
Kayyum hepimizin başındadır. Kayyum devletin başındadır. Kayyum milletin başındadır” diyen Dervişoğlu, “Bu yetkiler, bu siyaset çıkmazı ve bu ahlaki çöküş büyük bir yıkım yaratmıştır. Mesele artık bir kişi meselesi olmaktan çıkmıştır. Sahip olduğumuz hiçbir şey güvende değildir. En sevdiklerimizi, evlatlarımızı bile bu düzenin çarklarına kurban verebiliyoruz. Bizi millet yapan büyük maneviyat saldırı altındadır. İşte ben bayrağı bu yüzden açtım. Çünkü başka bir gölge yok altında soluklanacağımız. Ne zaman milletin beklentisinin hilafına bir iş yapmaya kalkışsalar ‘devlet projesi’ diyorlar. ‘Devlet yapıyor, devlet istiyor’ diyorlar. Devletin derini olmaz, hukuku olur. Hukuksuz devlet olmaz” dedi. ‘Türkiye ne kadar hukuk devleti ise ancak o kadar terörsüzdür. Türkiye ne kadar Cumhuriyet ise ancak o kadar güçlüdür. Türkiye ne kadar adil ise ancak o kadar bir bütündür.
Devlet aklı iktidarın her yaptığına giydirilen dokunulmazlık zırhı değildir. Devlet aklı bir partinin menfaatini devletin menfaati gibi sunmak değildir. Bize devlet aklı diye pazarladıkları şey iktidar kurnazlığıdır. Bu iktidarda böyle bir kabiliyet de yoktur, böyle bir niyet de yoktur, böyle bir akıl da yoktur” çıkışını yaptı. Herkes sussa da biz susmayacağız, dünya sussa da ben susmayacağım. Biz ‘Bu gidişat millete zarar verir’ dedik, zarar verdi. ‘Bu adaletsizlik devleti çürütür’ dedik, çürüttü. ‘Terörle, teröristle masaya oturulmaz’ dedik, bugün karşımıza dikildi” Elinde elli bin evladımızın kanı olan caniye özgürlük istiyorlar. Bu kimin himayesinde yapılıyor? Bu iktidarın göz yummasıyla, yol vermesiyle yapılıyor. Bunlar Türkiye’yi sahipsiz zannediyorlar.
Terörü ve teröristi kollayanlara, ‘Terörsüz Türkiye’ yalanıyla Türkiye’yi bölmek isteyenlere bayrak açıyorum. Ey bu vatanın ekmeğini yiyip de ona ihanet edenler, ey siyasi ikbali için devletin temeline dinamit koyanlar size bayrak açıyorum. Kundaktaki çocuklara kurşun sıkan caniye af kapısı aralayanlara, Gazi Meclis’in çatısı altında ihanetin komisyonculuğunu yapanlara, kapalı kapılar ardındaki kirli tezgâhlara, özgürlük maskesi takmış sinsi bölücülüğe, teröristle devleti eşitleyip masaya oturtan çürümüş zihniyete bayrak açıyorum. Milleti aç bırakanlara, talana, ranta ve rantiyeciye, yargıyı siyasetin emrine verenlere, haber yaptığı için tutuklanan gazetecilerin susturulmasına, mafyanın cesaretlendirildiği bu düzene, kadın cinayetlerine, çocuk istismarına, sınır güvenliğini hiçe sayanlara, Türkiye’yi sığınmacı kampına çevirenlere, Cumhuriyete yüz çevirmiş milliyetçiliğe, kaypak muhafazakârlığa bayrak açıyorum.
Sahte kavgaları, suni krizleri bir kenara bırakıp bütünleşik muhalefet diyoruz. Artık küçük hesapların değil, bu düzenden kurtulmanın zamanıdır. Tek adamlığı terk edip Cumhuriyetimizi yeniden kazanma meselesidir. Demokrasimize sahip çıkmak, millet egemenliğini yeniden hâkim kılmak meselesidir. Gizli odalarda değil, meydanlarda buluşacağız. Bu büyük yürüyüşün ilk adımıdır. Düşün peşime. Üniter devleti ayakta tutmak ve yaşatmak için düşün peşime. Milletin birliği, vatanın bölünmezliği ve bayrağın şerefi için düşün peşime. Tandoğan kararını vermiştir. Ankara sözünü söylemiştir. Türkiye hükmünü ilan etmiştir. Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, gaflete ve ihanete karşı bayrak açıyorum. Son bulsun teslimiyet, yıkılsın zillet. Yaşasın cumhuriyet, yaşasın millet.”
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.






