
BAŞKAN BÜYÜKKILIÇ, ELEKTRİKLİ OTOBÜSÜN TEST SÜRÜŞÜNE KATILDI: TOPLU TAŞIMADA YEŞİL DÖNÜŞÜM
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, kentte toplu taşımada sürdürülen yeşil dönüşüm çalışmaları kapsamında şehir içi ulaşımda kullanılması planlanan 12 metrelik elektrikli otobüsün test sürüşüne katıldı.
Kayseri’de toplu ulaşımın daha çevreci, modern ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında elektrikli otobüsün test süreci başladı. Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilen mini test sürüşüne Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yanı sıra AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, HABAŞ Genel Müdürü Hüseyin Urkun, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, Ulaşım A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Canbulut ve Ulaşım A.Ş. yöneticileri katıldı.
En Güvenli, En Konforlu Ulaşım Hizmeti İçin…
Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin enerji üretim yatırımlarıyla dikkat çektiğini belirten Başkan Büyükkılıç, “Şehrimizde ulaşım konforunu artırmak, daha çevreci ve modern bir toplu taşıma altyapısı oluşturmak için çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz. Hemşehrilerimize en güvenli, en konforlu ve en doğru hizmeti sunmak adına şehrimizin geleceğine değer katacak adımlar atmaya devam ediyoruz” diye konuştu.
Kayseri’de toplu taşımada dönüşüm sürecinin kararlılıkla devam ettiğini vurgulayan Büyükkılıç, çevre dostu ulaşım projeleriyle şehrin geleceğine değer katacak adımlar atmayı sürdüreceklerini dile getirdi.
Test sürecinin tamamlanmasının ardından elde edilecek teknik veriler ve performans doğrultusunda aracın toplu ulaşım sistemine entegrasyonuna yönelik değerlendirme yapılacak.
Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın: Kayseri’nin 4 Aylık İhracatı 1 Milyar 287 Milyon Dolar Oldu
Kayseri Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Mehmet Yalçın, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Nisan ayı dış ticaret rakamlarına değerlendirdi.
Başkan Mehmet Yalçın, Türkiye’nin 2026 yılı Nisan ayı ihracatının, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artarak, 25 milyar 408 milyon dolar, ithalatının ise yüzde 3,1 oranında artarak 33 milyar 909 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirtti. Yalçın, ihracatın Ocak-Nisan döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,0 artarak 88 milyar 665 milyon dolar, ithalatın ise yüzde 4,3 artarak 125 milyar 803 milyon dolar düzeyinde gerçekleştiğini vurguladı.
Kayseri’nin Nisan ayı dış ticaretteki görünümüne de değinen Başkan Yalçın, “Kayseri’nin 2026 yılı Nisan ayı ihracatı 362 milyon 771 bin dolar olarak gerçekleşmiştir. Kayseri’nin Nisan ayı ithalat rakamı ise 187 milyon 684 bin dolar olmuştur. Şehrimizin Nisan ayı ihracatında yüzde 15,3’lük bir artış gerçekleşirken, ithalatımız ise yüzde 21,12 oranında artmıştır” dedi.
Yalçın, “Kayseri olarak bu yılının ilk 4 aylık döneminde 1 milyar 287 milyon 687 bin dolarlık ihracata rakamını yakalamış durumdayız. Aynı dönemdeki ithalatımız ise 618 milyon 62 bin dolar olmuştur. Sanayicilerimiz, Kayseri’nin 2026 yılı ihracatını 4 milyar dolar seviyesine ulaştırmak için tüm zorluklara rağmen yoğun çaba harcamaktadır” diye konuştu.
Başkan Yalçın, “Bölgemizde yaşanan ABD-İsrail ve İran savaşı ve Hürmüz Boğazının kapalı olması nedenli enerji fiyatlarındaki öngörülemez durum endişe vericidir. Dünya genelinde yüksek faiz politikalarının etkileri devam ederken, talepte oluşan yavaşlama, bunun yanı sıra ticarette korumacı eğilimlerin artması sanayicilerimizin üzerinde oluşan baskının sürmesine neden olmaktadır. Özellikle finansmana erişimdeki zorluklar, iç talepteki tüketimin azlığı, dış talepteki daralmalar, üretim maliyetlerindeki artışlar, enerji giderleri, işçilik yükleri ve kur seviyesinin ihracatçının rekabetçiliğini desteklememesi önemli sorunlar olarak sıralanabilir.” şeklinde konuştu.
Yalçın, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Yaşanan tüm zorluklara rağmen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki ekonomi yönetimimizin attıkları olumlu adımları sanayicilerimiz adına şükranla karşılıyoruz. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından ihracat bedellerinin bozdurulmasına yönelik verilen döviz dönüşüm desteğinin 3 ay daha uzatılması olumlu bir adım olmuştur. Bu desteğin oranının en az yüzde 5 seviyesine yükseltilmesi ve yıllık dönemlerde süre uzatımlarına gidilmesi beklentimizdir. Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminde olan kurumlar vergisi düzenlemesi, sanayicimizin üzerindeki baskıyı bir nebze olsun azaltacak ve yeni yatırımların oluşmasında etkili olacaktır. Özellikle acil likidite sorunun çözümü noktasında daha hızlı adımlar atılması gerekliliğini de bir kez daha vurguluyoruz.”
Başkan Yalçın değerlendirmesini, tüm ihracatçılara ve sanayicilere ülke ekonomisine sağladıkları katkılardan dolayı teşekkür ederek noktaladı.
Doğum İstatistikleri, 2025 Canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 oldu
Kayseri’de canlı doğan bebek sayısı 14 bin 495 oldu.
Canlı doğan bebek sayısı 2025 yılında 895 bin 374 oldu. Canlı doğan bebeklerin %51,4’ü erkek, %48,6’sı kız oldu.
Toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk oldu
Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade etmektedir. Toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2014 yılından itibaren aralıksız düşüş eğilimine girerek 2025 yılında 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. Toplam doğurganlık hızı son dokuz yıldır nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10’un altında kalmaya devam etti.
Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu
Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2025 yılında 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 2,53 çocuk ile Şırnak, 2,23 çocuk ile Mardin izledi.
Toplam doğurganlık hızının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025
Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. Bu ili 1,10 çocuk ile İzmir, 1,11 çocuk ile Eskişehir, Ankara ve Zonguldak izledi.
Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 76 ilde 2,10’un altında kaldı
Toplam doğurganlık hızının nüfusun yenilenme seviyesinin altına düştüğü 2017 yılında 57 ilin toplam doğurganlık hızı 2,10’un altında iken 2025 yılında 76 ilin toplam doğurganlık hızı bu seviyenin altında kaldı.
Toplam doğurganlık hızının 1,50’nin altında kaldığı il sayısı 2017 yılında 4 iken 2025 yılında 59 oldu. Toplam doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısı 2017 yılında 10 iken 2025 yılında sadece Şanlıurfa ili oldu.
Toplam doğurganlık hızının Avrupa Birliği üye ülkeleri ortalaması 1,34 çocuk oldu
Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2024 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin 1,72 çocuk ile Bulgaristan olduğu, en düşük toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin ise 1,01 çocuk ile Malta olduğu görüldü. Toplam doğurganlık hızı 2025 yılında binde 1,42 çocuk olan Türkiye, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında 11. sırada yer aldı.
Yüksek öğretim mezunu annelerin toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,24 çocuk oldu
Annenin eğitim durumuna göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızı ilkokul mezunu anneler için 2,51 çocuk iken en düşük toplam doğurganlık hızı yüksek öğretim mezunu anneler için 1,24 çocuk oldu.
Yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 2025 yılında 1,33 çocuk oldu
Mekânsal Adres Kayıt Sistemi’nin (MAKS) kullanılmaya başlanması ile birlikte fiili kent-kır yapısını daha doğru yansıtan, “yoğun kent, orta yoğun kent ve kır”(1) ayrımında oluşturulan yeni bir sınıflama yapılmıştır.
Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı incelendiğinde, 2025 yılında kır olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 1,75 çocuk iken orta yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde 1,53 çocuk ve yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ise 1,33 çocuk oldu.
Kent-kır sınıflamasına göre toplam doğurganlık hızı, 2023, 2025 Kaba doğum hızı binde 10,4 oldu
Kaba doğum hızı, bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade etmektedir. Kaba doğum hızı, 2001 yılında binde 20,3 iken 2025 yılında binde 10,4 oldu. Diğer bir ifade ile 2001 yılında bin nüfus başına 20,3 doğum düşerken, 2025 yılında 10,4 doğum düştü.
Yaşa özel doğurganlık hızının en yüksek olduğu yaş grubu 25-29 oldu
Yaşa özel doğurganlık hızı, belli bir yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.
Yaş grubuna göre doğurganlık hızı incelendiğinde, 2001 yılında en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı binde 144 ile 20-24 yaş grubunda iken 2025 yılında binde 96 ile 25-29 yaş grubunda görüldü. Bu durum, doğurganlığın kadının daha ileri yaşlarında gerçekleştiğini gösterdi.
Adölesan doğurganlık hızı düştü
Adölesan doğurganlık hızı, 15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.
Adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2025 yılında binde 9’a düştü. Diğer bir ifadeyle, 2025 yılında 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 9 doğum düştü.
Annenin son iki doğumu arasındaki ortalama süre 2025 yılında 4,8 yıl oldu
Annenin “son iki doğum arasındaki ortalama süre”(2) incelendiğinde, bu süre 2020 yılında 4,6 yıl iken 2025 yılında 4,8 yıl oldu.
Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin ilk doğumu ile arasındaki ortalama süre 4,3 yıl iken 3. doğumunu gerçekleştirenlerin 2. doğumu ile arasındaki ortalama süre ise 5,5 yıl oldu.
Annenin 2. ile 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu
Doğum yapan annelerden 2025 yılında 2. doğumunu gerçekleştirenlerin 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en uzun olduğu il, 5,5 yıl ile Kırklareli oldu. Bu ili 5,2 yıl ile Bartın, 5,1 yıl ile Çanakkale, Eskişehir, Kütahya, Bilecik, Denizli ve Bolu izledi.
Annenin 2. İle 1. doğumu arasındaki ortalama sürenin en kısa olduğu il, 2025 yılında 2,7 yıl ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 3,0 yıl ile Şırnak, 3,1 yıl ile Muş izledi.
İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,5 oldu
Doğumlarını 2001 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı 26,7 iken 2025 yılında 29,4 oldu. İlk doğumunu 2025 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı ise 27,5 oldu.
İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 ile Artvin oldu
İlk doğumdaki ortalama anne yaşı illere göre incelendiğinde, 2025 yılında ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29,0 yaş ile Artvin oldu. Bu ili 28,9 yaş ile İstanbul ve Tunceli, 28,7 yaş ile Rize, Trabzon ve İzmir izledi.
İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek ve en düşük olduğu 10 il, 2025
İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 24,7 yaş ile Ağrı, 24,9 yaş ile Muş izledi.
Doğumların %3,3’ü çoğul doğum olarak gerçekleşti
Çoğul doğum sayısı 2025 yılında 29 bin 60 oldu. Doğumların 2025 yılında %3,3’ü çoğul doğum olarak gerçekleşirken, bu doğumların %96,8’i ikiz, %3,1’i üçüz ve %0,1’i dördüz ve daha fazla bebek olarak gerçekleşti.
Doğumların 2025 yılında %42,8’i annenin ilk doğumu olarak gerçekleşti
Doğum sırasına göre doğumlar incelendiğinde, 2015 yılında doğumların %36,1’i ilk, %31,9’u ikinci, %18,2’si üçüncü, %12,8’i ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleşirken 2025 yılında ise doğumların %42,8’inin ilk, %30,5’inin ikinci, %15,5’inin üçüncü, %10,8’inin ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleştiği görüldü.
Yapı İzin İstatistikleri, I. Çeyrek: Ocak-Mart 2026 Yapı ruhsatı verilen binaların yüzölçümü %26,1 arttı
Kayseri’de 2026 yılı I. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen daire sayısı 2 bin 167, yapı kullanma izin belgesi verilen daire sayısı 2 bin 850 oldu.
Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, 2026 yılı I. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen bina sayısı %19,6, daire sayısı %37,0 ve yüzölçüm %26,1 arttı.
Toplam yüzölçümün %72,8’i belediyeler tarafından verildi
2026 yılı I. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen toplam yüzölçümün, %72,8’i belediyeler, %27,2’si ise diğer yetkili idareler tarafından verildi.
En yüksek yüzölçüm payı %69,6 ile iki ve daha fazla daireli binaların oldu
2026 yılı I. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen binaların kullanma amacına göre en yüksek yüzölçüm payına 30,9 milyon m² ile iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar sahip oldu. Bunu 4,8 milyon m² ile sanayi binaları ve depolar izledi.
Yapı kullanma izin belgesi verilen binaların yüzölçümü %3,5 arttı
Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, 2026 yılı I. çeyreğinde yapı kullanma izin belgesi verilen bina sayısı %4,8, daire sayısı %10,1 ve yüzölçüm %3,5 arttı.
Yapı kullanma izin belgesi verilen binaların daire sayısı ve yüzölçümü, I. Çeyrek 2026
Toplam yüzölçümün %82,6’sı belediyeler tarafından verildi
2026 yılı I. çeyreğinde yapı kullanma izin belgesi verilen toplam yüzölçümün, %82,6’sı belediyeler, %17,4’ü ise diğer yetkili idareler tarafından verildi.
En yüksek yüzölçüm payı %69,8 ile iki ve daha fazla daireli binaların oldu
2026 yılı I. çeyreğinde yapı kullanma izin belgesi verilen binaların kullanma amacına göre en yüksek yüzölçüm payına 22,3 milyon m² ile iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar sahip oldu. Bunu 3,9 milyon m² ile sanayi binaları ve depolar izledi.
Yapı kullanma izin belgesi verilen binaların kullanma amacına göre yüzölçümü payları, I. Çeyrek 2026
Takvim etkilerinden arındırılmış yapı ruhsatı toplam yüzölçümü %26,5 arttı
Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, 2026 yılı I. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen bina sayısı %20,2, daire sayısı %37,1 ve yüzölçüm %26,5 arttı.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise, bir önceki çeyreğe göre, 2026 yılı I. çeyreğinde yapı ruhsatı verilen bina sayısı %0,3 azalırken, daire sayısı %2,3 ve yüzölçüm %2,7 arttı.
Takvim etkilerinden arındırılmış yapı kullanma izin belgesi toplam yüzölçümü %4,5 arttı
Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, 2026 yılı I. çeyreğinde yapı kullanma izin belgesi verilen bina sayısı %6,2, daire sayısı %12,0 ve yüzölçüm %4,5 arttı.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise, bir önceki çeyreğe göre, 2026 yılı I. çeyreğinde yapı kullanma izin belgesi verilen bina sayısı %1,4 ve yüzölçüm %5,6 azalırken daire sayısı aynı kaldı.
Dış Ticaret İstatistikleri, Nisan 2026 Nisan da genel ticaret sistemine göre ihracat %22,3, ithalat %3,1 arttı
Kayseri’de Nisan ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 362 milyon 771 bin dolar, ithalat 187 milyon 684 bin dolar olarak gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2026 yılı Nisan ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %22,3 artarak 25 milyar 408 milyon dolar, ithalat %3,1 artarak 33 milyar 909 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ocak-Nisan döneminde ihracat %3,0, ithalat %4,3 arttı
Genel ticaret sistemine göre ihracat 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %3,0 artarak 88 milyar 665 milyon dolar, ithalat %4,3 artarak 125 milyar 803 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Nisan ayında enerji ürünleri ve altın hariç ihracat %23,6, ithalat %3,3 arttı
Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2026 Nisan ayında %23,6 artarak 19 milyar 228 milyon dolardan, 23 milyar 760 milyon dolara yükseldi.
Nisan ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat %3,3 artarak 25 milyar 418 milyon dolardan, 26 milyar 245 milyon dolara yükseldi.
Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Nisan ayında 2 milyar 486 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi %12,0 artarak 50 milyar 5 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı %90,5 oldu.
Dış ticaret açığı Nisan ayında %29,8 azaldı
Nisan ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre %29,8 azalarak 12 milyar 112 milyon dolardan, 8 milyar 500 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Nisan ayında %63,2 iken, 2026 Nisan ayında %74,9’a yükseldi.
Dış ticaret açığı Ocak-Nisan döneminde %7,3 arttı
Ocak-Nisan döneminde dış ticaret açığı %7,3 artarak 34 milyar 599 milyon dolardan, 37 milyar 137 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Ocak-Nisan döneminde %71,3 iken, 2026 yılının aynı döneminde %70,5’e geriledi.
Nisan ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı %94,2 oldu
Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2026 Nisan ayında imalat sanayinin payı %94,2, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %3,2, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %1,8 oldu.
Ocak-Nisan döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı %93,6, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %3,9, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı %1,7 oldu.
Nisan ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı %71,1 oldu
Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2026 Nisan ayında ara mallarının payı %71,1, sermaye mallarının payı %13,8 ve tüketim mallarının payı %14,7 oldu.
İthalatta, 2026 Ocak-Nisan döneminde ara mallarının payı %71,3, sermaye mallarının payı %14,0 ve tüketim mallarının payı %14,2 oldu.
Nisan ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu
Nisan ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 2 milyar 113 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 591 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 453 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 357 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 39 milyon dolar ile İspanya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %29,7’sini oluşturdu.
Ocak-Nisan döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 7 milyar 564 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 5 milyar 427 milyon dolar ile ABD, 5 milyar 397 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 4 milyar 745 milyon dolar ile İtalya ve 3 milyar 720 milyon dolar ile Fransa takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %30,3’ünü oluşturdu.
En fazla ithalat yapılan ülke Çin oldu
İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Nisan ayında Çin’den yapılan ithalat 4 milyar 476 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 4 milyar 425 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 2 milyar 361 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 850 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 342 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %42,6’sını oluşturdu.
Ocak-Nisan döneminde ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 17 milyar 643 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 13 milyar 512 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 8 milyar 980 milyon dolar ile Almanya, 6 milyar 531 milyon dolar ile ABD, 5 milyar 541 milyon dolar ile İsviçre izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %41,5’ini oluşturdu.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat %11,6 arttı
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2026 Nisan ayında bir önceki aya göre ihracat %11,6 arttı, ithalat %3,5 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2026 yılı Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat %18,5 arttı, ithalat %0,4 azaldı.
Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı %3,6 oldu
Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Nisan ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %94,2’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,6’dır. Ocak-Nisan döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %93,6’dır. Ocak-Nisan döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,4’tür.
Nisan ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %78,5’tir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %11,7’dir. Ocak-Nisan döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %79,5’tir. Ocak-Nisan döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %12,0’dır.
Özel ticaret sistemine göre ihracat 2026 yılı Nisan ayında 23 milyar 287 milyon dolar oldu
Özel ticaret sistemine göre, 2026 yılı Nisan ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre %23,5 artarak 23 milyar 287 milyon dolar, ithalat %5,8 artarak 32 milyar 239 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Nisan ayında dış ticaret açığı %22,9 azalarak 11 milyar 614 milyon dolardan, 8 milyar 952 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Nisan ayında %61,9 iken, 2026 Nisan ayında %72,2’ye yükseldi.
İhracat 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde 81 milyar 309 milyon dolar oldu
Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2026 yılı Ocak-Nisan döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %3,9 artarak 81 milyar 309 milyon dolar, ithalat %5,2 artarak 119 milyar 194 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ocak-Nisan döneminde dış ticaret açığı %8,2 artarak 35 milyar 27 milyon dolardan, 37 milyar 886 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 Ocak-Nisan döneminde %69,1 iken, 2026 yılının aynı döneminde %68,2’ye geriledi.
Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması, 2025 Araştırma kapsamında 15 ve üzeri yaştaki 18 bin 378 kişi ile görüşüldü
Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması (TSMA), 2025, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından ilk defa gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacı, bireyin ve hanehalkının suç mağduriyetini, mağduriyet sonrası davranışlarını ve güvenlik algılarını ölçmektir. Araştırma; seçilmiş suç türlerinde mağduriyetin yaygınlık hızına ilişkin göstergelerin üretilmesine, mağdurların adli mercilere başvuru durumlarının incelenmesine ve güvenlik algısının değerlendirilmesine imkân sağlamaktadır.
TSMA alan uygulaması, 6 Ekim 2025 – 19 Aralık 2025 tarihleri arasında Türkiye genelinde yürütülmüştür. Araştırma kapsamında, içinde 15 ve üzeri yaşta fert bulunan 21 bin 500 örnek hane belirlenmiştir. Örneklem tasarımı, Türkiye toplamı ve TÜİK tarafından güncel ihtiyaçlar doğrultusunda revize edilen kent-kır sınıflaması bazında tahmin üretecek şekilde yapılmıştır. Veriler, örnek hanelerde yaşayan 15 ve üzeri yaşta 18 bin 378 kişi ile yapılan bilgisayar destekli yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. TSMA’da her haneden tesadüfi olarak seçilen bir kişi ile görüşülmüştür.
Fertlere; güvenlik algıları, seçilmiş suç türlerinden son üç yıl ve son bir yıl içinde mağduriyet yaşayıp yaşamadıkları ve mağduriyet yaşamışsa son mağduriyetin ayrıntılarına ilişkin sorular sorulmuştur. Araştırmada hanehalkını etkileyen suç mağduriyetleri kapsamında araç hırsızlığı, araç parçalarının hırsızlığı, araçtan kişisel eşyanın çalınması, motosiklet/moped hırsızlığı ve evden hırsızlık ele alınmıştır. Kişisel suç mağduriyetleri kapsamında ise yağma, hırsızlık, banka dolandırıcılığı, tüketici dolandırıcılığı, bilişim suçları, saldırı/yaralanma, tehdit, rüşvet, cinsel olmayan taciz ve cinsel taciz yer almıştır.
Suçtan korunmak amacıyla evde alınan güvenlik önlemleri arasında %70,7 ile ilk sırayı zırhlı/çelik kapı aldı
Suçtan korunmak amacıyla hanehalkının evde aldığı güvenlik önlemleri incelendiğinde; en yüksek %70,7 ile zırhlı/çelik kapı, %35,5 güvenlik kamerası ve %28,0 pencerelere panjur veya korkuluk oldu. En düşük %4,7 hırsız alarmı, %4,8 bekçi köpeği ve %5,5 ile biber gazı/elektro şok oldu.
Alınan güvenlik önlemleri kent-kır sınıflamasına göre incelendiğinde; ateşli silah ve bekçi köpeği önlemlerinin kırda, pencerelere panjur veya korkuluk önleminin ise orta yoğun kentte diğer yerleşim yerlerine göre daha yüksek oranda olduğu görüldü. Zırhlı/çelik kapı, güvenlik kamerası, daha yüksek çit veya duvar, özel kapı kilitleri, güvenlik görevlisi, biber gazı/elektro şok ve hırsız alarmı önlemlerinin ise yoğun kentte diğer yerleşim yerlerine göre daha yüksek oranda olduğu görüldü.
Son bir yıl içinde bireylerin %3,5’i bilişim suçlarına, %2,8’i tüketici dolandırıcılığına maruz kaldı
Araştırmada yer alan suç türleri için 15 ve üzeri yaştaki nüfusun son bir yıl içinde en az bir kez mağdur olma oranı, bir başka ifade ile yaygınlık hızı, değerlendirildiğinde; cinsel olmayan taciz %4,6, bilişim suçları %3,5, tüketici dolandırıcılığı %2,8 ile ilk sıralarda yer aldı. Yağma %0,1; araç hırsızlığı %0,2 ve araçtan kişisel eşyanın çalınması %0,6 ile en düşük yaygınlık hızına sahip suç türleri oldu.
Yaşadığı suç mağduriyetini resmi bir merciye bildirme oranının en yüksek olduğu suç türü %81,3 ile araç hırsızlığı oldu
Araştırmada yer alan suç türleri için, yaşanan son suç mağduriyeti olayını resmi bir merciye bildirme oranı incelendiğinde; en yüksek bildirme oranına sahip suç %81,3 ile araç hırsızlığı oldu. Bunu %68,4 ile motosiklet/moped hırsızlığı ve %53,3 ile saldırı ve yaralanma izledi. En düşük bildirme oranına sahip suç türleri ise sırasıyla %5,1 rüşvet, %11,0 cinsel taciz ve %14,7 cinsel olmayan taciz oldu.
Çalınan eşya veya oluşan maddi kaybın toplam değeri çoğunlukla “24 999 TL ve altında” oldu
Son yaşanan suç mağduriyeti olayında çalınan eşya veya oluşan maddi kaybın 2025 yılı toplam değeri incelendiğinde, tüm suçlar için en yüksek oranın “24 999 TL ve altında” gerçekleştiği görüldü. Evden hırsızlık ve tüketici dolandırıcılığında “100 000 TL ve üzeri” ikinci sırada yer alırken, diğer suç türlerinde “25 000-99 999 TL” arası ikinci sırada yer aldı.
Evden hırsızlık olaylarının %15,5’inde elektronik/elektrikli eşya çalındı
Son yaşanan suç mağduriyeti olayında çalınan eşyanın türü incelendiğinde, evden hırsızlık olaylarının %16,6’sında evden bir şey çalınmazken; %15,5’inde elektronik/elektrikli eşya ve %14,9’unda mücevher, saat, altın çalındı. Diğer hırsızlık olaylarında ise çalınan eşya %19,4’ünde cüzdan/çanta/bavul ve evrak çantası, %15,2’sinde cep telefonu oldu.
Kurbanlık fiyatları“Kurban Bayramı’nda 3,3 milyon hayvanın kesilmesi bekleniyor”
-“Kurbanlık harcamalarının 192 milyar lirayı bulacağı tahmin ediliyor”
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi kurbanlık fiyatları hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Kurban Bayramı’nın, dini ve kültürel boyutunun yanı sıra ülkemiz ekonomisi ve özellikle hayvancılık sektörü açısından büyük önem taşıdığını belirten Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü;
“Üreticilerimiz açısından bu dönem, yıl boyunca verilen emeğin karşılığının alındığı, işletme borçlarının kapatıldığı ve yeni üretim dönemine ilişkin planlamaların yapıldığı kritik bir süreçtir.
Kurban Bayramı için milyonlarca hayvan aylar öncesinden besiye alınıyor ve bayram süresince kısa bir zaman diliminde kesiliyor.
Kurbanlık hayvan alım-satımları; yem sanayinden veterinerlik hizmetlerine, nakliyeden pazar alanı kiralarına, kesim hizmetlerinden deri ve sakatat ekonomisine kadar çok geniş bir ticari hareketliliği beraberinde getiriyor. Bu süreç, ülke ekonomisinde önemli bir ekonomik hacim oluşturuyor.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, Ziraat Odalarımız aracılığıyla sahadan derlediğimiz veriler doğrultusunda kurbanlık fiyatlarını ve sektöre ilişkin değerlendirmelerimizi kamuoyuyla paylaşmaya devam ediyoruz.”
Kurbanlık hayvan sayısı
“Son yıllardaki kurban satış verileri dikkate alındığında, 2026 yılında yaklaşık 750 bin büyükbaş ve 2 milyon 550 bin küçükbaş olmak üzere toplam 3 milyon 300 bin kurbanlık hayvanın kesileceği tahmin ediliyor.
Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak temennimiz; hem üreticilerimizin emeğinin karşılığını aldığı hem de vatandaşlarımızın dini vecibelerini huzur içinde yerine getirebildiği bir Kurban Bayramı yaşanmasıdır.”
Ülke genelinde kurbanlık hayvan fiyatları
“Kurbanlık hayvan fiyatları ve satış yöntemleri illere göre farklılık gösteriyor. Bazı bölgelerde satışlar canlı kilogram veya karkas et fiyatı üzerinden yapılırken, bazı bölgelerde pazarlık usulüyle canlı hayvan satışı ya da hisseli satış yöntemi uygulanıyor. Özellikle büyükşehirlerde kesim ücretlerinin de satış fiyatına dahil edildiği görülüyor.
Kurbanlık fiyatları; hayvanın canlı ağırlığına, ırkına, büyükbaşta inek, düve veya tosun; küçükbaşta koyun, koç veya keçi olmasına göre değişiklik gösteriyor.
Ziraat Odalarımızdan alınan verilere göre 2026 yılında büyükbaş kurbanlıkların fiyatlarının hayvan başına 120 bin lira ile 450 bin lira, küçükbaş hayvanların ise 15 bin lira ile 45 bin lira arasında değişmesi bekleniyor.
Canlı kilogram fiyatlarının büyükbaş hayvanlarda 340 lira ile 520 lira, küçükbaş hayvanlarda ise 300 lira ile 520 lira arasında olacağı tahmin ediliyor.
Ülke ortalamasına bakıldığında, büyükbaş hayvanlarda canlı kilogram fiyatının 411 lira 19 kuruş, küçükbaş hayvanlarda ise 397 lira 61 kuruş seviyesinde olduğu görülüyor.
Geçen yıla göre fiyat artışı büyükbaş hayvanlarda yüzde 36,9, küçükbaş hayvanlarda ise yüzde 29,3 olarak gerçekleşti.
Ortalama canlı kilogram fiyatı büyükbaşta 300 lira 38 kuruştan 411 lira 19 kuruşa, küçükbaşta ise 307 lira 52 kuruştan 397 lira 61 kuruşa yükseldi.
Satışların yoğun olduğu büyükşehirlerde canlı kilogram fiyatları büyükbaş hayvanlarda İstanbul Avrupa Yakası’nda 480-520 lira, Anadolu Yakası’nda 480-500 lira, Ankara ve İzmir’de ise 380-450 lira aralığında değişiyor.
Küçükbaş hayvanlarda ise İstanbul Avrupa Yakası’nda 480-520 lira, Anadolu Yakası’nda 450-470 lira, Ankara ve İzmir’de ise 400-450 lira aralığında fiyat oluşuyor.”
Hisse bedelleri
“2026 yılında büyükbaş hayvanlarda hisseli satışlar yaygın şekilde devam ediyor. İllere göre farklılık göstermekle birlikte hisse bedellerinin ortalama 25 bin lira ile 60 bin lira arasında değiştiği görülüyor. Bayramın yaklaşmasıyla birlikte talep durumuna göre bu fiyatlarda değişiklik yaşanabilecektir.”
Fiyat artışlarının temel nedenleri
“Kurbanlık fiyatlarında yaşanan yükselişte başta yem olmak üzere işçilik, veterinerlik hizmetleri, ilaç, elektrik, mazot ve nakliye giderlerinde meydana gelen maliyet artışları etkili oldu.
Üreticilerimizin işletmelerinde çalıştırdığı işçilere ödedikleri brüt asgari ücret geçen yıl 26 bin 5 lira iken, bu yıl yaklaşık yüzde 27 artışla 33 bin 30 liraya yükseldi.
Geçen yıl tonu 3 bin 733 lira olan samanın fiyatı yüzde 106,3 artışla 7 bin 768 liraya, 12 bin 835 lira olan besi yeminin fiyatı yüzde 37,7 artışla 17 bin 673 liraya, 10 bin 958 lira olan kuru yonca otunun fiyatı ise yüzde 36,1 artışla 14 bin 910 liraya çıktı.
İşletmelerde kullanılan elektriğin kilovat fiyatı geçen yıla göre yüzde 25,1 artışla 377,2 kuruştan 472,8 kuruşa yükselirken, mazot fiyatları da yüzde 46 artarak 46 lira 94 kuruştan 68 lira 51 kuruşa çıktı.
Nakliye maliyetlerinde de ciddi artış yaşandı. Geçen yıl Kars’tan Ankara’ya 55 bin liraya taşınan kurbanlık hayvanlar bu yıl 80 bin liraya, İstanbul’a 70 bin liraya taşınan sevkiyatlar 95 bin liraya, Bursa ve İzmir’e 75 bin liraya yapılan taşımalar ise 100 bin liraya ulaştı.”
Vekâletle kesim uygulamaları
“Kurban Bayramı döneminde çok sayıda dernek ve vakıf, vatandaşlarımızdan aldıkları vekâlet doğrultusunda yurt içinde ve yurt dışında kurban kesim organizasyonları gerçekleştiriyor. Özellikle yurt dışında vekâletle kurban kesimi uygulamalarının son yıllarda giderek arttığı görülüyor.
Vakıf ve derneklerin yurt dışı organizasyonlarında uyguladığı düşük fiyat politikası, birçok vatandaşın daha ekonomik olduğu düşüncesiyle bu organizasyonlara yönelmesine neden oluyor, bu durum ise iç piyasada üreticilerimizin satışlarını olumsuz etkiliyor.
Yurt içindeki ve yurt dışındaki ihtiyaç sahiplerine yapılacak her türlü yardımın destekçisiyiz. Bununla birlikte, kurban kesimlerinin ülkemizde gerçekleştirilmesi ve elde edilen etlerin soğuk zincirle ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması halinde hem üreticimizin hem de hayvancılık sektörümüzün korunmasına katkı sağlanacaktır.
Ayrıca dernek ve vakıfların toplu alımlarda üreticinin emeğini gözeten adil bir fiyat politikası uygulamaları da büyük önem taşıyor.”
Kurban pazarlarında üreticilerin yaşadığı sorunlar
“Diğer taraftan üreticilerimiz, kurban pazarlarında sunulan hizmetlerin yetersiz olduğunu belirtiyor. Üreticilerimizin temel ihtiyaçlarının eksiksiz karşılanması büyük önem taşıyor. Belediyelerimizin bu alanları gelir kapısı olarak değil, kamu hizmeti anlayışıyla değerlendirmesi gerekiyor.
Üreticilerimizin maliyetinin düşmesi vatandaşlarımızın alım gücüne de olumlu yansıyacaktır.
Bayram sonrasında kesim alanlarında oluşan yoğunluk da vatandaşlarımız açısından önemli bir sorun oluşturuyor. Belediyelerin kesim alanı kapasitesini artırması ve hijyen koşullarına ilişkin gerekli tedbirleri alması son derece önemlidir.”
Kurbanlık hayvanların ekonomik değeri
“Ortalama 400 kilogram canlı ağırlığa sahip bir büyükbaş hayvanın canlı kilogram fiyatının 411 lira 19 kuruş olacağı dikkate alındığında, bayram süresince kesilecek yaklaşık 750 bin büyükbaş hayvan için ödenecek tutarın 123 milyar 357 milyon liraya ulaşacağı tahmin ediliyor.
Küçükbaş hayvanlarda ise ortalama satış fiyatının 26 bin 900 lira olacağı varsayımıyla, yaklaşık 2 milyon 550 bin küçükbaş hayvan için ödenecek tutarın 68 milyar 595 milyon lirayı bulacağı öngörülüyor. Buna göre halkımızın yaklaşık 3 milyon 300 bin kurbanlık hayvan için toplamda 192 milyar liraya yakın harcama yapacağı tahmin ediliyor.”
Deri ekonomisinde yaşanan kayıplar
“Kurban Bayramı süresince kesilen milyonlarca büyükbaş ve küçükbaş hayvandan elde edilen deriler, deri ve tekstil sanayimiz açısından önemli bir hammadde niteliği taşıyor. Ancak son yıllarda deri toplama ve işleme süreçlerinde yaşanan sorunlar nedeniyle bu ekonomik değer yeterince değerlendirilemiyor.
Toplama maliyetlerinin yükselmesi, piyasadaki durgunluk ve deri toplayıcı sayısının azalması nedeniyle birçok bölgede deriler ya çok düşük bedellerle el değiştirmekte ya da hiç toplanmadan zayi oluyor. Özellikle küçükbaş hayvan derilerinde yaşanan kayıplar dikkat çekici boyutlara ulaştı.
Ziraat Odalarımızdan gelen bilgilere göre, birçok bölgede deri toplayıcılarının bulunmaması nedeniyle kurban derileri ekonomiye kazandırılamıyor ve vatandaşlarımız tarafından çöpe atılıyor. Bu durum, ayakkabıdan tekstile kadar pek çok sektör için önemli bir yerli hammadde kaybı anlamına geliyor.
Yaklaşık 750 bin büyükbaş ve 2 milyon 550 bin küçükbaş hayvandan elde edilecek derilerin yanlış kesim uygulamaları veya toplama zincirindeki aksaklıklar nedeniyle zayi olması, ciddi bir ekonomik kayıp oluşturuyor. Bu nedenle toplama merkezlerinin etkinleştirilmesi ve derinin stratejik bir sanayi hammaddesi olarak değerlendirilmesi büyük önem taşıyor.”
Kasaplık hizmetler ve oluşan ekonomik hacim
“Kurban Bayramı döneminde kasaplık hizmetleri de önemli bir ekonomik faaliyet alanı oluşturuyor. Kasaplar; kesim, yüzme ve parçalama işlemlerine göre farklı ücretler talep ediyor.
Büyükbaş hayvanlarda yalnızca kesim, yüzme ve dörde bölme işlemleri için 10 bin lira ile 15 bin lira arasında, detaylı parçalama işlemleri için ise 15 bin lira ile 20 bin lira arasında ücret alınıyor. Küçükbaş hayvanlarda ise kesim ücretleri bin 500 lira ile 2 bin 500 lira arasında değişiyor.
Büyükbaş hayvanların yaklaşık yarısının kasaplar tarafından ortalama 15 bin lira ücret karşılığında kesileceği varsayımıyla kasaplara ödenecek tutarın 5,6 milyar lirayı aşacağı tahmin ediliyor. Küçükbaş hayvanlarda ise yaklaşık 1 milyon 275 bin hayvanın ortalama 2 bin lira ücretle kesileceği dikkate alındığında kasaplara ödenecek toplam bedelin 2,5 milyar lirayı aşacağı öngörülüyor. Böylece kasaplık hizmetleri için ödenecek toplam tutarın yaklaşık 8,2 milyar liraya ulaşacağı tahmin ediliyor. Bunların yanı sıra kelle, işkembe, bağırsak gibi sakatat ürünleri de önemli bir ekonomik değer oluşturuyor.”
Et ve Süt Kurumu’nun rolü
“Bayram döneminde satışların beklendiği düzeyde gerçekleşmemesi halinde elde kalan hayvanların, Et ve Süt Kurumu tarafından üreticinin yaptığı ek masraflar da dikkate alınarak mağduriyet oluşturmayacak fiyatlarla satın alınması büyük önem taşıyor. Bu yaklaşım, kurbanlık yetiştiriciliğinde sürdürülebilirliğin sağlanması açısından kritik görülüyor.
Son olarak, aylar boyunca büyük emek ve fedakârlıkla yetiştirdiği hayvanlarını kurban pazarlarına getiren tüm üreticilerimize bol ve bereketli kazançlar diliyor, milletimizin Kurban Bayramı’nı şimdiden tebrik ediyorum.”
İşgücü Girdi Endeksleri, I. Çeyrek: Ocak-Mart 2026 İstihdam endeksi yıllık %1,2 arttı
Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında istihdam endeksi, 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,2 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %3,2 azaldı, inşaat sektöründe %3,8 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %3,1 arttı.
Çalışılan saat endeksi yıllık %1,7 azaldı
Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında çalışılan saat endeksi, 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,7 azaldı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %5,1, inşaat sektöründe %4,8 azaldı ve ticaret-hizmet sektörlerinde %0,8 arttı.
Brüt ücret-maaş endeksi yıllık %37,0 arttı
Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında brüt ücret-maaş endeksi, 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %37,0 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %34,7, inşaat sektöründe %33,5 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %39,0 arttı.
İstihdam endeksi çeyreklik %0,2 arttı
Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında istihdam endeksi, 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %0,2 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %0,6, inşaat sektöründe %0,3 azaldı ve ticaret-hizmet sektörlerinde %0,8 arttı.
Çalışılan saat endeksi çeyreklik %0,7 azaldı
Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında çalışılan saat endeksi, 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %0,7 azaldı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %2,0, inşaat sektöründe %4,8 azaldı ve ticaret-hizmet sektörlerinde %0,8 arttı.
Brüt ücret-maaş endeksi çeyreklik %10,3 arttı
Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında brüt ücret-maaş endeksi, 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %10,3 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %11,1, inşaat sektöründe %6,8 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %10,4 arttı.
Saatlik işgücü maliyeti endeksi yıllık %41,4 arttı
Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik işgücü maliyeti endeksi, 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %41,4 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %43,0, inşaat sektöründe %42,3 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %40,3 arttı.
Saatlik kazanç endeksi yıllık %39,4 arttı
Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç endeksi, 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %39,4 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %42,0, inşaat sektöründe %40,3 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %37,8 arttı.
Saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi yıllık %51,4 arttı
Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi, 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %51,4 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %48,2, inşaat sektöründe %51,4 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %53,6 arttı.
Saatlik işgücü maliyeti endeksi çeyreklik %12,5 arttı
Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik işgücü maliyeti endeksi, 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %12,5 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %13,9, inşaat sektöründe %13,7 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %11,3 arttı.
Saatlik kazanç endeksi çeyreklik %11,1 arttı
Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç endeksi, 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %11,1 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %13,3, inşaat sektöründe %12,2 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %9,5 arttı.
Saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi çeyreklik %19,5 arttı
Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi, 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %19,5 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe %16,8, inşaat sektöründe %20,5 ve ticaret-hizmet sektörlerinde %20,9 arttı.
TÜSİAD heyeti Paris’te temaslarda bulundu
Temaslar kapsamında TÜSİAD heyeti, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımıyla Fransız iş dünyasının temsilcileriyle üst düzey bir yuvarlak masa toplantısı düzenledi.
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren başkanlığındaki TÜSİAD heyeti, 19-20 Mayıs tarihlerinde Fransa’nın başkenti Paris’te temaslarda bulundu. Ziyaret kapsamında TÜSİAD tarafından, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımıyla düzenlenen yuvarlak masa toplantısında, Fransız iş dünyasının önde gelen temsilcileriyle Türkiye ekonomisi, yatırım ortamı, Türkiye–Fransa ekonomik ilişkilerinin geleceği, Avrupa’nın rekabetçilik gündemi, Sanayi Hızlandırıcı Yasası (IAA) çerçevesinde şekillenen yeni sanayi yaklaşımı ve Gümrük Birliği’nin modernizasyonu başlıkları ele alındı.
Paris temasları kapsamında TÜSİAD heyeti ayrıca; Türkiye’nin Paris Büyükelçisi Yunus Demirer, Fransa Cumhurbaşkanlığı Kıta Avrupası ve Türkiye Özel Danışmanı Bertrand Buchwalter, Fransa Senatosu Fransa-Türkiye Grubu Başkanı Bernard Fialaire ve Dostluk Grubu Üyesi Senatör Catherine Belrhiti, AB Dış Eylemler Servisi eski Genel Sekreteri Büyükelçi Pierre Vimont, Institut Montaigne Kıdemli Danışmanı Eric Chaney, Europanova Başkanı Guillaume Klossa ve Avrupa Uzay Ajansı Kurumsal İletişim Bölümü Başkanı Anne Sophie Bradelle, MEDEF International Fransa-Türkiye İş Konseyi Başkanı ve BNP Paribas Yönetim Kurulu Başkanı Jean Lemierre ve Fransa Ulusal Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Bruno Fuchs ile görüşmeler gerçekleştirdi.
Temaslarda, Türkiye–Fransa ekonomik ilişkileri, karşılıklı yatırım ve ticaret olanakları, iki ülke iş dünyaları arasındaki iş birliği alanları ve Türkiye–AB ilişkilerinin güncel durumu ele alındı. Ayrıca, küresel jeopolitik ve jeoekonomik gelişmeler ışığında Türkiye’nin Avrupa değer zincirleri içindeki rolü, AB’nin rekabetçilik ve ekonomik güvenlik gündemi ile Gümrük Birliği’nin modernizasyonuna ilişkin başlıklar değerlendirildi.
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, temaslara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkiler yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir nitelik taşıyor. Son yıllarda istikrarlı şekilde derinleşen ekonomik ilişkilerimiz ticaret, yatırım, sanayi ve teknoloji alanlarında iki ülke arasında güçlü ve karşılıklı fayda üreten bir iş birliği zemini oluşturmuş durumda.
Paris temaslarımız kapsamında gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, Türkiye–Fransa ekonomik ilişkilerinin geleceğini, Avrupa’nın rekabetçilik gündemini, Sanayi Hızlandırıcı Yasası (IAA) çerçevesinde şekillenen yeni sanayi ve ekonomik güvenlik yaklaşımını değerlendirdik. Gümrük Birliği’nin modernizasyonunu ve Türkiye’nin Avrupa sanayi ekosistemi içindeki rolünü kapsamlı şekilde ele aldık. Avrupa’nın yeni sanayi ve güvenlik yaklaşımının, Türkiye ile mevcut entegrasyonu güçlendiren kapsayıcı ve uzun vadeli bir perspektifle ilerlemesi; bu çerçevede AB–Türkiye Gümrük Birliği’nin güncellenmesi sürecinin canlandırılması büyük önem taşıyor. TÜSİAD olarak, Fransa’daki muhataplarımız ve Avrupa iş dünyasıyla bu konulardaki yapıcı diyaloğu ve ortak çalışma alanlarını önümüzdeki dönemde de güçlendirerek sürdürmeyi hedefliyoruz.”
TÜSİAD heyetinde, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Perihan İnci, TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Küresel İlişkiler ve AB Yuvarlak Masası Eş Başkanı Meltem Uslu Akol, TÜSİAD Genel Sekreter Yardımcısı Nur Beler Levi ve TÜSİAD Paris Temsilcisi Didem Bora Özler yer aldı.
DIŞYÖNDER BAŞKANI DR.HAKAN ÇINAR: İhracatçılara Kurumlar Vergisi’nden fazlası lazım
5 Mayıs 2026 tarihinde TBMM’ye sunulan Kanun teklifinde, imal ettikleri malları doğrudan ihraç eden imalatçı kurumların, ihracatından elde ettikleri kazançları için kurumlar vergisi oranının %9’a indirilmesi, maliyet rekabeti açısından ihracatçılara katkı sağlayacak olsa dahi bunun yeterli olmayacağını ve çok daha fazla iyileştirmeye ihtiyaç olduğunu dile getiren DIŞYÖNDER Başkanı Dr. Hakan Çınar sözlerini şöyle sürdürdü;
Kur etkisini ortadan kaldırmaya yetmez
“Küresel rekabette bu düzenleme elbette ihracatçılara fayda sağlayacaktır. Ancak yalnızca Kurumlar Vergisi ile sağlanan bu iyileşme, bugün ihracatçılarımızın içinde olduğu sıkıntıdan kurtulmaları için yeterli değil. Doğrudan maliyet unsuru olan ücretlerden alınan gelir vergisi ve SGK gibi kalemlerde de çok ciddi iyileşmeler sağlanması zaruri. Kurumlar vergisi firmalar kâr elde edebildikleri sürece önemli ama unutmamak gerekir ki, işletmlerin evvela kâr elde edebilir hale gelmesini sağlamak gerekiyor. Kur etkisi ihracatçılar için halen önemli bir unsur oluşturmaya devam ediyor. Yüksek işçilik giderleri ile bilhassa emek yoğun sektörlerde rekabet, halen kurun etkisi alında ve gün geçtikçe de etkisi yükseliyor. Türk şirketlerinin üretimi farklı ülkelere taşımasına yönelik konuları tartışırken, Autoliv gibi ülkemizde yüksek istihdam sağlayan bazı yabancı sermayeli firmaların da çıkma kararı daha fazla endişe uyandırıyor. Otomotiv sektörü gibi yüksek katma değerli sektörlerde dahi bunun oluyor olması, ihracatçıların yaşadıkları rekabet sıkıntısını ortaya koymak için yeterli olsa gerek. Dolayısı ile maliyetlerin düşürülmesi yönünde kurumlar vergisi iyileştirmelerinden çok daha fazlasının olması gerektiğinin artık farkına varılması gerek.”
Transit ticarette sağlanan sıfır vergi imkânının önemli bir gelişme olduğunu ancak sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Çınar, sözlerine şöyle devam etti:
Transit ticarette sağlanan avantaj da yeterli değil
“ Transit ticarete yönelik getirilecek olan %95’lik, İstanbul Finans Merkezi’ne yönelik uygulanacak olan %100’lük kurumlar vergisi istisna oranları elbette gayet pozitif bir gelişme ve bilhassa yabancı yatırımcıların ilgisini arttıracaktır. Ancak bu kararın yalnızca transit ticaret kapsamında yurt dışından satın alınan malların yurt içine sokulmadan bir başka ülkeye satışları ile sınırlı tutulmaması daha doğru olurdu. Türkiye üzerinden geçirilecek olan transit ticaret işlemlerini de bu kapsama almak ve Türkiye üzerinden işlemlerin yürütülmesi, lojistik sektörüne ve ülke ekonomisine katkı sağlayacaktır.
Üretici olmayan ihracatçılar ile ihracata hizmet veren tüm işletmeler bu kapsamda yer almalı
Konuya ilişkin olarak açıklamalarını sürdüren Dr.Hakan Çınar son olarak: “Kurumlar vergirisi avantajını yalnızca üretim yapan firmalarla sınırlı tutmamak gerekiyor. Aracı ihracatçılar ile hizmet sektöründe yer alan lojistik ve gümrük müşavirliği hizmeti veren firmaların da bu kapsama alınması, topyekün bir ihracat hamlesine dönüşür ve maliyet avantajları sağlar. Örneğin ben de gümrük müşaviriyim ve sadece dış ticaretçilere hizmet veriyorum, ihracatçıdan farklı değerlendirilmemem gerekiyor. Umuyorum Kanun yapıcılar bu hususları da göz önünde bulundururlar.” diyerek sözlerini noktaladı.
30 Milyon Dolarlık Tier-2 Sukuk İhracı
Golden Global Yatırım Bankası, 30 milyon dolarlık Tier-2 Sukuk ihracıyla sermaye yapısını güçlendirerek sermaye yeterlilik oranını yüzde 17,5’e yükseltti.
Faizsiz finans prensipleri doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren Golden Global Yatırım Bankası, etkin bilanço yönetimi, güçlü iş modeli ve disiplinli büyüme stratejisiyle yerel ve uluslararası piyasalardaki etkinliğini artırmaya devam ediyor.
10 yıl vadeli ve 5’inci yılda erken itfa opsiyonuna sahip olarak yapılandırılan Tier-2 Sukuk ihracı, yatırımcılardan güçlü ilgi gördü. İşlem sonucunda bankanın sermaye yeterlilik oranı yüzde 17,5 seviyesine yükseldi.
Güçlü sermaye yapısıyla sürdürülebilir büyümeye katkı
Golden Global Yatırım Bankası Genel Müdürü Yavuz Yeter, gerçekleştirilen ihraca ilişkin yaptığı değerlendirmede, Basel III uyumlu ilk katkı sermayesi borçlanmasını başarıyla tamamlamaktan memnuniyet duyduklarını belirtti.
Yeter, “2020 yılında faaliyetlerine başlayan genç ve dinamik bir yatırım bankası olarak kısa sürede ulaştığımız bu önemli kilometre taşı, güçlü iş modelimizin ve disiplinli büyüme stratejimizin somut bir göstergesidir. Gerçekleştirdiğimiz 30 milyon ABD doları tutarındaki Tier-2 Sukuk ihracı ile sermaye yapımızı daha da güçlendirdik” dedi.
Golden Global Yatırım Bankası’nın güçlü sermaye yapısıyla müşterilerine daha etkin, esnek ve kapsamlı çözümler sunma kapasitesini artırdığını ifade eden Yeter, şu açıklamalarda bulundu:
“Güçlenen sermaye yapımız sayesinde yatırım bankacılığı faaliyetlerimizde daha yüksek işlem hacmi ve ürün çeşitliliğiyle hizmet verme imkânı elde ediyoruz. Bu stratejik işlem, bankamızın özkaynak yapısını kuvvetlendirirken büyümemize çarpan etkisi yaratacak sağlam bir temel oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde de ölçeklenebilir ve sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda müşterilerimize ve ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz.”
Motorlu Kara Taşıtları, Nisan 2026 Nisan ayında 182 bin 34 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı
Kayseri’de trafiğe kayıtlı araç sayısı Nisan ayı sonu itibariyle 528 bin 841 oldu.
Nisan ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %45,0’ını otomobil, %38,5’ini motosiklet, %11,6’sını kamyonet, %1,9’unu traktör, %1,9’unu kamyon, %0,6’sını minibüs, %0,4’ünü otobüs ve %0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %13,8 arttı
Nisan ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre özel amaçlı taşıtta %52,8, traktörde %41,8, kamyonette %30,6, kamyonda %26,7, motosiklette %25,7, otomobilde %1,9 artarken minibüste %26,9 ve otobüste %10,1 azaldı.
Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre %5,2 azaldı
Nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı otobüste %32,8, kamyonette %21,6, özel amaçlı taşıtta %11,0, kamyonda %4,8, otomobilde %1,9 artarken traktörde %33,7, minibüste %25,5 ve motosiklette %16,1 azaldı.
Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Nisan ayı sonu itibarıyla 34 milyon 199 bin 933 oldu
Nisan ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,8’ini otomobil, %21,3’ünü motosiklet, %14,5’ini kamyonet, %6,8’ini traktör, %3,1’ini kamyon, %1,6’sını minibüs, %0,6’sını otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
Nisan ayında 919 bin 896 adet taşıtın devri yapıldı
Nisan ayında devri(1) yapılan taşıtların %65,8’ini otomobil, %15,1’ini kamyonet, %11,4’ünü motosiklet, %3,2’sini traktör, %2,1’ini kamyon, %1,7’sini minibüs, %0,5’ini otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
Nisan ayında 81 bin 907 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı
Nisan ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %14,0’ı Renault, %9,9’u Volkswagen, %7,0’ı Toyota, %6,7’si Hyundai, %6,5’i Peugeot, %5,1’i Citroen, %4,8’i Opel, %4,8’i TOGG, %4,7’si Fiat, %4,5’i Skoda, %3,3’ü Kia, %3,1’i Mercedes-Benz, %2,5’i Chery, %2,4’ü Volvo, %2,4’ü BMW, %2,1’i Audi, %2,0’ı Nissan, %1,8’i Mini, %1,5’i Ford, %1,2’si Dacia ve %9,9’u diğer(2) markalardan oluştu.
Ocak-Nisan döneminde 608 bin 376 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı
Ocak-Nisan döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %11,9 azalarak 608 bin 376 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı %28,7 artarak 18 bin 755 adet oldu. Böylece Ocak-Nisan döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 589 bin 621 adet artış gerçekleşti.
Ocak-Nisan döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %40,0’ı benzin yakıtlıdır
Ocak-Nisan döneminde trafiğe kaydı yapılan 306 bin 534 adet otomobilin %40,0’ı benzin, %32,5’i hibrit, %18,7’si elektrikli, %8,1’i dizel ve %0,7’si LPG yakıtlıdır. Nisan ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 697 bin 89 adet otomobilin ise %32,2’si dizel, %31,0’ı benzin, %29,6’sı LPG, %4,5’i hibrit ve %2,4’ü elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3) otomobillerin oranı ise %0,2’dir.
Ocak-Nisan döneminde en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı
Ocak-Nisan döneminde trafiğe kaydı yapılan 306 bin 534 adet otomobilin %32,5’i 1300 ve altı, %16,1’i 1401-1500, %13,2’si 1501-1600, %9,7’si 1301-1400, %8,9’u 1601-2000, %0,9’u 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir.
Ocak-Nisan döneminde kaydı yapılan otomobillerin 129 bin 484’ü gri renklidir
Ocak-Nisan döneminde trafiğe kaydı yapılan 306 bin 534 adet otomobilin %42,2’si gri, %25,3’ü beyaz, %11,4’ü siyah, %10,0’ı mavi, %5,5’i yeşil, %3,6’sı kırmızı, %1,3’ü kahverengi, %0,3’ü turuncu, %0,3’ü sarı ve %0,1’i diğer renklidir.
Hizmet, Perakende Ticaret ve İnşaat Güven Endeksleri, Mayıs 2026
Güven endeksi hizmet sektöründe %0,6 azaldı, perakende ticaret sektöründe %0,8 arttı, inşaat sektöründe %1,7 azaldı
Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Mayıs ayında bir önceki aya göre; hizmet sektöründe %0,6 oranında azalarak 109,0 değerini, perakende ticaret sektöründe %0,8 oranında artarak 112,5 değerini ve inşaat sektöründe %1,7 oranında azalarak 82,1 değerini aldı.
İşgücü İstatistikleri, I. Çeyrek: Ocak-Mart, 2026
Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %8,2 seviyesinde gerçekleşti
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 52 bin kişi azalarak 2 milyon 894 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puanlık azalış ile %8,2 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde %6,8, kadınlarda %11,1 olarak tahmin edildi.
Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı %48,3 oldu
İstihdam edilenlerin sayısı 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 301 bin kişi azalarak 32 milyon 221 bin kişi, istihdam oranı ise 0,5 puanlık azalış ile %48,3 oldu. Bu oran erkeklerde %65,7 iken kadınlarda %31,3 olarak gerçekleşti.
Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı %52,6 olarak gerçekleşti
İşgücü, 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 353 bin kişi azalarak 35 milyon 116 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,7 puanlık azalış ile %52,6 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde %70,5, kadınlarda ise %35,2 oldu.
Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %15,2 oldu
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki çeyreğe göre değişim göstermeyerek %15,2 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde %12,6, kadınlarda ise %20,4 olarak tahmin edildi.
Mevsim etkisinden arındırılmış istihdamın %59,3’ü hizmet sektöründe yer aldı
Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre tarım sektöründe 44 bin kişi, sanayi sektöründe 20 bin kişi, inşaat sektöründe 48 bin kişi, hizmet sektöründe 189 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin %13,8’i tarım, %20,2’si sanayi, %6,7’si inşaat, %59,3’ü ise hizmet sektöründe yer aldı.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 42,2 saat oldu
İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,3 saat azalarak 42,2 saat olarak gerçekleşti.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış atıl işgücü oranı %30,4 oldu
Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2026 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,6 puanlık artış ile %30,4 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı %19,8 iken potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı %20,4 olarak tahmin edildi.
Türkiye Girişimcilik Vakfı, İzmirUp 2026’da girişimcilik ekosistemini buluşturdu
Türkiye Girişimcilik Vakfı Alumni’lerinin organizasyonuyla düzenlenen İzmirUp 2026, İzmir’in girişimcilik ekosistemini İZQ İnovasyon Merkezi’nde bir araya getirdi. Etkinlikte yapay zekâ, agritech, spor girişimciliği, ölçeklenme ve yatırım başlıkları; girişimciler, yatırımcılar, özel sektör temsilcileri ve ekosistem paydaşlarının katılımıyla ele alındı.
Türkiye Girişimcilik Vakfı (GİRVAK), İZQ İnovasyon Merkezi ve Workup iş birliğiyle düzenlenen İzmirUp 2026, 13 Mayıs’ta İZQ İnovasyon Merkezi’nde gerçekleşti. “Ağ | Gelişim | Fırsat” temasıyla bir araya gelen girişimciler, yatırımcılar, özel sektör temsilcileri ve ekosistem paydaşları, İzmir’in yerel potansiyelini global ağlarla buluşturan bu platformda sektörü şekillendiren konuları ortak zeminde tartıştı.GİRVAK Alumni ağı İzmir girişimcilik ekosistemini bir araya getirdiTürkiye Girişimcilik Vakfı Alumni’lerinin organizasyonuyla gerçekleşen İzmirUp 2026, İzmir’de girişimcilik ekosisteminin farklı paydaşlarını bir araya getirdi. Girişimciler, yatırımcılar, özel sektör temsilcileri ve alanında uzman konuşmacıların katıldığı etkinlikte, İzmir’in girişimcilik potansiyeli yerelden globale büyüme perspektifiyle ele alındı.
Etkinlik kapsamında yapay zekâ, agritech, spor girişimciliği, ölçeklenme ve yatırım süreçleri farklı oturumlarda değerlendirildi. İzmirUp 2026, GİRVAK Alumni ağının yerel ekosistemlerle kurduğu etkileşimi görünür kılarken, şehir bazlı girişimcilik buluşmaları için de önemli bir örnek oluşturdu.
Yapay zekâdan agritech’e, yatırım dünyasından spor girişimciliğineAçılış konuşmasını yapan Türkiye Girişimcilik Vakfı İş Geliştirme ve İnovasyon Projeleri Direktörü Cemre Şirin, İzmir’in girişimcilik alanında büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, İzmirUp’ı bu potansiyeli değerlendirmek amacıyla etkinliği hayata geçirdiklerini ifade etti. İZQ Genel Müdürü Tuba Kesen ile Türkiye İş Bankası İzmir Girişimcilik Şubesi temsilcisi Emel Salık Kara da açılış protokolünde söz alan isimler arasında yer aldı.
Gün boyunca gerçekleşen oturumlarda İzmir’den çıkan fikirlerin nasıl büyüyebileceği, girişimcilerin global pazarlara açılırken hangi ağlara ihtiyaç duyduğu ve yatırım dünyasıyla nasıl daha güçlü bağlar kurabileceği ele alındı.
“Yerelden Globale – Ölçeklenme Yolculuğu” oturumunda girişimlerin büyüme ve uluslararasılaşma süreçleri değerlendirilirken, “İş Bankası Girişimleri ile Birlikte” oturumunda İş Bankası iş birliğiyle büyüyen girişimlerin deneyimleri paylaşıldı.
“Spor Girişimciliği” panelinde, sporun yalnızca performans alanı değil; topluluk, marka, teknoloji ve yeni iş modelleri açısından da güçlü bir girişimcilik alanı olduğu vurgulandı.
“Kodlanmış Gelecek – AI Girişimleri” panelinde yapay zekâ tabanlı iş modellerinin geleceği tartışılırken, “Topraktan Teknolojiye – Agritech” oturumunda tarım teknolojilerindeki dönüşüm ve sürdürülebilir üretim odağındaki yeni fırsatlar ele alındı.
“VC’lerle Baş Başa” panelinde yatırımcı bakışı, girişimlerin yatırım süreçlerine hazırlanması ve ölçeklenme yolculuğunda sermayenin rolü farklı açılardan değerlendirildi.
Corvyn Advisory Kurucusu Esra Sezgin Karabağ “Girişimci Zihin” başlıklı konuşmasıyla girişimcilik yolculuğunun zihinsel boyutuna değinirken, Gülcüler Sigorta Kurucu Ortak Tuğçe Gülcüler “Hayat Planı Bozunca” başlıklı ilham konuşmasıyla girişimciliğin dayanıklılık, esneklik ve yeniden başlama kasıyla ilişkisini ele aldı.
Tüketici Güven Endeksi, Mayıs 2026 Tüketici güven endeksi 85,8 oldu
Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Nisan ayında 85,5 iken Mayıs ayında %0,3 oranında artarak 85,8 oldu.
PEYK ile yapay zeka destekli dijitalleşen insan kaynakları yönetimi
İnsan kaynakları profesyonelleri, İstanbul Swissotel The Bosphorus’ta düzenlenen PEYK organizasyonunda bir araya geldi. Kolaysoft Teknoloji bünyesinde geliştirilen dijital belge transfer ve çalışan iletişim platformu PEYK zirvesi, insan kaynakları profesyonellerini bir araya getiren özel bir organizasyona ev sahipliği yaptı.
İş hukuku, sosyal güvenlik, dijital insan kaynakları süreçleri ve yapay zeka destekli dönüşüm teknolojilerinin ele alındığı etkinlikte; kurumların değişen çalışma modellerine uyum sağlayabilmesi için geliştirilen yeni nesil çözümler katılımcılarla paylaşıldı. Organizasyonda, çalışan-işveren iletişiminde dijitalleşmenin önemi, mevzuata uygun belge yönetimi süreçleri ve insan kaynaklarında yapay zeka kullanımının geleceği öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Etkinlik kapsamında sosyal güvenlik sektörünün önemli isimlerinden AK Parti Adıyaman Milletvekili Doç. Dr. Resul Kurt, güncel iş hukuku ve sosyal güvenlik uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. PEYK Direktörü Akif Güner ise, dijital İK süreçlerinde PEYK’in hibrit çözüm yaklaşımını, yapay zeka destekli dönüşüm vizyonunu ve kurumlara sunduğu avantajları aktardı.
PEYK ile yeni nesil dijital insan kaynakları deneyimi sunuluyor
Kolaysoft Teknoloji Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Kezban Boztürk, organizasyonda yaptığı konuşmada, insan kaynakları süreçlerinde dijitalleşme ve yapay zekanın artık kurumlar için stratejik bir ihtiyaç haline geldiğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Kurumların, çalışan iletişiminden belge yönetimine kadar tüm süreçlerini, daha hızlı, güvenli ve sürdürülebilir hale dönüştürmek için çalışıyoruz. Yapay zeka destekli teknolojilerle insan kaynakları süreçlerini daha verimli hale getirirken, PEYK ile yeni nesil dijital insan kaynakları deneyimi sunuyoruz.”
Yoğun katılımla 8 Mayıs Cuma günü gerçekleşen organizasyon boyunca, insan kaynakları profesyonelleri, dijital dönüşüm, yapay zeka teknolojileri ve geleceğin insan kaynakları süreçleri üzerine fikir alışverişinde bulunma fırsatı yakaladı. Kolaysoft Teknoloji, geliştirdiği yenilikçi çözümler ile kurumların dijital dönüşüm yolculuğuna katkı sunmaya devam ediyo
Sanayide yeni risk yönetiminin kodları
Sanayi tesislerinde üretim duruşları çoğu zaman teknik arızalar üzerinden tanımlanıyor. Oysa günümüz endüstriyel yapılarında asıl risk, tekil ekipman arızalarından çok daha geniş bir alana yayılıyor. Plansız duruşlar; enerji kayıpları, kalite sapmaları, teslimat gecikmeleri ve müşteri memnuniyetsizliği gibi zincirleme etkiler yaratarak, iş sürekliliğini ve kârlılığı doğrudan tehdit eden bir yönetim problemine dönüşüyor. Tüm bunlar, doğrudan finansal kayıpların yanı sıra operasyonel ve hukuki riskleri de beraberinde getiriyor.
GEA Group Servis Direktörü Direktörü Nahsen Topuz, plansız duruşların artık teknik bir problem değil, doğrudan kurumsal güvenilirliği ve rekabet gücünü etkileyen stratejik bir iş riski olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Topuz, “Soğuk zincirin kırılması, müşterilerin kendi operasyonlarını aksatmasına yol açar ve tedarikçiye duyulan güveni zedeler. Günümüzde müşteriler ürün kalitesinin yanı sıra operasyonel süreklilik, risk yönetimi ve öngörü kabiliyetini de değerlendirme kriteri olarak görüyor” dedi.
Kestirimci bakım kritik rol oynuyor
Topuz, dijital izleme, veri analitiği ve kestirimci bakım çözümlerinin bu riskleri yönetmede belirleyici hale geldiğini vurguladı. Soğutma sistemlerinden toplanan basınç, sıcaklık, kompresör yükü ve enerji tüketimi gibi verilerin analiz edilmesiyle sistem davranışlarının erken aşamada okunabildiğini belirten Topuz, şöyle devam etti: “Veri analitiği sayesinde sistemin normal davranış profili oluşturuluyor ve bu profilden sapmalar çok erken aşamada tespit edilebiliyor. Bu yaklaşım, reaktif bakım anlayışının ötesine geçerek süreç güvenliği, enerji verimliliği ve operasyonel sürekliliği birlikte yönetmeyi mümkün kılıyor.”
Yapay zekâ ve IoT ile öngörü gücü artıyor
IoT ve yapay zekâ teknolojilerinin endüstriyel soğutma sistemlerinde karmaşıklığı yönetilebilir hale getirdiğini ifade eden Topuz, “IoT altyapısı sahadan gerçek zamanlı veri akışı sağlarken, yapay zekâ bu verileri anlamlandırıyor. Makine öğrenmesi algoritmaları sayesinde performans düşüşleri ve arızaya giden süreçler daha alarm oluşmadan tespit edilebiliyor. Bu da müdahaleyi plansız duruşa dönüşmeden mümkün kılıyor. Saha uygulamaları da bu tür yaklaşımların plansız duruşları ciddi ölçüde azalttığını, ekipman ömrünü uzattığını ve enerji tüketimini düşürdüğünü gösteriyor” diye konuştu.
GEA’nın dijital bakım yaklaşımı
GEA Group, endüstriyel soğutma alanında bakım ve servis süreçlerini daha öngörülebilir hale getirmek için GEA Cloud BRC ve GEA Cloud BRE tabanlı dijital çözümler kullanıyor.
GEA Group Servis Direktörü Topuz, bu sistemlere ilişkin olarak şu bilgileri verdi: “GEA Cloud BRC ve BRE çözümleri sayesinde soğutma sistemleri uzaktan izlenebiliyor, kompresör ve yardımcı ekipmanlara ait performans verileri sürekli analiz ediliyor. Gelişmiş analitik ve makine öğrenmesi algoritmaları ile normal çalışma koşullarından sapmalar erken aşamada tespit edilerek plansız duruşlar önleniyor. Bu yaklaşım aynı zamanda enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sağlıyor.”
Konut yatırımında kritik kriter: Yalıtım
Konut satın alırken çoğu zaman konum ve iç tasarım ön plana çıkarken, yaşam konforunu ve uzun vadeli maliyetleri doğrudan etkileyen yalıtım detayları göz ardı edilebiliyor. Isı, ses, su ve yangın yalıtımı; enerji tüketiminden yaşam kalitesine, binanın dayanıklılığından bütçe yönetimine kadar birçok konuda belirleyici rol oynuyor. ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ozan Turan, ev satın alma sürecinde yalıtım uygulamalarının mutlaka değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Ev satın almak, yalnızca bugünü değil uzun yılları etkileyen önemli bir yatırım kararıdır. Ancak konut tercihinde çoğu zaman konum, oda sayısı ve iç tasarım gibi unsurlar öncelik kazanırken, yaşam konforunu ve giderleri doğrudan etkileyen yalıtım detayları yeterince dikkate alınmayabiliyor.
Bir konutun uzun vadede ne kadar konforlu ve ekonomik olduğu ise çoğu zaman yalıtım performansıyla doğrudan ilişkilidir. Kışın yüksek doğalgaz faturaları, yazın yoğun klima kullanımı, duvarlarda oluşan nem ve küf ya da dışarıdan gelen gürültü; yetersiz yalıtımın en sık karşılaşılan sonuçları arasında yer alıyor. Bu nedenle ev satın alma sürecinde yalnızca görünen özelliklere değil, binanın yalıtım durumuna da mutlaka bakılması gerekiyor.
Su yalıtımı binayı koruyor
Su yalıtımı ise yapıyı nem ve su kaynaklı hasarlara karşı koruyor. Rutubet, küf ve mantar oluşumunu önleyerek sağlıklı bir iç mekân ortamı sağlıyor. Aynı zamanda binanın taşıyıcı sistemini koruyarak uzun ömürlü kullanım sunuyor. Özellikle temel, çatı ve ıslak hacimlerde yapılan uygulamalar konutun dayanıklılığı açısından kritik rol oynuyor.
Konutun enerji giderlerini yalıtım belirliyor
Isı yalıtımı, bir konutun enerji tüketimini belirleyen en önemli unsurlardan biri. Doğru uygulanmış bir ısı yalıtımı; kışın ısı kaybını azaltıyor, yazın ise sıcak havanın içeri girmesini sınırlıyor. Böylece daha az enerjiyle daha dengeli bir iç ortam sağlanıyor. Bu durum hem bütçeyi koruyor hem de enerji kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlıyor.
Sessiz bir yaşam için ses yalıtımı şart
Özellikle şehir merkezlerinde trafik ve çevresel gürültü yaşam kalitesini düşürebiliyor. Etkili bir ses yalıtımı, dış ortamdan ve komşu alanlardan gelen sesleri azaltarak daha huzurlu bir yaşam alanı sunuyor. Ev satın alırken duvar, zemin ve pencere sistemlerinde kullanılan yalıtım çözümleri hakkında bilgi alınması önem taşıyor.
Yangın yalıtımı can güvenliği için kritik önem taşıyor
Konut satın alırken dikkat edilmesi gereken unsurlardan biri de yangın yalıtımı uygulamaları oluyor. Yangın ve dumanın yayılma hızını yavaşlatan yalıtım çözümleri, olası bir yangın anında can ve mal güvenliği açısından kritik rol oynuyor. Ulusal Yangından Korunma Derneği’nin (NFPA) verilerine göre, yangın kaynaklı can kayıplarının yaklaşık yüzde 80’i duman zehirlenmesinden kaynaklanıyor. Doğru uygulanan yangın yalıtımı ise alevin yayılmasını geciktirirken duman oluşumunu azaltarak güvenli tahliye için kritik süre kazandırıyor. Aynı zamanda yangının bina içinde kontrolsüz şekilde yayılmasını sınırlandırarak maddi kayıpların azaltılmasına katkı sağlıyor. Özellikle deprem riski taşıyan bölgelerde, deprem sonrası oluşabilecek yangınlara karşı yapı güvenliğinin korunmasında da önemli rol üstleniyor.
Doğru yalıtım, hem bütçeyi hem yapıyı korur
Konut alımında yalıtımın göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten ODE Yalıtım Yönetim Kurulu Başkan Yarımcısı Ozan Turan, şunları söylüyor: “Ev satın alırken yalnızca estetik ve konum gibi unsurlara odaklanmak yeterli değil. Bir konutun gerçek değeri, uzun yıllar boyunca sunduğu konfor, dayanıklılık ve enerji verimliliğiyle ortaya çıkar. Yalıtım uygulamaları doğru yapılmış bir yapı; kışın sıcak, yazın serin bir yaşam alanı sunarken enerji giderlerini de önemli ölçüde azaltır. Isı yalıtımı sayesinde daha az enerji tüketilir ve faturalar düşer; ses yalıtımı yaşam kalitesini artırır; su yalıtımı ise yapıyı koruyarak ileride oluşabilecek yüksek maliyetlerin önüne geçer. Yangın yalıtımı ise olası yangın anlarında alev ve dumanın yayılmasını yavaşlatarak can ve mal güvenliğinin korunmasına katkı sağlar. Bu nedenle yalıtım, yalnızca teknik bir detay değil; yaşam kalitesini, bütçeyi ve sürdürülebilir geleceği doğrudan etkileyen kritik bir unsurdur.”
Bitkisel Üretim 1.Tahmini, 2026
Bu haber bülteninde yer alan verilerin toplanması, işlenmesi ve yayına hazır hale getirilmesinden Tarım ve Orman Bakanlığı, yayımlanmasından Türkiye İstatistik Kurumu sorumludur.
Bitkisel üretimin bir önceki yıla göre artacağı tahmin edildi
Üretim miktarlarının, 2026 yılı ilk tahmininde bir önceki yıla göre tarla ürünleri olan tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde (yem bitkileri hariç) %12,6, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde %57,8 oranında artacağı tahmin edildi. Buna göre, yaklaşık üretim miktarlarının tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 75,4 milyon ton, sebzelerde 33,3 milyon ton, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde ise 31 milyon ton olarak gerçekleşeceği öngörüldü.
Bitkisel üretim, 2025, 2026
Tahıl üretiminin 2026 yılında bir önceki yıla göre artacağı tahmin edildi
Tahıl ürünleri üretim miktarlarının 2026 yılında bir önceki yıla göre %21,7 oranında artarak yaklaşık 41,6 milyon ton olacağı tahmin edildi.
Bir önceki yıla göre, buğday üretiminin %26,7 oranında artarak yaklaşık 22,8 milyon ton, arpa üretiminin %50,0 oranında artarak 9 milyon ton, çavdar üretiminin %12,3 oranında artarak 228,3 bin ton, yulaf üretiminin %4,3 oranında artarak 300 bin ton, mısır üretiminin ise %5,9 azalarak 8 milyon ton olacağı öngörüldü.
Kuru baklagiller grubunda nohut, kuru fasulye ve kırmızı mercimek üretiminin sırasıyla 510 bin ton, 210 bin ton ve 385 bin ton olacağı tahmin edildi. Yumru bitkilerden patatesin ise bir önceki yıla göre %3,1 oranında azalarak 6,2 milyon ton üretileceği tahmin edildi.
Yağlı tohumlardan soya üretiminin %12,7 oranında azalarak 129,9 bin ton, ayçiçeği üretiminin ise %16,2 oranında artışla 2,3 milyon ton olacağı öngörüldü.
Şeker pancarı üretiminin %5,8 oranında artarak 22 milyon ton olarak gerçekleşeceği tahmin edildi.
Sebze üretiminin 2026 yılında bir önceki yıla göre önemli bir değişiklik göstermeyeceği tahmin edildi
Sebze ürünleri üretim miktarının 2026 yılında 33,3 milyon ton olacağı tahmin edildi.
Sebzeler grubu ürünlerinden hıyarda %8,8, kuru sarımsakda %17,5, salçalık kapya biberde %2,3 oranında üretim artışı; domateste %0,6, karpuzda %1,9, kuru soğanda %13,5 oranında üretim azalışı olacağı tahmin edildi.
Meyve üretiminin 2026 yılında bir önceki yıla göre artacağı tahmin edildi
Meyveler, içecek ve baharat bitkileri üretim miktarının 2026 yılında bir önceki yıla göre %57,8 oranında artarak yaklaşık 31 milyon ton olacağı tahmin edildi.
Meyveler grubunda, bir önceki yıla göre elmada %93,6, çilekte %1,4, şeftalide %88,6, nektarinde %107,7, kirazda %255,7, üzümde %53,0 üretim artışı öngörüldü.
Turunçgil meyvelerinden mandalinada %46,3, portakalda %63,9, limonda %63,8 oranında üretim artışı öngörüldü. Sert kabuklu meyvelerden fındıkta %62,2, cevizde %95,1, Antep fıstığında %113,6 oranında üretim artışı olacağı tahmin edildi.
Muz üretiminin geçen yıla göre %1,3 oranında azalacağı, zeytin üretiminin ise %55,7 oranında artacağı öngörüldü.
Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi, Mart 2026
Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) yıllık %34,26 arttı, aylık %3,89 arttı
Tarım-GFE’de (2020=100), 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre %3,89 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %11,25 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %34,26 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %33,01 artış gerçekleşti.
Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde %4,39 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde %0,84 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde %35,82 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde %25,17 artış gerçekleşti.
Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup %48,33 artış ile gübre ve toprak geliştiriciler, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup %9,69 artış ile gübre ve toprak geliştiriciler oldu.
Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi, Nisan 2026
Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) yıllık %35,07 arttı, aylık %4,16 arttı
YD-ÜFE 2026 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre %4,16 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %15,33 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %35,07 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %31,24 artış gösterdi.
YD-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık %34,87 arttı
Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %46,81 artış, imalatta %34,87 artış olarak gerçekleşti.
Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında %29,24 artış, dayanıklı tüketim mallarında %34,37 artış, dayanıksız tüketim mallarında %36,90 artış, enerjide %125,66 artış, sermaye mallarında %25,15 artış olarak gerçekleşti.
YD-ÜFE imalat ürünlerinde aylık %4,27 arttı
Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %2,19 azalış, imalatta %4,27 artış olarak gerçekleşti.
Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında %3,52 artış, dayanıklı tüketim mallarında %3,28 artış, dayanıksız tüketim mallarında %3,01 artış, enerjide %14,96 artış, sermaye mallarında %3,08 artış olarak gerçekleşti.
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.



