
Türkiye’de işverenlerin işe alım konusunda olumlu beklentileri sürüyor
ManpowerGroup’un İstihdama Genel Bakış Araştırması’na göre, Türkiye’deki işverenler, önümüzdeki çeyrek için Net İstihdam Görünümü’nün (NEO) 22 puan olmasını öngörüyor. İstihdam görünümü geçen çeyreğe göre değişmemiş olsa da 2025’in ikinci çeyreğine kıyasla 4 puan arttı.
ManpowerGroup, 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin işe alım beklentilerini ölçmek için 42 ülkede 41 bin 764 işverenle İstihdama Genel Bakış araştırmasını gerçekleştirdi. Rapora göre, küresel istihdam görünümü, IMF’nin “teknoloji yatırımlarındaki hızlı artış” ve “istikrarlı ancak kırılgan bir ekonomik dayanıklılık” olarak tanımladığı gelişmelerin etkisiyle geçen çeyreğe kıyasla belirgin şekilde iyileşti. Bu çerçevede işverenlerde belirsizliğin azalmaya başladığı da görüldü. Buna bağlı olarak, mevsimsel etkilerden arındırılmış küresel Net İstihdam Görünümü (NEO) 31’e yükselerek geçen çeyreğe göre 7 puan ve geçen yılın aynı dönemine göre ise 8 puan arttı.
Kuzey Amerika bölgesi (36), 2026’nın ikinci çeyreği için 2022’nin üçüncü çeyreğinden bu yana yaklaşık dört yılın en yüksek istihdam görünümünü kaydetti. Benzer şekilde, Güney ve Orta Amerika’da da (39) güçlü bir istihdam görünümü bildirildi. İşverenler ayrıca Asya Pasifik ve Orta Doğu’da (38) işe alım konusunda daha olumlu bir tutum sergiliyor. Bu durum, ABD’nin Çin mallarına uyguladığı gümrük tarifelerini düşürmesiyle küresel ticaret gerilimlerinin azaldığı bir döneme denk geldi. Avrupa’da (21) ise istihdam görünümü bir kez daha yükselerek art arda dördüncü çeyrekte de iyileşme kaydetse de Avrupa’daki görünüm, sınırlı ekonomik büyümenin etkisiyle diğer bölgelere kıyasla hâlâ belirgin biçimde daha düşük seviyede kaldı.
Türkiye’de de işe alım beklentileri olumlu
İşe alım konusunda olumlu bir beklentilerini sürdüren Türkiye’deki işverenler, önümüzdeki çeyrek için Net İstihdam Görünümü’nün (NEO) 22 puan olmasını öngörüyor. İstihdam görünümü geçen çeyreğe göre değişmezken, 2025’in ikinci çeyreğine kıyasla 4 puanlık artış gösterdi.
Sonuçlarla ilgili değerlendirmede bulunan ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı, “Türkiye’de istihdam beklentileri geçen çeyrekten bu yana istikrarını koruyor. Kısıtlayıcı ekonomik koşullara rağmen işsizlik oranı kademeli olarak gerilerken, 2026 yılı için asgari ücrette artışa gidildi. Öte yandan enflasyon baskıları sürüyor ve bu durum harcamalarda kısıntıyı gerekli kılıyor. İş gücü piyasasındaki bu gelişmeler finansal risklerle birleştiğinde işverenlerin daha temkinli hareket etmesine yol açsa da işverenler geçen yılın aynı dönemine göre daha olumlu bir tablo çiziyor.” dedi.
En güçlü ve en zayıf sektörler
Türkiye’de istihdam beklentilerinin en güçlü olduğu sektör, 41 puanlık görünümle profesyonel, bilimsel ve teknik hizmetler sektörü oldu. Bu sektördeki görünüm geçen çeyreğe göre 14 puan, 2025’in ikinci çeyreğine göre ise 7 puan artış gösterdi. Küresel ölçekte ise Türkiye, profesyonel, bilimsel ve teknik hizmetler sektöründeki istihdam beklentileri açısından 8. sırada yer alırken, sektörün küresel ortalamasının 8 puan üzerinde bulunuyor. Sektörlerin NEO puanları şu şekilde:
- Profesyonel, Bilimsel ve Teknik Hizmetler (41)
- Ticaret ve Lojistik (29)
- Kamu Sektörü, Sağlık ve Sosyal Hizmetler (29)
- İmalat (28)
- Teknoloji ve BT Hizmetleri (25)
- İnşaat ve Emlak (24)
- Kamu Hizmetleri ve Doğal Kaynaklar (23)
- Ağırlama (18)
- Otomotiv (13)
- Bilişim (0)
- Finans ve Sigorta (-38)
En güçlü ve en zayıf bölgeler
Türkiye’de istihdam beklentilerinin en güçlü olduğu bölge, 54 puanlık Net İstihdam Görünümü (NEO) ile Doğu Anadolu Bölgesi oldu. Bölge hem geçen çeyreğe hem de geçen yılın aynı dönemine kıyasla beklentilerde en büyük artışı kaydetti. Bölgede istihdam görünümü 2026’nın birinci çeyreğine göre 20 puan, 2025’in ikinci çeyreğine göre ise 51 puan yükseldi. Bölgelerin NEO puanları:
- Doğu Anadolu (54)
- Güneydoğu Anadolu (44)
- Ege (34)
- Akdeniz (30)
- İç Anadolu (25)
- Karadeniz (25)
- Marmara (14)
Organizasyon büyüklüklerine göre
Türkiye’de 10’dan az çalışanı bulunan mikro ölçekli işletmelerdeki işverenler, 42 puanlık Net İstihdam Görünümü (NEO) ile en iyimser kesimi oluşturuyor. Bu görünüm geçen çeyreğe göre 3 puan, geçen yılın aynı dönemine göre ise 34 puan arttı. Küresel ölçekte ise Türkiye, mikro ölçekli işletmelerdeki istihdam beklentileri açısından 6. sırada yer alıyor. Organizasyon büyüklüklerine göre NEO puanları şu şekilde:
- 10’dan az (42)
- 5,000+ (37)
- 250-999 (30)
- 10-49 (26)
- 50-249 (23)
- 1,000-4,999 (-14)
Motorlu Kara Taşıtları, Şubat 2026
Kayseri’de trafiğe kayıtlı araç sayısı Şubat ayı sonu itibarıyla 523 bin 367 oldu.
Şubat ayında 121 bin 791 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı
Şubat ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %51,9’unu otomobil, %30,3’ünü motosiklet, %11,7’sini kamyonet, %2,5’ini kamyon, %1,7’sini traktör, %1,1’ini minibüs, %0,7’sini otobüs ve %0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %15,8 azaldı
Şubat ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre motosiklette %36,2, traktörde %13,4 artarken özel amaçlı taşıtta %60,3, kamyonette %46,3, kamyonda %37,0, minibüste %26,6, otomobilde %22,1 ve otobüste %11,0 azaldı.
Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre %11,0 azaldı
Şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı kamyonette %13,7 artarken traktörde %54,6, minibüste %31,4, özel amaçlı taşıtta %19,5, otobüste %19,4, motosiklette %17,5, otomobilde %8,1 ve kamyonda %0,2 azaldı.
Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Şubat ayı sonu itibarıyla 33 milyon 869 bin 80 oldu
Şubat ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,7’sini otomobil, %21,2’sini motosiklet, %14,6’sını kamyonet, %6,9’unu traktör, %3,1’ini kamyon, %1,6’sını minibüs, %0,6’sını otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
Şubat ayında 806 bin 588 adet taşıtın devri yapıldı
Şubat ayında devri(1) yapılan taşıtların %69,0’ını otomobil, %15,4’ünü kamyonet, %8,1’ini motosiklet, %2,9’unu traktör, %2,1’ini kamyon, %1,7’sini minibüs, %0,5’ini otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.
Şubat ayında 63 bin 171 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı
Şubat ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %14,8’i Renault, %11,0’ı Toyota, %7,2’si Volkswagen, %5,9’u Hyundai, %5,3’ü Fiat, %4,8’i Peugeot, %4,7’si Skoda, %4,7’si Opel, %4,7’si TOGG, %4,3’ü Citroen, %3,1’i BYD, %3,0’ı Chery, %2,9’u Ford, %2,8’i Mercedes-Benz, %2,7’si Kia, %2,3’ü Nissan, %2,1’i BMW, %2,1’i Audi, %2,0’u Mini, %1,5’i Volvo ve %8,4’ü diğer(2) markalardan oluştu.
Ocak-Şubat döneminde 266 bin 411 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı
Ocak-Şubat döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %11,9 azalarak 266 bin 411 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı da %15,2 artarak 8 bin 186 adet oldu. Böylece Ocak-Şubat döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 258 bin 225 adet artış gerçekleşti.
Ocak-Şubat döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %42,5’i benzin yakıtlıdır
Ocak-Şubat döneminde trafiğe kaydı yapılan 144 bin 279 adet otomobilin %42,5’i benzin, %29,8’i hibrit, %18,2’i elektrikli, %9,0’ı dizel ve %0,5’i LPG yakıtlıdır. Şubat ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 523 bin 423 adet otomobilin ise %32,4’ü dizel, %31,0’ı benzin, %29,9’u LPG, %4,2’si hibrit ve %2,3’ü elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3) otomobillerin oranı ise %0,2’dir.
Ocak-Şubat döneminde en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı
Ocak-Şubat döneminde trafiğe kaydı yapılan 144 bin 279 adet otomobilin %32,4’ü 1300 ve altı, %16,1’i 1401-1500, %13,5’i 1501-1600, %9,9’u 1301-1400, %9,1’i 1601-2000, %0,8’i 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir.
Ocak-Şubat döneminde kaydı yapılan otomobillerin 60 bin 942’si gri renklidir
Ocak-Şubat döneminde trafiğe kaydı yapılan 144 bin 279 adet otomobilin %42,2’si gri, %25,7’si beyaz, %10,9’u siyah, %10,5’i mavi, %5,3’ü yeşil, %3,3’ü kırmızı, %1,3’ü kahverengi, %0,3’ü turuncu, %0,3’ü sarı ve %0,2’si diğer renklidir.
Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi, Şubat 2026
Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) yıllık %40,10 arttı, aylık %0,21 arttı
Tarım-ÜFE’de (2020=100), 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre %0,21 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %8,69 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %40,10 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %38,97 artış gerçekleşti.
Sektörlerde bir önceki aya göre, tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde %0,03 artış, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde %6,54 artış ve balık ve diğer balıkçılık ürünleri; su ürünleri; balıkçılık için destekleyici hizmetlerde %0,42 azalış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre, tek yıllık (uzun ömürlü olmayan) bitkisel ürünlerde %4,26 artış, çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerde %5,83 azalış ve canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde %4,24 artış gerçekleşti.
Endeks Bir önceki aya göre değişim oranı (%) Bir önceki yılın Aralık ayına göre değişim oranı (%) Bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı (%) On iki aylık ortalamalara göre değişim oranı (%)
Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup %110,06 artış ile yumuşak çekirdekli meyveler ve sert çekirdekli meyveler, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup %24,52 artış ile turunçgiller oldu.
Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları, Şubat 2026
Aylık en yüksek reel getiri BIST 100 endeksinde oldu
Aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde %7,61, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise %7,06 oranlarıyla BIST 100 endeksinde gerçekleşti.
Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından, külçe altın %5,57 ve mevduat faizi (brüt) %0,49 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) %0,35, Euro %0,54 ve Amerikan Doları %1,30 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise külçe altın %5,03 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; mevduat faizi (brüt) %0,03, DİBS %0,86, Euro %1,05 ve Amerikan Doları %1,81 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.
BIST 100 endeksi, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %21,15, TÜFE ile indirgendiğinde ise %17,85 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde Amerikan Doları, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %2,46, TÜFE ile indirgendiğinde ise %5,12 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.
Altı aylık değerlendirmeye göre külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %48,45, TÜFE ile indirgendiğinde ise %42,09 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; aynı dönemde Amerikan Doları Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %3,85, TÜFE ile indirgendiğinde ise %7,97 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.
Yıllık değerlendirmede en yüksek reel getiri külçe altında gerçekleşti
Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde %67,25, TÜFE ile indirgendiğinde ise %62,20 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu.
Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından BIST 100 endeksi %11,73, Euro %7,50, DİBS %5,06 ve mevduat faizi (brüt) %5,00 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Amerikan Doları %5,36 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise BIST 100 endeksi %8,36, Euro %4,26, DİBS %1,89 ve mevduat faizi (brüt) %1,83 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Amerikan Doları %8,22 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.
Yabancı Kontrollü Girişim İstatistikleri, 2024
Toplam cironun %12,6’sı yabancı kontrollü girişimler tarafından elde edildi
Yabancı kontrollü girişim istatistiklerine göre yabancı kontrolündeki girişim sayısı 2023 yılında 10 bin 673 ve 2024 yılında 11 bin 86 oldu. Bu girişimlerin toplam cirodaki payı 2023 yılında %12,9, 2024’te ise %12,6 oldu. Yabancı kontrollü girişimlerdeki çalışanlar sayısının toplam çalışanlar sayısı içinde payı 2023 yılında %5,2, 2024’te ise %5,1 oldu.
Yabancı kontrollü girişimlerin ciro ve çalışanlar sayısındaki payları, 2016-2024
Tütün ürünleri imalatı yabancı kontrolünün en yoğun olduğu faaliyet oldu
Tütün ürünleri imalatı, 2024 yılında yabancı kontrollü girişimlerin ciro payının %94,6 ile en yüksek olduğu faaliyet oldu. Yabancı kontrollü girişimlerin ciro payının en yüksek olduğu ikinci faaliyet ise %40,6 ile Motorlu kara taşıtı, treyler (römork) ve yarı treyler (yarı römork) imalatı oldu.
Yabancı kontrollü girişimlerde sayı ve ciroya göre en büyük paya sahip ülke Almanya oldu
Yabancı kontrollü 11 bin 86 girişimden bin 309 tanesi Almanya tarafından kontrol edildi. Almanya tarafından kontrol edilen girişimlerin 2024 yılında elde ettiği cironun toplam yabancı kontrollü cirodaki payı %13,1 oldu. ABD kontrolündeki bin 10 girişimin toplam yabancı kontrollü cirodaki payı %12,3 iken Birleşik Krallık kontrolündeki 737 girişimin yabancı kontrollü cirodaki payı ise %8,3 olarak gerçekleşti.
KTO BAŞKANI GÜLSOY: “SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME İÇİN FİYAT İSTİKRARI VE ÜRETİM DESTEĞİ ŞART”
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı büyüme verilerini değerlendirirken, Türkiye ekonomisinin fiyat istikrarı temelinde sürdürülebilir bir büyüme rotasına girmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. 2025 yılını yüzde 3,6 büyüme ile kapatan ve son çeyrekte yüzde 3,4’lük bir performans sergileyen Türkiye ekonomisinin, pandemi döneminden bu yana kesintisiz 22 çeyrektir pozitif büyüme serisini sürdürmesinin stratejik bir başarı olduğunu ifade eden Gülsoy, bu tablonun kalıcı hale gelmesi için üretim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Sektörel büyüme verilerine de değinen Gülsoy,“2025 yılında inşaat sektörünün yüzde 10,8, bilgi ve iletişim faaliyetlerinin yüzde 8, ulaştırma ve konaklama hizmetlerinin yüzde 4,6, diğer hizmet faaliyetlerinin yüzde 4,3, mesleki ve destek hizmetlerinin yüzde 4, finans ve sigorta sektörünün ise yüzde 3,8 büyüdüğünü görüyoruz. Sanayi sektörünün yüzde 2,9, gayrimenkul faaliyetlerinin yüzde 2,7, kamu yönetimi ve sağlık hizmetlerinin yüzde 1 oranında artış kaydettiğini belirten Gülsoy, tarım sektöründe yaşanan yüzde 8,8’lik daralmanın ise dikkatle analiz edilmesi gereken bir tablo olduğunu ifade etti.
Büyüme rakamlarının Türkiye’nin üretim kararlılığını kanıtladığını ancak ihracatta yeni bir ivmeye ihtiyaç duyulduğunu belirten Gülsoy, yüksek maliyetler ve finansmana erişim kısıtlarının ihracatçıyı zorladığını aktardı. İş dünyasının küresel pazarda elini güçlendirmek için düşük faizli finansman imkanlarının seferber edilmesi gerektiğini vurgulayan Gülsoy, sanayicilere yönelik vergi avantajlarının ve teşvik mekanizmalarının devreye alınmasının yatırımları hızlandıracağını ifade etti.
Sürdürülebilir büyüme hedefi doğrultusunda yeşil dönüşüm yatırımlarının artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu hatırlatan Başkan Gülsoy, Avrupa pazarıyla entegrasyonun korunması için bu alandaki desteklerin artırılması gerektiğini belirtti. Enflasyonla mücadelede iş dünyasının üzerine düşen sorumluluğu aldığını ancak artan girdi maliyetlerinin işletme sermayelerini baskıladığını aktaran Gülsoy, kamu ve özel sektörün ortak akıl ile hareket ederek yatırım ortamını iyileştirmesi durumunda Türkiye’nin büyüme potansiyelinin çok daha yukarı çıkacağını kaydetti.
Türkiye’nin ekonomik potansiyeline inandığını vurgulayan Başkan Gülsoy,”Özel sektörümüzün azmi, motivasyonu ve üretim gücü yerindedir. Ekonomide kalıcı büyüme için kamu ve özel sektörün aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye ekonomisinin temelleri güçlüdür. Türkiye’nin üretim gücüne, ihracat kapasitesine ve girişimcilik dinamizmine güvenerek ortak sorumlulukla hareket etmeliyiz.” diye konuştu.
Kayseri OSB Başkanı Yalçın: 2025 Yılı Büyüme Rakamı Sevindiricidir
Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından kamuoyuyla paylaşılan, 2025 yılı büyüme rakamını değerlendirdi.
Başkan Yalçın, “Türkiye ekonomisinin 2025 yılı Gayrisafi Yurt İçi Hasılası (GSYH) bir önceki yıla oranla yüzde 3,6 artış gösterdi. GSYH 2025 yılı dördüncü çeyreğinde yüzde 3,4 artış gösterdi. Türkiye ekonomisi üst üste 22 çeyrek büyüme başarısı göstermiş oldu” dedi.
Başkan Mehmet Yalçın, “Küresel ekonomik gelişmeler ve bölgesel risklere karşın Türkiye’nin 2025 yılında elde ettiği büyüme rakamı sevindiricidir. 2025 yılı genelinde sağlanan pozitif yönlü büyüme oranları, küresel belirsizliklere rağmen, ekonomimizin güçlü yapısını bir kez daha teyit etmiştir” diye konuştu.
Küresel jeopolitik görünümün giderek daha zor bir hale geldiğine değinen Başkan Yalçın, “Enerjiye ulaşmadaki maliyet artışı, ticaret yollarının yeniden şekilleniyor olması, tüm dünyadaki korumacı anlayışlar ve ABD’nin uyguladığı aşırı vergi oranları süregelmektedir. Önemli bir üretim kapasitesine sahip olan Çin’in tüm dünyadaki ülkelerin sanayilerini etkilemesi de ayrıca önem arz etmektedir. Değişen küresel ekonomik yapıda; Türkiye’nin, Çin başta olmak üzere rekabet edilen tüm ülkelere karşı kapsamlı bir ekonomi politikası oluşturması ve planlamaların yapması kaçınılmazdır” ifadelerini kullandı.
Yalçın, “2025 yılı büyüme rakamlarının sektörlere göre dağılımına bakıldığında sanayi sektörü yüzde 2,9 büyüme sağlamıştır. Daha fazla büyüme rakamına ulaşılabilmesi için sanayicilere düşük faizli finansman sağlanması, daha fazla yatırıma teşvik edici vergi avantajlarının getirilmesi ve üretimimizi güçlü kılacak mekanizmaların devreye alınması gereklidir. İstihdamda, enerjide ve lojistikte maliyetlerin düşürülmesi, rekabet edilebilirliğinin sağlanması için gereklidir. Sanayicilerimizin üretimde ihtiyaç duydukları ara mamul ve hammadde gibi dış bağımlı başlıklarda maliyetlerin aşağıya çekilebilmesi beklentimizdir” şeklinde konuştu.
Başkan Mehmet Yalçın değerlendirmesinde, 2025 yılında bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; inşaat sektörü toplam katma değeri yüzde 10,8, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 8,0, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 4,6, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 4,3, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 4,0, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 3,8, sanayi yüzde 2,9, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,7 arttığını, tarım sektörünün ise yüzde 8,8 azalma gösterdiğini vurguladı.
Yalçın, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 41,4 artarak 18 trilyon 467 milyar 295 milyon TL olduğunu belirterek, GSYH’nin dördüncü çeyrek değerinin cari fiyatlarla 438 milyar 605 milyon dolar olarak gerçekleştiğini aktardı.
Tarımsal İşletme İşgücü Ücret Yapısı, 2025
Mevsimlik tarım işçilerinin ortalama günlük ücretleri 2025 yılında %37,8 arttı
Tarımsal işletmelerde 2025 yılında mevsimlik tarım işçilerinin günlük ücretleri bir önceki yıla göre %37,8 artarak 1 299 TL, sürekli tarım işçilerinin aylık ücretleri ise %42,1 artarak 37 bin 305 TL oldu.
Mevsimlik erkek işçi ücretleri %40,6 artış göstererek 1 416 TL olurken, kadın işçilerin günlük ücretleri ise %34,1 artış göstererek 1 193 TL oldu.
Sürekli tarım işçilerine ödenen aylık ücret, erkek işçiler için %43,4 oranında artarak 39 bin 843 TL olurken, kadın işçiler için %22,1 artarak 23 bin 598 TL oldu.
Mevsimlik işçilerde en yüksek günlük ücret Rize ilinde ödendi
Tarımsal işletmelerde 2025 yılında mevsimlik tarım işçilerine yapılan en yüksek günlük ücret ödemesi erkek işçiler için 3 bin 283 TL, kadın işçiler için 3 bin 75 TL ile Rize ilinde gerçekleşti. En düşük ücret ödemesi ise erkek işçiler için 1 037 TL ile Ankara, kadın işçiler için ise 976 TL ile Hatay ilinde gerçekleşti.
Sürekli erkek işçilerde en yüksek aylık ücret Niğde ilinde gerçekleşti
Tarımsal işletmelerde sürekli tarım işçilerine ödenen aylık ücretlere bakıldığında, erkek işçilere 53 bin 927 TL ile Niğde’nin, kadın işçilere 25 bin 521 TL ile İzmir’in en yüksek ödemenin yapıldığı iller olduğu görüldü. En düşük ücretler ise, erkek işçiler için 26 bin 186 TL, kadın işçiler için 23 bin 40 TL ile Antalya ilinde gerçekleşti.
Tüketici Fiyat Endeksi, Şubat 2026
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %31,53 arttı, aylık %2,96 arttı
TÜFE’deki (2025=100) değişim 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre %2,96 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %7,95 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %31,53 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %33,39 artış olarak gerçekleşti.
TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık %36,44 arttı
En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde %36,44 artış, ulaştırmada %28,86 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %42,33 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 9,07, ulaştırmada 4,63 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,24 yüzde puan oldu.
TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık %6,89 arttı
En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde %6,89 artış, ulaştırmada %2,58 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda %2,40 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 1,71, ulaştırmada 0,43 ve konutta 0,27 yüzde puan oldu. (Ana harcama gruplarına göre endeksler, ağırlıklar ve değişim oranları Ek Tablo-1’de, ana harcama gruplarının genel endeksteki aylık ve yıllık değişime olan katkıları Ek Tablo-3’tedir).
Endekste kapsanan 174 alt sınıftan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 2018 5’li Düzey) 2026 yılı Şubat ayı itibarıyla, 27 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 5 alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. 142 alt sınıfın endeksinde ise artış gerçekleşti.
Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) yıllık %29,91 arttı, aylık %2,16 arttı
İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre %2,16 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %6,48 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %29,91 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %33,05 artış olarak gerçekleşti.
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi, Şubat 2026
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık %27,56 arttı, aylık %2,43 arttı
Yİ-ÜFE (2003=100) 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre %2,43 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %5,16 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %27,56 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %25,60 artış gösterdi.
Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık %27,98 arttı
Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %31,88 artış, imalatta %27,98 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında %22,53 artış ve su temininde %38,22 artış olarak gerçekleşti.
Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında %26,09 artış, dayanıklı tüketim mallarında %32,14 artış, dayanıksız tüketim mallarında %31,57 artış, enerjide %20,68 artış ve sermaye mallarında %29,51 artış olarak gerçekleşti.
Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık %2,95 arttı
Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %3,31 artış, imalatta %2,95 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında %3,04 azalış ve su temininde %3,65 artış olarak gerçekleşti.
Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında %2,48 artış, dayanıklı tüketim mallarında %4,47 artış, dayanıksız tüketim mallarında %3,30 artış, enerjide %0,22 azalış ve sermaye mallarında %2,25 artış olarak gerçekleşti.
📢 Haberle İlgili Bildirim
Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.





