyon sistemiyle kendini gösteriyor. Yay Animasyonu, Bulanık Geçiş, Şekil Değiştirme Animasyonu ve Tek Çekim Animasyonu gibi hareket efektleriyle görsel deneyimi zenginleştiriyor ve her dokunuşa doğal bir ritim ile görsel bütünlük sağlıyor.
Dokunuşta da aynı akıcılık hissediliyor. vivo’nun sektörde bir ilk olan Snap-Up Motoru, bilet alma gibi yoğun talep gerektiren işlemler için işlem gücünü önceliklendirerek kullanıcıları her zaman bir adım önde tutuyor. Uygulamaların başlatılması da hızlanıyor; arka arkaya 50 uygulama açıldığında yüzde 16’ya kadar daha hızlı tepki veriyor. Ayrıca, dokunuşlara verilen yanıt süresi yüzde 41 oranında artıyor ve böylece her dokunuş ve kaydırma hareketi son derece akıcı bir deneyim sunuyor.
Pürüzsüzlük sadece ana özel değil, kalıcılığını da koruyor. En yeni OriginOS 6 yüklü vivo X300 Pro, beş yıl boyunca yoğun kullanım koşulları simüle edilerek kalıcı akıcılık konusunda SGS sertifikası aldı. Tüm bu yenilikler, vivo’nun akıcılık konusundaki ustalığını ortaya koyuyor; kullanıcıların her gün görebileceği, hissedebileceği ve güvenle kullanabileceği bir deneyim sunuyor.

Mobilya ihracatı dönüşümle güç kazanacak

Mobilya sektörü eylülde ihracatını artırarak küresel zorluklara rağmen dayanıklılığını korudu. Eylülde ihracatta pozitif ivmesini sürdüren mobilya sektörü, yeni dönemde dönüşüm odaklı bir büyüme stratejisine yöneliyor.

Artan maliyetlere ve finansman zorluklarına rağmen ihracatçının üretimden vazgeçmediğini vurgulayan AKAMİB Başkanı Onur Kılıçer, “Bölgemizin üreticileri her koşulda ihracatını sürdürmek için mücadele ediyor. Bu tablo, dayanıklılığımızın ve rekabet gücümüzün bir göstergesi. Ancak kalıcı başarı için dönüşüme hız vermemiz gerekiyor” dedi. 

Türkiye mobilya, kâğıt ve orman ürünleri sektörünün eylül ayı ihracatı geçen yıla göre yüzde 4,1 artışla 687 milyon 310 bin dolar olarak gerçekleşti. Sektör, yılın ilk dokuz ayında yüzde 0,4’lük artışla 5 milyar 850 milyon 258 bin dolarlık ihracata ulaştı.

Aynı dönemde Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (AKAMİB) ise eylül ayında yüzde 2,5 artışla 87 milyon 344 bin dolar, Ocak–Eylül döneminde ise yüzde 10,2 artışla 718 milyon 400 bin dolar ihracat gerçekleştirerek sektör ortalamasının üzerinde bir performans sergiledi. 

Komşu pazarlarda güçlü artışlar

Türkiye genelinde eylül ayında sektör ihracatında Irak, ABD, Birleşik Krallık, Libya ve İran ilk beş pazarı oluşturdu. İlk 10 pazar içinde İran’a yüzde 53, Libya’ya 42, Gürcistan’a yüzde 33 oranında artışlar kaydedildi.

AKAMİB’in ihracatında ise Irak ilk sırada yer aldı. Irak’ı Suriye, Romanya, Lübnan ve Almanya takip etti. Bu dönemde Lübnan’a yüzde 430, Suriye’ye yüzde 95, KKTC’ye yüzde 45 artış kaydedildi.

“Rekabetçiliğini koruyacak yapısal dönüşüm hız kazanmalı”

Eylül ayı sonuçlarını değerlendiren AKAMİB Başkanı Onur Kılıçer, “Her geçen ay dünya ticareti daha rekabetçi hale geliyor. Maliyet baskıları artarken finansmana erişim hâlâ en büyük sorunlardan biri. Ancak firmalarımız yılmadan üretmeye, yenilik yapmaya devam ediyor. Kalıcı bir ihracat başarısı için yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve markalaşma adımlarının hız kazanması gerekiyor. Biz de Birlik olarak bu alanlarda ihracatçımıza yol gösterecek projeler geliştiriyoruz.” dedi.

Kılıçer, sürdürülebilir büyümenin anahtarının iş birliği ve inovasyondan geçtiğini vurgulayarak, “İhracatçımızın rekabetçiliğini koruyacak yapısal dönüşüm süreci artık ertelenemez. AKAMİB olarak üyelerimizin bu sürece uyumunu kolaylaştırmak için elimizden geleni yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.

İnşaat Üretim Endeksi, Ağustos 2025 İnşaat üretimi yıllık %25,0 arttı
İnşaatın alt sektörleri (2021=100 referans yıllı) incelendiğinde, 2025 yılı Ağustos ayında bina inşaatı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre %26,6 arttı, bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi %17,4 arttı ve özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi %25,1 arttı.
İnşaat üretimi aylık %0,9 azaldı
İnşaatın alt sektörleri incelendiğinde, 2025 yılı Ağustos ayında bina inşaatı sektörü endeksi bir önceki aya göre %1,5 azaldı, bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi %1,5 arttı ve özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi %0,2 azaldı.

TÜSİAD ve EBRD “Yönetim Kurullarında Kadınların Eşit Temsili için Aday Gösterme Süreçleri” toplantı serisinin ilkini gerçekleştirdi
TÜSİAD ve EBRD iş birliğiyle düzenlenen “Yönetim Kurullarında Kadınların Eşit Temsili için Aday Gösterme Süreçleri” başlıklı toplantı serisinin ilki 14 Ekim Salı günü çevrimiçi olarak gerçekleştirildi. Toplantıda, kadınların yönetim kurullarında ve karar alıcı tüm pozisyonlarda eşit temsilinin kurumsal yapıların güçlenmesine katkısı vurgulanırken, kurumsal dönüşümü bu yönde destekleyen mekanizmalar ele alındı.

Etkinliğin açılış konuşmalarını TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ve EBRD Türkiye ve Kafkaslar Yönetici Direktörü Elisabetta Falcetti yaptı.

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Pek çok araştırmaya göre yönetim kademelerinde kadınların eşit temsili, kurumların daha etkin yönetimi ve başarısı için de fark yaratıyor. Kadınların yönetimde temsili hem eşitlik hem de iyi yönetişim meselesi.

Geçtiğimiz yıl, şirketleri yönetim kurullarındaki kadın üye oranını iki yıl içinde %25’e, beş yıl içinde %33’e çıkarmaya ve güncel verilerini açıklamaya davet ettik. Bu çağrı sadece bir söylem olarak kalmadı. O tarihten bugüne birçok şirketin yönetimde kadın oranını artırma hedefini kamuoyuyla paylaşması, mevcut verilerini açıklaması bizlere bu konudaki gelişmeler için umut verdi.”

EBRD Türkiye ve Kafkaslar Yönetici Direktörü Elisabetta Falcetti ise şunları söyledi:

“TÜSİAD ile başlattığımız iş birliğiyle, Türkiye’de daha şeffaf ve kapsayıcı yönetim kurullarının oluşturulmasına katkı sağlıyoruz. Yönetim kurullarında daha fazla kadının yer alması demek, eşit temsiliyetin sağlanması, iyi yönetişimin güçlenmesi, karar süreçlerinin zenginleşmesi ve dolayısıyla sürdürülebilir büyümenin önünün açılması demektir.”

Açılışın ardından EBRD Kurumsal Yönetim Kıdemli Danışmanı Pavle Djuric, “Türkiye’de Faaliyet Gösteren Şirketler için Yönetim Kurulu Aday Gösterme Rehberi”ni sundu. Rehber, Türkiye’de yönetim kurullarına ilişkin yasal düzenlemelere, yönetim kurulunun yapısı ve etkinliğine dair unsurlara değinerek; başarılı bir yönetim kurulunun oluşturulması için aday gösterme süreci ve politikasına ilişkin bilgiler içeriyor. Kapsayıcılık, çeşitlilik ve kadın temsilini gözetecek şekilde “Aday Gösterme Komitesi”nin görevlerine, sorumluluklarına ve çalışma prensiplerine yer veriyor. Yönetim Kurulu ye profilinin belirlenmesi, aday havuzlarına erişim ve halka açık olmayan şirketler için de uygulama önerileri içeriyor.

Toplantı, Yüzde 30 Kulübü Türkiye Kurucu Başkanı ve Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi   Prof. Dr. Melsa Ararat’ın moderatörlüğünü üstlendiği panel oturumu ile sona erdi.
“Yönetim Kurullarında Çeşitlilik: Aday Gösterme Süreçleri ve Yatırımcıların Rolü” başlıklı oturumun konuşmacıları ÜNLÜ MENKUL DEĞERLER A.Ş. Genel Müdürü Gamze Akgüney, TURKVEN Kurucu Ortak ve CEO Seymur Tarı, EBRD Enerji Sektörü Avrasya Bölge Başkanı Şule Topçu Kılıç oldu.

Panelde EBRD’nin Yönetim Kurulu Aday Gösterme Araç Seti’nden hareketle, yönetim kurullarında yetkinlik temelli seçim süreçleri ve çeşitlilik hedefleri ele alındı. Katılımcılar, Türkiye’de yönetim kurulu çeşitliliğinin önündeki yapısal engelleri, yatırımcı ve kalkınma bankası politikalarının dönüştürücü etkisini, aile şirketlerinin dinamiklerini ve aday havuzlarının güçlendirilmesi için iyi uygulamaları değerlendirdiler.

YAŞ MEYVE SEBZEDE EYLÜL AYINDA MİKTAR AZALDI, DEĞER ARTTI, 240,3 MİLYON DOLAR İHRACATA ULAŞILDI

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ferhat Gürüz, Türkiye’nin eylül ayında 240,3 milyon dolar yaş meyve sebze ihraç ettiğini açıkladı. Toplam ihracat miktarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 55 azaldığını, ihracat gelirindeki düşüşün ise yüzde 10 düzeyinde sınırlı kaldığını belirten Başkan Ferhat Gürüz, “Bu tablo, sektörün hacim kaybına rağmen birim fiyatlarda artış sağladığını ve katma değerli ürün ihracatına yöneldiğini gösteriyor.” dedi.

“Türk yaş meyve sebze sektörü dünya vitrininde güçlü duruşunu sürdürüyor”
Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatının lideri olarak eylül ayında Asia Fruit Logistica, World Food Moscow ve Fruit Attraction fuarlarına milli katılım organizasyonunu başarıyla gerçekleştirdiklerini kaydeden Başkan Ferhat Gürüz, Yaş Meyve Sebze ve Narenciye Kümelenmesi Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Projesi kapsamında Polonya’da pazarlama faaliyeti yürüttüklerini bildirdi.

Uluslararası prestijli fuarlara katılmanın Türk üreticisinin kalitesini ve rekabet gücünü dünyaya tanıtmak açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Başkan Gürüz, “Hong Kong’dan Varşova’ya, Moskova’dan Madrid’e uzanan bu tanıtım zinciri, Asya’dan Avrupa’ya kadar geniş bir coğrafyada Türk yaş meyve sebze ürünlerine olan ilgiyi artırdı. Her fuarda Türk pavilyonumuzun modern tasarımı, dijital tanıtım araçlarımız ve güçlü organizasyon kabiliyetimizle fark yaratıyoruz.” diye konuştu.
Başkan Gürüz, Türkiye’nin küresel yaş meyve sebze ticaretindeki payını artırmak için stratejik pazar çeşitliliğine ve sürdürülebilir ihracat altyapısına odaklandıklarını vurgulayarak şunları söyledi: “Rusya ve Avrupa Birliği ülkeleri kadar Asya pazarlarında da Türk ürünlerine yoğun talep var. Özellikle elma, narenciye, üzüm ve incir ihracatında elde ettiğimiz sonuçlar, markalaşma ve kaliteye dayalı stratejimizin doğruluğunu ortaya koyuyor. İhracatçılarımız, dünyanın farklı noktalarında gerçekleştirdiğimiz bu organizasyonlarla yeni ticaret bağlantıları kuruyor, Türk tarımının gücünü, sürekliliğini ve güvenilirliğini temsil ediyor.”

“Narenciye sezonuna hazırlıklı ve birlik içinde giriyoruz”
Başkan Gürüz, 2 Ekim’de başlayan yeni narenciye sezonu öncesinde Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nde ihracatçılarla bir araya gelerek sektörün genel durumunu değerlendirdiklerini belirtti. Başkan Gürüz, “Sezona girerken üretimden ihracata uzanan tüm süreçleri ele aldık. Üyelerimizle birlikte yaşanan sorunları, beklentileri ve çözüm önerilerini detaylı şekilde değerlendirdik. Ortak akıl ve güçlü iletişimle sektörümüzün yeni döneme daha hazırlıklı girmesini hedefliyoruz.” dedi.

Narenciye sektörünün Türkiye’nin tarımsal ihracatında stratejik bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Başkan Gürüz sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sezonun bereketli geçmesi için hem üretim kalitesinin artırılması hem de dış pazarlarda rekabet gücümüzün korunması adına koordinasyonun büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Toplantımız, ihracatçılarımızla bilgi paylaşımı yaparak ortak stratejiler geliştirmemize ve sezonun güçlü bir başlangıç yapmasına katkı sağladı.”

“İncir, armut ve karpuz ihracatında güçlü seyir belirleyici oldu”
Sektörün eylül ayı ihracatını ürün grupları ve ülkelere göre değerlendiren Başkan Gürüz, taze meyve ihracatının yüzde 8 değer artışıyla 162,4 milyon dolara ulaştığını, bu performansta incir, armut ve karpuz ihracatındaki güçlü seyrin belirleyici olduğunu ifade etti. Başkan Gürüz, “İncirde yüzde 16, armutta yüzde 152 ve karpuzda yüzde 1.124 oranında değer artışı kaydettik. Bu ürünler, toplam meyve ihracat gelirlerimizin üçte birinden fazlasını oluşturdu.” dedi.

Taze sebze ihracatında yüzde 54’lük miktar kaybına rağmen biber, havuç-turp ve hıyar-kornişon ürünlerinde dikkat çekici artışlar yaşandığını belirten Gürüz, “Havuç ihracatında yüzde 211, kornişonda yüzde 157 değer artışı yakaladık. Bu tablo, üreticimizin çeşitliliğe ve pazar talebine hızla adapte olduğunu gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Narenciye ihracatında yüzde 45’lik değer kaybı yaşandığını, ancak özellikle Irak ve Azerbaycan pazarlarında limon ihracatının ivmelendiğini vurgulayan Başkan Gürüz, sezonun ilerleyen aylarında toparlanma beklediklerini dile getirdi.

“Irak, Rusya ve Almanya en önemli pazarlarımız”
Eylül ayında Irak’ın 91,3 milyon dolarlık alımla en büyük pazar olduğunu belirten Gürüz, “Irak’a yapılan ihracat yüzde 168 artarken, toplam gelirin yüzde 38’ini oluşturdu. Rusya Federasyonu ve Almanya da önemli pazarlar olmaya devam etti. Rusya pazarında 30,6 milyon dolar, Almanya pazarında ise 30,4 milyon dolar döviz geliri elde ettik.” diye konuştu.

Akdeniz Bölgesi’nin üretim, tedarik ve lojistik kapasitesiyle stratejik önemini koruduğunu belirten Gürüz, eylül ayında Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin 55,2 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatıyla Türkiye genelinin yüzde 23’lük payını oluşturduğunu söyledi. Sektörün zorluklara rağmen adaptasyon kabiliyeti yüksek bir üretim altyapısına sahip olduğunu belirten Gürüz, “Eylül verileri bize, üretim hacmi azalsa da markalı, kaliteli ve sürdürülebilir üretimle ihracat gelirlerinin korunabileceğini gösterdi. Üreticimiz de ihracatçımız da piyasa dengelerini doğru okuyor. Yılın son çeyreğinde hem miktar hem gelir bazında toparlanma bekliyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Otomotivin geleceğini inşa edecek projeler için geri sayım:  OGTY ödülleri 23 Ekim’de Eskişehir’de açıklanacak

OİB tarafından düzenlenen ve Türkiye otomotiv endüstrisinin inovasyon ekosisteminin temel taşlarından birine dönüşen Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması (OGTY) için geri sayım başladı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde 23 Ekim’de “Yazılım Tanımlı Araçlar” teması ile düzenlenecek yarışmada sektörün geleceğini inşa edecek yenilikçi projeler ödül alacak.

Bu yıl Agripoli, ApraVisor, Arya-AI, Biges Kompozit, Guartec, M-Based, Singularity, Step4, Torkman ve Vignetim projelerinin finale kaldığı yarışmada, dereceye giren ilk beş proje toplam 3 milyon 600 bin TL nakdi ödül ile birlikte Patent Başvuru, Yurt Dışı Tasarım Bursu ve İTÜ Çekirdek programında projelerini geliştirme hakkı kazanacak.

Son 19 yılda 18 kez üst üste Türkiye ihracatının lider sektörü olan otomotiv endüstrisinde inovasyon ekosisteminin temel taşlarından birine dönüşen Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması (OGTY) için geri sayım başladı. Bu yıl 14.sü düzenlenecek olan OGTY, otomotiv endüstrisinin ihracattaki tek koordinatör birliği Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından Ticaret Bakanlığı desteği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinatörlüğünde 23 Ekim tarihinde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek. Her yıl katlanarak büyüyen ve bir tasarım yarışmasından olmasından öte inovasyon ekosisteminin temel taşlarından birine dönüşen OGTY, profesyonellerden öğrencilere geniş bir kitlenin yaratıcı fikirlerini ve potansiyelini ortaya koyması bakımından büyük önem taşıyor.

Bu yıl “Yazılım Tanımlı Araçlar” temasıyla düzenlenecek yarışmada finale kalan 10 proje olan Agripoli, ApraVisor, Arya-AI, Biges Kompozit, Guartec, M-Based, Singularity, Step4, Torkman ve Vignetim, birinci olmak için yarışacak. Yarışmada dereceye girecek ilk beş proje toplam 3 milyon 600 bin TL nakdi ödül ile birlikte Patent Başvuru ödülü, Ticaret Bakanlığı’nın uygun görmesi halinde Yurt Dışı Eğitim Desteği ve İTÜ ARI Teknokent’in Kuluçka Merkezi İTÜ Çekirdek programında projelerini geliştirme hakkı da kazanacak.

“Yazılım Tanımlı Araçlar’ konusunda lider isimler konuşma yapacak

Bu yıl sonunda 39 milyar dolar ihracat hedefleyen, yüksek üretim kalitesi ile başta gelişmiş Batılı ülkeler olmak üzere tüm dünyaya ihracat yapan otomotiv sektöründe Ar-Ge ve tasarım kültürünün yerleşmesi, teknoloji ile bütünleşmesi, ihracatta katma değerin artırılması ve komponent bazlı yenilikçi ürünler tasarlanması amacıyla düzenlenen OGTY’ye 2012 yılından bugüne 5 bin 672 proje başvurdu ve 129’u ödül aldı.

Bu yıl da çok sayıda başvurunun değerlendirildiği OGTY, ödüllerin verileceği 23 Ekim tarihinde gün boyunca önemli organizasyonlara ev sahipliği yapacak. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik ve OGTY Yürütme Kurulu Başkanı Ömer Burhanoğlu’nun açılış konuşmaları ile başlayacak yarışmada, Xponential Grubu Kurucusu ve CEO’su, Yapay Zeka Fütüristi Tariq Qureishy, “Yazılım Tanımlı Araçlar: Yeni Nesil Mobilite ve Mühendislik” ve Enquire AI Kurucu Ortağı ve CEO’su Cenk Sidar da “Dijitalleşmenin Geleceği” konulu birer konuşma gerçekleştirecek.

“Start-Up’ların Yazılım Tanımlı Araçlardaki Rolü” ve “Teknolojinin Otomotiv Sektörüne Etkileri” başlıklı panellerin de düzenleneceği yarışmada, OGTY’ye En Çok Proje Gönderen Üniversiteye ödül takdimi de yapılacak. Yarışma, finale kalan 10 projenin girişimci sunumlarının ardından ödül töreni ile sona erecek.

2025’in İlk Yarısında Amerikan Sert Ağaç İhracatında ODKA Bölgesine Yönelik İstikrarlı Büyüme

Amerikan Sert Ağaç İhracat Konseyi (AHEC), Amerika  Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı’nın (USDA) güncel verilerine  dayanarak, 2025 yılının ilk yarısında Pakistan’ın da dahil olduğu Orta  Doğu ve Kuzey Afrika (ODKA) bölgesine yapılan ABD sert ağaç kereste  ihracatının hacminde yıllık %11 artış gerçekleştiğini açıkladı. Toplam  sevkiyatlar 45.369 metreküpe ulaşırken, ihracat değeri %8 artışla 37,78  milyon ABD doları oldu.

Birleşik Arap Emirlikleri, Amerikan sert ağaç  türlerine yönelik istikrarlı talebiyle ODKA’nın en büyük pazarı  konumunu korudu. Mısır, Lübnan ve İsrail çift haneli büyüme kaydederken;  Cezayir ve Bahreyn, daha küçük pazar hacimlerinden kayda değer artışlar  sağladı. Buna karşılık, Türkiye ve Suudi Arabistan, yerel piyasa  koşullarındaki ayarlamaların etkisiyle hem değer hem hacim bazında  gerileme yaşadı.

Kırmızı meşe, bölgeye gönderilen en çok tercih edilen ABD menşeli tür olmayı sürdürdü ve toplam ihracatın önemli bir kısmını oluşturdu. Beyaz meşe, ceviz ve dişbudak da öne çıkan diğer türler arasında yer aldı. Özellikle dişbudak, termal modifikasyonla üretim yapan Türk imalatçılar arasında güçlü bir talep görmeye devam etti. Sarı kavak (lale ağacı) sevkiyatları ise birçok pazarda istikrarlı bir varlık gösterdi.

AHEC Bölge Direktörü Roderick Wiles, “Performans  pazarlar arasında farklılık gösterse de, 2025’in ilk yarısı, ODKA  bölgesinin yüksek kaliteli ve sürdürülebilir kaynaklı Amerikan sert ağaçlarına olan ilgisinin devam ettiğini açıkça ortaya koyuyor”  dedi. Wiles, özellikle BAE, Mısır, Fas ve Lübnan’ın; dinamik tasarım  trendleri, altyapı yatırımlarındaki süreklilik ve çevre dostu  malzemelere artan ilgi sayesinde güçlü bir büyüme ivmesi sergilediğini  vurguladı.

AHEC,  bölgedeki ortaklıklarını derinleştirmeyi, teknik eğitim faaliyetlerini  sürdürmeyi, doğal ve sürdürülebilir malzemelerin kullanımını teşvik  etmeyi ve mimarlar, tasarımcılar ile üreticilerin, sürdürülebilir  şekilde yönetilen ormanlardan elde edilen, düşük enerji tüketimiyle  üretilen Amerikan sert ağaç ahşaplarının estetik ve performans avantajlarından en yüksek düzeyde yararlanmalarını sağlamayı hedefliyor.

15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü“Kadın çiftçilerimiz kırsalın umudu, tarımın güvencesidir”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla yazılı basın açıklaması yaptı.

“Dünyada ve ülkemizde tarımsal üretimde, beslenmede, gelecek nesillere bilgiyi aktarmada, çocuk eğitiminde, hasta ve yaşlı bakımında kadınlar en önemli katkıyı sağlıyor” diyen Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Kırsaldaki kadınların güçlendirilmesi, tarımsal kalkınma ve toplumsal refahın sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor.

Ancak kadın çiftçilerimiz, üretimin merkezinde olmalarına rağmen sosyal güvenlikten yeterince yararlanamıyor; ekonomik ve toplumsal olarak ikinci planda kalıyor.” 

Kadın çiftçilerin tarımdaki yeri

“Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Ziraat Odaları Bilgi Sistemi (ZOBİS) verilerine göre, 2024 yılı itibarıyla Türkiye genelinde 754 Ziraat Odamıza kayıtlı 956 bin 643 kadın çiftçi bulunuyor. Bu rakam, tüm üyelerin yüzde 18,14’ünü oluşturuyor.

Çiftçilerin yaş ortalaması 59’a yükseldi. Erkek çiftçilerin yaş ortalaması 58, kadın çiftçilerimizin yaş ortalaması 61’dir. Yaş dağılımı tarımsal nüfusun hızla yaşlandığını gösteriyor.

Çiftçilerimizin; yüzde 35’i 65 yaş ve üzerinde, yüzde 35’i 50–64 yaş aralığındadır. Yalnızca yüzde 5’lik bir oran 18–32 yaş grubundadır. Bu tablo, tarım sektöründe genç nüfusun hızla azaldığını ve üretimin geleceği açısından ciddi bir sorun oluştuğunu gözler önüne seriyor.

Son 30 yıldır hiç doğum gerçekleşmeyen köylerimiz bulunuyor; kış aylarında tamamen boşalan köylerin sayısı artıyor. Bu durum yalnızca üretimi değil, kırsal yaşamın sosyal dokusunu da tehdit ediyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) 2024 yılı verilerine göre; Türkiye’de 4/B kapsamındaki 427 bin 298 zorunlu tarım BAĞ-KUR’lu çiftçinin yüzde 24,69’unu yani 105 bin 478’ini kadın çiftçilerimiz oluşturuyor.

Veriler karşılaştırıldığında kadın çiftçilerin yalnızca yüzde 11’i Tarım BAĞ-KUR primini ödeyebiliyor, geri kalan büyük çoğunluğu gelir yetersizliği nedeniyle sistem dışında kalıyor.

2024 yılı itibarıyla Tarım BAĞ-KUR prim tutarı aylık 8 bin 971,90 lira, indirimli olarak 7 bin 671,60 liradır. Bu prim tutarları, düşük gelirli çiftçilerimiz için büyük bir mali yük oluşturuyor. Özellikle de kadın çiftçilerin sosyal güvenlik sistemine dahil olmasını zorlaştırıyor.” 

Kadın çiftçilerin sosyal güvence sorunu

“Kadın çiftçilerin büyük bölümü aile işletmelerinde ücretsiz aile işçisi statüsünde çalışıyor. Emekleri çoğu zaman ‘aile içi katkı’ olarak görülüyor, bu da onların üretici kimliğini gölgeliyor.

Kadın çiftçilerimizin ekonomik ve sosyal statülerinin güçlendirilmesi, kırsalda göçün önlenmesi ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından hayati önemdedir.
Anayasa’nın 10. maddesi kadın-erkek eşitliğini, 60. maddesi ise sosyal güvenlik hakkını güvence altına alıyor. Buna rağmen, kırsaldaki kadınlarımızın büyük çoğunluğu hâlâ sosyal güvenceye sahip değil.

Bu tablo, sadece bir tarım meselesi değil, aynı zamanda kırsal sosyo-ekonomik bir sorundur. Sorunun çözümü, kapsamlı ve sürdürülebilir politikaların geliştirilmesini gerektiriyor.

Gençlerin tarıma kazandırılması için

  • Tarım arazisi edinimi kolaylaştırılmalı,
  • Düşük faizli kredi ve hibe destekleri artırılmalı,
  • Tarımsal girişimcilik ve teknoloji temelli eğitimler yaygınlaştırılmalıdır.

Kadın çiftçilerin güçlendirilmesi için

  • Kadın çiftçilere özel prim desteği ve pozitif ayrımcılık uygulanmalı,
  • Kadın girişimcilere yönelik destek programları yaygınlaştırılmalıdır.

Kırsal altyapının güçlendirilmesi için

  • Kırsal bölgelerde kreş, yaşlı ve engelli bakım hizmetleri sağlanmalı,
  • İnternet erişimi ücretsiz hale getirilmeli,
  • Sağlık, eğitim ve ulaşım hizmetleri güçlendirilmelidir.

Tarımın saygınlığının artırılması için

  • Tarımın stratejik ve itibarlı bir meslek olduğu topluma yeniden anlatılmalı,
  • Tarım liseleri ve üniversitelerde tarım-teknoloji odaklı bölümler açılmalıdır.”

TZOB’un kadın çiftçiler için kazanımları

“6270 Sayılı Kanun (2012) ile geçmişte aile reisi olmayan kadın çiftçilerimize borçlanma hakkı tanınarak mağduriyetleri giderildi. Doğum borçlanması hakkı üç çocuğa kadar genişletilerek kadın çiftçilere altı yıla kadar borçlanma imkânı sağlandı.

Kadın çiftçilerimize yönelik Tarım BAĞ-KUR prim desteği sağlanması, kırsalda yapılacak en büyük reform olacaktır. Kadın çiftçilerimiz, yalnızca kendi evlatlarını değil, tüm ülkemizi doyuran; üretimin, emeğin ve direncin simgesidir. Onların emeği olmadan kırsalın geleceği inşa edilemez.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, kadın çiftçilerimizin sosyal güvenlik sistemine erişiminin kolaylaştırılmasını, gelir düzeylerine uygun prim desteği sağlanmasını ve kırsalda yaşam koşullarının iyileştirilmesini acil öncelik olarak görüyoruz.

Kadınlara fırsat verildiğinde, liderliğin, üretimin ve değişimin öncüleri olurlar.
Tüm kadın çiftçilerimizin 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü kutluyor; alın teriyle toprağa can veren tüm kadın emekçilerimizi saygı ve minnetle selamlıyorum.”

EYLÜLDE AHKİB İHRACATININ YARISI ÜÇ ÜLKEDEN GELDİ

Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (AHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Tekin, eylül ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 85 artış sağlayarak 67,2 milyon dolar ihracata imza attıklarını açıkladı.

Eylül ayında AHKİB’in en fazla ihracat yaptığı ülkelerin Irak, Hollanda ve Kazakistan olduğunu belirten Başkan Gürkan Tekin, Kosova ve Çekya pazarlarında ihracat hacminde 5 haneli rekor artışlar kaydettiklerini vurguladı. Türkiye genelinde hazır giyim ihracatının aynı dönemde yüzde 5,7’lik düşüşle 1,49 milyar dolar değer düzeyinde gerçekleştiğine dikkati çeken Başkan Gürkan Tekin, “Bu tablo, Akdeniz bölgesindeki ihracatçılarımızın üretim kalitesi, çevikliği ve pazar çeşitlendirme başarısını ortaya koyuyor.” dedi.

 “Orta Doğu ve Orta Asya pazarlarında güçlü bir çıkış yakaladık”
Başkan Tekin, “Avrupa’da talebin zayıfladığı bir dönemde üyelerimiz Orta Doğu ve Orta Asya pazarlarında güçlü bir çıkış yakaladı. Bu çeşitlilik, ihracatta sürdürülebilir büyümenin anahtarıdır. Geleceğin rekabeti fiyatla değil, marka değeri ve sürdürülebilir üretimle kazanılacak. Türk hazır giyim sektörü bu vizyonu yakalayacak potansiyele sahip. AHKİB olarak ihracatçımızı bu dönüşümün her aşamasında desteklemeye devam edeceğiz.” diye konuştu.

“Bölge ihracatımızın yüzde 73’ü bayan dış giyim ve bay dış giyim”
AHKİB’in eylül ayındaki ihracat performansını ürün gruplarına göre değerlendiren Başkan Gürkan Tekin, şunları söyledi: “Yılın 9’uncu ayında bölge ihracatımızın yüzde 73’ü bayan dış giyim ve bay dış giyim ürün grubunda kümelendi. Yüzde 43 paya sahip bayan dış giyimde yüzde 62 artışla 29 milyon dolar değere ulaştık. Yüzde 30’luk paya sahip bay dış giyimde ise yüzde 174 artışla 20,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik. Üçüncü sırada yer alan ve yüzde 4’lük payı bulunan diğer hazır eşya ürün grubunda yüzde 3 milyon dolar döviz getirisi sağladık. Söz konusu dönemde ihracat hacminde en güçlü artışları diğer spor ve yüzme kıyafetleri, yünlü ev tekstili, bebe giyimi ve eşyası ile diğer yatak kıyafetlerinde yakaladık.”

Kosova ve Çekya’da 5 haneli büyüme, Kırgızistan’da 10 katı sıçrama
Bölgesel istikrar, üretim esnekliği ve lojistik avantajlarla küresel değer zincirinde daha güçlü bir konuma gelmeyi hedeflediklerini, Afrika, Güney Amerika ve Körfez ülkelerinde daha etkin olmanın gayretini göstereceklerini dile getiren Başkan Gürkan Tekin, eylül ayındaki bölge ihracatını ülkelere göre yorumlarken şöyle konuştu: “Geride bıraktığımız ayda bölge ihracatımızın yüzde 53’ünü Irak, Hollanda ve Kazakistan pazarlarına gerçekleştirdik. Yüzde 22 paya sahip Irak’ta yüzde 933 artışla 14,9 milyon dolar, yüzde 17 paya sahip Hollanda’da yüzde 10 düşüşle 11,6 milyon dolar ve yüzde 14 paya sahip Kazakistan’da yüzde 927 artışla 9,7 milyon dolar değere ulaştık. Söz konusu dönemde ihracat hacminde en güçlü performansı Kosova, Çekya ve Kırgızistan pazarlarında yakaladık. Kosova’ya yüzde 82 bin 155 artışla 2,8 milyon dolar, Çekya’ya yüzde 32 bin 423 artışla 1,9 milyon dolar ve Kırgızistan’a yüzde 1.012 artışla 4 milyon dolar dış satım yaptık. Küresel belirsizlik ortamında sektörümüz markalaşma, inovasyon ve uzak pazar stratejileriyle yüksek katma değerli, sürdürülebilir büyüme hedefiyle yol alıyor.”

Başkan Gürkan Tekin, AHKİB’in Ocak-Eylül ayları arasındaki ihracatının yüzde 46 artışla 405,4 milyon dolar değere eriştiğini, eylül ayı itibarıyla yıllıklandırılmış ihracat tutarının ise yüzde 34 artışla 495 milyon dolar düzeyine ulaştığını sözlerine ekledi.

Ekonomiye Değer Katan Projeler Ödüllendiriliyor

Türkiye’nin üretimden ihracata, perakendeden e-ticarete uzanan tüm ekonomik faaliyetlerinin lokomotifi olan tedarik zinciri alanındaki en prestijli etkinlik ‘Türkiye’nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri’ Ödül Töreni, bu yıl da ülke ekonomisinin nabzını tutan profesyonelleri aynı çatı altında buluşturuyor.

SCP Club tarafından Slimstock ve LODER iş birliği ile düzenlenen ‘Türkiye’nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri’ Ödül Töreni, sektörde başarıyı, yenilikçiliği ve sürdürülebilirliği ödüllendirerek 11’inci yılında yoluna daha güçlü bir vizyonla devam ediyor. 5 Kasım 2025’te Dedeman Bostancı Hotel’de gerçekleştirilecek etkinlik; üretimden tedariğe, lojistikten dijitalleşmeye uzanan geniş bir yelpazede ekonomiye katma değer kazandıran projeleri ve bu projelerin mimarlarını buluşturarak, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü ortaya koyan ve sektörün geleceğine yön çizen stratejik bir platform sunacak. Projelerini değerlendirme fırsatına dahil olmak isteyen profesyoneller için son başvuru tarihi ise 8 Ekim 2025.

Sezer: “Tedarik Zinciri Artık Türkiye’nin Küresel Rekabet Gücünün Kalbinde”

Slimstock Türkiye Ülke Müdürü Songül Sezer, ödül töreni öncesinde yaptığı değerlendirmede hem “Türkiye’nin En Etkili Tedarik Zinciri Profesyonelleri” ödüllerinin hem de tedarik zinciri yönetiminin ülke ekonomisi açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. Sezer, tedarik zincirinin günümüzde artık yalnızca bir ürünün bir noktadan diğerine taşınmasından ibaret olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:

“Tedarik zinciri, artık yalnızca mal ve hizmetlerin akışını yönetmek değil; bir ülkenin ihracat kapasitesini, döviz gelirlerini, istihdam yaratma potansiyelini ve küresel rekabet gücünü doğrudan şekillendiren kritik bir stratejik alan haline gelmiştir. Türkiye’nin 21. yüzyılda küresel ticaretteki payını artırabilmesi, verimliliğini yükseltebilmesi ve sürdürülebilir büyümeyi kalıcı kılabilmesi, ancak bu alandaki yetkinliklerini güçlendirmesiyle mümkündür. Biz SCP Club olarak, 11’inci kez düzenlediğimiz bu ödül töreniyle sektörün öncülerini bir araya getiriyor, onların başarı hikâyelerini görünür kılıyor ve geleceğe örnek olacak iyi uygulamaları ödüllendiriyoruz. Bu yıl belirlediğimiz ‘Tedarik Zincirinde En İyi Uygulamalar’ temasıyla, dijitalleşme, inovasyon, sürdürülebilirlik ve dirençlilik gibi yalnızca bugünün değil, yarının ekonomisini şekillendirecek unsurların altını çiziyoruz. Bu töreni bir ödül dağıtımının ötesinde; Türkiye ekonomisine değer katan, sektörler arası iş birliğini güçlendiren, vizyon paylaşımını teşvik eden ve geleceğin tedarik zinciri stratejilerine yön veren bir platform olarak görüyoruz. SCP Club olarak, tedarik zinciri alanında yarattığımız bu ortak akıl ve paylaşım kültürünün, ülkemizin ekonomik hedeflerine ulaşmasında önemli bir kaldıraç olacağına inanıyoruz.”

Ödüllerin Belirleneceği Kategoriler ve Katılım Kriterleri

Türkiye ekonomisinin büyümesine, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ve küresel ticaretteki rekabet gücüne doğrudan katkı sağlayan projeleri onurlandırmayı amaçlayan etkinlik, yalnızca sektördeki başarılı uygulamaları görünür kılmakla kalmayacak; tedarik zincirinde fark yaratan, inovasyon ve verimlilik odaklı çalışmaları da ön plana çıkaracak. Bu kapsamda “En Sürdürülebilir/Dirençli”, “En Teknolojik”, “En Yenilikçi” ve “En Etkin/Etkili” olmak üzere dört ana kategoride ödüller verilecek. Jüri üyeleri ve katılımcıların ortak oylamasıyla belirlenecek “Yılın En İyi Projesi” ödülü ise gecenin en prestijli unvanı olarak öne çıkacak.

Ödüllere başvuracak adayların; tedarik zinciri ve lojistik alanında en az beş yıllık deneyime sahip olmaları, bu alanda uygulanmış ve sonuç vermiş projeler geliştirmiş bulunmaları ve şirketlerinin tedarik zinciri veya lojistik alanında en üst düzey yöneticisi konumunda olmaları gerekiyor. Bu yılın sektörde uzun süredir merakla beklenen ana teması, “Tedarik Zincirinde En İyi Uygulamalar” olarak açıklandı.

Etkinliğin güvenilirliğini ve prestijini pekiştiren jüri heyeti; LODER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tanyaş ve LODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Gülçin Büyüközkan’ın da aralarında bulunduğu, alanının saygın isimlerinden oluşan geniş bir değerlendirme ekibinden oluşuyor.

ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan: “Yalıtım, doğal afetlerde riski azaltan en etkili yöntemlerden biri”
Deprem, sel ve yangın gibi doğal afetler, sadece can ve mal kaybına yol açmakla kalmıyor; kentlerin sürdürülebilir gelişimini, ekonomik dengeleri ve toplumsal yaşamı da derinden etkiliyor. Bu nedenle afetlerin etkilerini azaltmak için alınacak önleyici tedbirler, toplumsal dayanıklılığın en kritik unsurlarından biri haline geliyor. ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, yapıların bu afetlere karşı korunmasında doğru ve eksiksiz yalıtım uygulamalarının kilit rol oynadığını söylüyor.
Yalıtım, binaların yalnızca enerji verimliliğini artıran bir unsur değil, aynı zamanda afet risklerini azaltan bir güvenlik önlemi olarak öne çıkıyor. Doğru malzeme ve uygulamalarla yapılan ısı, su, ses ve yangın yalıtımı; yapıların dayanıklılığını, yangın güvenliğini ve yaşam alanlarının konforunu artırıyor.
“Su yalıtımı, binaların ömrünü uzatarak deprem riskini azaltır”
ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, su yalıtımının afet güvenliği açısından en kritik konulardan biri olduğunu belirterek şunları söylüyor: “Yalıtım, doğal afetlerin yol açtığı zararları azaltarak hem bireysel hem de toplumsal güvenliğe katkı sağlar. Özellikle su yalıtımı, binaların taşıyıcı sistemlerinin korunması açısından büyük önem taşır. Su yalıtımı eksik veya yanlış uygulandığında donatı korozyonu başlar ve bu da binanın taşıma kapasitesini yıllar içinde ciddi biçimde düşürür. Oysa doğru su yalıtımı, yapıların deprem sırasında ve sonrasında sağlam kalmasına yardımcı olur, uzun vadede can ve mal güvenliğini korur.”
“İklim değişikliğiyle mücadelede yalıtım önleyici bir araçtır”
Doğal afetlerin önemli bir bölümünün iklim krizine bağlı olarak arttığına dikkat çeken Ozan Turan: “Sel ve aşırı sıcaklık dalgaları gibi iklim kaynaklı afetlerin temel nedeni insan faaliyetlerinden kaynaklanan emisyonlardır. Enerji verimliliği, bu krizin önlenmesinde en etkili adımlardan biri. Yalıtım, binaların enerji tüketimini azaltarak hem karbon ayak izini küçültür hem de iklim değişikliğini tetikleyen unsurların azaltılmasına katkı sağlar. Bu yönüyle yalıtım, sadece afet sonrası koruma değil, afet öncesi risk azaltma stratejisinin de bir parçasıdır.”
Türkiye’nin yüzde 100 yerli sermayeli en büyük yalıtım şirketi ODE Yalıtım, ısı, su, ses ve yangın yalıtımı çözümleriyle yapıların ve sanayi tesislerinin afetlere karşı dayanıklılığını artırmayı hedefliyor. Şirket, taş yünü, cam yünü ve kauçuk köpüğü üretimleriyle teknik yalıtımın tüm alanlarında faaliyet gösteriyor; sürdürülebilirlik ve güvenlik odaklı ürün portföyüyle sektörün öncüsü konumunda yer alıyor.

Hizmet Üretim Endeksi, Ağustos 2025  Hizmet üretim endeksi yıllık %3,6 arttı
Hizmet üretim endeksi (2021=100) 2025 yılı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,6 arttı. Aynı ayda ulaştırma ve depolama hizmetleri %0,7 arttı, konaklama ve yiyecek hizmetleri %4,7 arttı, bilgi ve iletişim hizmetleri %6,4 arttı, gayrimenkul hizmetleri %7,2 arttı, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler %9,0 arttı, idari ve destek hizmetleri ise %2,8 arttı.
Hizmet üretim endeksi aylık %0,4 arttı
Hizmet üretim endeksi (2021=100) 2025 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre %0,4 arttı. Aynı ayda ulaştırma ve depolama hizmetleri %0,2 arttı, konaklama ve yiyecek hizmetleri %1,7 arttı, bilgi ve iletişim hizmetleri %3,2 azaldı, gayrimenkul hizmetleri %0,2 azaldı, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler %2,4 arttı, idari ve destek hizmetleri ise %1,2 arttı.

Ücretli Çalışan İstatistikleri, Ağustos 2025  Ücretli çalışan sayısı yıllık %1,2 arttı
Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2025 Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %1,2 arttı. Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 15 milyon 904 bin 602 kişi iken, 2025 yılı Ağustos ayında 16 milyon 89 bin 450 kişi oldu.
Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2025 Ağustos ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe %3,6 azaldı, inşaat sektöründe %7,2 arttı ve ticaret-hizmet sektöründe %2,6 arttı.
Ücretli çalışan sayısı bir önceki aya göre yüzdesel olarak değişim göstermedi
Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı 2025 Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzdesel olarak değişim göstermedi.
Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2025 Ağustos ayında ücretli çalışanlar aylık olarak sanayi sektöründe %0,6 azaldı, inşaat sektöründe %0,4 arttı ve ticaret-hizmet sektöründe %0,2 arttı.

Dış Ticaret Endeksleri, Ağustos 2025  İhracat birim değer endeksi %3,8 arttı
İhracat birim değer endeksi Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,8 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde %8,9 arttı, ham maddelerde (yakıt hariç) %5,1 arttı, yakıtlarda %3,8 azaldı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) %3,3 arttı.
İhracat miktar endeksi %4,8 azaldı
İhracat miktar endeksi Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %4,8 azaldı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde %13,7 azaldı, ham maddelerde (yakıt hariç) %5,8 azaldı, yakıtlarda %1,8 azaldı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) %1,4 azaldı.

İthalat birim değer endeksi %0,5 arttı
İthalat birim değer endeksi Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %0,5 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde %10,3 arttı, yakıtlarda %9,4 azaldı, ham maddelerde (yakıt hariç) %7,7 azaldı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) %1,6 arttı.
İthalat miktar endeksi %4,5 azaldı
İthalat miktar endeksi Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %4,5 azaldı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde %17,6 azaldı, ham maddelerde (yakıt hariç) %10,8 azaldı, yakıtlarda %0,5 arttı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) %1,5 azaldı.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi %2,8 azaldı
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat miktar endeksi; 2025 Temmuz ayında 157,4 iken 2025 Ağustos ayında %2,8 oranında azalarak 152,9 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise ihracat miktar endeksi; 2024 yılı Ağustos ayında 147,5 iken 2025 yılı Ağustos ayında %0,9 oranında azalarak 146,1 oldu.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ithalat miktar endeksi %7,2 azaldı
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ithalat miktar endeksi; 2025 Temmuz ayında 122,7 iken 2025 Ağustos ayında %7,2 oranında azalarak 113,8 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise ithalat miktar endeksi; 2024 yılı Ağustos ayında 114,7 iken 2025 yılı Ağustos ayında %4,5 oranında azalarak 109,6 oldu. Dış ticaret haddi 2025 yılı Ağustos ayında 91,3 olarak gerçekleşti
İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve 2024 yılı Ağustos ayında 88,5 olarak elde edilmiş olan dış ticaret haddi, 2,8 puan artarak, 2025 yılı Ağustos ayında 91,3 oldu.

Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi, Eylül 2025
Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) yıllık %46,83 arttı, aylık %5,80 arttı
Tarım-ÜFE’de (2020=100), 2025 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre %5,80 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %28,90 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %46,83 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %37,98 artış gerçekleşti.
Sektörlerde bir önceki aya göre, tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde %6,28 artış, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde %0,25 artış ve balık ve diğer balıkçılık ürünleri; su ürünleri; balıkçılık için destekleyici hizmetlerde %1,96 azalış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre, tek yıllık (uzun ömürlü olmayan) bitkisel ürünlerde %5,10 artış, çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerde %4,38 artış ve canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde %3,42 artış gerçekleşti.
Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup %155,54 artış ile yumuşak çekirdekli meyveler ve sert çekirdekli meyveler, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup %19,63 artış ile diğer ağaç ve çalı meyveleri ile sert kabuklu meyveler oldu.

Castrol Ford Team Türkiye, Ali Türkkan ile WRC’de Şampiyonluk Yarışına Çıkıyor

Otomobil sporları arenasının öncü ekibi Castrol Ford Team Türkiye, dünyanın en önemli ralli organizasyonlarından Dünya Ralli Şampiyonası’nda sezonun son etabına çıkıyor. Bu yılın şampiyonunu belirleyecek olan WRC Orta Avrupa Rallisi’nin etapları, 16-19 Ekim 2025 tarihlerinde Almanya, Avusturya ve Çekya sınırlarında gerçekleşiyor. Castrol Ford Team Türkiye ekibi, Junior WRC’de sezonu şampiyon olarak tamamlayarak bu değerli kupayı Türkiye’ye ilk kez kazandırmayı hedefliyor.

Türkiye’nin en köklü motor sporları takımı olan Castrol Ford Team Türkiye, 2025 Dünya Ralli Şampiyonası’nda (WRC) sezonun bir sonraki randevusu olan Orta Avrupa Rallisi’nde (Central European Rally) ülkemizi temsil edecek. 16-19 Ekim 2025 tarihlerinde Almanya, Avusturya ve Çek Cumhuriyeti sınırlarında düzenlenecek olan bu yarış aynı zamanda Junior WRC kategorisinde sezonun final etabı olacak ve dünya şampiyonunu belirleyecek. Castrol Ford Team Türkiye, takım pilotu Ali Türkkan ve co-pilotu Oytun Albayrak ile bu final yarışında Dünya Şampiyonluğu için yarışacak.

Üç ülkenin ortak ev sahipliğinde düzenlenecek Orta Avrupa Rallisi, üç gün boyunca ralli dünyasının en iyi ekiplerinin heyecan dolu mücadelesine sahne olacak. Bu yıl 18 özel etap üzerinden toplam 306,08 km yarış mesafesi ile düzenlenecek olan organizasyonun merkezi Passau, Almanya olacak ve servis alanı da burada konumlanacak. Sezonun final yarışı, hafta sonu boyunca üç ülke içinde geçişli etaplarla koşulan tek WRC etabı niteliği taşıyor.

Junior WRC puan tablosunda 3. sırada yer alan Ali Türkkan – Oytun Albayrak ikilisi, şampiyonaya çift katsayı üzerinden puan veren bu final yarışını kazanmaları halinde elde edecekleri puanlarla dünya şampiyonu olma şansına sahip. Geçtiğimiz hafta Avusturya’da düzenlenen Herbst Rally’de şampiyona öncesi son testine çıkan ekip, Orta Avrupa Rallisi ile benzer karakterde asfalt etaplarda koşulan bu yarışta sekiz etabın dördünü kazanarak rakiplerine adeta gözdağı verdi. Bu güçlü performans, Castrol Ford Team Türkiye ekibinin asfalt zemindeki formunu ve şampiyonluk için yüksek motivasyonunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Asfalt zeminli etaplardaki güçlü performansıyla tanınan Ali Türkkan, bu avantajını bu kritik yarışta da en iyi şekilde kullanmayı hedefliyor. Sezon boyunca karlı, toprak, asfalt gibi farklı zemin tiplerinde yarışarak tecrübe kazanan ekip şampiyonluğu belirleyecek bu yarış için tüm hazırlıklarını tamamladı.

TD SYNNEX, CONTEXT ChannelWatch 2025 Ödüllerinde Yılın Avrupa Distribütörü seçildi
BT ekosistemi için önde gelen bir küresel distribütör ve çözüm toplayıcı olan TD SYNNEX, dünyanın en büyük çevrimiçi BT bayi anketlerinden biri olan CONTEXT ChannelWatch anketinde altıncı kez Yılın Distribütörü seçildi. 8 binden fazla kanal iş ortağının katıldığı ankette TD SYNNEX birçok ülkede de çeşitli ödüllerin sahibi oldu.
Avrupa genelindeki binlerce kanal iş ortağının oylarıyla CONTEXT ChannelWatch 2025 ödüllerinde üst üste altıncı kez Yılın Distribütörü seçildi. Ayrıca Avrupa’da lojistik ve bulut kategorilerinde birinci olan TD SYNNEX, birçok ülkede çeşitli ödüller de kazandı.
CONTEXT ChannelWatch, dünyanın en büyük çevrimiçi BT bayi anketlerinden biri. 8 binden fazla bayinin katılımıyla; kanal topluluğunun satın alma eğilimleri, temel iş konuları ve sektördeki güncel eğilimler hakkında önemli bilgiler sunuyor. Anketin bir parçası olarak, her ülkedeki bayiler birlikte çalıştıkları distribütörleri CONTEXT ChannelWatch Yılın Distribütörü Ödülleri için aday gösteriyor.

📢 Haberle İlgili Bildirim

Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Küresel Gazeteciler Konseyi, TSYD, TİMEF, AVKON, ADD üyesi, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği, Tüm Mücadele Sporları Derneği, Kayseri Spor Adamları Derneği, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----

İlgili Haberler

Android Uygulama Popup
Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Android cihazınızdan kolayca haberleri takip edin!

📥 Uygulamayı İndir
Davut Güleç Panel İletişim Davut Güleç – Sağ Menü Yukarı Çık Butonu - Siyah Halka
Modern GDPR Çerez Popup