Gündem

14 Mart Tıp Bayramı ve mesajlar

 Kayseri Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. M. İlhan Şahin’in mesajı

Hekimlik, dünyanın en ağır sorumluluklarından birini, insan hayatının sorumluluğunu taşıyan bir meslektir. Bu sorumluluğu taşıyabilmek ve mesleğimizin hakkını verebilmek için bir nevi askeri disiplinle eğitim alır, meslek hayatımız boyunca bir saat ustası titizliğiyle çalışırız.

Bu denli profesyonelliğin yanı sıra, özünde gönüllülük, fedakârlık ve diğerkâmlık olduğu için, hekimlik amatör bir ruh ister. Her hekim bilir ki mesleğimizin icrası profesyonellik kalıplarına ve mesai saatlerine sığmaz. Bu özel mesleğe sahip olmaktan ve hayatımızı insanların sağlığına adamış olmaktan dolayı kıvançlıyız, bayramımız kutlu olsun!

Hekimlik mesleğinin mensupları olarak, bireylerin sağlığını iyileştirmek kadar halkın sağlığını korumak da vazgeçilmez görevlerimiz arasındadır. Bu görev, yurdumuzda ve dünyada insan hayatını etkileyen meselelere kafa yormamızı gerektirmektedir.

Bugün dünyada ve coğrafyamızda olan olaylara baktığımızda vicdan sahibi hiçbir hekim sessiz kalması mümkün değildir. Bugün Filistin’de bir soykırım yaşanmaktadır! Hastaneler bombalanmakta, insanlar gıdaya ve tıbbi yardıma ulaşmaktan yoksun bırakılmaktadır. Yakın coğrafyamızda emperyal güçler uluslararası hukuku hiçe sayarak müstakil ve bağımsız ülkelere saldırmakta, okulların içindeki masum çocuklar dahil olmak üzere sivil halkı hedef almaktadır. Bunlar yalnızca politik meseleler değil, doğrudan halk sağlığı krizleridir. Yapılan bu zulüm ve hukuksuzluklara karşı hekimler olarak sesimizi yükseltmek boynumuzun borcudur!

Tüm bu gelişmeler hepimize bir kere daha hatırlatmıştır ki, yurdumuzda ve dünyada güven ve huzur içinde yaşayabilmemiz için Türkiye’nin güçlü ve bağımsız olması hayati önem taşımaktadır. Askeri ve siyasi gücümüz kadar, sağlık ordumuzun gücü de bağımsızlığımızın temelidir. Bundan dolayı, sağlık sistemimizi ve sağlık ordumuzu güçlendirmek, vatani bir görev, milli bir sorumluluktur. Bu bilinçle bazı somut meselelerin altını çizmek istiyorum.

Öncelikle, milletimizin fiziksel ve ruhsal sağlığını tehdit eden, kumar, sigara ve uyuşturucuyla, aynı zamanda konvansiyonel ve sosyal medya yoluyla yaygınlaştırılan her türlü ahlaksızlıkla mücadelede çok daha sert ve kararlı önlemler alınmalıdır. Bu mücadele, bir halk sağlığı mücadelesi hatta varlık-yokluk mücadelesidir. Bunlara karşı, havadan gelen füzelere önlem alır gibi önlem almak, koruma kalkanları kurmak zorundayız!

İkinci olarak, birinci basamaktan üçüncü basamağa kadar fiziki sağlık altyapımız geliştirilmeli; sağlık hizmetleri ülke genelinde ve aynı zamanda şehir içinde semt semt yaygınlaştırılmalıdır.

Üçüncü olarak, pandemi döneminde acıyla öğrendik ki olağanüstü koşullar her an kapıya dayanabilir. Aşı geliştirme ve üretim altyapımızın geliştirilmesi, tıbbi cihaz ve ilaçta dışa bağımlılıktan kurtulmak için mevcut olan bilim kurumlarımızın ve sanayimizin güçlendirilmesi yakın gelecekte bir istiklal meselesi haline gelecektir. Üniversitemizde geliştirilmiş olan Turkovac aşısı, bu alanda ülkemiz için güzel bir örnektir ve bu yolda ilerlememiz şarttır.

Son olarak, nitelikli ve sürdürülebilir insan alt yapısının temini için tıp ve sağlık bilimleri eğitimine yatırım yapılmalı, bu anlamda üniversitelerimiz ve eğitim-araştırma hastanelerimiz güçlendirilmelidir. Unutmamalıyız ki bu kurumlardan sadece günü kurtaracak şekilde sağlık hizmeti sunmasını beklemek, geleceğimizden çalmak anlamına gelir.

Son olarak, ilimizin meselelerine kısaca değinmek istiyorum. Kayseri, özellikle Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Kayseri Şehir Hastanesi ile sağlık hizmetlerini nitelik bakımından uluslararası standartlarda sunabilen bir şehirdir. Üniversitemizle, Şehir hastanemizle, bunların lider ve çalışan kadrolarıyla gurur duyuyoruz.

Bununla birlikte, nüfusumuzun ve hizmet verdiğimiz bölgenin büyüklüğü göz önüne alındığında hastane kapasitemizde niceliksel eksiklikler bulunmaktadır. Kayseri Şehir Hastanesi ve Erciyes Üniversitesi üçüncü basamak hizmetlerin ağır yükünü taşırken, ikinci basamak sağlık hizmetlerinde boşluklar yaşanmaktadır. Ne mutlu ki bu eksikliklerin giderilmesi için önemli adımlar atılmaktadır. İldem-Gesi bölgesine 600 yataklı yeni bir devlet hastanesinin yapımı planlanmış, projesi Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış ve 2026 itibarıyla proje ve ihale süreçleri başlatılmıştır. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde planlanmakta olan 800 yataklı yeni hastanenin 2026 yılı yatırım planına alınması da ilimiz ve ülkemiz için son derece sevindirici bir gelişmedir.

Bu projelerin mimarları olan Rektörümüze, Sağlık Müdürümüze ve emeği geçen herkese, bu projeleri destekleyen Cumhurbaşkanlığımıza ve Sağlık Bakanlığımıza yürekten teşekkür ediyoruz.

Öte yandan, ilimizde hekim ve sağlık personelinin sayı ve dağılımında ciddi sorunlarımız sürmektedir. Bazı branşlardaki hekim sayısında özel sektörde yoğunlaşma varken, kamuda bu hekimlere erişim oldukça kısıtlıdır. Yardımcı sağlık personeli istihdamının önündeki engeller, kurumlarımızın ve mevcut sağlık personelinin iş yükünü çok ciddi şekilde ağırlaştırmaktadır.

Başlatılan sağlık yatırımlarının desteklenip hızlandırılması, kamu kurumlarında daha fazla sağlık personeli istihdamının sağlanması ve var olan sağlık personelinin kurumlar arasında dengeli dağılımının sağlanması elzemdir. Birinci basamağın güçlendirilmesi için atılan bazı olumlu adımların yanı sıra ikinci basamak kamu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve ilçe ilçe, semt semt yaygınlaştırılması ivedilikle ele alınmalıdır.

En başta da belirttiğim gibi, hekimlik doğası gereği büyük bir sorumluluğun taşımayı gerektirmektedir. Sözlerime son verirken, hekimleri temsil konumunda olan Tabip Odamızın da ülkemizin ve ilimizin meselelerine aynı sorumluluk bilinciyle yaklaştığını hatırlatmak isterim. 14 Mart Tıp Bayramımızı en içten dileklerimle kutluyorum.

DOKTOR BAŞKANDAN TIP BAYRAMI MESAJI: “ÖNCE İNSAN, ÖNCE SAĞLIK DİYEN YILMAZ, YORULMAZ NEFERLERİMİZ BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN”

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı. Mesajında Kayseri’nin sağlık alanındaki güçlü altyapısına dikkat çeken Başkan Büyükkılıç, tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı ve emeklerinden dolayı teşekkür etti. Büyükkılıç, sağlık çalışanlarının fedakâr ve özverilerine dikkat çekerek, “Önce insan, önce sağlık diyen yılmaz, yorulmaz neferlerimizin Tıp Bayramı kutlu olsun” dedi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, fedakârca görev yapan sağlık çalışanlarının bayramını kutlayarak sağlık alanında bölgenin en güçlü altyapısına sahip Kayseri’nin yeni yatırımlarla da bu alanda daha da iyi bir noktaya geleceğini vurguladı.

Kayseri’nin Dünyada ilk Tıp Fakültesi konumunda olan ve şu an Selçuklu Uygarlığı ve Gevher Nesibe Tıp Tarihi Müzesi olarak hizmet veren şifahaneye sahip bir kadim şehir olduğunu ifade eden Başkan Büyükkılıç, sağlık alanında köklü bir geçmişe sahip olan Kayseri’nin sağlık altyapısını güçlendirmeye yönelik önemli projelerin hayata geçeceğini söyledi.

Büyükkılıç, Kayseri’nin, sağlık turizmi açısından da önemli bir konumda olduğunu belirterek, “Şehrimiz ticareti, sanayisi, eğitim, tarım ve hayvancılık, turizm gibi alanlardaki başarısının yanında sağlık alanındaki potansiyeli ve başarısı ile Anadolu’nun merkezinde göğsümüzü kabartıyor. Şehrimizi daha donanımlı bir şekilde geleceğe taşımak adına çok önemli yeni yatırımlar hayata geçerken sağlık alanında da Kayseri’ye değer katan yatırımlara imza atılacak ve sağlık alanındaki bu atılımla hemşehrilerimize daha iyi sağlık hizmeti sunulacak” diye konuştu.

İldem’de Yapılacak Hastane ve ERÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Yeni Binası Sağlık Altyapısına Güç Katacak

Bu yatırımlar çerçevesinde Kayseri’nin doğu bölgesi olan İldem’de 90 bin metrekarelik bir arsanın İldem-Gesi bölgesinde 600 yataklı yeni hastane için tahsis edildiğini hatırlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, “Kayseri büyüyor, gelişiyor, güzelleşiyor. Böyle bir şehirde de elbette her alanda altyapıyı da güçlendirmek gerekiyor. Bu çerçevede İldem bölgemizde 90 bin metrekarelik bir arsa sağlık hizmetleri için tahsis edilmişti. Yapılacak 600 yataklı hastanemiz Gesi-İldem bölgesine hizmet verecek inşallah” ifadelerini kullandı.

Başkan Büyükkılıç öte yandan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde yapılması planlanan 800 yataklı yeni hastane projesinin 2026 yılı yatırım programına alındığına da değinerek, “Kayseri, sağlıkta gücüne güç katmaya devam ediyor. Erciyes Üniversitesi’nde bulunan Tıp Fakültemize yapılacak olan 800 yataklı hastane projesi 2026 yılı yatırım programına alınmıştı geçtiğimiz aylarda. Şehrimizin sağlık altyapısına güç katacak bu yatırımdan mutluluk duyduğumuzu ayrıca belirtmek istiyorum” şeklinde konuştu.

Ayrıca, Kayseri’de yapılan sağlık yatırımlarıyla birlikte şehrin spor ve sağlıklı yaşam altyapısının da güçlendirildiğine değinen Büyükkılıç, “Sağlık alanındaki projelerimizle Kayseri’yi daha sağlıklı ve daha yaşanabilir bir şehir haline getirirken insan odaklı hizmetlerle gönüllere dokunmaya çalışıyoruz. Hayırsever büyüğümüz, merhum Ramazan Büyükkılıç ağabeyimin hayır eseri Naciye-Ramazan Büyükkılıç Kızları Alzheimer Gündüz Bakım Evi bu gayretin güzel bir örneği. Yine Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’ndeki Sağlıklı Yaşam Merkezi, Hasta ve Hasta Yakınları Misafirhaneleri, çeşitli hastane ve sağlık merkezlerindeki yenileme çalışmaları gibi projelerimiz Kayseri’nin sağlık altyapısını güç katıyor” dedi.

Başkan Büyükkılıç öte yandan sosyal hizmetler bağlamında sunulan sağlık hizmetleri, aile sağlığı merkezleri, gezici ağız ve diş sağlığı klinikleri ve glütensiz kafe gibi projeleri ayrı bir parantez açarak, Kayseri’nin sağlıklı yaşam konusunda örneklik teşkil ettiğini altını çizdi.

KAYMEK tarafından sağlık bilgilendirme seminerleri ve sağlık sektöründe istihdama katkı sağlayan kurslarla vatandaşlara eğitim verildiğini, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin kan bağışı kapmayanlarına düzenli olarak destek verdiğini de dile getiren Büyükkılıç, sağlık alanında etkin ve kararlı bir şekilde tüm hizmet ve destekleri sunmaya devam edeceklerini kaydetti.

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç sağlık çalışanlarının fedakâr ve özverili çalışmalarının hiçbir şekilde ödenemeyeceğini belirterek, “Birer kahraman olarak nitelendirebileceğimiz sağlık çalışanlarımız salgın hastalıklar ve diğer olağan üstü durumlar da dâhil her şartta hayatlarını insan sağlığına adamış, özveriyle çalışan; önce insan, önce sağlık diyen yılmaz, yorulmaz neferlerimiz. Bu vesileyle değerli eşim ve oğlum da olmak üzere gece gündüz demeden, fedakârlıkla hayat kurtarmaya, dertlere derman, yaralara merhem olmaya çalışan kıymetli doktor meslektaşlarımın ve tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyor, ebediyete irtihal etmiş sağlık çalışanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum” şeklinde konuştu.

DoktorTakvimi’nden 14 Mart Tıp Bayramı’na özel mesaj: Doktorları görmek ve duymak hepimizin sorumluluğu

DoktorTakvimi’nden 14 Mart’a özel video: “Aramızda doktor var mı?”
Sağlık profesyonelleri ile hastaları buluşturan online sağlık platformu DoktorTakvimi, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında yayımladığı yeni farkındalık videosuyla sağlık çalışanlarının çalışma hayatında sıkça karşılaştığı “yok sayılma” sorununa ve görünmeyen emeğine dikkat çekiyor. “Aramızda doktor var mı?” sorusundan yola çıkan video, hayatın en kritik anlarında doktorların üstlendiği hayati rolü ve onları görmenin, duymanın önemini hatırlatıyor.
200 binden fazla hekim ve uzman profili ile hastalar ve sağlık araştırması yapan kullanıcıları bir araya getiren DoktorTakvimi, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında sağlık çalışanlarının meslek hayatındaki görünmeyen emeklerine dikkat çekmek amacıyla yeni bir farkındalık videosu yayınladı. Video, dayanışma ve umut duygusuna taşıyarak toplum olarak onları görmenin, duymanın ve yanlarında durmanın önemini hatırlatıyor; herkesin ihtiyaç duyduğu sağlık çalışanlarının çoğu zaman yok sayılan emeğine ve yoğun çalışma temposuna dikkat çekiyor.
DoktorTakvimi, sağlık çalışanlarının toplum için taşıdığı kritik rolün yalnızca zor anlarda değil, her zaman görülmesi ve takdir edilmesi gerektiğini vurguluyor.
“Aramızda doktor var mı?” sorusunun görünmeyen tarafı
DoktorTakvimi’nin hazırladığı farkındalık videosu, toplumun en kritik anlarında sıkça duyulan bir soruyla başlıyor: Aramızda doktor var mı?
Bir yakınımız rahatsızlandığında, bir çocuk nefes almakta zorlandığında ya da bir hayat saniyeler içinde değiştiğinde kalabalıkların içinden yükselen bu soru, doktorların toplum için ne kadar hayati bir rol üstlendiğini hatırlatıyor. Ancak bu hayati rolün ardında çoğu zaman 36 saati aşan nöbetler, nöbet sonrası dinlenme hakkının kullanılamaması ve dinlenmeye fırsat bulamama gibi görünmez gerçekler yatıyor.
Video, tam da bu noktaya dikkat çekerek, sağlık çalışanlarının yalnızca ihtiyaç anlarında hatırlanan değil; emeği, çabası ve varlığıyla her zaman görülmesi ve değer verilmesi gereken kişiler olduğunu hatırlatıyor.
YAŞAM serisinin ilk odağı: “Yok Sayılma”
DoktorTakvimi, sağlık çalışanlarının meslek hayatında karşı karşıya kaldığı sorunlara dikkat çekmek amacıyla “YAŞAM” kavramı etrafında bir farkındalık yaklaşımı geliştirmiş ve geçtiğimiz yıl “Sağlık Çalışanlarına YAŞAM Bırakıyor muyuz?” videosunu yayınlamıştı. Bu yaklaşımda “YAŞAM” kelimesinin her harfi sağlık çalışanlarının karşılaştığı farklı bir sorunu temsil ediyor: Yok Sayılma, Aşağılanma, Şiddet, Adaletsizlik ve Mağduriyet.
Bu yıl yayınlanan video ise bu başlıklardan ilki olan “Yok Sayılma” konusuna odaklanıyor. Video, sağlık çalışanlarının yoğun ve zorlu çalışma koşullarına rağmen emeklerinin çoğu zaman görünmez hale geldiğini hatırlatarak toplumda farkındalık yaratmayı ve onları görmenin, duymanın önemini vurgulamayı amaçlıyor.
“Doktorları görmek ve duymak hepimizin sorumluluğu”
14 Mart Tıp Bayramı kapsamında yayınlanan video hakkında değerlendirmede bulunan DoktorTakvimi Ülke Müdürü Hakan Türkoğlu, şunları söyledi: “Hayatın en kritik anlarında hepimizin aklına gelen ilk soru ‘Aramızda doktor var mı?’ oluyor. Çünkü biliyoruz ki o anda hayat kurtarabilecek kişi bir sağlık çalışanı. Ancak aynı sağlık çalışanları yoğun nöbetler, ağır sorumluluklar ve büyük bir özveriyle içinde çalışırken çoğu zaman yeterince görülmeyebiliyor. 14 Mart Tıp Bayramı için hazırladığımız bu video ile sağlık çalışanlarının emeklerinin görülmesi ve değerinin hatırlanması gerektiğine dikkat çekmek istedik. Doktorları görmek, duymak ve yanlarında durmak hepimizin hayatını güçlendirir. Doktor varsa yaşam vardır. Bu vesileyle başta hekimlerimiz olmak üzere toplum sağlığı için büyük bir özveriyle çalışan tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyoruz.”

Uluslararası Af Örgütü’nden 14 Mart Tıp Bayramı’nda Filistinli Dr. Hussam Ebu Safiye için çağrı

Uluslararası Af Örgütü, 14 Mart Tıp Bayramı’nda, 2024’ten beri özgürlüğünden mahrum bırakılan, Kemal Advan Hastanesi’nin müdürü ve Gazze’de yerle bir edilen sağlık sektörünün önde gelen sesi Dr. Hussam Ebu Safiye’nin derhal ve koşulsuz serbest bırakılması için çağrı yaptı. Uluslararası Af Örgütü’nün dünya çapında imzaya açtığı ve İsrail yetkililerine hitaben gerçekleştirilen Acil Eylem ise sürüyor.

İsrail güçleri, 27 Aralık 2024’te, Gazze’nin kuzeyinde işler durumdaki son hastane olan Kemal Advan Hastanesi’ne baskın düzenledi ve hastanenin müdürü Dr. Hussam Ebu Safiye ile diğer sağlık çalışanlarını ve hastaları gözaltına aldı. Dr. Ebu Safiye, yılmadan hastaneyi çalışır durumda tutarak, çocuklara hayati bakım sağlıyor ve İsrail’in soykırımı altında Gazze’nin sağlık sektörünün çöküşüne tanıklık ediyordu. İsrail’in düzenlediği bir hava saldırısında kendi oğlunu kaybettikten sonra bile çalışmaya devam etti.

Dr. Ebu Safiye’nin gözaltına alınması ve Yasadışı Militanlar Yasası uyarınca suçlama veya yargılama olmadan hâlâ keyfi olarak cezaevinde tutulması, İsrail’in, Filistinlilerin fiziksel varlığına son vermek için hesaplanmış yaşam koşulları oluşturmak amacıyla Filistinli sağlık çalışanlarını sistematik olarak hedef alması ve Gazze’nin sağlık sistemini yerle bir etmesi kapsamında anlaşılması gereken bir eylemdir. İsrail yetkilileri, Dr. Ebu Safiye’nin nerede tutulduğunu açıklamayı hâlâ reddediyor.

Uluslararası Af Örgütü, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla Dr. Ebu Safiye’nin durumunu hatırlatırken, Dr. Safiye’nin derhal ve koşulsuz serbest bırakılması talebiyle tüm dünyada imzaya açılan ve İsrail Ordusu Askeri Başsavcısı Itai Ofir’e hitaben yazılmış Acil Eylem çalışmalarına da hız verdi. Türkiye’den destek vermek isteyenler dilekçeye şu linkten ulaşabilir: https://www.amnesty.org.tr/icerik/israil-dr-hussam-ebu-safiyeyi-serbest-birakmali

“UN ÇUVALI KATLİAMLARI”NDA YARALANANLARI TEDAVİ EDİYORDU

Kemal Advan Hastanesi, Ocak-Eylül 2024 arasında, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ni ortadan ikiye bölen ve denize kadar ulaşan Netzarim Koridoru adlı bir arazi şeridi kurması nedeniyle başka bir yerde tedavi göremeyen, Gazze kenti de dahil Gazze Nehri’nin kuzeyindeki bölgeden yaralılarla ilgileniyordu. Hastane çalışanları, Filistinlilerin “un çuvalı katliamları” olarak adlandırdığı, İsrail’in un ve insani yardım için kuyrukta bekleyen insanlara yönelik saldırılarında yaralanan kişilerin yanı sıra şiddetli yetersiz beslenme ve susuzluktan etkilenen çocukları ve bebekleri tedavi ediyordu.

AYLARCA AVUKATIYLA GÖRÜŞTÜRÜLMEDİ

Dr. Ebu Safiye, kendisinden önceki birçok sağlık çalışanı gibi hastalarına sağlık hizmeti verirken ve tıbbi görevlerini yerine getirirken, 27 Aralık 2024’te gözaltına alındı. 9 Ocak 2025’te Aşkelon Sulh Ceza Mahkemesi, Yasadışı Militanlar Yasası uyarınca Dr. Ebu Safiye’nin suçlama olmaksızın tutukluluğunu 13 Şubat’a kadar, avukat görüş yasağını ise 22 Şubat’a kadar uzattı. Avukatı, Temmuz 2025 başında Ofer Askeri Cezaevi’ne son gidişinde, Dr. Ebu Safiye’nin ve diğer tutukluların saldırıya ve fiziksel şiddete maruz bırakıldığını bildirdi. Ayrıca İsrail Ceza İnfaz Kurumu, Filistinli tutukluların yiyeceğe, yeterli tıbbi bakıma ve hijyen koşullarına erişimine sert kısıtlamalar getirmeye devam ettiği için Dr. Ebu Safiye’nin ciddi kilo kaybı yaşadığını ifade etti.

SAĞLIK SİSTEMİNİN ORTADAN KALDIRILMASI SOYKIRIMIN BİR PARÇASI

Dr. Ebu Safiye ve diğer doktorlar, insan hakları ve insani yardım örgütlerine bölgedeki sağlık durumuyla ilgili güvenilir bilgiler verdi. Kemal Advan Hastanesi, 27 Aralık 2024’teki baskına kadar sekiz ay boyunca fiilen, Kuzey Gazze’de kalanların (tahmini olarak yalnızca 75 bin kişi) son yaşam hattıydı. İsrail, Gazze’de Filistinlilere yönelik askeri saldırıları ve devam eden soykırımı sırasında Gazze’den yüzlerce Filistinli sağlık çalışanını keyfi olarak gözaltına aldı ve suçlama veya yargılama olmadan alıkoyarak zorla kaybetti.

İsrail’in Gazze’nin sağlık sistemini ortadan kaldırması, Cenevre Sözleşmesi uyarınca yasaklanmış olan, Filistinlilerin fiziksel varlığına son vermek için hesaplanmış yaşam koşullarını kasten oluşturma eyleminin bir parçası.

EMEP: İyi hekimlik, sağlıklı toplum, ekmek, barış, özgürlük mücadelesinde yan yanayız
14 Mart, ülkemiz tarihinde bir mücadele gününe işaret ederek hekimlerimize, sağlık çalışanlarımıza, tıp dünyasına adanmış bir gün. Bizler de sağlık emekçilerimizi selamlıyor; iyi hekimlik ve sağlıklı toplum mücadelelerinde birlikte olduğumuzu söylüyoruz.
Bir bayram ve kutlama havası dile getirilse de ülkemiz ve halkın en dertli olduğu sorunların başında geliyor sağlıklı yaşam hakkı.
Hekimi de hastası da yakındığı ortamda, çözüm üretememekten dertli ama arayıştan vazgeçmeyen, bir dünya sağlık savaşçıları ve örgütleri.
Böyle bir çaba içinde oldukları için siyasi iktidarın şiddetine maruz kalmış; önce insanlık ve sağlık hakkı diyerek savaşlara karşı çıkan, parasız, eşit, kaliteli, koruyucu bir sağlık hizmeti ve hakkını savundukları için zorluklar yaşayan hekimlerimiz…
Emeklerinin arkalarında olduklarında, örgütlü mücadeleden yana olduklarında ülkeden kovulmaya layık görülen doktorlarımız…
Pandemide varını yoğunu ortaya koyan, kayıplar veren ama iktidarın iki yüzlü tutumlarıyla ezilen sağlık emekçilerimiz.
Sağlıkta dönüşüm adı altında sermayeye hizmet ve kamusallıktan uzak rantçı uygulamalarla halkın sağlık hakkının yok edilmesine itirazdan vazgeçmeyen; emek, barış ve demokrasi mücadelesinde duraksamayan sağlık örgütlerimiz.
Hep birlikteyiz. İyi hekimlik, sağlıklı toplum, ekmek, barış, özgürlük mücadelesinde yan yanayız. Sizleri kutluyor ve selamlıyoruz.

📢 Haberle İlgili Bildirim

Haberle İlgili Düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni bir haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Küresel Gazeteciler Konseyi, TSYD, TİMEF, AVKON, ADD üyesi, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği, Tüm Mücadele Sporları Derneği, Kayseri Spor Adamları Derneği, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu ----- Davut Güleç Kimdir ? -----

İlgili Haberler

Android Uygulama Popup
Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Android cihazınızdan kolayca haberleri takip edin!

📥 Uygulamayı İndir
Davut Güleç Panel İletişim Davut Güleç – Sağ Menü Yukarı Çık Butonu - Siyah Halka
Modern GDPR Çerez Popup