Yüzyüze Eğitim’de Sağlık Unutulmamalı (Köşe yazısı)

Mert Can Aslantaş

Yıllardır süregelen geleneksel eğitim tarzı pandeminin ülkemize girişi ile yerini online eğitime bırakmıştır. Ne kadar verim azalsa da, aksaklığın önlenebilmesi hedeflemiştir.
Pandemiden itibaren yüzyüze eğitim denemeleri olsa da artan vakalar nedeni ve insan sağlığı düşünülerek tekrardan online eğitime geçiş sağlanmıştır. Şu anda ise yetkili merciilerin kararları ile öğrencilerimiz yüz yüze eğitime devam etmektedir. Veliler ve öğrenciler ne kadar geleneksel eğitim taraftarı olsa da gönüllerindeki tedirginlik giderilmemiş, alınan önlemler ne yazık ki yeterli olmamıştır. Bir sınıfta iki öğrencimiz pozitif çıktığında sınıf karantinaya alınırken bir öğrenci çıkarsa alınmamaktadır. Eğitimin aksatılmaması elbette ki vazgeçilmez, fakat sağlık olmaz ise eğitimin bir anlamı kalmaz.
Evlerinde kronik hastaları olan öğrenciler toplum içine her adım attığında tedirginliklerle mücadele ederken, üzerine hareketliliği arttıracak eylemler vakaları artış eğilimine sürüklemiş; günlük yüzlerce canımızı kaybetmeye bizleri mahkum etmiştir. Okullardaki sirkülasyonun yanı sıra toplu ulaşım kullanan öğrencilerimiz daha fazla risk altına girmekte bu süreçten olumsuz etkilenmektedir. Derslerin hibrit bir şekilde sürdürülmesi, hem senkron hem yüzyüze eğitimin yaygınlaştırılması bu süreçte kaçınılmaz bir çözüm önerisidir. Pozitifli öğrenci sonucu karantinaya alınan öğrencilerimizin, hem sağlığı hemde eğitimsel aktifliği tehdit altındadır. Gençlik yıllarındaki pandemi nezdinde ki psikolojik bunalımın telafisi yoktur. 14 gün evde kalmak onların hayatından 14 gün çaldığı gibi eğitiminede engel olmaktır. Çoğu okul senkron eğitimi destekleyemezken eğitiminden geri kalan çocuğun suçu nedir? Arkadaşlarının pozitif çıkması mı? Yüz yüze eğitim mağduriyeti mi? Eğitim tabii ki kaçınılmaz önceliğimiz ve en son kapatılması gereken alanlar. Fakat bu kaideler önlemlerin tamamı alınmış, riskler tamamen ortadan kaldırılmasada azaltılmış kurumlarda geçerlidir. Belki 40 dakikalık derste önlem alıyoruz ama toplu taşımada ki mesafe, tenefüslerdeki, okul ve arkadaş hasretindeki samimiyet. Veliler ve öğrencilerimizin gönlünün rahatlatılması gerekmekte, soru işaretleri giderilmelidir. Yüz yüze eğitim yıllardır hayatımızın parçası olmuşken, bu teknolojik çağda online eğitimide değerlendirilmeli; gerekli süreçlerde uygulamaya almalıyız. Vakalar artarken, öğrenciler ve veliler tedirginken gerekli bilinçlendirme ve soru işaretlerini giderme anlamında seminerler verilmelidir. Aynı zamanda öğretmenlerimizin emekleri sonsuzdur, kronik rahatsızlığı olan öğretmenlerimizin hayatı risk konusudur. En kısa sürede sırası gelen vatandaşlarımızı aşıya, aşı olmuş vatandaşlarımızı tedbire davet ediyorum. Unutmayalım, pandeminin bitişi bizim elimizdedir. Eğitim ve sağlık eşit yürütülmesi gereken kuramlardır. Eğitim uğruna, sağlıktan; sağlık uğruna da eğitimden olmamalı bugünlerin kıymetini bilmeliyiz. Bir velimizin, öğretmenimizin ve öğrencimizin saç teline zarar gelmemesi en önemli temennimiz. Sağlıklı bir eğitim dileğiyle…

Hakkında Davut Güleç

Gazeteci, televizyoncu, Uzman polis-adliye muhabiri, Spor yazarı, TEMA’cı, Kızılay’cı, Dağcı, Trekkingci, Alp disiplini kayak milli hakemi, Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri il temsilcisi, Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın sözcüsü, Kayseri Spor Adamları Derneği yönetim kurulu üyesi, Kent Güvenlik konseyi üyesi, Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi mezunu Davut Güleç Kimdir ?

Göz Atabilirsiniz.

Yargı reformuna dikkat çeken Bakan Gül: Yargı Türk milleti adına karar veriyor

Kayseri ve çevresindeki illerin  Başsavcı, hakim, savcı, Adalet komisyonu başkanları, Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) Başkanı, …