Politika

CHP’li Arık: Tübitak fetö üssü haline getirildi

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

TÜBİTAK Bütçesi hakkında CHP grubu adına söz alan CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, “TÜBİTAK çağın gerekleri ve dünyanın gidişatı göz önüne alındığında, esasında ülkemizin göz bebeği olması gereken bir kurum. Peki, gaflet uykusundaki AKP iktidarları ne yaptı? Tam 5 kez TÜBİTAK’ın kanununu değiştirerek TÜBİTAK’ı FETÖ’nün emrine verdi. TÜBİTAK gibi, bilim üssü olması gereken bir kurum FETÖ üssü hâline getirildi “dedi.

Bütçe görüşmelerinde 2020 TÜBİTAK Bütçesi hakkında CHP grubu adına söz alan CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Atatürk’ün  Nutuk’ta 1919 Türkiye’sinin genel durumunu anlattığını belirterek, ardana geçen 100 yılın ardından Türkiye’deki durumu şöyle tarif etti: “Vatanın hakîmleri siyasi iktidarın memurları hâline gelmiş, bağımsız yargıdan söz edilemez olmuş, siyasi iktidarın dış politikada yaptığı hataların sonucunda beş milyona yakın mülteci tarafından şehirlerimiz işgal edilmiş; millî eğitim çağın gerisinde, takıntılı ve ideolojik saplantılı hâle gelmiş; tarımsal üretim yok olma noktasına gelmiş, tarımda ve imalat sanayisinde tamamen dışa bağımlı olunmuş, ekonomi çökmüş, işsizlik zirve yapmış, yolsuzluk ve siyasi yozlaşma bir kanser gibi her yerimizi sarmış. FETÖ’yle mücadele tamamen sulandırılmış, ülkemde FETÖ borsası kurulmuş, ülkemize ihanet eden kadim FETÖ’cüler, FETÖ borsasında bir bir aklanmış hatta bazıları baş tacı yapılmış. Bu manzara içerisinde TÜBİTAK’ın bütçesini konuşmak büyük bir talihsizlik. Zira iktidarın AR-GE çalışması, bilim, teknoloji gibi bir önceliği yok. Bakınız sayın milletvekilleri, AR-GE’ye ABD 476,5 milyar dolar, Çin 370 milyar dolar, Türkiye ise TÜBİTAK’a sadece ve sadece 3,5 milyar lira pay ayırıyor. Aynı Türkiye Diyanete ise 11,5 milyar lira yani TÜBİTAK’ın yaklaşık 4 katı pay ayırıyor”

AKP’nin TÜBİTAK kanunun da 5 kez değişlik yaparak TÜBİTAK’ı FETÖ’nün üssü haline getirdiğini ifade eden Arık, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “TÜBİTAK çağın gerekleri ve dünyanın gidişatı göz önüne alındığında, esasında ülkemizin göz bebeği olması gereken bir kurum. Peki, gaflet uykusundaki AKP iktidarları ne yaptı? Tam 5 kez TÜBİTAK’ın kanununu değiştirerek TÜBİTAK’ı FETÖ’nün emrine verdi. TÜBİTAK gibi, bilim üssü olması gereken bir kurum FETÖ üssü hâline getirildi. Gerektiğinde, hükûmete danışmanlık yapması için kurulan bir kurum artık FETÖ’ye danışmanlık yapıyordu. Çünkü mevcut Hükûmetin danışmanı da akıl hocası da ne acıdır ki ülkemizi elimizden almaya kalkan FETÖ’ydü.

Değerli milletvekilleri, aranızda ağızlarını köpürte köpürte İsrail’e küfreden milletvekilleri var. Evet, İsrail Kudüs’te uyguladığı zulümle bu küfürlerin daha da fazlasını hak ediyor. Ama ne acıdır ki FETÖ’ye teslim edilen TÜBİTAK’ta üretilen teknolojik ürünler, ülkenin teknolojik sırrı FETÖ mensuplarının özel şirketler üzerinden İsrail’e verildi, elde edilen geliri de hep birlikte paylaştınız. TUBİTAK sadece FETÖ’ye para aktarmakla kalmadı sayın milletvekilleri, aynı zamanda Ergenekon, Balyoz gibi kumpas davalarında da baş aktör olarak rol aldı. Biz, dün, bu kurumları FETÖ’ye teslim etmeyin, gün gelecek ülkeyi de sizi de satacak derken boşuna konuşmadığımız gibi bugün yargıyı siyasallaştırmayın, liyakati ayaklar altına almayın, millî eğitimi yozlaştırmayın derken de boşuna konuşmuyoruz sayın milletvekilleri. Yarın göreceksiniz ki bu yaptıklarınızın bedelini maalesef millet olarak hep birlikte ödeyeceğiz. Eğer ki dünyaya önderlik etmek istiyorsak, eğer ki gelişmek, kalkınmak, büyük devlet olmak istiyorsak bunu ‘Ey Trump’, ‘Ey Merkel’, ‘Ey İsrail’ ifadeleriyle başlayan sahte kabadayı cümleleri kurarak gerçekleştiremeyiz. Eğer ki büyük devlet olmak istiyorsak ülkemizin, medyamızın, iktidarımızın ana gündeminin yapay zekâ, teknoloji ve bilim olması gerekiyor. Önce bilime inanmanız gerekiyor, bilimden, okuyandan korkmamanız gerekiyor, atadığınız rektörün ‘Ben, okumamış cahilin ferasetine daha çok güveniyorum.’ dememesi gerekiyor.Türkiye’de şu anda görev alan 71 rektörün aldığı atıf sayısı sıfır. Atıf demek, bir bilim insanının araştırmalarının dünyada başka bilim adamları tarafından kullanılıp referans gösterilmesi demek. Bizim 71 rektörümüzün yayınlarını uluslararası alanda hiçbir bilim insanı kullanmamış, bu durum utanç verici bir durumdur. Bu rektörler gelişmiş ülkelerde doktora öğrencisi olarak bile kabul edilmezler ama bizim ülkemizde bunlar rektör. Liyakatsizlik işte her alanda böyle sayın milletvekilleri. Avcı dergisinde yayın yapan, bu dergilerin editörü olan rektörlerden atıf alınabilir mi? Televizyon kanallarında, ‘Bir daha rektör olayım.’  diye her akşam iktidarlığın borazanlığını yapan rektörler atıf alabilir mi? Elbette ki bunlar atıf alamazlar. Ama ülkemizin uluslararası alanda kabul gören çok sayıda bilim insanı var. Örneğin, Amerika’da Silikon Vadisi’nde yapay zekâyla ilgili çalışmalar yapan sevgili yeğenim elektrik elektronik mühendisi Doktor Ömer Sercan Arık’ın aldığı atıf sayısı tam 1.414; 0’a karşı 1.414. Bunun gibi binlercesi var sayın milletvekilleri ama ülkemizde bu değerlerin kıymeti bilinmiyor. Evet, dünya yapay zekâyla ilgileniyor, maalesef ki AKP’nin ve Hükûmetin ajandası göz önüne alındığında, bu söylediklerim şu an için bir rüya gibi, bir hayal gibi görünüyor. FETÖ, PKK açılımı, Suriye gibi pek çok konuda burnunun ucunu bile göremeyen Hükûmetin, derin vizyon gerektiren bu konularda öngörü sahibi olması elbette ki beklenemez. Peki, çare ne? Çare, “En hakiki mürşit olarak bilim ve fendir.” ilkesini benimseyen Cumhuriyet Halk Partisinin iktidarıdır.

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CHP’li Arık: Tübitak fetö üssü haline getirildi

CHP’li Arık: Tübitak fetö üssü haline getirildi

TÜBİTAK Bütçesi hakkında CHP grubu adına söz alan CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, “TÜBİTAK çağın gerekleri ve dünyanın gidişatı göz önüne alındığında, esasında ülkemizin göz bebeği olması gereken bir kurum. Peki, gaflet uykusundaki AKP iktidarları ne yaptı? Tam 5 kez TÜBİTAK’ın kanununu değiştirerek TÜBİTAK’ı FETÖ’nün emrine verdi. TÜBİTAK gibi, bilim üssü olması gereken bir kurum FETÖ üssü hâline getirildi “dedi.

Bütçe görüşmelerinde 2020 TÜBİTAK Bütçesi hakkında CHP grubu adına söz alan CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Atatürk’ün  Nutuk’ta 1919 Türkiye’sinin genel durumunu anlattığını belirterek, ardana geçen 100 yılın ardından Türkiye’deki durumu şöyle tarif etti: “Vatanın hakîmleri siyasi iktidarın memurları hâline gelmiş, bağımsız yargıdan söz edilemez olmuş, siyasi iktidarın dış politikada yaptığı hataların sonucunda beş milyona yakın mülteci tarafından şehirlerimiz işgal edilmiş; millî eğitim çağın gerisinde, takıntılı ve ideolojik saplantılı hâle gelmiş; tarımsal üretim yok olma noktasına gelmiş, tarımda ve imalat sanayisinde tamamen dışa bağımlı olunmuş, ekonomi çökmüş, işsizlik zirve yapmış, yolsuzluk ve siyasi yozlaşma bir kanser gibi her yerimizi sarmış. FETÖ’yle mücadele tamamen sulandırılmış, ülkemde FETÖ borsası kurulmuş, ülkemize ihanet eden kadim FETÖ’cüler, FETÖ borsasında bir bir aklanmış hatta bazıları baş tacı yapılmış. Bu manzara içerisinde TÜBİTAK’ın bütçesini konuşmak büyük bir talihsizlik. Zira iktidarın AR-GE çalışması, bilim, teknoloji gibi bir önceliği yok. Bakınız sayın milletvekilleri, AR-GE’ye ABD 476,5 milyar dolar, Çin 370 milyar dolar, Türkiye ise TÜBİTAK’a sadece ve sadece 3,5 milyar lira pay ayırıyor. Aynı Türkiye Diyanete ise 11,5 milyar lira yani TÜBİTAK’ın yaklaşık 4 katı pay ayırıyor”

AKP’nin TÜBİTAK kanunun da 5 kez değişlik yaparak TÜBİTAK’ı FETÖ’nün üssü haline getirdiğini ifade eden Arık, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “TÜBİTAK çağın gerekleri ve dünyanın gidişatı göz önüne alındığında, esasında ülkemizin göz bebeği olması gereken bir kurum. Peki, gaflet uykusundaki AKP iktidarları ne yaptı? Tam 5 kez TÜBİTAK’ın kanununu değiştirerek TÜBİTAK’ı FETÖ’nün emrine verdi. TÜBİTAK gibi, bilim üssü olması gereken bir kurum FETÖ üssü hâline getirildi. Gerektiğinde, hükûmete danışmanlık yapması için kurulan bir kurum artık FETÖ’ye danışmanlık yapıyordu. Çünkü mevcut Hükûmetin danışmanı da akıl hocası da ne acıdır ki ülkemizi elimizden almaya kalkan FETÖ’ydü.

Değerli milletvekilleri, aranızda ağızlarını köpürte köpürte İsrail’e küfreden milletvekilleri var. Evet, İsrail Kudüs’te uyguladığı zulümle bu küfürlerin daha da fazlasını hak ediyor. Ama ne acıdır ki FETÖ’ye teslim edilen TÜBİTAK’ta üretilen teknolojik ürünler, ülkenin teknolojik sırrı FETÖ mensuplarının özel şirketler üzerinden İsrail’e verildi, elde edilen geliri de hep birlikte paylaştınız. TUBİTAK sadece FETÖ’ye para aktarmakla kalmadı sayın milletvekilleri, aynı zamanda Ergenekon, Balyoz gibi kumpas davalarında da baş aktör olarak rol aldı. Biz, dün, bu kurumları FETÖ’ye teslim etmeyin, gün gelecek ülkeyi de sizi de satacak derken boşuna konuşmadığımız gibi bugün yargıyı siyasallaştırmayın, liyakati ayaklar altına almayın, millî eğitimi yozlaştırmayın derken de boşuna konuşmuyoruz sayın milletvekilleri. Yarın göreceksiniz ki bu yaptıklarınızın bedelini maalesef millet olarak hep birlikte ödeyeceğiz. Eğer ki dünyaya önderlik etmek istiyorsak, eğer ki gelişmek, kalkınmak, büyük devlet olmak istiyorsak bunu ‘Ey Trump’, ‘Ey Merkel’, ‘Ey İsrail’ ifadeleriyle başlayan sahte kabadayı cümleleri kurarak gerçekleştiremeyiz. Eğer ki büyük devlet olmak istiyorsak ülkemizin, medyamızın, iktidarımızın ana gündeminin yapay zekâ, teknoloji ve bilim olması gerekiyor. Önce bilime inanmanız gerekiyor, bilimden, okuyandan korkmamanız gerekiyor, atadığınız rektörün ‘Ben, okumamış cahilin ferasetine daha çok güveniyorum.’ dememesi gerekiyor.Türkiye’de şu anda görev alan 71 rektörün aldığı atıf sayısı sıfır. Atıf demek, bir bilim insanının araştırmalarının dünyada başka bilim adamları tarafından kullanılıp referans gösterilmesi demek. Bizim 71 rektörümüzün yayınlarını uluslararası alanda hiçbir bilim insanı kullanmamış, bu durum utanç verici bir durumdur. Bu rektörler gelişmiş ülkelerde doktora öğrencisi olarak bile kabul edilmezler ama bizim ülkemizde bunlar rektör. Liyakatsizlik işte her alanda böyle sayın milletvekilleri. Avcı dergisinde yayın yapan, bu dergilerin editörü olan rektörlerden atıf alınabilir mi? Televizyon kanallarında, ‘Bir daha rektör olayım.’  diye her akşam iktidarlığın borazanlığını yapan rektörler atıf alabilir mi? Elbette ki bunlar atıf alamazlar. Ama ülkemizin uluslararası alanda kabul gören çok sayıda bilim insanı var. Örneğin, Amerika’da Silikon Vadisi’nde yapay zekâyla ilgili çalışmalar yapan sevgili yeğenim elektrik elektronik mühendisi Doktor Ömer Sercan Arık’ın aldığı atıf sayısı tam 1.414; 0’a karşı 1.414. Bunun gibi binlercesi var sayın milletvekilleri ama ülkemizde bu değerlerin kıymeti bilinmiyor. Evet, dünya yapay zekâyla ilgileniyor, maalesef ki AKP’nin ve Hükûmetin ajandası göz önüne alındığında, bu söylediklerim şu an için bir rüya gibi, bir hayal gibi görünüyor. FETÖ, PKK açılımı, Suriye gibi pek çok konuda burnunun ucunu bile göremeyen Hükûmetin, derin vizyon gerektiren bu konularda öngörü sahibi olması elbette ki beklenemez. Peki, çare ne? Çare, “En hakiki mürşit olarak bilim ve fendir.” ilkesini benimseyen Cumhuriyet Halk Partisinin iktidarıdır.

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın