Politika

CHP: TMO’nun fiyat politikalarını gözden geçirerek, üreticilerinin ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yaklaşım benimsemesi gerekmektedir

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

CHP Kayseri il Tarım ve Hayvancılıktan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mikayil Sert, TMO’nun fiyat politikalarını gözden geçirerek, üreticilerin ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yaklaşım benimsemesini önerdi, tarım öe hayvancılıkla ilgili şu açıklamayı yaptı.

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2024 yılı hububat alım fiyatları, tıpkı geçtiğimiz yıl olduğu gibi yine üretim maliyetlerinin altında belirlenmiştir. Bu durum, küçük ölçekli üretim yapan çiftçileri iflasın eşiğine getirmiştir. Hükümetin amacı, küçük üreticileri yok etmek midir?
Türkiye’deki tarım işletmelerinin çoğunluğunun küçük aile işletmeleri olduğu göz önüne alındığında, çiftçilerin üretim maliyetlerini karşılayamayan bu fiyatlar, tarım sektörünün sürdürülebilirliğini ciddi şekilde tehlikeye atmaktadır. Küçük çiftçilerimizin hayatta kalma
mücadelesi verdiği bu dönemde, artan girdi maliyetleri ve ekonomik dalgalanmalarla başa çıkmaya çalışan çiftçilerimiz, TMO’nun düşük alım fiyatları karşısında borçlarını ödeyemez ve faaliyetlerini sürdüremez hale gelmiştir. Bu durum, hem üretim miktarında hem de kalitede azalmaya yol açarken, ülkenin gıda güvenliğini de ciddi şekilde riske sokmaktadır.
Ülkedeki tarımsal üretim piyasaları adeta yangın yerine dönmüşken, bu durumun muhatapları olan sivil toplum kuruluşlarının sessizliği, bizleri hayal kırıklığına uğratmıştır. Çiftçilerimizi yine yalnız bıraktılar. Çiftçilerin haklarını korumakla görevli olan bu kuruluşlar da mı yandaşlık akımına kapıldılar acaba? Sizin göreviniz küçük çiftçiyi korumak mı yoksa yok etmek mi?
Neredesiniz, ses verin.
Buna benzer şekilde, Kurban Bayramı öncesinde hayvan karkas fiyatlarının 360 TL’den 300 TL’ye düşürülmesi, dikkat çeken bir başka sorunu ortaya çıkarmaktadır. Bu durum, küresel güçlerin et üretimini farklı bir noktaya (bakteriyel et) dönüştürme çabalarının bir parçası mıdır?
Yoksa ülkemizdeki vakıf, dernek ve cemaatlere alan açma girişimleri midir? Bu fiyat düşüşlerinin ardında belli gruplara yönelik siyasi amaçların olduğu iddiaları, kamuoyunda geniş yankı bulmaktadır. Bayram döneminde hayvan satışlarından gelir bekleyen üreticiler, düşen fiyatlar nedeniyle ekonomik zorluklar yaşamaktadır. Bu durum, hayvancılık sektöründe
sürdürülebilirliği tehdit etmekte ve sektördeki istikrarı bozmaktadır.
Hükümet, küçük çiftçilerin ve hayvan üreticilerinin içinde bulunduğu zor durumu görmezden
gelmesi, sektördeki krizleri daha da derinleştirmektedir. Bu politikalar, ülkemizin tarım ve hayvancılık sektörlerini zayıflatmakta, üreticileri umutsuzluğa sürüklemektedir. Bu durum, yalnızca üreticileri değil, aynı zamanda ülkemizin gıda güvenliğini ve ekonomisini de tehdit etmektedir. Yetkililerin, bu sorunları çözmek için acilen harekete geçmesi ve üreticilerin sesine kulak vermesi gerekmektedir. Aksi takdirde, tarım ve hayvancılık sektörlerimizde yaşanan bu kriz, ülkemizin geleceğini ciddi şekilde tehlikeye sokacaktır.
Her iki konunun da ortak noktası, piyasa dinamiklerinin etkin bir şekilde yönetilememesi ve
üreticilerin ekonomik çıkarlarının yeterince korunamamasıdır. TMO’nun fiyat politikalarını
gözden geçirerek, üreticilerinin ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yaklaşım benimsemesi gerekmektedir. Aksi takdirde, tarım ve hayvancılık sektörlerindeki sorunlar derinleşerek, ülkenin genel ekonomik yapısına ve gıda güvenliğine olumsuz etkilerde bulunacaktır.
Hükümetin ve ilgili kurumların daha şeffaf, adil ve sürdürülebilir politikalar geliştirmesi, hem
üreticilerin hem de tüketicilerin çıkarlarını korumak adına kritik öneme sahiptir.

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

CHP: TMO’nun fiyat politikalarını gözden geçirerek, üreticilerinin ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yaklaşım benimsemesi gerekmektedir

CHP Kayseri il Tarım ve Hayvancılıktan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mikayil Sert, TMO’nun fiyat politikalarını gözden geçirerek, üreticilerin ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yaklaşım benimsemesini önerdi, tarım öe hayvancılıkla ilgili şu açıklamayı yaptı.

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2024 yılı hububat alım fiyatları, tıpkı geçtiğimiz yıl olduğu gibi yine üretim maliyetlerinin altında belirlenmiştir. Bu durum, küçük ölçekli üretim yapan çiftçileri iflasın eşiğine getirmiştir. Hükümetin amacı, küçük üreticileri yok etmek midir?
Türkiye’deki tarım işletmelerinin çoğunluğunun küçük aile işletmeleri olduğu göz önüne alındığında, çiftçilerin üretim maliyetlerini karşılayamayan bu fiyatlar, tarım sektörünün sürdürülebilirliğini ciddi şekilde tehlikeye atmaktadır. Küçük çiftçilerimizin hayatta kalma
mücadelesi verdiği bu dönemde, artan girdi maliyetleri ve ekonomik dalgalanmalarla başa çıkmaya çalışan çiftçilerimiz, TMO’nun düşük alım fiyatları karşısında borçlarını ödeyemez ve faaliyetlerini sürdüremez hale gelmiştir. Bu durum, hem üretim miktarında hem de kalitede azalmaya yol açarken, ülkenin gıda güvenliğini de ciddi şekilde riske sokmaktadır.
Ülkedeki tarımsal üretim piyasaları adeta yangın yerine dönmüşken, bu durumun muhatapları olan sivil toplum kuruluşlarının sessizliği, bizleri hayal kırıklığına uğratmıştır. Çiftçilerimizi yine yalnız bıraktılar. Çiftçilerin haklarını korumakla görevli olan bu kuruluşlar da mı yandaşlık akımına kapıldılar acaba? Sizin göreviniz küçük çiftçiyi korumak mı yoksa yok etmek mi?
Neredesiniz, ses verin.
Buna benzer şekilde, Kurban Bayramı öncesinde hayvan karkas fiyatlarının 360 TL’den 300 TL’ye düşürülmesi, dikkat çeken bir başka sorunu ortaya çıkarmaktadır. Bu durum, küresel güçlerin et üretimini farklı bir noktaya (bakteriyel et) dönüştürme çabalarının bir parçası mıdır?
Yoksa ülkemizdeki vakıf, dernek ve cemaatlere alan açma girişimleri midir? Bu fiyat düşüşlerinin ardında belli gruplara yönelik siyasi amaçların olduğu iddiaları, kamuoyunda geniş yankı bulmaktadır. Bayram döneminde hayvan satışlarından gelir bekleyen üreticiler, düşen fiyatlar nedeniyle ekonomik zorluklar yaşamaktadır. Bu durum, hayvancılık sektöründe
sürdürülebilirliği tehdit etmekte ve sektördeki istikrarı bozmaktadır.
Hükümet, küçük çiftçilerin ve hayvan üreticilerinin içinde bulunduğu zor durumu görmezden
gelmesi, sektördeki krizleri daha da derinleştirmektedir. Bu politikalar, ülkemizin tarım ve hayvancılık sektörlerini zayıflatmakta, üreticileri umutsuzluğa sürüklemektedir. Bu durum, yalnızca üreticileri değil, aynı zamanda ülkemizin gıda güvenliğini ve ekonomisini de tehdit etmektedir. Yetkililerin, bu sorunları çözmek için acilen harekete geçmesi ve üreticilerin sesine kulak vermesi gerekmektedir. Aksi takdirde, tarım ve hayvancılık sektörlerimizde yaşanan bu kriz, ülkemizin geleceğini ciddi şekilde tehlikeye sokacaktır.
Her iki konunun da ortak noktası, piyasa dinamiklerinin etkin bir şekilde yönetilememesi ve
üreticilerin ekonomik çıkarlarının yeterince korunamamasıdır. TMO’nun fiyat politikalarını
gözden geçirerek, üreticilerinin ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yaklaşım benimsemesi gerekmektedir. Aksi takdirde, tarım ve hayvancılık sektörlerindeki sorunlar derinleşerek, ülkenin genel ekonomik yapısına ve gıda güvenliğine olumsuz etkilerde bulunacaktır.
Hükümetin ve ilgili kurumların daha şeffaf, adil ve sürdürülebilir politikalar geliştirmesi, hem
üreticilerin hem de tüketicilerin çıkarlarını korumak adına kritik öneme sahiptir.

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın