Baklavanın cazibesine karşı elbirliği (Köşe yazısı)

BAKLAVANIN CAZİBESİNE KARŞI ELBİRLİĞİ:TÜRK KADINLARI DİYABET HASTALIĞINA KARŞI YÜRÜMEYE BAŞLADI

İlhan KARAÇAY

Şeker hastası olan ya da olma ihtimali yüksek 150 Türk ve Faslı kadın, müptelası oldukları tatlı çeşitlerinden kurtulabilmek ve bu hastalık ile mücadele etmek için harekete geçtiler. Türk kadınları Baklava, Faslı kadınlar da Çebekiya’ya karşı elbirliğiyle yürümeye başladılar.
Kadınlar tatlıların cazibesine dayanamadıklarını bu yüzden tek çarenin düzenli hareket etmekten geçtiğini belirtiyorlar.

Yapması da yemesi de çok cazibeli olan Türk tatlı çeşitleri, işsiz olan ve evde kalan Türk ve Faslı kadınlar için çok tehlikeli oluyor. Bir yandan kilo alıyorlar, Diğer yandan diyabet/şeker hastalığı ve yüksek kolesterol gibi hastalıklara sahip oluyorlar.
Rotterdam’da çeşitli konularda destek imkânları yaratan DSB adlı bir dernekte yönetici olan Ömer Hünkâr Ilık, Türk ve Faslı kadınların başlarına bela olan bu illetten kurtulabilmeleri için bir program hazırladı ve tam 150 kadını ikna ederek, çok yararlı faaliyetler başlattı.
Kadınlar her hafta aynı gün, aynı saat ve aynı yerde bir araya gelip, yarım saat yürüyorlar.
Bu arada kendi telefonlarına organize tarafından önceden iletilen Türkçe bilgilendirme filmleri hakkında konuşuyorlar. Filmlerde sağlıklı yaşam konusunda kısa ve öz bilgilerle kolay uygulanabilecek öneriler yer alıyor.
Günde 2 litre su içmek için her sabah iki ayrı sürahide masaya birer litre su koyup, akşama kadar ne kadar su içtiklerini ölçmek gibi. Yemekten sonra tatlı yerine bir kâse az taze meyveli yoğurt yenmesi gibi.
Ömer Hünkâr Ilık ‘Genellikle yoksul bölgelerde yaşayan kadınların çoğu, sıcak yuvalarını, televizyonundaki programları bırakıp dışarı adım atmak istemiyorlar. Ekmek, makarna, patates, pirinç gibi şeker düzeyi yüksek besinler tüketiyorlar. Akşam televizyon karşısında bol çerez ve geç saatte meyve yiyorlar. Oysa Türk mutfağında çok güzel sebze yemekleri, zeytin yağlılar ve salata çeşitleri var. Daha çok bunları tüketmeleri gerektiğini hatırlatıyoruz. Daha çok sebze, daha çok hareket şiarımız olmalıdır’ diyor.
Türk kadınlar baklavanın cazibesine dayanamıyorlar ama şimdi perhize başladılar
Ömer Ilık şöyle dam etti:‘Yürütüşe katılan kadınlar kola gibi, bilinen şekerli içeceklerin
yanında, hazır meyve sularında da yüksek düzeyde şeker olduğunu duyduklarında çok şaşırdılar. Piriç yerine bulgur pilavının daha sağlıklı olduğunu öğrenmeleri hoşlarına gitti. Şimdi çocukları bulgura nasıl alıştıracağız, diye düşünmeye başladılar.’
Türk ve Faslı kadınların bu faaliyetleri Hollanda basınında da yankı buldu. Ülkenin ikinci büyük gazetesi Algemeen Dagblad gazetesinde büyükçe yer alan, Türk asıllı İffet Subaşı’nın haberi ‘Baklavaya hayır, yaşasın adımsayar’ başlığı ile yayınlandı. Gazete haberi facebook sayfasına taşıdı. Bu gazetenin okurlarının Türklerle ilgili haberlere genellikle dudak büktükleri biliniyor. Aynı okuyucular yarım gün içinde, 200 bin beğeni, 800 yorum ve 100 paylaşım yaptılar.
Faslı kadınlar Çebekiya adlı tatlılarının cazibesine dayanamıyorlar ama şimdi perhize başladılar
Ömer Ilık habere gösterilen ilgiye şaşırdığını söylüyor ve ekliyor: ‘Haberin altında 800 yorum olduğunu görünce korktum. Kim bilir hakkımızda ne kadar olumsuz yorum yazılmıştır diye kaygılandım. Ama okudukça yüzümde güller açtı. Çünkü hemen hemen bütün yorumlar çok olumluydu. Neredeyse hepsi Hollandalı olan yorumcular ‘Bravo kadınlar, devam edin, çok güzle bir faaliyet, ben de şeker hastasıyım, yürümek kan şekerini düzeltiyor, bizim şehirde de başlayalım’ gibi destekleyici yorumlar yazdılar.’
Haber yayınlandıktan sonra çok sayıda telefon ve mesaj aldığını söyleyen Ömer Hünkâr Ilık ‘Birçok şehir ve bölgeden davetiye aldım. Biz de başlamak istiyoruz diyorlar, bu beni çok sevindirdi’ diyor.
Organizatör Ömer Hünkar Ilık’a göre, aslında basit bir yürüme faaliyeti olarak düşünülmüş olan hareketin, Hollanda Voleybol Takım’ı ile olimpiyatta altın madalya alan Bas van de Goor adlı kişinin kurduğu ve şeker hastalığına karşı sağlıklı yaşam için yürüme faaliyetlerini düzenleyen ülkesel bir fonun tecrübelerinden kaynaklandığını söylüyor. Ilık, ‘Korona önlemleri nedeniyle yaklaşık iki yıldır evlerdeyiz. Özellikle kadınlar bu dönemde hareketsiz kaldılar. İç mekanlarda faaliyet düzenlemeye korkuyorlar. Türklerin yoğun yaşadığı bölgelerde koronadan ölüm sayısı yüksek. Bu sebeple yürüyüş gruplarına ilgi yüksek oldu. Bir de topluca yürümenin keyfi başka oluyor. Kadınlar bu fırsatı iyi değerlendiriyorlar’ dedi.
Yürüme programı aralık ayında sonuçlanacak. Ama kadınlar şimdiden grup halinde yürümeye devam edeceklerini söylüyorlar.

Hakkında Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu Davut Güleç Kimdir ?

Göz Atabilirsiniz.

Yozgatlılar Federasyonu ulusal ve yerel basın temsilcileri ile bir araya geldi

Kayseri’de faaliyet gösteren gazete, televizyon, radyo, haber ajansları, belediye ve üniversite basın yayın birimlerinin temsilcileri, …