Afganistan’ın perde arkası (Köşe yazısı)

Mustafa TEMİZER

Yıllardan beri tanıdığım vatan ve millet sevdalısı Mustafa Göktekin kardeşimin ”AFGANİSTAN’DA NELER OLUYOR, BİZE DÜŞEN GÖREV.” başlıklı yazısı Afganistan’da yaşananların perde arkasını aralamakta.

“Birilerine göre ABD Afganistan’da yenildi, ABD en uzun savaşını kaybetti. Birilerine göre Afganistan’da Taliban istiklal harbini kazandı. Birileri için TALİBAN değişti ve artık eski Taliban’dan eser yok! Taliban 20 senelik mücadelesini kazandı ve ABD yenilgiyi kabul ederek Afganistan’ı terk ediyor.

İşin doğrusu Batı için bu ABD, Almanya, Fransa İngiltere ve sair ülkeler için yenilgiden daha çok Afganistan’dan çıkılmasının birkaç nedeni vardır. Bunlardan birincisi Artık Afganistan’da bulunmak kardan çok zarar getirmeye başlamıştır. Yani Afganistan’ın masrafı karını geçmiştir. İkincisi ise Batılı ülkeler Taliban ile anlaşmış ve milyarlarca dolarlık silahın Taliban’a kalması sağlanmış ve Taliban yönetimi ve içindeki batı yanlısı kişiler vasıtası ile bölgedeki menfaatlerini vekalet yolu ile temin yoluna gidilecektir. Yani vekalet savaşı ile Çin, Rusya ve İran’la savaşına devam edecektir.

Son günlerde hayatımızın her anında Afganistan ve Taliban var. İşin garibi herkes konuşuyor. Türkiye işin doğrusu eğrisiyle doğrusuyla, uzmanıyla siyasetçisi ile Afganistan ile çok ilgili. Herkes bu konuda çok bilgili(!) Fakat işin temeline vakıf olup temelini konuşan çok az insan var. Konuşmaların dönüp dolaştığı yer ise birilerinin kulağına hoş gelecek sözler. Hep birileri memnun ve mutlu olsun sözleridir. İşin özü:

-Afganistan ile bizim geçmişten gelen tarihi ve dini bağlarımız var mı?

-Evet, var.

-Peki, Suriye ile yok mu?

-Elbette var.

-O zaman Esat’la görüşmezken niye Taliban’la görüşüyoruz?

-Taliban’la Esat rejimi arasındaki fark nedir?

-Afgan sorunu ile Suriye sorunu arasında bizim için ne fark var?

-Afganistan bize ne kadar uzak?

-3 bin Kilometre kadar.

-Suriye nerede?

-Güney sınırımıza da!

-Afganistan’daki sorunları biz mi meydana getirdik?

-Hayır!

-Afganistan sorunu meydana getirenler ne yapıyorlar?

-Meydana getirdikleri sorunla Afgan Halkını baş başa bırakıp kaçmakla meşguller.

-Bizim sorunda bir dahlimiz var mı?

-Yok!

-O zaman sorunlarla niye biz uğraşıyoruz, biz çıkan kızın yengesi miyiz?

Sorunu kim çıkardı ise onlar uğraşsın. Onlar elini eteğini çekerken biz sorunun kalbine dalıyoruz. Allah aşkına Türkiye’nin kendine ait hiç mi sorunu yoktur? Kaldı ki Sayın Cumhurbaşkanı’nın ifadesinde geçen 300 bini aşan kaçkın ne zaman geldi ülkemize?

Gerek Sayın Cumhurbaşkanı ve gerekse Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Afganistan ile ilgili Batılı devlet adamları ve Rusya ile görüşüyorlar. Allah aşkına Beyler sorunu biz mi meydana getirdik de çözmeye biz uğraşıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı üstelik sanki kaçkınlara talipmişiz gibi “Batı üzerine düşeni yapmazsa Türkiye’den fedakârlık beklemesin.” gibi ifadeler kullanıyor. Batı ne gibi bir fedakârlık yaparsa biz mültecilere sahip çıkacağız? İmalı mesaj vermenin anlamı ne? Ülkemizdeki bu kadar yabancı yetmez mi?

Türkiye, Afganistan ile tarihi bağlarının gereği elbette sorunla ilgilidir ama ilgisi soruna dahlinin olduğundan fazla olmamalıdır.20 küsur senedir ABD, İngiltere, Fransa, Almanya ve sair ülkeler sorunun asıl kaynağıdır ve bu güne kadar ülkede kendi âli menfaatleri için kullandıkları insanları yüzüstü bırakıp kaçmakla meşguller. Kullandıkları adamları yüzüstü bırakıp kaçan batılılar tereyağından kılın sıyrıldığı gibi sorundan kurtulurken sorun neden bizim kucağımızda kalıyor? Zarar neden bizim, neticesine neden biz katlanıyoruz? Devlet adamı aklı ile bunu tartmak ve çözüm üretmek gerekmez mi?

Birilerinin söylediği gibi Afganistan’da şeriat devleti falan kuruluyor değildir. Afganistan’da bir Peştunlar’ın hâkim olduğu, diğer gurupların devlet idaresi dışında bırakıldığı ve esir muamelesi gördüğü bir devlet yapısı kurulmaktadır.

Kadınlarla ilgili tehlike giyim kuşamdan çok daha büyük bir sorundur. Peştun olmayan kadınların yaşları ne olursa olsun cariye olarak değerlendirildiği bir yapı söz konusu olma ihtimalinden bahsetmek gerekir. Bütün bir Afgan milletinden bahsetmiyoruz. Tacik, Özbek, Uygur, Peştun gibi birçok kavmin meydana getirdiği bir halklar topluluğundan bahsediyoruz. Bunu iyi anlamamız gerekir. Dolayısı ile kurulan devletin anladığımız manada bir devlet yapısından bahsedilemez. Siz ne kadar desteklerseniz destekleyin manzara budur.

Sorunun kaynağı ülkeler kendilerini risklerden soyutlarken sorunla bizim baş başa kalmamız düşülemez ve düşünülmemelidir. Türkiye kimsenin çiftlik kâhyası değildir. İnsanlara insani yardımlara evet, fakat yerinde ve mahallinde, sınırlarımızın dışında!

Televizyon haberlerinde ülkemize sığınmış Afganlı gençlerden bazıları ülkelerine dönmek istediklerini bunun için büyük ihtimalle teşkilatlı oldukları anlaşılan 5. Bin kişinin olduğundan bahsediyorlardı. Devlet sadece 4 kişiyi sınırdan geçirmek ve sınır dışı etmek yerine bu 5.bin kişiyi derhal sınır dışı etmeli ve ülkelerine nasıl geldilerse öylece göndermelidir.

Türkiye yaklaşan tehlikenin farkına varmalı. Gerekli tedbirleri almalı ve ülkemize gelen sığınmacıları her nereden gelirse gelsin geldikleri yere veya gitmek istedikleri yere göndermek için gerekli çalışmaları yapmalıdır. Asla ve kat’a ülkemizin insan yapısının değişmesine, demografisinin bozulmasına izin vermemelidir. Sorulara duygusal değil akılcı ve bilimsel yaklaşmalı ve bu yolla çözüm üretmelidir. Akıl için yol budur.”

Milletimizin ve yöneticilerimizin uyanması basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…

Hakkında Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu Davut Güleç Kimdir ?

Göz Atabilirsiniz.

Yargı reformuna dikkat çeken Bakan Gül: Yargı Türk milleti adına karar veriyor

Kayseri ve çevresindeki illerin  Başsavcı, hakim, savcı, Adalet komisyonu başkanları, Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) Başkanı, …