
Başkan Büyüksimitci, “Vize Süreçleri İş Dünyasının Önünde Ciddi Bir Engel”
Kayseri Sanayi Odası tarafından düzenlenen “Türk-Alman Yatırım ve İş Birliği” konulu toplantıda konuşan KAYSO Başkanı Büyüksimitci, vize süreçlerinin Türkiye ve Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin gerçek potansiyelinin ortaya çıkmasının önünde ciddi bir engel oluşturduğunu söyledi.
Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) tarafından “Türk-Alman Yatırım ve İş Birliği” konulu toplantı düzenlendi. KAYSO Meclis Salonunda gerçekleştirilen toplantıya Almanya Federal Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg, Kayseri Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Emre Sönmez ile çok sayıda iş insanı ve sanayici katıldı.
Toplantının açılışında konuşan KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Alman iş insanları heyetinin tam 18 yıl aradan sonra yeniden Kayseri’de bir program gerçekleştirmesinin son derece anlamlı ve kıymetli olduğunu belirtti.
İlişkilerimiz Güçlü Bir Ortaklık Üzerine Kurulu
Etkinliğin iki ülke iş dünyası arasında yeni bir dönemin kapısını aralayacağını ifade eden Başkan Büyüksimitci, “Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkiler sadece diplomatik düzeyde değil; ticaretten teknolojiye, üretimden eğitime kadar pek çok alanda güçlü bir ortaklık üzerine kuruludur. Almanya, uzun yıllardır ülkemizin en önemli ticaret partnerlerinden biridir. Kayseri iş dünyası da Almanya pazarını her zaman stratejik önemde görmüş ve bu iş birliğini her geçen yıl daha da güçlendirmeye çalışmıştır” dedi.
İhracatımızın Yüzde 49’unu Avrupa Ülkelerine Yapıyoruz
Büyüksimitci, Kayseri’nin ülke ekonomisine sağladığı katkıya da değinerek; “2024 yılında 4 milyar dolar ihracat ve 2 milyar dolar ithalat gerçekleştiren şehrimiz, ithal ettiğinin iki katını ihraç ederek Türkiye ekonomisine net katkı sunan nadir illerden biridir. Kayseri, mobilya ve mobilya yan sanayi üretiminde Türkiye’de birinci, elektrikli ev aletleri ihracatında ikinci, mobilya ve kabloda ise üçüncü sıradadır. İhracatımızın yüzde 49’unu Avrupa ülkelerine yapıyoruz. Kayseri olarak toplam ihracatımızın yüzde 20’den fazlasını da yalnızca Almanya’ya yapıyoruz” dedi.
Ekonomik İş Birliğinde Yeni Alanlar
Özellikle sanayi, teknoloji ve nitelikli üretim alanlarında iki ülke arasında çok daha derin iş birlikleri kurulabileceğini belirten Başkan Büyüksimitci şunları söyledi; Her iki ülkenin yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve Ar-Ge gibi konulardaki tecrübelerinin bir araya gelmesi, Kayseri’nin güçlü sanayi altyapısıyla birlikte önemli bir sinerji oluşturacaktır. Sanayicilerimiz her zaman iş birliğine açık, ortak projelere hevesli ve karşılıklı kazanım temelinde ilerlemeyi önemseyen bir yapıya sahiptir. Bugünkü görüşmelerin de bu çerçevede son derece verimli geçeceğine inanıyorum”
Vize Konusu İş Dünyasının En Temel Beklentilerinden Biri
Vize süreçlerinin Türkiye ve Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin gerçek potansiyelinin ortaya çıkmasının önünde ciddi bir engel oluşturduğuna vurgu yapan Büyüksimitci, “Takdir edesiniz ki, iş dünyası için zaman, en kritik unsurdur. Üretimi, tedariki, fuar ziyaretlerini, makine kurulumlarını, eğitim programlarını ve ticari görüşmeleri etkileyen bu gecikmeler, firmalarımızın rekabet gücünü zayıflatmakta; kimi zaman da ticaretin tamamen aksamasına neden olmaktadır. Bizler, iki ülke iş dünyası arasındaki bu güçlü bağın daha hızlı, daha kolay ve karşılıklı güven çerçevesinde ilerlemesi gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle vize süreçlerinde iş insanlarına yönelik öngörülebilirlik, hız ve kolaylaştırıcı uygulamaların artırılmasını talep ediyoruz. Bu, sadece Türk iş dünyasının değil, Alman şirketlerinin Türkiye’deki yatırımlarının da daha etkin yönetilebilmesi için karşılıklı bir ihtiyaçtır” diye konuştu.
Büyüksimitci, Kayseri sanayisinin iş disiplini, üretim gücü ve ihracat vizyonuyla Almanya ile çok daha geniş bir iş birliği yelpazesi kurmaya hazır olduğunu belirterek, organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür edip konuşmasını tamamladı.
Büyükelçi Sorg: Güven Temelli İş Birliği ve Vize Çözümleri İki Ülke Ekonomisini Güçlendirecek
Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg, iki ülke arasındaki iş fırsatlarını değerlendirmeyi ve işbirliğinin hangi yönde ilerleyebileceğini ele almak istediklerini söyledi.
Kayserili iş insanlarının dile getirdiği vize sorununa değinen Sorg, herkesin kendi ülkesindeki siyasi yetkililerine de yönelerek ne gibi çözümler sunulabileceğinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Sorg, hem Ankara hem Brüksel hem de Schengen ülkelerinin alacağı siyasi kararların bu sorunun çözümünde önemli olduğunu ifade etti.
Uzun vadedeki yatırımların sırrının güven olduğunu vurgulayan Sorg, şöyle konuştu:” Türkiye Almanya’nın en önemli ticaret partnerlerinden birisi. Dünyadaki diğer ticaret merkezleriyle kıyaslandığı zaman bu yıl iki ülke arasındaki ticaret çok daha olumlu gelişti. Birçok şey üzerine inşa edebileceğimiz alanımız var, ziyaretlerimde bunları görüyorum. Alman inovasyonu Türk yetenekleriyle birleşiyor ve çok daha farklı bir sinerji ortaya çıkıyor. Her ne kadar hem Almanya’da hem de Türkiye’de zor ticari imkanlar olsa da bunlar çok önemli. Buraya 18 yıl önce bir heyet gelmiş. Görüşmelerle, buluşmalarla belirli zeminler oluşturulabilir. Burada federal devletten, ticaret ve sanayi odalarından temsilciler var”
Etkinlik, Almanya Büyükelçiliği yetkilileri ile Türk-Alman iş dünyasının temsilcilerinin sunumları ve B2B görüşmelerin ardından sona erdi.
“Çin’e Karşı Ülke Olarak Politika Oluşturmalıyız. Bu Dönem Bir Şekilde Sanayicinin Önünün Açılması Gerekiyor”
Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Abidin Özkaya Başkanlığında, Meclis Başkanlık Divanı, Meclis Üyeleri, Meslek Komiteleri, Disiplin Kurulu, Yüksek İstişare Kurulu ve İl Genç Girişimciler İcra Kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Toplantının açılış konuşmasını yapan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, Azerbaycan dönüşü uçak kazasında şehit olan askerlerimize rahmet dileyerek sözlerine başladı.
Küresel ekonominin uzun süredir görülmemiş ölçüde belirsizliklerle karşı karşıya olduğunu belirten Özkaya, “Coğrafyamızın hemen yanı başındaki jeopolitik gerilimlere ve sıcak çatışmalara ilaveten, ABD başkanının akşam başka sabah başka söylemleri de dünyada gerilimleri ve belirsizlikleri artırmaktadır. Bu ve buna benzer streslerin dünyada ve ülkemizde üretim ve ticari faaliyetlere olumsuz etkisi, ülkelerin korumacı gümrük vergilerini arttırmasıyla yeni bir hal almıştır.” dedi.
Bu ve buna benzer aksiyonların, dünya ticaret iştahını azalttığını, yatırım iştahını törpülediği, ayrıca yüksek seyreden faizlerin küresel büyümeyi olumsuz etkilediğini belirterek, “Tüm bu olumsuzluklardan ülkemizde fazlasıyla nasibini almaktadır. Mevcut yüksek seyreden faizlerin ve enflasyonu da belirli bir çıtanın altına indirmekte çok zorlandığımız bu günlerde, gelecek planlarımızı bu yeni ekonomik veriler altında yeniden inşa etmek ve düşünmek zorundayız. Maliyetlerimizi, üretim süreçlerimizi, yatırımlarımızı, ürün yelpazemizi, insan kaynaklarımızı, pazarlama ve satış kanallarımızı, stok ve duran varlıklarımızı kısaca iş yapma şeklimizi yeniden şekillendirmeli ve mevcut koşullara yani yeni normale göre işletmelerimizi gözden geçirmeliyiz. Çünkü artık dünyada yeni normal diye bir tabir edilen gerçek bu.” diye konuştu.
Özkaya, son yıllarda sanayinin GSMH’deki payının yüzde 28’den yüzde 17’lere kadar düştüğünü belirterek, “Bu rakamlar ekonomimizin, üretim, ihracat ve istihdamda kan kaybettiğinin göstergesidir.” dedi.
Emek yoğun sektörlerde üretim ve istihdam kayıplarının yoğunlaştığını ifade eden Özkaya, sözlerini şu şekilde tamamladı; “Yoğunlaşmış olup, bazı firmalarımızın ya faaliyetine son verdiği ya da rekabetçi maliyetlerin olduğu ülkelere yatırımlarını kaydırdığını görmekteyiz. Artan girdi maliyetleri, yüksek faizler, finansmana erişimindeki zorluklar, iç ve dış talepteki zayıflıklar firmalarımızı zorlamaktadır. Mavi yaka ve ara eleman sıkıntısının hat safhada olduğu tüm işletmelerimiz tarafından bilinen bir gerçektir. Personel konusunda kamunun özel şirketlere rakip olduğu, emekli sayısının çalışan sayısından fazla olduğu bir dönemden geçmekteyiz. Önümüzdeki dönemlerde bu ve buna benzer zorluklarımızın dikkate alınarak üretimi ve istihdamı destekleyeceği ek önlemler alınmalıdır.”
Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Azerbaycan–Gürcistan sınırında düşen C130 tipi askeri kargo uçağında şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet diledi.
Başkan Büyüksimitci, küresel ölçekte belirsizliklerin hâlâ güçlü şekilde hissedildiğini ifade ederek şunları söyledi: “Dünya genelinde büyüme hızları pandemi öncesi seviyelerin altında seyrediyor. Jeopolitik riskler, korumacılık eğilimleri ve tedarik zincirlerindeki kırılganlık, küresel ticareti baskı altında tutmaya devam ediyor. Böylesi bir ortamda, stratejik üretim gücüne sahip ülkeler ön plana çıkıyor. Tedarikin çeşitlendiği, üretimin yeniden konumlandığı bu dönemde; sanayi altyapısı güçlü, coğrafi olarak avantajlı ve esnek üretim kabiliyeti olan ülkeler daha fazla fırsat yakalıyor.”
“Çin’e Karşı Ülke Olarak Politika Oluşturmalıyız”
Çin’in dünya üretimindeki ağırlığının giderek arttığına dikkat çeken Başkan Büyüksimitci, “Çin’le ilgili karşımızda gerçekten çok ciddi bir rekabet baskısı var. Çin’in olağanüstü bir üretim kapasitesine sahip olduğu artık herkesin malumu. Üstelik yoğun devlet destekleriyle birçok üretim alanında açık ara öne geçmiş durumdalar. Bu tabloyu görmezden gelmek mümkün değil. Ülke olarak Çin’e karşı kapsamlı ve güçlü bir politika oluşturmamız gerekiyor. Hangi alanlarda rekabet edeceğiz, hangi alanlarda iş birliği yapacağız, bunu net bir şekilde belirlemeliyiz. Özellikle ara mamul ve hammadde gibi dışa bağımlılığımızın yüksek olduğu konularda çok daha etkin pazarlık mekanizmalarına ihtiyacımız var” dedi.
“Bu Dönem Bir Şekilde Sanayicinin Önünün Açılması Gerekiyor”
Bu dönem sanayicinin önünün bir şekilde açılması gerektiğini vurgulayan Büyüksimitci, “Gerçek yatırımcıyı destekleyecek düşük faizli finansman modelleri, yatırımı teşvik eden vergisel avantajlar ve üretimi güçlendirecek mekanizmalar hayata geçirilmelidir. Kamu ihalelerinde yerli firmalarımızın daha güçlü korunması artık kaçınılmazdır. Bu dönem bir şekilde sanayicinin önünün açılması gerekiyor. Sanayimizin korunması gerekiyor. Biz pandemi döneminde ayakta kaldıysak, bunu sanayimizle, üretim gücümüzle başardık. Dolayısıyla sanayiyi desteklemek ülke ekonomisinin sigortasıdır. Özellikle istihdam üzerindeki yüklerin hafifletilmesi, enerji maliyetlerinin gözden geçirilmesi ve lojistik giderlerinin makul seviyelere çekilmesi hayati önem taşıyor. Sanayicinin nefes alması, üretimin güçlenmesi, ihracatın artması için adım atılması gereken bir dönemdeyiz.” dedi.
“Döviz Dönüşüm Desteği En Az Yüzde 5 Olmalı”
Merkez Bankası tarafından alınan döviz dönüşüm desteğinin 30 Nisan 2026’ya kadar uzatıldı ve destek oranı yeniden yüzde 3 olarak belirlendiğini açıklayan Büyüksimitci, “Bizler ise uzun süredir bu oranın yüzde 5’e çıkarılmasını talep ediyor, bunun ihracatçımıza çok daha güçlü bir katkı sağlayacağını her platformda dile getiriyorduk. Bu beklentimiz henüz karşılanmamış olsa da, sanayicimizin rekabet gücünü daha da artıracak bu düzenlemenin hayata geçmesi için girişimlerimizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Mevcut ekonomik koşullar, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve küresel rekabetin giderek sertleşmesi dikkate alındığında, bu desteğin en az yüzde 5’e yükseltilmesi, ihracatçımıza ciddi anlamda nefes aldıracak; üretimin, yatırımın ve istihdamın sürdürülebilirliğine önemli katkılar sağlayacaktır.
“Şehrimizin Ekonomik Nabzını Aylık Bazda Takip Edeceğiz”
Büyüksimitci, Kayseri ekonomisini daha sağlıklı ve objektif şekilde analiz etmeyi amaçlayan araştırma çalışmanın TOBB öncülüğünde ve Odamızın destekleriyle TEPAV tarafından kasım ayı itibarıyla başladığını açıklayarak, “Türkiye genelinde TCMB’nin yaptığı çalışmalara benzer şekilde, Kayseri için de Reel Kesim Güven Endeksi, İl Ekonomik Görünümü, PMI ve ulusal–bölgesel beklenti endeksleri oluşturulacak. Böylece şehrimizin ekonomik nabzını aylık bazda takip edebileceğimiz, bilimsel ve düzenli bir veri setine kavuşmuş olacağız. Saha araştırması ise, Erciyes Üniversitesi’nden yüksek lisans öğrencilerimiz tarafından yürütülüyor. Öğrencilerimiz firmalarımızı ziyaret ederek yaklaşık 10–15 dakikalık kısa görüşmeler yapıyorlar. Şimdilik üçer aylık dönemler halinde raporlanacak bu çalışmada, her periyotta 375 firma ile birebir görüşülerek endeks hesaplamaları oluşturulacak.” dedi.
“TOBB Nefes Kredisi KOBİ’lerimize Rahatlama Sağlayacak”
Son olarak TOBB Nefes Kredisi’nin ikinci paketinde, kredi hacmi 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye yükseltildiğini açıklayan Başkan Büyüksimitci, “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin koordinasyonunda, Kredi Garanti Fonu ve bankaların desteğiyle uygulamaya alınan ikinci “Nefes Kredisi” paketinin kapsamının genişletilmesini oldukça kıymetli buluyoruz. Nefes Kredisi’nin, özellikle KOBİ ölçeğindeki işletmelerimize kısa vadede de olsa ciddi bir rahatlama sağlayacağına inanıyoruz. Finansmana erişimde karşılaşılan zorlukların hafifletilmesine katkı sunacaktır.
Bu süreçte bizlerin sesine kulak veren, iş dünyamıza her zaman güçlü destek sağlayan TOBB Başkanımız, Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na şükranlarımı sunuyorum.” şeklinde konuşmasını tamamladı.
BAŞKAN GÜLSOY EKİM AYI DIŞ TİCARET VERİLERİNİ DEĞERLENDİRDİ “EYLÜL AYINDA 143 ÜLKEYE 341 MİLYON 762 BİN DOLAR İHRACAT, 131 MİLYON 685 BİN DOLAR İTHALAT YAPTIK”
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ekim Ayı dış ticaret verilerini değerlendirdi. Ekim ayında 341 Milyon 762 bin dolar ihracat, 131 milyon 685 bin dolar ithalat gerçekleştirildiğini belirten Başkan Gülsoy, “10 aylık toplam 3 milyar 154 milyon 264 bin dolarlık ihracatla giriyoruz. İş dünyası olarak tüm gücümüzle üretim, ihracat ve istihdamın sürdürülebilirliği için olağanüstü mücadele veriyoruz. Bu başarı, alın teriyle üretim yapan sanayicimizin ortak emeğinin bir yansımasıdır. Dünya için üreten, ülkemiz için rekabet eden tüm firmalarımıza, çalışanlarına ve emeği olan herkese teşekkür ediyorum.” dedi.
TÜİK verilerine göre 2025 yılı Ekim ayı ihracat rakamlarını değerlendiren KTO Başkanı Ömer Gülsoy, “Ekim ayında 143 ülkeye, 341 milyon 762 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,28 artış, bir önceki aya kıyasla yüzde 5,86 oranında yine azalış yaşanmıştır. İthalatımız ise 131 milyon 685 bin dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 0,52 artış, bir önceki aya oranla yüzde 9,91 azalış gerçekleşmiştir. Yılın 10 ayını toplam 3 milyar 154 milyon 264 bin dolar ihracat ile kapattık. Geçen yıla oranla yüzde 1,58 oranında artış yaşandı. Yılın ilk 10 ayında toplam ithalatımız ise 1 milyar 463 milyon 159 bin dolar olmuştur. Geçen yılın ilk 10 ayına oranla yüzde 14.11 oranında artış yaşanmıştır.“ diye konuştu.
Kayseri’den ihracat gerçekleştirilen ülkeler hakkında da bilgiler veren Gülsoy, “İhracat pazarlarımız; Almanya, Irak, ABD, Avusturya, İtalya, Fransa, Polonya, Romanya, Birleşik Krallık ve Gürcistan’dır.” ifadelerini kullandı.
Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini de yapan Başkan Gülsoy, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği sektörlerden; Elektrik ve Elektronik, Demir ve Demir Dışı Metallar, Kimyevi Madde ve Mamulleri, Makine ve Aksamları, Hazır Giyim ve Konfeksiyon, Halı, Otomotiv Endüstrisi, Meyve Sebze Mamulleri, gibi sektörlerde artış yaşanırken Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri, Çelik, Tekstil ve Ham maddeleri, İklimlendirme Sanayii, Madencilik Ürünleri gibi sektörlerde azalış gerçekleşmiştir.“ dedi.
Küresel riskler ve belirsizliklerle birlikte dış pazarda talep azalırken, ucuz maliyetli ülkeler karşısında rekabetimizin zayıfladığını ifade eden Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, şunları dile getirdi:
İhracat, Türkiye ekonomisinin en önemli itici güçlerinden biridir. Bu süreci aşmakta tüm mekanizmaların üzerine düşen konularda ülke ekonomisine katkıda bulunacak aksiyonları alması gerekiyor. Önümüzdeki tabloya baktığımızda, rakamların bize fısıldadığı çok net bir gerçek var. Evet, veriler gösteriyor ki; elektrik-elektronik ve makine gibi katma değeri daha yüksek alanlarda bir kıpırdanma, bir artış yakalamış durumdayız. Bu, şehrimiz ve ülkemiz adına sevindirici bir gelişme. Ancak madalyonun diğer yüzünü, yani canımızı yakan tarafı görmezden gelemeyiz. Kayseri sanayisinin omurgasını oluşturan, istihdamımızın yükünü sırtlayan ana damarlarda; özellikle mobilyada, çelikte ve tekstilde ciddi bir tıkanıklık yaşıyoruz. Bakın, meseleyi sadece ‘finansmana erişim sorunu’ veya ‘kredi bulamamak’ olarak okursak eksik kalır. Asıl mesele, küresel arenada artık oyunun kurallarının değişmiş olmasıdır. Şu an ihracatçımız tam anlamıyla bir ‘kıskaç’ altında. Ancak bu kıskacın boyutu değişti. Eskiden sadece ‘Çin ucuz, biz kaliteliyiz’ derdik. Şimdi karşımızda Mısır, Tunus ve Fas gibi çok daha dişli rakipler var. Ve size acı bir gerçeği söylemek zorundayım: Bu ülkeler sadece ucuz işçilik avantajıyla gelmiyorlar. Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat sürecine, karbon ayak izi ölçümü ve raporlanması gibi çevreci standartlara bizden çok daha hızlı uyum sağlıyorlar. Yani rakiplerimiz hem maliyet avantajını koruyor hem de Avrupa’nın istediği ‘yeşil üretim’ standartlarını, bizim firmalarımıza kıyasla daha hızlı benimsiyorlar. İşte tekstil sektöründeki kan kaybımızın asıl sebebi budur. Pazar hem ucuz hem de kurallara uyanı tercih ediyor. Biz, maliyet ve uyum süreci arasında sıkışmış durumdayız. Bu tablo bize şunu söylüyor: Sadece üretmek yetmiyor; artık hem maliyetleri yönetmek hem de yeşil dönüşümü rakiplerden önce tamamlamak zorundayız. Aksi taktirde, özellikle Avrupa gibi önemli bir pazarımızı kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacağız. Biz ülkemizin gücüne, alınacak tedbirler ve kolaylaştırıcı adımlarla, ihracatımızı güçlendirebileceğimize inanıyoruz. Tüm zorlu şartlara rağmen üreten, rekabet eden ve Türk ürünlerinin dünyada var olması için çabalayan tüm firmalarımız ile çalışanlarına teşekkür ediyorum.
“Kayseri’nin Aylık İhracatı Yüzde 5,9 Oranında Arttı”
Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan eylül ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi.
Başkan Büyüksimitci, ekim ayında Kayseri’nin ihracatının bir önceki aya göre yüzde 5,9 oranında artarak 341 milyon 762 bin dolar olarak gerçekleştiğini belirtti.
Geçen yılın aynı ayına göre de yüzde 5,2 oranında bir artış olduğunu açıklayan Başkan Büyüksimitci, Kayseri’nin ilk 10 aylık ihracatın 3 milyar 154 milyon 265 bin dolar olduğunu, son 12 aylık ihracatın ise 3 milyar 800 milyon 943 bin dolar olarak gerçekleştiğini söyledi.
Başkan Büyüksimitci, eylül ayında Kayseri’den 143 ülkeye ihracat yapıldığını, Almanya, Irak ve ABD’nin ihracat yapılan ülkeler sıralamasında ilk üç sırada olduğunu, mobilya, kablo ve elektrikli ev aletlerinin ise ihracatta en fazla paya sahip sektörlerin başında geldiğini açıkladı.
Başkan Büyüksimitci, küresel ekonomideki dalgalanmaların ve belirsizliklerin devam ettiğini belirterek, “Korumacılık adımları, jeopolitik gelişmeler ve artan finansman maliyetleri ihracatçılarımızı zorluyor. Buna rağmen Kayseri sanayisi üretimdeki direncini ve dış ticaretteki kararlılığını sürdürüyor. İhracatta daha yukarılara çıkmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz” dedi.
Başkan Büyüksimitci, öngörülebilir ekonomi, erişilebilir finansman ve güçlü ihracat desteklerinin üretim ihracat ve istihdamın devamlılığı için önemli olduğunu belirterek, “Şehrimizin üretim gücüne katkı sunan tüm sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve emek veren çalışanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Beraber çalışıyoruz, beraber çabalıyoruz. İnşallah hep birlikte daha iyi günlere ulaşacağız” diyerek sözlerini tamamladı.
Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın: Kayseri’nin 10 Aylık İhracatı 3 Milyar 154 Milyon Dolar Oldu
Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından kamuoyu ile paylaşılan 2025 yılı Ekim ayı dış ticaret rakamlarına ilişkin açıklamada bulundu.
Türkiye İstatistik Kurumu ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen genel ticaret sistemi geçici dış ticaret verilerinin 2025 yılı Ekim ayı rakamları kamuoyu ile paylaşıldı. Rakamları değerlendiren Kayseri OSB Başkanı Yalçın, Türkiye’nin ihracatının Ekim ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2 artarak 23 milyar 941 milyon dolar, ithalat yüzde 7,2 artarak 31 milyar 521 milyon dolar olduğunu söyledi.
Başkan Yalçın, “Kayseri’nin ihracatı bir önceki aya göre yüzde 5,9 oranında artarak 341 milyon 762 bin dolar oldu. Kayseri’nin 2025 yılı ilk 10 aylık ihracatı 3 milyar 154 milyon 265 bin dolar seviyesine ulaştı.” dedi.
Kayseri’nin Ekim ayı ithalat rakamının ise 131 milyon 685 bin dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirten Yalçın, “Kayseri’nin Ekim ayı ithalat rakamı, bir önceki ay ithalat rakamına oranla yüzde 9,9 oranında düştü. Şehrimizin ilk 10 aylık ithalatı ise 1 milyar 463 milyon 160 bin dolar oldu.” ifadelerini kullandı.
Başkan Yalçın, “Dünya genelinde yaşanan ekonomik zorluklar, sanayiciler olarak bizleri etkilemektedir. Döviz kuru belirsizliği nedeniyle dış pazarlarda yaşanan daralma, üretim ve ihracat kapasitesinin düşmesinde etkili olmaktadır. Sanayicilerimizin gücünün korunması için kısa sürede ve ucuz maliyetle kredi olanaklarının sunulması büyük önem taşımaktadır. Yaşanan tüm zorluklara rağmen Kayseri’nin dış ticaretteki dirençli duruşu ve ihracatının ithalatını karşılama oranındaki büyük başarısı sürmektedir.” dedi.
Başkan Yalçın, ekonomiye sağladıkları katkılardan dolayı tüm ihracatçılara ve sanayicilere teşekkür etti.
KTO KASIM AYI MECLİS TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ GÜLSOY : ENFLASYONLA MÜCADELEDE ÜRETİM VE YATIRIM ÖNCELİĞİMİZ
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Ekonomideki son gelişmeleri değerlendiren KTO Başkanı Ömer Gülsoy, küresel belirsizlikler, enflasyon ve KOBİ’lere sağlanan destekler gibi konulara değindi ve Kayseri iş dünyasının güçlü üretim kapasitesi ile bu dönemi fırsata çevirebileceğini vurguladı.
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Kasım ayı olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan başkanlığında M. Rifat Hisarcıklıoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya Başkan Ömer Gülsoy’un yanı sıra Yönetim Kurulu üyeleri, Meclis üyeleri ve Basın mensupları katıldı.
Saygı duruşundu bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından görüşülen gündem maddeleri kabul edildi. Toplantıda, ay içerisinde yapılan faaliyetlere de yer verildi.
Yönetim kurulunun aylık faaliyetleri ve gündeme ilişkin bilgiler vermek üzere kürsüye gelen Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, sözlerine Azerbaycan–Gürcistan sınırında düşen C130 tipi askeri kargo uçağında 20 kahraman askerimizin, Hırvatistan’da ise yangın söndürme uçağının düşmesi sonucu Pilot Hasan Bahar’ın şehit olmasının milletimizi derinden sarstığını belirterek başladı. Kayseri Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 20 askerimizin aziz hatırasını yaşatmak üzere ‘11 Kasım Hava Şehitleri Anıtı’ yapılmasına yönelik aldığı kararı da anlamlı bir vefa örneği olarak değerlendiren Başkan Gülsoy, tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla andığını vurguladı.
“Küresel Ekonomide Belirsizlik Hakim”
Konuşmasında ekonomideki son gelişmeleri değerlendiren Gülsoy, küresel ekonominin uzun süredir görülmemiş ölçüde belirsizliklerle karşı karşıya olduğunu, jeopolitik risklerden ticaret savaşlarına, enerji ve gıda arzındaki dalgalanmalardan iklim krizinin etkilerine kadar birçok unsurun dünya ekonomisini baskılamaya devam ettiğini vurguladı. ABD’nin korumacı politikalarının tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdiğini, Avrupa’da büyümenin zayıf seyrettiğini ve Çin’de beklenen toparlanmanın gecikmesinin küresel talebi aşağı çektiğini ifade etti.
“İşletmeler İçin Yeni Dönem: Verimlilik ve Dayanıklılık”
Uluslararası kuruluşların güncel tahminlerine göre küresel ekonominin potansiyelinin altında büyümeye devam edeceğini, bu ortamda işletmelerin maliyetlerinden üretim modellerine, tedarik zincirlerinden satış stratejilerine kadar tüm süreçlerini yeniden gözden geçirmek zorunda kaldığını belirtti. Önümüzdeki dönemin, verimlilik ve katma değer odaklı firmaların ayakta kalacağı bir dönem olacağını vurguladı.
“Enflasyonla Mücadelede Kararlılık”
Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerinde ise; hammadde fiyatlarındaki oynaklık, enerji maliyetleri, finansmana erişim sorunları ve yüksek enflasyonun üretim ve yatırım kararlarını şekillendiren temel başlıklar arasında yer aldığını ifade etti. Orta Vadeli Program çerçevesinde enflasyonla mücadelede önemli adımlar atıldığını, ancak sıkı para politikasının üretim kesimi üzerindeki maliyet baskısını artırdığını belirtti. Bu nedenle KOBİ’lerin ayakta kalması için finansmana erişimin güçlendirilmesi ve faizlerin makul seviyelere gerilemesinin kritik olduğunu vurguladı.
Para politikasının maliye politikaları, yatırım teşvikleri ve yapısal reformlarla desteklenmesinin hem fiyat istikrarı hem de büyüme açısından önem taşıdığını ifade eden Gülsoy, Merkez Bankası’nın son iki aydır sürdürdüğü faiz indirimlerinin iş dünyasında memnuniyetle karşılandığını belirtti. Ancak 2025 enflasyon tahmininin yukarı yönlü güncellenmesinin, faiz indirim sürecini olumsuz etkilememesi gerektiğini de vurguladı.
“Nefes Kredisi Kobi’ler İçin Önemli Bir Destek”
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde hayata geçirilen Nefes Kredisi’nin yoğun talep üzerine 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye çıkarılmasının son derece yerinde bir adım olduğunu ifade eden Gülsoy, Kayseri Ticaret Odası’nın hem ilk paketin devreye alınması hem de ikinci paketin genişletilmesi için yoğun girişimlerde bulunduğunu ve bu çabaların sonuç verdiğini memnuniyetle gördüklerini belirtti. Destekleri nedeniyle TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na şükranlarını sunduğunu da vurguladı.
“Tedbirli, Planlı ve Dijital Odaklı Bir Dönem”
İş dünyasının bu süreçte daha planlı, tedbirli ve dijitalleşmeye odaklı bir iş modeline yönelmesi gerektiğini belirten Gülsoy, Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesi ve dinamik yapısıyla enflasyonla mücadele sürecinden başarıyla çıkacağına olan inancını ifade etti.
“İş İnsanına Karamsarlık Yakışmaz”
Hiçbir olumsuz tablonun iş dünyasını karamsarlığa sürüklememesi gerektiğini, Türk iş insanının bugüne kadar birçok zorluğu birlikte aşmış bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Gülsoy, kamu ve özel sektör iş birliğiyle mevcut zorlukların da aşılacağına olan güvenini dile getirdi.
“İl İhracatını Geliştirme Yürütme Kurulu Toplantısı”
İl İhracatını Geliştirme Yürütme Kurulu ikinci toplantısının gerçekleştirildiğini ifade eden Başkan Gülsoy, toplantıda çalışmanın ilk fazına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, saha araştırmasının tamamlanmasıyla Kayseri için önemli bir İl İhracat Raporu oluşturulacağını ve şehrimizin ihracatına yönelik bilimsel çalışmalara katkı sağlayacağını vurguladı.
“Reel Kesim Güven Endeksi ve İl Ekonomik Görünümü Araştırması”
Gülsoy, ayrıca TEPAV ve Odamız desteğiyle yürütülen, Reel Kesim Güven Endeksi, PMI ve İl Ekonomik Görünümü temalı saha araştırmasının Kasım ayı itibarıyla başladığını belirtti. Araştırma, Prof. Dr. Recep Ulucak koordinasyonunda, Erciyes Üniversitesi yüksek lisans öğrencileri tarafından firmalara yapılan 10–15 dakikalık görüşmelerle yürütülüyor.
Her üç ayda bir raporlanacak çalışmada 375 firma ile görüşmeler yapılacağını kaydeden Gülsoy, ilimizin ekonomik sorunlarının doğru şekilde ölçülebilmesi için üyelerden görüşmelere destek olmalarını ifade etti.
Konuşmasının sonunda Oda faaliyetleri hakkında da bilgiler veren Başkan Gülsoy, Mobilya sektöründen turizme, eğitimden dijital iş birliğine kadar birçok alanda gerçekleştirilen faaliyetleri meclis üyeleriyle paylaştı.
Başkan Gülsoy, Oda faaliyetlerinin şehrin ekonomik hayatına katkı sunduğunu, sektörleri güçlendirdiğini ve üyeleri desteklediğini belirterek, Kasım ayında kurulan firma sayısının187, kapanan firma sayısının ise 81 olduğunu söyledi.
HAGİAD, Hacılar’ın hafızasına katkı sunuyor
Hacılar Girişimci İş İnsanları Derneği (HAGİAD) tarafından hayata geçirilen ve Hacılar’ın ayaklı tarihlerinin konuştuğu “Gelenekten Geleceğe” programının son konuğu, iş insanı Selahattin Kılıç oldu.
HAGİAD tarafından hayata geçirilen Hacılar 360 sosyal medya sayfasındaki “Gelenekten Geleceğe” programının son konuğu, Hacılarlı iş insanı Selahattin Kılıç oldu. Program moderatörü HAGİAD Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Gürbüz’ün konuğu olan iş insanı Kılıç, Hacılar’da başlayan iş hayatı boyunca sürdürdüğü sergüzeşti ve ilçelerindeki sosyal hayatı anlattı. Kılıç, anlatısıyla Hacılar’ın yakın tarihini aydınlatmada kendi perspektifinden mühim katkılar sundu.
Selahattin Kılıç’ın konuk olduğu “Gelenekten Geleceğe” programının yeni bölümü, bir HAGİAD girişimi olan Hacılar 360 sosyal medya sayfalarından yayınlandı. Program, Hacılar genelinde yoğun ilgiyle karşılandı.
HAGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Erkan, iş insanı Selahattin Kılıç’ın katıldığı program hakkında açıklama yaparak, kendilerine katılımlarından dolayı teşekkür etti:
“Hacılar iş dünyasının örnek isimlerinden Selahattin Kılıç’ın hayat hikâyesini ve iş hayatındaki başarı serüvenini, HAGİAD olarak hazırladığımız Gelenekten Geleceğe programında kamuoyuyla paylaşmanın gururunu yaşıyoruz.
Sayın Selahattin Kılıç, yıllar önce attığı mütevazı adımlarla başladığı ticaret yolculuğunu; çalışkanlığı, azmi ve değerlerine bağlılığıyla bugün bölgesine yön veren güçlü bir işletmeye dönüştürmeyi başarmıştır. Kendisi, Hacılar’ın üretim kültürünü en iyi şekilde temsil eden iş insanlarımızdan biridir.
HAGİAD olarak, bu değerli başarı hikayesini sosyal medya hesaplarımızda ve iletişim kanallarımızda duyurarak genç girişimcilere ilham olmasını hedefledik. Her röportajımızda olduğu gibi, bu bölümde de hem geçmişin emeğini hem de geleceğe uzanan vizyonu aktarmaya özen gösterdik.
Bu vesileyle; Sayın Selahattin Kılıç’a yürekten teşekkür ediyor, iş yaşamındaki örnek duruşu ve üretim yolculuğuyla toplumumuza ilham olmaya devam edeceğine yürekten inanıyorum.”
Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2025 yılı Ekim ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %2,0 artarak 23 milyar 941 milyon dolar, ithalat %7,2 artarak 31 milyar 521 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ocak-Ekim döneminde ihracat %3,9, ithalat %6,1 arttı
Genel ticaret sistemine göre ihracat 2025 yılı Ocak-Ekim döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %3,9 artarak 224 milyar 469 milyon dolar, ithalat %6,1 artarak 299 milyar 152 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2025 Ekim ayında %3,8 artarak 22 milyar 25 milyon dolardan, 22 milyar 826 milyon dolara yükseldi.
Ekim ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat %5,2 artarak 22 milyar 684 milyon dolardan, 23 milyar 865 milyon dolara yükseldi.
Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Ekim ayında 1 milyar 10 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi %4,5 artarak 46 milyar 721 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı %95,8 oldu.
Dış ticaret açığı Ekim ayında %27,6 arttı
Ekim ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre %27,6 artarak 5 milyar 938 milyon dolardan, 7 milyar 580 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Ekim ayında %79,8 iken, 2025 Ekim ayında %76,0’a geriledi.
Dış ticaret açığı Ocak-Ekim döneminde %13,3 arttı
Ocak-Ekim döneminde dış ticaret açığı %13,3 artarak 65 milyar 913 milyon dolardan, 74 milyar 683 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Ocak-Ekim döneminde %76,6 iken, 2025 yılının aynı döneminde %75,0’a geriledi.
Ekim ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı %94,4 oldu
Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2025 Ekim ayında imalat sanayinin payı %94,4, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %3,3, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı %1,6 oldu.
Ocak-Ekim döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı %94,5, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı %3,3, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün payı %1,6 oldu.
Ekim ayında ara mallarının toplam ithalattaki payı %68,3 oldu
Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2025 Ekim ayında ara mallarının payı %68,3, sermaye mallarının payı %16,0 ve tüketim mallarının payı %15,5 oldu.
İthalatta, 2025 Ocak-Ekim döneminde ara mallarının payı %68,9, sermaye mallarının payı %14,6 ve tüketim mallarının payı %16,2 oldu.
Ekim ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu
Ekim ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 2 milyar 3 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 423 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 409 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 210 milyon dolar ile Irak, 1 milyon 152 milyon dolar ile İtalya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %30,1’ini oluşturdu.
Ocak-Ekim döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 18 milyar 554 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 13 milyar 811 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 13 milyar 427 milyon dolar ile ABD, 10 milyar 987 milyon dolar ile İtalya ve 9 milyar 883 milyon dolar ile Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %29,7’sini oluşturdu.
İthalatta ilk sırayı Çin aldı
İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Ekim ayında Çin’den yapılan ithalat 3 milyar 977 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 712 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 2 milyar 326 milyon dolar ile Almanya, 2 milyar 5 milyon dolar ile İsviçre, 1 milyar 828 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %43,9’unu oluşturdu.
Ocak-Ekim döneminde ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 40 milyar 731 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 35 milyar 508 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 24 milyar 598 milyon dolar ile Almanya, 14 milyar 570 milyon dolar ile ABD, 12 milyar 886 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın %42,9’unu oluşturdu.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat %1,7 arttı
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2025 Ekim ayında bir önceki aya göre ihracat %1,7, ithalat %4,8 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2025 yılı Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat %2,0, ithalat %7,2 arttı.
Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı %3,4 oldu
Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Ekim ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %94,4’tür. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,4’tür. Ocak-Ekim döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %94,5’tir. Ocak-Ekim döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,6’dır.
Ekim ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %84,4’tür. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %12,7’dir. Ocak-Ekim döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %81,8’dir. Ocak-Ekim döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %11,5’tir.
Özel ticaret sistemine göre ihracat 2025 yılı Ekim ayında 22 milyar dolar oldu
Özel ticaret sistemine göre, 2025 yılı Ekim ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre %2,7 artarak 22 milyar dolar, ithalat %9,5 artarak 29 milyar 959 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ekim ayında dış ticaret açığı %34,4 artarak 5 milyar 921 milyon dolardan, 7 milyar 959 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Ekim ayında %78,4 iken, 2025 Ekim ayında %73,4’e geriledi.
İhracat 2025 yılı Ocak-Ekim döneminde 203 milyar 993 milyon dolar oldu
Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2025 yılı Ocak-Ekim döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %4,2 artarak 203 milyar 993 milyon dolar, ithalat %6,9 artarak 280 milyar 748 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Ocak-Ekim döneminde dış ticaret açığı %14,9 artarak 66 milyar 775 milyon dolardan, 76 milyar 755 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2024 Ocak-Ekim döneminde %74,6 iken, 2025 yılının aynı döneminde %72,7’ye geriledi.
İşgücü İstatistikleri, Ekim 2025 Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %8,5 seviyesinde gerçekleşti
Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2025 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 27 bin kişi azalarak 3 milyon 33 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puan azalarak %8,5 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde %7,0 iken kadınlarda %11,3 olarak tahmin edildi.
Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı %49,2 oldu
İstihdam edilenlerin sayısı 2025 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 185 bin kişi artarak 32 milyon 772 bin kişi, istihdam oranı ise 0,2 puan artarak %49,2 oldu. Bu oran erkeklerde %66,5 iken kadınlarda %32,4 olarak gerçekleşti.
Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı %53,8 olarak gerçekleşti
İşgücü, 2025 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 157 bin kişi artarak 35 milyon 804 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,2 puan artarak %53,8 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde %71,5 iken kadınlarda %36,5 oldu.
Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı %15,6 oldu
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,6 puan artarak %15,6 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde %12,9, kadınlarda ise %20,6 olarak tahmin edildi.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 42,2 saat oldu
İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2025 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 0,7 saat azalarak 42,2 saat olarak gerçekleşti.
Mevsim etkisinden arındırılmış atıl işgücü oranı %29,6 oldu
Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2025 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 1,1 puan artarak %29,6 oldu.
Ekonomik Güven Endeksi, Kasım 2025 Ekonomik güven endeksi 99,5 oldu
Ekonomik güven endeksi Ekim ayında 98,2 iken, Kasım ayında %1,3 oranında artarak 99,5 değerini aldı.
Bir önceki aya göre Kasım ayında tüketici güven endeksi %1,6 oranında artarak 85,0 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi %1,2 oranında artarak 103,2 değerini, hizmet sektörü güven endeksi %1,0 oranında artarak 111,8 değerini, perakende ticaret sektörü güven endeksi %0,9 oranında artarak 114,2 değerini, inşaat sektörü güven endeksi %1,5 oranında artarak 84,9 değerini aldı.
Hizmet Üretici Fiyat Endeksi, Ekim 2025
H-ÜFE 2025 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre %0,19 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %35,02 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %34,85 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %38,96 artış gösterdi.
H-ÜFE ulaştırma ve depolama hizmetlerinde aylık %0,91 arttı
Bir önceki aya göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde %0,91 artış, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde %2,03 azalış, bilgi ve iletişim hizmetlerinde %2,16 artış, gayrimenkul hizmetlerinde %1,52 artış, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde %1,78 artış, idari ve destek hizmetlerde %2,18 azalış gerçekleşti.
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.



