Eğitim

Aslantürk: Milletimizin bekası, gençlerimizin geleceği, çocuklarımızın ve eğitim çalışanlarının can güvenliği üzerine

Kahramanmaraş’taki saldırıda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için Cuma namazı sonrası Kayseri Cumhuriyet meydanında bulunan Bürüngüz Camii’nde kılınan gıyabi cenaze namazı sonrası Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Mehmet Aslantürk  şu açıklamayı yaptı

Bugün burada yüreklerimizi yakan saldırıların ardından Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da şehit düşen öğretmenimiz ve öğrencilerimiz için bir araya geldik. Rabbimizden onları rahmetiyle kuşatmasını, geride kalanlara sabır ihsan etmesini diliyoruz.
Bulunduğumuz bu mübarek mekanın mehabetine yakışır bir vakarla hareket ediyoruz. Bizler, acıyı paylaşarak hafifleten bir anlayışın temsilcileriyiz.
Bugün burada, kaybettiğimiz canlar için gıyabi cenaze namazı kıldık, aynı zamanda dualarımızla kaybettiğimiz canları Rabbimize emanet ediyoruz. Bu vesileyle, eğitimin ve öğretmenin değerini her fırsatta hatırlatan Diyanet yetkililerine teşekkür ediyoruz. Zira dinimizin ilk emri “Oku”dur. Öğretmenlik, peygamber mesleğidir. Hz. Ali’nin “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.” sözü ilme ve öğretmene verilen değerin en güçlü ifadesidir.
Değerli dostlar,
Eğitimciler olarak 3 gün iş bırakarak okullarımızın güvenliği konusunda gerekli önlemlerin alınmasını ve sanal ortamların takip edilmesini ve okullarımıza sahip çıkılması konusunda hassasiyetimizin işitilmesini sağlamaya çalıştık.
Nitekim verdiğimiz mesajların karşılık bulmaya başladığını, şiddete karşı çok yönlü bazı tedbirlerin alındığını ve yenilerinin de alınacağını görmekteyiz. Devletimizin dijital bataklıkların kurutulması için verdiği mücadeleyi destekliyor, emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.
Eğitim çalışanları olarak bizler, çocuklarımızı ve okullarımızı asla yalnız bırakmayacağız. Her zamankinden çok daha büyük bir coşku ve istekle okullarımızda görevimizin başında olacağız. Okullarımıza sahip çıkmaya şer odaklarının kirli oyunları karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz.
Özellikle dijital terörün getirdiği tehditlere karşı toplumun tüm kesimlerinin üzerine düşen görevlerin altını çiziyoruz. Sanal dünyadaki kirli oyunların yönlendirdiği saldırılar karşısında herkesi çocuklarımıza, okullarımıza ve eğitim çalışanlarımıza sahip çıkmaya davet ediyoruz.
Eğitim sadece okulda değil, hayatın her alanında korunması gereken bir değerdir. Okullarımıza yönelen saldırıları milletimiz için beka sorunu olarak değerlendiriyor, milletimizin bekasını gençlerimizin geleceğini, çocuklarımızın ve eğitim çalışanlarının can güvenliğini her şeyin üzerinde görüyoruz.
Mecliste 15 yaş altına sosyal medya kullanımına sınırlama getiren düzenlemeye karşı çıkan, kısa süre önce ‘Okullar karakol değildir, eğitim polis nezaretinde sürdürülemez’ diyen ancak Urfa ve Maraş meydanlarında ‘Neden okulların güvenliği sağlanmıyor?’ diye seslenen bazı çevrelerin çelişkili tutumunu aziz milletimiz açıkça görmüştür.
Yaşadığımız bu olay, eğitimciye ve öğretmene karşı şiddetin son örneği olmalıdır. Eğitimciler her türlü şiddet ve saldırılar karşısında savunmasız, korumasız bırakılmamalı; yaptıkları işin onur, önem ve ağırlığına uygun hayat, çalışma ve güvenlik şartları sağlanmalıdır.
Bu şiddet sarmalı bir milli güvenlik meselesi olarak görülmeli ve nesillerin geleceği için milli bir seferberlik başlatılmalıdır.
Başta ilgili kamu kurumları olmak üzere eğitimin tüm paydaşlarının katılımıyla çocuklarımıza, gençlerimize, ailelerimize ve kurumlarımıza yönelik saldırılara karşı kapsamlı bir acil eylem planı hazırlanarak ivedilikle hayata geçirilmelidir.
Okul baskını olarak ortaya çıkan bu menfur saldırılar, kurumlarımızın fiziki ve dijital güvenlik alanındaki açıklarını acı bir şekilde gözler önüne sermiştir.
Dijital mecralar üzerinden yürütülen istismar, tehdit ve akran zorbalığına karşı kurumlarımız ve toplumun tüm kesimleri sorumluluk almalıdır.
Sanal ortamın çocuklarımızı ve gençlerimizi hedef alan tehdit ve tehlikelerine karşı TBMM’de görüşülen düzenlemeler bir an önce yasaya dönüştürülmelidir.
Hiyerarşik ve ötekileştirici yapılar üreten dijital platformların çocuklar ve gençler üzerindeki etkileri kapsamlı biçimde araştırılmalı; “oyun” adı altındaki bu sinsi platformlarla etkin mücadele yürütülmelidir.
Dijital oyunlar zorunlu içerik denetiminden geçirilmeli; “Çocuklar İçin Uygundur” sertifikası bulunmayan oyunların satışı ve erişimi engellenmelidir.
Okul polisi uygulaması zorunlu hale getirilmelidir.
Eğitim-Bir-Sen olarak, yaşadığımız bu feci hadiseleri milletimiz için beka sorunu olarak görüyoruz. Milletimizin bekası, gençlerimizin geleceği, çocuklarımızın ve eğitim çalışanlarının can güvenliği bütün mülahazaların üzerindedir.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

📢 Haberle İlgili Bildirim

Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Küresel Gazeteciler Konseyi, TSYD, TİMEF, AVKON, ADD üyesi, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği, Tüm Mücadele Sporları Derneği, Kayseri Spor Adamları Derneği, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----

İlgili Haberler

Android Uygulama Popup
Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Android cihazınızdan kolayca haberleri takip edin!

📥 Uygulamayı İndir
Davut Güleç Panel İletişim Davut Güleç – Sağ Menü Yukarı Çık Butonu - Siyah Halka
Modern GDPR Çerez Popup