EGM Kriminal Dairesi Başkanlığı , Ankara Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü , Ankara Üniversitesi Tıp Fak. Adli Tıp Anabilim Dalı ve Adli Tıp Kurumu işbirliği ile 20-21 Eylül 2014 Tarihinde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Hastanesi 50. Yıl Amfisinde Gerçekleştirilmiştir.
Eş Başkanlıklarını , Ankara Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İ. Hamit HANCI ve EGM Kriminal Dairesi Başkanı Kemal PELİT’in ;
Kongre Sekreterliklerini , EGM Kriminal Dairesi Başkanlığından Cem Mehmet ÇETİN, Fikret YANGÖZLER , Erhan GÜNGÖR , Ayla ÖNDER ve Yıldırım Beyazıt AKYÜREK ile Ankara Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü nden Emine Firdevs YILDIRIM’ın yaptığı kongreye
Düzenleyici kuruluşların yanı sıra Jandarma Kriminal Dairesi Başkanlığı, GATA , Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dallarından Adli Tıp Uzmanları , Polis ve Jandarma Olay Yeri İnceleme Uzmanları , Başbakanlık AFAD dan da katılım olmuştur.
Kongreye kayıtlı katılımcı sayısı 350 dir.
Katılan kurum ve kişilerin mesleki deneyimlerini gönülden paylaşmaları kongrenin oldukça olumlu ve başarılı bir havada gerçekleşmesini sağlamıştır.
İstanbul Emniyet Müdürlüğünden Katılan ve Felaket Kurbanlarının Kimliklendirilmesi Olayları İçin Özel Olarak Dizayn Edilen Olay Yeri İnceleme Aracı Katılımcılar Tarafından İlgiyle İncelenmiştir.
Türk Ekiplerinin Yurt İçi ve Yurt Dışı Çalışmalarının Yapıldığı Sunumlar Takdirle Karşılanmıştır.
Kongre,Ankara Üniversitesi Adli Tıp AD Başkanı Prof. Dr. Gürol CANTÜRK, Ankara Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İ. Hamit HANCI, Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanı Doç. Dr. Bora ÖZDEMİR, EGM Kriminal Dairesi Başkanı Kemal PELİT in açılış konuşmalarıyla başlamış,
Yapılan konuşmalarda şiddeti ve etkileriyle geniş bir alanda yankı uyandıran felaket kurbanların kimliklendirilmesinin insani boyutu, hukusal önemi ve multidisipliner çalışma gerekliliği vurgulanmıştır.
Kongrenin birinci oturumu Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Zafer KARAER’in başkanlığında başlamış,Oturumun ilk konuşmacısı Ankara Üniversitesi DTCF Antropoloji AD Başkanı Prof. Dr. Ayla SEVİM EROL,F2K’da Antropolojinin Yeri ve Toplu Gömüler konulu sunumunda toplu gömü kavramının ve adli antropologların F2K’da üstlendikleri görevleri,adli antropolojinin kimliklendirmede önemi ve diğer disiplinlerle yakın ilişkide olmak gerektiğini ve iskeletler aracılığıyla cinsiyet,yaş,boy ve travma analizlerinin yapılabileceğinin de üzerinde durmuştur. Adli Antropolojinin Bir Yüksek Lisans Programı olarak kabul edilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Toplu Gömülerde Tarihlendirme konulu sunumunu gerçekleştiren Ankara Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Niyazi MERİÇ, yaşlandırmayı göreceli ve mutlak yaşlandırma teknikleri olarak sınıflandırırken,mutlak yaşlandırmada kullanılan C-14,Elektron Spin Rezonans(ESR) ve Lüminesans yöntemlerini detaylandırmıştır. Doç. Dr. MERİÇ ağaç kabukları,bitki fosilleri gibi çeşitli numunelerin tarihlendirilmesinde son ısı ve ışık görme zamanının tayin edilebildiğini ,bu yöntemlerin toplu gömülerde büyük öneme sahip olduğunu anlatmıştır.
Oturumun son konuşması Bağımsız Araştırmacı, Adli Bilimciler Derneği Adli Diş Hekimliği Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Sema AKA ile Ankara Üniversitesi Kriminalistik AD Başkanı Doç. Dr. Nergis CANTÜRK’ün Ağız Otopsisi konulu ortak çalışmaları olmuştur. Doç. Dr. CANTÜRK ağız otopsisinin 4 farklı tekniğini, her birine ait özellikleri ve 4 tekniğin 4.sünü oluşturan kendi geliştirdikleri fetüs ve infant olguların da kullanılan AKA-CANTÜRK tekniği olarak literatüre geçen tekniği, ağız otopsisinin önemini anlatmıştır.
İkinci Oturumun ilk sunumunu gerçekleştiren Ankara Üniversitesi Biyoteknoloji Entitüsü’nden Dr. Yeşim DOĞAN, F2K’da DNA İncelemeleri başlıklı konuşmasında DNA örneğinden kimliklendirilme yapılmasında DNA veri bankalarından, akrabalardan ve kişisel eşyalardan yararlanılabileceğini, ancak evlatlık olma, kişinin gerçek babasının olmaması veya ebeveyne ulaşılamaması durumunda DNA incelemelerinde zorluklar yaşanabileceğini belirtmiştir. Gelişmiş ülkelerde parmak izi ve diş kayıtlarının yaygın kullanılan yöntemler olduğunu not düşen Dr. DOĞAN,kişisel diş kayıtlarının daha hızlı ve ucuz bir yöntem olduğunu, DNA analizinin pahalı,uzun zaman alan ve çoğu zaman tekrar gerektiren bir yöntem olduğunu vurgulamıştır.
Oturumun diğer bir konuşmacısı Ankara Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü’nden Psk. Sevgi GÜNEY Afet sonrası Travma ve Bu Çalışmalara Katılanların Psikolojisi konulu sunumunda travmatik olayların travma sonrası stres bozukluğu olarak nitelendirilen çeşitli psikolojik sorunlara yol açabileceğini ve travmaya direk maruz kalanlar kadar bu çalışmalara katılanlarında dolaylı olarak maruz kaldıklarını ve bunun sonucunda maruz kalanların bir kısmında çeşitli travmatik bozukluklar oluşabileceğini, bir kısmında ise olgunlaşma, kabullenme ve insiyatif alabilme gibi gelişimlerin gözlenebileceğini aktarmıştır.
Oturumun son konuşmacısı Panoramik Ağız Röntgeninin ve Kayıt Tutmanın Önemi konulu sunumu ile Türk Diş Hekimleri Birliği 2. Başkanı Yrd. Doç. Dr. Serdar SÜTÇÜ olmuş, Felaket anında yumuşak doku ve iç organlara göre en az zararı gören dişlerin felaket kurbanlarını kimliklendirmede önemini anlatarak Afganistan’da düşen askeri uçak faciasında,vefat eden askerlerin kendi ülkelerindeki diş hekimlerinin tuttuğu kayıtlara başvurularak daha hızlı bir şekilde kimlik tespitlerinin yapılabildiğini söylemiştir.
Kongrenin 3. Oturumu Ankara Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Müdür Yrd. Prof. Dr. Aslıhan AVCI’nın başkanlığında başlamış, (E) J. Alb. Dr. Ercan SEYHAN Patlamanın Vücut Üzerindeki Temel Etkileri konulu sunumunda felaket teriminin üzüntü, bela ve yıkım anlamı olduğunu, bu noktadan yola çıkarak patlamanın neden ve nasıl felaket olarak anlaşılması gerektiğini, sözlük anlamının tamamına karşılık bulan etkileri barındırdığını anlatmıştır. Bunun yanı sıra bilinçli veya bilinçsizce nasıl büyük felaketlere yol açılabileceğini de görsel örneklerle desteklemiştir.
Oturumun 2. konuşmacısı Türkiye’de F2K Çalışmaları: Afyonkarahisar ve Soma Örnekleri konulu sunumu ile EGM Kriminal Dairesi Başkan Yrd. Cem Mehmet ÇETİN olmuştur. Kriminal Dairesi Başkan Yrd. ÇETİN sunumuna, yakın zamanda Manisa ilinin Soma ilçesinde gerçekleşen maden faciasıyla ilgili etkileyici bir videoyla başlamış , Facianın gerçekleşmesinden sonra nasıl bir çalışma yürüttüklerini aktarmış, yaşanan bu üzücü olayın etkilerini,çalışma şartlarının zorluklarını,sonrasında böyle bir olayın tekrarlanmaması için gerekli önlemlerin alınmasının ve olası kazalarda daha verimli bir çalışma yürütülebilmesi için yapılması gerekenleri ve bunların önemini vurgulamıştır.
Oturumun son konuşmacısı Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı’ndan J.Yzb. Özcan YILDIZ “DNA Laboratuvarları İçin Zor Bir Görev: Felaket Kurbanlarının Kimliklendirilmesi” konulu sunumunda; tüm felaketlerde ailelerin yakınlarının en kısa zamanda ve doğru kimliklendirilmesini istediğini belirterek, bunun disiplinler arası detaylı ve güvenilir bir çalışmayı gerektirdiğini vurgulamıştır. DNA analizinin felaket kurbanlarının kimliklendilmesinde açık ara farkla başvurulan birincil yöntem olduğunu belirtirken analiz için kullanılacak numunelerin seçilmesinde kullanılan stratejinin belirlenmesinin ehemmiyetine ve bir sonraki adım da numunelerin uygun koşullarda saklanmasının doğru analiz sonucu için taşıdığı önemi anlatmıştır.
Prof. Dr. Aslıhan AVCI’nın başkanlığında devam eden 4. Oturumun ilk sunumunu Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığından Adli Tıp Uzmanı Dr. Mehtap ÖZDEMİR YÖNDEM Ankara/ Ostim sanayi bölgesinde meydana gelen patlamada, Afyonkarahisar patlamasında ve Soma maden kazası mağdurlarının kimliklendirilmesinde adli tıpçıların izledikleri yolu, karşılaştıkları sorunları ve çözüm önerilerini paylaşmıştır.
TOBB ETÜ Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Eşref KÜÇÜK F2K Yapılanmasında Hukuki Düzenlemeler Nasıl Olmalıdır konulu sunusunda,hukuku insan ilişkilerini düzenleyen bir alan olarak tanımlayarak,afet durumu için özel bir hukukun hazırlanması gerektiğini belirtmiştir.
Kongrenin 2. günün ilk oturumu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji AD Başkanı Prof. Dr. Asuman SUNGUROĞLU’nun başkanlığında başlamıştır. Oturumun ilk konuşmasını AFAD ve F2K konulu sunumuyla AFAD Planlama Zarar Azaltma Dairesi TAMP (Türkiye Afet Müdahale Planı) Çalışma Grubu Üyesi Uzman Derya KARAAĞAÇ yapmıştır. Henüz bir felakette kullanım imkânı bulamayan yeni tamamlanmış afet planını, hizmet gruplarını, düzeylerini ve işleyiş mekanizmasınıve AFAD’ın amaçlarını anlatmıştır.
Oturumun 2. Konuşmacısı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Eczacılık Bilimleri Merkezi’nden Doç. Dr. Ecz. Alb. Cemal AKAY Toksikolojik Afetlerde F2K konulu sunumuna toksikolojinin ve toksik maddenin ne olduğunu tanımlayarak başlamış, Toksikolojinin amaçları ve toksikolojik afetlerin insan sağlığı ve ekosisteme zararlarını anlatarak toksikoloji biliminin yapacağı çalışmaların afetler öncesinde önlem almak ve olası diğer afetlerin üstesinden gelmek olduğunu belirtmiştir.
Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ali KILIÇARSLAN Dişlerden Kimliklendirme konulu sunumunda Adli Diş Hekimliği’nin amaçlarını ve dişlerden yapılan kimliklendirmenin F2K’daki yeri ve önemini vurgulamış, Kimliklendirmede yararlanılan doku,organ ve objeleri de anlatarak diş kayıtlarının güncellenmesinin kimliklendirme için oldukça önemli olduğunu belirtmiştir. Ayrıca Adli Diş Hekimliği Doktora Programlarının açılması gerekliliğini vurgulamıştır.
Kongrenin 6. Ve son oturumu Gülhane Askeri Tıp Akademisi KBRN Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Levent KENAR’ın başkanlığında yapılmıştır.
EGM Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’ndan Dt. Eray ERDEM’in Dişlerden Kimliklendirme konulu sunumunda F2K’da ante-mortem diş kayıtlarının taşıdığı öneme vurgu yapılırken , anti-mortem diş kayıtları ile post-mortem diş kayıtlarının karşılaştırılması suretiyle yapılan kimliklendirme çalışmalarında elde ettikleri başarılı sonuçların DNA analiziyle de teyit edildiği yakın zamana ait örnek olaylarla konusunu desteklemiştir.
Kongrenin son konuşmacısı EGM Kriminal Dairesi Başkan Yrd. Cem Mehmet ÇETİN Türk Timlerinin Yurtdışı F2K Çalışmaları: Afganistan Örneği konulu sunumunda 2005’te Kabil yakınlarına düşen uçakta hayatını kaybeden 9’u Türk 104 yolcununve 2010’da yine Kabil yakınlarında düşen uçakta 3’ü Türk 44 yolcunun hayatını kaybettiği 2 elim olayda farklı ülkelerden gelen F2K timleriyle yaptıkları kimliklendirme çalışmalarını, yaşadıkları sıkıntıları, uluslararası disiplinde F2K çalışmalarına dair elde ettikleri deneyimleri anlatmıştır.
Kongrede alınan kararlardan bazıları şunlardır
-Günümüzde Felaket yerel olanakların müdahale için kısıtlı kaldığı her durumu ifade etmektedir. Felaket kurbanı da sayının önemi olmadan bu olaylarda ölenleri içermektedir. -F2K/DVI terimi Toplu ölümlerin gerçekleştiği olaylarda kimlik tespiti için gereken alanlarda uzmanlaşmış kişiler tarafından yapılması gereken tüm çalışmaları ifade etmektedirdır
-Avrupa’ da Interpol üyesi tüm ülkelerde kimlik tespitinin standart yöntemlerle yapılması için ilk kez 1968 yılında DVI formları düzenlenmiştir. 1980 den itibaren düzenlenen toplantılarda formlar geliştirilmiş, üye ülkelerin işbirliği ile DVI ekipleri organize çalışmalar gerçekleştirmişlerdir.
-Günümüzde pozitif kimliklendirme genellikle diş muayenesi ve parmak izlerine dayandırılmaktadır. DNA analizlerinin gelişmesi araştırmacılara kimliklendirme uygulamalarında artık çok önemli bir araç sağlamaktadır.
-Ülkemiz gerek doğal afetler gerekse de doğal olmayan felaketlerle zaman zaman karşılaşmaktadır. Bunlara karşı önlemler de ihmal edilmemekle birlikte bu felaketlerin sonucundaki yaraların sarılması için de ülkemiz hazırlıklı olmalıdır.
-Başarıya ulaşmamış kimliklendirme işlemleri ikinci bir felakettir.
Felaketlerde bir “kayıp”, “ölü” kabul edilinceye kadar, gerekli işlemlerin yapılması, kişinin ailesi ve hukuki bağı olan kurumlar açısından rahatsızlık verecek şekilde uzun zaman almaktadır . Uçak kazalarında bu süre yaklaşık üç ayı, gemi batması olayında altı ayı ve başka kazalarda bir yılı aşabilmektedir Kaybolan kişinin herhangi bir olayla bağlantısı kurulamaz ise, kimliğinin tespit edilmesi on yılı bile bulabilmektedir
–Yapılan Kimliklendirmeler; doğru olmalı,güvenilir delillere dayanmalı, delillerin elde edilmesi muhafaza ve analizi uzmanlarca en kısa sürede yapılmalıdır.
-Kimliklendirme; kişilik haklarının akibetini belirlemesi,miras hukuku açısından sonuçlar doğurması, aile hukukuna ilişkin sonuçlar doğurması, kişiliğin sona erip ermediğini ortaya koyması açısından son derece önemlidir.
-Adli kimliklendirme de kurbanın teşhisi için ante – mortem ( ölüm öncesi )AM , post – mortem ( ölüm sonrası )PM kayıtlar son derece önemlidir. AM formlar kişinin sağlıklı iken nasıl göründüğü ve yaşadığı ile ilgili bir takım verileri içerir. Ölüm sonrasında kimlik teşhisi için şayet AM formlardaki bilgiler sağlıklı ve güvenilir ise kimi zaman otopsiye gerek olmadan kimliğin tespitinin süratle yapılabilmesi gerek güvenlik güçlerinin işlerini hızlandırırken kurbanın yakınları açısından acıları daha dayanılabilir hale getirir.
-Şu ana kadar hem ülkemiz sınırları içindeki hem de tüm dünyada yaşanan felaketler sonrası yapılan kimliklendirme çalışmalarından çıkan sonuç; bu çalışmaların Interpol’ün belirlerdiği ve devamlı güncellediği standartlar çerçevesinde profesyonel ve iyi eğitilmiş F2K ekipleri tarafından yürütülmesinin kaçınılmaz olduğudur. Bu doğrultuda yapılan başarılı bir kimliklendirme çalışması artık günümüzde gelişmiş ülke olmanın göstergelerinden biri haline gelmiştir.
– Yaşanan felaketler özellikle uçak kazalarında çok uluslu bir kimlik kazanabilmekte ve F2K çalışmalarını ülke prestiji açısından ayrı bir konuma taşımaktadır. İlgili ülkelerin F2K ekipleri felaketin meydana geldiği ülke yetkililerinden cesetlerin durumuyla ilgili bilgi ve Interpol tarafından belirlenen standart F2K raporu ve formlarını talep edebilmektedirler.
– İnterpol F2K/DVI Formlarının Türkçeye Çevrilmesi Önemli Bir Gelişmedir
-Tüm Avrupa ülkeleriyle bir çok Asya ve Afrika ülkesinde mevcut bulunan (Felaket Kurbanları Kimliklendirilmesi) yani F2K/DVI timlerinin ülkemizde de derhal kurulması gerekmektedir
-Arama kurtarma alanında önemli atılımlar yapan ülkemizde DVI-F2K timlerinin en kısa zamanda kurulması , halkımızın bu tür felaketlerde yaralarının biraz daha çabuk sarılması ve uluslararası camiada ülkemizin itibarı açısından büyük önem taşımaktadır.
-Kurulacak F2K timleri kuruluş çalışmaları için katılımcı kuruluşlardan ulusal bir daimi çalışma grubu kurulmalıdır.
-F2K timlerinin ülkemizde de kurulabilmesi için yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
-F2K Timlerinin görev tanımlamaları yapılmalıdır.
-F2K Timleri Organizasyonunun , Başbakanlığa direkt bağlı olarak Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Üniversiteler, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Sivil Savunma Uzmanlığı Teşkilatı temsilcilerinden oluşturulması yararlı olacaktır.
-Bu organizasyonu yapan kurum yada AFAD , Kriminal Labratuvarlar, Adli Tıp kurumu ve Üniversitelerden ek görevli personel çalıştırarak koordinasyonu sağlamalıdır.
-AFAD ın bünyesinde Kimlik tesbiti ile görevli olan ve defin grubu olarak adlandırılan grubun adının ya kimlik tesbit grubu olarak değiştirilmesi yada bu isimle ayrı bir grup F2K grubunun kurulması sağlanmalıdır.
-Olay yerinde yapılan incelemeler ve alınan örnekler için standartlar ve kodlama sistemleri getirilmelidir.
-Günümüz olay yeri inceleme ekiplerinin en önemli sorunu olay yerinde çalışan ilk müdahale ekipleri ile kalabalıkların delilleri yok etmesidir. Bu konuda daha titiz olunmalıdır.
-Felaketlerde kimlik tespitini gerçekleştirebilmek sistemli ve organize bir çalışmanın ürünü olacağı için görev alacak bütün kurumlar koordineli olarak çalışmalıdır.
-İhtiyaç duyulan kuruluşlara ait bilgilerin envanteri çıkarılmalıdır. Multidisipliner çalışmalar maliyeti düşürüp etkinliği arttıracaktır.
-Sayısı yeterli olmayan adli tıp uzmanı, adli diş hekimi, adli antropolog ve DNA Uzmanlarının sayısının arttılmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır.
-Adli Antropoloji ayrı bir disiplin olarak tanınmalı, Y.lisans ve doktora programalari açılmalıdır
-F2K konusunda çalışan adli bilimcilerin iletişimini ve bilgi alışverişinin arttırmak için sürekli eğitim toplantıları ve kongreler gerçekleştirilmelidir.
-Sadece iyi bir F2K ekibinin olması bir kimliklendirme operasyonunun başarılı sonuçlandırılması için tek başına yeterli değildir. Bu ekibi besleyecek ve kimliklendirmede çok önemli yeri olan Ölüm Öncesi (Ante Mortem) bilgilerin de ekibin Bilgi Toplama Birimine çok hızlı bir şekilde ilgili kurumlardan ve ailelerden akışının sağlanması gerekmektedir. Bunun için özellikle diş kayıtlarının çok sağlıklı bir şekilde tutuluyor olması lazımdır . Özellikle patlama ve büyük yangınlarda özelliğini en az kaybeden organ olan dişlerden kimlik tespitinin sağlıklı yapılması için, , İlgili Bakanlık tarafından da yasal mevzuatla güvence altına alınarak sağlık kurumlarının uzun süre bu arşivlerini saklamaları , diş hekimlerinin hastalarının kayıtlarını düzgün bir şekilde tutmaları ve gerektiğinde bunları F2K ekiplerine ulaştırmaları sağlanmalıdır.
-Dişlerin kimliklendirmede son derece önemli olması nedeniyle “Adli Diş Hekimliği” bir doktora programı olarak ayrı bir disiplin olarak tanınmalıdır.
-Milli DNA Bankası kurulması, suç ve suçlu ile mücadelenin yanı sıra felaket kurbanlarının kimliklendirilmesi çalışmalarında da uzmanların hızlı ve sağlıklı bir ölüm öncesi(Ante Mortem) bilgi kaynağına ulaşabilmeleri açısından önemlidir. Ülkemizde Adalet Bakanlığı tarafından 2007 yılında hazırlanan “DNA Verileri ve Millî DNA Veri Bankası Kanunu Tasarısı” yeniden gündeme getirilmelidir.
Bu yasayla birlikte “Kişisel Verilerin korunması” Kanunu da hazırlanmalıdır
-Dünyada ölüm öncesi bilgilerini düzenli olarak tutan ve felaketler sonrasında profesyonelce organize olan ekiplere sahip ülkeler kimliklendirme çalışmalarından daha başarılı sonuçlar almışlardır.
-Gerek ülkemizde gerek se dünyada çeşitli sebeplerle kitle halinde göçler olabilmektedir.
Göç edenlerin bir çoğunun kimlik belgesi yanında bulunmamaktadır.
Göç te bir felaket olup, bu kişilerinde kimlik tespitlerinin yapılması gerektiğinden artık F2K Çalışmalarının sadece ölenlerde değil canlılarda da yapılması için çalışmalar gerçekleştirilmelidir.
-Afet sonrası F2K çalışmalarıa katılanların psikolojisinde gelişecek travmalara karşı ekipte mutlaka travma konusunda deneyimli psikologların yer alması sağlanmalıdır.
-Toksikoloji yada Patlama sonucu gelişen özel afet türlerine karşı da F2K Timleri eğitilmelidir
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.




