Politika

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, İzmir’de miting düzenledi.

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, İzmir’de miting düzenledi.

Prof. Dr. Ümit Özdağ: Değerli arkadaşlar, ülkemizin birçok sorunu var ama bir de ‘kök sorun’ dediğimiz, ana sorun dediğimiz bir sorunla karşı karşıyayız. Bu, hiç şüphesiz ülkemizin demografik yapısının değişmesinden kaynaklanan sorundur. Hepiniz Kavimler Göçünü okudunuz. Kavimler Göçü, Roma İmparatorluğu’nu yıktı. Akatlar’ın göçü Sümerleri yıktı. Dünya tarihi boyunca gerçekleşen bütün büyük göçlerin sonucunda göçe uğrayan coğrafya ya bir iç savaşa girmiştir ya parçalanmıştır ya da bir savaşa sürüklenmiştir. Bugünde ülkemiz dünya tarihinin yaşadığı en büyük göçlerden birsini yaşıyor. 2011 senesinden bu yana, ülkemize gelen insan sayısı 13 milyon ve her gün 1250 kişi ülkeye girmeye devam ediyor. Bu yılda 400 bin demektir.

Bu gelenler kendi ana dillerinde okuma yazmada zorlanırken, bizim yazılımcılarımız, doktorlarımız, mühendislerimiz yurt dışına gidiyorlar. Doğru mu arkadaşlar? Buraya gelenlerin 5 milyonu kayıtlı Suriyeliler, geçici sığınmacı statüsüne sahipler. Geçici sığınmacı statüsünde Türk Devletinden ekonomik yardım alıyorlar. Sağlık yardımı alıyorlar, ilaç yardımı alıyorlar. Eğitim yardımı alıyorlar, çocuk yardımı alıyorlar. Yılda 11 milyar dolar harcıyoruz. Bu 11 milyar doları biz ödüyoruz, siz ödüyorsunuz. Her birinizin cebinden çıkan 2 bin dolar şimdiye kadar. Bakın şuradan bir aspirin almaya gidin. İki lira eksik olsa siz alamazsınız. Sığınmacı girer bedava alır, parasını siz ödersiniz. Hastaneye gidersiniz ayni şekilde o bedavaya gelir, siz parayla. Onun parasını da siz ödersiniz. Önce gitseniz bile sırada arkasında dikilmek zorunda kalırsınız. Bu bize haksızlık. Bu size haksızlık.

Bizden, doğum oranlarımız düştü. Bir milletin sayısının artması için yüzde 2.1’lik bir doğum oranı gerekiyor. Bu önce 1.7’ye sonra 1’e düştü. Suriyelilerde ise oran 5.3. Yani bizim 3 buçuk katımız. Bugün kayıtlı ve kayıtsız 7 milyon olan Suriyeli sayısı 2040 yılında böyle devam ederse söyleyeyim size 21 milyon olacaklar. Bizim de 84 milyondan daha aşağı bir nüfusumuz olacak. Azalıyoruz çünkü ve yaşlanıyoruz.

Arkadaşlar eskiden bir ordu diğer orduyu yenerdi, yenilen ordu çekilirken o orduya asker veren halkta çekilirdi ve işgal böyle gerçekleşirdi. Şimdi işgal için bizim ordumuz yenilmedi Allah’a şükür ama biz de işgal ediliyoruz. Kentlerde azınlığa düşüyoruz. Kilis’te olduğu gibi, nüfus kafa kafaya gelmeye başlıyor. Hatay’da, Gaziantep’te olduğu gibi. Sonunda bu süreç devam ederse, bir sabah kalktığımızda diyeceğiz ki ‘aa kaybetmişiz’. Ülke kaybediyoruz. Üstelik finansmanını da biz yapıyoruz, parası da bizim cebimizden çıkıyor.

Sokakta gece yürümeye korkuyoruz büyükşehirlerde. Neden? Karşınıza kimin çıkacağı belli değil. Üstelik gelirken uyuşturucu getiriyorlar, onun pazarlamasını yapıyorlar. Özetle, bu kabul edilebilir bir durum değil. Biz kimseye karşı nefretle bakmıyoruz. Kimseye düşman da değiliz ama eğer komşumuzun evini su basarsa, kapımızı çalarsa evimize alırız. Gece bakarız, besleriz, bir iki gün daha misafir ederiz. Ama sonra, ‘ya komşum evine dönmüyor musun?’ ‘Yok, dönmüyorum ne olacak. Senin misafir odan çok güzelmiş ben burada kalayım. Beni bir de tapuya kaydet.’ Olur mu? Olmaz. Kolundan tutar atarsınız. Biz de aynı şeyi yapacağız. Bunun için Avrupalılar, bunları bizim çıkarmamızı engellemek için Avrupalılar, burada iktidarı ve muhalefeti ikna etmişler. Her ikisi de Türkiye’yi Avrupa kalesinin önündeki hendek olarak düşünmüşler, kabul etmişler. Türk milletine de yalan söylediler. Dediler ki, ‘devletler hukukuna aykırı, bunlar kalacak.’ Yalan, böyle bir devletler hukuku yok. Biz de bunu söyledik, Türk milleti ikna oldu. Şimdi böyle bazen parmak kaldırıp, ‘biz de yollayacağız gönüllü olanları’ falan diyorlar. Gönüllü olanın size ihtiyacı yok zaten kardeşim. Gönüllü olan sizsiz de gider. Gerekirse zorla hepsini yollayacak bir tek politikaya Zafer Partisi sahip. Onun için sizden destek istiyorum. Lütfen hepiniz, seçime kadar vatanınızı geri almak için, kaynaklarınızı geri almak için, geleceğinizi geri almak için Zafer Partisi’ne annenizi ikna edin, babanızı ikna edin, amcanızı, dayınızı ikna edin, arkadaşınızı ikna edin. Arkadaşlar oylar bölünmesin değil vatan bölünmesin meselesidir bu tamam mı? Vatan bölünmesin meselesi. ‘Ya peki Zafer Partisi kazanırsa burada Suriyeleri yollayacak mı?’ Onun için genel seçimi bekleyeceksiniz. Genel seçimde Cumhurbaşkanı adayıyım ben, ilan ettim.

Burada Zafer Belediyesini seçerseniz ne olur? Belediye kaynaklarından sığınmacılara yapılan bütün yardımlar durdurulacak. Belediye hiçbir sığınmacıya, kaçağa iş vermeyecek. Şimdi veriyorlar, yardım da yapıyorlar. Açmış oldukları dükkânları, ruhsatsız dükkânlarını hemen o gün kapatacağız. 1 Nisan günü kapatacağız hepsini. Bir apartman dairesinde öyle 3-4 aile birlikte oturmak yok. Kamu sağlığı, bunu kapatacağız. Sizin bir liraya istifade ettiğiniz bir hizmetten onlar 3 liradan faydalanacaklar.

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, İzmir’de miting düzenledi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, İzmir’de miting düzenledi.

Prof. Dr. Ümit Özdağ: Değerli arkadaşlar, ülkemizin birçok sorunu var ama bir de ‘kök sorun’ dediğimiz, ana sorun dediğimiz bir sorunla karşı karşıyayız. Bu, hiç şüphesiz ülkemizin demografik yapısının değişmesinden kaynaklanan sorundur. Hepiniz Kavimler Göçünü okudunuz. Kavimler Göçü, Roma İmparatorluğu’nu yıktı. Akatlar’ın göçü Sümerleri yıktı. Dünya tarihi boyunca gerçekleşen bütün büyük göçlerin sonucunda göçe uğrayan coğrafya ya bir iç savaşa girmiştir ya parçalanmıştır ya da bir savaşa sürüklenmiştir. Bugünde ülkemiz dünya tarihinin yaşadığı en büyük göçlerden birsini yaşıyor. 2011 senesinden bu yana, ülkemize gelen insan sayısı 13 milyon ve her gün 1250 kişi ülkeye girmeye devam ediyor. Bu yılda 400 bin demektir.

Bu gelenler kendi ana dillerinde okuma yazmada zorlanırken, bizim yazılımcılarımız, doktorlarımız, mühendislerimiz yurt dışına gidiyorlar. Doğru mu arkadaşlar? Buraya gelenlerin 5 milyonu kayıtlı Suriyeliler, geçici sığınmacı statüsüne sahipler. Geçici sığınmacı statüsünde Türk Devletinden ekonomik yardım alıyorlar. Sağlık yardımı alıyorlar, ilaç yardımı alıyorlar. Eğitim yardımı alıyorlar, çocuk yardımı alıyorlar. Yılda 11 milyar dolar harcıyoruz. Bu 11 milyar doları biz ödüyoruz, siz ödüyorsunuz. Her birinizin cebinden çıkan 2 bin dolar şimdiye kadar. Bakın şuradan bir aspirin almaya gidin. İki lira eksik olsa siz alamazsınız. Sığınmacı girer bedava alır, parasını siz ödersiniz. Hastaneye gidersiniz ayni şekilde o bedavaya gelir, siz parayla. Onun parasını da siz ödersiniz. Önce gitseniz bile sırada arkasında dikilmek zorunda kalırsınız. Bu bize haksızlık. Bu size haksızlık.

Bizden, doğum oranlarımız düştü. Bir milletin sayısının artması için yüzde 2.1’lik bir doğum oranı gerekiyor. Bu önce 1.7’ye sonra 1’e düştü. Suriyelilerde ise oran 5.3. Yani bizim 3 buçuk katımız. Bugün kayıtlı ve kayıtsız 7 milyon olan Suriyeli sayısı 2040 yılında böyle devam ederse söyleyeyim size 21 milyon olacaklar. Bizim de 84 milyondan daha aşağı bir nüfusumuz olacak. Azalıyoruz çünkü ve yaşlanıyoruz.

Arkadaşlar eskiden bir ordu diğer orduyu yenerdi, yenilen ordu çekilirken o orduya asker veren halkta çekilirdi ve işgal böyle gerçekleşirdi. Şimdi işgal için bizim ordumuz yenilmedi Allah’a şükür ama biz de işgal ediliyoruz. Kentlerde azınlığa düşüyoruz. Kilis’te olduğu gibi, nüfus kafa kafaya gelmeye başlıyor. Hatay’da, Gaziantep’te olduğu gibi. Sonunda bu süreç devam ederse, bir sabah kalktığımızda diyeceğiz ki ‘aa kaybetmişiz’. Ülke kaybediyoruz. Üstelik finansmanını da biz yapıyoruz, parası da bizim cebimizden çıkıyor.

Sokakta gece yürümeye korkuyoruz büyükşehirlerde. Neden? Karşınıza kimin çıkacağı belli değil. Üstelik gelirken uyuşturucu getiriyorlar, onun pazarlamasını yapıyorlar. Özetle, bu kabul edilebilir bir durum değil. Biz kimseye karşı nefretle bakmıyoruz. Kimseye düşman da değiliz ama eğer komşumuzun evini su basarsa, kapımızı çalarsa evimize alırız. Gece bakarız, besleriz, bir iki gün daha misafir ederiz. Ama sonra, ‘ya komşum evine dönmüyor musun?’ ‘Yok, dönmüyorum ne olacak. Senin misafir odan çok güzelmiş ben burada kalayım. Beni bir de tapuya kaydet.’ Olur mu? Olmaz. Kolundan tutar atarsınız. Biz de aynı şeyi yapacağız. Bunun için Avrupalılar, bunları bizim çıkarmamızı engellemek için Avrupalılar, burada iktidarı ve muhalefeti ikna etmişler. Her ikisi de Türkiye’yi Avrupa kalesinin önündeki hendek olarak düşünmüşler, kabul etmişler. Türk milletine de yalan söylediler. Dediler ki, ‘devletler hukukuna aykırı, bunlar kalacak.’ Yalan, böyle bir devletler hukuku yok. Biz de bunu söyledik, Türk milleti ikna oldu. Şimdi böyle bazen parmak kaldırıp, ‘biz de yollayacağız gönüllü olanları’ falan diyorlar. Gönüllü olanın size ihtiyacı yok zaten kardeşim. Gönüllü olan sizsiz de gider. Gerekirse zorla hepsini yollayacak bir tek politikaya Zafer Partisi sahip. Onun için sizden destek istiyorum. Lütfen hepiniz, seçime kadar vatanınızı geri almak için, kaynaklarınızı geri almak için, geleceğinizi geri almak için Zafer Partisi’ne annenizi ikna edin, babanızı ikna edin, amcanızı, dayınızı ikna edin, arkadaşınızı ikna edin. Arkadaşlar oylar bölünmesin değil vatan bölünmesin meselesidir bu tamam mı? Vatan bölünmesin meselesi. ‘Ya peki Zafer Partisi kazanırsa burada Suriyeleri yollayacak mı?’ Onun için genel seçimi bekleyeceksiniz. Genel seçimde Cumhurbaşkanı adayıyım ben, ilan ettim.

Burada Zafer Belediyesini seçerseniz ne olur? Belediye kaynaklarından sığınmacılara yapılan bütün yardımlar durdurulacak. Belediye hiçbir sığınmacıya, kaçağa iş vermeyecek. Şimdi veriyorlar, yardım da yapıyorlar. Açmış oldukları dükkânları, ruhsatsız dükkânlarını hemen o gün kapatacağız. 1 Nisan günü kapatacağız hepsini. Bir apartman dairesinde öyle 3-4 aile birlikte oturmak yok. Kamu sağlığı, bunu kapatacağız. Sizin bir liraya istifade ettiğiniz bir hizmetten onlar 3 liradan faydalanacaklar.

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Yükleniyor…