Sanayi-Teknoloji

Ekonomi-teknoloji haberleri

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

Egeli ihracatçılar 2030 Dünya Kupası’nın ilk kazananı olmak istiyorlar

Demir ve demirdışı metaller ve maden ihracatçıları, Fas’ın ev sahibi olduğu Dünya Futbol Kupası’nda ilk kazanlar olmak için Fas’a sektörel ticaret heyeti düzenliyorlar.

Fas, 2030 yılında FIFA Dünya Kupası’na İspanya ve Portekiz’le birlikte ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Fas’ta stadyum, ulaşım, konaklama ve altyapı yatırımları hız kazandı. Bu pastadan büyük dilimi almak isteyen Egeli demir ve maden ihracatçıları Fas’a iki sektörel ticaret heyetini arka arkaya gerçekleştirecekler.

Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği 12-15 Kasım 2026 tarihleri arasında Fas’a “Sektörel Ticaret Heyeti” yaparken, Ege Maden İhracatçıları Birliği 13-16 Kasım 2026 tarihlerinde Fas’a ihracatımızı artırmak için mesaide olacak.

Türkiye’nin Fas’a ihracatının 2025 yılında yüzde 27’lik artışla 3 milyar 85 milyon dolardan 3 milyar 909 milyon dolara çıktığı bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı M. Fatih Uysal, Fas’ın Dünya Kupası nedeniyle yapacağı yeni altyapı yatırımlarının, Türk demir ve demirdışı metaller sektörümüz açısından önemli tedarik ve iş birliği fırsatları oluşturacağına inandıklarını dile getirdi.

Türkiye’nin kaliteli, rekabetçi ve esnek üretim gücüyle Fas’ın artan yatırım ve tedarik ihtiyaçlarına güçlü bir çözüm ortağı olabileceğine vurgu yapan Uysal, “Fas’ı, Afrika kıtasının istikrarlı büyüme gösteren ve bölgesel ticaret açısından stratejik konumunu güçlendiren ülkelerinden biri olarak hedef pazarlarımız arasında değerlendiriyoruz. Fas, aynı zamanda Batı Afrika’ya da giriş kapısı konumunda. 10 firmamızla Fas’a gidiyoruz. 13 Ekim 2026 Salı günü Türk ihracatçılarıyla Faslı ithalatçıların ikili iş görüşmeleri yapacağız. Ticaret heyeti organizasyonumuzla yalnızca Fas pazarındaki varlığımızı güçlendirecek bir organizasyon olarak değil, aynı zamanda Birliğimizin yeni pazarlara yönelik ticaret heyetlerinin başlangıcı olarak görüyoruz” şeklinde konuştu.

Doğal taş sektörü Fas’a 100 milyon dolar ihracat hedefliyor

Türk doğal taş sektörü Fas’ın doğal taş ithalatından yüzde 21,3 pay aldığını vurgulayan Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Fas’a Türk doğal taş sektörünün ihracatını artırmak ve ticari ilişkileri güçlendirmek amacıyla 13-16 Ekim 2026 tarihlerinde Fas’ın Kazablanka şehrine Doğal Taş Sektörel Ticaret Heyeti düzenleyeceklerini dile getirdi.

“Fas’a 14 ihracatçı firmayla gidiyoruz” diyen Alimoğlu, “Gerçekleştirilecek heyet kapsamında, Faslı ithalatçılar, distribütörler ve proje firmalarıyla ikili iş görüşmeleri ve firma ziyaretleri yapacağız. 2025 yılında Fas’ın doğal taş ithalatı 204 milyon dolar seviyesinde gerçekleşirken, Türkiye’den yaptığı doğal taş ithalatı 43,5 milyon dolara ulaştı. Türkiye, yüzde 21,3’lük pazar payıyla Fas’ın doğal taş tedarikinde önemli bir konumda bulunuyor. Düzenlenen ticaret heyetiyle Türkiye’nin mevcut pazar payını artırmayı ve ihracatımızı 100 milyon dolara çıkarmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Ege Maden İhracatçıları Birliği üyesi firmalar heyet programı kapsamında 14 Ekim 2026 Çarşamba günü Kazablanka’da 10.00-17.30 saatleri arasında DoubleTree by Hilton Casablanca City Center Otel’de ikili iş görüşmeleri yapacak. 15 Ekim 2026 tarihinde, Kazablanka ve Rabat’ta faaliyet gösteren sektör firmalarına, doğal taş depolarına ve showroomlara ziyaretler gerçekleştirilecek.

Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği ve Ege Maden İhracatçıları Birliği, Fas temasları sürecinde en büyük desteği Türkiye’nin Kazablanka Ticaret Müşaviri Ayfer Çomoğlu’ndan alacak.

 PLASFED :“İHRACATÇININ KÜRESEL REKABET GÜCÜ İÇİN DÖVİZ DÖNÜŞÜM DESTEĞİ GÜÇLENDİRİLMELİ”

PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Türkiye’nin ihracatçının küresel rekabet gücünü koruyabilmesi için döviz dönüşüm desteğinin daha güçlü ve bütüncül bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi. Çin’in ihracatçılarını yalnızca kur politikasıyla değil, kur riskinin yönetimi, finansmana erişim, vergi iadeleri ve ihracat sigortası gibi farklı araçlarla desteklediğine dikkat çeken Karadeniz, “Türkiye olarak biz de ihracatçımızın üzerindeki maliyet ve kur baskısını azaltacak daha kapsamlı bir destek modeli oluşturabiliriz” dedi.

Türk sanayicisinin son dönemde artan maliyetler ve küresel rekabet baskısıyla karşı karşıya olduğunu belirten Plastik Sanayicileri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, ihracatın sürdürülebilirliği açısından döviz gelirlerinin Türk lirasına dönüşümünü teşvik eden mekanizmaların ihracatçının rekabet gücünü de gözetmesi gerektiğini söyledi.

Döviz dönüşüm desteğinin 2023 yılında yüzde 2 oranıyla uygulanmaya başladığını, 2025 yılı Mayıs ayında desteğin geçici olarak yüzde 3’e yükseltildiğini hatırlatan Karadeniz, 1 Ekim 2026 itibarıyla uygulamada yeni bir döneme geçildiğini ifade etti. TCMB’nin yeni düzenlemesiyle desteğin döviz pozisyonu, katma değer ve ihracata yönelik üretim yapan tedarikçi firmalarla ilişkilendirildiğine dikkat çeken Karadeniz, yeni yapının kapsamının genişlemesinin önemli olduğunu ancak ihracatçının küresel rekabet koşulları açısından desteğin etkinliğinin daha da artırılması gerektiğini kaydetti.

“İhracatçı yalnızca kur değil, maliyet baskısıyla da mücadele ediyor”

Türkiye’nin ihracatçı sanayicisinin yalnızca kur hareketlerinden değil, yüksek üretim maliyetleri, finansman giderleri ve küresel pazarlardaki yoğun fiyat rekabetinden de etkilendiğini belirten Karadeniz, şöyle konuştu:

“İhracatçımız bugün küresel pazarlarda sadece ürününün kalitesiyle değil, maliyetiyle de rekabet ediyor. Enerjiden işçiliğe, finansmandan hammaddeye kadar çok sayıda maliyet kalemi ihracatçımızın rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Döviz gelirinin TL’ye dönüşümünde sağlanan destek de bu açıdan ihracatçının rekabet gücünü destekleyen önemli bir araçtır. Bizim beklentimiz, döviz dönüşüm desteğinin ihracatçının rekabet gücünü daha etkin biçimde destekleyecek seviyeye çıkarılması yönündedir.”

“Çin’in yaklaşımı bize önemli bir örnek sunuyor”

Küresel ticarette ihracatçıların desteklenmesinde farklı politika araçlarının birlikte kullanıldığını belirten Karadeniz, Çin’in uygulamalarının bu açıdan dikkat çekici olduğunu söyledi.

Çin’de ihracatçıların kur riskini yönetebilmesi için döviz türevleri ve diğer finansal araçların kullanımının uzun zamandır var olduğunu ve günümüzde daha da yaygınlaştırıldığını belirten Karadeniz, işletmelerin RMB ile fiyatlama ve ödeme yapabilmelerinin de kur riskinin yönetilmesine katkı sağladığını ifade etti. Çin’de ayrıca ihracat vergi iadeleri, ihracat kredileri ve ihracat kredi sigortası gibi araçların da ihracatçıların finansal yükünü ve risklerini azaltmaya yönelik kullanıldığını kaydetti.

Karadeniz, “Burada Çin’in uyguladığı tek bir destek mekanizmasını Türkiye’ye doğrudan kopyalamaktan söz etmiyoruz. Önemli olan, ihracatçının rekabet gücünü korumak için farklı araçların birlikte ve etkin biçimde kullanılabilmesi. Çin’in yaklaşımı bize bu açıdan önemli bir örnek sunuyor” dedi.

“Daha bütüncül bir ihracat destek modeli oluşturabiliriz”

Türkiye’nin de ihracatçının karşı karşıya olduğu maliyet ve kur risklerini birlikte ele alan daha bütüncül bir destek yaklaşımına ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Karadeniz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İhracatçımızın küresel pazarlarda rekabet gücünü koruyabilmesi için yalnızca bir destek kalemine odaklanmak yeterli değil. Döviz dönüşüm desteğinin yanı sıra uygun maliyetli finansmana erişim, kur riskinden korunma araçlarının yaygınlaştırılması, ihracat kredi ve sigorta mekanizmalarının güçlendirilmesi ve ihracatçının üzerindeki maliyet baskısının azaltılması birlikte değerlendirilmelidir.”

Karadeniz, özellikle sanayicilerin kur riskini yönetebilmeleri için finansal araçlara daha kolay ve düşük maliyetle erişebilmesinin önemine dikkat çekerek, “İhracatçımızın önünü görebilmesi, fiyat verebilmesi ve uzun vadeli sipariş alabilmesi için kur riskini yönetebileceği bir finansal altyapıya ihtiyacı var. Bunun yanında finansmana erişim maliyetlerinin de rekabetçi seviyelere çekilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

ESBAŞ, ÜÇÜNCÜ KEZ AVRUPA’DA ÇALIŞILACAK EN İYİ ŞİRKETLER LİSTESİNDE

ESBAŞ, Great Place To Work ve Fortune Europe iş birliğiyle hazırlanan Fortune 100 Best Companies to Work For in Europe 2026 listesine girerek Avrupa’da çalışılacak en iyi 100 şirket arasında gösterildi. Bu yıl listeye Türkiye’den giren dört şirketten biri olan ESBAŞ, 2022 ve 2023 yıllarında da Avrupa’nın en iyi işverenleri arasında gösterilmişti. Şirket, bu yıl da listeye girme başarısını göstererek, çalışan odaklı kurum kültürünü uluslararası ölçekte bir kez daha tescillemiş oldu.

ESBAŞ, çalışan deneyimi ve güven temelli iş yeri kültürünü esas alan uluslararası değerlendirmede Avrupa’da çalışılacak en iyi 100 şirket arasına girdi. Great Place To Work tarafından Fortune Europe iş birliğiyle hazırlanan Fortune 100 Best Companies to Work For in Europe 2026 listesinde yer alan ESBAŞ, insanı merkeze alan yönetim anlayışını bir kez daha uluslararası düzeyde bir başarıya dönüştürdü.

Avrupa’da çalışılacak en iyi şirketleri belirlemek amacıyla, kıta genelinde çalışanların deneyimlerini esas alan araştırma kapsamında, 2,4 milyondan fazla çalışanı temsil eden 1,5 milyondan fazla gizli anket yanıtı değerlendirildi. Listeye girebilmek için şirketlerin en az 500 çalışana sahip olması, Great Place To Work sertifikası alması ve 2025 ya da 2026 yılının ilk döneminde bulundukları ülkelerin ulusal en iyi işverenler listelerinde yer alması gerekiyor.

ESBAŞ, Türkiye’deki başarısını Avrupa’ya taşıdı

ESBAŞ, Türkiye’de, ikisi birincilikle olmak üzere, 6 kez ulusal listede yer alarak ortaya koyduğu performansı, 3 kez de Avrupa ölçeğinde en iyi işverenler arasında gösterilerek uluslararası ölçeğe taşımış oldu. Şirketin Avrupa’da çalışılacak en iyi 100 şirket arasında gösterilmesi, çalışan memnuniyeti, güven ve aidiyet temelinde geliştirilen kurum kültürünün uluslararası alan da karşılık bulduğunu gösteriyor.

ESBAŞ çalışanları, güven duygusu, fikirlerini özgürce ifade edebilme rahatlığı, gelişim fırsatlarına erişebilme ve ortak hedefler doğrultusunda birlikte hareket edebilme imkanları bakımından verdikleri olumlu geri bildirimler sayesinde şirketlerini Avrupa’da çalışılacak en iyi şirketler listesine girmesini sağladılar. Türkiye’de ikisi liste birincisi olmak üzere, 6 kez kendi kategorisinde Türkiye’nin En İyi İşverenleri Listesi’ne giren ESBAŞ, 2022 ve 2023 yıllarında Avrupa’nın en iyi 150 şirketi arasında, bu yıl ise Avrupa’da çalışılacak en iyi 100 şirket arasında gösterildi.

Paslanmaz çeliğin geleceği II. Ulusal Paslanmaz Çelik Zirvesi’nde konuşulacak

Sektör temsilcileri, 13 Ekim’de İstanbul’da bir araya gelecek

Paslanmaz Çelik Sanayi Derneği (PASSAD), sanayi, akademi ve kamu temsilcilerini 13 Ekim 2026’da İstanbul Teknik Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde düzenlenecek II. Ulusal Paslanmaz Çelik Zirvesi’nde bir araya getirecek. “Türkiye’de Paslanmaz Çelik Sektörünün Yakın Gelecekteki Dönüşümü” temasıyla gerçekleştirilecek zirvede, sektörün rekabet gücü, küresel tedarik zincirindeki değişimler ve yeni kullanım alanları ele alınacak.

Türkiye’de paslanmaz çelik sektörünün gelişimini desteklemek amacıyla faaliyet gösteren PASSAD’ın düzenlediği zirve, sektör temsilcilerine deneyimlerini paylaşma ve ortak öncelikleri değerlendirme fırsatı sunacak. Üretimden ticarete uzanan gündemin ele alınacağı oturumlarda, değişen talep koşulları, son kullanıcı beklentileri ve teknik bilgi ile nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi üzerinde durulacak.

“Sektörün gelişimi için ortak önceliklerimizi belirleyeceğiz”

Zirveye ilişkin bir değerlendirmede bulunan PASSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ji Seob Choi, “Türkiye paslanmaz çelik sektörünün gelişimi için değişen pazar koşullarını yakından takip etmeyi ve yeni kullanım alanlarının sunduğu fırsatları değerlendirmeyi önemsiyoruz. Rekabet gücümüzü artırırken teknik bilgi birikimimizi ve nitelikli insan kaynağımızı da geliştirmemiz gerekiyor. II. Ulusal Paslanmaz Çelik Zirvesi’nde sektörümüzün önündeki fırsat ve riskleri farklı paydaşların görüşleriyle ele alacağız. Bu buluşmanın, ortak önceliklerimizi belirlememize ve sektörün gelişimini destekleyecek iş birliklerine katkı sunmasını bekliyoruz” dedi.

Ekonomik gelişmelerden yeni kullanım alanlarına uzanan program

Zirve, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, PASSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ji Seob Choi, PASSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Cemil Abiş ve PASSAD Genel Sekreteri Dr. Erdem Şireli’nin açılış konuşmalarıyla başlayacak. Programda Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmelerin sektöre etkileri değerlendirilirken, gün boyu sürecek oturumlarda küresel tedarik zinciri, son kullanıcı beklentileri ve paslanmaz çeliğin yeni kullanım alanları ele alınacak. Teknik bilgi, eğitim ve nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi de programın başlıkları arasında yer alacak.

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

Ekonomi-teknoloji haberleri

Ekonomi-teknoloji haberleri

Egeli ihracatçılar 2030 Dünya Kupası’nın ilk kazananı olmak istiyorlar

Demir ve demirdışı metaller ve maden ihracatçıları, Fas’ın ev sahibi olduğu Dünya Futbol Kupası’nda ilk kazanlar olmak için Fas’a sektörel ticaret heyeti düzenliyorlar.

Fas, 2030 yılında FIFA Dünya Kupası’na İspanya ve Portekiz’le birlikte ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Fas’ta stadyum, ulaşım, konaklama ve altyapı yatırımları hız kazandı. Bu pastadan büyük dilimi almak isteyen Egeli demir ve maden ihracatçıları Fas’a iki sektörel ticaret heyetini arka arkaya gerçekleştirecekler.

Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği 12-15 Kasım 2026 tarihleri arasında Fas’a “Sektörel Ticaret Heyeti” yaparken, Ege Maden İhracatçıları Birliği 13-16 Kasım 2026 tarihlerinde Fas’a ihracatımızı artırmak için mesaide olacak.

Türkiye’nin Fas’a ihracatının 2025 yılında yüzde 27’lik artışla 3 milyar 85 milyon dolardan 3 milyar 909 milyon dolara çıktığı bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı M. Fatih Uysal, Fas’ın Dünya Kupası nedeniyle yapacağı yeni altyapı yatırımlarının, Türk demir ve demirdışı metaller sektörümüz açısından önemli tedarik ve iş birliği fırsatları oluşturacağına inandıklarını dile getirdi.

Türkiye’nin kaliteli, rekabetçi ve esnek üretim gücüyle Fas’ın artan yatırım ve tedarik ihtiyaçlarına güçlü bir çözüm ortağı olabileceğine vurgu yapan Uysal, “Fas’ı, Afrika kıtasının istikrarlı büyüme gösteren ve bölgesel ticaret açısından stratejik konumunu güçlendiren ülkelerinden biri olarak hedef pazarlarımız arasında değerlendiriyoruz. Fas, aynı zamanda Batı Afrika’ya da giriş kapısı konumunda. 10 firmamızla Fas’a gidiyoruz. 13 Ekim 2026 Salı günü Türk ihracatçılarıyla Faslı ithalatçıların ikili iş görüşmeleri yapacağız. Ticaret heyeti organizasyonumuzla yalnızca Fas pazarındaki varlığımızı güçlendirecek bir organizasyon olarak değil, aynı zamanda Birliğimizin yeni pazarlara yönelik ticaret heyetlerinin başlangıcı olarak görüyoruz” şeklinde konuştu.

Doğal taş sektörü Fas’a 100 milyon dolar ihracat hedefliyor

Türk doğal taş sektörü Fas’ın doğal taş ithalatından yüzde 21,3 pay aldığını vurgulayan Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Fas’a Türk doğal taş sektörünün ihracatını artırmak ve ticari ilişkileri güçlendirmek amacıyla 13-16 Ekim 2026 tarihlerinde Fas’ın Kazablanka şehrine Doğal Taş Sektörel Ticaret Heyeti düzenleyeceklerini dile getirdi.

“Fas’a 14 ihracatçı firmayla gidiyoruz” diyen Alimoğlu, “Gerçekleştirilecek heyet kapsamında, Faslı ithalatçılar, distribütörler ve proje firmalarıyla ikili iş görüşmeleri ve firma ziyaretleri yapacağız. 2025 yılında Fas’ın doğal taş ithalatı 204 milyon dolar seviyesinde gerçekleşirken, Türkiye’den yaptığı doğal taş ithalatı 43,5 milyon dolara ulaştı. Türkiye, yüzde 21,3’lük pazar payıyla Fas’ın doğal taş tedarikinde önemli bir konumda bulunuyor. Düzenlenen ticaret heyetiyle Türkiye’nin mevcut pazar payını artırmayı ve ihracatımızı 100 milyon dolara çıkarmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Ege Maden İhracatçıları Birliği üyesi firmalar heyet programı kapsamında 14 Ekim 2026 Çarşamba günü Kazablanka’da 10.00-17.30 saatleri arasında DoubleTree by Hilton Casablanca City Center Otel’de ikili iş görüşmeleri yapacak. 15 Ekim 2026 tarihinde, Kazablanka ve Rabat’ta faaliyet gösteren sektör firmalarına, doğal taş depolarına ve showroomlara ziyaretler gerçekleştirilecek.

Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği ve Ege Maden İhracatçıları Birliği, Fas temasları sürecinde en büyük desteği Türkiye’nin Kazablanka Ticaret Müşaviri Ayfer Çomoğlu’ndan alacak.

 PLASFED :“İHRACATÇININ KÜRESEL REKABET GÜCÜ İÇİN DÖVİZ DÖNÜŞÜM DESTEĞİ GÜÇLENDİRİLMELİ”

PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Türkiye’nin ihracatçının küresel rekabet gücünü koruyabilmesi için döviz dönüşüm desteğinin daha güçlü ve bütüncül bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi. Çin’in ihracatçılarını yalnızca kur politikasıyla değil, kur riskinin yönetimi, finansmana erişim, vergi iadeleri ve ihracat sigortası gibi farklı araçlarla desteklediğine dikkat çeken Karadeniz, “Türkiye olarak biz de ihracatçımızın üzerindeki maliyet ve kur baskısını azaltacak daha kapsamlı bir destek modeli oluşturabiliriz” dedi.

Türk sanayicisinin son dönemde artan maliyetler ve küresel rekabet baskısıyla karşı karşıya olduğunu belirten Plastik Sanayicileri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, ihracatın sürdürülebilirliği açısından döviz gelirlerinin Türk lirasına dönüşümünü teşvik eden mekanizmaların ihracatçının rekabet gücünü de gözetmesi gerektiğini söyledi.

Döviz dönüşüm desteğinin 2023 yılında yüzde 2 oranıyla uygulanmaya başladığını, 2025 yılı Mayıs ayında desteğin geçici olarak yüzde 3’e yükseltildiğini hatırlatan Karadeniz, 1 Ekim 2026 itibarıyla uygulamada yeni bir döneme geçildiğini ifade etti. TCMB’nin yeni düzenlemesiyle desteğin döviz pozisyonu, katma değer ve ihracata yönelik üretim yapan tedarikçi firmalarla ilişkilendirildiğine dikkat çeken Karadeniz, yeni yapının kapsamının genişlemesinin önemli olduğunu ancak ihracatçının küresel rekabet koşulları açısından desteğin etkinliğinin daha da artırılması gerektiğini kaydetti.

“İhracatçı yalnızca kur değil, maliyet baskısıyla da mücadele ediyor”

Türkiye’nin ihracatçı sanayicisinin yalnızca kur hareketlerinden değil, yüksek üretim maliyetleri, finansman giderleri ve küresel pazarlardaki yoğun fiyat rekabetinden de etkilendiğini belirten Karadeniz, şöyle konuştu:

“İhracatçımız bugün küresel pazarlarda sadece ürününün kalitesiyle değil, maliyetiyle de rekabet ediyor. Enerjiden işçiliğe, finansmandan hammaddeye kadar çok sayıda maliyet kalemi ihracatçımızın rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Döviz gelirinin TL’ye dönüşümünde sağlanan destek de bu açıdan ihracatçının rekabet gücünü destekleyen önemli bir araçtır. Bizim beklentimiz, döviz dönüşüm desteğinin ihracatçının rekabet gücünü daha etkin biçimde destekleyecek seviyeye çıkarılması yönündedir.”

“Çin’in yaklaşımı bize önemli bir örnek sunuyor”

Küresel ticarette ihracatçıların desteklenmesinde farklı politika araçlarının birlikte kullanıldığını belirten Karadeniz, Çin’in uygulamalarının bu açıdan dikkat çekici olduğunu söyledi.

Çin’de ihracatçıların kur riskini yönetebilmesi için döviz türevleri ve diğer finansal araçların kullanımının uzun zamandır var olduğunu ve günümüzde daha da yaygınlaştırıldığını belirten Karadeniz, işletmelerin RMB ile fiyatlama ve ödeme yapabilmelerinin de kur riskinin yönetilmesine katkı sağladığını ifade etti. Çin’de ayrıca ihracat vergi iadeleri, ihracat kredileri ve ihracat kredi sigortası gibi araçların da ihracatçıların finansal yükünü ve risklerini azaltmaya yönelik kullanıldığını kaydetti.

Karadeniz, “Burada Çin’in uyguladığı tek bir destek mekanizmasını Türkiye’ye doğrudan kopyalamaktan söz etmiyoruz. Önemli olan, ihracatçının rekabet gücünü korumak için farklı araçların birlikte ve etkin biçimde kullanılabilmesi. Çin’in yaklaşımı bize bu açıdan önemli bir örnek sunuyor” dedi.

“Daha bütüncül bir ihracat destek modeli oluşturabiliriz”

Türkiye’nin de ihracatçının karşı karşıya olduğu maliyet ve kur risklerini birlikte ele alan daha bütüncül bir destek yaklaşımına ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Karadeniz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İhracatçımızın küresel pazarlarda rekabet gücünü koruyabilmesi için yalnızca bir destek kalemine odaklanmak yeterli değil. Döviz dönüşüm desteğinin yanı sıra uygun maliyetli finansmana erişim, kur riskinden korunma araçlarının yaygınlaştırılması, ihracat kredi ve sigorta mekanizmalarının güçlendirilmesi ve ihracatçının üzerindeki maliyet baskısının azaltılması birlikte değerlendirilmelidir.”

Karadeniz, özellikle sanayicilerin kur riskini yönetebilmeleri için finansal araçlara daha kolay ve düşük maliyetle erişebilmesinin önemine dikkat çekerek, “İhracatçımızın önünü görebilmesi, fiyat verebilmesi ve uzun vadeli sipariş alabilmesi için kur riskini yönetebileceği bir finansal altyapıya ihtiyacı var. Bunun yanında finansmana erişim maliyetlerinin de rekabetçi seviyelere çekilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

ESBAŞ, ÜÇÜNCÜ KEZ AVRUPA’DA ÇALIŞILACAK EN İYİ ŞİRKETLER LİSTESİNDE

ESBAŞ, Great Place To Work ve Fortune Europe iş birliğiyle hazırlanan Fortune 100 Best Companies to Work For in Europe 2026 listesine girerek Avrupa’da çalışılacak en iyi 100 şirket arasında gösterildi. Bu yıl listeye Türkiye’den giren dört şirketten biri olan ESBAŞ, 2022 ve 2023 yıllarında da Avrupa’nın en iyi işverenleri arasında gösterilmişti. Şirket, bu yıl da listeye girme başarısını göstererek, çalışan odaklı kurum kültürünü uluslararası ölçekte bir kez daha tescillemiş oldu.

ESBAŞ, çalışan deneyimi ve güven temelli iş yeri kültürünü esas alan uluslararası değerlendirmede Avrupa’da çalışılacak en iyi 100 şirket arasına girdi. Great Place To Work tarafından Fortune Europe iş birliğiyle hazırlanan Fortune 100 Best Companies to Work For in Europe 2026 listesinde yer alan ESBAŞ, insanı merkeze alan yönetim anlayışını bir kez daha uluslararası düzeyde bir başarıya dönüştürdü.

Avrupa’da çalışılacak en iyi şirketleri belirlemek amacıyla, kıta genelinde çalışanların deneyimlerini esas alan araştırma kapsamında, 2,4 milyondan fazla çalışanı temsil eden 1,5 milyondan fazla gizli anket yanıtı değerlendirildi. Listeye girebilmek için şirketlerin en az 500 çalışana sahip olması, Great Place To Work sertifikası alması ve 2025 ya da 2026 yılının ilk döneminde bulundukları ülkelerin ulusal en iyi işverenler listelerinde yer alması gerekiyor.

ESBAŞ, Türkiye’deki başarısını Avrupa’ya taşıdı

ESBAŞ, Türkiye’de, ikisi birincilikle olmak üzere, 6 kez ulusal listede yer alarak ortaya koyduğu performansı, 3 kez de Avrupa ölçeğinde en iyi işverenler arasında gösterilerek uluslararası ölçeğe taşımış oldu. Şirketin Avrupa’da çalışılacak en iyi 100 şirket arasında gösterilmesi, çalışan memnuniyeti, güven ve aidiyet temelinde geliştirilen kurum kültürünün uluslararası alan da karşılık bulduğunu gösteriyor.

ESBAŞ çalışanları, güven duygusu, fikirlerini özgürce ifade edebilme rahatlığı, gelişim fırsatlarına erişebilme ve ortak hedefler doğrultusunda birlikte hareket edebilme imkanları bakımından verdikleri olumlu geri bildirimler sayesinde şirketlerini Avrupa’da çalışılacak en iyi şirketler listesine girmesini sağladılar. Türkiye’de ikisi liste birincisi olmak üzere, 6 kez kendi kategorisinde Türkiye’nin En İyi İşverenleri Listesi’ne giren ESBAŞ, 2022 ve 2023 yıllarında Avrupa’nın en iyi 150 şirketi arasında, bu yıl ise Avrupa’da çalışılacak en iyi 100 şirket arasında gösterildi.

Paslanmaz çeliğin geleceği II. Ulusal Paslanmaz Çelik Zirvesi’nde konuşulacak

Sektör temsilcileri, 13 Ekim’de İstanbul’da bir araya gelecek

Paslanmaz Çelik Sanayi Derneği (PASSAD), sanayi, akademi ve kamu temsilcilerini 13 Ekim 2026’da İstanbul Teknik Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde düzenlenecek II. Ulusal Paslanmaz Çelik Zirvesi’nde bir araya getirecek. “Türkiye’de Paslanmaz Çelik Sektörünün Yakın Gelecekteki Dönüşümü” temasıyla gerçekleştirilecek zirvede, sektörün rekabet gücü, küresel tedarik zincirindeki değişimler ve yeni kullanım alanları ele alınacak.

Türkiye’de paslanmaz çelik sektörünün gelişimini desteklemek amacıyla faaliyet gösteren PASSAD’ın düzenlediği zirve, sektör temsilcilerine deneyimlerini paylaşma ve ortak öncelikleri değerlendirme fırsatı sunacak. Üretimden ticarete uzanan gündemin ele alınacağı oturumlarda, değişen talep koşulları, son kullanıcı beklentileri ve teknik bilgi ile nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi üzerinde durulacak.

“Sektörün gelişimi için ortak önceliklerimizi belirleyeceğiz”

Zirveye ilişkin bir değerlendirmede bulunan PASSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ji Seob Choi, “Türkiye paslanmaz çelik sektörünün gelişimi için değişen pazar koşullarını yakından takip etmeyi ve yeni kullanım alanlarının sunduğu fırsatları değerlendirmeyi önemsiyoruz. Rekabet gücümüzü artırırken teknik bilgi birikimimizi ve nitelikli insan kaynağımızı da geliştirmemiz gerekiyor. II. Ulusal Paslanmaz Çelik Zirvesi’nde sektörümüzün önündeki fırsat ve riskleri farklı paydaşların görüşleriyle ele alacağız. Bu buluşmanın, ortak önceliklerimizi belirlememize ve sektörün gelişimini destekleyecek iş birliklerine katkı sunmasını bekliyoruz” dedi.

Ekonomik gelişmelerden yeni kullanım alanlarına uzanan program

Zirve, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, PASSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ji Seob Choi, PASSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Cemil Abiş ve PASSAD Genel Sekreteri Dr. Erdem Şireli’nin açılış konuşmalarıyla başlayacak. Programda Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmelerin sektöre etkileri değerlendirilirken, gün boyu sürecek oturumlarda küresel tedarik zinciri, son kullanıcı beklentileri ve paslanmaz çeliğin yeni kullanım alanları ele alınacak. Teknik bilgi, eğitim ve nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi de programın başlıkları arasında yer alacak.

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın