Ekonomi, teknoloji, eğitim haberleri.. (05.09.2020)

PANDEMİ DÖNEMİNDE HİBRİT FUARCILIK SIÇRAYIŞ YAŞADI

Kalabalık etkinliklerin iptal olmasıyla Online Fuarcılık sektörlerin aktörlerini, yatırımcıları, duayenleri ve ziyaretçileri dijital bir platformda bir araya getiriyor. Pandeminin yarattığı sosyal etkilerin yanı sıra ekonomik değişimler de söz konusu olurken, yeni bir pazar modelleniyor.

Online iş kolları Pandemi süresince artmaya başladı. İş dünyası yeni bir devinim yaşıyor. Fuarcılık sektörü de artık online çözümler sunuyor. Türkiye’nin ilk ve yerli online fuarcılık yazılımı Endless Fairs yeni bir Pazar modelliyor.

Türkiye’de fuarcılığın yıllık ekonomik büyüklüğü 3 milyar dolar olduğu hesaplanıyor. Dünyada Türkiye’nin payı yüzde 1.4 civarında, biz de hibrit fuarcılık modellemesiyle geleneksel ve online fuarcılığı birleştirip konvansiyonel fuarcılığın eksikliklerini inovatif çözümlerle kolaylaştırmaya çalışıyoruz diyen Endless Fairs CEO’su Gökmen Özdemir, “Geleneksel fuarcılıktaki bu payı pandemi döneminde korumaya çalışıyoruz. Pandemi döneminde ciromuz 15 kat arttı. Fuarcılığın, global ölçekte yılda ortalama 325 milyar dolar bir ekonomik değer ürettiği belirtiliyor. Dijital fuarcılığın da o boyutlara kısa sürede yaklaşacağını ve yeni bir ticaret hacmi oluşturacağını öngörüyoruz” açıklamasında bulundu.Hibrit fuarcılık, ulusal ve global anlamda sıçrayış yaşadı. Kurumlar, markalar sektöre yön veren gelişmeleri ve aktörleri online fuarcılıkla takip etmeyi tercih ediyor. Yurtdışından yoğun bir talebin olduğunu, dünyanın her yerinden 50’den fazla ülkeye hizmet verdiklerini belirten Özdemir, “Hibrit fuarcılığı dünyanın her yerine sunmayı hedefliyoruz. Yaklaşık 50 ülkeden fazla portföyümüzün olacağını tahmin ediyorum.  Bununla birlikte 10 kat büyüme beklediğimizi de söyleyebilirim” şeklinde konuştu.

Kapadokya ÜniversitesiTEKNOFEST’e 3 İHA Takımı ile Katılıyor

TEKNOFEST 2020 kapsamında bu yıl 5’incisi düzenlenecekolan TÜBİTAK Uluslararası İHA Yarışması’na Kapadokya Üniversitesi 3 İHA takımı ile katılacak.

15-20 Eylül 2020 tarihleri arasında Gaziantep’te düzenlenecek TÜBİTAK Uluslararası İHA Yarışması’na Kapadokya Üniversitesini Sabit Kanatlı kategorisinde “KÜNPERİ”, Döner Kanatlı kategorisinde “HÜMA” ve “TOPYEKÜN” isimli takımlar temsil edecek.

Kavramsal ve detaylı tasarım raporları değerlendirme sonuçlarında aldıkları yüksek puanlar ile Kapadokya Üniversitesi takımları, 12’si yurt dışından olmak üzere toplam 336 takımın arasında 15’inci, 16’ıncı ve 29’uncu sırayı alarak, Gaziantep’te düzenlenecek olan yarışmaya katılmaya hak kazandılar.

Yangın, kaza ve doğal afet gibi acil durumlarda insanlara yardım edecek sivil kullanıma yönelik İnsansız Hava Aracı geliştirilebilmek amacıyla çalışmalarını pandemi sürecinden beri büyük bir özveriyle, Kapadokya Üniversitesi İHA Uygulama ve Araştırma Merkezi Laboratuvarında sürdüren öğrenciler, insansız hava araçlarını tasarlayarak, uçuşlarını yaptılar.

Üretilen İHA’ların yarışmaya hazır olduklarını belirten takımların akademik danışmanları Emre Kırteke, Mustafa Samet Gençağ ve Sancak Demiryürek, “Bu yarışmaya katılma amacımız, havacılığın her alanında öncü olan üniversitemizin Türkiye’nin en büyük havacılık festivalinde yer alması gerektiği düşüncesi olmakla birlikte, öğrencilerimize farklı alanlarda bilgi ve beceri kazanımları sağlayarak, mesleki gelişimlerinekatkı sağlamaktır.” şeklinde konuştular.

Takımlarda yer alan öğrenciler ise, üniversitenin Mustafapaşa yerleşkesinde sıkı bir çalışma sürecinden geçtiklerini ifade ederek, yarışmadaki hedeflerinin,görevlerini başarıyla tamamlayarak, dereceye girmek olduğunu belirttiler.

LEXUs tasarım ödülleri’nde GRAND PRIX Kazananı açıklandı

Bir yaşam tarzı markası olan Lexus, her yıl düzenlediği prestijli Lexus Tasarım Ödülleri’nin 2020 organizasyonu sonuçları açıklandı. Sekizinci kez gerçekleştirilen Lexus Tasarım Ödülleri’nde en büyük ödül olan Grand Prix unvanı, Kenya’dan katılım gösteren BellTower isimli ekibe verildi.

BellTower’ın “Açık Kaynaklı Topluluklar” ismini verdiği çalışması, 79 ülkeden 2,042 başvuru arasından ilk sırayı aldı. 2013 yılında geleceğin tasarımcılarını desteklemek adına başlayan program, büyüyerek ve tasarımla daha iyi yarınların mümkün olabileceği felsefesiyle devam ediyor. Jüri de katılımcıların tasarımlarını, “İhtiyaçları Önceden Bilmek”, “Yenilikçilik” ve “Cazibe” olmak üzere Lexus markasının üç ana prensibiyle değerlendirdi.

Grand Prix Ödülü’nü kazanan “Açık Kaynaklı Topluluklar” çalışması, gelişmekte olan toplumlarda sık sık yaşanan sürdürülebilir temiz su kaynağı problemini çözmek üzere akıllı bir tasarıma imza atıyor. 6 finalist arasından ödülü alan BellTower’ın tasarımı, yağmur suyunu güvenli içme için toplarken toplumun güçlenmesine katkı sağlıyor.

2020 Lexus Tasarım Ödülleri, şartlar gereği ilk kez sanal jürinin sürece katılımıyla gerçekleştirildi. Genç tasarımcılara kendi yeteneklerini uluslararası arenada gösterme fırsatı sunan Lexus, 2021 başvurularını açtı ve 11 Ekim tarihine kadar tasarım başvurularını almaya devam edecek.

SANAL OFİS PANDEMİ SÜRESİNCE KURTARICINIZ OLACAK

Endless Group bünyesinde yer alan Endless Office özellikle evden çalışmaya başlayan aynı zamanda kurumsal bir ofis ayrıcalığı yaşamak isteyenlere stopajsız, prestijli adreslerde ofis sahibi olma fırsatı sunuyor.

Yeni tip koronavirüs(Covid-19) salgını nedeniyle pek çoğumuz evlerimizden çalışmaya başladık. Yeni çalışma sistemi de gün geçtikçe yaşantımıza entegre olmaya başladı. Artan maliyetler, pandemiyle değişen günlük yaşantımız emlak sektöründe yeni bir trend yarattı. Değişen çalışma sisteminde homeofise geçen kurum ve kişilere özel kurumsal bir çatı altında çeşitlilik gösteren ofis seçenekleri çalışma sisteminize kolaylık sağlayacak. Şehrin merkezinde ofis ayrıcalığı yaşamak isteyenlere Endless Office, eşsiz seçeneklerle çalışma şeklinize bir stil kazandırıyor.Endless Office CEO’su Gökmen Özdemir, “Sanal ofis sektörünün gözle görülür bir şekilde hızla büyüdüğünü söyleyebilirim. 3 yılda fiziki ofise ihtiyaç duymayan birçok iş kolunun kurtarıcısı olacağını öngörüyoruz” açıklamasında bulundu.

Sanal Ofis ayrıcalığıyla fiziki bir ofise gitmeksizin vergi levhası üzerinde göstereceğiniz yasal adres, posta, kurye, kargo bildirimi ve takibi, şirketinize özel telefon numarası ve IP adresi, ayda 10 saat toplantı odası kullanımı, 4 ayrı lokasyonda toplantı rezervasyonu opsiyonu ve en önemlisi stopajdan muafiyet gibi avantajları sunan Endless Office çözüm ortağınız olacak. İşinizi kolaylaştıracak Endless Office seçenekleriyle hem konforlu hem kurumsal bir iş hayatı motivasyonunuzu arttıracak.

Konfeksiyon sektörü 60 ay aranın ardından ihracatta zirveye çıktı

Moda Endüstrisinin en büyük sektörü Türk Hazırgiyim ve Konfeksiyon sektöründe 60 ay sonra gelen ihracat şampiyonluğunun gururu yaşanıyor.

Türk Hazırgiyim ve Konfeksiyon Sektörü, Ağustos ayında yaptığı 1 milyar 546 milyon dolarlık ihracatla en fazla ihracat gerçekleştiren sektör oldu. Hazırgiyim ve Konfeksiyon Sektörü böylelikle 60 ay aranın ardından zirvenin sahibi oldu.

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği ise; Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde son üç aydır en fazla ihracat yapan sektör olmayı başardı.

EHKİB, Haziran ayında 104 milyon dolarlık ihracatla adını EİB bünyesindeki 12 ihracatçı birliği arasında birinci sıraya yazdırırken, Temmuz ayında 157 milyon dolarlık ihracat rakamıyla ay bazında tarihi rekoruna imza attı.

EHKİB, Ağustos ayında da ihracatını 2019 yılı Ağustos ayına göre yüzde 12’lik artışla 128 milyon 9 bin dolara taşıdı ve zirvedeki yerini sağlamlaştırdı.

Konfeksiyon sektörünün 1980’li yıllardan itibaren Türk ihracatını domine ettiğini dile getiren Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, Konfeksiyon sektörünün 2019 yılında 17,7 milyar dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdığından bahsetti.

Medikal ürünler ihracatı 1 milyar dolara koşuyor

Konfeksiyon sektörü olarak, Pandemi sürecinde Mart-Nisan-Mayıs aylarında yaşanan durgunluğu aştıklarını ifade eden Sertbaş, “Haziran-Temmuz ve Ağustos aylarında ihracatta çok başarılı bir dönem geçirdik. Özellikle önlük, tulum ve maske ürünlerinden oluşan medikal ürünler ihracatımız 2019 yılının Ocak – Ağustos döneminde 41 milyon dolar seviyesinde iken, 2020 yılının sekiz aylık döneminde yüzde 2 bin 82’lik rekor artışla 891 milyon dolara çıktı. Eylül ayında medikal ürün ihracatında 1 milyar dolar barajını aşmayı hedefliyoruz. EHKİB olarak, 2020 yılının Ocak – Ağustos döneminde medikal ürünler ihracatımızı yüzde 4 bin 643’lük artışla 1 milyon 302 bin dolardan, 61 milyon 765 bin dolara taşıdık” diye konuştu.

Pandemi sonrası Avrupa’nın birinci tedarikçisi olacağız

Türk konfeksiyon sektörünün en büyük ihraç pazarının Avrupa pazarı olduğunun altını çizen EHKİB Başkanı Burak Sertbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Son yapılan araştırmalar, Avrupalı perakende zincirlerinin Pandemi sonrasında Uzakdoğu yerine Türkiye’yi birinci tedarikçi olarak göreceklerini ortaya koyuyor. Türk konfeksiyon sektörü önümüzdeki on yıllarda Türkiye’nin istihdam ve ihracatında lokomotif sektör konumunu sürdürecek.”

STEVIE’DE “ALTIN VE GÜMÜŞ ÖDÜLLER” BİR KEZ DAHA TOYOTA’NIN

Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış A.Ş., dünyanın en çok takdir gören iş ödülleri arasında ön planda bulunan 2020 Stevie Ödülleri’nde “insan odaklı yaklaşımıyla” üst üste ikinci kez Stevie ödüllerini kazanmayı başardı. Toyota Performans Yönetimi kategorisinde “Altın”, Eğitim ve Gelişim kategorisinde de “Gümüş” Stevie alarak İnsan Kaynakları alanındaki başarısını taçlandırdı. Toyota geçtiğimiz yıl da “Çalışan Bağlılığında Başarı” kategorisinde büyük ödüle uzanmış ve aynı zamanda kategorisinden bağımsız olarak yüzlerce proje arasında jürinin en yüksek puan verdiği tek proje seçilerek “The Grand Stevie Award Winner” unvanı ile zirvede yer almıştı. Kategorisinde bu ödülleri kazanan tek Türk firması olan Toyota’nın ödülü, 5 Kasım 2020’de sanal olarak gerçekleştirilen ödül töreninde takdim edilecek.

Bu yıl beşincisi gerçekleşen Stevie Ödülleri’ne 23 ülkeden 700’den fazla proje başvuruyla düzenlendi. İş Yeri Güvenliği, Yılın İş Vereni, Yılın İnsan Kaynakları Müdürü dahil olmak üzere bir çok başvurunun yapıldığı projeler arasında COVID-19 pandemisiyle ilgili olarak alınan önlemlere ilişkin projeler öne çıktı. Altın ve Gümüş Stevie ödüllerine uzanan Toyota, dünya çapında 90’dan fazla profesyonelin değerlendirme sürecinden sonra bu başarıya ulaştı. Böylelikle dünyanın en iyi işverenlerini ve insan kaynakları profesyonellerini, ekiplerini, başarılarını ve insan kaynakları projelerini ödüllendiren “Stevie En İyi İş Verenler Ödülü”, Toyota’nın insan kaynakları alanına verdiği önemi bir kez daha gözler önüne serdi.

TCL kablosuz kulaklık portföyünü MOVEAUDIO S200 ile büyütüyor

Dünyanın en çok satan tüketici elektroniği markalarından ve öncü teknoloji şirketlerinden biri olan TCL, kullanıcıların görmek istediği gelişmiş teknolojilerin hepsini barındıran tamamen kablosuz yeni kulaklığını duyurdu. TCL, premium ürünler olarak tanıtılan kablosuz kulaklık alanında fırsatları eşitlemek için yeni MOVEAUDIO S200 tam kablosuz kulaklığı duyurdu. Gelişmiş ses deneyimi, eksiksiz konfor ve tüm cihazlarla kolay bağlantı imkanı sunan kulaklık, kablosuz müzik dinlemek veya telefonla konuşmak isteyenlerin vazgeçemeyeceği aksesuar haline geliyor.

TCL Communication Akıllı Bağlantılı Cihaz İş Grubu Genel Müdürü Sharon Xiao, yeni kulaklıkla ilgili şunları söyledi: “TCL tüketici teknolojisi ekosistemimizin diğer parçaları gibi TCL MOVEAUDIO S200 Tam Kablosuz kulaklıkların geliştirilme sürecinde dahili ev eğlence sistemlerinden mobil deneyime sahip olduğumuz uzmanlığımızdan faydalandık. Mobil ses ürünlerimizin en yeni üyesiyle, ürettiğimiz tüm TCL ürünlerimizin merkezini oluşturan ergonomik tasarıma, ses kalitesine ve değerine odaklanarak tam kablosuz portföyümüzü genişletmeye devam ediyoruz.”

Güçlü değer ve performans sunan TCL MOVEAUDIO S200 Tam Kablosuz kulaklıklar, arka plandaki gürültüyü azaltmak ve kullanıcının aramalarının temiz bir şekilde gerçekleşmesini sağlamak için ENC gürültü azaltma teknolojisini kullanıyor. Dahili dört mikrofon da hüzmeleme teknolojisini kullanarak dış gürültüyü azaltıyor ve kullanıcının sesine odaklanılmasını sağlıyor. Böylece karşı taraf, kullanıcıyı kolay bir şekilde duyabiliyor ve anlayabiliyor. İki kompakt kulaklık da derin bastan hafif akustiğe, müziği adeta gerçeğe dönüştüren yüksek doğruluk oranına sahip hassas bobinlerle donatılıyor. Çift Bluetooth aktarımına sahip Bluetooth 5.0’ı kullanarak bağlanan kulaklıklar, film izlerken veya oyun oynarken gecikme süresinin çok düşük olmasını sağlıyor. Kulağa kolay bir şekilde yerleşen ve IP54 derecesiyle suya, toza ve tere karşı dayanıklı olan kulaklık, rahat süper elips tasarımıyla tüm gün kolay bir kullanım sunuyor.

Müzik severler, takıldığında veya çıkarıldığında şarkıyı otomatik olarak başlatan veya durduran akıllı takma özelliğinden de faydalanıyor. Böylece kullanıcılar müziklerine kaldığı yerden devam edebiliyor. Dokunma hareketleri de aramaların, müziğin ve ses seviyesinin bir dokunuşla yönetilmesini sağlayarak her seferinde telefonu cepten çıkarma gerekliliğini ortadan kaldırıyor. Cihazdaki ses asistanıyla uyumlu olan kulaklıklara uzun basıldığında Google Assistant’ı veya Siri’yi açıyor. Bu entegrasyonlar, kulaklığı çıkarmadan işler arasında geçiş yapılmasını kolaylaştırıyor.

TCL MOVEAUDIO S200 Tam Kablosuz kulaklık, cihazlarla çok kolay eşleşebiliyor. Hızlı eşleşme için şarj kutusunu açıp bir kere dokunmak yeterli oluyor. Mobil cihaz da kulaklıkların batarya durumunu göstererek kullanıcının ne zaman şarj etmesi gerektiğini belirtecek.

TCL S200 Tam Kablosuz kulaklık, tek kullanımda 3.5 saate, şarj kutusuyla birlikte kullanıldığında 23 saate varan batarya ömrü sunuyor. Avuç içine veya cebe sığan ultra ince bir tasarıma sahip şarj kutusu ve kulaklığın üstündeki klasik gümüş nokta, minimalist ve şık bir görüntü sağlıyor. TCL MOVEAUDIO S200 Tam Kablosuz kulaklıklar beyaz ve siyah olmak üzere iki renk seçeneğine sahip.

TCL, TCL 10 TABMAX ve TCL 10 TABMID tabletleriyle birlikte NXTPAPER görüntüleme teknolojisini IFA 2020’de duyurdu

Dünyanın en çok satan tüketici elektroniği markalarından ve öncü teknoloji şirketlerinden biri olan TCL, şirketin en yeni görüntüleme teknolojisi NXTPAPER ile birlikte yeni iki TCL tableti tanıttı. Şirketin inovatif NXTPAPER görüntüleme teknolojisi, doğal ışığı en iyi şekilde yönlendirebilmek için yansıtmalı camla birleştiğinde tablet gibi büyük zeminlerde kullanılabilen ve dünyanın “gözü hiç yormayan” ilk ekranı oluşuyor. Bu ekran, öğrenme ve okuma için geliştirilmiş özel bir kullanıcı deneyimi sunuyor. TCL buna ek olarak 10 Serisi iki yeni tablet olan TCL 10 TABMAX ve TCL 10 TABMID’i de duyurdu. Kullanıcılara üstün verimlilik sunacak şekilde tasarlanan bu iki cihaz, kullanıcıların yaratıcı yönlerinin ortaya çıkmasına ve işlerini her yerde yapabilmelerine yardımcı oluyor.

TCL Tablet Ürün Hattı Genel Müdürü Jefferson Li, konuyla ilgili şunları söyledi: “Müşterilerimize daha fazlasını sunmak için TCL NXTPAPER gibi yenilikçi teknolojiler geliştirirken görüntüleme teknolojisindeki engin deneyimimizden ve entegre tüketici elektroniği ekosistemimizden güç almaya devam ediyoruz. Bu teknolojimizi TCL markalı ilk 10 Serisi tabletlerimizde kullandığımızda TCL’in modern ihtiyaçları çeşitli fiyat aralıklarında karşılayacak inovatif tabletleri sunma çalışmalarına devam ettiğini gösteriyoruz. Güçlü ve çalışma şekillerine uyum sağlayabilen tabletlerimiz sayesinde tüm dünyayı etkisi altına alan salgın nedeniyle ofis veya sınıflarından ayrı kalan birçok kişinin her yerden çalışabilmesine olanak tanıyoruz.”

TCL NXTPAPER Teknolojisi
Şirketin tescilli NXTPAPER görüntüleme teknolojisi, ekran ve kağıdın sanatsal birleşiminden, iki yıllık ürün araştırma ve tasarımının sonuçlarından ve göz koruması için alınan 11 patentten oluşuyor. Bu ekran teknolojisi, renklerin tamamını zararlı mavi ışık ve titreme olmadan kağıt üzerinde gibi görsel deneyimle sunan Full-HD netliğe sahip. Şirket, tüm bunları doğal ışığı yönlendirmek için TCL görüntüleme teknolojisine sahip yansıtmalı cam kullanarak elde ediyor. TCL’in bu teknolojisi, SGS laboratuvarından, German VDE’den ve German Rhine laboratuvarından göz koruma sertifikalarını aldı.

Geleneksel e-mürekkeple kıyaslandığında TCL NXTPAPER’ın daha iyi görüntüleme için yüzde 25 daha fazla kontrastı bulunuyor. Standart LCD panelle kıyaslandığında ise yüzde 36 daha ince yapısıyla çok daha hafif bir cihaz haline geliyor. NXTPAPER görüntüleme teknolojisinin güç verimliliği standart LCD’den yüzde 65 daha fazla olduğu için daha iyi bir batarya verimliliği sunuyor ve cihazın batarya ömrünü uzatıyor. Özellikle tablet gibi büyük cihazlar için özel olarak tasarlanan TCL NXTPAPER teknolojisi, öğrenme ve okuma için ideal olmanın yanında videoların daha iyi görüntüyle oynatılmasını sağlayarak daha iyi çalışma ve öğrenme deneyimi sunuyor.

TCL 10 TABMAX Yaratıcılığın Gücünü Açığa Çıkarıyor
Sınıfının en iyi görüntüleme deneyimini sunan TCL 10 TABMAX, NXTVISION ile üstün bir inovatif görüntüleme teknolojisine sahip olarak en canlı renkleri ve zengin detayları sunuyor. 10.36 inç FHD+ ekran, 8.3mm ince çerçeve ve geniş ekranla yaratıcı işler herhangi bir sınırlama olmadan açığa çıkıyor. Kullanıcılar TCL Stylus ile tıpkı kağıt ve kalemle olduğu gibi resim çizmenin yanında yazı yazabiliyor veya karalama yapabiliyor. Ultra düşük bekleme süresiyle, doğal el tutuşu ve zarif tasarımıyla TCL Stylus, bu tablet için en uygun parça haline geliyor.

TCL 10 TABMAX, kullanıcının sesini yakalayan gelişmiş çift mikrofon sistemi ve sesleri sorunsuz bir şekilde aktaran gürültü azaltma özelliğiyle yüksek çözünürlüklü video aramalarını kolayca yürütebiliyor. Çift hoparlörlü kurulum da daha doğal bir toplantı deneyimi sunarken, 8MP ön kamera da grup iletişiminin daha verimli bir şekilde gerçekleşmesini sağlıyor. Klavyeli kılıf ve 4G bağlantısı, kullanıcının hareket halindeyken bağlantıda kalmasına yardımcı olurken, Google ve Microsoft’un yazılım çözümleri de kullanıcının verimliliğini hep yüksek seviyede tutuyor.

Uzun çalışma süreleri gözde yorgunluk yaratabiliyor. TCL 10 TABMAX, titreme ve zararlı mavi ışık olmadan gün ışığında veya düşük ışıklı ortamlarda daha iyi parlaklık ve tonlamayla akıllı göz koruması sunuyor. Cihaz aynı zamanda kullanıcıyla ekran arasındaki mesafe 25 cm’ye indiğinde uyarı vererek mesafenin artırılmasını ve gözlerin korunmasını sağlıyor. Ebeveynler, Çocuk Modu’nu kullanarak çocukların kullanabileceği arayüzün yanı sıra fazladan koruma için ebeveyn kontrolünü kurabiliyor. Tablet aynı zamanda fotoğrafları, hava durumunu ve trafiği gösteren akıllı ev ekranı olarak da kullanılabiliyor. Google Assistant ile olan entegrasyonu sayesinde işler kolayca halledilebiliyor ve tek bir ses komutuyla müzik başlatılabiliyor.

8MP ön kameraya ve 13MP arka kameraya sahip TCL 10 TABMAX, 8000 mAh büyük bataryayla tüm gün süren bir kullanım sunuyor.

TCL 10 TABMID Daha Fazla Güç ve Tarzla Daha Eğlenceli Kullanım Sunuyor
TCL 10 TABMID yalnızca 325g ağırlığı ve 8.5mm inceliğiyle daha hafif ve şık tasarımda yüksek kaliteli özellikler sunuyor ve her yere taşınabiliyor. 8 inç FHD IPS ekranı ve NXTVISION ile ileri seviye inovatif ekran teknolojisi, tabletin parlaklığının, kontrastının ve renklerinin tüm açılardan bakıldığında azalmamasını sağlıyor. Gözleri yormamak için mavi ışığı da azaltıyor ve okuma moduyla da parlaklığı ortama göre ayarlarken ekranı siyah ve beyaz renklerle dolduruyor.

Güçlü hoparlör sistemi, ses ve video kullanımı için derinden gelen sesin yanı sıra online oyun için sekiz çekirdekli CPU ve yüksek performanslı GPU’ya sahip Qualcomm® Snapdragon™ 665 işlemci, eğlence meraklılarının dikkatini çekiyor. TCL 10 TABMID çocuklar için de iyi bir seçenek haline geliyor. TCL 10 TABMAX gibi TABMID 4G de çocukların kullanabileceği kullanıcı arayüzü ve ebeveyn kontrolü sunan Çocuk Modu sunuyor. Google Assistant’la birlikte çalışarak işlerin çok daha kolay yapılmasını ve bir ses komutuyla kullanıcıya cevap verilmesini ve müziğin başlatılmasını sağlıyor.

Filmlere, oyunlara, e-postalara ve çok daha fazlasına güç veren TCL 10 TABMID, tüm gün kullanım için 5500 mAh güçlü bataryaya sahip. Aynı zamanda kolay giriş ve güvenlik için tek dokunuşlu parmak izi sensörünün yanı sıra premium ve özel seri koyu mavi arka kılıfla birlikte geliyor. 5MP ön kamera ve 8MP arka kamerası da bulunuyor.

Kilim genç odalarında modern tasarım esintisi

Yenilikçi, fonksiyonel ve rahat görünümlü genç odalarıyla dikkat çeken Kilim Mobilya, Active, Dubleks, Venüs ve Country serisi ile bütün ihtiyaçlara cevap veriyor. Beyazın ahşabın doğal görünümüyle oluşturduğu renk kombinasyon dört seride de farklı hikayelerle karşımıza çıkarken, çalışma masaları, gardırop sistemleri ve yataklar sahip oldukları özelliklerden ötürü büyük beğeni topluyor.  Active ve Dubleks’in kat sistemi mantığına dayanan dizaynı ise hem yerden tasarruf etmek hem de tasarım ürün isteyenlerin beklentisini karşılıyor. Minimal odalarda bile rahatlıkla yerini alan genç odaları, sunduğu çözümlerle gençlerin hayatını kolaylaştırıyor.

Kilim Mobilya okula dönüş öncesi çocukların ve gençlerin yaşam alanlarında yenilik rüzgarı estiriyor. Active, Dubleks, Venüs ve Country serilerini konfor, kişiselleştirme, esneklik, teknoloji gibi birçok detayı düşünerek oluşturan Kilim Mobilya, bu yolla her çocuğun kendi hikayesini yazmasını sağlıyor. Odalardaki hakim renk beyaz ve doğal ahşap görünüm olurken, hareketli çalışma masaları, özel dizayn edilmiş kitaplık modelleri, ergonomik ranza modelleri, gizli raflı bölmeleri ve fonksiyonel gardıroplarıyla gençlerin tüm beklentilerini tek bir odada buluşturuyor.

Tarımda Ar-Ge desteği artırılmalı

Tarım ve Orman Bakanlığı himayesinde online düzenlenen Tarım Ormanın Geleceği Zirvesi’nin üçüncü ayağı ‘Katma değerli Üretim ve Geleceğin Tarım Uygulamaları’ başlığıyla gerçekleşti.

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, webinarda sözleşmeli tarım, gıda israfının önlenmesi, tarımda Ar-Ge ve inovasyonun önemi ve dijital teknolojinin etkin kullanımıyla ilgili konuştu.

Türkiye’de tarım sektörünün pandemiyi avantaja çevirdiğini söyleyen Uçak, birçok sektörde ihracatta yüzde 30-40 oranında artış yakalandığından bahsetti.

“Bizim gibi tarım ürünü üreticisi ve net ihracatçısı olan ülkeler tüm olumsuzluklara rağmen ülkelerini tarım ile ayakta tutmayı başardılar. Bu durumu sürdürülebilir bir tarımsal büyümeye çevirmek ülkelerin yine kendi ellerinde. Katma değerli üretim deyince akla sadece bir ürünün işlenmesiyle elde edilen değer gelmemelidir. Bir ürünün katma değer kazanmasındaki en önemli faktörlerin başında ürüne modern teknolojik gelişmelerin yardımıyla yeni bir sıfat yüklemek geliyor. Paketleme, lojistik, raf ömrünü uzatma, gibi gelişimlerle de ürüne önemli bir değer katılabilir. Ülkemiz tarım ürünleri çeşitliliği bakımından benzersiz bir ülke durumunda. Bir başka büyük şansımız da ülkemizde üretilen birçok ürünün işlenerek değerlendirmeye müsait modern tesislere sahip olmamız.”

Özel sektör, devlet kurumları ve üniversitelere iş birliği çağrısı

Hayrettin Uçak, yılda 10 milyon tonun üzerinde gerçekleşen domates üretiminin önemli bir bölümünün sofralık olarak değerlendirildiğini, salçası, kurutulmuş domatesi, ketçabı, konservesiyle birçok alanda hem tüketildiğini hem de ülkeye döviz kazandırıldığını anlattı.

“Domates ihracatımız toplam üretimimizin yüzde 5’ini oluşturuyor. Domatesin işlenerek ikincil ürün elde edilmesi toplam üretimin yüzde 15’inden fazlası ihracata konu oluyor. Ürüne katma değer yüklemenin birçok yolu var. Özel sektör, devlet kurumlarımız, üniversitelerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız beraber koordineli bir şekilde hareket edince bir ürüne katma değer yüklemenin yolları da artıyor. Uzakdoğu pazarı son yıllarda başta kiraz, incir gibi ürünler olmak üzere ihracatımız için önemli potansiyel durumuna geldi. Bakanlığımızın yoğun uğraşları ile Çin’e ilk etapta kiraz ihracatının başlaması için teknik engeller kaldırıldı. Havayolu şirketleri de bu ülkeler için ihracatçılara avantajlı fiyatlar sundu ve Türk kirazı koordineli bir çalışma sonucunda oldukça yüksek fiyatlara Çin’de alıcı bulmaya başladı.”

Sözleşmeli üretim vurgusu: İhracatçı üretimine kadar her aşamasını kontrol etmeli

Raf ömrü daha uzun çeşitler üzerinde çalışmalara başlandığının bilgisini veren Uçak, “Katma değerli üretimi desteklemek için sözleşmeli üretim, gıda kayıplarının azaltılması, tarımda dijital dönüşümün sağlanması gibi birçok politikayı beraber yürütmek de son derece önemli. Bir tarım ürünün tüketiciye kaliteli olarak ulaşması için en önemli zincir şüphesiz üretim halkasıdır. Bu konuda sözleşmeli üretimin de doğru bir modelleme olduğunu düşünüyorum. Öncelikle üreticinin kafası rahat olacak, kime hangi amaçla ürettiğini bilecek, ürününü teslim ettiğinde ne kadar kazanacağını bilecek. İhracatçının da kafası rahat olacak o da o üreticinin kendine özel bir üretim yaptığını bilecek, ilacını kontrollü olarak atacak. Özellikle yoğun olarak meyve sebze üretiminin gerçekleştiği düşünülünce sözleşmeli üretim çok kolay değil ancak faydası görüldükçe yaygınlaşacağına inanıyorum. Tütün sektöründe sözleşmeli üretim modeli çok başarılı bir şekilde uygulanıyor. İhracatçı üretimine kadar her aşamasını kontrol edince kalıntı sorunu da olmuyor, ürünün kıymeti artıyor.” dedi.

Üretici bilinçlendirilmeli, Ar-Ge desteği artırılmalı

Uçak, bir diğer önemli konunun da gıda kayıpları olduğunu, birçok üründe hasat sırasında yüzde 30’lara varan kayıplar yaşandığını açıkladı.

“Eğitim çok önemli, üreticilere her ürünün hasadı öncesinde bilinçlendirme yapılması gerekiyor. Farkındalık da son dönemde arttı. İsrafın ve kayıpların önlenmesi için proje çağrıları, kurum ve kuruluşların konuya ilgisi gözle görülür bir şekilde arttı. Bizim de Ege İhracatçı Birlikleri olarak desteklediğimiz projeler, doğrudan yürütmek istediğimiz birtakım projeler var. Bu konuda teknolojiyi yanına almak önemli ama asıl önemli olan az önce dediğim gibi eğitim. Üretimin yoğun olduğu her ilde birer ikişer bu konuda farkındalığı ön plana çıkaran projeler olsa inanın çok etkisi olacaktır. Teknoloji demişken, kurumlarımızın ve firmalarımızın Ar-Ge harcamalarına ağırlık vermesi gerekiyor. Şu anda ülkemizde Ar-Ge yatırımlarının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya oranı yüzde 1 dolaylarındayken Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ortalaması yüzde 2, OECD ortalaması ise yüzde 2,7 seviyesinde. Ülkemizde 2023 yılına kadar bu oranı yüzde 1,8’e çıkarmak gibi bir hedef var.”

Tarımda kalkınmanın yolu Endüstri 4.0

Hayrettin Uçak, “Ülkenin yüz ölçümü belli, üretimi artırmak için ya başka ülkelerde üretim yapacaksınız ya da ülkenizdeki ürün verimini artıracaksınız. Verimi artırmak için de tarımda dijitalleşmeyi iyi okumak gerekiyor. Birçok ülkedeki örnekleri incelemek, etkilerini görmek gerekiyor. Sulama teknikleri, çiftlik yönetim sistemleri, insansız hava araçları ile görüntü işleme temelli hassas tarım uygulamaları gibi yenilikçi fikirler sonucunda üretimden alınan verimi artıran güzel örnekler var. Bakanlığımız tarafından bu konuda verilen destekler de teşvik etmek açısından büyük önem taşıyor.” diye konuştu.

  • UİB GENEL SEKRETER YRD. DR. AYŞE MEHTAP EKİNCİ OLDU

Uludağ İhracatçı Birlikleri’nde (UİB) Genel Sekreter Yardımcılığı görevine Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde (TOBB) Dış Ticaret Müdürü olarak çalışan Dr. Ayşe Mehtap Ekinci getirildi.

Kamu ve özel sektör ile sivil toplum kuruluşlarında çeşitli görevlerde bulunan Dr. Ayşe Mehtap Ekinci, 1988 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olduktan sonra yüksek lisansını Beykent Üniversitesi’nde MBA alanında tamamladı. ABD merkezli York Üniversitesi’nde uluslararası ticaret, finans, iletişim, halkla ilişkiler ve liderlik alanlarında doktorasını yapan Dr. Ayşe Mehtap Ekinci, iyi düzeyde İngilizce, orta düzeyde Almanca ve Japonca bilmektedir.

İş hayatına özel sektörde bilişim, tekstil ve gıda sektörlerinde yöneticilik yaparak başlayan Dr. Ayşe Mehtap Ekinci, sırasıyla Türkiye İş Bankası, Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı, Uludağ İhracatçı Birlikleri’nde görev almış olup, son olarak da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde Dış Ticaret Müdürü olarak görev yapmıştır.

Uluslararası İlişkiler, Dış Ticaret, Finans Yönetimi ve Medya İletişim alanlarında çalışmaları bulunan Dr. Ayşe Mehtap Ekinci’nin, “Türkiye’de Ar-Ge Destekleri” konusunda yayınlanmış bir kitabı ve çeşitli dergilerde yayınlanmış makaleleri de bulunmaktadır. Dr. Ayşe Mehtap Ekinci evli olup 3 çocuk annesidir.

NotaBene Yayınları’ndan üç yeni kitap
NotaBene Yayınları’ndan çıkan Osman Tiftikçi’nin kaleme aldığı İslam-Sosyalizm Bolşevik Devrimi ve Din, Ted Cohen’in Başkası Üzerine Düşünmek ve Elizabeth Grosz’un yazdığı Uçucu Bedenler Bedensel Bir Feminizme Doğru kitapları eylül ayıyla birlikte raflardaki yerini aldı.
Osman Tiftikçi’nin araştırma kitabı İslam-Sosyalizm Bolşevik Devrimi ve Din, Bolşeviklerin dini alandaki politikalarını ve bu politikaların Müslüman toplumlar üzerindeki etkilerini inceliyor. Kitapta başlıca iki konu üzerinde duruluyor. İlk olarak İslam dünyasında, İslam ve sosyalizm arasındaki ilişkiye dair düşünceler, tarihi seyri içinde inceleniyor. İkinci olarak, Sovyet iktidarlarının din ile mücadeleye yönelik çalışmaları, bu çalışmalara karşı oluşan tepkiler, geri adımlar ve Rusya Müslümanlığındaki değişimler günümüze kadar inceleniyor.
NotaBene Yayınları tarafından basılan 408 sayfalık “İslam-Sosyalizm, Bolşevik Devrimi ve Din” kitabı 40 TL fiyat etiketiyle kitabevlerinde ve online kitap mağazalarında okuyucularını bekliyor.
Amerikalı filozof Ted Cohen, Başkası Üzerine Düşünmek kitabında, edebiyattan güç alarak yaşama ve ilişkilere bakıyor. Sanata neden değer vermemiz gerektiğini hatırlatırken, hakikatle kurduğumuz bağı da sorgulamamızı sağlıyor. Kitap, aynı zamanda yaşamı güçlü kılacak etik değerler geliştirmemiz için sanatla uğraşmamız gerektiğini tembihliyor.
NotaBene Yayınları tarafından basılan 104 sayfalık “Başkası Üzerine Düşünmek” kitabı 30 TL fiyat etiketiyle kitabevlerinde ve online kitap mağazalarında okuyucularını bekliyor.
Elizabeth Grosz’un kaleme aldığı Uçucu Bedenler; Bedensel Bir Feminizme Doğru, bedeni çeperden alıp incelemenin merkezine çekecek ve böylece bedenin öznelliğin ana “maddesi” olarak kavranmasını sağlayacak bir yeniden düşünme çalışmasıdır. Özne, bedenli bir varlık olarak tanındığında, özgüllüklerinin nötrleştirilmesi ve yok sayılması kolaylıkla mümkün olmaz; kadının erkek tanımı içine batırılması sonucunda, kadının başına gelen bu olmuştur. Beden, cinsel farkın müttefikidir ve görünürde tehlikesiz olan, ancak kadınların kültürel ve entelektüel olarak ortadan kaldırılmasını gizleyen, fallus merkezci bir takım kabullerin sorgulanmasında anahtar bir terimdir: hümanizmin evrenselci ve evrenselleştiren kabullerini sorgulamaya yardım eder.
NotaBene Yayınları tarafından basılan 328 sayfalık “Uçucu Bedenler Bedensel Bir Feminizme Doğru” kitabı 50 TL fiyat etiketiyle kitabevlerinde ve online kitap mağazalarında okuyucularını bekliyor.

ASKON: “DÜŞÜŞ VE ÇIKIŞ AYNI ANDA”

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği(ASKON) Kayseri başkanı Ali Özcan Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) ağustos ayı verilerini değerlendirdi.

ASKON Kayseri başkanı Ali Özcan salgın nedeniyle dünya genelinde verilerde ciddi bir düşüş yaşanmasına rağmen Türkiye’nin bu durumdan en az etkilenen ülkelerden biri olduğunu söyledi. Özcan, “İhracat verilerine baktığımız zaman Türkiye, dünya geneline bakınca oran olarak çok kötü durumda değil. Bu durum Kayseri’ye de yansımış durumda. Kayseri geçtiğimiz ay ihracat bazlı dolar olarak 190.140 iken bu ay 166.852’ye düşmüş görünüyor. Bu durum çok olumsuz görünmekle beraber ülke ve dünya geneli orana baktığımızda bu düşüş anormal değildir. Türkiye’de şu anda ihracat rakamı olarak 9. sıradayız. Geçtiğimiz aya göre 3 basamak birden bir çıkış var. Ay bazlı olarak baktığımızda düşüşün devam etmesi normal olmakla beraber ilk 10’daki yerimizin sağlam olması için gerekli kolaylıkların firmalara sağlanması gereklidir. El ele gönül gönüle bu günleri sağlıkla geçirerek başarılı olmalıyız.” ifadelerini kullandı.

Ali Özcan, “Dernek olarak iş ziyaretleri kapsamında farklı illerde geziler yapıyoruz. Bilhassa yükselişte olan illere baktığımız zaman sanayi alanlarında yatırımı artırma amaçlı ciddi desteklerle işlere giriştiğini görüyoruz. Bunun yanında arsa bizim ilimizde çok pahalı. Şayet gelişmek istiyorsak bu engeli de aşmalıyız. Ayrıca bu gelişimi çok yönlü olarak sağlamalıyız. Kayserimizin üzerine yapışmış olan mobilya ve çelik kapı haricinde de güzel işler yapıldığını göstermemiz gerekiyor. Verilere bakınca hangi ürünlerde eksik olduğumuz ortada. Bu ürünlere de ağırlık vermeliyiz. Elektrik-elektronik, makine teçhizatı gibi alanları geliştirmeli, tarım sektörünü baştan ele almalıyız. Yapılacak çok iş var. Bunun için kritik kararlar alınarak  önemli adımlar atılmalı.” şeklinde konuştu.

Hakkında Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi

Göz Atabilirsiniz.

Ekonomi-eğitim-teknoloji haberleri (19.09.2020)

Tam kapasite hijyenle okula dönüş Kademeli eğitimde öncelik sağlık Uzun süren online eğitim süreci okullarda …